• İçerik Kategorilerimiz

  • Anket

    Kazakistan'da "renkli devrim" olma ihtimali var mı?

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • ankara web tasarim

    Diğer Kanunlar

    16 Ağustos 2010

    -Diğer Kanunlar,
    -Kazakistan Cumhuriyeti Medeni Kanunu,
    -Kazakistan Cumhuriyeti Sosyal Güvenlik Kanunu,
    -Emeklilik Kanunu,
    -Telif Hakları Kanunu,
    -Toprak Kanunu(Rusça Metin)

    -Kazakistan Cumhuriyeti Medeni Kanunu
    KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ MEDENİ KANUNU

    1 bölüm. MEDENİ KANUN İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ
    Madde 1. Medeni Kanunla Yapılan Muâmeleler
    1.    İştirak edenlerin mal, mülk, parasal ve mülkiyet ve diğer mülkiyetle ilgili ilişkileri, mülkiyetle ilgili olmayan, mülkiyet dışı özel ilişkileri  eşitlik esasına dayanarak,  medeni kanunla  düzenlenir. Medeni kanun,  şahıslar,  tüzel kişiler, devlet ve idari taksimat birimlerinin yukarıda adı geçen ilişkilerini düzenler.
    2.    Mülkiyetle ilgisi olmayan  özel ilişki mevzusunu kapsamayan veya başka türlü kanunda belirtilmediği durumlarda, mülkiyetle ilgisi  olmayan  özel  ilişkiler veya mülkiyet dışı ilişkiler medeni kanunla düzenlenir.
    3.     Aile, iş ilişkileri ve tabii kaynakların kullanılması, çevre koruma ile ilgili ilişkiler,  bu maddenin 1 paragrafında gösterilen hallerde: aile ve iş kanunu , tabii kaynakları kullanma ve çevre kanunları ile ilgili tüzüklerde belirtilmediği durumlarda, medeni kanun kullanılır.
    4.    İdari veya bir tarafın ekinci bir tarafla yönetilme durumundaki mülkiyet, vergi ve başka da bütçe ilişkilerine, başka türlü mevzuatta gösterilmediği takdirde, medeni kanun uygulanamaz.

    Madde 2. Medeni Kanunun Esasları

    1.    Medeni kanun, iştirak edenler haklarının  eşitliliği, mülkiyet hakkının dokunulmazlığı, antlaşma serbestliği, her hangi birinin özel işlerine keyfi olarak karışma yasağı, medeni hakların gerçekleşmesinin zorunluluğu ve ihlal edilen hakların yerine getirilmesi ve onların hakkının mahkemece  korunmasının sağlanması esasına dayanır.
    2.    Kişiler ve tüzel kişiler medeni haklarını kendi iradesi ve kendi menfaatleri esasında bildirir ve gerçekleştirir. Onlar, antlaşma esasında kendi haklarını, yükümlülüklerini belirlemede ve kanuna aykırı olmayacak şekilde her türlü antlaşma şartlarını tespit etmede serbestler.
    3.    Mal, hizmet, para Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içerisinde dolanabilir ve tedavül edilebilir. Güvenlik  ve insanların yaşamı ve sağlığının, tabiat ve medeni değerlerin korunmasının gerekliliği durumunda, kanunda gösterildiği şekilde, mallar ve hizmet donanımının sınırlanması yapılabilir.

    Madde 3. Kazakistan Cumhuriyeti Medeni Kanunları

    1.    Kazakistan Cumhuriyeti medeni kanunları, adı geçen Kanunu içeren  devlet mevzuatlarındandır. Bu kanun maddesinin 1, 2 paragraflarında gösterilen ilişkileri düzenleyen Kazakistan Cumhuriyetinin diğer de kanunları ile birlikte, Kazakistan Cumhuriyeti Meclis kararlarından (mevzuatlardan) , Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının buyruk ve kararı ile, Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti kararlarından oluşur.
    2.    Kazakistan Cumhuriyetinin kanunlarındaki medeni hukuk halleri, aile, mesken, toprak, su, orman ve çevre koruma mevzuatları bu Kanuna uygun olmalıdır. Diğer mevzuatlardaki medeni hukuk halleri bu Kanuna aykırı olduğu durumlarda, bu Kanunun tüzükleri kullanılacaktır. Kazakistan Cumhuriyeti mevzuatlarında yer alıp, bu Kanun hallerine aykırı düşen medeni hukuk halleri, ancak adı geçen Kanuna değiştirmeler yapıldıktan sonra kullanılabilir.
    3.    Banka kurmak, onun hizmeti, tekrar yapılandırılması, iflas ve hizmetinin durdurulması, bankaların hesap vermesi ve onların hizmetinin kontrolü, banka hizmetinin türlerine lisans verme ile ilgili ilişkiler ve ekmek fabrikası hizmetleri ilişkileri, yürürlülükte olan banka hizmetleri ve ekmek fabrikası hizmetleri ile ilgili mevzuatlara aykırı olmayacak bölümlerinde, bu Kanunla düzenlenir.
    Banka ve onların müşterileri arasındaki ilişkiler ve banka aracığıyla müşteri ilişkileri bu  maddenin 2 paragrafında gösterildiği sırayla, medeni kanunla düzenlenir.
    4.    Medeni ilişkiler, eğer başka mevzuatlar, özellikle iş mevzuatları, Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içerisinde yürürlülükte olan medeni mevzuatlara aykırı gelmediği takdirde , onlar kullanılabilir.
    5.    Kazakistan Cumhuriyeti bakanlıkları ve müdürlükleri, mahalli temsilcilikler ve icra organları, Medeni Kanunda ve medeni kanunun diğer mevzuatlarında gösterilen sınırlar ve kaideler esasında medeni ilişkileri düzenleyen tüzük çıkartabilir.
    6.    Kişiler ve tüzel kişiler Medeni Kanunda ve Kazakistan Cumhuriyetinin diğer hukuki mevzuatlarında belirlenen haklarına, devlet, idari teşkilatları ve mahalli temsilcilikleri ve icra organlarının evrakları sınır koyamıyor. Bu tür evraklar yapıldığı andan geçersiz olur ve kullanılmamalıdır.
    7.    Eğer kanun mevzuatlarında başka türlü gösterilmediği durumlarda, yavancı ve tüzel şahıslar ve vatandaş olmayan şahıslar, medeni kanunlarda Kazakistan Cumhuriyetinin vatandaşları ve tüzel kişileri için belirlenen haklar ve yükümlülüklere sahiptir.
    8.    Eğer Kazakistan Cumhuriyeti katılımcı olan uluslar arası antlaşmada Kazakistan Cumhuriyetinin medeni kanunlarından farklı kaideler belirlenirse, bu antlaşmanın kaideleri kullanılacaktır. Uluslar arası antlaşmalarda, devlet içerisinde bununla ilgili evrak kabul edilmesini talep etmediği durumda, medeni ilişkilerin düzenlenmesinde, Kazakistan Cumhuriyeti katılımcı olan uluslar arası antlaşmada belirlenen  kaideler doğrudan kullanılacaktır.

    Madde 4. Medeni Kanunun Süreleri

    1.    Medeni Kanunlar yürürlülüğe geçmeden önceki durumlar için geçersizdir, yürürlülüğe geçtikten sonra ortaya çıkan ilişkilere kullanılacaktır. Medeni kanun yürürlülüğe geçtikten sonra ortaya çıkan durumlar ancak medeni kanunda belirtilen  ilişkilerde kullanılacaktır.
    2.    Medeni Kanun yürürlülüğe geçmeden önce ortaya çıkan ilişkilerde kullanılmayacak,  bu kanun yürürlülüğe geçtikten sonra ortaya çıkan haklar ve yükümlülüklerde kullanılacak.  Medeni kanun yürürlülüğe geçmeden önce  yapılan antlaşmaya göre tarafların ilişkileri ,bu Kanunun 383 maddesine göre düzenlenir.  
    Madde 5. Medeni Kanunların Benzerlik Yönlerine Göre Kullanılması.

    1.    Bu kanunun 1.maddesindeki 1ve 2 paragraflarında gösterilen ilişkiler kanunla veya tarafların anlaşması ile düzenlenmediği veya onlara uygulanacak mevzuatlar olmadığı durumlarda, bu tür ilişkilere, onların aslına aykırı düşmeyeceği için, medeni kanunların benzer ilişkileri düzenleyen kalıpları kullanılacak.( kanun benzerliği)
    2.    Yukarıda belirtilen durumlarda kanun benzerliğin kullanma mümkün olmadığı durumlarda, tarafların hakları ve yükümlülükleri medeni kanunun   adalet, anlayış, hak esaslarına dayanılarak düzenlenecektir.( Hak benzerliği)

    Madde 6. Medeni Kanun Normlarının  Yorumu

    1.    Medeni Kanun normları onlarda kast edilen kelimelerin anlamına uygun yorumlanmalıdır. Kanun normları metninde kullanılan kelimelerin çeşitli anlamda algılanması mümkün durumlarda, Kazakistan Cumhuriyeti Anayasa kaidelerine ve medeni kanunların bu bölümde, öncelikle 2.maddesindeki esas kaideye uygun anlamına üstünlük tanınacak.
    2.    Medeni Kanunların esas anlamının tespit edilmesi durumunda, eğer bu maddenin 1paragrafında beyan edilen durumlara aykırı düşmese, yürürlülüğe geçen dönemin tarihi şartları ve mahkemece yorumlanması da dikkate alınmalıdır.

    Madde 7. Medeni Haklar ve Yükümlülüklerin Ortaya Çıkma Nedenleri

    Medeni Haklar ve Yükümlülükler kanunlarda belirtilen nedenlerden, kişi ve tüzel kişilerin hareketlerinden dolayı ortaya çıkacak, çünkü bu hareketler medeni kanunlarda belirtilmemesine rağmen, onların esasları ve fıtratı medeni haklar ve yükümlülükleri doğurur.
    Bununla ilgili medeni haklar ve yükümlülükler.
    1)    Kanunlarda belirtilen antlaşmalar ve diğer sözleşmelerden, mevzuatlarda belirtilmemesine rağmen, onlara aykırı düşmeyen sözleşmelerden;
    2)    Kanuna uygun medeni, hukuki durumların ortaya çıkmasına sebep olan idari evraklardan;
    3)    Medeni haklar ve yükümlülükleri belirleyen mahkeme kararından;
    4)    Mevzuatlarda yasaklanmayan nedenlere göre, mülk edinme  neticesinde;
    5)     İcatlar, teknoloji numuneleri, ilim, edebiyat ve sanat eserleri ve müellif hizmetinin başka da türlerin icat etme neticesinde;
    6)    İkinci bir tarafa zarar verme yada ikinci bir taraf mülkün esassız satın alma  veya birilerine zarar vererek servet edinmeden (esassız zenginlik) dolayı;
    7)    Şahıslar ve tüzel kişilerin başka da hareketlerinden dolayı ortaya çıkar;
    8)    Kanunlar, medeni, hukuki haller  neticesinde başlayan olaylar nedenden dolayı   meydana çıkar.

    Madde 8. Medeni Hakların Yerine Getirilmesi

    1.    Kişiler ve tüzel kişiler kendi medeni haklarını, özellikle kendilerini savunma haklarını kendi istekleri ile kullanır.
    2.    Kişiler ve tüzel kişiler kendi medeni haklarını yerine getirmesinden vaaz geçmesi, mevzuatlarda belirtilen durumlar hariç, bu hakların durdurulması sonucuna getirmez.
    3.    Medeni hakları yerine getirmek diğer hak faillerinin hakların ve kanunen korunan menfaatlerin ihlal etmemeli  ve çevreye zarar vermemelidir.
    4.    Kişiler ve tüzel kişiler kendi medeni haklarını yerine getirirken adaletli, mâkul ve vicdanlı hareket ederek, toplumun insanlık kaidelerini, iş adamları ise bunlarla birlikle iş becerisi ve iş görgüsü kaidelerine uymalıdır. Bu yükümlülüğü antlaşma ile sınırlanamaz ve kaldırılamaz. Medeni hukuk ilişkilerine iştirak edenler adaletli, mâkul ve vicdanlı hareket etmeleri beklenilir.
    5.    Kişiler ve tüzel kişilerin, başka birilerine zarar vermeye, kanunu türlü şekilde kötüye kullanmaya ve  kanunu onun görevine aykırı düşecek şekilde  kullanmaya yönelik hareketleri yasaklanır. Bu maddenin 3, 5 paragraflarında gösterilen taleplerin yerine getirilmediği durumunda, mahkeme o şahısın ilgili hakkını korumadan vaaz geçebilir.

    Madde 9. Medeni Hakların Korunması.

    1.    Medeni hakların korunması: Mahkeme tarafından hakkını tanıtma, kanun ihlali durumuna kadar olan hakları geri iade etme, kanunu ihlal eden veya onun ihlali durumuna getiren hareketleri yasaklama, zararı maddi şekilde ödetme kararı, zararı  para cezası şekline ödetme, antlaşmayı kaldırma, manevi zararın tazminatı, medeni ilişkileri değiştirme veya kaldırma, idari kurumlar, mahalli veya icra organlarının kanunlara uygun olmayan mevzuatların yürürlülükten kaldırma veya geçersiz bulma ; kişinin veya tüzel kişinin kendi hakkına sahip olması ve haklarının yerine getirmesine engel olan devlet kurumlarına ve resmi şahıslara ceza kesme yöntemleri ile ve mevzuatlarda belirlenen başka da yöntemlerle gerçekleştirilecek.
    2.    Kişinin ihlal olan hakkının iadesi için hükümet  veya idari organlara hakkının korunması hakkında baş vurması, eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, hakkının korunması hakkında talepte bulunup, mahkemeye vermesine engel olamaz.
    3.    Mevzuatlarda  belirtilen durumlarda, medeni hakları koruma, hakkı ihlal olan kişinin doğrudan belge yüzünde veya kanuni faaliyeti  ile gerçekleştirilebilir. ( Kendi kendini savunma)
    4.    Hakkı ihlal olan kişi, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada ayrıca belirtilmediği durumda , kendine yapılan zararın giderilmesini talep edebilir.
    Hakkı ihlal olan, yapılan yada yapılacak zarar, mülkünün kaybolması veya zarar görmesi (bozulması) ve o kişinin hakkı ihlal olmadı ise, ona ödenecek fakat ödenilmeyen kazançları da (kaybeden kazanç) zarar olarak tespit edilir.
    5.    Devlet hükümet organları ve başka da devlet organlarının kanunlara aykırı mevzuat çıkarması ve bu organların resmi görevlilerinin hareketi (hareketsizliği) neticesinde şahsa veya tüzel kişiye getiren zararlarını Kazakistan Cumhuriyeti veya ilgili idari, mahalli birimler ödemeli.
    6.    Eğer hukuk normlarının bozulmasının hukuki nedeni, disiplin bozanın suçundan dolayı ortaya çıkarsa, o şahıs suçlu bulunur, mevzuatlarda gösterilen durumlar hariç.

    Madde 10. İş adamları ve Müşterilerin Haklarını Koruma

    1.    İş adamı, mülkiyet türüne bakmaksızın, kişiler ve tüzel kişilerin, mal( iş ve  hizmet türü) talebini karşılayarak kâr ve kazanç elde etmeye yönelik, özel mülkiyet ( özel işletme) yada devlet işletmesini yönetme hakkına (Devlet işletmesi) dayanan  girişkenlik hizmettir. Müteşebbis hizmeti iş adamı adına, onun tevekkülü ve onun mülki sorumluluğu üzerine  gerçekleşir.
    2.    Devlet, iş adamlarının  hizmet serbestliğini  garanti  eder, onu koruma ve desteklemeyi sağlar.
    3.    Kanunen yasaklanmayan hizmeti gerçekleştiren iş adamlarının hakları:
    1)    Lisans alınması zorunlu olan iş türünün dışında her hangi bir iş türü için  hiç kimsenin ruhsatını almaksızın  gerçekleştirme imkanı ;
    2)    Ekonominin bütün sahası boyunca her türlü iş imkanını kendilerinin baş vurma yoluyla  tek bir yere kayıt olması;
    3)    İş adamları faaliyetlerine devlet organları tarafından yapılan kontrollerin mevzuatlarla düzenlenilmesi;
    4)    İş adamları faaliyetlerin, kanunda belirtilen esasa göre, ancak mahkeme kararı ile durdurma;
    5)    Özel iş adamları faaliyetleri için yasaklanan ithal ve ihracat malları için yasaklama veya sınırlandırma listesini mevzuatlarla belirleme;
    6)    Devlet organları, resmi insanların ve diğer kurumların iş adamları faaliyetlerine kanun dışı engel olma durumlarında, kanunen belirlenen mülk cezasını çektirme yöntemleri ile korur.
    7)    Mevzuatta belirlenen başka da yöntemlerle korunur.

    4.    Devlet güvenliği, hukuk düzeninin sağlanması, çevre koruması, kişilerin  mülk haklarının, hayatı ve sağlığının korunması amacıyla bazı malların üretilmesi ve satılması, iş ve hizmetin bazı türleri devlet lisansı ile gerçekleştirilir. Bu tür mallar, iş ve hizmet türlerine lisans verilmesi şartları ve listesi mevzuatla ve onlarda gösterilen düzenle belirlenir.
    Her müşteri, özellikle belirtsek:
    -malları satın alma, iş ve hizmetten yararlanmak için serbest antlaşma yapma;
    -Malların, (iş ve hizmetin) kaliteli ve güvenli olma;
    -Mal, (iş ve hizmet) hakkında tam ve net bilgiye sahip olma hakkına sahiptir;
    Müşterilerin resmi kurum olarak  birleşme hakkı var.

    Ticari gizlilik kanunen korunur. Ticari gizli olan bilgileri açıklama düzeni, onun korunması ve ticari gize dahil olmayan bilgiler listesi mevzuatta belirlenir.

    Madde 11. İş Adamı Serbestliği Hakkını Yolsuz Yere Kullanmamak

    1.    Tabii rekabeti sınırlama veya yok etme, esassız ayrıcalığa sahip olma, müşterilerin hakları ve kanunen korunan menfaatlerine baskı yapmaya yönelik tekel veya her hangi bu tür faaliyetler yasaklanır.
    2.    Mevzuatlarda belirlenen tüzük dışında, iş adamlarının kişisel haklarını rekabeti sınır koyma amacında faydalanmasında: özellikle,
    1).  İş adamlarının piyasadaki  üstünlüklerinden yararlanarak, özellikle, mal açıklığını yaratmak veya fiyatı yükseltmek için mal üretimini sınırlandırma veya durdurma, ticari devrimden malı kaldırma şeklinde yolsuzluk yapma.
    2). Benzer iş yapan iş adamlarının fiyat belirlemede, piyasa paylaşımı, başka iş adamlarını ortadan kaldırma şeklinde veya rekabeti sınırlandıran diğer durumlar hakkında antlaşma yapma ve onları gerçekleştirme,
    3). Benzer iş yapan iş adamları ve müşterilerinin kanuni menfaatlerine baskı yapmaya yönelik hareketleri (rekabetin su istimali), özellikle, müşterileri benzer iş yapan iş adamlarının mal ithalatının  amacı, yöntemi ve yeri, kalitesi ve başka da nitelikleri aracığıyla ,  reklamcılık ve medyada görgüsüzce  karşılaştırma şeklinde, benzer malların dış belgesini kopyalama yolu vs. gibi yöntemlerle müşterileri yanıltma hareketleri yasaklanır.
    Rekabetin su istimaline karşı mücadele emelleri mevzuatta belirlenir.

    2.Bölüm.
    MEDENİ HUKUK FAİLLERİ

    §1. Kazakistan Cumhuriyeti Vatandaşları ve Tüzel Kişiler

    Madde12. Fert kavramı

    Kazakistan Cumhuriyeti Vatandaşları, başka devlet vatandaşları, vatandaş olmayan kişiler fert olarak kabul edilir. Eğer Medeni Kanunda başka türlü belirlenmedi ise, bu bölümün tüzükleri bütün fertlere uygulanır.

    Madde 13. Kişilerin Hukuki Salahiyeti

    1.    Kişisel hakka sahip olma ve yükümlülüklerini yerine getirme hukuku (medeni hukukun salahiyeti) bütün insanlar için eşittir.
    2.    Kişisel hukuk sahipliği doğduğu andan başlar, vefat edince durdurulur.

    Madde 14. Kişisel Hukuk Salahiyetinin Esas Mevzu

    Kişilerin Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içerisinde ve onun dışında da mülk, bununla birlikle dövize sahip olma,  veraset yoluyla mülk edinme, veraset yoluyla miras etmeye, devlet içerisinde serbest dolaşma ve ikamet edecek yeri seçme, yurt dışına çıkma, tekrar dönme, mevzuatça yasaklanmayan her türlü işle uğraşma, kendi başına yada başka da kişilerle veya tüzel kişilerle beraber tüzel kişi kurma, mevzuatlarca yasaklanmayan, her türlü antlaşma yapma, yükümlülüklere katılma, icat etme, ilim, edebiyat ve sanat eserlerini üretme, entelektüel hizmetin ürünlerine sahip olma, maddi ve manevi tazminat talep etme haklarına sahiptir; başka da mülki ve özel haklara sahiptir.

    Madde 15.

    1.    Kişi kendi soy ismi ve ismi veya isterse baba ismi ile haklarını ve yükümlülüklerini yerine getirir.
    2.    Mevzuatlar, kişilerin gizli olarak, veya takma ad (sahte isim) kullanılarak haklara sahip olup veya yükümlülükleri yerine getiren halleri göz önünde bulundurur.
    3.    Kişinin doğduğunda verilen ismi, veya isminin değiştirilmesi medeni haller kayıt  mevzuatında belirlenen tüzüklere göre kayıt edilmelidir.
    4.    Kişi kendi ismini mevzuatlarda belirlenen düzene göre değiştirme hakkına sahiptir. İsminin değiştirilmesi onun eski ismi ve gizli veya takma adla sahip olan hakları ve yükümlülüklerinin durdurulmasına veya değiştirilmesine neden olamaz.
    5.    Kişi kendisi borçlu olan ve kredi veren kişilere kendi isminin değiştiği hakkında bilgilendirmek için gereğini yapmak zorundadır ve aksi durumda o kişileri  onun isminin değişmesi hakkında bilgilenmediklerinden dolayı ortaya çıkabilecek  ihtimal zararlara tevekkül eder.
    6.    İsmini değiştiren kişi kendinin eski kimliğine gerekli değişiklikler yapılmasını talep etmeye haklıdır.
    7.    Başka bir kişinin ismi ile haklar ve yükümlülüklere sahip olmak yasaktır.
    8.    Kişi, kendi ismini onun onayı dışında kullanılmasının yasaklanmasını talep etmeye haklıdır.
    9.    Kişinin ismini kanun dışı  kullanma neticesinde ona getirilen zarar bu Kanunun kaidelerine göre ödenmelidir.
    Kişinin ismi onun şerefine, namusuna ve resmi otoritesine zarar gelecek şekilde veya bunlara yönelik hareketlerde kullanılan durumlarda bu Kanunun 143.maddesinde belirlenen kaideler uygulanır.

    Madde16. Kişinin İkamet Ettiği Yer.

    1.    Kişinin sürekli kaldığı veya onun yaşadığı yer ikamet ettiği yerdir.
    2.    On dört yaşını aşmayan kişilerin veya birilerinin himayesi altında bulunan veya evlat edinilen kişilerin ikamet ettiği yer- onların ana, babasının, himaye eden veya evlat edinen kişilerin ikamet yeridir.

    Madde17 Kişilerin Kanuni Salahiyeti
    1.    Kişiler kendi faaliyetleri ile hak sahibi olma ve onu gerçekleştirme, şahsına medeni yükümlülükler üstlenip, onları yerine getirme salahiyetine (Medeni kanuni salahiyeti) buluğ yaşına , yani on sekiz yaşına geldiğinde tam olarak sahip olacaktır.
    2.    Kanun mevzuatlarında on sekiz yaşına kadar evlenmeye izin verilen durumlarda, on sekiz yaşına girmeyen kişi evlendiği andan itibaren tam olarak medeni hakka  sahip olacak.
    3.    Eğer kanunen başka türlü tespit edilmediği durumda, bütün insanların kanuni salahiyeti eşittir.

    Madde18.
    Kanuni Hakkı veya Kanuni Salahiyetin Durdurma veya Sınır Koymayı Yasaklama
    1.    Mevzuatlarda tespit edilen kaideler dışında, kimsenin kanuni hakkı ve kanuni salahiyeti sınırlanamaz.
    2.    Kişilerin kanuni hakkı ve kanuni salahiyetine sınır koymanın mevzuatlarda belirlenen şartları ve tertibi veya onların işletmecilik faaliyeti yada diğer hizmet türü ile uğraşma hakkının ihlali durumu, ilgili sınırı belirleyen devlet veya başka kurumun mevzuatını geçersiz bulmak demektir.
    3.    Kişinin kanuni hakkından veya kanuni salahiyetinden tamamen yada kısmen feragat etme veya kanuni hakkına veya kanuni salahiyetine sınır koymaya yönelik sözleşmeler yapması geçersiz sayılır, mevzuatlarda izin verilen haller hariçtir.

    Madde 19. Kişilerin İş Sahibi Olmaları

    1.    Kişiler Medeni Kanunda bildirilen durumların dışında, tüzel kişi kurmadan resmi kayıt olduktan sonra iş sahibi olmaya haklıdır.
    2.    İş sahibi şahsen kayıt olma şeklinde yapılır ve özel iş sahibi olarak kayıt olunur.
    3.    Kişilerin tüzel kişi olmadan gerçekleştirdikleri işlerine, eğer mevzuatlardan veya hukuki ilişkiler esasından farklı durumlar oluşmadığı şekilde, bu Kanunun ticari kurum olan tüzel kişilerin ilişkilerini düzenleyen şartları kullanılır.
    4.    Tüzel kişi kurmadan iş sahibi olanlar:
    1)    Şiflik sahibi, şiflik sahibi kiracıları, şiflik üyeleri
    2)    İşçi çalıştırıp, hizmet vermeden çıkan geliri yılda asgarî 20 maaşı aşmayan kişiler resmi kayıt olamaz. Adı geçen kişiler vergi ödeyenler olarak kayıt edilmesi ve onlardan vergi alında düzeni vergi kanununa uygun düzenlenir.
    3)    İş sahibi olmayı tüzel kişi olmadan gerçekleştiren kişiler patent satın alma yoluyla çalışacak. Patent bununla birlikle kişini iş sahibi olarak resmi kayıt kimliği ve ilgili hizmeti gerçekleştirmeye hak sağlayan lisanstır.
    4)    Lisans verme tertibini Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti belirler.

    Madde 20. Kişinin Mülk Sorumluluğu.

    1.    Kişi yükümlülüklerine göre kendine ait bütün mülkü ile sorumlu, buna mevzuata uygun parasını ödetmesi mümkün olmayan mülkler dahil değildir.
    2.    Parasını ödetmesi mümkün olmayan mülk listesi Kazakistan Cumhuriyeti Medeni Muamele Usul  Kanununda belirlenmişti.

    Madde 21.İş Sahibinin İflas Olma durumu
    1.    Kredi verenlerin taleplerini yerine getiremeyen iş sahibi, bu Kanunun 52.maddesine göre üç ay içerisinde iflas olarak tanımlanabilir. İflas olarak tanındığı andan itibaren kişinin özel iş adamı olarak yapıldığı kaydı geçersiz olur.
    2.    Özel iş adamını iflas olarak tanındığı durumda, ona kredi verenler işi ile ilgili değil, yükümlülüklerine göre talepte bulunmaya haklıdır. Bu kredi verenlerin bu düzenle yapılmayan bildirileri özel iş adamının iflas olma durumundan sonra da geçerli olur. İflas olarak tanınan kişi insanların hayatına veya sağlığına zarar getirdiği için, şikayet eden insanların talepleri ve diğer talepleri geçerlidir.
    3.    İş adamı, iflas olarak tanındığı durumda, ona kredi verenlerin talebini, iflas olan kişiye ait mülk hesabından ( bu Kanunun 20 maddesi) aşağıdaki düzenle karşılar:
    1). İlk olarak, nafaka ödetme talebi, hayata ve sağlığa getirilen zararın tazminatını ödetme talebi,
    2). İkinci olarak, iş sözleşmesi ile çalışan insanların maaşı ödenir ve müellif haklarına göre prim ödeme hesapları ödenir;
    3). Üçüncü olarak, kredi verenlerin iş adamına ait ipotekli mülk karşılığı ile sağlanan talepleri yerine getirilir.
    4). Dördüncü olarak, bütçeye ve bütçe dışı vakıflara borçları ödenir;
    5). Beşinci olarak, mevzuatlara uygun diğer kredi verenlere borcu ödenir.
    Kredi verenlerin talepleri, tüzel kişilerin iflas durumu mevzuatında belirlenen tüzüğe göre yerine getirilir.
    4.    Kredi verenlerle hesaplaştıktan sonra iflas olarak tanınan iş sahibi kişi, insanların hayatı ve sağlığına getiren zarar ve Kazakistan Cumhuriyeti mevzuatında belirlenen başka da kişisel nitelikteki talepler dışında, kendi işi ile ilgili yükümlülükleri kaldırılır.

    Madde 22. On Dört Yaşından On Sekiz Yaşına Kadar, Reşit Olmayanların Kanuni Salahiyeti

    1.    On Dört Yaşından On Sekiz Yaşına Kadar Reşit Olmayanlar sözleşmeleri ana, babasının, evlat edinenlerin veya himaye altına alanların mutabakatı ile yapar. Bu tür sözleşmenin normları, mevzuatlarda reşit olmayanların yaşadığı sözleşme için belirlenen normlara uygun olmalıdır.
    2.    On Dört Yaşından On Sekiz Yaşına Kadar Reşit Olmayanlar kendi gelirlerine, bursuna, kendileri üreten veya icat eden entelektüel mülk ürünlerine sahip olma ve her günkü hayata has  küçük sözleşmeler yapma hakkına sahiptir.
    3.    Yeterli nedenler olduğu durumlarda himaye altına alan kurum reşit olmayan kişiye ait gelire, bursa ve diğer gelirlere, onun tarafından üretilen entelektüel mülk ürünlerine kendi sahip olma hakkına sınır koyabilir veya bu haklardan ayırabilir.
    4.    On Dört Yaşından On Sekiz Yaşına Kadar Reşit Olmayanlar bu madde kaidelerine göre, kendileri yapan sözleşmelerden sorumludur ve kendi hareketlerinden dolayı bu kanunun tüzüklerine göre yükümlülük taşır.

    Madde 23. On Dört Yaşına Kadar, Reşit Olmayanların Kanuni Salahiyeti

    1.    On dört yaşına kadar, reşit olmayanlar için sözleşmeleri, eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmediği durumlarda, onların ana, babası, evlat edinenler veya himayesi altına alanlar yapacak.
    2.    On dört yaşına kadar, reşit olmayanlar kendi yaşlarına uygun, yapıldığı anda gerçekleşen küçük sözleşmeleri yapma hakkına sahiptir.

    Madde 24. Vesayet  veya Himaye Altına Alan Kurumların Reşit Olmayanların Sözleşme Yapmasına ve Reşit Olmayanlar İçin Sözleşme Yapmaya Muvafakat Etmesi.

    Mevzuatlarda reşit olmayanların sözleşme yapmasına ve reşit olmayanlar için sözleşme yapmaya vesayet veya himayesine alan kurumların önceden muvafakat etmesi istenilen durumlar belirlenebilir.

    Madde 25. Reşit Olmayanların Banka Yatırımları ve Onları Kullanma Hakları
    1.    Reşit olmayanlar bankalara yatırım yapmaya ve onları kendileri kullanma hakkına sahiptir.
    2.    On dört yaşına kadar reşit olmayanların adına başka birileri tarafından yapılan yatırımlarını, onların ana, babası veya başka kanunen haklı kişiler kullanır, on dört yaşına giren reşit olmayanlar adına  başka birileri tarafından yatırılan yatırımlarını kendileri kullanma hakkına sahiptir.

    Madde 26. Kişinin Hukuki Salahiyetini Kaldırma

    1.    Ruh hastalığı veya akli dengesi bozuk olma nedeniyle kendi hareketinden sorumlu olamazsa veya ne yaptığının farkında varamayan  kişiyi mahkeme hukuki salahiyeti yok diye tanımlayabilir, bununla ilgili o, vesayet altına alınır.
    2.    Hukuki salahiyeti yok diye tanımlanan şahıs adına sözleşmeleri onu vesayet altına alan kişi yapar.
    3.    Hukuki salahiyeti yok diye tanımlanan şahıs iyileştiğinde veya sağlığı yerine geldiğinde mahkeme onun hukuki salahiyetini  tanır, bundan sonra vesayet altından çıkarılır.

    Madde 27. Kişinin hukuki salahiyetinin sınırlanması

    1.    Alkol veya uyuşturucu kullanma nedeninden dolayı ailesini büyük maddi zarara uğratan kişinin hukuki salahiyetine, mahkeme Kazakistan Cumhuriyeti Medeni Muamele Ûsul Hukukunda  belirlenen düzene göre sınır koyabilir. O, kişi  vesayet altına alınır. Bu şahıs günlük yaşamla ilgili küçük sözleşmeleri yapma hakkına sahip. Diğer sözleşmelerde, maaşını, emekli maaşını  ve diğer gelirlerini alma ve kullanma işlemlerini ancak vesayet altına alan  kişi muvafakati ile yapar.
    2.    Alkol veya uyuşturucu kullanmayı bıraktığı durumda, mahkeme onun hukuki salahiyetine getirilen sınırlamayı kaldırır. Mahkeme kararına göre bu şahısa belirlenen vesayet de kaldırılır.

    Madde 28. Kişinin Gaybubet Durumu
    1.    Eğer kişinin ikamet ettiği yerinde o hakkında bir yıl boyunca haber alınamazsa, ilgili insanların şikayeti üzerine mahkeme o kişini gaybubet olan diye ilan edebilir.
    2.    Gaybubet durumundaki kişi hakkında son bilgi alınan tarihi belirlemek mümkün olmadığı durumda, gaybubet durumundaki kişi hakkında son bilgi alınan tarihten sonra ilk günü,  bu ayı tespit etmek mümkün olmadığı durumda, gelecek yılın birinci ocağı gaybubet tarihinin ilk günü sayılır.

    Madde. 29. Gaybubet Durumundaki insanın mülkünün Korunması

    1.    Gaybubet durumundaki kişiye ait mülk mahkeme kararı ile himaye altına alınır. Bu mülkten gaybubet durumundaki kişi himayesi altındaki kişilere para ödenir ve gaybubet durumundaki kişinin vergi ve diğer yükümlülüklerine göre borçları ödenir.
    2.    İlgili kişilerin şikayeti üzerine himaye altına alan kurum gaybubet durumundaki kişinin ikamet ettiği yeri hakkında son bilgi alınan tarihten itibaren bir yıl kadar süre için onun mülkünü koruma ve idare etmesi için himaye altına alacak kişi belirleyebilir.

    Madde 30. Gaybubet Durumunun Kaldırılması

    Gaybubet durumu ilan edilen kişi döndüğünde veya ikameti belli olduğunda, mahkeme onu gaybubet olduğu hakkında ilanı ve onun mülkü için tayin edilen vesayeti kaldırır.

    Madde31. Kişinin Vefatı

    1.    Eğer kişinin ikamet ettiği yerde onun hakkında üç yıl  boyunca bilgi alınamazsa, eğer onun ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kalma veya kazaya uğraması muhtemel durumlarda altı ay boyunca kayıp olursa, ilgili insanların şikayeti üzerine,  mahkeme öldü diye ilan edebilir.
    2.    Savaş durumlarında kayıp olan askeri görevliler veya başka da insanlar savaş durulduğu günden itibaren en az iki yıl geçtikten sonra, ölümü ilan edilir.
    3.    Ölüm ilanın bildiren mahkeme kararının yürürlülüğe geçen tarihi o kişinin ölüm tarihi olacaktır. Ölüm tehlikesi veya kazaya uğraması muhtemelen durumlarda kayıp olan kişinin ölümü ilan edildiği durumlarda, mahkeme tahminen vefat ettiği tespit edilen tarihi, onun ölüm tarihi olarak belirleyebilir.
    4.    Kişinin ölüm ilanı hakkındaki mevzuat mahkeme kararına dayanarak medeni hal fihristine onun ölümü hakkında bilgi geçirilir. Bu kayıt neticeleri de gerçek ölüm hakkındaki kayıt neticeleri ile aynı olacak.

    Madde 32. Ölümü İlan Edilen İnsanın Yaşadığı Durumlar
    1.    Ölümü ilan edilen insanın yaşadığı bilinen durumlarda veya onun ikamet ettiği yeri belli olduğunda, mahkemenin ilgili kararı geçersiz olur.
    2.    Kişi ne zaman döndüğüne bakmaksızın, kişinin ölüm ilanından sonra belli bir kişiye geçen mal, mülkünü geri talep edebilir.
    3.    Eğer ölümü ilan edilen kişinin mal, mülkünü onun veraset yoluyla mülk edinen vârisi üçüncü bir şahısa verip, onlar mülkün parasını tamamen ödemedi ise, ödenmemiş paranı talep etme hukuku ölümü ilan edilip yaşayan kişiye geçer.
    4.    Ölümü ilan edilen kişinin mülk parasının ödenmesi hakkındaki sözleşmeye göre mülkü edinen kişiler o mülkü geri vermelidir, eğer mülk yok oldu ise , mülkün karşılığını ödemelidir.
    5.    Mülkü sahiplenen adam, ölümü ilan edilen kişinin yaşadığını öğrenirse, mülkü geri verme veya onun karşılığını ödeme yükümlülüğünü de birlikte   kabullenecektir.
    6.    Eğer ölümü ilan edilen kişinin mülkü verasete göre, devlete geçerse, satıldı ise, kişi ölümünü ilan eden mahkeme kararı geçersiz olduktan sonra ona mülkün para karşılığının o tarihteki değeri dikkate alınarak, mülkün satışından düşen para geri verilir.

