• İçerik Kategorilerimiz

  • Anket

    Kazakistan'da "renkli devrim" olma ihtimali var mı?

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • ankara web tasarim

    Genel Ekonomik Durum

    02 Ağustos 2010

    GENEL EKONOMİK DURUM

    1991 yılında gerçekleşen bağımsızlık öncesinde Kazakistan’ın uzmanlaşmaya dayalı Sovyet sistemi içindeki rolü buğday üretimi, metalurji ve mineral üretimi üzerinde yoğunlaşmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılması, merkezi planlı ekonominin çöküşü ile birlikte Kazakistan’ın üretiminde ciddi bir düşüş meydana gelmiştir.

    Ekonomisi büyük ölçüde Rusya’ya bağlı bir Orta Asya ülkesi olan Kazakistan’ın bağımsızlık sonrası yaşadığı durgunluk döneminde tüketim malları üretimi gibi bazı alt sanayi sektörleri büyük zarar görmüştür. Sonuç olarak 1990’lar süresince GSYİH içinde sanayi sektörünün payı gerilemiştir. 2000 yılı itibarı ile sanayi sektörü GSYİH içindeki payı yeniden yüzde otuzlara ulaşmıştır. Bunda en önemli rolü, yatırımlarla ivme kazanan petrol sektörü oynamıştır. Günümüzde petrol, toplam sınai üretimin yarısından fazlasını oluşturmaktadır. Sanayi sektörünün GSYİH içindeki payı 2007 yılı itibarı ile %39,4’tür.

    Kazak ekonomisinin diğer önemli sektörleri ise metal işleme ve çelik üretimidir. Bu sektörler de Sovyet sonrası dönemde ülkeye giren yabancı yatırımlar sayesinde en çabuk toparlanan sektörler olmuştur.

    İnşaat sektörü tamamen petrol sektörüne bağımlı olup, sektörün GSYİH içindeki payı petrol sektöründeki yatırımlarla birlikte aşamalı olarak artmıştır. Ekonominin geri kalanı, küçük olmakla birlikte hızla gelişen hizmet sektöründen ve verimsiz, emek-yoğun tarım sektöründen oluşmaktadır. Tarım sektörü en fazla istihdam sağlayan sektördür.

    2007 yılında tarım sektörünün GSYİH’daki payı yalnızca %5,8 olmuştur. Bu oran, 1992 yılında %23’tür. Üretimde giderek önem kazanan gıda sanayi ürünlerinin ihracat gelirleri içindeki payı ise düşük düzeydedir.

    Ekonomik büyümenin ve yabancı yatırımların olumlu etkisi sayesinde gerçekleşen refah artışının nüfusun her kesimi tarafından paylaşılamamasına rağmen fakirlik düşüş eğilimindedir. Kırsal kesimdeki fakirlik çok daha belirgindir. Özellikle ülkenin güneyinde yerleşik Kazaklar kırsal kesimde yaşayan nüfus içindeki en fakir kesimdir.

    1999-2006 yılları arasında gözlenen hızlı ekonomik büyüme istihdam artışını tetiklemiş ve yaşam standardını yukarı çekmiştir. Yıllık ortalama işsizlik oranı 1999 yılında %13,5 iken, 2006 yılında %7,8’e gerilemiştir.

    Reel ücretlerdeki artış da olumlu etkilerini göstermeye başlamış olup, tüketim malları ithalatı artış eğilimine girmiştir. Yaşam standarlarının yükselmesinde Tenge’nin istikrarı önemli role sahiptir.

    Kazakistan, Dolar bazında BDT ülkeleri içinde-Rusya hariç- en yüksek kişi başı GSYİH ve aylık ücretlere sahip ülkedir. Bu göreceli yüksek refah düzeyinin en önemli göstergelerinden biri de ülkeye diğer Merkezi Asya ülkelerinden özellikle Özbekistan’dan giren çok sayıdaki kaçak göçmendir. Özbek işçiler her yıl yaz mevsiminde pamuk toplamak üzere ülkeye girmektedir. Bu işçiler için Kazakistan’da çalışmak, sadece Özbekistan’daki ücretlerden 5 kat fazla kazanmak değil, aynı zamanda konvertibl bir para cinsinden kazanç sağlamak anlamına gelmektedir.

    Ekonomide yaratılan katma değerin büyük bir bölümü petrol sektöründen kaynaklanmaktadır. Petrol üretimi ülkenin batısındaki Hazar Denizi’ne yakın bölgelerde yoğunlaşmıştır. Ağır sanayi sektörü ülkenin kuzeyinde konumlanmış olup, bu bölgede nüfusun çoğunluğunu Ruslar oluşturmaktadır. Eski kollektif çiftliklerde gerçekleştirilen hububat üretiminin büyük çoğunluğu da ülkenin kuzeyinde yapılmaktadır. Ülkenin güneyinde de bir miktar petrol bulunmakla birlikte bu bölgede daha çok tarımsal üretim gerçekleştirilmektedir. Bu bölgede Kazak nüfus pamuk üretimi gerçekleştirmektedir. Aral Gölü’nün kuruması bölgede tarımsal üretimi olumsuz etkilemektedir. Bölge, ülkenin en fakir bölgesidir. Ülkenin en doğusunda bulunan Almatı ülkenin finans ve iş merkezidir. Başkent Astana, ülkenin orta-kuzey bölümünde konumlanmıştır.

