• İçerik Kategorilerimiz

  • Anket

    Kazakistan'da "renkli devrim" olma ihtimali var mı?

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • ankara web tasarim

    Paylaşılamayan ülke Kazakistan

    14 Şubat 2012
    Global krizin etkilerini derinden hissetmeye başlayan Avrupa ülkeleri, krizden çıkışı Orta Asya’da görüyor. Orta Asya’nın en stratejik ve en zengin ülkelerinden biri olan ve doğal zenginlikleri ile adeta bütün dünyanın dikkatini çeken Kazakistan, AB ülkelerinden Hollanda, İtalya, İngiltere ve Fransa’dan sonra Almanya’nın da dikkatini çekmeyi başardı.Globalleşmenin getirdiği yatırım ortamı nedeniyle, uluslararası sermaye akımları da  sınır tanımadan hareket etmeye

    ve kendine yeni pazarlar aramaya devam ediyor.Son dönemlerde güvenilir ve karlı yatırım limanları arayan uluslararası sermaye, doğal zenginliği ile ön plana çıkan Kazakistan’da adeta üs kurmaya devam ediyor. Avrupa ülkelerinden Hollanda, İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya gibi ekonomisi güçlü ve AB’nin lokomotifi olan ülkeler Orta Asya kaynaklarından ve buradaki pastadan pay almak için adeta birbirleri ile yarışıyorlar.

    Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in son olarak geçen hafta Almanya’ya yaptığı resmi ziyaret ve bu ziyaret çerçevesinden iki ülke arasında imzalanan yaklaşık 4 milyar avroluk anlaşmaların AB ile Kazakistan arasında özellikle ekonomik alanda yeni bir dönemim başlangıcı olarak görmek gerekiyor.

    Globalleşen süreç dünyanın her yerini yeni bir yatırım alanı olarak yeniden dizayn ederken, bu süreçte hiç kuşku yokki 1991 yılında çöken Sovyetler Birliği’nin ardından bağımsız olan ve doğal zenginlik olarak adeta dünyanın iştahını kabartan Kazakistan, ABD, Rusya ve Çin’den sonra AB’nin de gözdesi durumunda. Bağımsızlığını aldığı 20 yıl gibi kısa bir sürede yaklaşık 150 milyar dolar doğrudan yabancı yatırımı ülkeye çeken Kazakistan’ın bu başarısının arkasındaki en büyük etken hiç kuşku yok ki siyasi iradenin sağlam olması. 20 yıldır ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in globalleşen dünyada izlediği dengeli siyasetle Avrasya coğrafyasında güvenin ve istikrarın bir sembolü olmuştur.

    Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in Almanya’ya yaptığı iki günlük resmi ziyaret sonucunda Astana ve Berlin stratejik anlaşmaya imza atarken, iki ülke arasında 50’ye yakın ve değişik alanları kapsayan 4 milyar avroluk bir dizi anlaşamaya imza attı.

    Almanya ve Kazakistan arasında imzalanan anlaşmalar kapsamında Berlin, Kazakistan’ın dokunulmamış ve nadir bulunan yer altı zenginliklerin işletilmesinde etkin rol alması beklenirekn; Kazakistan da Almanya’nın bilgi ve tecrübesinden yararlanacak. Ziyaret sonucu Kazakistan ile stratejik anlaşma imzalayan Almanya, bu sayede dünya üzerinde giderek azalan hammadde ihtiyacına ulaşmayı hedeflemekte.

    Eski SSCB ülkeleri arasında bütün bölgeye yapılan doğrudan yabancı yatırımların yüzde 80’ini çeken Kazakistan bu oranla bölgenin en gözde ülkesi durumunda. Bu güne kadar ülkeye, General Electrik, Arcelor Mittal, Metro, Teliasonera, Chevron ve Samsung gibi dünya devleri arasında sayılan şirketlerin ciddi yatırımları bulunmakta.

    Öte yandan, Avrupa ve Orta Asya’nın entegrasyonunun zamanla olgunlaşacağı düşünülürse bu iki farklı ve uzak coğrafyanın sürekli artan işbirliği başta Rusya ve Çin’i rahatsız edecek gibi.

    Kazakistan-Türkiye İlişkileri

    Bütün dünyanın bu kadar yakından ilgilendiği Kazakistan ile Türkiye’nin ilişkilerindeki durum nedir? Kazakistan’ın bağımsızlığının 20. Yılında Günümüzde, Yabancı Sermaye Kanunu ile kurulmuş olan 500′e yakın Türk şirketi ve Kazak-Türk ortaklıkları bulunmakta. Türk firmalarının Kazakistan’da başlıca ilgi alanları inşaat ve müteahhitlik hizmetleri, sanayi tesis yapımı, hafif sanayi, gıda, madencilik, ticaret, tekstil, telekomünikasyon, elektrik santralleri yapımı, otel ve iş merkezleri olmuştur.

    Kazakistan Türkiye diplomatik ilişkileri 1992 yılında resmen başlarken; iki ülke arasında ‘Diplomatik İlişkiler Kurma Protokolü’ ve ‘Vize Muafiyeti Anlaşması’ imzalanmış ve halen yürürlükte olan Kazak ve Türk vatandaşlarının 30 gün süreyle karşı tarafın topraklarına vizesiz giriş yapabilmeleri sağlanmıştır.

    İki ülke arasındaki ticaret hacmi 1992 yılında 30 milyon dolar olarak gerçekleşirken bu rakam şimdilerde milyar dolarlarla ölçülüyor. 2015 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacminin ise 10 milyar dolar olması hedeflenmekte.

    Bağımsızlığını kazanmasının ardından yeraltı zenginliklerini değerlendirerek, halka yansıtmaya başlayan ülke, Türk Cumhuriyetleri arasında sahip olduğu yer altı zenginlikleri ile, günümüzde bu coğrafyada en dikkat çekici ülkeler arasında yer almakta. Kısaca, Kazakistan artık uçsuz bucaksız Orta Asya bozkırlarına sığmayan güçlü bir ülke.

    Hüseyin Güngör-    cihannewskz@gmail.com

    “Paylaşılamayan ülke Kazakistan” için 2 Yorum

    1. faideli bilgiler.. diyor ki:

      tesekkurler..

    2. ALI YALCIN diyor ki:

      BIZLERE BOYLE BILGILERI SUNDUGUNUZDAN DOLAYI TESEKKURLER EDERIM
      YAZILARINIZIN DEVAMIN SIZLERDEN RICA EDIYORUZ SAYGILAR