    §2. TÜZEL KİŞİLER

    1. Genel Tüzükler
    Madde 33. Tüzel Kişi Kavramı

    1.    Özel mülkiyet sahibi (Bu Kanunun, 188-194 maddeleri) ve işletme faaliyetinde (195-201 madde), Tesirli yönetimde mülkiyet payı olan (bu Kanunun, 202-208 maddeleri) ve bu mülkiyetlere dayanarak bizzat hakları  ve yükümlülükleri olan, onları yerine getirmede kabiliyetli, mahkemede davacı ve dâvalı olabilen kurum, tüzel kişi olarak tanımlanır.
    2.    Tüzel kişinin kendi adı yazılı mührü mevcut olur.

    Madde 34. Tüzel Kişilerin Türleri Ve Şekilleri
    1.    Faaliyetinin esas amacı olarak gelir elde etmeyi hedef tutan ( ticari kurum) ve  gelir elde etme amacını gütmeyen veya gelirini iştirak edenlerle paylaşmayan ( ticari olmayan kurum) tüzel kişi olabilir.
    2.    Ticari amaçlı tüzel kişi, ancak resmi kurum olarak, şirket, anonim şirket, işletme şeklinde kurulabilir.
    3.    Ticari amaçlı olmayan tüzel kişi  resmi kurum, şirket, anonim şirket, şeklinde veya mevzuatlarda belirtilen diğer şekilde kurulabilir.
    Ticari amaçlı olmayan kurumların işletme işi  ancak kendi tüzüklerine uygun şekilde yapılmalıdır.
    3-1.Ticari amacı olmayan , devlet bütçesi kaynaklı tüzel kişi, devlet kurumu şeklinde kurulacak.
    4.    Tüzel kişiler birlik kurabilirler.
    5.    Tüzel kişiler, bu Kanunu esaslarına, tüzel kişi mevzuatlarına ve kurum tüzüklerine uygun şekilde faaliyet gösterecektir.

    Madde 35.Tüzel Kişinin Hukuki Salahiyeti

    1.    Tüzel kişi bu kanuna uygun medeni haklara sahip olup kendi hizmeti ile ilgili yükümlülükleri yerine getirebilir. Mevzuatlarda listesi belirlenen bazı iş türlerini tüzel kişi ancak lisans alındığında yapabilir.
    2.    Tüzel kişinin hukuki salahiyeti kurulduğu anda başlayıp, faaliyetini durdurduğu anda kaldırılacak. Yapılması için lisans gerektiren iş türü için tüzel kişinin hukuki salahiyeti, lisans alındıktan sonra başlayıp, lisansı geri alındığında , lisansın süresi dolduğunda veya mevzuatlarında belirlenen düzene göre geçersiz sayıldığında, hukuki salahiyeti kaldırılır.

    Madde 36. İştirak Edenlerin Kendileri Kurduğu Tüzel Kişilerin  Mülkiyet Hakları
    1.    Tüzel kişi mülküne ona iştirak edenlerin yükümlülükleri ve maddi hakları olabilir.
    2.    Mülke yükümlülükleri ve  hakları korunan katılımcı tüzel kişiler şirketler, anonim şirketler, kooperatiflerdir.
    3.    Mülkiyet hakkı ve diğer maddi hakları korunan katılımcılar olan tüzel kişiler,  işletme hakkında veya yönetim hakkında mülk sahibi olan kurumlardır.
    4.    İştirak edenlerin mülkiyet hakkı olmayan tüzel kişiler, kamu birlikleri, vakıflar, diyanet işleridir.

    Madde 37. Tüzel Kişi Kurumları

    1.    Tüzel kişi, mevzuatlar ve kurumun tüzüklerine uygun çalışan kurumlar aracığıyla, medeni haklara  sahip olarak, kendilerine yükümlülükler üstlenecek.
    2.    Mevzuatlarda belirtilen durumlarda, tüzel kişi ortakları ve temsilcileri aracığıyla medeni haklara sahip olup, yükümlülükler üstlenecek.
    3.    Tüzel kişi kurumlarının türü, tayın edilme veya seçilmesi, onların vekaleti mevzuat ve tüzüklerde belirlenecek.

    Madde 38. Tüzel Kişinin İsimlendirilmesi

    1.    Tüzel kişiyi diğer tüzel kişilerden ayıran ismi oluyor.
    Tüzel kişi ismi onun kimliğini ve kurum olarak hukuki niteliklerini gösterir. Tüzel kişi ismi mevzuatlarda belirlenen ek bilgileri de içerebilir.
    Tüzel kişinin ismi onun tüzüklerinde gösterilecek.
    Tüzel kişi ismi kanuna aykırı isimlerden olursa veya özel şahıs isimleri ise, ortaklarının isimlerine uygun olmazsa veya iştirak edenler bu isimleri kullanmak için ismi verilecek olanların varislerinden ruhsat almazsa, onların bu tür isimleri kullanması yasaklanır.
    2.    Ticari kurum olan tüzel kişinin şirket ismi olmalı,  Tüzel kişi kayıt olunduğu anda tüzel kişi isimi de kayıt olmalıdır.
    3.    Tüzel kişinin şirket ismi bizzat kendisi tarafından kullanılır. Başka şirket ismini kanun dışı kullanan şahıs, şirket isminin hukuki sahibinin talebi üzerine bu ismi kullanmayı durdurma ve verdiği zararı yerine getirmek zorunda.
    Tüzel kişinin şirket ismini kullanma ile ilgili haklar ve yükümlülükler mevzuatlarda belirlenmişti.(K.C 1996, 15 Temmuz Kanunu)
    4.  Kazakistan Cumhuriyeti  devlet kurumları ve Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Hükümeti ile belirlenen resmi isimlerinin, devlet kurumu olmayan tüzel kişi şirketleri, mal etiketleri ve hizmet belgelerinde kullanılması yasaktır.

    Madde39. Tüzel Kişinin İkamet Ettiği Yeri

    1.    Tüzel kişinin sürekli çalıştığı kurumu onun ikamet ettiği yeri olarak tanımlanır.
    2.    Tüzel kişilerin  tüzüklerinde ikamet ettiği yeri,  posta adresi ve tam adresi gösterilmelidir.

    Madde 40. Tüzel Kişilere İştirak Edenler

    1.    Tüzel kişi bir yada ondan da çok şahısın iştirak etmesi ile kurulabilir.
    2.    Mülkiyet hakkı olanlar veya onların vekaletini üstlenen kurumlar yada taraflar, mevzuatta ayrıca belirttiği durumlarda, başka da tüzel kişiler ve tüzel kişinin kurucuları olabilir. İşletme veya faal ve tesirli idare hakkına sahip tüzel kişiler mülkiyet sahibinin veya temsilci kurumun muvafakati ile  başka tüzel kişilerin kurucuları olabilir.

    Madde 41. Tüzel Kişinin Meclis Evrakları

    1.    Tüzel kişi kendi faaliyetini, mevzuatlarda başka türlü belirtmediği durumda, tüzük veya meclis antlaşması ve tüzüğü veya sadece meclis antlaşması esasında gerçekleştirebilir. Mevzuatlarda belirtildiği durumda, ticari olmayan tüzel kişi bu tip kurumlarla ilgili genel tüzük esasında faaliyet gösterecek.
    2.    Tüzel kişinin meclis antlaşması yapılır, tüzüğünü kurucular onaylar. Eğer ticari kurumun kurucusu bir tek kişi olursa , meclis antlaşması yapılmaz.
    3.    Ticari olmayan kurum ve devlet işletmesinin meclis evraklarında tüzel kişi faaliyetinin amacı ve niteliği belirlenmelidir.
    Şirket ve İşletme kooperatifleri meclis evraklarında onların faaliyetlerinin niteliği ve amaçları belirlenmelidir.
    4.    Meclis antlaşmasında taraflar ( kurucular) tüzel kişi olarak yükümlülükleri belirlenir, onun ortak faaliyetlerin tertibi, mülkiyetine ( işletmenin faal ve tesirli idaresi) kendi mülkünün başka birilerine  verilme ve onun faaliyetine katılma kaideleri belirlenecek. Antlaşmada kurucular arasında kâr ve zararı paylaşma ve tüzel kişi faaliyetin yönetme düzeni belirlenecek ve eğer bu tip tüzel kişiler için gerekli olduğunda tüzük onaylanacak.
    Meclis antlaşmasına kurucuların muvafakati ile başka da ekler getirilebilir.
    5.    Tüzel kişi tüzüğünde: ismi, ikamet adresi,yönetim kurulu ve onların faaliyeti, onların faaliyetin yeniden kurma ve durdurma şartları belirlenecek.
    Eğer tüzel kişini bir tek insan kurdu ise, onun tüzüğünde mülkü kurma ve kârı paylaşma şartları da belirlenmelidir.
    Tüzükte mevzuatlara aykırı olmayan başka da kaideler olabilir.
    Tüzel kişi antlaşması ile tüzüğü arasında anlaşmazlık olduğu durumlarda aşağıdaki şartlar kullanılmalıdır:
    1)    Kurucular arasındaki ilişkileri içerdiği durumda kurucular antlaşması;
    2)    Tüzel kişi ve üçüncü bir şahıs arasındaki ilişkilerde tüzük şartları kullanılmalıdır.
    6.    İlgili şahıslarının hepsi tüzel kişi tüzüğünü tanımalıdır.

    Madde 42 Tüzel Kişilerin Resmi Kaydı ve Yeniden Kayıt Olması
    1.    Tüzel kişiler adliye kurumlarında devlet kaydı olmalıdır. Devlet kaydı tertibi mevzuatlarda belirlenir.
    2.    Devlet kaydı bilgileri, özellikle ticari kurumlar için, şirket ismi tüzel kişilerin devlet sicilline kaydedilir.
    3.    Tüzel kişilerin  devlet kaydı olunduğu vakitten itibaren kurulduğu tanınır.
    4.    Şubeler ve temsilcilikler mevzuatlarda belirlenen tertibe göre kayıt olunur ve onları kuran tüzel kişinin tüzüğünde belirtilmelidir.
    Şubeler ve temsilcilikler değiştiği durumlarda yeniden kayıt olunması gereklidir.
    5.    Tüzel kişi kurmanın mevzuatlarda belirlenen tertibinin bozulması veya onun katılımcılarının meclis evraklarına uygun olmaması tüzel kişiyi devlet kaydının reddi durumuna götürür. Tüzel kişi kurmanın yararsızlığını bahane ederek kayıt olmaktan vaaz geçmeye izin verilmez.
    Devlet kaydından vaaz geçme ve bu kaydı yanlış yaptırdığı için mahkemeye şikayet edilebilir.
    6.    Tüzel kişi şu durumlarda:
    1)    Sermayesinin miktarı azaldığında;
    2)    Şirket ismi değiştiğinde;
    3)    Açık anonim şirketler hariç, anonim şirketlere katılımcıların katılımcıları arasında değişiklik olduğunda yeniden kayıt olunması gereklidir.
    Adı geçen nedenlere göre meclis evraklarında getirilen değişiklikler tüzel kişi yeniden kayıt olmadan geçersiz olur.
    Meclis evraklarına başka değişiklikler ve ekler getirildiğinde tüzel kişi bu hakkında kayıt eden kurumları bir ay içerisinde bilgilendirmelidir.

    Madde 43. Şubeler ve Temsilcilikler

    1.    Tüzel kişinin ikamet ettiği yerden ayrı yerleşip, onun yükümlülüklerinin tamamını veya belli bir kısmını gerçekleştirerek,  temsilcilik  görevini yapan ayrı bölümüne şube denilir.
    2.    Tüzel kişinin ikamet ettiği yerinden ayrı yere yerleşir  ve onun menfaatlerini  koruyarak ona vekaleten  faaliyet gösterir, onun vekaleti ile sözleşmeler ve diğer hukuki faaliyetler yapar. Onlara  temsilcilikler denilir.
    3.    Şubeler ve temsilcilikler tüzel kişi değildir. Onlar tüzel kişi tarafından kurulur, onların mülkü verilir ve onlar belirleyen şartlar esasında çalışır.
    4.    Sosyal Kurumların şube ve temsilciliklerinin yöneticileri Sosyal Kurumalar tüzüğünde ve onun şubesi ve temsilcilikleri hakkında belirlenen  şartlara göre seçilir.
    Diyanet işleri kurumlarının (şubeleri ve temsilcilikler) yöneticileri diyanet birliği hakkındaki tüzükte ve onun şubesi veya temsilciliği hakkında şartlarda belirlenen düzenle seçilir veya tayın edilir.
    Başka türlü tüzel kişi şubeleri ve temsilcilikleri yöneticilerin tüzel kişi vekalet veren kurum tayin eder veya onun vekaleti esasında faaliyet gösterir.

    Madde 44. Tüzel Kişinin Sorumluluğu

    1.    Tüzel kişiler,  mülkiyet sahibi finanse eden kurumlar ve devlet hazinesi işletmesi dışında yükümlülüklerine göre, kendilerine ait bütün mülk türü ile sorumluluk üstlenir.
    Mülkiyet sahibi finanse eden kurum veya devlet hazinesi işletmesi kendi yükümlülüklerine göre, kendilerine ait mali kaynak miktarında parasal  şekilde sorumluluk üstlenir. Para yetersiz olduğu durumda yükümlülüklerine göre, ilgili mülke sahip şahıs sorumluluk taşır.
    2.    Mevzuatlarda veya tüzel kişilerin katılımcılarının meclis evraklarında belirlenen durumlar dışında, tüzel kişi kurucusu tüzel kişi yükümlülüklerine göre sorumlu değildir, tüzel kişi kurucu yükümlülüklerine göre sorumlu değildir.
    3.    Eğer tüzel kişinin iflas olma durumuna kurucu neden oldu ise, kredi verenlerin taleplerini karşılamak için, tüzel kişinin mali durumu yetersiz olduğunda, kurucu tüzel kişi yükümlülüklerine göre sorumlu olacak.
    4.    Tüzel kişi üçüncü şahıs karşısında tüzel kişi kurumunun kendi vekaletini aştığı durumda, Bu kanunun 159 maddesi, 11 paragrafında gösterilen durumlar hariç, sorumluluk üstlenir.

    Madde 45. Tüzel Kişinin Yeniden Kurulması

    1.    Tüzel kişinin yeniden kurulması (birleştirme, bölme, değiştirme) onun mülkünü sahiplenenin veya mülkiyet sahibini vekalet eden kurumun, kurucuların (katılımcıların) kararı ile tüzel kişi katılımcılarının meclis evraklarında vekalet verilen kurumun kararı ile, yada mevzuatlarda belirtilen durumlarda ise, mahkeme kararı ile gerçekleşecek. Mevzuatlarda başka türlü de belirtilebilir.
    2.    Yeniden yapılandırma durumu kendi isteği ile veya zorunlu olarak da gerçekleştirilebilir.
    3.    Mevzuatlarda belirtilen durumlarda, zorunlu olarak yeniden yapılandırma mahkeme kararı ile gerçekleştirilir.
    Eğer tüzel kişinin mülkiyet sahibi, onun vekaletini üstlenen kurum, kurucular veya tüzel kişinin evraklarında yeniden yapılandırmaya vekalet verilen kurum, tüzel kişiyi yeniden kurma faaliyetini mahkeme kararında belirlenen süre içerisinde gerçekleştirmezse, mahkeme tüzel kişi yöneticisini tayin edecek ve ona ilgili tüzel kişiyi yeniden yapılandırma görevi verilecek. Yönetici tayin edildiği tarihten itibaren, tüzel kişiyi yönetme yetkisi ona geçecek. Yönetici mahkemede tüzel kişi adına hareket eder, paylaştırma bilançosunu yapar ve tüzel kişiyi yeniden yapılandırma durumunda ortaya çıkan meclis evrakları ile birlikte mahkeme onayına teslim edecek. İlgili evrakların mahkeme onayı, yeniden kurulan tüzel kişini resmi kayıt etmek için yeterli neden oluyor.
    4.    Birleştirme şeklinde yeniden kurulan tüzel kişi durumları dışında, yeniden kurulan tüzel kişinin kayıt olunan tarihinden itibaren yeniden kurulduğu kabul edilir.
    Tüzel kişiye ikinci bir tüzel kişini birleştirme yoluyla yeniden kurmada, tüzel kişilerin devlet sicilinde birleştirilen tüzel kişinin faaliyetinin durdurulduğu hakkında yazı geçirilince, onların yeniden kurulduğu tanınır.

    Madde 46. Tüzel Kişinin Yeniden Kurulması Durumundaki Halef Hakkı
    1.    Tüzel kişileri birleştiği durumda, onların her birinin hakları ve yükümlülükleri teslim eden tüzel kişi faaliyetlerini düzenleyen evraklara uygun olarak yeniden yapılandırılan kişiye geçecek.
    2.    Tüzel kişini ikinci bir tüzel kişiye birleştirdiği durumda birleştirilen tüzel kişinin hakları ve yükümlülükleri, teslim edenin faaliyetlerine uygun olarak yeniden yapılandırılan kişiye geçecek.
    3.    Tüzel kişinin bölündüğü durumunda, onun hakları ve yükümlülükleri bölüş bilançosuna uygun olarak yeniden kurulan tüzel kişiye geçecek.
    4.    Tüzel kişinin içerisinden bir yada birkaç tüzel kişini ayırdığı durumda, bölüş  bilançosuna uygun olarak onların her birine yeniden kurulan tüzel kişinin hakları ve yükümlülükleri geçecek.
    5.    Tüzel kişinin bir türünü ikinci bir tüzel kişi değiştirdiği durumda (hukuki, organizasyon şekli değiştirildiğinde), yeniden kurulan tüzel kişinin hakları ve yükümlülükleri teslim evraklarına uygun olarak, yeniden kurulan tüzel kişiye geçecek.

    Madde 47. Teslim Etme Zabtı ve Bölüş Bilançosu

    1.    Yeniden kurulan tüzel kişinin mülki hakları ve yükümlülükleri yeniden kurulan tüzel kişiye katılan veya birleştirilen durumlarda, teslim zabtına uygun olarak, bölünen yada ayrılan durumlarda ise bölüş bilançosuna uydun değiştirilir.
    Teslim etme zabtı ve bölüş bilançosunda yeniden kurulan tüzel kişinin, bütün kredi verenleri ve borçlu olanları ile ilgili bütün yükümlülüklerine göre, özellikle tarafların dâvacı oldukları yükümlülüklerine göre de halef hakkı  belirlenen tüzükler olmalıdır.
    2.    Teslim etme zabtı ve bölüş bilançosunu tüzel kişinin mülkiyet sahibi veya tüzel kişinin yeniden kurulması  hakkındaki kararı alan kurum onaylar ve katılımcıların meclis evrakları ile birlikte yeniden kurulan tüzel kişileri kayıt etme ve gerçek tüzel kişilerin katılımcılarının meclis evraklarına değişiklikler getirmek için onlar meclis evrakları ile birlikte teslim edilecek.
    Kurucular Meclisi evrakları ile beraber teslim edilmesi gerekli teslim etme zabtının veya bölüş bilançosunun teslim edilmesi, onları yeniden kurulan tüzel kişilerin yükümlülüklerine göre,  halef hakkı ile ilgili tüzüğün olmaması yeniden kurulan tüzel kişinin resmi kaydının reddine götürebilir.
    3.    Eğer mevzuatlarda veya yeniden kurma kararında başka türlü belirtilmedi ise, mülk( haklar ve yükümlülükler) kayıt olunduğu vakitten itibaren, hukuki halefine geçecek.

    Madde 48. Tüzel Kişinin Yeniden Kurulması Durumunda, Ona Kredi Verenlerin  Garanti Hakkı
    1.    Tüzel kişinin mülkiyet sahibi veya tüzel kişinin yeniden kurulmasına karar veren kurum,  yeniden kurulacak olan tüzel kişinin kredi verenlerini yazılı olarak bu hakkında bilgilendirmek zorundadır.
    2.    Bölünme veya ayrılma durumunda, yeniden kurulan tüzel kişiye kredi veren, bu tüzel kişi kredi vericisi olarak tanınan taahhüdün vaktinden önce durdurulmasını ve getirilen zararın iade edilmesini talep etme hakkına sahiptir.
    3.    Eğer bölüş bilançosu yeniden kurulan tüzel kişinin hukuki halefini açıklamaya imkan sağlamazsa, yeniden ortaya çıkan tüzel kişiler yeniden kurulan tüzel kişinin taahhütlerine göre, onun kredi verenleri karşısında ortak sorumludur.

    Madde 49. Tüzel Kişinin Tasfiye Nedenleri
    1.    Tüzel kişinin mülkiyet sahibinin veya mülkiyet sahibi vekalet veren kurumun kararına göre, kurucu meclisi evraklarında karar almaya vekalet eden tüzel kişi kurumunun kararı ile, tüzel kişi her türlü nedenden dolayı tasfiye edilebilir.
    2.    Mahkeme kararına göre tüzel kişi:
    1)    İflas durumunda
    2)    Tüzel kişini yeniden kurma durumunda kanunun yerine getirilmez şekilde ihlal olmasına götüren durumlarda onun kayıt olması mümkün olmadığı durumda;
    3)    Tüzel kişinin tüzüklerine aykırı faaliyet türünü gerçekleştirdiği durumlarda;
    4)    Gerekli ruhsat alınmayan (lisanssız) faaliyet veya kanunen yasaklanan hizmet türünü gerçekleştiren yada faaliyetini kanunu ihlal ederek gerçekleştiren durumlarda;
    5)    Mevzuatlarda belirlenen başka da nedenlerden dolayı tasfiye edilebilir.
    3.    Bu maddenin ikinci paragrafında gösterilen nedenlerden dolayı tüzel kişinin tasfiyesi hakkındaki  kanunda resmi kurumlar bu tür şart koşma hakkına sahip, iflas olma durumunda ise kredi verenler de  mahkemeye verebilir.
    Mahkeme kararı ile tüzel kişinin tasfiyesini gerçekleştirme taahhüdü, mülkiyet sahibine yada mülkiyet sahibi vekalet veren kuruma, onun kurucu meclis evraklarında tüzel kişinin tasfiyesini gerçekleştirme vekalet edilen kuruma veya mahkeme tayin eden başka bir şahısa yüklenebilir.

    Madde 50. Tüzel Kişinin Tasfiye Olma Düzeni
    1.    Tüzel kişinin mülkiyet sahibi olan veya tüzel kişinin tasfiyesi hakkında karar alan kurum, bu hakkında tüzel kişiler kaydını gerçekleştiren adliye kurumlarına hemen bildirmek zorundadır, tüzel kişilerin resmi kayıt siciline tüzel kişinin tasfiyesi hakkında yazı geçirilmelidir.
    2.    Tüzel kişinin mülkiyet sahibi olan veya tüzel kişinin tasfiyesi hakkında kararı alan kurum tasfiye komisyonun kurur, Medeni Kanuna uygun tasfiye düzeni ve süresi belirlenir.
    Tasfiye komisyonu kurulduğu vakitten itibaren tüzel kişinin mülkü ve yönetimi yönünden vekalet ona geçecek. Tasfiye komisyonu mahkemede tasfiye edilecek tüzel kişi adına hareket edecek.
    3.    Tasfiye komisyonu tüzel kişini tasfiye etme hakkında, ona kredi verenler taleplerini bildirme süresi hakkında, adliye kurumunun haber merkezlerinde yayınlayacak.  Talepleri beyan etme süresi yayımlandığı tarihten itibaren iki aydan fazla olmamalıdır.
    Tasfiye komisyonu kredi verenleri tespit etmek ve borçlarını geri ödemek için tedbir alacak, kredi verenlere tüzel kişilerin tasfiye olunduğu hakkında yazılı türde bildirecek.
    4.    Kredi verenler şikayet ettikleri süre dolduktan sonra, tasfiye komisyonu süreli tasfiye bilançosunu yapar, orada tasfiye edilen tüzel kişi mülkü kredi verenler taleplerinin listesi ve onları araştırma neticeleri hakkında bilgiler olur.  Süreli tasfiye bilançosunu tüzel kişinin mülkiyet sahibi veya tüzel kişini tasfiye etme kararını alan kurum onaylıyor.
    5.    Eğer tasfiye edilen tüzel kişinin (resmi kurum dışında) parasal durumu kredi verenlerin talebini karşılamak için yetersiz olursa, tasfiye komisyonu tüzel kişinin mülkü mahkeme kararını yerine getirmek için belirlenen düzene göre, açık artırma ile satışa çıkarılır.
    6.    Tasfiye edilen tüzel kişinin kredi verenlerine para şeklinde ödenek ödemeyi komisyon Medeni Kanunun 51 maddesinde belirlenen düzene göre, süreli tasfiye bilançosu belirleyen tarihten itibaren, ona uygun olarak gerçekleşecek.
    7.    Kredi verenlerle hesaplaştıktan sonra, tasfiye komisyonu tasfiye bilançosu yapacak, onu tüzel kişinin mülkiyet sahibi olan veya tüzel kişini tasfiye kararın alan kurum onaylayacak.
    8.    Kredi verenlerin talepleri karşılandıktan sonra kalan mülk katılımcıların meclis evraklarında gösterilen amaçlara harcanacak.
    9.    Kredi verenlerin taleplerini karşılamak için tasfiye edilen hazine işletmesinin mülkü, tasfiye edilen  kurumun parasal durumu yetersiz olduğu durumda, kredi verenler taleplerinin geri kalan kısmını bu işletmenin veya kurumun mülkünün sahibi olan hesabından karşılanması hakkında talep edip, mahkemeye baş vurabilir.  
    10.    Tüzel kişiler hakkında devlet kütüğüne ilgili yazı geçtikten sonra tüzel kişinin tasfiyesi tamamlanır, tüzel kişinin yaşamının durdurulduğu tanımlanır.

    Madde 51. Kredi Verenlerin Taleplerinin Karşılanması

    1.    Tüzel kişi tasfiye edildiği durumda, onun kredi verenlerinin talepleri şu sırayla karşılanacak:
    1)    İlk olarak, tasfiye edilen tüzel kişi, hayatına veya sağlığına zarar verdiği için davacı olan şahısın taleplerini belli bir dönemlerde ödenen ödenekleri kapital türüne dönüştürme yoluyla karşılayacak.
    2)    İkinci olarak, iş sözleşmesi ile çalışan  insanların emek karşılığı ve müellif hakkı anlaşmalarına göre muvafakat ödemeler ödenir.
    3)    Üçüncü olarak, kredi verenlerin tasfiye olunan tüzel kişin mülkünü ipotek olarak sağlayan yükümlülükleri yerine getirilecek.
    4)    Dördüncü olarak, bütçe ve  bütçe dışı vakıflara ödenmesi gereken borçlar ödenmeli;
    5)    Beşinci olarak, mevzuatlara uygun diğer başka da kredi verenlere ödemeler yapılacak;
    2.    Her sıraya göre talepler ondan önce yerine getirilmesi gereken talepler gerçekleştikten sonra yerine getirilmelidir.
    3.    Tasfiye edilen tüzel kişinin mülkü yetersiz olduğu durumda, eğer mevzuatlarda başka türlü belirlenmedi ise, kredi verenler arasında sıraya göre yerine getirilmesi gereken talep değerine göre paylaştırılacak.
    4.    Tasfiye komisyonu kredi verenin talebini yerine getirmeyi reddeden veya kaçan durumlarda kredi verenler tüzel kişinin bölüş bilançosu onaylanıncaya kadar tasfiye komisyonundan talep edip, mahkemeye verebilir. Mahkeme kararı ile kredi verenlerin talepleri tasfiye olunan tüzel kişinin geri kalan mülkü hesabından ödenebilir.
    5.    Tüzel kişinin kredi verenlerin talepleri yerine getirildikten sonra geride kalan mülkü, eğer mevzuatlarda veya tüzel kişi kurucuları meclisinde başka türlü belirtilmedi ise, onun bu mülke maddi hakkı olan veya tüzel kişi konumunda yükümlülükleri olan mülkiyet sahibine veya kurucularına verilir.
    6.    Tasfiye edilen tüzel kişi mülkünün yetersiz olma nedeni ile kredi verenlerin yerine getirilmeyen veya  bölüş bilançosu onaylanılınca kadar bildirilmeyen talepleri ödenmiş olarak tanımlanır.
    Eğer kredi veren mahkemeye baş vurmazsa, kredi verenlerin tasfiye komisyonu itiraf etmeyen talepleri de, mahkeme kararı ile kredi verene ödenmesi reddedilen talepleri de ödendi sayılır.

    Madde 52. İflas Durumu

    1.    Mahkeme kararı ile borcunu ödeyemeyenlerin  iflas edildiği ilan edilir bu durum onların tasfiye olmasına neden olur.
    Özel iş adamının veya tüzel kişinin iflas olduğunu ilan etmek demek, onların kredi verenlerin  parasal taleplerini karşılayamaması, emek sözleşmesi ile çalışanların emeklerinin karşılığını, bütçeye ve bütçe dışı vakıflara  ödenmesi gereken ödeneklerini ödeyeme durumu anlamına gelir.

    Madde 53. İflas Durumunun Tanınması
    1.Kendi isteği ile yada zorunlu olarak iflas durumu kabul edilir.
    2.Borçlu olanın mahkemeye baş vurması, kendi isteği ile iflas durumunu kabullenmedir.
    3. Zorunlu iflasa (kredi verenin) dava açması sebep olur.

    Madde 54. İflas Davasında Hakkı İade Etme Usulleri

    Borcunu ödeyemeyen müflise, kanuna aykırı olmayacak şekilde, tasfiye olmasından kaçınmak ve borcunu ödeyebilmesini sağlamak için her türlü ceza kullanılabilir.
    Belirlenen ceza iflas durumu hakkındaki mevzuatta belirlenip, hakkı iade etme usulleri, düzeni ve süresi çerçevesinde gerçekleşecek.

    Madde 55. İhale İşleminin Açılmasının Neticeleri
    1.Tasfiye davası açıldığı andan itibaren :
    1)    İflas durumundaki borçlunun mülkünün istimlak edilmesi, (istimlâk etmeyi kredi verenlerin meclisi ruhsat ettiği durumlar hariç), birilerine teslim edilmesi, taahhüt tediyesi yasaktır.
    2)    İflas durumundaki borçlunun bütün taahhüt borçlarının süresi dolmuş sayılır;
    3)    İflas durumundaki borçlunun ödeneklerinin tazminat ve mükafatları durdurulur.
    4)    İflas durumundaki borçlunun mülküne açılacak davalara konulan hukuki  sınırlamalar kaldırılacak.
    5)    İflas durumundaki borçlu katılan mülki nitelikteki davalar hakkındaki karar yürürlülüğe geçmedi ise durdurulacak.
    2.     Mülki nitelik  taşıyan bütün davaları borçlu ihale çerçevesi içerisinde gerçekleştirecek.

    Madde 56. İflas Durumundaki Borçlunun Borçlarının Kaldırılması
    1. Mülk satışından elde edilen para,
    Kredi verenler arasında paylaştırıldıktan sonra iflas durumundaki borçlu tüzel kişiyi iflas olarak tanımlandıktan sonra yerine getirmesi istenilen diğer taahhüt ve taleplerden muaf tutulur.
    3.    İflas olan borçlu, eğer gizleme amacı ile mülkiyetinin belli bir kısmını tasfiye başlamadan önce iki yıl süre içerisinde birilerine geçirdi yada sakladı ise, muhasebe hesapları, hesaplar gibi gerekli bilgileri içeren evrakları yanlış veya sahte gösterdiği durumlarda taahhütlerinden  muaf tutulamaz,

    Madde 58. İflas Olan Tüzel Kişi Faaliyetinin Durdurulması
    1.    Tüzel kişini mahkemenin iflas olarak tanıması onun tasfiye olmasına neden olur.
    2.    İflas işletmenin devlet kayıt sicilinden kaydı silindiği vakitten itibaren faaliyeti durdurulur.

    II.ORTAK İŞLETME
    Genel Mevzuat
    Madde 58. Ortak İşletme  Hakkında Esas Kaideler
    1.    Sermayesi kurucuların (katılımcıların) yatırımlarından oluşan ticari kuruma ortak işletme denilir. Kurucuların yatırımlarına dayanılarak kurulan ortak işletmenin faaliyeti neticesinde üretilen ve elde edilen mülkiyet hakkı ortak işletmeye ait olur.
    Medeni Kanunda belirtilen durumlarda ortak işletmeyi (şirketi) bir kişi kura bilir, bu durumda o, şahıs ortak işletmenin tek kurucusu olur.
    2.    Şirketler tam şirket, komandit şirketi, limitet şirket, ek sorumluluk taşıyan şirket, anonim şirket şekillerinde kurulabilir.
    3.    Sadece kişiler bütün şirketin kurucuları olabilir. Bütün şirket olması için en az iki kişi kurucu olmalıdır.
    4.    Meclis antlaşması ve tüzüğü ortak işletmenin meclis evraklarıdır.
    5.    Ortak işletmenin meclis evraklarını( tüzük ve meclis antlaşması) noter onaylamalıdır.
    6.    Ortak işletmenin meclis evraklarında Medeni Kanunun 41. maddesinin 4. 5. paragraflarında belirtilen bilgilerle beraber,  her bir kurucuya ait pay miktarı, şirket yatırımı, süresi ve düzeni, yatırım taahhüdünün ihmali, kurucuların yükümlülükleri hakkında kaideler ve mevzuatlarda belirlenen başka da bilgiler yer almalıdır.
    7.    Ortak işletme tüzüğünü bütün kurucular bilmelidir.
    8.    Ortak işletme ortakları,  mevzuatlarda belirtildiği durumlar hariç, başka şirketlerin kurucuları olabilir.
    9.    Anonim şirketin dışında, şirketler  hisse senedi çıkarma hakkına sahip değildir.

    Madde 59. Şirketin Sermaye Yatırımı. Şirket Ortaklarının Şirketin Sermaye ve Mülkiyetindeki Payı
    1.    Para, hisse senedi, eşya, mülkiyet hakkı, müellif hakkı da dahil olmak üzere ve başka da  mülk türleri şirketin sermeye yatırımı olabilir.
    Şirket kurucusu yatırımının sermayesi veya mülkiyet  hakkının parasal değeri  şirket kurucuları arasındaki anlaşmaya göre veya şirket kurucularının genel toplantı kararına göre belirleniyor. Eğer aylık hesap emarelerinden  yirmi bin miktarı aşarsa, Şirket kurucusu yatırımının sermayesi veya mülkiyet  hakkının parasal değeri bağımsız uzmanlar tarafından onaylanmalıdır.  
    Şirket yeniden kayıt edildiği durumlarda şirket kurucusu yatırımının sermayesi veya mülkiyet  hakkının parasal değeri şirketin muhasebe hesapları ile veya audit kararı ile belirlenecek.

    Şirket kurucuları (katılımcılar) bu belirlenen Şirket kurucusu yatırımının sermayesi veya mülkiyet  hakkının parasal değerinden yüksek değere göre beş yıl süre boyunca kredi verenler karşısında ciddi sorumluluk taşıyacak.    
    2.     Bütün kurucuların şirket mülkiyetindeki payı, eğer kurucular meclisinde başka türlü belirtilmedi ise, onların yatırımlarına denktir. Şirket kurucusu şirket mülkiyetindeki kendi payını , eğer mevzuatlarda ve kurucu meclis kararında başka türlü gösterilmedi ise, yatırma veya satma hakkına sahiptir.
    3. Sermaye yatırımı yapma tertibi ve süresi, ve sermayeni oluşturma hakkındaki taahhüdün ihmali durumlarındaki muamele türleri mevzuatlarda belirlenir.
    4. Şirket sermayesini azaltma işlemine, bütün kredi verenleri bilgilendirildikten sonra izin verilir. Kredi verenler bu durumda, vaktinden önce şirket faaliyetinin durdurulmasını veya ilgili taahhüdü yerine getirilmesi yada getirilen zararın ödenmesini talep etme hakkına sahiptir. Şirket sermayesinin azalması veya bu paragrafta gösterilen taleplerin yerine getirilmemesi durumu, ilgili kişilerin şikayeti üzerine mahkeme kararı ile şirketin tasfiyesine neden olur.

    Madde 60. Şirketin Yönetilmesi
    1.    Şirketin Yüksek Kurumu onun kurucularının genel toplantısıdır.
    2.    Şirkete onun faaliyetin yöneten ve onun kurucularının genel toplantısına (vekilleri toplantısı) hesap veren icra kurulundan veya bir kişiden kurulabilir. Bir kişiden oluşan yönetim, onun kurucularından seçilmeyebilir.
    Yönetim Kurulu ;
    1)    Müdüriyet;
    2)    Gözetleme Kurulu
    Mevzuatlarda  veya şirket kurucularının genel toplantı kararı ile belirlenen  başka da şekillerde kurulabilir.
    3. Şirket Yönetim Kurullarının yetkisi, onların seçilme (tayin edilme) tertibi ve onların alması gereken kararları, Medeni Kanuna ve ortakların meclis  evraklarına uygun şekilde gerçekleşmelidir.
    4. Şirket finansman hesaplarını kontrol etme veya doğruluğunu onaylama amacıyla şirketin mülkiyeti ile ilgili olmayan muhasebe  uzmanlarına veya katılıcı iç finanse uzmanlarına baş vurabilir.
    Şirketin muhasebe  kontrolü şirketin bir yada birkaç kurucusunun  talebine göre, şirket hesabından istediği vakitte  gerçekleşebilir. Şirket faaliyetinin finanse kontrolü, düzeni, mevzuatlara ve ortaklar meclis evraklarına göre yapılır.