    Doğal Kaynaklar

    Kazakistan, petrol ve doğal gaz rezervleri yönünden zengindir. Ülkenin petrol revervleri doğal gaz rezervlerine göre daha fazladır. Kazakistan eski Sovyet Cumhuriyetleri içinde Rusya’dan sonra ikinci büyük petrol üreticisidir. Ülke ekonomisi büyük ölçüde petrol ihracatı gelirlerine dayalıdır.British Petroleum (BP) tarafından yayımlanan Statistical Rewiev of World Energy isimli süreli yayının tahminlerine göre 2007 yılı sonu itibarı ile ülkenin

    toplam petrol rezervi 39,8 milyar varil civarındadır.Bu rakam, toplam dünya rezervinin %3,2’sini oluşturmaktadır. Suudi Arabistan ise 2006 yılı sonu itibarı ile 264,2 milyar varil (dünya rezervinin yaklaşık %21,3’ü) kanıtlanmış rezerve sahiptir. Ülkenin rezerv seviyesi Hazar Denizi’ndeki yeni bulunan rezervler ile birlikte giderek artış göstermektedir.

    Kazakistan’ın doğal gaz rezervi ise 2007 yılı sonu itibarı ile dünya toplam rezervinin %1,1’ini oluşturmakta olup, toplam 1,9 trilyon metreküpe tekabül etmektedir. Ayrıca, ülke dünya kömür rezervinin de %3,7’sine (31,3 milyar ton) sahiptir. Kazakistan altın rezervleri bakımından da zengin bir ülkedir.

    Ülkenin Vasilkovskoye madeninde yaklaşık 370 ton altın rezervi bulunmaktadır. Ayrıca zengin demir filizi, bakır, krom, kurşun, wolfram, tungsten ve çinko yatakları da bulunmaktadır.

    Ekonomi Politikaları

    Kazakistan’da bağımsızlıktan bu yana ekonomi politikaları, neredeyse tüm varlıkların devlet mülkiyetinde olduğu merkezi planlamadan, özel sektörün ağırlık kazandığı piyasa temelli ekonomiye geçiş üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu geçişin ilk 5 yılında Sovyet sistemi içinde kurulan ihracat piyasasının çöküşü ve büyük ölçekli Sovyet mali yardımlarının kaybedilmesi nedeniyle çok şiddetli üretim düşüşü yaşanmıştır. Sovyetler Birliği’nin çöküşü, Kazakistan’ı çok büyük ölçekli, verimliliği ve rekabet gücü düşük bir ağır sanayi sektörü ile başbaşa bırakmış, verimliliği artırma fırsatı olmasına rağmen dünya piyasaları ile rekabete girmek üzere girişimlerin yeniden yapılanması yavaş bir süreç olmuştur.

    Ülke, ciddi ekonomik reformlar uygulamaya ancak 1994 yılında bir istikrar, özelleştirme ve yabancı yatırım paketi ile başlamıştır. Pazar ekonomisi için gereken reformların gerçekleştirilmesi zaman almış olsa da, ülke bu yönde önemli bir gelişme göstermiş durumdadır.

    Ekonomi politikalarının oluşturulmasında Cumhurbaşkanı en önemli rolü üstlenmektedir. Ana ekonomi politikalarının çoğunluğu Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yürürlüğe konmaktadır. Cumhurbaşkanlığının yanı sıra Merkez Bankası da ekonomideki önemli kurumsal aktörlerden biridir.

    2003-2015 yılları için uygulamaya koyulan Yenilikçi Sınai Kalkınma Programı, ekonomide sektörel çeşitlendirme sağlamayı ve uzun vadede hizmet ve teknoloji sektörleri bakımından güçlü bir ekonomi yaratmayı amaçlamaktadır.

    Kazakistan’ın 2030 Stratejisi ise ulusal güvenlik, siyasal istikrarın sağlanması ve sağlamlaştırılması, ülkeye yabancı yatırımların çekilmesi ve buna dayalı gelişme sağlanması, halkın sağlık ve eğitiminin iyileştirilmesi, enerji kaynaklarının etkin kullanımı, ulaşım ve telekominikasyon altyapısının geliştirilmesi ile uzmanlaşmış ve profesyonel devlet uygulamasına geçilmesi gibi hedefler koymaktadır.

    Ekonomik Performans

    Resmi verilere göre GSYİH büyüme hızı 2008 yılında %3,2’dir. Büyüme hızında 2007 yılına kıyasla yaklaşık yarı yarıya bir yavaşlama gözlenmektedir. Sektörel veriler 2008 yılında hem sanayi üretiminde hem de finansal hizmetlerde düşüş olduğunu göstermektedir.

    Mali sektördeki likidite sıkışıklığı, sanayi üretimindeki düşüş ve zayıf dış ekonomik koşullar 2009 yılında da ekonomide durgunluğa neden olmuştur. 2009 yılı geneline ilişkin mevcut beklentilere göre reel GSYİH’da yaklaşık %1,9 oranında bir düşüş olacaktır. Küresel ekonomik durumun düzelmeye başlaması (petrol fiyatlarının da yükselmesi ile birlikte) 2010’da yavaş da olsa büyümenin tekrar sağlanması beklenmektedir. 2009-2010 yıllarına yönelik büyüme tahminlerinin gerçekleşmesi büyük ölçüde hükümetin alacağı tedbirlere, petrol fiyatlarına ve mali piyasalara bağlıdır.

    Kazak bankaları halihazırda aktif kalitesinin kötülemesi ve azalması sorunu ile karşı karşıyadır. Ülkede tüketici kredilerinin kullanımı sınırlandırılmış durumdadır. Bu durum özel tüketim harcamalarına olumsuz yansımaktadır. Yatırım harcamalarında da düşüş olmuştur. İthalat ve ihracat hacminde gerileme beklenmektedir.

    Ekonomide Geleceğe Dönük Beklentiler

    Ekonomik Büyüme

    Ocak-Temmuz 2009 dönemi itibarı ile GSYİH %2,5 oranında gerilemiştir. Bununla birlikte hükümet hala vasat da olsa pozitif büyüme beklemektedir. Ancak emtia fiyatlarında 2008 yılına kıyasla gerçekleşen düşüş, dış talep eğilimi ve bunların yatırımlar ve tüketici talebi üzerindeki olumsuz etkisi göz önünde bulundurulduğunda hükümetin ekonomik büyüme tahminlerinin aksine GSYİH’da %1,9 daralma olması beklenmektedir.

    Ekonomide genel olarak gözlenen durgunluğa rağmen sınai üretimde 2009 Ağustos ayında bir canlanma gözlenmiştir. Buna rağmen ülkenin yatırımlar ve ticari ilişkiler bakımından en önemli ortağı konumunda olan Rusya’da ekonomik düzelme sağlanmadan Kazak ekonomisinde de tam bir düzelme gerçekleşmeyeceği düşünülmektedir. Bankacılık piyasasında aktiflerin değer kaybetmeye devam etmesi nedeni ile kredi erişimindeki kısıtlar devam edecek, bu durum yatırım ve tüketim harcamalarını olumsuz yönde etkileyecektir.

    Pozitif ekonomik büyüme 2010 yılında yeniden sağlanacaktır. 2011’de ekonomik faaliyetlerin daha da canlanması ve GSYİH artış hızının %4,3 olması beklenmektedir. 2010-2011 yıllarında ekonomik büyümenin itici gücünü petrol sektörü projelerinde devam eden yatırımlar, hidrokarbon ve metal fiyatlarının yeniden artışı ve hükümet tarafından uygulamaya konan ekonomiyi canlandırma paketinin olumlu etkileri oluşturacaktır. Ancak hükümetin bankacılık piyasasının istikrarına yönelik aldığı önlemler başarılı olmaz ve Tenge’nin ikinci kez devalüasyonu önlenemez ise pozitif büyümeye ilişkin tahminlerin tersine dönmesi de söz konusu olabilecektir. Ülke ekonomisinin yeniden canlanması aynı zamanda dünya emtia fiyatlarına da bağlıdır.

    Enflasyon

    Küresel emtia fiyatlarının düşük seyretmesi ve zayıf ekonomik büyüme, 2008 yılının sonuna doğru tüketici fiyatları enflasyonunun gerilemesine neden olmuştur. 2009 yılı Şubat ayında gerçekleşen devalüasyon, 2008 yılında gerileyen fiyat artış hızının yeniden yükselmesine neden olmuştur. Bu nedenle ithal malların maliyetleri de artış gösterecektir. Bu gelişmelere rağmen enflasyondaki düşüş eğiliminin para arzı artışının zayıflaması ve iç talepteki daralmanın ve emtia fiyatlarındaki düşüşün etkisi ile 2009 yılında da devam edeceği düşünülmektedir. 2009 Ağustos ayında yıllık enflasyon önceki yılın aynı dönemine göre yavaşlayarak %6,2 olmuştur. 2010 yılının ortasından itibaren düşüş eğiliminin tersine döneceği tahmin edilmesine rağmen enflasyonun 2007-2008 dönemi oranlarının altında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Enflasyon tahminlerinin kriz nedeni ile hem daha aşağı, hem de daha yukarı yönde sapma riski bulunmaktadır. Tenge’nin daha da değer kaybetmesi ithal malların maliyetlerini daha da yükseltecektir. Diğer yandan düşük talep düzeyi bunun fiyatlara olan etkisini bir ölçüde telafi edecektir. Hükümetin likidite arzını artırma çabaları da fiyatları yukarı doğru itecektir. Diğer yandan ekonomik büyümedeki yavaşlamanın fiyatlarda yaratacağı düşüş etkisi de tahmin edilenden fazla olabilir.

    Döviz Kurları

    4 Şubat 2009 tarihinde Tenge devalüe edilmiştir. Tenge 2008’deki ortalama değerine göre yaklaşık %20 değer kaybederek aşağı yukarı 1 $: 150 Tenge kurundan işlem görmektedir. Halihazırda Dolar/Tenge döviz kurunun %3 bandında değer kaybedip kazanmasına izin verilmektedir. Tenge’nin devalüe edilmesinin ardında rezervlerin sürekli azalması ve Kazakistan’ın Rusya gibi başlıca ticari partnerleri karşısında rekabet edebilirliğini kaybettiği yönündeki endişeler yatmaktadır. Tenge’nin devalüasyonu beraberinde faiz oranları da düşürülmüştür. Faizlerin indirilmesi ticari kredilere ve tüketici kredilerine erişimi biraz kolaylaştırmış ancak Kazak ticari bankaların dış borç ödemelerinin maliyetini yükseltmiştir. Döviz kurunun 2010-2011 yıllarında mevcut seviyesini koruyacağı tahmin edilmektedir. Ancak spekülasyonlar olduğu ve bankacılık krizinin daha da kötüleşmesi halinde döviz kuru daha da zayıflayacaktır. Bu durum yeni bir ekonomik krize neden olabilir.