    Madde 61.Şirket Kurucularının Hakları ve Yükümlülükleri

    1.Şirkete Kurucuları;
    1)    Meclis evraklarında belirlenen düzenle şirket faaliyetlerinin yönetilmesine katılma;
    2)    Şirket faaliyetleri hakkında bilgi edinme ve meclis evraklarında belirlenen tertiple şirket evrakları ile tanışma;
    3)    Kârı paylaşma hakkına sahiptir. Meclis evraklarının bir yada birkaç katılımcısını kârı paylaşmadan men etmeye yönelik yapılan tüzükleri geçersizdir.
    4)    Şirket tasfiyesi durumunda kredi verenlerle hesaplaştıktan sonra, geride kalan şirket mülkiyetindeki payına göre mülkün belirli kısmını yada onun para karşılığını alma ;
    5)    Şirket mülkiyetindeki yatırımına göre kendi payının para karşılığını geri alarak, eğer meclis evraklarında başka türlü belirtilmediği durumda, belirli düzene göre şirketten çıkma hakkına sahiptir.  Şirkete katılımcıların mevzuatlarda veya meclis evraklarında belirlenen başka da hakları olabilir.
    2. Şirket Kurucuları:
    1) Meclis evraklarınca belirlenen talepleri yerine getirmek:
    2). Meclis evraklarında belirtilen tertip, ölçü, yöntem ve sürelere göre yatırım yapmak:
    3) Şirket ticari gizlilik diye tanıyan bilgileri aşığa vurmamak zorunda.
    Şirket kurucuları meclis evraklarında belirlenen başka da yükümlülükleri yerine getirmelidir.

    Madde 62. Şirketleri Yeniden Kurma

    1)    Şirketler mevzuatlarda belirlenen düzen ve tertibe göre, kurucuların genel toplantı kararı ile şirketin bir türünden ikinci bir türüne veya bir işletme türü olarak ta yeniden kurulabilir.
    2)    Tam  şirket veya anonim şirket, limitet şirket, ek limitet şirket olarak yeniden kurulduğu durumlarda hisse senetli şirket yada anonim şirket, limitet şirket, ek limitet şirket kurucusu olan her bir tam kurucu tam şirketten veya komandit şirketten  anonim şirkete, limitet şirkete veya ek limitet şirkete geçen taahhüde göre, iki yıl boyunca kendine ait mülki karşılığında parasal konumda sorumlu olacak. Eski tam şirket kendine ait payı mülkiyetinden çıkarması bu tür sorumluluktan alıkoyamaz.

    BÜTÜN ŞİRKET

    Madde 63. Bütün  Şirket Hakkında Esas Kaideler
    1.    Bütün şirket mülkünün yetersiz olduğu durumunda, katılımcılar şirket taahhüdüne göre, kendine ait bütün mülk karşılığında  ortak taahhüt üstlenen şirkete bütün şirket denilir.
    2.    Kişi tek bir bütün şirket katılımcısı olabilir.

    Madde 64. Bütün Şirketin Sermayesi  
    1.    Bütün şirket sermayesinin miktarını onun katılımcıları belirler, fakat o mevzuatlarda belirlenen asgarî miktardan az olmamalıdır.
    2.    Bütün şirketin sermayesini azaltmak, ancak onun bütün kredi verenlerini bilgilendirdikten sonra gerçekleşecek. Bu konuda kredi verenler ilgili taahhüdü vaktinden önce durdurma ve zararın ödenmesini talep etme hakkına sahiptir.
    Sermayenin burada belirlenen tertibi bozarak azaltıldığı durumlar,  ilgili     kişilerin şikayeti üzerine mahkeme kararı ile bütün şirketin tasfiyesine neden olur.

    Madde 65. Bütün Şirket  Faaliyetini Yürütme
    1.    Bütün şirketin yüksek kurulu, katılımcılarının genel toplantısıdır. Bütün şirketin iç meseleleri ile ilgili karar bütün kurucuların genel anlaşmasına göre alınır. Şirket meclisinde katılımcıların çoğunluk kabulü ile karar alınan durumlar olabilir. Eğer meclis antlaşmasında onun katılımcılarının oylama neticelerini belirlemenin başka türü getirilmedi ise, bütün şirket katılımcısı bir oyla katılacak. Meclis antlaşmasında katılımcılar oyu onların sermaye yatırımındaki payına göre belirlenebilir.
    2.    Bu maddenin 1. Paragrafındaki kaideleri dikkate alınarak bütün şirketi yönetmeni şirketin icra kurulu gerçekleştirecek. Yönetim kurulu türleri, kurulma tertibi ve onların yetkisi meclis evraklarında belirlenecek.
    3.    Bütün şirkete katılımcı diğer katılımcıların muvafakati olmadan kendi adına veya üçüncü bir taraf  için şirket faaliyeti ile aynı konumda  aynı sözleşme yapmaya hakkı yoktur. Bu  tüzük ihmal olduğunda şirket kendi isteğine göre bu tür katılımcılardan şirkete gelen zararı ödetme veya bu tür sözleşmelerden elde edilen bütün kârın şirkete teslim edilmesini talep etme hakkına sahiptir.  
    4.    Şirket işlerini yürütmede görevli bütün şirket kurulu bütün kuruculara onların talebi üzerine kendi faaliyeti hakkında bütün bilgilendirmek zorunda.
    5.    Vekaleti olmasa bile ortak menfaat için hareket eden katılımcı, onun hareketini diğer katılımcılar kabul etmediği durumda, eğer kendi hareketinden dolayı sermaye değeri yönünden  şirket zararından  fazla mülkü koruduğunu veya satın aldığını ispatladığı durumda, şirketten kendisine gelen zararın ödenmesini talep etme hakkına sahiptir.

    Madde 66. Bütün Şirkete Katılımcı Payının (Payının Belli Bir Kısmının) Başka Birilerine Geçmesi

    1.    Bütün şirkete katılımcı kendi payını (payından bir kısmını) onun başka katılımcılarına veya üçüncü birilerine ancak diğer bütün katılımcıların muvafakati ile verebilir.
    2.    Katılımcı payı yada (payının bir kısmı) üçüncü bir tarafa verildiği durumda bununla birlikte bütün şirketten ayrılan katılımcıya ait hukuklar ve taahhüt bütünü ile ona geçecek.
    3.    Bütün şirketin katılımcısı vefat ettiği durumda bütün katılımcılarının muvafakati ile hukuki vâris şirkete girebilir.
    4.    Hukuki vâris katılımcısının bütün şirket karşısındaki borçlarına göreve şirketin üçüncü taraf karşısındaki bütün şirket faaliyeti sırasında ortaya çıkan borçları için de sorumlu olur.
    5.    Hukuki vâris şirkete katılımcı olmaktan vaaz geçtiği durumda   veya hukuki vârisi şirkete kabul edilmediği durumda, ona katılımcının vefat ettiği gün belirlenen şirket mülkiyetindeki payı, hukuki veraset yoluyla kendine ödenecek.
    Bu konuyla ilgili meclis evraklarında (tüzük) belirtilen süre içerisinde meclis antlaşmasında (tüzük) sözü geçen şirket mülkünün miktarı azaltılacak, fakat bu işlem üç aydan gecikmemelidir.

    Madde 67. Katılımcının Bütün Şirketten Ayrılması

    1.    Bütün şirketin katılımcısı onun diğer katılımcılarına veya meclis evraklarında belirtilen süreden geç kalmadan, önceden bildirme şartı ile, şirketten istediği zaman ayrılabilir.
    2.    Eğer katılımcı ayrıldığı vakitte bütün şirket faaliyetin sürdürüyor ise, onun ayrıldığı tarihte yapılan bilançoya göre, ayrılan katılımcıya şirket mülkündeki payı miktarındaki yatırımına eşit durumda  ödeme yapılır.  Katılımcıların talebine göre ve şirketin muvafakati ile şirkete yatırdığı yatırımı tamamen veya kısmen geri verilebilir. Ayrılan katılımcıya onun şirkette bulunduğu süre içerisinde şirketin bu süre içerisinde elde eden kârının ona ait kısmı ödenir.
    Şirket katılımcısının faydalanmak için veren mülkü prim ödenmeden eşya şeklinde geri verilir.

    Madde 68. Katılımcını  Şirketten Çıkarma

    1.    Bütün şirkete katılımcılar diğer katılımcıların tamamının kararı ile ona geçerli nedenler olduğunda, net olarak belirtsek, onun (onların) görevini ihlal etmesi veya iş yapma yeteneği olmadığı durumda katılımcıların birini veya birkaçını şirketten mahkeme tertibi ile çıkartmayı talep etme hakkında sahip.
    2.    Bütün şirketten çıkartılan katılımcıya, bu Kanunun 67.maddesinin 2.paragrafında belirtilen tertibe göre mülkünün belirli kısmının karşılığı ödenir.

    Madde 69. Katılımcının  Şirketten Kendi Payını Geri Almak İçin Talepte Bulunması

    1.    Katılımcının şirketteki  kendi borçlarına göre, payını geri almak için dâva açması, borçları ödemek için onun başka mülkü yetersiz olduğu durumda mümkün olur. Bu tip  katılımcıya kredi verenler şirketten şirket mülkiyetinden ödenek ödettirmek amacıyla borçlunun şirket sermayesindeki payına denk mülke dava açmaya haklı. Kredi verenlerin şirketin sermayesinden ödenecek pay yada onun para karşılığı şeklinde bu payı ödettirme hakkındaki talepleri üzerine yapılan bilançoya göre açıklanır.
    2.    Katılımcının şirket mülkiyetindeki payından kendine ait kısmını ödettirmesi onun şirkete katılımcı fonksiyonunu  kaldırır ve Medeni Kanunun 70, 71.maddesinde belirlenen durumları meydana getirir.

    Madde 70. Katılımcıların Şirketin Borçları ile ilgili  Sorumlulukları

    1.Şirket tasfiye olduğu durumda, onun bütün borçlarını ödemek için şirket mülkü yetmezse, şirket için yetmeyen kısmını ona katılımcılar kendi mevzuatlarına uygun olarak, kendilerine ait ödenek ödemek için dava açmaya ilgili mülkleri ile ortak sorumluluk altına giriyor.
    Şirket katılımcısı şirket borcuna göre, eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, kendisi katılımcı olana kadar veya sonra olduğuna bakmaksızın aynı şekilde sorumlu olur.
    2.    Şirket mülkündeki kendi payından fazla şirket borcunu ödeyen katılımcı, şirket mülkündeki kendi payı miktarında sorumluluk taşıyan diğer de katılımcılara ait bölüğün geri talep etme hakkına sahip.
    3.    Şirketten kendi isteği ile ayrılan veya şirketten mahkeme kararı ile çıkartılan katılımcı, veya vefat eden katılımcının şirkete girmekten vaaz geçen vârisi şirketten kendileri ayrılıncaya kadar yürürlülükte olan şirket yükümlülüklerine göre şirketin kendileri şirketten ayrıldığı yıl içerisindeki faaliyeti hakkında hesaplaşma onaylandıktan sonra daha iki yıl boyunca devam edecek.
    4.    Kendi payını bir katılımcıya veya üçüncü tarafa verme yoluyla , şirket mülkünden kredi veren ödenen ödettirerek şirketten çıkan katılımcı  ve vefat katılımcının diğer katılımcılar şirkete kabul etmekten vaaz geçen varisi şirket yükümlülüklerini taşımaz.
    5.     Şirket tasfiye olduktan sonra katılımcılar şirket tasfiye olan tarihten itibaren iki yıl boyunca şirketin tasfiye olunan tarihine kadar süren vakitte ortaya çıkan şirket yükümlülüklerini taşır.
    6.    Şirketin bu maddede belirtilen yükümlülüklerine göre kendi sorumluluk tertibini değiştiren katılımcıların muvafakati geçersizdir.

    Madde 71.Şirketin Tasfiyesi

    1.    Şirket bu Kanunun 9.maddesinde gösterilen nedenlerden başka,şirkette bir tek katılımcı kaldığı durumda, on altı ay içerisinde şirketi yeniden kurmadı ise veya yeni katılımcılar kabul etmedi ise de tasfiye olunur.
    2.    Şirkete katılanlardan bazıları ayrılırsa veya vefat ederse, onlardan biri kayıp olursa, hukuki salahiyeti kaldırılmış veya sınırlanmış yada iflas oldu ise veya kredi veren kredi verenlerden biri şirket  sermayesinden katılımcıya ait payından veya onun payına denk ölçüde ödenek ödettirse, eğer o, şirketin meclis evraklarında belirtilmişse veya diğer katılımcıların muvafakati olursa şirket faaliyetine devam edebilir.
    3.    Eğer katılımcıların biri bu maddenin 2.paragrafında belirtilen nedenlerden dolayı şirketten ayrıldığı durumlarda, şirketin sermayesindeki başka da katılımcıların payları, meclis evraklarında başka türlü gösterilmedi ise, onlarım yatırımlarına oranla artar.

    3.    KOMANDİT ŞİRKET

    Madde 72. Komandit Şirket Hakkında Genel Kaideler
    1. Şirket yükümlülüklerine göre kendine ait bütün mülkü ile (bütün ortakları) ek sorumluluk taşıyan bir yada ondan da çok katılımcıları ile birlikte ve şirket mülkiyetine yatıran yatırımı oranında sınırlı sorumluluk  taşıyan ve işletme faaliyetine katılmayacak olan  bir  yada birkaç katılımcıdan oluşan   şirkete komandit şirket denilir.
    2. Komandit şirkete katılan ortakların hukuki tertibi ve onların şirketteki yükümlülüklerine göre sorumlulukları komandit şirketin katılımcıları hakkındaki  tüzükle belirlenir.
    3. Şahıs sadece bir tek komandit şirketin bütün ortağı olabilir.
    Komandit şirketteki bütün ortak komandit şirketin katılımcısı olamıyor.
    4.    Komandit şirketine, bu Kanunun komandit şirketi hakkındaki tüzüğüne aykırı olmayacağından, bu Kanunun bütün şirket hakkındaki tüzüğü kullanılır.

    Madde 73. Komandit Şirket Yatırımcısı
    1.    Komandit Şirketin yatırımcısı ilk yatırımını ve ek yatırımlarını meclis evraklarında belirtilen ölçü, yöntem ve düzene göre yatırmak zorundadır.
    2.    Komandit şirket yatırımcısının;
    1)    Şirket kârından şirket sermayesindeki kendine ait payını meclis evraklarında belirtilen düzene göre alma;
    2)    Şirketin yıllık hesabı ve bilançosu ile tanışma, onların doğru yapılıp yapılmadığının kontrol etme imkanının sağlanması talebine bulunmak;
    3)    Şirket sermayesindeki kendi payını veya onun belli bir kısmını mevzuatlarda veya şirketin meclis evraklarında belirtilen düzene göre, başka yatırımcıya veya üçüncü tarafa verme hakkına sahip. Yatırımcının kendi payını başka birilerine tamamı ile devir etmesi, onun şirkete katılımını durdurur;
    4)    Maliye  yılı sona erdiğinde şirketten çıkma ve kendi yatırımını meclis evraklarında belirtilen düzene göre geri alma hakkına sahip;
    Şirketin meclis evraklarında  yatırımcının başka da hakları belirtilebilir.
    Şirket yatırımcıları için, Medeni Kanundan ve başka da mevzuatlarda belirtilen hukuklardan vaaz geçmesi veya onların sınırlandırılması, özellikle yatırımcılar ve bütün şirketin onayı ile sınırlandırılma geçersizdir.
    3.     Eğer yatırımcı komandit şirketin menfaati uğruna, ilgili vekalet olmadan sözleşme yaparsa, onun hareketlerini
    şirket kabul ettiği durumda sözleşmeye göre, o şahıs kredi verenlerin karşısında bütün olarak sorumlu olur. Eğer o şirket tarafından kabul edilmezse, yatırımcı üçüncü taraf karşısında kanunen bütün mülkü ile sorumlu olur.

    Madde 74. Komandit Şirketin Sermayesi

    1    Komandit şirketin sermayesi onun katılımcılarının yatırdığı yatırımdan oluşur. İşletme sürecinde onun sermayesi değişebilir. Yatırımcıların yatırımlarını hesaba katmadığında, komandit şirket sermayesi  bütün şirketlerin komandit şirketin mülkündeki payını belirler.
    2    Sermayenin miktarını komandit şirketin bütün şirketleri belirler ve o, mevzuatlarda belirlenen en asgari miktardan az olmamalı. Yatırımcılar payının toplam miktarı komandit şirket sermayesinin %50 aşmamalıdır.
    3.    Komandit şirketin sermayesi onun bütün kredi verenlerine bildirildikten sonra azaltılır. Kredi verenler bu konuda ilgili yükümlülüklerin vaktinden önce durdurulmasını veya yerine getirilmesini ve kendilerine gelen zararın ödenmesini talep etme hakkına sahip. Bu maddede belirlenen disiplini bozarak, sermayenin azaltılması , ilgili kişilerin şikayeti üzerine mahkeme kararı ile komandit şirketin tasfiyesine neden olur.

    Madde 75. Komandit Şirketin Yönetilmesi.

    Komandit şirketin yönetilmesini bütün şirketler  gerçekleştirir. Komandit şirket faaliyetini onun bütün şirket ortaklarının yönetme ve işletme tertibini onlar bütün şirket tüzüğüne göre belirler. Yatırımcıların komandit şirketi yönetmeye katılmaya , vekaleten yada şirket adına hareket etmeye hakkı yok. Komandit şirket yatırımcılarının, şirket faaliyetini yönetme konusunda   bütün şirketleri tanımama hakkına sahip değildir.

    Madde 76. Komandit Şirket Faaliyetinin Durdurulması

    Komandit şirket,  ona katılımcı bütün yatırımcılar oradan ayrıldığında faaliyetini durdurur. Bütün şirket ,komandit şirketi tasfiye etme yerine, onu bütün şirket olarak yeniden tesis etme hakkına sahiptir. Komandit şirket de ,bütün şirket için belirlenen nedenlerden dolayı da, aynı şekilde tasfiye edilebilir.
    3.    Yatırımcılar komandit şirket tasfiye olunduğunda onun kredi verenlerinin talepleri yerine getirildikten sonra geride kalan şirket mülkünden yatırımlarını geri almada bütün şirket karşısında ayrıcalık hakkına sahip. Komandit şirketin geride kalan mülkü bütün şirket ve yatırımcıları arasında, eğer mevzuatlarda başka türlü belirlenmezse, onların komandit şirkete yatırdığı yatırımlarına göre paylaştırılır.

    4.LİMİTET ŞİRKET.

    Madde 77. Limitet Şirket Hakkında Genel Kaideler
    1.    Bir yada birkaç kişinin kurduğu, sermayesi meclis evrakları ile belirlenen miktarda paylaştırılan şirket , limitet şirket denilir; limitet şirkete katılımcılar onun yükümlülüklerine göre cevap vermiyor ve şirket faaliyeti ile ilgili olarak zararlara kendilerinin kattığı yatırımın değeri miktarında tevekkül eder. Limitet şirketin yatırımlarının tamamını yatırmayan katılımcıları şirket yükümlülüklerine göre her katılımcının yatırım yapmayan kısmının değerinde ortak sorumlu olur.
    2.    Limitet şirkete katılımcıların sayısı otuzu aşmamalıdır. Başka türlü bir yıl içerisinde anonim şirket olarak yeniden kurulmaya, süre dolduktan , eğer katılımcıların sayısı otuza kadar azalmazsa, mahkeme kararı ile tasfiye edilmelidir. Limitet şirketin tek katılımcısı olarak bir tek şahıstan oluşan işletme ortağı olamaz.
    3.    Kendi katılımcılarının talebine göre,limitet şirket faaliyetine muhasebe kontrolü yapılmalıdır. Mevzuatlarda veya meclis evraklarında belirtilenler hariç, genel insanlar karşısında limitet şirketten hesap verme talep edilmez.
    4.    Limitet şirket, ona katılanların oy çoğunluğu neticesine göre, kendi istekleri ile tasfiye olabilir yada yeniden kurulabilir. Limitet şirketin tasfiyesi veya yeniden kurulmasının başka da esasları Bu Kanunla ve mevzuatlarda belirlenecek. Limitet şirket anonim şirket veya işletme kooperatifi olarak yeniden tesis edilebilir.
    5.    Limitet şirketin katılımcıları şirketin diğer katılımcılarının onayına bakmadan istediği vakitte şirketten ayrılabilir. Bu konuda , mevzuatlarda ve meclis evraklarında belirlenen tertip, yöntem ve sürede mülkün değeri şirketin sermayesindeki onun payına göre ödenmelidir.
    6.      Limitet şirketin hukuki kaidesi ona katılanların hakları ve yükümlülükleri bu Kanun ve mevzuatlarda belirlenecek.

    Madde 78. Limitet Şirketin Sermayesi

    1.    Sermayenin miktarını limitet şirketin katılımcıları belirler ve mevzuatlarda asgari miktardan az olmamalıdır.
    2.    Limitet şirketin sermayesini azaltmaya ve onun bütün kredi verenlerine bildirildikten sonra izin verilir. Bu konuda kredi verenler yükümlülüklerinin süresinden önce durdurulmasını veya yerine getirilmesini ve zararı ödemesini talep etmeye halkıdır.
    Bu maddede belirlenen disiplini bozarak , sermayeni azaltmak, ilgili kişilerin mahkeme kararı ile limitet şirketin tasfiyesine neden olur

    Madde 79. Limitet Şirketin Yönetilmesi
    1.Limitet şirketi yönetmek ve karar almak ve şirket adına hareket etmek bu Kanunun ve şirket tüzüğüne göre belirlenir.
    2. Limitet şirket katılımcılarının genel toplantısı aşağıdaki yetkilere sahiptir:
    1)    şirket tüzüğünü değiştirme, sermaye miktarını değiştirme
    2)    Şirketin icra kurulunu kurmak gerekliğinde geri çağırmak;
    3)    Şirketin senelik hesabı muhasebelik bilançosunu onaylamak; onun kâri ve zararını paylaşmak;
    4)    Şirketi yeniden kurulması veya tasfiyesi hakkında karar alma;
    5)    Şirketin kontrol komisyonunu seçmek
    Şirket tüzüğü ile genel toplantının huzuruna başka da meseleler  sunulabilir.
    Şirket katılımcılarının i genel toplantısının huzuruna dahil edilen meseleleri, şirketin icra kuruluna çözmek için veremez.

    Madde 80. Limitet Şirketin Sermayesindeki Payın Başka Birilerine Geçmesi

    1.    Limitet şirketin katılımcısı şirketin sermayesindeki kendi payını veya onun bir kısmını bu şirketin bir yada birkaç katılımcısına satmaya yada başka bir şekilde verme hakkı vardır.
    2.    Limitet şirket katılımcının kendi payını ( bir kısmını) üçüncü bir tarafa vermesi , eğer şirket tüzüğünde başka türlü belirtilmedi ise, mümkün. Limitet şirketin katılımcıları, eğer şirket tüzüğünde veya onun katılımcılarının sözleşmesinde ona katılanların payını satın alma hukukunun başka şekli belirtilmedi ise, bu payı ( onun bir kısmını) kendi pay oranının miktarına göre satın almada ayrıca hak tanınır. Eğer limitet şirket katılımcıları kendi ayrıcalıklarını kullanmazsa, katılımcının payı her türlü üçüncü tarafa verilebilir.
    3.    Eğer limitet şirket tüzüğüne uygun olarak payını( onun bir kısmını) üçüncü tarafa verme mümkün olmadığında, şirketin diğer katılımcıları onu satın almaktan vaaz geçerse, şirket katılımcısı onun fiyatı değerinde borç ödemeye veya  mülk şeklinde ödemek zorunda.
    4.    Limitet şirket katılımcısının payı, onun tamamını ödeyinceye kadar, onun ödeyen kısmı miktarında ayrılabilir.
    5.    Katılımcıya ait payı (yada bir kısmını) limitet şirketin kendisi satın aldığı durumda, onu başka katılımcılara veya üçüncü tarafa mevzuatlarda ve şirketin meclis evraklarında belirlenen süre, tertibe göre satma veya sermayesini azaltmak zorunda. Bu dönem içinde elde edilen kâri paylaşma, yüksek kurulda oy kullanma limitet şirketin satın alan payı hesaba katılmadan gerçekleşecek.
    6.    Eğer şirket meclis bu tip değişmeye ancak diğer şirket katılımcılarının muvafakati ile ruhsat edileceği belirtilmese, limitet şirketin sermayesindeki pay şirket katılımcısı olan şahısların vârislerine ve tüzel kişilerin hukuki vârislerine geçecek. Payın değişmesini kabul etmemek şirket katılımcısı vârislerine mevzuat ve şirket evraklarında belirtilen tertip ve durumlara göre payın değerine denk ödenek ödeme veya onların değeri karşılığında mülk şeklinde ödeme  yükümlülüğün meydana getirir.

    Madde 81. Limitet Şirket Katılımcılarının Ek Yatırımları

    Limitet şirket yüksek kurulunun kararına göre katılımcıların ek yatırım yapmaları gerektirilebilir. Bu konuda karar Limitet şirketin bütün katılımcılarının çoğunluk oyu ile kabul edilir.

    Madde 82. Katılımcını limitet Şirketten Çıkarma

    Katılımcı, limitet şirketten şirket kurulunun şikayeti üzerine mahkeme düzenine göre çıkartılır.

    Madde 83. Katılımcının Limitet Şirketteki Payına Göre Ödenek Ödettirme Durumu

    Katılımcının limitet şirketteki payına göre,  onun kendi borçlarına göre ödenek ödettirmeye izin verilemez. Limitet şirkete katılımcı kendi borçlarını ödemesi için, mülkü yetersiz olduğu durumda, kredi verenler borçlu-katılımcının payını belirlenen tertibe göre talep edebilir.

    5.    EK SORUMLULUĞU OLAN ŞİRKET

    Madde 84. Ek Sorumluluğu Olan Şirket Hakkında Genel Kaideler
    1.    Katılımcıları şirket yükümlülüklerine göre kendi şirket sermayesine kendi yatırımları karşılığında sorumluluk taşıyan ,bu yetersiz olduğu durumda, kendilerine ait mülk ve artan yatırımla sorumluluk taşıyan  şirket ek sorumluluğu olan şirket denilir.
    2.    Katılımcı sorumluluğunun sınır ölçüleri meclis evraklarında belirtilir. Katılımcıların biri iflas olduğu durumda onun şirketle ilgili sorumluluğu , eğer meclis evraklarında sorumluluk üstlenmenin başka türü belirlenmedi ise , diğer katılımcılar arasında onların yatırımlarına göre paylaştırılır.
    3.    Ek sorumluluğu olan şirkete, bu maddede başka türlü belirtilmediği için , bu kanunun Limitet şirket hakkındaki kaideleri kullanılır.

    6.    ANONİM ŞİRKET

    Madde 85. Anonim Şirket

    1.    Kendi faaliyetini gerçekleştirmek için kaynak çekme amacıyla hisse senedi çıkartan tüzel kişiler anonim şirket olarak tanımlanır. Anonim şirket hissedarı şirket taahhüdüne göre sorumluluk taşımaz, kendine ait hisse senedi  oranında şirket faaliyeti ile ilgili zararı yerine getirmeye tevekkül eder .
    2.     Anonim şirketin kendi katılımcılarının mülkü dışında ayrıca kendine ait mülkü oluyor, kendi yükümlülüklerine göre kendine ait mülk oranında sorumlu oluyor, katılımcıların yükümlülüklerinden sorumlu olmaz.
    Emekli yatırım birliği hissedarları, emekliliğin sağlanması hakkında mevzuatlarda belirtilen, şartlar ve tertiple Emekli Yatırım Birliği taahhüdüne göre ortak sorumluluk taşır.
    3    Mevzuatlarda başka türlü belirlenmediği durumda, Anonim şirket bir tek kişiden oluşabilir, yada bütün hisse senedinin bir tek kişiye geçmesi ile ortaya çıkan bir tek hissedardan oluşabilir.
    4.    Anonim şirketin hukuki hakları ve yükümlülükleri bu Kanuna mevzuatlara uygun belirlenecek. Devlet işletmesini özelleştirme ile kurulan anonim şirketlerin hukuki şartları kanunlarda belirlenir.
    5.    Mevzuatlarda belirlenen durumlarda, anonim şirket kurum ve kanun çerçevesinde ticari olmayan şirket olarak kurulabilir.

    Madde 86. Açık ve Kapalı Anonim Şirketler
    1.Ortakları kendilerine ait hisse senetlerini diğer ortakların muvafakati olmadan da istimlak edebilen anonim şirket açık anonim şirket olarak tanımlanır. Açık anonim şirket kendi çıkartan hisse senetlerini açık, gizli ve özel yöntemlerle  yerleştirebilir.
    2. Açık anonim şirket her yıl senelik hesap ve muhasebelik bilanço, kâr ve zararların hesabını , mevzuatlarda belirtilen düzende, yayımlamak zorunda.
    3.    Hisse senetleri kendi katılımcıları veya önceden belirlenen diğer kişiler arasında satılan anonim şirket gizli anonim şirket olarak tanımlanır.  Gizli anonim şirketin kendi çıkartan hisse senetlerini  kapalı yöntemlerle yerleştirmelidir.
    4.    Kendi hisse senedini satmak isteyen gizli anonim şirket hissedarı, hisse senetlerini kendinden başka anonim şirket katılımcısına , anonim şirketin kendisine sunmak zorundadır. Gizli Anonim şirket hisse senetlerinin satılma süreçleri, mevzuatlarca belirlenir.
    5.    Gizli anonim şirket katılımcı evrakları kendi hareketleri ile şirketin menfaatine zarar getiren katılımcıyı mahkeme kararına göre gizli anonim şirketten çıkartmak mümkün. Çıkartılan katılımcının hisse senetlerini şirket satın almak zorundadır.
    6.    Mevzuatlarda belirtilen sermaye miktarına uygun olmadığı için bankalar, kurumlar ve sigorta kurumlarının hisse senetleri zorunlu olarak satın alma şartları ve nedenleri  kanunen tespit edilebilir.

    Madde 87. Anonim Şirket Ortaklarının Meclis Evrakları

    1.    Meclis evrakı ve bir katılımcısı olan anonim şirket tüzüğü şirketin meclis evrakları olarak tanımlanır. Anonim şirketin meclis evrakı noter tarafından onaylanmalıdır.
    2.    Anonim şirketin meclis sözleşmesini katılımcılar yapar. Anonim şirket meclis evrakı bu Kanun ve başka da mevzuatlarda belirlenen bilgileri içermelidir.
    3.    Anonim şirketin tüzüğünü  katılımcıların meclisi onaylar.

    Madde 88. Anonim Şirketin İlan Edilen ve Çıkartılan (Ödenen)  Sermayesi

    1. Anonim şirketin sermayesi çıkartılan hisse senedinin nominal değerine denk ve aynı para birimi ile belirtilmelidir. Anonim şirket ilan edilen hisse senedini kısmen yada tamamını çıkartabilir. Anonim şirketin ilan edilen açık yöntemle hisse senedinin ilan edilen miktarının tamamının yerleştirilmemesi şirket sermayesinin azalmasına neden olamaz.

    2. Şirketin çıkartılan (ödenen) sermayesi çıkartılan hisse senedinin nominal değerinde olur.     
    Anonim şirketin ilan edilen ve çıkartılan(ödenen) sermayesinin teşekkül etme tertibi kanunen tespit edilir.

    Madde 89. Anonim Şirketin İlan Edilen ve Çıkartılan (Ödenen)  Sermayesinin Artması
    1.  Anonim şirket hissedarların genel meclis kararına göre hisse senedinin değerini artırmak veya ek hisseler çıkartma yöntemi ile şirket sermayesini artırma hakkına sahiptir. Anonim şirketin sermayesini artırma tamamen ödendikten sonra gerçekleşir.
    2. Yardımcı hisse çıkartma yardımcı emisyon esasında gerçekleşir. Yardımcı misyon hissedarların genel meclisi ilgili kararı aldıktan sonra ve mevzuatlarda belirlenen tertiple yetkili kurumlarda emisyonlar kayıt olunduğu durumda yapılır. Anonim şirketin zararını kapatma amacı ile emisyon çıkartma hakkı yoktur, mevzuatlarda belirlenen durumlar hariç.
    3. Anonim şirket tüzüğünde bu anonim şirket çıkartan hisse senedini satın almak için oy kullanacak hisse senedi olan hissedarların ayrıcalık hakları belirlenebilir.
    Şirketin ilan edilen yada çıkartılan sermayesinin artırma tertibi mevzuatlarda belirlenir.

    Madde 90. Anonim Şirketin İlan Edilen ve Çıkartılan (Ödenen)  Sermayesini Azaltmak
    Anonim şirketin ilan edilen ve çıkartılan (ödenen)  sermayesini azaltılma durumu, mevzuatlarda belirlenen düzene göre gerçekleşir.

    Madde 91.  Değerli kağıtlar Çıkarma ve Yerleştirme
    Anonim şirketler tarafından çıkartılan değerli kağıtlar türleri, mevzuatlarda belirlenir.
    Anonim şirketler sadece isme muharrer  hisse senetlerini çıkartabilir.
    2. Anonim şirketler hisse senetlerini aşağıdaki yöntemlerle yerleştirirler:
    Kapalı: şirket içi katılımcıları veya önceden belirlenmiş belirli çevredeki şahıslara;
    Özel: İhtisas sahibi yatırımcıları ortasında;
    Açık: İhale yöntemi ile ve  mevzuatlarda belirlenen değerli kağıtlar piyasasına göre serbest satış yoluyla geniş çevreye sunma   
    Anonim şirket emisyonlarının özellikleri, ve onların yerleştirilmesi değerli kağıtlar piyasası  mevzuatlarında belirlenir.
    3. Anonim şirketler şirket mülkiyeti ile  ipotek olunan, üçüncü şahıs garantisi ile tahvil çıkartabilir.  Anonim şirket kupon ve ıskonto tahvillerini  çıkartabilir . Tahvil çıkartma tertibi ve şartları değerli kağıtlar piyasası mevzuatlarında belirlenir.
    4. Geliri değerli kağıtlar şeklinde ödemenin türü , yöntemi ve  şartları anonim şirket tüzüğünde veya mevzuatlarda belirtilen değerli kağıtlar özelliklerine göre tespit edilir.
    5.Anonim şirket kâr hissesini ödeme neticesinde şirket sermayesini azalttığı durumda , şirket kâr hissesini ödeme hakkına sahip değildir.
    Anonim şirketlerin kâr hissesini ödemesine izin vermeyen başka da nedenler ve hisse çıkarma şartları mevzuatlarda belirtilir.
    6. Anonim şirket  mevzuatlarda belirtilen şekilde müştak değerli kağıtlar, tahvil hissesi çıkartabilir.

    Madde 93. Anonim Şirketi Yeniden Kurma

    1.    Anonim şirket katılımcılar meclisinin kararına göre yeniden kurula veya tasfiye edilebilir. Anonim şirketi yeniden kurma veya tasfiyesi nedenleri bu Kanunla ve diğer mevzuatlarda belirlenir.
    2.    Anonim şirket ek sorumluluğu olan limitet şirket veya işletme kooperatifi  olarak yeniden kurulabilir.

    7. ESAS ŞİRKETİN ŞUBELERİ VE ONLARA BAĞLI OLAN ŞİRKETLER
    Madde 94. Şirkete Bağlı Olan Şubeler
    1. Esas anonim şirket sermayesinin üstün   katılımcı ayrıcalığına sahip  yada onların arasında yapılan antlaşmaya göre, yada esas kurum tarafından alınan kararları başka türlü belirleme imkanına olan şirketlere bağlı anonim şirketler  denilir.

    2.     Bağlı olan anonim şirket esas bağlı olan anonim şirket borçları ile ilgili sorumluluk taşımaz.  
    Bağlı olan şirketle sözleşmeli esas şirket onun için zorunlu olan emir verme hakkına sahip, bağlı olan şirket bu tip emirleri yerine getirmek için bağlı olan şirketle yaptığı  sözleşmeye göre onunla birlikte parasal sorumluluk taşır.
    Bağlı olan şirket esas şirket yüzünden iflas olduğu durumda  esas şirket onun borçlarına göre sorumluluk taşır.
    3.    Bağlı olan şirket katılımcıları (hissedarları) esas şirketten onların suçundan bağlı anonim şirkete getirilen zararı , mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, ödemesini talep etme hakkına sahip.
    4.    Bağlı olan şirket kaidelerinin bu maddede belirtilmeyen özellikleri anonim şirket hakkında ve tekel faaliyetini sınırlama hakkında mevzuatlarda belirlenir.

    Madde 95. Ana Şirkete Bağlı Anonim Şirket

    1.    Eğer anonim şirketin hissesinin   %20’den fazlası başka katılımcı tüzel kişiye ait olursa , o tabii anonim şirket olarak tanımlanır.
    2.    Ayrıcalıklı (katılımcı) tüzel kişi tabii anonim şirket hissesinin belli kısmını satın aldığı hakkında belgeyi evraklarına belirtilen düzene göre, hemen yayımlamak zorunda.
    3.    Anonim şirketlerin karşılıklı sermayelerine katılması, eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, her sermayenin % 20’den fazla  olmamalıdır. Karşılıklı sermayesine katılımcı anonim şirketler başka şirket hissedarlarının genel toplantısında %20’den fazla oy kullanamaz.
    4.    Tabii ve karşılıklı sermayesine yatırım yapan anonim şirketlerin bu maddede belirtilmeyen özellikleri anonim şirket hakkında ve Tekel Faaliyetinin Sınırlanması Hakkında mevzuatta belirlenir.

    III. İŞLETME KOOPERATİFİ

    Madde 96. İşletme Kooperatifi Hakkında Genel Kaideler
    1.    Katılımcıların  bizzat kendi emek katılımı ve  onların mülkiyet yatırımlarını birleştirme esasında, kendi istekleri ile ortak işletme faaliyetine dayandırılan birliğe işletme kooperatifi denilir.
    2.    Kooperatif üyeleri ikiden fazla olmamalıdır.
    3.    İşletme kooperatifi üyeleri kooperatif  taahhüdüne göre İşletme Kooperatifi Hakkındaki Kanunda belirtilen ölçü ve tertip boyunca ek (yardım etme ) olarak sorumlu olur.
    4.    İşletme kooperatifi ve onun üyelerinin hukuki durumu bu Kanunun, tüzüklerine göre düzenlenir.