    Dış Ticaret ve Cari İşlemler Dengesi

    Cari işlemler dengesi 2008 yılında 7 milyar $’lık fazla veren cari işlemler dengesinin 2009’dan itibaren açık vermeye başlayacağı tahmin edilmektedir. İthalat artış hızındaki yavaşlama ve petrole bağlı ihracat gelirlerindeki yüksek miktarda artış 2008 yılında cari işlemler fazlasına neden olmuştur. 2009 yılında gerileyen petrol fiyatları ve zayıflayan dış talep ihracat gelirlerine olumsuz etki etmiştir. Bu nedenle cari işlemler dengesinin 2009’da yeniden açık vermesi beklenmektedir. Diğer yandan durgun iç taleple birlikte devalüasyon nedeniyle düşen satın alma gücü ithalat harcamalarını kısıtlamıştır. Cari işlemler açığının GSYİH’ya oranının 2010’da %2,1, 2011’de ise

    %2,8 olacağı tahmin edilmektedir. Kazakistan’a son dönemde giren doğrudan yabancı sermaye tutarı, büyük ölçüde ülkenin başlıca hidro karbon projelerine doğrudan yabancı sermaye akışına bağlı olarak, Rusya ve Ukrayna gibi eski Sovyet Bloğu ülkelerine kıyasla çok daha yüksek düzeydedir.

    SEKTÖRLER

    Tarım ve Hayvancılık

    Kazakistan, yaklaşık 84,6 milyon hektarlık tarımsal araziye sahiptir. Tarımsal arazinin 24 milyon hektarı ekilebilir arazi olup, 61,1 milyon hektarı ise meradır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1990’lı yılların başlarında tarım sektörü genel ekonomik durgunluktan ciddi ölçüde etkilenmiş ve toplam tarımsal üretim önemli miktarda düşüş göstermiştir. Tarım sektörü, yaklaşık

    10 yıllık yoğun bir makro ekonomik refom programının ardından düzelme işaretleri vermeye başlamıştır. Sektör, 2000 yılından itibaren diğer sektörler kadar olmasa da büyümeye başlamıştır.

    Tarımda 2003 yılında Toprak Reformu başlatılmıştır. 2005 yılında Devlet Tarım ve Gıda Programı tamamlanmıştır.

    Ülkenin kuzeyinde yapılmakta olan hububat üretimi tarım sektörü üretiminde en fazla paya sahiptir. Et ve yün üretimi ise diğer önemli üretim kollarıdır. Tarımsal arazinin iyi kalitede olmasına rağmen ülkedeki sert iklim koşulları üretimi zorlaştırmaktadır. Buna ilave olarak çiftçilerin ekipman ve tarımsal girdi temininde zorluklar yaşanmaktadır. Sektörde özelleştirmenin yavaş ilerlemesi de zaten sınırlı olan yakıt, gübre ve tarımsal makine yedek parçalarına erişimi daha da zorlaştırmıştır. Büyük ölçekli devlet çiftlikleri ve kollektif çiftliklerin eski sahiplerine satılması verimliliği olumsuz etkilemiştir. Toprak reformunun yavaş ilerlemesi küçük özel çiftliklerin başarısını engellemiştir.

    Son yıllarda gözlenen hububat üretiminden sebze üretimine yöneliş eğilimi sona ermiş olup, hububat üretimi 2007 yılında yıllık 20,1 milyon tona yükselmiştir.

    Kazakistan, Orta Asya devletleri arasında en fazla tarım reformu gerçekleştiren ülkedir. Tarımsal üretimi zorlaştıran bazı faktörlerin olmasına rağmen çiftçilerin üretimden elde ettikleri kazanç, diğer Orta Asya ülkelerine kıyasla daha fazladır. Alım fiyatları uluslararası standartlara göre düşük düzeyde olmakla birlikte bölge geneline göre yüksektir. Tarımdaki reform süreci bölgedeki diğer ülkelere göre oldukça ileri düzeyde olmakla birlikte henüz yeterli düzeye ulaşmamıştır. Tarımsal üretimin gelişmesinin önündeki önemli engellerden biri de arazi satın alma haklarının henüz tam olarak düzenlenmemiş olmasının işleyen bir emlak piyasasının oluşmasına imkan sağlamamasıdır.

    Ülke sahip olduğu tarımsal üretim potansiyeli ile tarım makinaları ve gıda işleme ekipmanları bakımından ihracat olanakları sunmaktadır.

    Sanayi

    Bağımsızlık sonrası üretimdeki çöküşü takiben ülkeye giren yabancı yatırımlar imalat sanayiinin yeniden canlanmasını sağlamıştır. Bağımsızlığın ardından, 1990-1995 yılları arasında imalat sanayii üretimi %52 oranında daralmıştır. Sınai üretim, 1998 yılında Rus pazarında talebin düşmesi ve düşük seyreden petrol ve metal fiyatları neticesinde üretim yeniden daralmıştır. Dünya fiyatlarının yeniden artması metal ve petrol üretimini olumlu etkilemiş; 1999 yılında sınai üretim de tekrar artış göstermeye başlamıştır. 2003 yılından itibaren artan petrol ve kömür üretimi ve dünya mal fiyatlarındaki artış eğilimi sınai üretim hızının son yıllarda güçlenmesini sağlamıştır. İmalat sanayi 2005-2007 dönemi itibarı ile %4-7 oranında büyüme kaydetmiştir.