    Madde 97. İşletme Kooperatifinin Tüzüğü

    İşletme Kooperatifinin Tüzüğünde, Medeni Kanunun 41. Madde, 5. Paragrafında belirtilen bilgiler dışında, kooperatif üyelerinin yatırım miktarı hakkında; kooperatif üyeleri ve yatırım tertibi ve onların yatırım disiplinini bozduğu için verilecek ceza türleri; kooperatif faaliyetine onun üyelerinin emekleri ile katılma niteliği ve tertibi ve onların kendi emekleri ile katılma disiplinini bozduğu için verilen ceza türü ; kooperatif kâri ve zararını paylaşma tertibi; kooperatifin yönetimi ve yetkisi; onların aldığı kararlar ve çoğunluk oyla kabul edilen kararlar ve onların çözümü hakkında kaideler olmalıdır.

    Madde 98. İşletme Kooperatifi Mülkü

    1.    İşletme kooperatif mülkiyetine ait mülk kooperatif tüzüğüne göre, kooperatif üyelerinin yatırımları payı oranında olur. Yatırım kooperatif mülkiyetindeki işletme kooperatif üyesi payıdır.
    2.    Kooperatif kârı onun üyeleri arasında, eğer kooperatif tüzüğünde başka türlü belirtilmedi ise, onların emek katılımına göre paylaştırılır.
    3.    İşletme kooperatifi tasfiye olunan veya orada kooperatif üyesi ayrıldığı durumlarda, ayrılan kooperatif üyesi  işletme kooperatifinin mülkünden kendi yatırımına göre kendi payını alma hakkına sahiptir.

    Madde 99. İşletme Kooperatifini Yönetmek

    1.İşletme Kooperatifini Yönetme Yüksek Kurulu onun üyelerinin genel meclisidir.
    İşletme kooperatifinde  kooperatifin icra organlarının faaliyetine kontrolü gerçekleştiren Gözetleme Kurulu kurulabilir. Gözetleme Kurulu üyelerinin işletme kooperatifi adına hareket etmeleri yasaktır.
    Müdür veya kooperatif başkanı kooperatifin icra organlarıdır. Onlar kooperatif faaliyetine günlük kontrolü gerçekleştirir ve Gözetleme Kurulu ve Kooperatif üyelerinin genel toplantısında hesap verir.
    Sadece kooperatif üyeleri Gözetleme Kurulu  ve İşletme Kooperatifi üyesi olabilir. Kooperatif üyesi aynı anda Gözetleme Kurulu  ve Yönetim Kurulu üyesi olamaz.
    2. İşletme kooperatif Yönetim Kurulunun yetkisi, onların karar alma ve kooperatif adına hareket etme tertibi mevzuatlarda ve meclis evraklarında belirlenir.
    3. İşletme Kooperatif üyelerinin genel toplantısının ayrıca yetkisi şunlardır:
    1.)    Kooperatif tüzüğünü değiştirme;
    2.)    İcra, Teftiş  ve Gözetleme Kurulunun üyelerini geri çekme;
    3.)    Kooperatif üyeliğine kabul etme ve çıkarma;
    4.)    Senelik rapor ve kooperatifin muhasebelik bilançosunu onaylama  ve kâr ve zararı ayırma ;
    5.)    Kooperatifi yeniden kurma veya onun tasfiyesi kararını alma;
    Genel toplantının ayrıca yetkisine mevzuat ve meclis evraklarında başka da meseleleri dahil edebilir.
    Genel toplantının veya kooperatifin Gözetleme Kurulunun ayrıca yetkisin dahil olan meseleleri onlar kooperatifin icra organlarının huzuruna veremez.
    4. Genel toplantı kararlar aldığı vakitte kooperatif üyesi tek bir oy kullanabilir.

    Madde 100.İşletme Kooperatifi Üyeliğinin Kaldırılması

    1.    İşletme Kooperatifi üyesi kooperatiften kendi isteği ile ayrılabilir. Bu konuda ilgili şahıs yatırımı ödemeli yada ona geri ödenmeli ve tüzükte belirlenen tertibe göre, başka da ödemeleri gerçekleştirebilir.
    İşletme Kooperatifinden ayrılan üyeye ödeme ve diğer mülk finansman senesi tamamlanıp, kooperatifin muhasebelik bilançosu onaylandıktan sonra yapılır.
    2.    İşletme Kooperatifi üyesi kendine kooperatif tüzüğüne göre yükümlülükleri yerine getirmediği veya  yeteri kadar yerine getirmediği durumlarda ve mevzuat ve meclis evraklarında belirtilen başka da durumlarda genel toplantının kararına göre kooperatiften çıkartılabilir.
    İşletme Kooperatifi üyesi benzer kooperatife üye olduğu için genel toplantı kararına göre çıkartılabilir.
    İşletme Kooperatifin kooperatiften ayrılan üyesi  kendi ödeneğini ve bu maddenin  1.paragrafına uygun kooperatifin tüzüğünde belirtilen başka da ödemeleri geri alma hakkına sahip.
    3.    İşletme Kooperatifi üyesi kendi ödeneğini veya onun bir kısmını: eğer mevzuatlarda ve meclis evraklarında başka türlü belirtilmedi ise, kooperatifin başka bir üyesine verebilir.
    İşletme Kooperatifi üyesi olmayan şahısa ödenek yapılma ( yada bir kısmını)  ancak kooperatif muvafakati ile gerçekleşir. Bu konuda kooperatifin başka da üyeleri bu tür ödeneği( onun bir kısmını) satın almada üstünlüğü kullanır.
    4.    İşletme Kooperatifi üyesi vefat ettiği durumda eğer kooperatif tüzüğünde başka türlü belirtilmedi ise, onun vârisleri kooperatif üyeliğine kabul edilebilir. Bu konuda kooperatif vârislere kooperatifin vefat eden üyesinin mülk payına göre ödeme yapar.
    5.    İşletme Kooperatifi üyesinin ödeneğinden onun şahsi borcunu ödetme imkanına ,  onun bu borcunu mevzuatlar ve kooperatif meclis evraklarında belirlenen tertibe göre, kapatmak için ancak başka mülkü yetmediği durumda izin verilir.

    Madde 101. İşletme Kooperatifin Yeniden Kurma veya İşletme Kooperatifinin tasfiyesi

    1.    İşletme Kooperatifi kendi üyelerinin genel toplantısının kararına göre yeniden kurulması veya tasfiye olunması mümkün.
    İşletme Kooperatifin yeniden kurma veya tasfiyesinin başka da nedenleri ve tertibi Medeni Kanunda ve diğer mevzuatlarda belirlendi.
    2.    İşletme Kooperatifi kendi üyelerinin çoğunluk oyu ile iktisadi şirket olarak yeniden kurulabilir.

    IV. DEVLET İŞLETMESİ

    Madde 102. Devlet İşletmesi Hakkında Genel Kaideler
    1.    Devlet işletmesine:
    1)    İktisadi yetki hakkına dayalı;
    2)    Tesirli yönetime dayalı ( hazine)  işletmeler dahil olur.
    2.    Devlet işletmesinin mülkü,  bölünmez ve onu yatırımlara  ( pay, ödenek) göre işletme görevlileri arasında paylaşılamaz.
    3.    Devlet işletmesinin şirket isminde onun mülkinin sahibi gösterilmelidir.
    4.    Devlet işletmesinin organı vekaleten devlet organının kararı ile tayin edilir.
    5.    Devlet işletmesinin yöneticisin  vekaleten devlet organı tayin eder ve yönetici onun huzurunda hesap verir.
    6.    Devlet işletmesinin tasfiyesi ve yeniden kurulması onun katılımcılarını kararına göre gerçekleşir.
    7.    Devlet işletmesinin hukuki kaideleri Medeni Kanununda ve başka da mevzuatlarda belirlenir.

    Madde 103. İktisadi Yetki Hakkına Dayalı İşletme
    1.Katılımcılarının tasdik ettiği iktisadi yetki hakkına dayalı işletme tüzüğü onun meclis evrakıdır.
    2. iktisadi yetki hakkına dayalı işletme kendi yükümlülüklerine göre, kendilerine ait bütün mülkü karşılığı  sorumluluk üstlenir iktisadi yetki hakkına dayalı işletme devlet taahhüdüne göre sorumluluk taşımaz.
    Medeni Kanunun 44.maddesinin 3. Paragrafında belirtilen konular dışında, devlet  İktisadi yetki hakkına dayalı işletme taahhüdüne göre sorumluluk taşımaz.

    Madde 104. Devlet Hazinesine Ait  İşletme

    1.    Tesirli yönetim hukuku ile devlet mülküne sahip işletme, hazine işletmesi olarak tanımlanır.
    2.    Devlet hazine işletmesi Kazakistan Cumhuriyeti Hükümetinin veya mahalli icra organının kararı ile kurulur.
    3.    Katılımcı tasdik eden Devlet hazine işletmesinin tüzüğü onun meclis evrakı olarak tanımlanır.
    4.    Tesirli yönetim hakkına dayalı işletmenin şirket isminde işletmenin hazine olarak tanımlandığı belirtilmelidir.
    5.    Devlet hazine işletmesinin işletme faaliyeti tüzükte belirtilen onun hedefleri ve sorumlulukları ile belirlenir.
    6.    Kazakistan Cumhuriyeti veya idari, jeografi taksim Devlet  hazine işletmesinin taahhüdüne göre yardım etme sorumluluğunu üstlenir.

    V.TİCARİ OLMAYAN KURUMLAR

    Madde .105 Müessese

    1.     Yönetme, sosyal, medeni veya diğer ticari olmayan nitelikteki faaliyetleri gerçekleştirmek için mülk sahibi kuran yada finanse eden kuruma müessese denilir.
    Müessese sahip olan mülkiyet hukuku bu Kanunun 202-208 maddelerinde belirtildi.
    2. Müesseselerin Devlet ve başka da türlerinin hukuku özellikleri mevzuatta belirlenir.

    Madde 106. Sosyal Birlikleri
    1.    Kazakistan Cumhuriyetinin sosyal birlikler olarak, siyasi partiler, sendika ve kişilerin kanuna aykırı olmayan, kendilerinin ortak hedeflerine ulaşmak için kendi istekleri üzere kurulan başka da birlikler tanımlanır.
    Sosyal Birliklere katılımcıların( üyelerinin) bu birliğe kendileri veren mülke, özellikle üye olarak ödedikleri ödeneklere hukuk sahibi değiller. Onlar üye olan Sosyal Birliklerin taahhüdüne göre sorumluluk taşımaz, Sosyal Birlikler ise kendi üyelerinin taahhüdüne göre sorumluluk taşımaz.
    Sosyal Birliklerin tüzüğünde belirtilen konularda üye olarak müessese üyeleri katılabilir.
    2.    Sosyal Birlikler tüzük esasında çalışır.
    3.    Sosyal Birliklerin tüzüğünde belirtilen, onun faaliyetini maddi yönden desteklemeye gerekli kaynaklar ve kendi maliyeti hesabına tesis edilen işletmeler Sosyal Birliklerin mülkiyeti olur.
    4.    Sosyal Birliklerin mali durumu, eğer ödenmesi tüzükte belirtilirse, Birliğe katılma ödeneğinden ve üyelik ödeneklerden ; kendi istekleri ile verilen ödeneklerden ve bağışlardan; tüzüğe göre konferans, sergi, spor ve başka da faaliyetlerden, piyangodan elde edilen gelirden , işletme ve başka da ekonomi faaliyetlerden, mevzuatlarda yasaklanmayan diğer gelirlerden oluşur.
    5.    Siyasi hedefleri olan siyasi partileri, sosyal birlikleri ve sendikaları yavancı tüzel kişiler ve vatandaşların, yavancı ülke ve uluslar arası kurumların finanse etmesine izin verilmez.
    6.    Konferans , meclis veya genel toplantı kararına göre Sosyal Birliklerin mülkiyeti hedef olunan amaçları içim harcanır.
    Mahkeme kararına göre tasfiye olunan Sosyal Birliklerin mülkiyeti bu Kanunun veya başka da mevzuatlara göre kullanılır.
    7.    Sosyal Birliklerin hukuki kaidesi bu Kanunun, mevzuatlarına göre belirlenir.

    Madde 107. Sosyal Yardım Vakıfları

    1.    Kişiler ve tüzel kişiler gönüllü ödenek ödeme esasında tesisi ettikleri, sosyal, yardım, medeni, eğitim, ve başka da sosyal faydalı amaçları hedeflenen üyeliği ve ticari olmayan müesseseler sosyal vakıf olarak tanımlanır.
    2.    Sosyal Vakıflar, medeni muamelede vakıf kurumunun vekili olan tüzel kişidir, onların ayrıca bilançosu ve hesap numaraları oluyor.
    3.    Sosyal Vakıflara onun katılımcıları veren mülk vakıf mülkiyeti olur.
    4.    Sosyal Vakıfların maliye kaynağını katılımcıların parasal desteği ve sponsorluk, gönüllü bağışlar ve başka da kanuna aykırı olmayan gelirler oluşturur.
    5.    Sosyal Vakıfları yönetme  ve onun organlarını kurma tertibi , Sosyal Vakıfların katılımcıları onaylayan tüzükte belirlenir.
    Sosyal Vakıfların tüzüğünde bu Kanunun 41. Maddesinin, 5.patagrafındaki bilgilerin dışında vakıf kurumları hakkında vakıfın yetkili kişilerini tayin etme, onları görevinden alma şartları ve Sosyal Vakıflar tasfiye oldukları durumlarda vakıf mülkünün akıbeti belirtilmelidir.
    6.    Sosyal Vakıflar kendi mülkünün faydalanılması hakkında hesaplarını içeren bilgileri resmi yayınlarda her sene  yayınlamalıdır
    7.    Sosyal Vakıflar mahkeme kararına göre şu şartlarda:
    1)    Eğer vakıfın hedefine ulaşma amacında onun mülkü yetersiz olursa ve gerekli mülkü elde etmede imkanı el verişsiz olursa;
    2)    Eğer vakıfın hedefine ulaşması imkansız olursa ve hedeflerine ihtiyaç duyulan değişiklikler getirmek mümkün olmazsa;
    3)    Vakıf kendi faaliyetinde tüzükle belirlenen hedeflerinden vaaz geçerse;
    4)    Mevzuatlarda veya meclis evraklarında belirtilen başka da durumlarda tasfiye olunur.
    8.    Sosyal Vakıflar tasfiye olunduktan sonra geri kalan mülk onun tüzüğü ile belirlenen hedefler için harcanır.

    Madde 104. İstihlâk (tüketim) kooperatifleri

    1.    Katılımcıların maddi ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için kendi üyelerinin  mülk(payı) ödeneklerini birleştirme yoluyla gerçekleştirilen kişilerin gönüllü birliğine tüketim kooperatifleri denilir.
    2.    İstihlâk kooperatiflerinin üyeleri her yıl bilanço onaylandıktan sonra, ortaya çıkan zararları  ek ödenekler ödeme yoluyla üç ay içerisinde kapatmalıdır. Bu taahhütleri yerine getirmediği durumlarda kooperatif kredi verenler şikayeti üzerine mahkeme düzenine göre tasfiye olunabilir.
    İstihlâk kooperatiflerinin üyeleri onun taahhüdüne göre İstihlâk kooperatifleri üyelerinin ek ödemeyen kısmı miktarında yardım verme konusunda ortak sorumluluk taşır.
    3.    İstihlâk kooperatifleri tüzüğünde, bu kanunun41. Maddesinin 5.paragrafında belirtilen bilgiler dışında. Diğer kooperatif üyelerinin miktarı hakkında, kooperatif üyeleri ve ödenek ödeme tertibi ve onlara ödenek ödeme yükümlülüklerini bozduğu için verilen cezalar, kooperatif yönetme içeriği, ve yetkisi, onların karar alma, alınan kararların çoğunluk oyla kabul olunan meseleleri hakkında karar alması, kooperatif üyelerinin çektiği zararı kapatma düzeni hakkında kaideleri içermelidir.
    4.    İstihlâk kooperatiflerinin elde ettikleri geliri onun üyelerinin paylaşmasına izin verilmiyor, o,tüzük hedeflerine göre harcanacak.
    5.    İstihlâk kooperatifleri tasfiye olunan veya İstihlâk kooperatifleri üyesi ondan ayrıldığı durumlarda, bu şahıs İstihlâk kooperatifinin mülkünden kendi ödenek oranına göre payını alma hakkına sahiptir.
    İstihlâk kooperatifinin üyesi vefat ettiği durumda, eğer kooperatif tüzüğünde başka türlü belirtilmedi ise, onun vârislerinin kooperatif üyeliğine öncelik hak tanınır. Bu durumda kooperatif vârislerine İstihlâk kooperatiflerinin mülkünden şahısın ödenek oranında ödeme yapılır.
    6.    İstihlâk kooperatiflerinin hukuki şartları ve onun üyelerinin hakları ve yükümlülükleri, bu Kanuna göre mevzuatlarda belirlenir.
    7.    Köy İstihlâk kooperatifleri sadece kendi üyelerinin değil, köylü meskenlerde yaşayan diğer insanların da maddi ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için kurulabilir.
    Köy İstihlâk kooperatiflerinin özellikleri bu maddeye uygun ayrıca mevzuatta belirlenir.

    Madde 109. Dini Birlik

    1    1    Manevi ihtiyaçlarını karşılamak için ortak ilgi esasında, mevzuatlarda belirlenen tertiple,   kişilerin gönüllü birliği dini birilik olarak tanımlanır.
    2    Dini merkezler kendi tüzüklerine uydun çalışan dini okulları, cami, kilise ve başka da dini birlik kurma hakkına sahipler.
    3    Yurt dışında yönetme merkezleri olan Kazakistan Cumhuriyetindeki dini birlikler Adliyede kayıt olunur. Yönetme merkezlerinin tüzükleri,eğer Kazakistan Cumhuriyetinin kanunlarına aykırı olmazsa , bu tip dini birlik tüzüklerine dahil olunabilir.
    4    Kazakistan Cumhuriyeti toprakları içerisinde faaliyet gösteren dini birliklerin yöneticilerini yavancı dini merkezlerin tayin etmesi, Kazakistan Cumhuriyetinin ilgili hükümet organlarının söz birliği ile yapılır.
    5    Dini birliklerin yanından yardım etme, dini edebiyatı ve başka da medeni , eğitim faaliyetini araştırıp, yayımlamak için sosyal birlik, topluluklar, ve kişilerin başka da birlikleri kurulabilir. Onların sosyal birlikler için belirlenen tüzükleri veya kendi tüzükleri de olabilir.
    6    Manevi eğitimde bulunan dini birlikleri ve okulları kurma faaliyetleri, yavancı vatandaşları veya vatandaşlığı olmayan misyoner kişilerin faaliyetine , onlar mahalli hükümet organlarına kayıt olduktan sonra ve Kazakistan Cumhuriyeti kanunlarına uygun olduğunda  izin verilir.
    7    Kendi tüzüklerine uygun dini birlikler, ibadetlerini, sosyal ve yardım faaliyetlerini sağlamak için işletme kurma hakkına sahip
    8    Yavancı dini merkezlerin, uluslar arası  misyonerlik ve yardım kurumları ve vakıflarının parasal ve diğer maddi yardımlarından Kazakistan Cumhuriyetinin mevzuatlarına aykırı olmadığı durumlarda , faydalanabilir.
    9    Dini Birlikler kendi mali hesabından satın alan veya kendileri tesis eden, kişiler, kurumlar bağışlayan veya devlet bağışlayan ve kanuna aykırı olmayan başka kaynaklardan satın alınan mülk kendileri   mülkiyet sahibi olur.
    10    Dini Birliğe katılanlar (üyelerinin) bu kuruma kendileri veren mülke , ödeneklere  hukuki sahipliği korunmuyor. Onlar dini birliğin taahhütlerine göre sorumluluk taşımaz, dini birlik kendi üyelerinin taahhüdüne göre sorumluluk taşımaz.
    11    Dini Birliğin hukuki durumunun özellikleri bu Kanuna, Kazakistan Cumhuriyeti mevzuatlarına uygun belirlenir.

    Madde 110.Tüzel Kişilerin Dernek Şeklinde Birleşmesi

    1.    Ticari kurumlar kendi işletme faaliyetlerini yönlendirme, genel mülkiyet menfaatlerini bildirme ve koruma amacında, kendi karşılıklı sözleşmeler esasında dernek şeklinde birleşebilirler.
    2.    Toplumsal Birleşmeler ve başka da ticari olmayan kurumlar, özellikle müesseseler bu kurumlar birleşimine kendi istekleri ile katılabilir.
    3.    Birleşme ticari olmayan kuruma olarak tanımlanır.
    4.    Birleşme üyeleri kendi serbestliklerini ve tüzel kişi haklarını koruyacaklar.
    5.    Birleşme kendi üyelerinin taahhütlerine göre sorumlu olmuyor. Birleşme üyeleri de onun taahhüdüne göre, Birleşme meclis evraklarında belirtilen ölçü ve tertip çerçevesine sorumlu olur.

    §3. Devlet ve İdari, Toprak Taksim Birimlerinin  Medeni Kanunlarla Düzenlenen  İlişkilere Katılması

    Madde 111. Kazakistan Cumhuriyetinin  Medeni Hukuk İlişkilerine Katılması

    1.    Kazakistan Cumhuriyeti , medeni kanunla düzenlenen ilişkilere, bu ilişkilerin diğer katılımcıları ile eşit durumda katılır.
    2.    Kazakistan Cumhuriyeti devlet hükümet yönetimi ve idari kurumları, bunların yetkisini belirleyen mevzuatlarda, tüzüklerde ve diğer mevzuatlarda belirlenen salahiyet sınırında Kazakistan Cumhuriyetinin adına kendi hareketleri ile mülki ve özel mülki olmayan hukukular ve yükümlülükleri üstlenip, onları gerçekleştirir, mahkemede temsil edebilir.
    Mevzuatlarda belirlenen mevzu ve tertiplere göre Kazakistan Cumhuriyetinin özel görevi ile onun adına başka da devlet kurumları, tüzel kişiler ve kişiler temsil edebilir.
    Medeni, hukuki davalarda Kazakistan Cumhuriyetinin katılımı ile mahkeme çözecek.

    Madde 112.İdari, Toprak Taksim Biriminin Medeni Hukuki İlişkilere Katılımı
    1.    İdari, Toprak Taksim Birimi medeni kanunlarla düzenlenen ilişkilerde bu ilişkilerin diğer katılımcıları ile eşit durumda katılır.
    2.    Mahalli temsilci ve icra organlar bu organların salahiyetin belirleyen mevzuatlarda, tüzüklerde ve başka da mevzuatlarda belirlenen salahiyeti sınırı içerisinde kendi hareketi ile İdari, Toprak Taksim Biriminin adına mülki ve mülki olmayan hukuklar ve taahhüt üstlenir, onları yerine getirir, mahkemede temsil edebilir.   
    Mevzuatlarda belirlenen durumlar ve tertiplerde özel görev gereği İdari, Toprak Taksim Birimini  mahalli devlet organları, tüzel kişiler ve kişiler temsil edebilir.
    3.    Mevzuatlarda belirlenen durumlarda İdari, Toprak Taksim Birimi medeni hukuki ilişkilerinde devleti temsil edebilir.
    4.    İdari, Toprak Taksim Birim ve onun organları, eğer kanunen ayrıca durum belirtilmedi ise, Bu Kanunun ilgili devlet ve onun organlarının medeni kanunla düzenlenen ilişkilere katılımı hakkındaki kaideler kullanılır.
    5.    Medeni, hukuki davaları İdari, Toprak Taksim Birimin katılımı ile mahkeme çözecek .

    Madde 113.Kazakistan Cumhuriyeti ve İdari, Toprak Taksim Birimi Taahhütlerine Göre Ödeme Ödettirme.
    1.    Kazakistan Cumhuriyeti kendi taahhüdüne göre,devlet hazine mülki ile sorumluluk taşır, İdari, Toprak Taksim Birimi kendi taahhüdüne göre mahalli hazine mülkü ile sorumluluk taşır.
    2.    Kazakistan Cumhuriyeti, İdari, Toprak Taksim Birimi taahhüdüne göre ve kişiler ve tüzel kişiler taahhüdüne göre sorumluluk taşımaz, kişiler ve tüzel kişiler Medeni Kanunda belirtilen durumlar hariç, Kazakistan Cumhuriyeti ve İdari, Toprak Taksim Birimi  taahhütlerine göre sorumluluklar taşımaz.

    Madde 114. İdari, Toprak Taksim Birime Tüzel Kişi hakkındaki Kalıpları Kullanma
    Devlet ve İdari, Toprak Taksim Birimlerine tüzel kişilerin medeni ilişkilere katılımını belirleyen kalıplar , eğer mevzuatlarda başka türlü kalıp oluşmazsa, kullanılır.

    3-Bölüm. MEDENİ HUKUK MEVZULARI

    §1. GENEL KAİDELER
    Madde 115. Medeni Kanun Mevzu Türleri
    1.    Mülki ve özel mülki olmayan nimetler ve hukuklar medeni mevzular olabilir.
    2.    Mülki nimetler ve hukuklara (mülklere): eşyalar, para, özellikle döviz, değerli kağıtlar, iş, hizmet, müellif olma, entelektüel hizmetin ürünleri, şirket isimleri, mal belgeleri ve eşyaları ayırt eden diğer vasıflar, mülki hukuklar ve başka da mülk türleri dahil oluyor.
    3.    Özel mülki olmayan nimetler ve hukuklar: özel insan hayatı, sağlığı, şerefi ve namusu, hizmet otoritesi, özel hayatın dokunulmazlığı, gizlilik, ve aile gizliliği, isim alma hukuku, telif hukuku ve diğer maddi olmayan nimetler ve hakları içeriyor.

    Madde 116. Medeni Hukuk Konularına  Muamele Salahiyeti

    1.    Medeni Hukuk Konuları, eğer onlar muameleden kaldırılmadı, sınır konulmadı ise, kişiye hukuki veraset yoluyla veya tüzel kişinin yeniden kurulması düzenine göre yada başka yöntemlerle bir kişiden ikinci bir kişiye teslim yada devir edilir.  
    2.    Teslim olunamayacak eşya türleri (devrimden kaldırılmış eşya) mevzuatlarda doğrudan belirtilmelidir.
    3.    Muamelenin sadece belli bir katılımcısına ait olması teslim olunmasında sınır konulan ruhsatla gerçekleşen nesne türleri mevzuatlarda belirtilmelidir.
    4.    Özel mülk dışı nimetler ve hukuklar, mevzuatlarda belirlenen durumlar hariç, başka türlü yöntemle teslim edilemez veya devir edilemez.

    Madde 117. Gayrimenkul ve Menkul Mülk

    1.    Gayrimenkul nesne, ( gayrimenkul mülk, gayrimenkul nesne): evler, binalar, uzun yaşayan dikmeler ve toprakla bağlı başka da mülk, yerini değiştirmede zarar vermeden mümkün olmayan nesneleri içerir.
    2.    Devlet tarafından kayıt olunan hava ve deniz gemileri, tekne ve gemiler, “nehir ve deniz” gemileri,veya uzay gemileri de gayrimenkul nesneye dahil olunur. Mevzuatlarda başka da nesneler gayrimenkul nesne olarak belirtilebilir.
    3.    Gayrimenkul olmayan, para ve değerli kağıtlar menkul nesne olarak tanımlanır. Mevzuatlarda belirtilenler dışında, menkul kıymetlere haklarının  kayıt edilmesi şart koşulmuyor.

    Madde 118 Gayrimenkul Mülkün Devlet Tarafından Kayıt Olunması

    1.    Gayrimenkul mülke mülkiyet hukuku ve başka da hukuklar, bu hakların sınırlanması, onların ortaya çıkma nedeni, değişimi, veya kaldırılması devlet sicil kayıtlarında kayı edilmesi gerekli.
    2.    Gayrimenkul mülke şu hukuklar kayıt olunmalıdır:
    Mülkiyet hukuku,  işletme hukuku, tesirli yönetim hukuku, toprağı devamlı kullanma hukuku, kira hukuku, ipotek .
    Bu maddenin 1,2. Paragraflarında belirtilen resmi kaydı ile birlikte , mevzuatlarda belirtilen durumlarda , gayrimenkul kıymetlerin bazı türleri özel kayıt edilmesi gerekebilir.
    3.    Gayrimenkul kıymetlerle yapılan sözleşmeler bu Kanunun  4bölümündeki kaidelere göre, resmi kaydı yapılmalıdır.
    4.    Gayrimenkul  kıymetlere haklarını ve onlarla yapılan sözleşmeni  gerçekleştiren kurum mülkiyet sahibinin isteğine göre kayıt oluna hukuk veya sözleşme hakkında evrak  düzenleme ile yada kayıt etmek için verilen evraka yazılı türde kayıt olunduğunu onaylamak zorunda.
    5.    Gayrimenkul kıymete hakları ve onunla yapılan sözleşmenin resmi kaydı açık türde gerçekleşir. Kayıt eden kurum yapılan kayıt türü hakkında ve kayıt olunan hukuk hakkındaki bilgini açık türde bildirmek zorunda.
    6.    Gayrimenkul  kıymet hukuku veya onunla yapılan sözleşmeni resmi kayıt etme işlemini reddeden yada kayıt etmekten nedensiz  cayan durumlarda şikayet edilebilir.
    7.    Gayrimenkul kıymetleri resmi kayıt tertibi ve kayıt etme işlemini reddedeme nedenleri Bu Kanunun göre, Gayrimenkul Kıymetler Hakları ve Onlarla Yapılan Sözleşmelerin Kaydı Hakkında Kazakistan Cumhuriyetinin Mevzuatı  ile belirlenir.

    Madde 119. İşletme

    1.    Girişimcilik faaliyetini gerçekleştirmek için kullanılan mülk tesislerine hukuk nesnesi olarak işletme denilir. İşletme tamamı ile tesis olarak gayrimenkul kıymetlerden sayılır.
    2.    Mülki tesis olarak işletme, onun faaliyeti için gerekli mülkün tamamı, ev, bina, teçhizatları, malzemeleri, ham maddeleri, ürünleri, toprak parçası, talep etme hakları, borçları ve faaliyetini belirten hukuklar ( şirket isimleri, mal belgeleri) ve mevzuatlarda veya antlaşmalarda ayrıca belirtmediği ise, başka da hakları içerir.
    3.    İşletme tamamı ile yada kısmen satma, satın alma, kiraya verme, ve mülkiyet haklarını belirleme ve değiştirme yada kaldırma ile ilgili diğer sözleşmelere esas olabilir.

    Madde 120. Bölünen ve Bölünmeyen Mülk

    1.    Mülk bölünebilir veya bölünmeyebilir. Bölünen mülk  bölündüğü durumda fonksiyonunu kaybetmeyen mülktür.
    Bölünmeyen mülk dediğimiz işletme hedefini değiştirmeden bölünmeyen veya mevzuatlarda belirlendiğine göre, bölüş yapılanılamayacak mülktür.
    2.    Hukuk konuları olarak bölünmeyen nesnelerin özellikleri mevzuatlarda belirlenir.

    Madde    121. Bileşik Nesneler

    1.    Türlü nesnelerin birleşmesi onu bir bütün olarak amacına göre kullanmaya imkan sağlayan, bir nesne oluşturursa, onlar  bileşik nesne olarak tanımlanır.
    2.    Bileşik nesne hakkında yapılan sözleşmenin yürürlülüğü, eğer antlaşmada başka şekilde belirtilmedi ise, onun bütün parçaları için kullanılır.

    Madde 122. Esas Nesne ve Parçaları
    Esas nesne parçaları, yani esas nesneye hizmet etme amaçla kullanılan ve ortak işletme amacında kullanılan, onunla ilgili parçalara, mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, esas nesne ile beraber muamele yapılır.

    Madde 123. Meyve, Gıda ve Gelirler

    1.    Mülkleri kullanma neticesinde elde edilen gelir (meyveler, ürünler, gelirler) , eğer mevzuatlarda veya bu mülkü kullanma hakkında başka türlü belirtilmedi ise, bu mülkü kanunen kullanıcı şahısa ait olur.

    Madde 124. Hayvanlar
    Mevzuatlarda ayrıca belirtilmediği için , hayvanlara mülk  için kullanılan genel kaideler kullanılır.

    Madde 125 Entelektüel Mülkiyet
    1.    Bu Kanununda belirtilen konular ve düzene göre kişi yada tüzel kişinin entelektüel faaliyeti neticesinde ve onlarla eşit muamele gören tüzel kişini bireyleştiren araçlara, kişi veya tüzel kişinin bizzat kendisi yapan işinin veya hizmetinin ürünlerine (şirket ismi, mal belgesi, hizmet gösterme belgesi) özel hukuk tanınır.
    2.    Entelektüel faaliyet neticeleri ve özel hakları (entelektüel mülkiyetin) konusu olması muhtemel bireyleştirme araçlarını üçüncü taraflar ancak sahibi muvafakati ile kullanabilir.

    Madde 126. İş ve Ticari Gizlilik.

    1.Üçüncü tarafa belli olmayan haber gerçek ve potansiyel ticari eğere sahip olursa, haberin sahibi onun gizliliğini korumaya tedbir alınan  ve onunla kanunen bilgilenilmesi yasak olan  iş ve ticari gizlilik bilgi , medeni kanunla korunur.
    2. Bu tür bilgileri kanun dışı elde eden şahıslar ve iş sözleşmesine rağmen görevliler,   medeni, hukuki antlaşmaya rağmen iş ve ticari gizliliği yayan  kişiler , zararı yerine getirmek zorunda.

    Madde 127. Para (Döviz)
    1.    Kazakistan Cumhuriyetinin para birimi Tenge’dir.
    2.    Tenge Kazakistan Cumhuriyetinin bütün sınırları içerisinde kendi değerine göre ödeme vasıtasıdır.
    3.    Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içerisinde ödemeler nakit ve kredi ödeme şeklinde gerçekleşir.
    4.    Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içerisinde dövizle ödeme yapma durumlar, şartları ve tertibi Kazakistan Cumhuriyeti mevzuatlarında belirlendi.

    Madde 128.Döviz Kıymetleri

    1.    Döviz Kıymetleri diye tanımlanan mülk türleri ve onlarla sözleşme yapma türleri mevzuatlarda belirlenir.
    2.    Döviz Kıymetleri mülkiyet hakkı Kazakistan Cumhuriyetinde  genel esaslara göre korunur.

    §2. Değerli Kağıtlar

    Madde 129. Değerli kağıtlar
    1.    Belirli şekil ve mülkiyet hakkının taahhüdü kimliğini tanımlayan  ve onu ancak gösterdiği durumda geçerli olan  evraka değerli kağıtlar denilir.
    2.    Mevzuatlarda belirtilen konularda değerli kağıtlar ile kimlikleri belirlenen hakları gerçekleştirmek ve teslim etmek için ayrıca (yazılı veya bilgisayarda kayıt olunan ) değerli kağıtlar çıkartan ve orada belirtilen taahhüde göre sorumluluk taşıyan kişinin kanıtı yeterli sayılır.

    Madde 130. Değerli Kağıt Türleri
    1.    Tahvil, bono, banka sertifikası, çek, konşimento hisse senedi, değerli kağıtlar hakkında mevzuatlarda veya onlarda belirlenen düzene göre değerli kağıtlar türüne dahil edilen diğer değerli kağıtlar türleri de değerli kağıtlardan sayılır.
    2.    Değerli kağıtlar sunumlu, tediyeli, isimli olabilir.
    İsimli değerli kağıtlar ile belirlenen hukuklar orada belirtilen kişiye ait olur.
    Sunumlu değerli kağıtlar ile nitelendirilen  hukuklar değerli kağıtları sunan şahısa ait olur.
    Tediyeli değerli kağıtlar ile nitelendirilen hukuklar orada belirtilen kişiye ait olur., bu hakları bu Kanunun 132 maddesinin 3. Paragrafında belirtilen tertibe göre devir ettiği durumlarda , başka hukuk sahibi kişiye ait olur.
    3.    Değerli kağıtların belli bir türüne isimli, tediyeli yada sunumlu kağıt olarak çıkartmaya , mevzuatlarda izin verilmeyebilir.
    Mevzuatlarda değerli kağıtların her türünün niteliklerini taşıyan  değerli kağıtları çıkarma imkanı da belirtilebilir.

    Madde 131. Değerli Kağıtlara Koyulan Talepler
    1.    Değerli kağıtlarla kimlikleri belirlenen hukuk türleri, değerli kağıtların taahhüt belgeleri, değerli kağıtlar şekline verilen talep ve başka da gerekli olan şartlar mevzuatlarla veya onlarda tespit edilen tertibe göre belirlenir.
    2.    Değerli kağıtların özel belgelerinin olmaması, veya değerli kağıtların onun için belirlenen şekline uymaması geçersiz olmasına neden olur.

    Madde 132. Değerli Kağıtlara Göre Haklara Sahip Olma

    1.    Sunumlu değerli kağıtlar ile nitelendirilen hukuku başka bir kişiye teslim etmek için değerli kağıtları o,kişiye vermek yeterli olur.
    2.    İsimli değerli kağıtlar ile nitelendirilen hukuklar talebi kolaylaştırmak için belirlenmiş düzene göre verilir. Değerli kağıtlara göre hukuka sahip olan kişi Medeni Kanunun 347. maddesine uygun olarak, bu talebi gerçekleştirmek için değil, ilgili talebin geçersizliği için sorumlu olur. İsimli değerli kağıtlar ile hakları başka birine devir ettiği durumda verilecek olan kağıt yok edilir, onun yeni sahibine başka değerli kağıtlar verilir.
    3.    Tediyeli değerli kağıtlara göre hukuklar bu kağıda verildiğini yazma  yoluyla –ciro  ile  gerçekleşir. Tediyeli değerli kağıtlar ya göre hukuk verici kişi (indoscant) ciranta sadece  hukuk sahibi olmak için değil , onun gerçekleşmesi için de sorumluluk taşır.
    Değerli kağıtlarda yapılan ciro değerli kağıtlar ile nitelendirilen bütün hakları değerli kağıtlara göre hukuk verilecek kişiye , cirantaya veya onun emrine değiştirir. Ciro bilanço şeklinde olabilir (gerçekleştirecek kişi gösterilmez)
    Değerli kağıtlar ile nitelendirilen hukuklara sahip olmak için, bu hakları cirantaya vermeden (güven cirantasına) teslim etmekle yetinebilir. Bu durumda ciranta temsilci olarak hareket edecek.