    Geçmişte enerji sübvansiyonu ve Sovyet pazarlarından istifade eden metal işletmeleri büyük ölçüde verimsiz olarak çalışmıştır. Ancak son yıllarda sektörde yabancı yatırımlar sayesinde bir dönüşüm gözlenmektedir. Metalurji sektörü, en fazla doğrudan yabancı yatırım çeken ikinci sektördür. Bu yatırımların büyük çoğunluğu yabancı şirketlerin yerel işletmeleri belirli bir süreliğine kiraladığı projeler üzerinden yapılmaktadır. Bu kapsamda yabancı yatırımcılar yerli işletmenin tüm varlık ve borçlarını üstlenmektedir. Enerji fiyatları, dünya fiyatlarının altında olmasına rağmen iç pazar için yüksek olup, sektörün gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.

    Madencilik

    Petrol üretimi (ham petrol ve gaz) bağımsızlık sonrasında hızla artarak 2007 yılı itibarı ile 67,5 milyon tona (günde 1,35 milyon varil) ulaşmıştır. Petrol üretiminin %85’i yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirilmektedir. Üretimin geri kalan %15’lik kısmı Şubat 2002’de kurulan devlet petrol şirketi Kazmunaigaz tarafından gerçekleştirilmektedir. Kazmunaigaz hidro karbon üretimi ve taşımacılıktan sorumlu olan kamu şirketleri Kazakhoil ve TransNefteGaz Şirketlerinin birleşmesi yolu ile kurulmuştur. Toplam üretimde az bir payı olsa da Kazmunaigaz ülkedeki tüm ortak girişimlerde yer almaktadır.

    Doğal gaz üretiminde de son on yılda önemli artışlar olmuştur. 2007 yılında çıkarılan doğal gaz miktarı 29,2 milyar metreküptür. Çıkarılan doğal gaz miktarı on yıl öncesinde ise yalnızca 8,1 milyar metreküptür.

    Kazakistan diğer mineral kaynaklar bakımından da zengindir. Kazakistan toprakları eski Sovyet Bloğu’nun krom rezervlerinin %90’ını; kurşun, tungsten, bakır ve çinko rezervlerinin %50’sini; ve kömür rezervlerinin %20’sini barındırmaktadır.

    Ferro metalürji sanayi tarafından kullanılan demir cevheri Karaganda bölgesindeki madenlerden çıkarılmaktadır. Dzhezkazgan bölgesi ise bakır madenlerinin merkezidir. Güney Kazakistan’daki Cambul ve Çimkent’ten fosfat çıkarılmakta ve bu bölgelerde aynı zamanda fosfatın işlenmesi de gerçekleştirilmektedir.

    Kazakistan son yıllarda petrol ve gaz sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı yatırımcıların sözleşmelerini revize etmeye başlamıştır. Bunun nedeni önceki sözleşmelerin yabancı yatırımcıların fazlasıyla lehine olduğunun düşünülmesidir. Kazak yetkililer ayrıca bazı konsorsiyumların vergi ve çevre mevzuatına aykırı hareket ettiğini de iddia etmektedir. Hükümet Kazmunaigaz’ın sondaj sözleşmelerinde daha fazla rol almasına çalışmaktadır. Ayrıca 2009 yılında yürürlüğe giren yeni vergi kanununda da değişiklik yapılarak petrol dışı sektörler üzerindeki vergi yükünün doğal kaynaklar sektörüne aktarılması sağlanmıştır.

    Müteahhitlik Hizmetleri

    1990’lı yılların başında küçülen müteahhitlik hizmetleri sektörü, izlenen ulusal kalkınma programı çerçevesinde uygulanan politikalar sonucunda 2003-2004 yıllarından itibaren canlanmaya başlamıştır. İnşaat faaliyetleri 2004’ten 2007 ortalarına kadar çok güçlü büyüme kaydetmiştir. Petrol çıkarım faaliyetlerindeki önemli artışla birlikte inşaat faaliyetlerinde de dikkate değer artış meydana gelmiştir. Sektör, 2005 yılında yaklaşık %40 genişleyerek en fazla büyüyen sektör olmuştur.

    Devletin yeni başkent Astana’daki binalar için 1 milyar $’dan fazla harcama yapma kararı alması ve boru hatları inşaat faaliyetleri müteahhitlik hizmetlerinde önemli artış sağlamıştır. Sonuç olarak ülke, Astana’nın inşaası ve geliştirilmesi için önemli oranda inşaat malzemesi ithal etmektedir. Çimento, çelik ve prefabrik binaların yerel üretimi son birkaç yıldır artış göstermiştir. Bu gelişme ile birkaç yıl önce ülkede artan inşaat faaliyetlerine bağlı olarak ortaya çıkan girdi açığının ithalatla karşılanma eğilimi tersine dönmeye başlamıştır.

    Konut ve işyeri inşaatlarındaki artışa rağmen gayrımenkul fiyatları kredi sıkışıklığının baş gösterdiği 2007 yılına kadar hızla yükselmiştir. İnşaat sektöründeki faaliyetler kredi sıkışıklığına bağlı olarak 2007’nin ikinci yarısında aniden yavaşlamıştır. Bu durum aynı zamanda gayrımenkul fiyatlarında düşüşe neden olmuştur.