    133. Madde. Değerli Kağıtlara Göre Tahakkuk Ettirmek
    1.    Değerli kağıtlar veren kişi ve  ciro eden bütün kişiler ona kanunen sahip olan kişi ile birlikte sorumluluk taşır. Değerli kağıtlara kanunen sahip olan kişi bu tür kağıtla onaylandırılan taahhüdünü değerli kağıtlara göre taahhüt edinenler arasında bir yada birkaç kişinin tahakkuk etme talebini yerine getirdiğinde onlar değerli kağıtlara göre kendilerinden önce taahhüt edinen başka kişilere geri talepte bulunma hakkına sahip oluyor.
    2.    Taahhüdün esassızlığını veya onun geçersizliğini bahane edip değerli kağıtlar ile tasdik edilen taahhüdü yerine getirmeden vaaz geçmeye izin verilmez.
    3.    Değerli kağıtların sahte olduğunu yada geçersiz olduğunu fark eden değerli kağıtlar sahibi kendine kağıt veren kişiye, değerli kağıtlar ile tasdik edilen taahhüdü layık şekilde yerine getirme ve zararlarını ödeme hakkında talepte bulunma hakkına sahip.
    4.    Kanun dışı sahiplenen kişi elindeki değerli kağıtlara göre hukuklar geçersiz olmalıdır.

    Madde 134. Değerli Kağıtları Geri Getirmek
    Kayıp olan değerli kağıtlara göre ve tediyeli değerli kağıtlara göre sunma hakkını geri getirme işlemini, medeni muamele usul hukuku kanunlarında belirtilen tertiple mahkeme gerçekleştirir.

    Madde 135. Evraklaşmamış Değerli Kağıtlar

    1.    Mevzuatlarda belirlenen durumlarda veya onları belirlenen tertiple özel lisans sahibi depozit kurum isimli    veya tediyeli değerli kağıtlar ile tasdik olunan , bunlardan evraklaşmamış şekilde (bilgisayar vasıtası ile) tasdik edilen hakların kaydın  depozito şartı ile gerçekleştirebilir. Hakları kayıt etmenin bu tip şekline , eğer kaydetmenin esasından caymazsa, Medeni Kanunda ve değerli kağıtlar hakkında başka da mevzuatlarda belirlenen  kaideler kullanılır.   
    İlgili hakların sahibi olarak kayıt olunan şahısların isteğine göre yapılan kayıt değerli kağıtlara denkleştirilir ve değerli kağıtlara göre hakları gerçekleştirme ve devir etme için yeterli olur .Hukuk sahibinin talebine göre depozito veren ona ver,ilen hakları tanımlayan evrak vermek zorunda.
    2    Depozito verenin kaydetme ile belirlenen hakları, değerli kağıtlar depozito verenler faaliyetinin ve değerli kağıtlar ile işlemleri gerçekleştirmek için onlara lisans verme tertibi, hakları ve hukuk sahipleri para koyucunun resmi kaydedilme tertibi, para koyucunun yazını evrakla tanımlama tertibi, ve evraklaşmamış değerli kağıtlarla işlem yapma tertibi mevzuatlarda veya orada belirlenen düzene göre açıklanır.
    3.    Evraklaşmamış değerli kağıtlarla işlemler hakların resmi yazısını gerçekleştiren depozitöre başvurulduğunda yapılabilir. Hakların gerçekleşmesini, verilmesini, teslim edilmesini, ve sınırlanmasını
    Depozitör resmi şekilde kaydetmelidir. Resmi yazıların korunmasına, onların gizliliğini sağlamaya, bu tür yazılar hakkında doğru bilgi verilmesine ve yapılan işlemler hakkında resmi kayıtlarının yapılmasında depozitöri sorumludur.

    Madde 163 Tahvil

    Elinde tahvili olan kişi onu çıkartan kişiden belirtilen süreye göre gerçek değeri ile tahvil veya başka mülk karşılığı alma hakkına sahipliğini onaylayan değerli kağıda tahvil denilir. Tahvil kendi sahibine tahvilin gerçek değerinde orada belirlenen oranda faizini  yada karşılığında başka da mülk hukukun alma   sahip eder.

    Madde Çek

    1.    Çek veren çek alana onda belirlenen miktarda  ödeme yapılması hakkında ,bankaya hiçbir şart koşulmadan yazılı hükmü olan değerli kağıda çek denir.
    2.    Çek, mevzuatta belirlenen süre içinde ödeme yapılmak için sunulmalıdır.

    Madde 138. Bono

    Bono veren , hiçbir şart koşulmayan taahhüdünü ve  bonoda gösterilen başka ödeme yapanın bonoda gösterilen süre dolduğunda bono sahibine belli bir miktarda ödeme yapılmasını tanımlayan değerli kağıttır.

    Madde 139. Hisse Senedi
    1.    Sahibinin(hissedarın) anonim şirket kârının bir kısmını kâr hissesi türünde almasına, anonim şirket  faaliyetlerini yönetmeye katılmayı ve anonim şirket tasfiyesi durumunda, geri kalan mülkün bir kısmına  hukukunu tasdik eden  değerli kağıda hisse senedi denilir.
    2.    Anonim şirket mevzuatlarda belirlenen tertip ve sınırlamalarda sahiplerine, genelde, anonim şirketin ekonomi faaliyetleri neticelerine bakmaksızın hisse senedinin gerçek değerinin belirli faizinde kâr hissesini almaya garanti veren ve onlara anonim şirket tasfiyesinden sonra geri kalan mülkün bir kısmın almada diğer hissedarlarla kıyasla ayrıcalık hukuk ve bu tip hisse senetlerini çıkarma şartlarında belirtilen başka da hukuklar sağlayan hisse senetlerini çıkartma hakkına sahiptir.
    3.    Anonim şirketlere katılımcılar sermayesini oluşturma ve kâr hisse senedini almaya katılmayan “altın hisse senedi” çıkartabilir. “Altın hisse senedi” sahibinin genel toplantının, yönetme ve gözetleme kurulunun Tüzüğü ile belirlenen meseleleri hakkında kararlarını yasaklama hakkına sahip oluyor.

    Madde.140. Banka Sertifikası
    Belirlenmiş süre dolduktan sonra o, bankanın istediği şubesinden  yatırım miktarını ve ona göre faiz alma hakkındaki yatırımcının hukukunu tasdik eden bankanın parasal yatırımı hakkında verdiği yazılı belgesine banka sertifikası denilir.

    § MÜLKİYET DIŞI ÖZEL HAKLAR
    Madde 141 .Mülkiyet Dışı Özel Hakların Korunması.

    1.    Mülkiyet dışı özel hakkı ihlal olan kişinin, bu Kanunun  9.maddesinde belirtilen durumlar dışında, bu Kanunun kaidelerine göre, manevi zararı için tazminat ödettirme hakkı vardır.
    2.     Mülkiyet dışı özel hukukun korunmasını Medeni Muamele Usul Kanununda belirlenen tertibe göre mahkeme gerçekleştirir.
    3.    Kanunu ihlal eden kişinin yaptığı suçuna rağmen, mülkiyet dışı özel hakkı korunmalıdır. Mülkiyet dışı özel hakkının korunmasını talep eden şahıs kendi mülkiyet dışı özel hakkının ihlal olunduğunu ispatlamalıdır.
    4.    Mülki olmayan özel hakkı ihlal olan kişi kendi isteğine göre, hakkını ihlal edenden zararın yerine getirilmesini veya hakkını ihlal  eden kişinin hesabından  bu hareketi kendisi yapması veya üçüncü bir taraftan bunu gerçekleştirmesini isteyebilir.

    Madde 142. Mülkiyet Haklarına  Alâkalı Mülki Olmayan Haklar
    Mülki olmayan özel ve mülkiyet hakları bir anda bozulduğu durumlarda, mülki olmayan hakların bozulduğu için zarar çekene ait ödenek dikkate alınarak, mülki zararın yerine getirilmesi için ödenecek ceza miktarı artar.

    Madde 143. Şerefi, Namusu ve Resmi Otoriteyi Koruma
    1.    Kişi veya tüzel kişi kendi şerefini, namusunu veya resmi otoritesini lekeleyen bilgiyi, eğer bu tip bilgi veren kişi, bu bilginin gerçek olduğunu ispatlayamazsa , mahkeme ile terslemeyi talep etme hakkına sahip.
    2.    Eğer kişi kendi şerefini, namusunu veya resmi otoritesini lekeleyen bilgi medya vasıtası ile yayımlanırsa, onlar yayımlayan medyada terse çıkarılmalıdır.
    Eğer bu tip bilgiler  kurumun evraklarında olursa , bu evraklardaki bilgilerin gerçeğe uymayacağı hakkında ilgili kişiye mutlaka haber verilip , bu evrak değiştirilmeli veya geri alınmalıdır.
    Başka türlü tersleme tertibini mahkeme belirler.
    3.    Medya, kişi veya tüzel kişi ile ilgili, onların haklarına veya kanuni menfaatlerine zarar veren bilgiler  yayımlarsa, onlar aynı medya vasıtası ile kendi cevaplarını bedava yayımlama hakkına sahip.
    4.    Medyada terslemeyi veya ilgili cevabı yayımlamayı, eğer medya kurumu bu tip yayımı reddederse, yada bir ay içerisinde yayım yapılmazsa, iş mahkemede işlem görür.
    5.    Eğer mahkeme kararı gerçekleşmezse, mahkeme disiplin bozana bütçe stokuna katılacak  ceza ödettirir. Para cezası Medeni Muamele Usul Kanununda belirlenen tertip ve ölçüye göre tespit edilir. Para cezasının ödenmesi, disiplin bozanı mahkeme kararında belirlenecek muamelenin yapılması yükümlülüğünü kaldıramaz.
    6.    Kişi veya tüzel kişi ile ilgili onun şerefini, namusunu veya resmi otoritesini lekeleyen bilgi yayıldı ise, onlar bu tip bilgiyi terslemekle beraber, onların yayılması nedeni ile kendilerinin çektiği maddi ve manevi zararın ödenmesini hakkında dâva açma hakkına sahip.
    7.    Eğer kişinin  şerefini, namusunu veya resmi otoritesini lekeleyen şahıs bulunamazsa, kendisi hakkında bu tip bilgi ortaya çıkan kişi, yayılan bu bilginin gerçeğe uymazlığını tanımlaması için mahkemeye baş vurma hakkına sahip.

    Madde 144.Özel Hayatı  Gizliliğinin Korunması
    1.    Kişinin özel hayatı ile ilgili gizliliği, mektuplaşma, telefon görüşmeleri, günlük yazma, hatıralar, notlar, can sırları, evlat edinme, doğurma, doktorluk, avukatlık, yatırım gizliliğini saklama hakkına sahiptir.  
    Özel hayat gizliliği evraklarda belirlenen durumlarda açıklanabilir.
    2.    Günlükler, notlar, hatıraları ve başka da evrakları yayımlama onların yazarlarının muvafakati ile, mektupları ise onu gönderen ve mektubu alanların muvafakati ile yayımlamaya izin verilir. Onlardan biri vefat ettiğinde adı geçen evraklar vefat eden kişinin eşi veya çocuklarının muvafakati  ile yayımlanabilir.

    Madde 145. Kendi Görüntülerine Hakkı
    1.    Her hangi bir kişinin görüntüsünü onun muvafakati olmadan, vefat ettiğinde vârislerinin muvafakati olmadan kullanmaya kimsenin hakkı yoktur.
    2.    Başka kişi tasvir eden resim görüntülerinde ( resim, foto, sinema ve diğerleri) çekilen insanın muvafakati olmadan, vefat ettiğinde onun çocukları ve eşinin muvafakati olmadan yayımlamaya, yeniden basmaya, veya dağıtmaya izin verilmez. Eğer mevzuatlarda belirlenirse, tasvir olunan kişi para karşılığı çekildi yada resmi çizildi ise, bu tür muvafakati gerektirmiyor.

    Madde 146. Meskene Dokunulmazlık Hakkı
    1.    Mevzuatlarda belirtilen durumlar dışında, kişinin meskene dokunulmazlık hakkı vardır, yani meskenine kendi isteği dışında her hangi bir girmeye çalışma hareketlerine engel olma hakkına sahip.

    4.Bölüm. SÖZLEŞMELER

    Madde 147.Sözleşme Kavramı
    Kişiler ve tüzel kişilerin medeni hakları ve yükümlülüklerini belirleme, değiştirme veya durdurmaya yönelik hareketlerine sözleşme denilir.

    Madde 148. Bir Taraflı Sözleşmeler ve Antlaşmalar
    1.    Sözleşmeler bir, iki veya çok taraflı olabilir.
    2.    Mevzuatlara veya tarafların anlaşmasına uygun yapılması için bir tarafın ilgili olması gerekli ve bu yeterli olan sözleşmeye bir taraflı sözleşme denilir.
    3.    Sözleşme yapılması için iki tarafın ( iki taraflı sözleşme) yada üç ve ondan da çok tarafın (çok taraflı) ilgili olması gereklidir.

    Madde 149 Bir Taraflı Sözleşmelerin Hukuki Düzeni
    1.    Bir tararlı sözleşme, sözleşme yapan kişiye yükümlülükler getirir. O, kişi başka kişilere mevzuatlarda belirlenen yada  ancak o  kişilerle anlaştığı durumlarda onları yükümlü tutabilir.
    2.    Bir tararlı sözleşmelerle ilgili taahhütlere,  antlaşmalar hakkında yapılan genel kaideler kullanılır, çünkü bu kanunlara, sözleşmenin konu ve fıtratına aykırı gelmez.

    Madde 150. Şart Koşularak  Yapılan Sözleşmeler.
    1.    Eğer taraflar hukuklar ve yükümlülüklerin doğmasını başlaması yada başlamaması belirsiz neden ve duruma bağlı ederse, sözleşme daha sonra yapılacağı şartı ile gerçekleşecek.
    2.    Eğer taraflar hukuklar ve taahhütlerin durdurulmasını başlanması yada başlanmaması belirsiz nedenler ve durumlara bağlı ederse, sözleşme daha sonra yürürlülükten kaldırılma şartı  ile yapılır.
    3.    Eğer antlaşmanın başlaması faydasız olan taraf sözleşmenin başlamasına ters niyetle engel olursa, şart kabul olundu sayılır.
    Eğer antlaşmanın başlaması faydalı olan taraf antlaşmanın başlamasına ters niyetle engel olursa, şart başlamadı sayılır.

    Madde 151. Sözleşme Şekilleri
    1.    Sözleşmeler sözlü ve yazılı şekilde yapılır.
    2.    Mevzuatlarla veya tarafların anlaşması ile yazılı (sade yada noter tasdikli) veya başka belli bir şekli belirlenmeyen sözleşme, belirtirsek, onlar yapıldığı anda gerçekleşen sözleşmeler sözlü olarak yapılabilir. Bu tip sözleşme kişinin davranışlarında onun sözleşme yapma ilgisi açık göründüğü durumlarda yapıldığı sayılır.
    3.    Jeton, bilet veya genel kabul olunan başka da tasdik eden belge vasıtası ile yapılan sözleşme , eğer mevzuatlarda başka türlü belirlenmedi ise , sözlü olarak yapıldığı tanımlanır.
    4.    Sessiz kalma kanunda veya tarafların anlaşmasında yer aldığı durumlarda sözleşmeye ilgili sayılır.
    5.    Yazılı şekilde yapılmış sözleşmeyi gerçekleştirmek için yapılan sözleşmeler, eğer mevzuatlara aykırı olmazsa, tarafların anlaşması ile sözlü olarak yapılabilir.

    Madde 152 Sözleşmenin Yazılı Şekli
    1.    Şu tip sözleşmeler:
    1)    eğer sözleşmelerin bazı türleri için mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, veya iş faaliyetinin normlarından kaynaklanmazsa, sözleşme yapıldığı vakitte gerçekleşenler dışında,  iş sürecinde yapılan;
    2)    sözleşmeleri yaptığı vakitte gerçekleşenler dışında, yirmi beş asgari ücret miktarı  için yapılanlarda;
    3)    Mevzuatlarda veya tarafların anlaşmasında belirtilen başka konularda yazılı şekilde yapılmalıdır.
    2.    Eğer  iş faaliyeti çerçevesinde genel hukuklarından kaynaklanmazsa, yazılı şekilde yapılan sözleşmelere taraflar veya onların vekalet ettiği kişileri imza atmalıdır.
    Eğer mevzuatlara veya sözleşmeye katılanların birinin taleplerine aykırı olmazsa, sözleşme yapıldığı vakitte imzalamanın kopya malzemelerini kullanmaya izin verilir.
    3.    İki taraflı sözleşmeler,  her taraf imzalayan evrakların karşılıklı teslim alınması ile yapılabilir.
    Mektup, telgraf, telex, fax, teletype veya faillerin ilgili durumlarını bildiren başka da evraklarını karşılıklı teslim alma, eğer mevzuatlarda ve tarafların anlaşması ile başka türlü belirlenmedi ise, yazılı şekilde yapılmış sözleşme ile denkleştirilir.
    Mevzuatlarda veya tarafların anlaşması ile ek talepler getirilebilir, onlar sözleşme şekli, net olarak belirtsek, ilgili amacı kağıda yazılıp mühürlenerek, bu talepler yerine getirilmediğinde ortaya çıkacak sorumluluklar belirtilmelidir.
    4.    Eğer kişi sakat, hasta veya okur yazarlığı olmadığı için kendisi imzalayamayan , onun istemesi ile başka kişi imza atabilir. O, kişinin attığı imza, mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, noter veya noterlik hareket etme hakkı var başka resmi kişi , sözleşme yapanın kendi imzalayamadığı nedenleri göstererek , tasdik etmelidir.
    5.     Yazılı türde yapılan sözleşmeni gerçekleştiren taraf, ikinci taraftan onun gerçekleştiğini tasdik eden evrakı talep etme hakkı var.
    Sözleşme yapıldığı vakitte gerçekleşenler dışında, sözlü iş sözleşmesini yapan taraf ta aynı hakka sahip.

    Madde 153. Sözleşmenin Yazılı Şekline Uymazlığın  Nedenleri
    1.    Sözleşmenin basit yazılı türüne uymazlık,  onun geçersiz olması nedenin doğurmaz, fakat dava açıldığında tarafları sözleşmenin yapıldığını, içeriği ve gerçekleşmesini  tanıklarla ispatlama haklarını kaldırır. Ama tarafların sözleşmenin yapıldığını, içeriğini ve gerçekleştiğini yazılı veya tanıklık etme kanıtlarından başka delillerle ispatlamaya hakkı var.
    2.    Mevzuatlarda ve taraflar anlaşmasında direk gösterildiği durumlarda, anlaşmanın basit yazılı türüne uymazlık sözleşmeni geçersiz olmasına neden    olur.
    3.    Dış ekonomi hakkında sözleşmenin basit yazılı türüne uymazlık sözleşmenin geçersiz olmasına neden olur.

    Madde 154. Sözleşmenin Noterlik Tasdiki
    1.    Mevzuatlarda ve taraflar anlaşmasında belirlenen durumlarda yazılı sözleşmeler noter tasdiki ile onaylandıktan sonra yapıldı diye sayılır. Bu talebe uymamak Medeni kanunun 157.madesinin 3.paragrafında belirlenen nedenlerden dolayı, sözleşmenin geçersiz olmasına sebep olur.
    2.    Eğer noterin tasdikini gerektiren  sözleşmeyi taraflar veya tarafların biri gerçekten yerine getirdi ise, mana yönünden kanuna aykırı olmazsa ve üçüncü tarafın haklarını ihlal etmezse, mahkeme ilgili tarafın şikayetine göre sözleşmeyi geçerli bulmada haklıdır. Bu durumda sözleşmeyi sonradan noter tasdiki ile onaylama talep edilmez.

    Madde 155. Sözleşmelerin Kaydedilmesi
    1.    Mevzuatlara uygun resmi veya başka da kaydedilmesi gereken sözleşmeler, kaydedildikten sonra yapıldı sayılır. Kaydedeme işlemi ilgili tarafın kayıt kurumlarına teslim eden veya posta aracığıyla gönderen talebine göre yapılır. Kayıt işleminden, ancak  kanun taleplerinin bozulduğuna dair not düşerek, vaaz geçilebilir. Kaydetme işleminden vaaz geçen kurum mahkeme kararı ile sözleşmenin geçersiz bulunmasını talep etmelidir. Eğer bu tip talep kayıt işlemi için evrakları teslim ettikten sona bir ay içerisinde bildirilmezse, sözleşme kayıt olundu sayılır.
    2.    Eğer resmi kaydı gerektiren sözleşme  ilgili şekilde yapıldı ise , fakat tarafların biri onu kayıt etme işleminden vaaz geçerse, mahkeme ikinci tarafın talebi üzerine sözleşmenin kayıt olunması hakkında karar alma hakkına sahip. Bu durumda kayıt işlemi mahkeme kararı ile gerçekleşecek.

    Madde 156. Borsa  Sözleşmeleri
    1.    Borsada devrimindeki mallara, değerli kağıtlara, ve başka da mülkle ilgili haklar ve taahhütlerin karşılıklı değişimi hakkında sözleşmeleri (borsa sözleşmeleri) borsaya katılanlar,  mal, vakıf ve başka da borsa hakkında mevzuatlarda  ve borsa tüzüklerinde belirlenen tertibe göre yaparlar.
    2.    Borsa sözleşmeleri borsa acenteleri yazıları ile resmileşebilir ve borsada kayıt olunmalıdır.
    3.    Mevzuatlarda ve taraflar anlaşmasından veya sözleşme  manasından farklı durumlar oluşmazsa , borsa sözleşmelerine onların içeriğine göre ilgili, (satma, satın alma, teftişler ve başka ) mevzuatlar kullanılır.
    4.    Mevzuatlarda ve borsa tüzüklerinde tarafların ticari gizliliği olarak tanımlanan, onların muvafakati olmadan yayımlamaya izin verilmeyen borsa sözleşmelerinin kaideleri de belirlenebilir.
    5.    Borsa sözleşmeleri ile ilgili davalar ilgili borsa yanındaki borsa komisyonunda incelenir, onun kararına mahkemede dava açılabilir.

    Madde 157. Geçersiz Sözleşmeler ve Geçersizlik Nedenleri
    1    Sözleşmenin şekline, içeriğine ve katılımcılarına ve onların irade özgürlükleri bozulduğu durumlarda ilgili insanların, ilgili resmi kurumun ve hakemin talebine göre sözleşme geçersiz sayılabilir.
    2    Sözleşme geçersizliğinin esasları ve onu geçersiz olarak tanımayı talep etme hakkı olan kişilerin listesi, bu Kanunda yada başka mevzuatlarda belirlenir.
    3    Sözleşme geçersiz olarak tanındığı durumlarda tarafların her biri ikinci taraf sözleşmeye göre elde edilen her şeyin geri verilmesini, eşya şeklinde geri vermek mümkün olmadığında karşılığını para şeklinde ödemek zorundadır.
    4    Eğer sözleşme amacı suç işlemeye yönelik, iki tarafta da kötü niyet olduğunda, onların sözleşmeye göre elde ettikleri ve ellerine geçirmeli her şey mahkeme kararına göre, müsadere edilmelidir. Bu tip sözleşmeyi bir taraf gerçekleştiren durumda , ikinci taraftan elde ettiklerinin hepsi, ondan birinci tarafa verilmesi gereken her şey müsadere edilmelidir. Eğer tarafların hiç biri işlemi gerçekleştirmedi ise, sözleşme ile gerçekleşecek olan her şey müsadere olunmalıdır.
    5    Kanun dışı hedefe ulaşmaya yönelik kötü niyet sadece tarafların birinde olan durumda, onun sözleşmeye göre eline geçenlerin hepsi de ikinci tarafa geri iade edilmelidir. Elinde kalanları yada sözleşmeye göre, ona ait olanlar müsadere olunmalıdır.
    6    Gerçek durumu dikkate alarak, bu Kanunun 4, 5 paragraflarında belirtilen nedenleri, geçersiz sözleşmeye göre alınan, yada alınması gereken mülkün müsaderesinde bazılarını yada tamamını uygulamama hakkı var. Geçersiz sözleşmeye  göre alınan yada alınması gereken kısımda bu maddenin 3.paragrafında belirtilen durumlar ortaya çıkıyor.
    7    Bu maddenin 3, 6 paragrafında belirtilen nedenlerle birlikte, mahkeme sözleşmenin geçersiz olmasını ortaya çıkaran hareketleri yapmada suçlu taraftan sözleşmeni geçersiz olarak tanımayla ilgili, ikinci tarafın zararını ödettirebilir.
    8    Geçersiz sözleşme kanuni neticelere getirmez, buna sözleşmenin geçersizliği ile ilgili sözleşmeler ve yapılan vakitten  itibaren  geçersiz olan sözleşmeler hariç.
    9    Sözleşmeni geçersiz olarak tanımakla beraber, mahkeme durumu dikkate alarak,  artık gerçekleşmesini yasaklama ile yetinme hakkı var.

    Madde 158. İçeriği Kanuna Uymayan Sözleşmelerin Geçersizliği
    1.    İçeriği kanuna uymayan, hukuku düzen esaslarına veya insanlığa aykırı amaçlar edinen sözleşmeler geçersiz sayılır.
    2.    Mevzuatları, tüzel kişi tüzüğünü yada onun organlarının yetkisini bozan sözleşmeni beraber yapan kişinin kasten, eğer bu tip talep kendi faydasını güden  menfaatleri için  veya sorumluluktan kaçma niyetinde yapıldı ise, sözleşmeni geçersiz diye tanımlamayı talep etme hakkı yoktur.
    3.    Eğer sözleşmeye katılanlardan biri onun taahhüdünü karşısında sorumluluktan kaçma niyetiyle yapıldığı durumda, sözleşmenin başka katılımcısı bunun farkında oldu ise veya bilmeli ise, ilgili taraf (devlet) sözleşmeni geçersiz bulmayı talep etme hakkına sahip.

    Madde 159. Sözleşme Geçersizliğinin Nedenleri
    1.    Gerekli lisans almadan veya lisansın süresi dolduğunda yapılan sözleşmeler geçersiz olur.
    2.    Kötü niyetli rekabet amacın güden veya iş görgüsü taleplerini bozan sözleşme geçersizdir.
    3.    Bu Kanunun 23.maddesinde belirtilen sözleşmeler dışında, on dört yaşına girmeyen kişinin yaptığı sözleşme geçersiz olur.
    4.    On dört yaşına girmeyen reşit yaşında olmayan çocuğun ana, babasının, himaye edinenlerin, muvafakati olmadan yapılan sözleşmeler, kanunen onun kendisi yapmaya hakkı olan sözleşmeler dışında, mahkeme ana, babasının( himaye edenlerin veya evlat edinenlerin talebine göre, geçersiz olarak tanımlayabilir.
    5.    Akli dengesi bozuk veya ruh hastası olma neticesinde salahiyeti kaldırılan kişi yapan sözleşme geçersiz sayılır. Sonradan salahiyeti geri verilen kişi ( bu Kanunun 266.maddesi) , eğer sözleşme yaparken, bu ruh durumunda olursa, onu himaye altına alanlar talebine göre, mahkeme sözleşmeyi geçersiz bulabilir.
    6.    Mahkeme salahiyetine sınır koyan kişinin yapan  sözleşmesini mahkeme onu himaye altına alanlar talebine göre sözleşme geçersiz bulunabilir.
    7.    Salahiyeti olmasına rağmen  , sözleşme yapıldığı anda  kendi hareketinin farkında olmayan veya kendinin ne yaptığını bilmeyen durumlarda yapılan sözleşme o, kişinin talebine göre, eğer o, kişinin talep etmeye imkanı olmazsa, kişi vefat ettikten sonra başka ilgili kişi talebi üzerine geçersiz sayılabilir.
    8.    Önemli nedenden dolayı yanılmaya düşerek yapılan sözleşmeyi mahkeme yanılma nedeninden dolayı hareket eden tarafın talebine göre sözleşmeyi geçersiz bulabilir. Sözleşme tabiatına, benzerliğine veya onun kendi amacına kullanma imkanını azaltan nedenlerden dolayı yanılma, önemli yanılma sayılır. Sözleşme muhtevasına yanılmayı  delilleri ile ,  erteleme veya yürürlülükten kaldırma şartı konulduğunda sözleşme geçersizliğinin nedeni olabilir. ( Bu Kanunun 150. Maddesi)
    Eğer yanılma sözleşmeye katılanın dikkatsizliğinden olursa yada onu  tevekkül duygusu içerisinde olursa, mahkeme bu durumları ve sözleşmeye katılan ikinci tarafların menfaatini dikkate alarak, sözleşmeyi geçersiz bulmaktan vaaz geçme hakkına sahip.
    9.    Kandırma, zorluk ve tehdit yolları ile yapılan sözleşme, kendisi için oldukça zararlı ve ağır durumlar  nedeni ile yapmaya mecbur olan sözleşmeleri ( kölelik durumuna düşüren sözleşme)  mahkeme zarar görenin talebi ile geçersiz bulur.
    10.    Bir taraf temsilcisinin ikinci taraf  ile  kötülük düşüncesi ile anlaşması neticesinde yapılan sözleşmeyi, mahkeme zarar gören tarafın talebine göre geçersiz bulabilir. Zarar gören taraf çektiği zararı yardım verme tertibi ile ödeme cezası( Bu Kanunun 9.maddesi) kötü düşünce amacını güden tarafa  yüklenebilir.
    11.    Tüzel kişi kendi meclis evraklarına göre sınırlandırılmış faaliyetleri ile veya ilgili faaliyet türünü gerçekleştirmeye lisansı olmayan tüzel kişinin yaptığı sözleşme,  tüzel kişi kurumunun yetkisi dışında yapılan sözleşmeyi, tüzel kişinin faaliyetine gözetleme veya kontrolü gerçekleştiren tüzel kişinin, onun katılımcılarının veya devlet organının talebine göre, eğer sözleşme yapan başka taraflar bu disiplin bozma hakkında bilgili oldukları veya bilmek zorunda oldukları delilenirse, mahkeme bu tip sözleşmeyi geçersiz bulur.
    12.    Bu maddenin 3,5 paragraflarında belirtilen sözleşmeler genç çocukların veya hukuki salahiyeti olmayan kişilerin ana, babasının, evlat edinenin veya himaye altına alanların talebine göre , eğer sözleşme adı geçenlerin faydasına yapıldı ise, mahkeme kararı ile geçerli olarak tanımlanabilir.

    Madde 160. Yalan veya Hile ile Yapılmış Sözleşmeler.
    1.    Kanuni netice yaratmak için değil, sadece hile için yapılan sözleşme geçersiz olur.
    2.    Eğer sözleşme ikinci sözleşmeyi( hileyi) kapatma amacı ile yapılırsa, taraflar gerçek anlamda düşünülen sözleşme ile ilgili kaideler kullanılır.

    Madde 161. Sözleşmenin Belli Bir Kısmının Geçersizliği
    Eğer sözleşmeyi onun geçersiz kısmını çıkartarak yapılması mümkün olursa, sözleşmenin geçersiz kısmı onun diğer kısımlarının da geçersiz olma durumuna götürmez.

    Madde 162. Geçersiz Sözleşmelere Göre Talepte Bulunma Süreleri
    1.    Bu Kanunun 159. Maddesinde ( 9, 10 paragrafları hariç) belirtilen  nedenlerden dolayı sözleşmenin geçersizliği ile ilgili davalara göre talepte bulunma süresi 10 yıldır.
    2.    Bu Kanunun 159. Maddesinin 9, 10 paragraflarda belirlenen durumlar boyunca sözleşmenin geçersizliği ile ilgili davalar süresi zorluk veya tehdit yoluyla sözleşme yapılıp, bu zorluk ve tehdit  durulan tarihten başlayıp veya talep eden sözleşmeyi geçersiz bulmaya neden olan başka da durumları öğrenen veya öğrenmesi gereken tarihten itibaren bir yıldır.

    4.    Bölüm. TEMSİLCİLİK VE VEKALETNAME

    Madde 163. Temsilcilik
    1.    Vekil edilmiş kişinin adına bir kişinin vekaletnameye, kanuna, mahkeme kararına veya idari evraka göre temsilcilik yetkisi ile yapılan sözleşmesi vekil edenin kişisel hakları ve yükümlülüklerini direk ortaya çıkarır, değiştirir, durdurur.
    Vekil edilmiş kişi yetkisi ( pazarlama, ticari sistemde çalışan satıcı, gişeci,vs.)  faaliyetlerinden de görünebilir.
    2.    Vekil edilmiş kişi yapan sözleşmeye göre vekil eden kişi de direk haklar ve yükümlülükler üstlenir.
    3.    Vekil edilmiş kişi kendine ilgili veya başka kişi ile ilgili sözleşmeleri, o anda vekili olan kişi adına yapamaz.
    4.    Başkalarını menfaati için olsa da kendi adına hareket eden kişi (ticari tellallık yapanlar, verasetle ilgili vasiyeti yerine getirme yüklenen kişiler vs) ve gelecekte yapılması mümkün sözleşmelerle ilgili anlaşma yapmaya vekil edilmiş kişiler vekil olamaz.
    5.    Niteliği yönünden sadece bizzat kendisi yapması gereken sözleşmeyi ve mevzuatlarda belirtilen durumlarda başka da sözleşmeler temsilci aracığıyla yapılmasına izin verilmez.

    Madde 164. Hukuki Salahiyeti Olmayan Kişiler İçin Temsilcilik.
    Hukuki salahiyeti olmayan kişilerin adına sözleşmeleri onların kanuni vekilleri, ana, babası, (evlat edinenler ve himaye edenler) yapar.

    Madde 165. Yetki Verilmemiş Vekil
    1.Sözleşme yapma yetkisi  verilmeyen kişinin başka kişi adına veya yetkisini aşarak yaptığı sözleşmesi, yetki veren bu sözleşmeyi ancak sonradan kabul ettiği durumda, onun adına kişisel haklar ve yükümlülükler ortaya çıkarır, değiştirir, ve durdurur.
    Vekil eden kişinin sözleşmeyi, sonradan kabul etmesi, sözleşmeyi  yapılan tarihinden itibaren  geçerli eder

    Madde 166. Ticari Yetki
    1.    İş antlaşması yapıldığı vakitte birilerini  sürekli ve kendi başına temsil eden  kişi (ticari temsilci) temsilcilik yetkisi gösterilen yazılı antlaşma esasında, o, gösterilmediği durumda-vekaletname esasında hareket eder.
    2.    Ticari temsilci bununla aynı anda kendisinin katılımı ile yapılacak olan antlaşmanın türlü taraflarının menfaatlerini temsil edebilir. Bu konuda. Kendine verilen görevleri gerçek iş adamı becerisi ile gerçekleştirmelidir.
    3.    Ticari temsilci anlaşılan prim ve kendisi verilen görevi yerine getirdiği vakitte harcayan harcamaları, eğer kendi aralarındaki antlaşmada başka türlü belirlenmedi ise, antlaşma taraflarından eşit miktarda ödenmesini talep etme hakkına sahip.
    4.    Ticari temsilci kendine belli olan ticari sözleşmelerle ilgili bilgileri kendine verilen görevi gerçekleştirdikten sonra da gizli tutmak zorundadır.
    5.    İş adamı faaliyetinin bazı sahalarında mevcut olan ticari temsilciliğin özellikleri mevzuatta belirlenir.

    Madde 167. Vekaletname
    1.    Bir kişinin (vekalet edenin) kendi adına vekil olması için ikinci kişiye (güvenen) yazılı olarak bildirilen temsilcilik belgesine vekaletname denilir.
    2.    Mülkü kullanma ve noter tasdiki ile yapılan sözleşmeler yapmak için  verilen vekaletnameyi, eğer mevzuatlarda başka türlü gösterilmedi ise, noter tarafından tasdik edilmelidir.
    3.    Noter tarafından tasdik edilen vekaletnamelerle eşit durumda geçerli olan vekaletnameler şunlardır:
    1)    askeri hastane, sanatoryum  ve diğer askeri tedavi tesislerinde tedavi gören askeri görevlilerin ve başka da kişilerin bu askeri hastane, sanatoryum ve başka askeri tedavi  hastanelerinin müdürleri, tıp işleri müdür yardımcıları, baş hekim ve nöbetçi doktorlar tarafından tasdik edilen vekaletnameler;
    2)    Devlet noter kurumları ve başka da noterlik faaliyet gösteren kurumu olmayan askeri birlikler, müesseseler ve askeri okullar yerleşen meskenlerdeki bu birliklerin , müesseselerin, okul müdürleri tarafından tasdik edilerek verilen askeri görevlilerin vekaletnameleri, işçiler ve resmi görevlilerinin, onların aile fertlerine ve askeri görevlilerin aile fertlerine verilen vekaletnameleri;
    3)    Ceza ödeme kurumlarında hapishane müdürleri tarafından tasdik edilen vekaletnameler;
    4)    Halka sosyal yardım verme kurumlarındaki reşit yaşına giren hukuki salahiyeti olan kişilerin ve bu kurumun veya sosyal yardım organlarının müdürü tarafından tasdik edilen vekaletnameler.
    4.    Mektup, özellikle para ve birisi tarafından gönderilen emaneti teslim alma, maaş ve kişilerin başka da ödemelerini teslim almak için yapılan vekaletnameyi, vekil edenin ikamet ettiği yerin idare kurumları, çalıştığı veya okuduğu kurumun, ikamet ettiği yerin muhtarları, tedavi gören müessesenin yöneticileri, ve askeri görevlilere vekaletname verildiğinde ilgili askeri birliklerin komutanları tarafından tasdik edilmelidir. Evrak, posta aracığıyla gönderildiğinde telgraf aracığıyla ve iletişimin başka türü aracığıyla gönderilen vekaletnameler iletişim kurumları tarafından  tasdik edilecek.
    5.    Üçüncü kişi tarafından vekil edilmiş kişiye, vekil eden faksimile yada başka da iletişim aracığıyla, resmi iletişim kurumlarının katılımı olmadan kendilerine ilgili hareket yapmak için, verilen vekaletnameleri orijinal sayma hakkı var.
    6.    Tüzel kişi adına verilen vekaletname onun yöneticisi veya ona katılımcı evrakları ile yetki verilen başka da kişinin imzası ile verilir ve vekaletnameyi veren kurumun mührü ile tasdik edilir.
    7.    Para veya diğer parasal kıymetleri teslim alma veya teslim etme devlet kurumunun, ticari kurumun, ve ticari olmayan kurumun adına verilen vekaletname ilgili kurumun baş muhasebecisi imzası ile verilir.
    8.    Bankada işlemler yapmaya verilen vekaletnameleri ve ticaret alanında sözleşme yapmak için verilen vekaletnameleri verme tertibi ve nedenleri özel tüzüklerle belirlenebilir.