    2006 yılı süresince metrekare başına ortalama gayrımenkul fiyatları bir önceki yıla göre % 34 artmıştır. Söz konusu fiyat artışı Almatı’da %72’dir. 2007 yılında fiyatlarda ortalama %30 artış olmuştur. Fiyat artışı Almatı’da %53’tür. Ancak Ağustos 2008’de fiyatlar genel olarak yıllık %5 düşüş göstermiştir. Almatı’daki fiyat düşüşleri daha şiddetli olmuştur. 2007 yılında Almatı’da gayrımenkul fiyatları yaklaşık %15 gerilemiştir.

    Astana, Almatı ve Atrau (petrol üretim bölgesinin merkezi) gayrı menkul yatırımlarının en yüksek düzeyde olduğu kentlerdir. Özellikle Astana çok hızlı bir gelişme göstermiş ve çok sayıda proje başarı ile tamamlanarak kısa zamanda kentin çehresi değiştirilmiştir.

    Ulaştırma ve Telekomünikasyon Altyapısı

    Ülkenin yüzölçümünün genişliği ve nüfusunun dağılımı nedeni ile entegre bir iletişim altyapısı kurulması yüksek maliyetlidir. Ülkenin başlıca ekonomik faaliyeti batıda, Hazar Denizi’ne yakın bölgededir. Bununla birlikte ülke nüfusunun çoğunluğu orta, güney ve doğu bölgelerde yaşamaktaır.

    Kazakistan son yıllara kadar taşımacılık altyapısının geliştirilmesi yönünde çok az harcama yapmıştır. Hükümetin petrolden elde edilen gelirleri bu alandaki harcamalara yönlendirmek üzere yapmış olduğu planlar, küresel likidite krizine bağlı olarak rafa kaldırılmıştır.

    Demiryolları mal taşımacılığında hayati öneme sahiptir. 2004-2006 yılları arasında Kazakistan Demiryolları dış borçlanma yolu ile finanse edilen 1 milyar $’lık bir iyileşme programı başlatmıştır. Gelecek yıllarda demiryolu taşıt araçlarına en az 3 milyar tutarında yatırım yapılması öngörülmektedir. Yine de demiryolu altyapısı halen zayıf durumdadır. Kazakistan demiryolları 15

    000 km. uzunluğundadır. Yeni hatların Çin’in batısı, orta Rusya ve Avrupa arasındaki seyahatlari kısaltması beklenmektedir. Demiryollarının reformu ve yeniden yapılandırması yavaş ilerleyecek bir süreç olup bu sürecin 2010 sonundan önce tamamlanması beklenmemektedir.

    Ülkedeki karayolları altyapısı da iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Kazakistan’ın 93 000 km.’lik karayolları ağının 84 000 km.’lik (%90) kısmı asfaltlıdır. Petrol üretimindeki yüksek artışa bağlı olarak binek araçları kullanımı hızla artmıştır. 2004 yılında özel mülkiyet altındaki araç sayısı 1 milyon iken, 2007 yılında bu sayı 2 milyona ulaşmıştır. Buna rağmen kişi başına düşen araç sayısı hala düşük seviyededir. 2007 yılında 100 kişi başına düşen binek otomobili sayısı 13’tür. Yasadışı yollardan ülkeye giren ikinci el araçlar otomobil pazarının önemli bir kısmını kapsamaktadır.

    Kazakistan kara ile çevrili bir ülkedir. Ülkenin açık denizlere açılımı Rusya ve Gürcistan’ın Karadeniz kıyıları üzerinden sağlanmaktadır. Kazak mavnaları Karadeniz’e Rus egemenliğinde bir suyolu olan Volga-Don kanalından girebilmektedir. Kazakistan’ın Hazar Denizi’ndeki en önemli limanı Aktau’dur. Aktau limanından Rusya, Türkmenistan, Azerbaycan ve İran limanlarına kargo yüklemeleri yapılmaktadır.

    Sovyetler Birliği’nin dağılması ve dolayısıyla devlet destekli iç hat uçuşlarının sona ermesinden sonra, hükümetin etkin ve karlı bir hava taşımacılığı geliştirme çabaları sonuçsuz kalmış ve 1993 yılında kurulan Kazakistan Havayolları 1996 yılında iflas etmiştir. Daha sonra kurulan Air Kazakistan da 2004 yılında iflasını ilan etmiştir. Ülkenin ulusal havayolu taşımacılığının büyük çoğunluğu halihazırda özel bir şirket olan Air Astana tarafından yürütülmektedir.

    Sabit hat kullanımı azalırken, göreceli olarak yüksek maliyetli olmasına rağmen mobil telefon kullanımı hızla artmıştır. 2007 sonu itibarı ile sabit hat abonesi sayısı 100 kişide 20,8 iken, mobil hat abonesi sayısı 100 kişide 80,9’dur. Mobil hat abonesi sayısı 2003 yılına göre 10 kat artış göstermiştir.

    İnternet kullanımı 2000 yılında 1000 kişide 7 iken, 2007 yılında 91’e yükselmiştir. İnternet kullanımı, Orta Asya standartlarına göre yüksek düzeyde olsa da henüz yeterli düzeye erişmemiştir.

    Enerji

    Kazakistan dünya genelinde önemli bir enerji üreticisi haline gelmenin henüz ilk aşamalarındadır. Ülke halen enerji ihtiyacının belirli bir bölümünü ithal eder durumdadır. Halihazırda ithal edilen enerjinin zaman içinde ülkenin kendi üretimi ile karşılanır hale geleceği öngörülmektedir. Kazakistan’ın elektrik ihtiyacının yarıya yakın kısmı Rusya’dan ithalat yolu ile karşılanmaktadır. Ülke halihazırda güneyde kullanılmak üzere Özbekistan’dan gaz ithal etmektedir.

    Yabancı petrol şirketlerinin Kazakistan’da gerçekleştirdikleri yatırımlar ülkenin son yıllardaki hızlı ekonomik gelişiminin itici gücü olmuştur. Petrol üretiminde yabancı firmaların sayısındaki artış dikkat çekicidir. Sektöre giren yabancı yatırımlar sayesinde bağımsızlık sonrasında petrol üretimi hızlı bir artış göstermiştir.

    Kazakistan’ın Sovyet döneminden kalan enerji nakil ve dağıtım sistemleri bakım ve onarıma tabi tutulmaktadır. Toplam elektrik üretim kapasitesi 18 500 megawatt olup, yatırımların yetersiz olması nedeni ile elektrik santralleri %80 kapasite ile çalışabilmektedir. Yeni bir yatırım programı çerçevesinde 2016 yılına kadar elektrik üretim kapasitesinin yaklaşık 6 500 mw artırılması planlanmaktadır. Söz konusu hedef, elektrik santrallerinin yaklaşık %80’inin termik santral olması nedeni ile kömür üretiminde de artış gerektirecektir. Ülkenin batısında yeni bir nükleer santralin kurulması da Hükümetin gündemindedir. Bunun yanı sıra Kırgızistan’ın elektrik üretim sektörüne yatırımda bulunularak ülkeden elektrik ithalatını artırmak da bir çözüm olarak göz önünde bulundurulmaktadır.

    Bankacılık ve Finans

    Bankacılık ve finans piyasası 1990’larda ve 2000’lerin başlarında Kazakistan Merkez Bankası kontrolü altında bir reform ve konsolidasyon sürecinden geçmiştir. Bankacılık sisteminin uluslararası standartlarda faaliyet göstermesini teminen muhasebe, nakit yönetimi, sermaye yeterliliği, sorunlu kredilerin zamanında farkedilmesi, ayrıcalıklı işlemlere kısıtlama getirilmesi gibi konularda yeni düzenlemelere gidilmiştir. Ayrıca bankaların kurulması için gerekli koşullar ve izinler de sıkılaştırılmıştır. Ticari bankacılık sektöründe ruhsat verme sorumluluğu Finansal Denetleme Ajansı’nındır. 2004 yılına kadar daha çok petrol ve gaz sektörlerini kredilendiren bankalar, 2004 yılından itibaren dış borçlanmadaki hızlı artış sayesinde tüketici kredileri ve mortgage kredileri de vermeye başlamıştır. 2007 yılı Ağustos ayından beri yaşanan küresel kredi sıkışıklığı ülkede kredilendirme artışını yavaşlatmıştır. Bu tarihten itibaren bankalar mevduat artırma çabalarına yönelmiştir.

    1 Mart 2008 tarihi itibarı ile sektörde 35 banka bulunmaktadır. Batı ülkelerinden para transferleri 24 saat içinde SWIFT ağı ile gerçekleştirilebilmektedir.

    Doğrudan Yabancı Yatırımlar

    Ülkenin atıl kalan pek çok sektöründe modernizasyon ve yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu açıdan ülke her tür yatırım için finansman, malzeme ve yüksek teknolojiye ihtiyaç duymaktadır.

    Kazakistan, yatırımları hızlandırmak için, başta altyapı (elektrik ve telekom), hafif imalat (gübre, tahıl vb.), sosyal hizmetler (sağlık, eğitim, spor, turizm)ve başkentin Astana’ya taşınması gibi öncelikli sektörlere teşvikler sağlaması amaçlanan “Yatırım Komitesi” olmak üzere, çeşitli kurumlar kurmuş ve mevzuat değişikliklerine gitmiştir. 1 Ocak 1995’de yürürlüğe giren Yabancı Yatırım Yasası, petrol yasası, yeni vergi tarifeleri ve Ortak Yatırım (Joint Venture) Kanunu gibi kanunların çıkarılması ve bankacılık reformu ile fiyat liberalizasyonu konusunda yapılan atılımlarla, yabancı yatırımların artırılması amaçlanmıştır. Bu düzenlemelerle, yabancılar Kazak vatandaşları ile eşit haklara sahip olmuş ve özelleştirmeye katılmalarına engel teşkil eden bazı sınırlamalar ortadan kalkmıştır. Ayrıca yabancı yatırımcılara bazı menfaatler sağlanmıştır.

    Kazakistan’ın, petrol, doğal gaz ve maden rezervleri, önemli ölçüde yabancı yatırım çekmektedir. Kazakistan, finansman ve teknoloji sıkıntısı nedeniyle, yatırımların, ortak yatırım (joint venture)

    şeklinde düzenlenmesini teşvik etmektedir. Bu gelişmelere rağmen, Kazakistan’ın tüm sektörlerinde hakim olan gayri resmi uygulamalar, yatırımların önünde engel oluşturmaktadır. Ayrıca, ticaret ve yatırım ile ilgili başvurular devletin yüksek kademelerinde onaylanmaktadır.