    Madde 168. Vekaletname Süresi
    1.    Vekaletname  3 yılı aşmayan  süre için verilebilir. Eğer vekaletnamede ne kadar uzun süre belirlendi ise üç yıl boyunca, eğer kullanma süresi gösterilmedi ise, verildiği tarihten itibaren bir yıl süre için geçerli olur.
    2.    Verildiği tarih gösterilmeyen  vekaletname geçersizdir.

    Madde 169 Temsilciliğin Değişimi
    1.    Vekil edilmiş şahıs kendine yetki verilen hareketi kendi yapmalıdır. Verilen vekaletnameye  göre, vekil edilmiş kişinin değiştirilmesi yetkisi verilen vekaletnameye göre, yada ancak vekil edenin menfaatini korumaya bu durum mecbur ettiğinde, bu hareketi gerçekleştirme yetkisini başka kişiye devirebilir.
    2.    Vekil edilmiş kişinin kendi yetkisini başka kişiye devir etmesi hakkındaki vekaletnameyi, Bu Kanunun 167.madesinin 4.paragrafında belirtilen durumlarda, noter tasdik etmelidir.
    3.    İlk vekaletname esasında verilen temsilcinin değişmesi hakkındaki vekaletnamenin kullanma süresi, ilk vekaletnamenin süresini aşmamalıdır.
    4.    Kendi vekillik yetkisini başka birilerine devir eden temsilci kişi, bu hakkında vekil eden kişiyi bilgilendirmelidir ve ona vekilliğini devir eden şahıs hakkında , onun ikamet ettiği adres hakkında gerekli olan bilgileri vermelidir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden, vekil edilmiş kişiye bu kişi hareketlerinden dolayı sorumlulukların yüklendiği gibi, kendi vekilliğini devir eden  kişi hareketleri için de  sorumluluk yüklenir.

    Madde 170. Vekaletnamenin Kaldırılması
    1.    vekaletnamenin kaldırılması;
    1)    vekaletname süresinin dolması;
    2)    vekaletnamede gösterilen  fiillerin gerçekleşmesi;
    3)    vekaletnameyi veren kişinin onu yürürlülükten kaldırması;
    4)    vekaletname veren kişinin vekaletnameden vaaz geçmesi;
    5)    Kendi adına vekaletname veren tüzel kişinin durdurulması;
    6)    Kendi adına vekaletname veren tüzel kişinin tasfiyesi;
    7)    Vekaletname veren kişinin vefat etmesi, onun hukuki salahiyetinin olmaması, hukuki salahiyetinin sınırlanması veya gaybubet durumuna düşmesi nedenlerinden dolayı kaldırılır.
    2.    Vekaletname veren kişi vekaletnamenin veya vekil edilmiş kişinin değişmesinin yürürlülüğünü istediği zaman kaldırabilir, vekaletname verilen kişi ondan vaaz geçebilir. Bu haklardan vaaz geçme ile ilgili sözleşme geçersizdir.

    Madde 171. Vekaletnamenin Kaldırılma Nedenleri
    1.    Vekaletname veren  kişi vekaletnameni kaldırdığı hakkında (bu kanunun 170 maddesinde) vekaletname verilen kişiye, vekaletname verenlerin karşısında yetkili olması için, kendine belli üçüncü tarafı bilgilendirmelidir. Vekaletname bu Kanunun 170. Maddesinin 5, 7 paragraflarında gösterilen nedenlere dayandırılarak kaldırıldığında, aynı yükümlülük, vekaletname veren kişinin hukuki vârislerine de geçer.
    2.    Vekaletname verilen kişiye vekaletnamenin kaldırıldığını öğrenene kadar veya öğrenmeli olan zamana kadar vakte onun yaptığı fiilleri neticesinde ortaya çıkan hukuklar ve yükümlülükler vekaletname veren kişi ve onun hukuki vârisleri için ve üçüncü taraf için yürürlülüğünü korur. Eğer üçüncü taraf vekaletnamenin kaldırıldığını öğrendi ise veya bilmeli ise, bu kaide kullanılmaz.
    3.    Vekaletname verilen kişi veya onun hukuklu vârisi vekaletname kaldırılınca onu hemen geri vermek zorunda.
    4.    Vekaletnamenin kaldırılması ile, bu vekaletname esasında  başka kişiye verilen vekaletnameyi  de ( vekil değişimi)  kaldırır.

    5.    Bölüm. SÜRELERİN HESAPLANMASI

    Madde 172. Süre Belirleme
    1.    Kanunen, sözleşme ile belirlenen veya mahkeme belirleyen süre takvimlik süre ile, yada gerçekleşmesi kaçınılmaz olayla belirlenir.
    2.    Süre yıl, ay, hafta, gün ve saatle ölçülen vakit birimleri ile belirlenir.

    Madde 173. Vakit Birimleri ile Belirlenen Sürenin Başlaması
    Vakit birimleri ile belirlenen sürenin geçme noktası takvim gününe göre yada sürenin başlaması olarak belirlenen olay gerçekleştikten sonra başlar.

    Madde 174. Vakit Birimleri ile Belirlenen Sürenin Tamamlanması.
    1.    Yıllarla belirlenen süre, sürenin  son yılının  belli ayı ve gününde tamamlanır.
    Yarım yılla hesaplanan süreye aylarla hesaplanan süre kaideleri kullanılır.
    2.    Yıl dönemleri ile hesaplanan süreye aylarla hesaplanan süre kaideleri kullanılır. Bu konuda bir dönem 3 aya denk olarak hesaplanır, dönemleri hesaplama yıl başından başlayarak hesaplanır.
    3.    Aylarla hesaplanan süre, sürenin son ayının belirli gününde biter.
    Yarım ayla belirlenen süre günlerle hesaplanan süre olarak kabul edilir, on beş güne denk sayılır.
    Eğer aylarla hesaplanan sürenin tamamlanması gerekli gün, o gün olmayan aya denk gelirse, süre o, ayın son gününde tamamlanır.
    4.    Haftalarla hesaplanan süre, sürenin son haftasının belli gününde tamamlanır.

    Madde 176 Sürenin Tatil Gününde Tamamlanması
    Eğer sürenin son günü tatile denk gelirse, ondan sonraki iş günü sürenin tamamlanma günü olur.

    Madde 177. Sürenin Son Günündeki Fiilin Tertibi
    1.    Eğer süre her hangi bir fiile yapmak için belirlendi ise, o fiil sürenin son günündeki saat 24’e kadar gerçekleşebilir.
    Ama, eğer bu fiil kurumda yapılması gerekli ise, o zaman bu kurumda belirlenen kaidelere göre belli bir işlemlerin sona erdiği saatte biter.
    2.    Sürenin son günündeki saat 24 ‘e  kadar postaya, telgrafa veya başka da iletişim kurumlarına teslim olunan yazılı belge ve bildiriler vaktinde yapılmış sayılır.

    6.    Bölüm. Dâva Süresi

    Madde 177.Dâva Süresi Kavramı
    1.    Dâva süresi, insan hakkının veya kanunen korunan menfaatinin bozulmasından ortaya çıkan talebin karşılanması mümkün olan vakit kısmıdır.
    2.    Dâva süresi ve onları hesaplama tertibi kanunen belirlenir ve onlar tarafların anlaşması ile değiştirilemez.

    Madde 178. Dâva  Süreleri
    1.    Dâvanın genel süresi üç yıl olarak belirlendi.
    2.    Dâvanın bazı türleri için kanun yolları ile dâva süresi için genel süre ile karşılaştırıldığında kısaltılmış veya uzatılmış süreler belirlenebilir.
    3.    Bu Kanunun 177, 179-186. Maddelerinde belirtilen kaideler, eğer mevzuatlarda başka türlü belirlenmezse,  dava süresi için de kullanılır.

    Madde 179. Dâva Süresinin Kullanılması
    1.    Dâva süresinin dolmasına rağmen, ihlal olan hakkı koruma  ile ilgili dâvayı mahkeme kendi himayesi altına alır.
    2.    Dâva süresini mahkeme karar alıncaya kadar, ancak tarafın bildirisine göre mahkeme dâvada kullanır.
    3.    Dâva açıncaya kadar dâva süresinin dolması, mahkemenin dâvadan vaaz geçme ile ilgili karar almasına neden olur.
    Esas dâvaya göre dâva açma süresinin bitmesi ile,  esas davaya dayalı ek dâva (para cezasını ödetme, garanti verenin sorumluluğu vs.)  süresi de biter.

    Madde 180. Dâva Süresi
    1.    Dâva süresi, insan haklarının bozulması hakkında bilinen veya bilinmek zorunda olan tarihten başlar. Onları bu kaideden ayırma nedenleri bu Kanunla ve mevzuatlarda belirlenir.
    2.    Belirli gerçekleştirme süresi ile ilgili taahhüde göre dâva süresi gerçekleşme süresi tamamlandıktan sonra başlar.
    3.    Gerçekleştirme süresi belirlenmemiş veya dâva süresi ile belirlenen taahhütlere göre dâva süresi taahhütleri gerçekleştirme hakkında dâva açılan vakitten başlar, eğer dâvalıya bu tür talepleri yerine getirmek için kolaylık süresi belirlenirse, dâva süresinin hesaplanması yukarıda belirlenen süre tamamlandıktan sonra başlar. (bu Kanunun 277.maddesi 2.paragraf)

    Madde 181. Taahhüt Üstlenen  Kişilerin Değiştiği Durumunda  Dâva Süresi
    Taahhüt Üstlenen kişilerin değişmesi , dâva süresini ve onu hesaplama tertibinin değiştirilmesinin nedeni olamaz.

    Madde 182. Dâva Süresinin Dolmasının Durdurulması
    1.    Dâva süresinin dolması
    1)    eğer dâva açmaya olağan üstü ve bu durumda olması kaçınılmaz olay( olağanüstü güç) engel olursa;
    2)    Taahhüdün bu tipinin gerçekleşmesini, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kararı ile durdurulmasına bağlı olarak (moratoryum) ;
    3)    Eğer dâvası veya dâvalı savaş durumundaki askeri birliklerde olursa durdurulabilir.
    4)    Hukuki salahiyeti olmayan kişinin kanunen belirlenen vekili olmadığı durumda;
    5)    İlgili muameleleri düzenleyen kanunun yürürlülüğünün durdurulması  ile ilgili olarak durdurulabilir.
    İnsan hayatına veya sağlığına yapılan zararın ödenmesi veya dâvaya göre dâva süresinin dolması, kişi emekli maaşının veya yardım burcu belirlenmesi hakkında ilgili organa gönderilmesine bağlı emekli maaşı ve yardım bursu belirleninceye kadar veya onların belirlenmesinin reddedilmesine kadar durdurulabilir.
    2.    Dâva süresinin dolması, eğer bu maddede belirtilen durumlar dâva süresinin son altı ayı içerisinde ortaya çıkarsa, yada eskisi gibi devam ederse durdurulur, eğer bu süre altı ayı aşmadı ise, dâva süresi dolması gereken  vaktinde durdurulur.
    3.    Durdurulmasına neden olan durumlar durdurulan tarihten itibaren dâva süresi devam edecek. Bu konuda sürenin geri kalan kısmı altı aya kadar, eğer dâva süresi altı ayı aşmamalı ise, dâva süresine kadar uzatılır.

    Madde 183. Dâva süresine Ara Verme
    1.    Dâva süresinin dolması belirlenen tertiple dâva açma, dâvalı kişinin borcu veya başka da yükümlülükleri kabul etmesini ispatlayan hareket yapması ile ara verilir.
    2.    Ara verildikten sonra dâva süresi yeniden başlar, ara verilene kadar geçen vakit yeni süreye dahil edilmez.

    Madde 184. Dâvaya Bakılmadığından Dolayı Dâva Süresinin Dolması
    1.    Eğer dâvaya mahkeme bakmazsa, dâva açılana kadar başlayan dâva açma süresi genel tüzük ile devam edecek.
    2.    Eğer mahkeme ceza muamelesine göre açılan dâvaya bakmazsa, dâva açılana kadar başlayan dâva süresinin dolması, bakılmayan dâvanın  hükmü yürürlülüğe geçinceye kadar, durdurulur. Süre durdurulduğundaki vakit dâva süresine katılmıyor. Bu konuda eğer sürenin geri kalan kısmı altı aydan az olursa, o altı ay süreye uzatılır.

    Madde 185. Dâva Süresini Yeniden Gerçekleştirilmesi.
    1.    Özel durumlarda, dâvacının özel durumlarında (ağır hastalanma, çaresiz hale düşmesi, okur yazarlığının olmaması vs ) dâva süresinin dolma sebebini mahkeme geçerli neden olarak bulduğunda, kişinin ihlal olan hakkı korunmalıdır. Eğer dâva süresinin son altı ayı içerisinde ortaya çıktı ise, bu süre altı aya denk veya altı aydan az olursa, dâva süresinin dolması nedenleri geçerli olarak tanımlanır.
    2.    Belirli bir işe göre mahkeme kararını yerine getirme reddedildiği durumda, mevzuatlara uygun olarak dâvacının, o işle ilgili yeni dâva açma hakkına sahip olduğu durumda, dâva süresi yeniden gerçekleştirilir.

    Madde 186. Dâva Süresi Tamamlandıktan Sonra Yükümlülüğünü Yerine Getirme
    Dâva süresi tamamlandıktan sonra yükümlülüğünü yerine getiren dâvalının veya başka davalı kişinin o yükümlülüğü yerine getirdiği vakitte dâva süresinin dolduğunun farkında olmazsa da, bu davalının ödediği her şeyi  geri talep etme hakkı yoktur.

    Madde 187. Dâva Süresi Kullanılmayan Talepler
    Dâva süresi:
    1)    Mevzuatlarda belirlenen durumlar dışında, maddi olmayan kıymetler ve mülki olmayan özel hakların koruması hakkındaki dâvalara;
    2)    Yatırımcıların banka yatırımlarını geri vermesi hakkındaki dâvalara;
    3)    Kişinin hayatına veya sağlığına yapılan zararın yerine getirilmesi hakkındaki dâvalara kullanılmaz. Fakat dâva süresi dolduktan sonra, açılan dâvalar açıldıktan sonra üç yılı aşmadan yapılmalıdır;
    4)    Eğer mülkiyet sahibinin veya başka hukuk sahibinin her türlü haklarının ihlali mülkiyet hakkının elinden alınması ile ilgili olmazsa ( bu Kanunun 264, 265) maddeleri) onların bu hukuk ihlalinin iadesi hakkındaki dâvalarına;
    5)    Mevzuatlarda belirlenen durumlarda başka da dâvalara kullanılmıyor.

    II. BÖLÜM. MÜLKİYET HAKKI VE AYNİ HAKLARI
    7.    fasıl. Mülkiyet Hakkı. Genel Tüzük.
    1.    Mülkiyet hakkı, failin kanun evrakları ile tanınan ve korunan kendine ait mülkü kendi isteğine göre sahiplenme, kullanma ve onu yönetme hakkıdır.
    2.    Mülkiyet sahibinin kendi mülkiyetini sahiplenme, kullanma ve onu yönetme hakkı vardır.
    Sahiplenme hakkı dediğimiz, kendi mülkünü fiilen sahiplenmeyi gerçekleştirmeyi kanunen sağlamaktır.
    Kullanma hukuku dediğimiz, mülkten onun faydalı tabii olan niteliktekinden yararlanma ve bu yararların kanunen sağlanmasıdır. Kâr, faiz, meyve, çoğalma ve başka da şekilde olabilir.
    Yönetme hakkı dediğimiz, mülkün kanuni akıbetinin hukukla sağlanmasıdır.
    3.    Mülkiyet sahibi kendine ait mülkiyetle ilgili kendi isteğine göre her türlü işlem yapmaya, mülkü başka kişilere verme, kendi sahipliğinden çıkarma, kendi mülk sahibi olma, başkalarına kullanmaya verme ve yönetme hakkında kendi vekil olarak tayin etme, mülkü ipotekle verme ve başka da yöntemlerle yönetme hakkı var.
    4.    Mülkiyet sahibinin kendi yetkisini gerçekleştirirken,  başka kişilerin ve devlet haklarını ve kanunen korunan menfaatleri bozmamalıdır. Haklar ve kanuni menfaatleri bozan nedenler, mülkiyet sahibinin kendi tekel ve başka da üstünlük durumunu kötüye kullanmasından  ortaya çıkabilir.
    Mülkiyet sahibi kendi haklarını gerçekleştirirken insanların sağlığı ve çevreye zarar veren nedenlere karşı tedbir almak zorundadır.
    5.    Mülkiyet hakkının süresi sınırsızdır. Mülkiyet hakkı sadece, bu Kanunda belirtilen  nedenlerden dolayı, zorunlu olarak kaldırılabilir.
    6.    Mevzuatlarda belirtilen durumlarda, şartlar ve sınırlamalar içerisinde mülkiyet sahibi  kendi mülkünü başka insanların,  sınırlı olarak kullanmasına izin vermek zorundadır.

    Madde 189. Mülkü İyi Tutmak Yükü
    1.    Mülkiyet sahibi , eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, kendine ait mülkü iyi tutma yükünü üstlenir ve bir taraflı düzene göre bu yükü üçüncü tarafa devir edemez.
    2.    Eğer mülk kanunen üçüncü tarafta ise, onların başka kişilerin mülkün iyi tutmak için harcayan harcamalarını, mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, mülkiyet sahibi ödemelidir.
    Mülk dikkat ve ihtimamla tutulmazsa mülkü iyi tutmak için harcanan para ödenmez. (Bu Kanunun 263.maddesi)

    Madde 190. Mülkün Tesadüfen Yok Olması veya Tahrir Olunması
    1.    Sahiplenmekten çıkan eşyaların tesadüfen yok olma veya tahrir olma tehlikesi, eğer mevzuatlarda veya antlaşmalarda başka türlü belirlenmedi ise, satın alan kişi mülkiyet hakkına sahip olduğu anda ona geçecek.
    2.    Eğer sahiplikten ayırıcı kişi eşyaları teslim etme süresini geçirme nedeni ile suçlu olursa, beklenmeyen tahrir ve yok olma  tehlikesini süresini geçiren taraf çekecek.

    Madde 191. Özel Mülkiyet Kavramı ve onun Türleri
    1.    Özel Mülkiyet, kişilerin ve resmi olmayan tüzel kişilerin ve onların şirketlerinin mülkiyeti şeklinde görünür.
    Kamu mülkiyeti, onlardan dini birlik mülkiyeti özel mülkiyetin ayrıca türü olarak görünür.
    2.    Mevzuatlara uygun, kişilere ve tüzel kişilere ait olamayan bazı mülk türlerinden başka her türlü mülk özel mülkiyet olabilir.
    Özel mülkiyette olan mülkün sayısı ve değeri sınırsızdır.

    Madde192. Devlet Mülkiyeti
    1.    Devlet mülkiyeti Cumhuriyet veya kamu mülkiyeti türünde mevcut olur.
    2.    Cumhuriyet mülkiyeti Cumhuriyet hazinesinden ve mevzuatlara uygun  devlet, Cumhuriyet tüzel kişilerine tahsis edilen mülkiyetten oluşur.
    Cumhuriyet bütçe kaynağı, altın, döviz stoku, almaz stoku, sadece devlet mülkiyeti ve tüzel kişilere tahsis edilen başka da devlet mülkü  Kazakistan Cumhuriyetinin devlet hazinesini oluşturuyor.
    3.      Kamu mülkiyeti yerel hazineden ve kanun evraklarına uygun kamu tüzel kişilerine tahsis edilen başka da mülklerden oluşur.
    Mahalli bütçe stoku ve devlet tüzel kişilerine tahsis edilen başka da kamu mülkü mahalli hazineyi oluşturur.
    4.    Devlet mülkiyetindeki mülk devlet tüzel kişilerine işletme yapma veya tesirli yönetme hakkı ile tahsil edilebilir.

    Madde 193. Sadece Devletin Mülkiyeti Olan Mülkiyet
    1.    Toprak, onun katmanları, su, bitki ve hayvanlar dünyası ve başka da tabii zenginlikler  sadece Cumhuriyet mülkiyeti olur.
    2.    Toprağa ve başka tabii zenginliklere mülkiyet hakkını gerçekleştirme özellikleri bu Kanunun, Toprak Kanunu ile  ve başka da kanunlarla belirlenir.

    Madde 194. Meskene Mülkiyet Hakkı ve Başka da Ayni Haklar
    Meskene mülkiyet hakkı ve ayni hakları gerçekleştirme özellikleri mesken kanunları ile düzenlenir.

    Madde 195.Mülkiyet Sahibi Olmayan Kişilerin Mülk Hakları
    1.    Mülkiyet hakları ve  ayni haklara:
    1)    Toprağı kullanma hakkı;
    2)    İşletme yapma hakkı;
    3)    Tesirli yönetim hakkı;
    4)    Ayni haklar dahildir.
    2.    Toprak kullanma hakkı, toprak kullanan kişi veya tüzel kişinin kanunen sağlanan, toprağın yararlı nimetlerinden faydalanma imkanıdır. Toprağı kullanıcının kendi kullanımındaki toprak parçasını sahiplenme hakkı var.   
    3.    Toprak hakkının esası ve ortaya çıkma, değişme ve sahipliğinin kaldırılma tertibi, toprak kullanıcıların hakları ve yükümlülükleri, özellikle toprağı kullanma hakkının elinden alınması hakları ve yükümlülükleri Kazakistan Cumhuriyetinin Toprakla ilgili Kanunu ile belirlenir.

    Bölüm 9. İKTİSADİ YETKİ HAKKI
    Madde 196. Devlet İşletmesinin İktisadi Yetki Hakkı
    İktisadi yetki hakkı, devletten mülkiyet sahibi olarak mülk edinenin, bu mülkü sahiplenme, kullanma ve onu yönetme hakkı ve Medeni Kanunla ve başka da mevzuatlarda belirlenen  tertiple gerçekleştirilen, devlet işletmesinin ayni hakkıdır.

    Madde 197. İktisadi Yetki Hakkının Mevzuları
    İktisadi yetki hakkının mevzusu, eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, her türlü mülk olabilir.

    Madde 198. İktisadi Yetki Hakkına Sahip Olma ve Onun Kaldırılması
    1.    Mülkün  kurulan işletmeye tahsis edilmesi hakkında mülkiyet sahibi karar alan mülkle ilgili iktisadi yetki hakkı, eğer mevzuatlarda veya mülkiyet sahibinin kararında başka türlü belirlenmedi ise, bu işletmede, mülkü işletmenin özgün bilançosunda onaylandığı vakitte ortaya çıkar.
    2.    İşletme yetkisi verilen vakitte mülkü kullanmakla elde edilen  meyve, ürün ve gelir  işletme antlaşma veya başka da esaslara dayandırılarak alınan  mülkiyet hakkı ile ilgili mevzuatlarda belirlenen tertibe göre, işletme yetkisine verilir.
    3.    İktisadi yetki hakkı, mülkiyet hakkını kaldırma ile ilgili kanunlarda belirtilen esaslar ve tertibe göre, mülkiyet sahibinin kararı ile işletmeden mülk kanuni yollarla geri alındığı durumlarda kaldırılır.

    Madde 199. Mülkiyet Sahibinin İktisadi Yetkisinde Bulunan Mülkle İlgili Hakları
    İktisadi yetki  faaliyetinde mülkiyet sahibi mevzuatlara göre işletme kurma, onun faaliyetinin nitelikleri ve amaçlarını tespit etme, onu yeniden kurma, tasfiyesi meselelerini çözüme ulaştırır, işletme ile ilgili mülkün kendi amacına uygun olarak kullanılması ve korunmasına kontrolü gerçekleştirir.
    Mülkiyet sahibi kendisi kuran işletmeni işletme faaliyeti sırasında, mülkü kullanmadan elde edilen gelirin belli kısmını almaya haklıdır.

    Madde 200. Devlet İşletmesinin Mülkiyet Haklarını Gerçekleştirme Kaideleri
    1.    İktisadi yetki hakkı faaliyetinde gerçekleşecek devlet işletmesi sahibinin veya temsilci devlet kurumunun muvafakati olmadan aşağıdaki iş türlerin yapmaya:
    1)    Kendilerine ait evleri, inşaatları, teçhizatı ve işletmenin diğer depolarını, başka kişilere satma ve verme, değiştirme, uzun süreli( üç yıldan fazla) kiraya vermeye, süreli olarak bedava kullanmaya vermeye hakları yoktur.
    2)    Şubeler ve bağlı işletmeler kurma, özel iş adamları ile birlikte işletmeler ve ortak işletme kurma, özel işletme ve sermayesin kurmaya;
    3)    Özel iş adamına borç verme, onları Kazakistan Cumhuriyetinin Milli Bankası onaylayan faiz esasına göre ödettirme işlemlerine hakları yoktur.
    2.    Devlet işletmesi, eğer mevzuatlarda başka türlü belirlenmedi ise, kendine İktisadi yetki hakkına göre tahsis edilen menkul kıymetleri özgün şekilde yönetir.

    Madde 201. Devlet İşletmeleri İle İlgili Muamelelere Mülkiyet Hakkı Kaidelerinin Kullanılması
    1.    Devlet işletmeleri ile ilgili muamelelere, eğer bu Kanunda ve başka mevzuatlarda başka türlü belirlenmedi ise, Medeni Kanunun mülkiyet hakkı kaideleri kullanılır.

    10. Bölüm. TESİRLİ YETKİ HAKKI
    Madde 202. Tesirli Yetki Hakkı Kavramı ve Onun Muhtevası
    Tesirli yetki hakkı mülkiyet sahibinin mali hesabından desteklenen işletmenin, mülkiyet sahibinin mülk alan ve kendi faaliyetinin amacına , mülkiyet sahibinin vazifelerine ve mülkün amacına göre mevzuatlarca belirlenen sınırlarda o mülkü sahiplenme, kullanma ve yönetme haklarını gerçekleştiren hazine işletmelerinin ayni hakkıdır.

    Madde 203. Tesirli Yetki Hakkına Sahip Olma ve Onu Kaldırma
    Tesirli yetki hakkına sahip olma ve onu kaldırma, eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, bu Kanunun 13 ve 14 paragraflarında belirlenen kaideler ve düzene göre, gerçekleşir.

    Madde 204. Tesirli Yetki Verilen Mülkün Mülkiyet Hakkı
    1.    Tesirli yetki faaliyetinde mülkün mülkiyet sahibi mevzuatlara uygun olarak, işletme ve hazine işletmesin kurma, onun faaliyetinin niteliği ve amacını belirleme meselelerini çözüme ulaştırır, müessesenin veya hazine işletmesinin kanunen belirlenen akıbetini onun faaliyetinin muhtevasını belirleme hakkı vardır.
    2.    Mülkiyet sahibi müessesenin veya hazine işletmesinin mülkiyet sahibi veren mülkünü yararlı olarak kullanma ve korumasına kontrolü gerçekleştirir.
    3.    Müesseseyi birkaç mülkiyet hakkı sahipleri kurduğunda, onların arasında ilişkiler ve mülkiyet sahibinin kendi mülküne sahiplik hakları meclis antlaşması ile veya onun gibi anlaşmalarla belirlenir.

    Madde 205.Mülkiyet Sahibinin Tesirli Yetki hakkına Sahip Mülkünü Geri Alması ve Yeniden Bölüş Hakkı
    Müessese veya hazine işletmesine  tahsis edilen mülkün sahibi, eğer mevzuatlarda başka türlü belirlenmedi ise, o mülkü geri alma veya başka tüzel kişiler arasında yeniden paylaşma hakkı vardır.

    Madde 206. Müessesenin Veya Hazine İşletmesinin Mülkünü Yönetme
    1.    Müessesenin kendine tahsis edilen mülkünü veya ona devlet tarafından  ayrılan harcama esasında satın alınan,  mülkü özgün olarak istimlâk etme ve başka yöntemle yönetme hakkı yoktur.
    Eğer katılımcılar meclisi evraklarına uygun müesseseye kâr getiren faaliyeti yetkisi hakkı verilirse, bu tür faaliyetlerden  elde edilen gelirler ve o gelirler ile satın alınan mülk müessesenin özgün olarak kullanılmasına verilir ve özgün bilançoda belirlenir.
    2.    Hazine işletmesi kendine tahsisi edilen mülkü, ancak o mülkün sahibinin muvafakati ile istimlâk etme veya başka yöntemlerle kullanmaya hak kazanabilir.
    Hazine işletmesi, eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, kendi üreten ürünü özgün olarak satabilir.
    Hazine işletmesinin gelirini paylaşma tertibin, onun mülkünün mülkiyet sahibi belirler.

    Madde 207. Katılımcıların Hazine İşletmesi, Müessesse ve Devlet İşletmesindeki Borçları İle İlgili  Sorumlulukları
    1.    Hazine işletmesi taahhütleri boyunca,  kendi  kullanımında bulunan  mali kaynağa göre,  para şeklinde sorumluluk taşır.
    Hazine işletmesindeki para eksikliği durumunda, onun taahhüdüne göre, parasal sorumluluğu Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti veya ilgili mahalli idare organları taşır.
    Sözleşme taahhüdüne göre yükümlülükler tertibi,  mevzuatlarda veya devlet işletmesi mevzuatında belirlenen tertibe göre gerçekleşir.
    2.    Müesseselerin ve devlet müesseselerinin sorumluluğu , bu Kanunun 44.maddesinin 1. Paragrafında belirlenen tertibe göre belirlenir.

    Madde 208. Müessese Mülkiyet Hakkının Değişmesi
    Müessese mülkiyet hakkı başka kişiye değişen durumda, bu müessese kendine ait mülke tesirli yönetim hakkını koruyacak.

    11. Bölüm. ORTAK MÜLKİYET

    Madde 209. Ortak Mülkiyet Hakkı ve Onun Ortaya Çıkma Nedenleri
    1.    Eki veya ondan da çok kişinin mülkiyetindeki mülke,  onların  ortak mülkiyet hakkı olur.
    2.    Mülk mülkiyet sahiplerinin her birinin mülkiyet hakkındaki payı belirlenerek (mülkiyet payı) veya bu tür paylar belirlenmeden (ortak ) ortak mülkiyet olabilir.
    Mülk,   ortak mülkiyet hakkında, her katılımcısının ortak payı belirlenerek (mülkiyet payı) yada ortak mülkiyet payı belirlenmeden bulunabilir.
    3.    Mülke mülkiyet payı olarak görünen ortak mülkiyettir, ortak mülkiyet kanununda belirtilen durumlar hariç.
    4.    Ortak  mülkiyet iki veya birkaç kişi mülkiyet sahibi olduğu durumda ortaya çıkar, bu mülkler  amacı değiştirilmeden bölünmez (bölünmeyen mülk), çünkü bu kanuna aykırı gelir.
    Bölünen mülke ortak mülkiyet hakkı mevzuatlarda veya antlaşmada belirtilen durumlarda ortaya çıkar
    5.     Ortak mülkiyete katılanların anlaşması ile, anlaşılmazlık durumunda ise, mahkeme kararı, ile ortak mülkiyete bu kişilerin mülkiyet payı belirlenebilir.
    6.    Gayrimenkul mülke mülkiyet hakkı kondominyum şeklinde ortaya çıkabilir. gayrimenkul kıymetlerin bazı kısımları kişilerin veya tüzel kişilerin ferdi mülkiyetinde olan, geri kalan ferdi mülkiyete dahil olmayan kısmı ise gayrimenkul mülkiyet sahiplerine ortak mülkiyet payı hakkı ile ait olur.  
    Ortak mülkteki mülkiyet sahiplerinin her birinin payı,  gayrimenkulun kısmen ait olan mülkiyetinden ayrı değildir.
    Ortak mülkiyetteki Mülkiyet sahiplerinin paylarının miktarı ve onu işletmek için kullanılacak harcamalarına katılma derecesi, mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirlenmedi ise, gayrimenkul kısmına ferdi mülkiyetle ait olan kısmının miktarına bağlı olur.
    Kondominyum (Ortaklama hakimiyeti) türlerinin özellikleri , kanuni sistemleri mevzuatlarda belirlenebilir.

    Madde 210. Mülkiyet Payı hakkında Pay Miktarının Belirlenmesi.
    1.    Eğer Mülkiyet payına katılımcılar paylarının miktarı mevzuatlarda açıklanması veya ona bütün katılımcıların anlaşması ile belirlenmesi mümkün olmazsa, pay eşit olarak belirlenir
    2.    Mülkiyet payına katılımcıların hepsinin anlaşması ile onların her birinin ortak mülkü kurma ve çoğaltmaya kattıkları yatırımlarının miktarına göre, katılımcıların paylarını açıklama veya değiştirme tertibi belirlenebilir

    Madde 211. Ortak Mülkiyette Mülk Payı Olanların Bu Mülkün İyileştirilmesi İle İlgili Hakları
    1.    Ortak mülkü kullanmanın belirlenmiş tertibine uyarak, onu paylaşmadan iyileştirmeyi gerçekleştiren belli payın mülkiyet sahibi, ortak mülkteki kendine ait  mülkiyet hakkını artırmaya hakkı var.
    2.    Ortak mülkteki belli payı iyileştirme, eğer ortak mülkiyete katılımcıların anlaşmasında başka türlü belirlenmezse, onu yapan katılımcının mülkiyetine  ait olur.

    Madde 212. Ortak Mülkiyette Mülk Payı Olan Mülkü Yönetmek
    1.    Kendi Payına ait mülkiyetini yönetme onun bütün katılımcılarının muvafakati ile gerçekleşir.
    2.    Pay mülkiyetine katılan herkes kendi payını kendi isteğine göre satmaya, hediye etmeye, veraset yoluyla vasiyet etmeye, kiraya vermeye yada, bu Kanunun 216.maddesinde gösterilen şartlara uyarak, onları başka türlü de kullanmaya hakkı vardır.

    Madde 213. Ortak Mülkiyette Mülk Payına Olan Mülke Sahiplik ve Onu Kullanma
    1.    Mülkiyetindeki Mülk Payına ait mülkü sahiplenme ve kullanma onun bütün katılımcılarını muvafakati ile, anlaşamadığı durumda ise, mahkeme belirleyen düzene göre gerçekleşir.
    2.    Ortak mülkiyette mülkiyet payı olan her bir katılımcı ortak mülkteki kendi payları miktarını kendi yönetimi ve kullanmasına alma hakları var, bu mümkün olmadığı durumda, kendine ait payı miktarında başka katılımcılardan para veya başka da ödenek ödenmesini talep etme hakkına sahiptir.

    Madde 214. Ortak Mülkiyette  Payına ait mülkü kullanmadan elde edilen meyve, ürün ve gelirler.
    Mülkiyetindeki Mülk Payına ait mülkü kullanmadan elde edilen meyve, ürün ve gelirleri ortak mülke dahil olunur. Meyvenin, ürünün ve gelirin ondan sonra paylaşılması, mülkiyet payına katılımcılarının arasında, eğer onların ortak anlaşmasında başka türlü belirlenmedi ise, onların payı miktarında paylaşılır.

    Madde 215. Ortak Mülkiyette Mülk Payına Ait Mülkü Kullanmayla İlgili  Harcamalar
    1.Ortak  Mülkiyette Mülk Payı olan her bir katılımcı ortak mülkte kendi payına uygun vergi, ödeme ve başka da ilgili ödenekler ödeme ve onları kullanma ve koruma ile ilgili harcamalara katılmak zorundadır.

    Madde 216. Satın Almada Ayrıcalık Hakkı
    1.    Ortak Mülkiyette  Mülk Payını başka kişilere satmada, satılan payı onun satılacak fiyatına göre ve ihaleye  satışı hariç,  başka eşit durumlarda, pay sahibinin diğer katılımcılarla kıyasla satışta ayrıcalık hakkına sahip olur.
    Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olan katılımcılar anlaşamadığı durumda, Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olanın mülk payını satmak için ihale satışa sunmak bu Kanunun 222 maddesinin 2 paragrafında belirlenen düzenle ve mevzuatlarda belirlenen başka da tertiplere göre yapılabilir.
    2.    Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olan  kendine ait payın satış fiyatını ve onun satışının başka da koşullarını belirterek, Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olan  diğer katılımcılara kendine ait payın satılacağını yazılı şekilde belirtmelidir. Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olan başka katılımcılar satın almaktan vaaz geçerse veya gayrimenkul mülke ortak mülkiyetten satılacak olan payı bir ay içerisinde, diğer mülkü, satılacağı öğrenildiğinden başlayarak on gün içerisinde satın almazsa, satıcı kendine ait payı başka birilerine satma hakkına sahiptir.
    3.    Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olanın ayrıcalığı bozularak satış gerçekleştirildiğinde, Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olan her bir , üç ay içerisinde mahkemede kendine satın alanın hakları ve yükümlülüklerini havale edilmesini  talep etme hakkına sahip.
    4.    Payı satın almanın ayrıcalık hakkını başka birilerine devir etmeye izin verilmez.
    5.    Bu maddenin kaideleri takas şartına göre istimlâk durumunda da kullanılır.