    Tarım, hayvancılık, et ve et ürünlerinin üretimi, balık ve balık ürünlerinin işlenmesi ve konservesi, meyve ve sebzelerin işlenmesi ve konservesi, bitkisel ve hayvansal yağların üretimi, süt ürünleri üretimi, değirmencilik ürünleri üretimi, hazır yem üretimi, şekerli, kakaolu ürünler üretimi, tekstil, dokumacılık, hazır giyim, deri giysi, ayakkabı üretimi, kimyasallar, sabun ve temizlik malzemeleri üretimi, kağıt ve karton üretimi, kereste işleme ve kereste ürünleri üretimi, plastik üretimi, cam lavha, cam elyaf üretimi, seramik ürünler üretimi, çimento, kireç, metaller, demir çelik borular v.b. gibi inşaat malzemeleri üretimi, makine-donanım üretimi, otomotiv sanayi üretimi, mobilya üretimi yatırımlarda öncelikli alanlardır.

    Doğrudan Yabancı Yatırımların Görünümü

    Kazakistan, bağımsızlıktan bu yana doğrudan yabancı yatırım çekmekte başarılı olmuştur. Ülke, Orta Asya’daki toplam doğrudan yabancı yatırımların %80’den fazlasını çekmiştir. Doğrudan yabancı yatırım artışı başta Kaşagan yatakları olmak üzere hidrokarbon alanlarındaki gelişmeler sayesinde olmuştur.

    1993-2008 yılları arasında ülkeye yaklaşık 147 milyar $ tutarında yatırım yapılmıştır. Söz konusu dönem itibarı ile ülkeye en fazla doğrudan yabancı yatırım akışı ABD kaynaklı olmuştur. ABD’yi Hollanda ve İngiltere takip etmektedir. 1993-2008 yılları arasında ülkeye yaklaşık 2,4 milyar $ tutarında Türk sermayeli doğrudan yatırım akışı gerçekleşmiştir.

    Ülkedeki Özel Ekonomik Bölgeler

    Özel ekonomik bölgelere ilişkin kanun 1996 yılında uygulamaya konmuş olup, söz konusu kanun çeşitli değişikliklerle düzenlenmeye devam edilmektedir. Söz konusu kanun uyarınca “özel ekonomik bölgeler” (ÖEB) azami 10 yıllığına kurulabilmektedir. Serbest bölgelerde yabancı firmalar, Kazak firmaları ile eşit haklara sahiptir.

    Ülkede halihazırda dört Özel Ekonomik Bölge bulunmaktadır. Bunlar Astana-New City, Morport Aktau, Ontustyk ve Park of Information Technologies-Almatı (Bilgi Teknolojileri Parkı) özel ekonomik bölgeleridir.

    Kazakistan’da İş Kurma

    1 Mart 1995 tarihli Medeni Kanun’a göre yabancı ve yerel yatırımcıların Kazakistan’da çeşitli türlerde şirket kurmaları mümkündür. Söz konusu şirket türleri: tam ortaklıklar, sınırlı/karma ortaklıklar, sınırlı sorumluluk ortaklıkları (limited şirketler), anonim şirket, temsilci ofis ve şubelerdir. Ülkede yabancı yatırımcılar tarafından en fazla tercih edilen şirket türü limited şirket türüdür. Kazakistan’da faaliyet göstermek isteyen yabancı bir firma, temsilci ofis ya da şube kurma yoluna da gidebilmektedir.

    Kazakistan’da Şirket Kurma Prosedürleri

    Kazakistan’da şirket kurmak için atılması gereken ilk adım kayıttır. Kayıt işlemi Adalet Bakanlığı’nın yerel daireleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Kurulacak şirketin kaydı için gerekli başvuru sürecinde Adalet Bakanlığı’na teslim edilmesi gereken belgeler bulunmaktadır. Adalet Bakanlığı söz konusu dokümanları istatistik ve vergi makamlarına iletmektedir. Bu sürecin tamamlanmasından sonra şirket kayıt belgesi ile birlikte bir istatistik kartı ve vergi kayıt belgesi almaktadır. Şirketlerin banka hesabı açtırmaları önünde bir engel bulunmamakta olup, banka hesaplarının sayısında da bir kısıtlama bulunmamaktadır.

    Kaynak:T.C. Başbakanlık İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, Kazakistan Ülke Raporu, 2009

    “Genel Ekonomik Durum” için 4 Yorum

    1. Kerem diyor ki:

      Sayın admin. Kazakistanla ilgili bilgileriniz çok eski. Hepsi en az 10 yıllık, böyle önemli bir misyonu olan bir sitedeki bilgiler 10 yıllık olurmu? Lütfen güncelleyiniz..

    2. gulzına diyor ki:

      ben sızınle çalışmak fırsatım olmazmi.terçumen yoksa baska işler

    3. jpnserdar diyor ki:

      faydali bir site insanlar aradigini daha cabuk bulabilir bana yaradi..

    4. türkçe Öğren diyor ki:

      Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.Yakında kazakistana gideceğim bir araştırma yapayım dedim.Çok faydalı oldu sağolu…

    Yorumlarınızın Yönetici Onayını Beklemesini İstemiyorsanız, Üye Olmak İçin Tıklayınız

    Misafir Olarak Yorum Yapın