    Madde 217. Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olanın Payının Anlaşmaya Göre Satın Alana Geçme Durumu
    Ortak Mülkiyette  Mülk Payı Olanın Payı, eğer tarafların anlaşmasında başka türlü belirtilmedi ise, antlaşma yapıldığı vakitten başlayarak antlaşmaya göre satın alana geçecek.
    Devlet kaydı veya noter tarafından onaylanması gereken anlaşmaya göre, ortak mülkiyette  mülk payı olanın payının geçme durumları Medeni Kanunun 238. Maddesinin 2 paragrafına göre belirlenir.

    Madde 218.  Ortak Mülkiyette  Mülkün Paylaştırılması ve Ondan Pay Ayırma
    1.    Ortak mülkiyet ait mülk ona katılanlar anlaşmasına göre, kendi aralarında paylaşılabilir.
    2.    Ortak mülkiyete katılımcı ortak mülkten kendi payının ayrılmasını talep etme hakkına sahiptir.
    3.    Ortak mülkiyet katılımcılar ortak mülkü bölme veya birinin payını ayırma yöntemleri ve şartları hakkında uzlaşamadığı durumda, Ortak mülkiyete katılımcı ortak mülkteki kendi payını eşya şeklinde ayırmayı talep etme hakkına sahiptir.  Eğer kişiye ait payı eşya şeklinde ayırmaya mevzuatlarda izin verilmedi ise veya ortak mülkiyete ait mülke büyük ölçüde zarar verilmedikçe imkansız olursa, ayrılacak olan mülkiyet sahibi ortak mülkiyetin diğer katılımcılarından kendi payının karşılığını ödettirme hakkına sahiptir.
    4.    Bu madde esas olunarak, ortak mülkiyet katılımcısına eşya şeklinde ayrılacak olan mülkün mülkiyet hakkındaki ona ait pay miktarı ile eşit olmayışı, eksik miktarının karşılığı miktarında ödeme yapılmakla giderilir. Diğer mülkiyet sahiplerinin ortak mülkiyete ait mülkte payı olanın ona ait payını eşya şeklinde ödeme yerine para şeklinde ödeme yapılması ilgili katılımcının muvafakati ile gerçekleşir. İlgili ortak mülkte payı olan katılımcı payı az miktarda olup, onun miktarının ayrılması mümkün olmazsa ve o, kişi ortak mülkü kullanmayı istemezse, mahkeme bu mülkiyet sahibinin muvafakati olmazsa bile diğer ortak mülkiyete katılımcılara ona ödeme yapılması yükümlülüğünü getirebilir.
    5.         Bu maddenin 3,4 paragraflarında göre,ödeme yapıldıktan sonra mülkiyet sahibi ortak mülkteki pay hakkını kaybeder.
    6.    Bu maddenin 3,5 paragraflarında belirtilen kaidelere göre, ortak mülkü bölüş işleminin yada oradan payı bölme yararsız olduğu açık bilindiğinde, mahkeme mülkü ihale satışına sunar, sonra oradan elde edilen parayı ortak mülkiyete katılımcılar arsında onlara ait pay miktarında paylaştırma kararını alabilir.

    Madde 219. Müşterek Mülkiyet.
    1.Müşterek mülkiyete:
    1)    Eşlerin ortak mülkiyeti;
    2)    Çiftçi işletmesi
    3)    Özelleştirilmiş meskene ortak mülkiyet hakkı şekillerinde mevcuttur.
    3.    Mevzuatlarda müşterek mülkiyet, eğer ona katılımcılar arasında yapılan antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, belirlenir ve kullanımda olur.

    Madde 220. Müşterek  Mülkiyetteki Mülkü Sahiplenme, Kullanma, Yönetme
    1.    Müşterek mülkiyete katılıcılar, eğer onların arasında yapılan antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, ortak mülke beraber sahip olur ve beraber kullanır.
    2.    Mülkü yönetme hakkında antlaşmayı katılımcıların hangisi yaptığına bakmaksızın , müşterek mülkiyeti yönetme bütün katılımcıların muvafakati ile gerçekleşir.
    3.    Eğer bütün katılımcıların anlaşmasından başka türlü olmazsa, müşterek mülkiyete katılımcıların her biri mülkü yönetme hakkında antlaşma yapmaya haklıdır. Müşterek mülkiyete katılımcılardan biri ortak mülkü yönetme ile ilgili yaptığı sözleşme başka katılımcıların talebi üzerine sözleşme yapan katılımcının yeterli vekaleti olmadığı nedeni ile sözleşmedeki ikinci taraf bu hakkında haberi olduğu yada açıkça bilmesi gerekliliği ispatlanan durumda geçersiz olarak tanımlanabilir. Noter tasdikini veya devlet kaydını gerektiren antlaşmalar yapma durumunda müşterek mülkiyete katılanların anlaşmanın yapılmasına verilen muvafakati noter tarafından tasdik edilmelidir.
    4.     Eğer Medeni kanunda veya başka da mevzuatlarda müşterek mülkiyetin bazı türleri için ayrıca yöntemler belirlenmedi ise, bu madenin 1-3 paragrafları kullanılır.

    Madde 221. Müşterek Mülkiyetteki Mülkü Bölme ve Ondan Herkes Kendine Ait Payı Alma
    1.    Ortak mülkiyeti beraber mülkiyete katılımcılar arasında bölüş, onların birinin payını ayırma herkesin ortak mülke mülkiyet hakkının ona ait kısmı belirlendiği durumda gerçekleşebilir.
    2.    Ortak mülkiyeti bölüş ve ondan belli birilerine ait pay miktarını ayırma durumunda, eğer mevzuatta ve katılımcıların antlaşmasında başka türlü belirtilmedi ise, herkesin payı eşit durumdadır.
    3.    Ortak mülkü bölüş ve ondan belli birine ait payı ayırma nedenleri ve  tertibi Medeni Kanunun 218 maddesinin kaideleri ile belirlenir, çünkü Medeni Kanunun, başka da mevzuatlarla müşterek mülkiyetin bazı türleri için başka türlü belirlenmedi ve müşterek mülkiyete katılımcılar ilişkilerinin mevzusu değildir.

    Madde 222.Ortak Mülkiyetteki Pay İçin Ödeme Yapılması
    1.    Payı veya müşterek mülke katılımcıya kredi veren katılımcı da diğer mülkün yetersizliği durumunda, borçlunun ortak mülkteki payını ona ödenek ödettirme amaçla bölünmesini talep etme hakkı vardır.
    2.    Ortak mülkiyetin diğer katılımcıları borçluya ait payı satın almadan vaaz geçtiği durumlarda kredi veren ortak mülkiyet hakkındaki borçluya ait payını ihale yoluyla bu paydan mahkeme aracığıyla ödeme talep etme hakkı vardır.
    3.    Eğer bu durumda, borçluya ait payı eşya şeklinde almak mümkün olmazsa veya  müşterek mülkiyetin diğer katılımcıları buna karşı olursa, kredi veren, borçludan kendine ait payı ortak mülkiyetin diğer katılımcılarına bu payı piyasa değerinde satarak, satıştan elde edilen parayı borcu ödemeye tahsil etmesini talep etme hakkına sahip.

    Madde 223ç Eşlerin Ortak Mülkiyeti
    1.    Eşlerin evlendikten sonra elde ettikleri mülk, eğer bu mülk eşlerin ortak mülkiyette payı olan mülkiyeti ve onların her birine ait veya mülkiyette belli kısımlarının eşlerin her birine ait olması durumları, onların arasında yapılan antlaşmada belirlenmedi ise, onların müşterek mülkiyeti olur.
    2.    Eşlere evlendikten önce ait olan ve onların evlendiklerinde hediye edilen veya veraset yoluyla gelen mülkü onların her birinin mülkiyeti olur.
    Değerli ve başka da süs eşyalarının dışında özel eşyaları (giyim, kuşam ve vs) evlendiği vakitte eşlerin ortak maaşına satın alınsa bile, onları kullanan eşin mülkiyeti olur.
    Eğer evli oldukları vakitte eşlerin ortak mülkiyetinin hesabından o, mülkün değerini artıran harcama (tamir etme, yeniden yapma, yeniden teçhizat) yapıldığı açıklanırsa, evlilerin her birine ait mülk onların müşterek mülkiyeti olarak tanımlanabilir.
    3.    Evlilerin birinin taahhüdüne göre ceza kesilme işlemi  kendine ait mülk kısmına ve bu mülkün bölüşü sırasında eşlerin tek birine ait olacak mülkündeki sadece  o, paya  kullanılabilir.
    4.     Eşlerin müşterek mülkiyet haklarının özellikleri Kazakistan Cumhuriyetinin Nikah ve Aile İlişkileri mevzuatında belirlenir.

    Madde 224.Çiftçi İşletmesinin Mülkiyeti
    1.    Çiftçi işletmesinin mülkü, onların arasında yapılan antlaşmada başka türlü belirlenmedi ise, ortak mülkiyet hakkına göre,  onun üyelerine ait olur.
    2.    Çiftçi işletmesi üyelerinin müşterek mülkiyetine, onun üyelerinin ortak parasına işletme için satın alınan toprak parçasındaki dikilmiş ağaçlar, işletme ve ona ait başka inşaatlar, sulama ve başka da inşalar, ürün veren hayvan ve taşıtlar, kuş, tarım ve araç, gereçler ve başka da mülk dahil olur.
    3.    Çiftçi işletmesinin faaliyeti neticesinde elde edilen meyve, ürün ve gelir, çiftçi işletmesi üyelerinin ortak mülkiyeti olur ve onların arasında yapılan sözleşmeye göre kullanılır.

    Madde 225. Çiftçi İşletmesi Mülkünün Bölüşü
    1.    Bütün üyelerinin ayrılmasından dolayı veya başka da esasa göre, yada çiftçi işletmesi tasfiye olunduğunda, ortak mülkiyete Medeni Kanunun 218 ve 221 maddelerinde belirtilen kaidelere göre, bölüş yapılmalıdır.
    2.    Çiftçi işletmesi üyelerinden ondan ayrıldığı durumda, işletme araç, gereçleri bölüşe dahil olmaz. İşletmeden ayrılan kişi kendine ait bu payı için ortak mülkiyetteki kendi payı karşılığında ödeme yapılmasını talep etme hakkına sahiptir.
    3.    Eğer bu madenin 1, 2paragrafında belirtilen durumlarda, ortak mülkiyet hakkı olan çiftçi işletmesi üyelerinin, eğer onların arasında antlaşmada başka türlü belirlenmedi ise, çiftçi mülkündeki payları eşit olur.

    Madde 226. Çiftçi İşletmesini Şirket  veya Kooperatif Olarak Yeniden Kurduğu Durumunda Ortaya Çıkan Hukuki Sistem
    1.    Çiftçi işletmesi üyeleri, şirket veya kooperatif olarak yeniden kurulabilir. Yeniden kurulan bu tip çiftçi işletmesini tüzel kişileri olan  üyeleri kendilerine, yatırımlar ve başka da ödenekler şeklinde verilen, mülkün ve onların faaliyeti neticesinde elde edilen ve kanuna aykırı olmayacak şekilde başka da nedenlerden dolayı satın alınan mülkün mülkiyet sahipleri olur.
    2.    Çiftçi işletmesinin şirkete katılımcıları veya kooperatif üyelerinin yatırımlarının miktarı, Medeni Kanunun 225 maddesinin 3.paragrafında belirtilen tertibe göre, ilgili çiftçi işletmesinin üyelerinin ortak mülkiyetteki  kendilerine ait mülk  payı esasına dayanılarak belirlenir.

    Madde 227. Özelleştirilen Meskene Ortak Mülkiyet Hakkı
    Özelleştirme hakkındaki mevzuatlara uygun olarak,  satın alınan veya bedava alan devlet meskenine ait bina, eğer onların arasında yapılan antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, satın alanın ve onunla birlikte devamlı yaşayan ailenin fertleri, özellikle reşit yaşına gelmeyenler ve belli bir süre için orada yaşamayan üyelerinin ortak mülkiyeti olur.
    Özelleştirilen meskene ortak mülkiyet hakkı özellikleri, Kazakistan Cumhuriyeti’nin  Konutla İlgili Kanunları ile belirlenir.

    12. Bölüm. Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşme
    (Küçük Ôlçekli İşletme)
    Madde 228. Küçük Ölçekli  Şirket

    1.    Küçük Ölçekli İşletme Ortak İş Faaliyeti Hakkında Sözleşme esasında kurulur.
    Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşme (küçük ölçekli işletme sözleşmesine) göre, taraflar Ortak İş Faaliyeti hedefine ulaşmak için beraber iş yapma taahhüdünü üstlenir.
    Küçük Ölçekli İşletme tüzel kişi olarak tanımlanamaz.
    2.    Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşme (Küçük ölçekli işletme) kişiler ve tüzel kişiler arasında, tüzel kişiler arasında yapılır.(konsorsiyum)
    3.    Küçük işletmeye katılımcıların Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşmeye göre taahhütleri, eğer Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşmede başka türlü belirtilmedi ise, üçüncü taraf
    4.    karşısında eşit durumdadır.

    Madde 229. Sözleşmeye Katılımcıların Ortak İşlerini Yürütmesi

    Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşmesine katılımcıların ortak işlerini yürütme onların genel anlaşmasına göre gerçekleşir. Kendi aralarında yapılan antlaşmaya göre, ortak işi yönetme ve  yürütme işi için katılımcıların birini görevlendirebilir, katılımcı ise bu konuda sözleşmeye diğer katılımcıların verdiği vekalete dayanarak faaliyet gösterecek.

    Madde 230. Sözleşmeye Katılanların Ortak Mülkü

    1.    Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşmeye katılımcılar kendi amaçlarına ulaşmak için ödemelerini para şeklinde ödeyebilir veya başka türlü eşya şeklinde yada emek payı şeklinde de katkıda bulunabilir.
    2.    Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşmeye katılımcıların para veya başka mülk şeklindeki ödemeleri, onların ortak faaliyeti neticesinde yapılan veya satın alınan mülkü, onların ortak mülkiyetinin her birine ait pay kısmı olarak tanımlanır.
    3.    Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşmeye katılımcıların ortak mülkteki kendilerine ait payı,  Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşmenin diğer katılımcılarının muvafakati olmadan idare edemez.
    4.    Sözleşmeye katılanların mülküne, Medeni Kanunun Ortak Mülkiyet Hakkındaki mevzuatında belirlenen kalıplar kullanılır.

    Madde 231. Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşme Katılımcılarının Ortak Giderleri ve Zararları

    Ortak İş faaliyetine göre, ortak giderler ve onun neticesinde olasılıklı zararı kapatma düzeni katılımcıların antlaşması ile belirlenir. Eğer antlaşmada bu tertip belirtilmedi ise, ortak gider ve zararlar Ortak İş Faaliyeti Hakkında  Sözleşmeye katılanların ortak mülkü hesabından kapatılır, eksik kalan miktar onların arasında, ortak mülkiyetteki paylarının oranına göre paylaştırılarak kapatılır.

    Madde 232. Ortak İşe Katılma Hakkı ve Katılmadan Vaaz Geçme

    1.    Ortak işe  katılım hakkına sahip olma ancak Ortak İş Faaliyeti Hakkında Sözleşme katılımcılarının muvafakati ile gerçekleşebilir.
    2.    Ortak İş Faaliyeti Hakkında Sözleşme katılımcısı kendi isteğine göre, ortak işe katılmaktan vaaz geçme hakkına sahiptir.
    3.    Ortak İş Faaliyeti Hakkında Sözleşme katılımcılarının bazılarının katılımdan vaaz geçmesi nedeninden dolayı oluşan zarar, Ortak İş Faaliyeti Hakkında Sözleşmede başka türlü belirtilmedi ise, bütünü ile ödenmelidir.

    Madde 233. Konsorsiyum

    1.    Konsorsiyum, Ortak İş Faaliyeti Hakkında Sözleşme esasına dayanılarak işletme yetkisini gerçekleştirmek için belli bir kaynaklarını ve güçlerini birleştirerek, işletme hedeflerine ulaşmak için faaliyetlerini de beraber yürüten serbest eşit haklara sahip belli bir süre içerisinde kurulan, tüzel kişiler birliğidir.
    2.    Konsorsiyuma katılanlar kendi işletme serbestliğini korur ve başka da konsorsiyumların, birliklerin faaliyetlerine katılabilir. Konsorsiyuma katılımcılar arasındaki ilişkiler sözleşme esaslarına göre düzenlenir.
    3.    Konsorsiyumu yönetme, konsorsiyuma katılanların antlaşması esasına göre gerçekleşir
    4.    Konsorsiyuma katılımcılar, eğer katılımcılar evrakında başka türlü gösterilmedi ise, konsorsiyum faaliyeti ile ilgili taahhütlere göre, ortak sorumluluk taşır.
    5.    Konsorsiyum, kendi faaliyetini taahhütlerini yerine getirdikten sonra veya konsorsiyuma katılanların kararına göre, kaldırılır.

    Madde 234. Ortak İş Faaliyetlerinin  Bazı Türleri Hakkında Kaideler

    Ortak iş faaliyetlerinin bazı türleri, Medeni Kanunla Kazakistan Cumhuriyeti mevzuatlarına ile düzenlenir.

    13. Bölüm. Mülkiyet Hakkına ve Diğer Ayni Haklara Sahip Olma

    Madde 235. Mülkiyet Hakkına Sahip Olma Nedenleri

    1.    Eğer sözleşmede veya mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, yeni mülke mülkiyet hakkı onu monte eden veya onu yapan kişiye aittir.
    Mülkü kullanma neticesinde elde edilen meyve,ürün ve gelire mülkiyet hakkı Medeni Kanunun 123.maddesine göre belirlenir.
    2.    Mülkiyet sahibi bütün mülke  diğerlerinden   satın alma, hediye  veya takas yada birilerinin ilgili mülke mülkiyet  hakkının kaldırılması neticesinde yapılan sözleşmeler esasında sahip olabilir.
    Kişi vefat ettiğinde ona ait mülkiyet hakkı verasete veya kanuna uygun şekilde başka birlerine geçecek.
    Tüzel kişi yeniden kurulduğunda ona ait mülkiyet hakkı yeniden kurulan tüzel kişinin kanuni vârisleri olan tüzel kişilere geçecek.(Medeni Kanun, madde 46)
    Mülkiyet sahibinin mülkünü mülkiyet sahibinin isteği dışında başka birilerine vermek, Medeni Kanunda belirtilen durumlar dışında, yasaktır.
    3    Medeni Kanunda belirtilen durumlar ve düzene göre, kişi mülkiyet sahipliği olmayan mülke, mülkiyet sahipliği belirsiz mülke, mülkiyet sahipliği reddedilen mülke veya başka da nedenlerden dolayı mülkiyet hakkını kaybeden mülke mülkiyet sahibi hakkını elde edebilir.  
    4    Mesken (ev, konut, inşaat, yazlık ev, garaj ve başka) kooperatifinin üyeleri, kira, yazlık, garaj ve kooperatif,  belli bir kişilere kullanması için veren başka da mesken binalarına gerekli ödemelerini yaptığı durumlarda, ilgili kişiler bu mülkün mülkiyet sahibi olabilir.

    Madde 236. Yeniden Yapılmakta Olan Gayrimenkul Mülke Mülkiyet Hakkı

    1.    İnşaat konutlarına, inşaatlara, başka da inşaat binalarına ve diğer yeniden yapılmakta olan gayrimenkul mülke, mülkiyet hakkı bu mülk inşaatı tamamlandıktan sonra oluşur.
    2.    Eğer mevzuatlarda veya sözleşmelerde inşaat binalarını teslim etme şartları belirtildi ise, ilgili inşaatı yapma, ve ona mülkiyet hakkı bu şartlarda gösterilen şekilde oluşur.
    3.    Gayrimenkul mülkün devlet kaydı yapılması   gerekli durumlarda, mülkiyet hakkı bu kayıt yapıldıktan sonra oluşur.
    4.    Gayrimenkul mülkün inşaatı tamamlandıktan sonra, bazı durumlarda devlet kaydı yapılıncaya kadar, mülke gayrimenkul inşaatı için kullanılan malzemeler için Ayni Mülkiyet  Kanunu kullanılır.

    Madde 237. Yeniden Yapmak

    1.    Mevzuatlarda başka türlü belirtilmediği için, kendine ait olmayan malzemelerden yeniden yapılan yeni menkul mülkün mülkiyet hakkı malzemelerin sahibine aittir.
    Fakat, eğer yeniden yapma değeri malzemelerin değerini aşarsa, yeni mülke mülkiyet hakkı alın teri ile çalışıp, yeniden yapma işlemini  kendisi için gerçekleştiren kişiye ait olur.
    2.    Eğer sözleşmede başka türlü belirtilmedi ise, kendi malzemelerinden yapılan eşyaya mülkiyet hakkını alması için, malzemelere mülkiyet hakkı olan kişi, o eşyayı yeniden yapan kişiye onun karşılığını ödemeli, eğer o kişi yeni yapılan eşyaya mülkiyet hakkını aldı ise,  malzemelerin sahibine malzeme  karşılığını ödemelidir.
    3.    Yeniden yapma işlemini yapan kişinin hareketlerinden dolayı malzemesini kaybeden mülkiyet sahibi eşyaya kendi mülkiyet hakkının olmasını ve kendine getirilen zararın yerine getirilmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 238. Sözleşmeye Göre Mülke Sahip Olan Kişinin Mülkiyet Hakkı

    1.    Sözleşmeye göre mülk sahibi olan kişinin mülkiyet hakkı, eğer mevzuatlarda veya sözleşmede başka türlü gösterilmedi ise, eşya teslim edildiği vakitten itibaren olur.
    2.    Eğer mülkiyet hakkını kaldırma hakkında sözleşmede veya devlet kaydı ve  noter tasdiki yapılması gerekli olduğu durumda, teslim alan kişinin, kayıt olunduğu veya noter tasdiki yapıldığı vakitten itibaren mülkiyet hakkı olur.

    Madde 239. Eşyanın Teslim Edilmesi

    1.    Eşyaların alıcıya teslim  edilmesi, eğer mevzuatlarda veya sözleşmelerde başka türlü gösterilmedi ise, alıcıya göndermek için nakliye kurumlarına teslim etme ve mülkiyet hakkı kaldırılan mülkü ulaştırmak için taahhüt yüklenmeden alıcıya gönderilmesi için postaya teslim etmek-eşyanın gönderilmesi teslim etme işlemi olarak tanımlanır.
    2.    Eğer mülkü mülkiyet hakkının kaldırılması hakkında yapılan sözleşme sırasında mülk alıcının mülkü olursa, eşya ona o vakitten itibaren verilmiş sayılır. Eşyayı kullanım evrakının verilmesi mülkün verilmesi ile eşit sayılır.

    Madde 240. Mülkiyet Hakkını Alma Süresi
    1.    Mülke mülkiyet hakkı olmayan, fakat kendi menkul mülkü gibi on beş yıl boyuna yada başka mülkü en az beş yıl dürüst, açık ve devamlı sahiplenen kişi veya tüzel kişi o mülke mülkiyet hakkını alır.
    Devlet kaydı olunması gereken menkul ve başka da mülke mülkiyet hakkı bu mülkü sahiplenme süresine uygun olarak ,teslim alan kişide bu kayıt yapıldıktan sonra oluşur.
    2.    Mülke mülkiyet hakkını aldıktan sonra onları kendi mülkü gibi sahiplenen kişi veya tüzel kişi kendi mülkünü mülkün sahibi olmayan, mevzuatlarda ve sözleşmede belirlenen şartlara uygun onlara mülkiyet hakkı olmayan, üçüncü taraftan koruma hakkına sahip.
    3.    Sahiplenme süresinin eskiliğine göre, kişi veya tüzel kişinin kendileri haklı varisleri olan kişinin bu mülke sahiplenen zamanının hepsi ona ait olur.
    4.    Kişide olup, onun sahiplenmesinden Medeni Kanununu 260-263,265 maddelerine göre dava açılması gereken mülk hakkında sahiplenme süresinin dolması, ilgili davanın dava süresinin dolmasından erken başlamaz.
    5.    Eğer kişiye mahkemede mülkiyet hakkı tanınmadığı durumda, mülkü sahiplenen  mülkiyet hakkını alır.

    Madde 241. Toplanan veya Avlanan Halka Açık Yerlerdeki Nesnelerin Mülkiyet Hakları

    Nesnelere, yerel geleneklere göre veya mülkiyet sahibi veren izinle ilgili ormanlarda, sularda meyve toplama, balık tutmaya izin verildiğinde, bu tür nesnelerin mülkiyet hakkı onları toplayan veya tutan kişilere aittir.

    Madde 242. Sahipsiz Nesneler

    1.    Mülkiyet hakkı olmayan veya mülkiyet sahibi belirsiz mülk yada mülkiyet sahibi reddeden mülk, sahipsiz olarak tanımlanır.
    2.    Eğer mülkiyet sahibi reddeden mülke mülkiyet hakkını elde etme hakkında (Medeni Kanunun 243.maddesinde), ganimet hakkında (Medeni Kanunun 246. Maddesi) ve hazine (Medeni Kanunun 247 maddesi) terslemezse, sahiplenme süresinin eskiliğine(Medeni Kanunun 240. Maddesine) göre sahipsiz menkul nesnelere mülkiyet hakkı tanınabilir.
    3.     Sahipsiz menkul eşyaları onların bulunduğu yerdeki icra organlarının bildirisine göre, menkul eşyaya devlet kaydı yapan organ bu tür nesnelerin  listesini yapar. Belediye mülkiyetini yönetmeye vekil edilen organ, sahipsiz gayrimenkul kıymetleri listeye aldıktan sonra bir yıl geçince bu nesneyi belediye mülkiyeti olarak tanıınması için mahkemeye dava açabilir. Belediye mülkiyeti olarak tanınan  sahipsiz gayrimenkul nesne onu bırakan mülkiyet sahibinin sahiplenmesini, faydalanmasını ve kullanmasını tekrar kabul edilebilir yada sahiplenme süresine (Medeni Kanunun 240 maddesine) göre mülkiyet hakkı tanınabilir.

    Madde 243. Mülkiyet Sahibi Reddeden Menkul Kıymetler

    Mülkiyet hakkını reddetme amaçla bırakıp gidilen menkul kıymetler (Medeni Kanunun 250 maddesi) Medeni Kanunun 240 maddesinde belirlenen düzene göre, başka birinin mülkiyetine dönüşebilir.

    Madde 244. Ruhsatsız Yapılan  İnşaat

    1.    Mevzuatlarda inşaat amacı için kullanılmayan toprak parçasında yapılan inşaat, gerekli ruhsatı olmayan konut ve başka da bina türleri, inşaat ve başka da gayrimenkul mülk ruhsatsız yapılan inşaat olarak tanımlanır.
    2.    Ruhsatsız inşaat yapan kişi o mülkün mülkiyet sahibi olamaz. Onun inşaatı kullanmaya, satmaya, hediye etmeye, kiraya vermeye ve başka da sözleşmeler yapmaya hakkı yoktur. Ruhsatsız yapılan inşaat bu maddenin 3,4 paragraflarında belirlenen diğer durumlarda, inşaatı gerçekleştiren kişi hesabına yıkılmalıdır.
    3.    Kendine ait olmayan toprak parçasına inşaat yapan kişiye bu toprak parçası yapılan inşaatı yerleştirmek için, bu kişiye belirlenen tertibe göre ruhsat verildiği durumda ruhsatsız yapılan inşaata mülkiyet hakkı tanınır.
    Mahkeme,  kendine ait toprak parçasına  ruhsatsız yapılan inşaatın mülkiyet hakkını tanıyabilir. Bu durumda inşaata mülkiyet hakkı tanınan kişi inşaat yapan kişiye mahkeme belirleyen miktarda inşaat için harcanılan harcamaları ödeyecek.
    Eğer inşaat başka kişilerin hakları ve kanunen korunan menfaatlerinin ihmaline neden olursa veya kişilerin hayatı ve sağlığına tehlike yaratırsa , ilgili kişilerin ruhsatsız yapılan inşaata mülkiyet hakları tanınmayacak.
    4.    Ayrıca durumlarda, sosyal, ekonomik yararlılığı dikkate alınarak, ruhsatsız yapılan inşaat mahkeme belirleyen miktarda inşaat gideri ödenerek, belediye mülkiyetine geçirilebilir.

    Madde 245. Bulunan Eşya

    1.    Kaybolan eşyayı bulan, bu hakkında onu kaybeden kişiye veya eşyaya mülkiyet hakkı olan  birilerine bildirmek ve bulan eşyayı ona geri vermek zorundadır.
    Eğer eşya kapalı mekan içerisinde veya toplu taşıma araçları içerisinde bulunursa, o aracın veya belli kapalı mekanın veya aracın    sahibine teslim edilmelidir. Bu durumda bu kişi eşyayı bulan kişinin hakları ve yükümlülüklerini üstlenir.
    2.     Eğer bulunan eşyaya mülkiyet hakkı olan kişinin kendisi veya onun ikamet adresi belli              olmazsa, eşyayı bulan kişi bulunan eşya hakkında polise veya mahalli icra organlarına bildirmek zorundadır.
    3.    Eşyayı bulan kişi onu kendinde bulundurmak veya polisin, icra organlarının veya onların gösterdiği  kişiye teslim etmek zorundadır. Çabuk bozulan madde veya eşyanın muhafazası  için harcanan harcamalar bulunan eşyanın değerinden fazla olan durumlarda, eşyayı bulan kişi bu eşyanın satış fiyatını   ispatlayacak yazı alarak, bulunan eşyayı  satabilir. Bulunan eşya satışından elde edilen para korunmalı yada eşyaya hakkı olan kişiye geri verilmeli veya bu eşyanın belirlenen tertip ve şartlarına göre, başka kişilerin mülkiyetine verilmek zorundadır.
    Eşyayı bulan kişi sadece bulan eşyayı  gizlediği veya dikkatsizliğinden dolayı ona  zarar verdiği durumlarda, o eşya değerinde sorumlu tutulur.
    4.    Eğer bulunan eşya hakkında polise veya mahalli icra organlarına bildirildiği andan itibaren altı ay geçtikten sonra da bulunan eşyaya mülkiyet hakkı olan kişi bulunmazsa veya eşyaya kendi mülkiyet hakkı konusunda polise veya mahalli icra organlarına yada eşyayı bulan kişiye bildirmezse, eşyayı bulan kişi bu eşyaya mülkiyet hakkını elde eder. Eğer eşyayı bulan kişi bulan eşyanın mülkiyet hakkını almaktan vaaz geçerse, eşya belediye mülkiyeti olur.

    Madde 247. Hazine

    1.Hazine, yani toprağa gömülmüş veya başka şekilde gizlenmiş, mülkiyet sahibini tespit     etmek mümkün olmayan  para yada başka da değerli eşyalar hazinenin   gizlendiği toprak parçası sahibinin veya gayrimenkul kıymetin sahibinin veya hazineni bulan kişinin, eğer onların arasında sözleşme ile başka türlü belirtilmedi ise, mülkiyeti olur. Hazinenin gizlendiği toprak parçasının sahibinin veya gayri menkul mülkün sahibinin ruhsatı olmadan kazı yapan yada değerli nesne arayan kişi hazineyi bulduğu durumda hazine mülkiyet sahibine verilmelidir.
    2 Tarih ve kültür anıtları olan hazine bulunduğu durumda, onlar Kazakistan Cumhuriyetinin mülkiyeti olacak. Bu konuda bu tür hazine bulunan toprak parçasını kullanan kişi veya gayri menkul mülkün sahibi ve hazineyi bulan kişi bu hazinenin yüzde 50%  miktarında hediye almaya hakkı vardır. Hediye bu kişiler arasında bu maddenin 1.paragrafında belirtilen şartlar esasında  paylaşılır.

    Madde 248. Mülkiyet Sahibinden Alınan Mülkü Sahiplenme

    Eğer kişi mevzuatlarda belirlenen tertip ve durumlara göre mülkiyet sahibinden kanuni yollarla  mülkü kendi sahipliğine aldı ise, bu kişi mülkiyet sahibi olabilir.

    14. Bölüm MÜLKİYET HAKKI VE AYNİ HAKLAR
    Madde 249. Mülkiyet Hakkının Kaldırılma Nedenleri

    1.    Mülkiyet hakkı mülkiyet sahibi mülkiyet hakkından vaaz geçerse, mülkü kaybolursa  veya mevzuatlarda belirlenen başka durumlarda, mülke mülkiyet hakkı kaldırıldığı durumlarda kaldırılır.
    2.    Mülkü, mülkiyet sahibinden zorla almak yasaktır, buna şu durumlar:
    1)    mülkiyet sahibinin taahhütlerine göre, mülke ödenen paranın tedavüle geçmesi halinde
    2)    mevzuatlarda belirtildiğine göre belli bir kişiye ait olamayan mülkü kendi isteği dışında mülkiyet hakkından ayırma;
    3)    istimlak edilen;
    4)    müsadere edilen;
    5)    toprak parçasının istimlak olması  ile ilgili gayrimenkul mülke mülkiyet hakkının kaldırılması durumunda;
    6)    Bakımsız kullanılan kültürel ve tarihi hazineler satın alınan durumlarda:
    7)    Bu Kanunda belirtilen başka da durumlar dahil değildir.
    3.    Özelleştirme hakkında mevzuatlarda belirtilen durumlar, şartlar ve düzene göre, devlet mülkiyetine ait mülk, kişiler ve tüzel kişilerin özel mülkiyeti olabilir.
    4.    Kişiler ve tüzel kişilerin özel mülkiyetine ait mülkü, devlet mülküne dönüştürme hakkında Kazakistan Cumhuriyetinin Kanununa göre, karar alındığı durumda (milli mülkiyet) Medeni Kanunun 266. Maddesine göre, belirlenen düzene göre, onların zararı geri ödenecek.

    Madde 250. Mülkiyet  Hakkından Vaaz Geçme Durumu

    Kişi veya Tüzel kişi kendine ait mülkün mülkiyet hakkından vaaz geçebilir, bu hakkında ilgili kişi ilan eder veya bu mülke her hangi bir hakkı korumaksızın kendi mülkü sahiplenme, kullanma ve onu idare etmeden vaaz geçtiğini bildiren işlem yapacak.
    Mülkiyet hakkından vaaz geçme durumu,  bu mülke başka biri mülkiyet hakkını alıncaya kadar ilgili mülkün mülkiyet sahibinin hakları ve yükümlülüklerinin kaldırılmasına neden olmaz.

    Madde 251. Mülkiyet Sahibi Mülküne Ödeme Yaptırma

    1.    Mülkiyet sahibinin yükümlülüklerine göre, mülk için ödeme yaptırma, eğer mevzuatlarda veya sözleşmelerde başka türlü belirtilmedi ise, mahkeme belirleyen düzenle  yapılır.
    2.    Ödeme yaptırılması gereken mülk için mülkiyet sahibinin mevzuatlarda belirlenen tertibe göre, mülkiyet hakkı geçecek olan kişiden alınan mülke mülkiyet hakkı olduğu vakitten itibaren kaldırılacak.

    Madde 252. Mevzuatlara Uygun Kendine Ait Olmayan Mülke Kişinin Mülkiyet Hakkının Kaldırılması

    1.    Eğer kanun esaslarına göre, kişinin kendine ait olamayan mülke onun mülkiyet hakkı olursa, bu mülke mülkiyet hakkı olan kişi, eğer mevzuatlarda başka süre belirlenmedi ile, bu mülke mülkiyet hakkı oluştuğu vakitten itibaren bir yıl içerisinde mülkiyet hakkı kaldırılmalıdır. Eğer mülkiyet sahibi mülkü belirlenen süre içerisinde mülkiyet hakkını kaldırmazsa, mahkeme kararı ile kendi isteği dışında mülkiyet hakkı kaldırılacak, bu konuda mülkiyet sahibine mülke mülkiyet hakkından ayırma hakkında zararları ödenecektir.
    2.    Eğer kişinin veya tüzel kişinin mülkiyetinde mevzuatlarla izin verilen esaslara göre, satın almaya özel ruhsat gerektiren eşya kişinin veya tüzel kişinin mülkiyeti ise, mülkiyet sahibine onun vermekten vaaz geçtiği durumda, bu eşya ilgili mülkiyet sahibine ait olamayan mülk için belirlenen tertibe göre mülkiyet hakkından ayrılmalıdır.

    Madde 253.İstimlâk Etme

    1.    Tabii felaketler, kazalar, bulaşıcı hastalıklar, hastalıklar ve özel durumlarda mülk toplum menfaati için hükümet ve icra organlarının kararına göre kanun evraklarında belirlenen tertip ve durumlarda mülkiyet sahibinden ona mülkün karşılığı ödenerek, istimlak edilebilir.
    2.    Mülkiyet sahibine istimlâk edilen mülkün karşılığı için ödenen fiyat konusunda mahkemede  dava açabilir.
    3.    Mülkü istimlâk edilen kişi  özel durumlar sona erdiğinde istimlak edilen mülkü kendine geri, verilmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 254. Müsadere

    Mevzuatlarda belirtilen durumlarda mülk, mülkiyet sahibinden yaptığı suçu veya başka da hakların ihmali için onaylandığı şekilde mahkeme tarafında müsadere edilebilir.

    Madde 255. Toprağı ve Başka da Tabii Kaynakların Müsaderesi ile İlgili Gayrimenkul Mülke Mülkiyet Hakkının Kaldırılması

    1.    Devlet Organının mülkiyet sahibinden mülkün müsaderesine doğrudan ilgili olmayan kararına, özellikle mülkiyet sahibine ait ev-bark, inşaat veya bitkileri olan toprak parçasının alınması ile ilgili kararı ile ilgili gayrimenkul mülke, mülkiyet hakkının mevzuatlarda belirlenen durumlar ve tertibe göre mülkiyet sahibine ancak  onun mülkü karşılığında ödeme yapılıp yada mülkiyet sahibine getirilen zararlar ödendiği durumda , o kişinin mülkiyet hakkının kaldırılmasına izin verilecek.
    2.    Mülkiyet sahibi mülkiyet hakkının kaldırılmasına neden olan kararı kabul etmediği durumda, mahkeme tarafından karar alınmayınca bu işlem yapılamaz. Davada  mülkiyet sahibine getirilen zararın ödenmesi ile ilgili bütün mesele çözülür.
    3.    Bu maddenin kaideleri, devlet organlarının mülkün yerleştiği dağ eteğini, suları ve diğer toprak parçalarını alması hakkında kararı ile ilgili gayrimenkul mülke mülkiyet hakkı kaldırılırulduğu vakitte, kullanılacaktır.

    Madde 256. Bakımsız Kullanılan Kültürel ve Tarihi Hazinelerin Satın Alınması

    Mevzuatlara uygun olarak çok değerli  veya devlet tarafından korunması gereken kültürel ve tarihi hazinelere dahil olunan eşyaların mülkiyet sahibi bu hazineleri bakımsız kullanırsa, bu ilgili eşyaların kendi anlamlarını kaybetme tehlikesini yaratırsa bu tür hazineleri devlet mülkiyet sahibinden mahkeme kararı ile satın alma veya ihale ile satma yöntemleri ile toplanabilir.
    Kültür değerleri satın alınan vakitte mülkiyet sahibine tarafların anlaşması ile , dava açıldığı durumda ise mahkemenin belirlediği şartlarda onların karşılığı ödenecek. İhale durumunda satıldığında mülkün satışından elde edilen para, satış gerçekleştirme harcamaları alınarak mülkiyet sahibine teslim edilecektir.

    Madde 257. Mülkiyet Hakkın Kaldırıldığı Durumda Mülkün Değerlendirilmesi

    Mülkiyet hakkı kaldırıldığında mülk, onun piyasa değeri dikkate alınarak değerlendirilecektir.

    Madde 258. Mülkiyet Sahibi Olmayan Kişinin Mülkiyet Hakkının Kaldırılması

    Mülkiyet sahibi olmayan kişinin mülkiyet hakları Medeni Kanunun 247-257 maddelerinde belirlenen şartlara göre,  mevzuatlarda , tüzel kişinin tüzüklerinde veya mülkiyet sahibi ile mülk sahibi ile yapılan antlaşmalarda  belirlenen tertip esasında mülkiyet sahibinin kararı ile kaldırılacak.

    15. Bölüm. MÜLKİYET HAKKI VE AYNİ HAKLARIN KORUNMASI

    Madde 259. Mülkiyet Hakkının Tanınması
    Mülkiyet sahibinin mülkiyet hakkının tanınmasını talep etme hakkı vardır.

    Madde 260. Mülkiyet Sahibinin Kendi  Mülkünü Başka Birinin Kanuni Hakkı Olmadan  Sahiplenmesine Dava Açması

    Mülkiyet sahibinin her hangi bir kişinin kendi mülkünü kanuni hakkı olmadan sahiplenmesine dava açma hakkı vardır.

    Madde 261. Dürüst Alıcıdan Mülkü Dava İle Alma

    1.    Eğer mülk onu mülkiyet sahipliğinden ayırmaya haklı olmayan kişiden bedava alınırsa, alan bunun farkında olmazsa yada farkında olmamalı ise(dürüst alıcı), mülkü mülkiyet sahibi yada mülkiyet sahibi ancak  mülkü sahiplenmeye veren kişi kaybeden veya bunların ikisinden de çalınan yada onların mülkiyet  sahipliğinden onların isteği dışında çıkartılan durumlarda mülkiyet sahibi bu mülkü alıcıdan dava yoluyla geri aldırma hakkına sahiptir.
    2.    Eğer mülk mülkiyet  sahibi hakkını kaldırmaya hakkı olmayan kişiden bedava alındı ise, mülkiyet sahibi her durumda mülkü dava ile geri alma hakkına sahiptir.
    3.    Eğer mülk mahkeme kararını yerine getirmek için belirlenen tertibe göre satılmışsa, bu maddenin birinci paragrafında gösterilen esaslara göre mülkü dava ile almaya izin verilmez.

    Madde 262. Para ile Değerli Kağıtları Dava ile Almanın Sınırlanması

    Sunucuya verilen parayı ve değerli kağıtları dürüst sahiplenen kişiden dava ile almaya izin verilmez.

    Madde 263. Mülkü Kanun Dışı Sahiplenme Durumunda Geri Alma Sırasındaki Ödeme İşlemleri

    1.    Mülkiyet sahibi Medeni Kanunun 260, 261 maddeleri esasında mülkü talep ederken, kötü niyetle sahip olan kişiden bütün sahip olduğu süre boyunca kendisi elde eden yada elde etmesi gereken gelirin hersini geri vermeyi veya karşılığını ödemeyi; dürüst sahiplenen kişiden sahiplenmesinin kanun dışı olduğunu öğrenen veya öğrenmesi gereken veya mülkiyet sahibinin mülkü geri verme konusunda bildirisinin aldığı vakitten itibaren veya alması gereken gelirin hepsini talep etmede haklıdır. Dürüst mülkün sahibi olan kişi sırası geldiğinde mülkiyet sahibinden mülkten gelir hesaplanacak vakitten itibaren o mülke harcayan gideri mülkiyet sahibinden talep etme hakkı vardır. Kötü niyetli sahiplenici bu tür ödemeyi mahkeme kararına göre tam yada bazı kısımlarını alabilir.
    2.    Kanun dışı sahip olan kendisi ekleyen işlemleri, eğer onlar eşyaya zarar vermeyecekse, kendine bırakma hakkı vardır. Eğer sonradan yapılanları bu şekilde bölmek mümkün olmazsa, dürüst sahiplenen kişi harcayan giderlerinin ödenmesini talep etme hakkına sahiptir, fakat bunun değeri mülkün bütün miktarını aşmamalıdır. Kötü niyetli sahiplenicinin bu tür hakkı yoktur.

    Madde 264. Mülkiyet Sahibi Haklarını Kaldırma ile Alakası Olmayan Kanun İhmalinden Koruma

    Mülkiyet sahibi, kendi haklarının ihmali mülkiyet hakkını kaldırma ile alakalı olmasa da, onların haklarının ihmalinin hangi türünün olsa da giderilmesini talep etme hakkına sahiptir.

    Madde 265. Mülkiyet Sahibi Olmayan Kişinin Ayni Haklarının Korunması

    Mülkiyet sahibi olmazsa da, işletme, tesirli yönetim, devamlı toprak kullanması hakları yada mevzuatlarda belirtilen başka da durumlarda mülkü sahiplenen kişinin de, Medeni Kanunun 259-264 maddelerinde belirtilen hakları vardır. Bu kişinin kendi sahip olan mülkünü mülkiyet sahibinden de koruma hakkı vardır.

    Madde 266. Kanunda Belirtilen Durumlara Göre Mülkiyet Sahibinin Hakları Kaldırıldığı Durumda Onun Menfaatinin Korunması

    Kazakistan Cumhuriyeti, Mülkiyet Hakkını Kaldıran Kanunu kabul ettiği durumda, bu evrakları kabul etme neticesinde, mülkiyet sahibine getirilen zararları, mülkiyet sahibine tam olarak ödenecektir.

    Madde 267. Mülkiyet Sahibinin Haklarını ve Başka da Ayni Hakları İhmal Eden Hükümet, İcra Organları ve Resmi Makamdaki Kişilerin Evraklarının Geçersizliği

    1.    Eğer devlet yönetim organlarını, mahalli temsilcilik veya icra organının veya resmi makamdaki kişilerin kanunlara uygun olmayan süreli yada özel evrak çıkarma neticesinde mülkiyet sahibinin veya başka da kişilerin kendine ait mülkü sahiplenme, kullanma ve yönetme hakları ihmal olursa, bu tür evrak mülkiyet sahibinin veya hakkı ihmal olan kişinin talep etmesi ile mahkeme kararı ile geçersiz sayılır.
    2.     Belli  işe göre mahkeme karar alan durumda devlet icra organlarının , mahalli temsilciyi veya icra organlarının kanuna aykırı  evrakları kullanılamaz.
    Adı geçen evrakların kabul edilmesi neticesinde getirilen zarar, ilgili hükümet veya yönetim organının gerekli bütçe kaynağından tam olarak ödenmelidir.

    III. TAAHHÜT HAKKI
    1.BÖLÜM. TAAHHÜT HAKKINDA GENEL KAİDELER
    16. Taahhüt Kavramı ve Onların Ortaya Çıkma Nedenleri

    Madde 268.Taahhüt Kavramı

    Taahhüde uygun olarak bir kişi (borçlu) başka bir kişinin (kredi verenin) yararına mülk verme, iş yapma, para ödeme vs. gibi belli faaliyet yapmaya veya belli bir faaliyet yapmayı kabul etmemede zorunludur, kredi veren borçludan kendi yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etme hakkına sahiptir. Kredi veren borçludan yerine getirileni kabul etmek zorundadır.

    Madde 269. Taahhüt Tarafları

    1.    Eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, kişiler, tüzel kişiler ve devlet taahhüt tarafları olabilir.
    2.    Taahhütte onun her tarafı, kredi veren veya borçlu olarak birkaç kişi aynı vakitte katılabilir. Bu durumlarda Medeni Kanun kaidelerine göre pay, uzlaşma veya yardım taahhüdü ortaya çıkabilir.(Medeni Kanun 286-288.maddeleri)
    Borçlu olarak  taahhüde katılımcı kişilerin birine kredi veren kişi getiren taleplerin geçersiz olması ve bu  kişiye getirilen talebe göre talep süresinin dolması kredi verenin başka da bu tür kişilerden beklenilen taleplere tesir etmeyecek.
    3.    Eğer taahhüde göre tarafların her biri başka tarafın yararına taahhüt üstlenirse, bu onun yararına yapılması zorunlu başka tarafın borçlusu ve bununla birlikte ona talepte bulunma hakkına sahip ona kredi veren kişi olarak sayılır.

    Madde 270. Taahhüt Katılımcıları

    1.    Taraflar (Borçlu ve Kredi verenler) ve üçüncü taraf taahhüde katılımcılar olarak tanımlanır.
    2.    Üçüncü taraf olarak taahhüt taraflarından biri olarak taahhüt veya başka da hukuki ilişkilerle ilgili şahıslar katılır.
    3.    Taahhüt üçüncü şahıs için yükümlülükler getirmez. Kanun veya tarafların anlaşmasında belirtilen durumlarda taahhüt üçüncü şahıs için taahhüdün bir veya iki tarafı için ilgili haklar  getirebilir.

    Madde 271. Taahhüdün Ortaya Çıkma Nedenleri

    Taahhütler Medeni Kanunun 7.maddesinde belirtilen şarttan, zarar getirme veya başka da nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir.

    17. Bölüm. Taahhüdün Gerçekleştirilmesi

    Madde 272. Taahhüdün Uygun Şekilde Gerçekleştirilmesi

    Taahhüt, Taahhüt şartları ve kanun taleplerine uygun şekilde gerçekleşmelidir, bu tür şartlar ve talepler olmadığı durumda, iş sürecinde ortaya çıkan haklar veya normal taleplere uygun gerçekleşmelidir.

    Madde 273. Taahhüdü Gerçekleştirmede Tek Taraflı Vaaz Geçmeye İzin Verilmemesi

    Mevzuatlarda veya Anlaşmada belirtilen durumlarda taahhüdü gerçekleştirmede bir tarafın vaaz geçmesine ve onun şartlarını tek taraflı değiştirmeye izin verilmez.

    Madde 274. Taahhüdün Kısmen Gerçekleşmesi

    Eğer taahhüt şartlarında, mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise veya iş süresindeki hukuk normları ve taahhüt esasından farklı olmadığı durumda, kredi veren taahhüdü kısmen gerçekleştirmeyi kabul etme hakkı vardır.

    Madde275. Taahhüdü İlgili Kişinin Gerçekleştirmesi

    Eğer tarafların anlaşmasında farklı gösterilmedi ise ve iş süresindeki hukuk normlarından ve taahhüt yapısından farklı olmadı ise, borçlu kişi taahhüdü gerçekleştirme sırasında kredi verenin kendisi veya bunun için vekalet edilen kişi gerçekleştireni talep etme hakkı vardır ve bu tür talep edilmediği durumda zarara götürme riski oluşur.

    Madde 276. Taahhüdü Üçüncü Tarafın Gerçekleştirmesi

    1.    Eğer mevzuatlarda veya anlaşmada belirtilirse, üçüncü şahıs ilgili anlaşma ile tarafların biri ile bağlı ise, taahhüdü gerçekleştirme tamamen veya kısmen üçüncü tarafa yüklenebilir.
    2.    Eğer mevzuatlardan, taahhüt şartlarından veya onun niteliğinden borçlu kişinin taahhüdü kendi başına gerçekleştirmesi yükümlülüğü oluşmazsa, kredi veren borçlu için üçüncü tarafın sunduğu gerçekleştirme faaliyetini kabul etmek zorundadır.
    3.    Kredi verenin borçlu kişi mülkü için ödeme yaptırması kendinin bu mülk hakkından(kullanma, sahiplenme, ipotek verme ve başka da hakları) ayrılma tehlikesi oluşan üçüncü taraf kredi veren kişinin talebini borçlunun muvafakati olmadan kendi hesabından karşılayabilir. Bu durumda taahhüde göre kredi verenin hakkı üçüncü tarafa geçer ve medeni kanunun talebi kabul etme hakkındaki( Medeni kanunun 339-347) maddesi kullanılır.

    Madde 277. Taahhüdü Gerçekleştirme Süresi

    1.    Eğer taahhütte gerçekleşecek tarih yada gerçekleşmesi gereken vakit birimi tespit edilirse, taahhüt o tarihte yada o vakit birimine kadar gerçekleşmelidir.
    2.     Taahhütte gerçekleşecek tarih belirtilmezse ve bu vakti belirlemek mümkün olmazsa, o taahhüt ortaya çıkıncaya kadar akıl alabilecek bir süre içerisinde gerçekleşmelidir.
    Akıl alabilecek süre içerisinde gerçekleşmeyen ve gerçekleşme süresi talep edilen vakit ile belirlenen taahhüdü, eğer mevzuatlarda, taahhüt şartlarında, iş sürecindeki haklar ve taahhüt niteliğinden başka süre içerisinde gerçekleştirme tespit edilmedi ise, borçlu kredi veren kişi onun gerçekleşmesini talep ettiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde gerçekleştirmek zorundadır.

    Madde 278. Taahhüdün Süreli Gerçekleştirilmesi Hakkında Talepler

    Uzun süreli olarak belirlenen taahhütler, eğer mevzuatlarda veya taahhüt şartlarında başka türlü belirtilmedi ise veya taahhüt niteliğinden veya iş sürecindeki hukuk normlarından kaynaklanmadı ise, sürekli taahhüdün bu tür için akıl alabilecek süreleri ( bir gün, on gün, ay, sömestr,vs..) gerçekleşmelidir.

    Madde 279.Taahhüdün Belirlenmiş Süresinden Önce Gerçekleştirilmesi

    1.    Eğer mevzuatlarda veya taahhüt şartlarında başka türlü belirtilmedi ise veya taahhüt niteliğinden veya iş sürecindeki hukuk normlarından kaynaklanmadı ise, borçlu kişi taahhüdü belirlenen süresine kadar gerçekleştirme hakkı vardır.
    2.    İş faaliyetine bağlı taahhütleri vaktinden önce gerçekleştirmeye, taahhüdü vaktine kadar gerçekleştirme imkanı, ancak mevzuatlarda veya taahhüt şartlarında  belirtildiği veya taahhüt niteliğinden veya iş sürecindeki hukuk normlarından kaynaklandığı durumlarda, izin verilir.

    Madde 280 Taahhüdün Gerçekleşmesi Hakkındaki Bilgiler

    Mevzuatlarda veya taahhüt şartlarında borçlunun kredi verene taahhüdün gerçekleşme süreci hakkında bildirme yükümlülüğü belirlenebilir.

    Madde 281. Taahhüdün Gerçekleşeceği İkamet

    Eğer taahhüdün gerçekleşeceği yeri mevzuatlarda veya onun şartlarında belirlenmedi ise veya taahhüdün niteliğinden iş sürecindeki hukuk normlarından gözükmezse, o:
    1)    Taahhüde göre gayrimenkul mülkü vermek, mülkün bulunduğu yerde;
    2)    Taahhüde göre malı veya başka da mülkü taşıt aracını kullanarak vermek, mülkü kredi vericiye ulaştırmak için taşıt aracına teslim edilecek noktada;
    3)    Eğer bu yer taahhüt ortaya çıktığı durumda kredi verene belli olursa, iş adamının başka taahhütlerine göre mal veya başka da mülkü vermek, mülk yapılan yada korunan yerde;
    4)    Parasal taahhüde göre, kredi veren kişinin taahhüt ortaya çıktığı vakitteki ikamet ettiği yerinde, eğer kredi veren tüzel kişi ise, taahhüt ortaya çıktığı durumda onun bulunduğu yerinde, eğer kredi veren taahhüdün gerçekleştiği vaktinde ikamet adresini veya bulunduğu yerini değiştirdi ise, ve bu hakkında borçlu kişiye bildirdi ise gerçekleşecek yerin değişmesi ile ilgili bütün masrafları onun hesabından karşılayarak, onun ikamet adresinde veya bulunduğu yerinde ;
    5)    Başka da diğer taahhüde göre, borçlu kişinin ikamet ettiği yerinde, eğer borçlu tüzel kişi ise onun bulunduğu yerinde gerçekleşmelidir.

    Madde 282. Parasal Taahhüt

    1.    Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içerisindeki parasal taahhüt tenge ile yapılır.( Medeni Kanunun127. Maddesi)
    Kazakistan Cumhuriyeti içerisindeki taahhütlere göre ödeme işlemlerini gerçekleştirirken yavancı döviz, ve yavancı döviz türündeki ödeme evraklarını kullanmada Kazakistan Cumhuriyetinin belirtilen durumlarda veya onları belirleyen tertibe göre, izin verilir. Parasal taahhütte  yavancı döviz kuru değerinde tenge ödemesinin yapılması hakkında belirtilebilir. Bu durumda tenge şeklinde ödenmesi gereken miktar, eğer başka türlü değer ve onu belirlemenin mevzuatlarda ve tarafların antlaşmasında belirlenmedi ise, Kazakistan’ın bankası döviz borsası ilgili yavancı  döviz için ödeme yapılacak tarihte belirleyen değere göre ödeme yapılacak yerde yada ona en yakın yerde belirlenecek.
    2.    Parasal taahhüdü gerçekleştirmek için eksik yapılan ödeme miktarı tarafların başka sözleşmesi olmadığı durumda öncelikle kredi verenin masraflarını, ondan sonra faizleri, sonradan da esas borç miktarını ödeyecektir.
    3.    Uzun vadeli taahhütlerde taraflar anlaştığı durumda fiyat  endeksi belirlenebilir.

    Madde 283. Kişini Geçindirmek İçin Ödenecek Miktarın Attırılması

    Parasal taahhüde göre kişini geçindirmeye ödenecek miktara(hayatına yada sağlığına getirilen zararın tazminatının ödenmesi, hayatı boyunca geçindirme şartına göre vs..)asgari ücretin artması oranında zam yapılacaktır.

    Madde 284. Karşılıklı Taahhüdün Gerçekleşmesi

    1.    Eğer mevzuatlarda, iş süresindeki hukuk,i normlar, taahhüt şartlarından veya onun niteliğinden farklı olmadığı durumda, taraflar karşılıklı taahhüdü aynı vakitte gerçekleştirmelidir.
    2.    Tarfların birinin taahhüdü yerine getirmemesi veya gerektirdiği şekilde yerine getirmemesi karşılıklı taahhüdü gerçekleştirme ve karşı talepleri yerine getirmede, eğer mevzuatlarda veya taahhüdün şartında başka türlü belirtmedi ise, ikinci tarafı kendi taahhüdünü yerine getirmeden muaf eder.

    Madde 285.  Alternatif Taahhüdün Gerçekleşmesi

    İki veya birkaç hareketin birini yapmaya yükümlü borçluya, eğer mevzuatlardan veya taahhüdün şartlarından kaynaklanmadı ise, seçme hakkı tanınır.

    Madde 286. Birkaç Kredi Veren veya Birkaç Borçlu Katılan Taahhüdün Gerçekleşmesi

    Eğer taahhüde birkaç kredi veren kişi veya birkaç borçlu katılırsa çok kişiler olan taahhüt), kredi verenlerin her biri taahhüdü gerçekleştirmeyi talep etme hakkı vardır, borçluların her biri mevzuatlardan veya taahhüt şartlarından farklı olmadığı durumda, başkalarla eşit şekilde paylaşarak  gerçekleştirmek zorundadır.

    Madde 287. Beraber Taahhüdün Gerçekleşmesi

    1.    Kredi verenlerin her biri taahhüdün tam olarak gerçekleşmesini talep etme hakkı vardır,borçluların her biri gerçekleştirmek zorunda olduğu için , çok taraflı taahhüt ortak taahhüt olarak tanımlanır. Eğer bu anlaşmada başka türlü belirtilmedi ise veya mevzuatlarda     belirtilmedi ise, özellikle taahhüdün niteliği paylaşılmazsa ortak taahhüt yada ortak talep ortaya çıkar.
    2. İş faaliyeti ile ilgili taahhüde göre birkaç borçlunun taahhüdü, bu tür taahhütteki birkaç kredi verenin talepleri eğer mevzuatlarda veya taahhüt anlaşmalarında başka türlü belirtilmedi ise, ortak taahhüt olarak tanımlanır.
    3.     Borçlu kişiler  ortak taahhüt yüklendiği durumda kredi veren bütün borçlulardan da, teker, teker onların her birinden de, buna üstelik borcu tamamen yada kısmen ödemeyi talep etme hakkı vardır. Ortak borçluların ödettiremediği durumda, kredi veren ödettiremeyen miktarı ortak borçluların diğerlerinden talep etme hakkı vardır.
    Ortak borçlular taahhüt tam olarak gerçekleşinceye kadar yükümlü olarak kalır.
    Borçlu kişilerin birinin ortak taahhüdü tamamen gerçekleştirmesi diğer borçluların kredi veren karşısındaki taahhüdünü  kaldırır.
    4.    Talepler ortak olan durumda ortak kredi verenlerin her biri borçludan  taahhüdü tam olarak talep etme hakkına sahiptir. Ortak kredi verenlerin taahhüdü tam olarak gerçekleştirmesi borçluyu başka kredi verenlerin karşısında taahhüdü gerçekleştirme yükümlülüğünü kaldırır.
    5.    Ortak taahhüt olduğu durumda borçlunun kredi verenlerin taleplerine karşı başka borçluların bu borçlu katılmayan kredi verenin bu tür ilişkileri konusunda karşı çıkma  hakkı yoktur.
    Talepler ortak olduğu durumda borçlunun ortak kredi verenlerin birinin talebine karşı bu kredi veren katılmayan borçlunun başka ortak kredi verenle bu tür ilişkileri konusunda  karşı olma hakkı yoktur.

    Madde 288. Para Yardımı Taahhüdünü Gerçekleştirme

    Esas borçlu,  kredi verenin taahhüdünü gerçekleştirme hakkında talebi yerine getirilmediği durumda bu talep gerçekleşmeyen bölümde başka borçluya (Para yardımına) bildirilmesi mümkün olduğunu mevzuatlarda veya kredi veren ve borçlunun arasındaki taahhüt kaidelerinde belirlenebilir.

    Madde 289. Geri Talepler

    1.    Başka kişinin taahhüdünü gerçekleştiren borçlu kişi, gerçekleştiren taahhüt miktarında o kişiye geri talepte bulunma hakkı vardır. Üçüncü kişinin hareketleri nedeninden taahhüdü yerine getirmeyen borçlu, bu kişiden zararlarının ödenmesini talep etme hakkı vardır.
    2.    Ortak taahhüdü yerine getiren borçlu, diğer borçluların her birine onun kendine ait payının dışındaki miktarına eşit durumda geri talep etme hakkı vardır. Borçluların biri ortak taahhüdü yerine getiren borçluya ödemeyen miktarı bu borçluya ve diğer borçluya eşit miktarda paylaştırılır.
    Bu paragrafın kaideleri borçluların birinin karşı talebi hesaba alınarak, ilgili ortak taahhüdü kaldırma sırasında kullanılır.
    3.    Borçlunun yerine getiren taahhüdünü kabul eden ortak kredi veren kişi diğer kredi  verenlere, eğer onların arasındaki ilişkilerden farklı olmazsa, onlara ait pay miktarını ödemek zorundadır.

    Madde 290. Taahhüdün Gerçekleştiğini İspatlama

    1.    Taahhüdün gerçekleştiğini kabul ederek, kredi veren borçlunun talebi üzerine, onun tam veya belli bir kısmının gerçekleştiği hakkında yazılı şekilde bildirmek zorundadır.
    Eğer borçlu taahhüdü ispatlamak için kredi verene borç evrakını verdi ise, kredi veren onun gerçekleştiğini kabul ederek, evrakı borçluya geri vermek zorundadır. Geri vermek mümkün olmadığı durumda bu hakkında kendisi yazılı şekilde verecek yazıda göstermelidir.
    İmzalı yazı geri verilen borç evrakındaki yazı ile değiştirilebilir.
    2.    Borçluda borç evrakının olması, başka türlü ispatlanıncaya kadar taahhüdün kaldırıldığını ispatlayacaktır.
    3.    Kredi veren taahhüdün yerine getirildiği hakkında imzalı yazı vermekten, borç evrakını geri vermekten veya bu evrakın geri verilmesinin mümkün olmayacağını imzalı yazıyla bildirmeyi reddettiği durumda borçlu onu gerçekleştirmeyi erteleme hakkı vardır. Bu durumda kredi veren süresini doldurucu olarak tanımlanır.

    Madde 291. Borçlunun Depozito Ödeme ile Taahhüdü Gerçekleştirmesi

    1.    Eğer borçlu;
    1)    kredi verenin veya gerçekleşen işi teslim alanı kendisi vekalet eden kişinin  taahhüdün gerçekleşeceği yerde bulunmaması;
    2)    Kredi verenin hukuki salahiyetinin olmaması ve onun vekilinin olmaması;
    3)    Taahhüde göre, bu mesele hakkında kredi veren ile başka kişiler arasındaki dava ile ilgili kredi verenin kim olduğu hakkında kesinlik olmaması;
    4)    Kredi verenin gerçekleşen işi kabul etmekten vaaz geçmesi veya onun tarafından süre dolması nedenle borçlu taahhüdü yerine getiremezse, borçlu kendinden alınan parayı veya değerli kağıdı, noter depozitosuna, mevzuatlarda ise belirlenen düzene göre mahkeme depozitosuna yatırma hakkı vardır.
    2.    Para miktarını veya değerli kağıtları noter veya mahkeme depozitosuna yatırma taahhüdün gerçekleşmesi olarak sayılır.
    Depozitosuna para veya değerli kağıt yatırılan noter veya mahkeme  bu hakkında kredi verene bildirir.

    18. Bölüm. TAAHHÜDÜN GERÇEKLEŞMESİNİN SAĞLANMASI

    §1. Genel Kaideler

    Madde 292. Taahhüdün Gerçekleşmesini Sağlama Yöntemleri

    1.    Taahhüdü gerçekleştirme, mevzuatlarda veya antlaşmada belirtilen para cezasına çarpma, kefil, borçlunun mülkünü müsadere etme, emanet, teminat, ipotek ve başka da yöntemlerle sağlanabilir.
    2.    Taahhüdü sağlama hakkında anlaşmanın geçersizliği bu taahhüdün(esas taahhüdün) geçersizliğine neden olamaz.
    3.    Esas taahhüdün geçersizliği onu gerçekleşmesini sağlayan taahhüdün geçersiz olmasına neden olur.

    §2. Para Cezası

    Madde 293. Para Cezasını Ödeme Kavramı

    Borçlu taahhüdünü yerine getirmeme veya eksik yerine getirdiği durumda, kesin olarak belirtirsek, gerçekleştirmesi gereken süreyi doldurduğunda kredi verene ödemek zorunda, mevzuatlarda veya antlaşma ile belirlenen para miktarı para cezası olarak tanımlanır. Para cezası hakkında talebe göre kredi veren ceza ödeyene getirilen zararları ispatlamak zorunda değildir.

    Madde 294. Para Cezası Hakkında Antlaşmanın Şekli

    Para cezasını ödeme hakkında anlaşma, esas taahhüdün şekline bakılmaksızın yazılı şekilde yapılmalıdır.
    Yazılı şeklin kaybolması para cezası hakkındaki antlaşmanın geçersizliğine neden olur.

    Madde 295. Para Cezasını Ödemek

    1.    Kredi veren tarafların anlaşmasında para cezası ödeme taahhüdü belirtilen yada belirtilmeyenine bakmaksızın, mevzuatlarda belirlenen para cezasını talep etme hakkına sahiptir.
    2.    Eğer mevzuatlarda yasaklanmadı ise, tarafların anlaşması ile para cezası miktarı çoğaltılabilir.

    Madde 296. Para Cezası Miktarı

    Para cezası miktarı para şeklinde veya yerine getirilmeyen yada eksik yapılan taahhüt karşılığı faiz oranında belirlenir.

    Madde 297.Para Cezasını Azaltma

    Eğer ödenmesi gereken para cezası(para cezası, faiz) kredi verenin zararları ile karşılaştırıldığında ondan çok fazla olursa,  mahkeme borçlunun taahhüdü gerçekleştirme derecesini ve borçlunun ve kredi verenin dikkate değer menfaatlerini dikkate alarak, para cezasını azaltma hakkı vardır.

    Madde 298. Para Cezasını Ödettirme Şekilleri.

    Taahhüdü gerçekleştirmediği için borçlu, soruya çekilen durumda taahhüdün yerine getirilmediği için veya yeterince yerine getirilmediği için para cezası çeker.(Medeni Kanunun 359.maddesi)

    §3. Teminat

    Madde 299.Teminat Kavramı

    1.    Taahhüde göre, kredi verenin(teminat alan) borçlu teminatla sağlayan taahhüdü gerçekleştirmediği durumda teminat için verilen mülk değerinden mevzuatlarda belirlenen miktarını çıkararak, bu mülk ait olan kişinin(teminat veren)  başka kredi verenler karşısında ayrıcalıkla yapılmasına hakkı olan  taahhüdü gerçekleştirmenin  bu tür yöntemine teminat denilir.
    Teminat alanını teminat için verilen mülk, kimin yararına sigorta edildiğine bakmaksızın, onun kaybolunanı veya bozulması için, eğer kaybolan veya bozulması teminat alan sorumlu nedenler olmazsa, sigorta ödemesini eski şeklinde sağlama hakkı vardır.
    2.    İşletmeler, evler, binalar, konutlar, toprak parçalarına ve başka gayrimenkul mülke haklar(ipotek) teminatı Gayrimenkul Mülk İpoteği Hakkında Kazakistan Cumhuriyeti Kanunu ile düzenlenir. İpotek hakkında Kazakistan Cumhuriyetinin Kanununda başka türlü belirlenmedi ise ipoteğe, Medeni kanunun teminat hakkındaki genel kaideleri kullanılır.

    Madde 301. Teminat Nesnesi

    1.    Her türlü mülk, özellikle tedavülden kaldırılan nesneler(Medeni Kanunun116.maddesi, 2.paragrafı), kredi verenin kendisi ile doğrudan alakalı talepleri, nafaka, sağlığına getirilen zararın tazminatı ile ilgili talepler ve mevzuatlarla onları başka şahısa verilmesi yasaklanan haklar, eşya ve mülki haklar teminat nesnesi olabilir.
    2.    Teminat hakkı gelecekte teminat verenin mülkiyetine veya şirket mülkiyeti olacak mülke antlaşma ile kullanılabilir.
    3.    Mülkün, özellikle kişilerin ödeme yaptırmaya izin verilmeyen mülkün bazı türlerinin teminat olarak verilmesi kanunen yasaklanabilir veya sınır konulabilir.
    4.    Teminat  nesnesi olan parasal kaynak bankanın veya noterin depozitosuna dahil edilir.
    5.    Anonim şirketlerin(özellikle bankaların) başka işletme faaliyeti faillerinin değerli kağıtlarını teminat olarak kullanma Değerli Kağıtlar Hakkında Kanun dikkate alınarak gerçekleşecektir.

    Madde 302.. Teminatla Sağlanan Talepler

    1.    Eğer antlaşmada veya mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, teminat talebi tam olarak gerçekleşeceği vakitte faiz miktarı da dahil olmak üzere, gerçekleştirme süresini geçirdiği nedenle getirilen zararın ödenmesini, para cezası (para cezası ve faiz) çektirmeyi, teminat olarak verilen mülkün tutulmasına giden masrafların ödenmesini sağlar.
    2.    Eğer taraflar bu tür talepleri teminat ile sağlama miktarı hakkında anlaştığı durumda teminat gelecekte ortaya çıkması mümkün taleplerle ilgili belirlenebilir.

    Madde 303. Teminat Türleri

    1.    İpotek, teminat olarak verilen mülktür, teminat verenin veya üçüncü bir tarafın idaresi ve kullanmasına bırakılacak teminat türüdür.
    İşletme, inşaat, ev, bina, konut içerisindeki daireler, taşıt araçları, uzay noktaları, tedavüldeki mallar ve tedavülden kaldırılmayan diğer mülk ipotek nesnesi olabilir.
    Paylaşılabilen meyve türleri sadece paylaşılıp , üçüncü tarafın haklarının nesnesi olmayan durumlarda  ipotek nesnesi olabilir. İşletmeler, inşaat, ev, bina, konur içerisindeki daireler, araçlar ve uzay noktaları ipoteği bu tür noktaları kaydını yapan kurumlarda kayıt edilmelidir.
    2.    Teminat nesnesi, teminat edilen mülkü teminat veren kişi teminatı alan kişinin  sahiplenmesine verecek teminat türüdür.
    Teminat alan kişinin muvafakati ile teminat edilen nesne teminat olarak alan kişi tarafından kilitlenerek, mühürlenip, teminat veren kişide bırakılabilir. Teminat nesnesi,  teminat alındığını ispatlayan belgelerle( gerçek teminat), teminat verenin idaresinde bırakılabilir.
    3.  Haklar teminatla sağlandığında mülkiyet hakkı kaldırılması mümkün olan mülkiyet hakları, belirtirsek, işletmeleri, inşaatı, evleri, binaları kiraya verme hakları, işletme şirketleri mülkündeki pay hakkı, borcu talep etme,  müellif hakkı, ve başka da ayni haklar teminat nesneleri olarak tanımlanır.
    Toprak parçasına ve başka da tabii kaynaklar haklarına teminat verme, Toprak ve Başka da Tabii Kaynak Hakkındaki Kanunlarda belirlenen sınırlamalar ve kaideler esasında gerçekleşir.
    Süreli hak onun hukuki hareketi doluncaya kadar teminat nesnesi olabilir.
    Teminat hakkının borçlusu teminat hakkında bilgili olmalıdır.
    Eğer teminat olacak hak evrakla tasdik edilirse, teminat şartı bu hakkın sağlandığını ispatlayan  evrakı teslim etmekle  resmileşebilir.
    4. Değerli kağıtla tasdik edilen mülki hak teminatla sağlandığında, eğer anlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, teminat alana bankanın veya noterin depozitosuna verilir.
    5.Teminat nesnesi olan parasal kaynak bankanın veya noterin depozito hesabında bulunur. Bu para için faiz miktarı teminat verene ait olur.

    Madde 304.  Mülkiyet Hakkı Ortak Olan Mülkün Teminat Edilmesi

    Mülkiyet hakkı ortak olan mülkü teminat olarak verme sadece bütün mülkiyet sahiplerinin muvafakati olduğu durumda gerçekleşir. Ortak mülkiyetteki pay hakkı teminatın  serbest nesnesi olabilir.

    Madde 305. Teminat Verici

    1.    Borçlunun kendisi yada, üçüncü taraf ta teminat verici olabilir.
    2.    Eğer mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, mülkün mülkiyet sahibi muvafakati ile bu mülkü işletme hakkı olan kişi mülkü teminat olarak verebilir.
    3.    Teminatla sağlanacak hakka sahip kişi hakkı, teminat nesnesi olarak tanımlanır.
    Kiraya verme hakkı veya başka birinin mülküne hak edinme, mülkün sahibinin veya ona işletme hakkı olan tarafın muvafakati olmadan, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada adı geçen tarafın muvafakati olmadan bu hakkın kaldırılması yasaklanmışsa, teminat olarak kullanılamaz.

    Madde 306. Teminat Olarak Verilen Mülkün Sigortası

    1.    Teminat alan kişiye ona teminat için verilen mülkün sigortası antlaşma ile veya mevzuatlar esas alınarak yapılır.
    Teminat veren kişinin kullanılmasında olan teminata verilen mülkün sigortasını teminatı veren kişi yüklenir.
    2.    Sigorta gerektirdiğinde teminat verenin teminat için verilen mülkü sigorta antlaşmasına göre, talep etme hakkı, bunu teminat alan ancak şahıs reddeden durumda ortaya çıkar.
    Eğer sigorta için ödenen miktar teminatla sağlanan taahhüt miktarını aşarsa, teminatı alan onu teslim alan vakitten itibaren teminat veren kişiye bankaya üç gün içerisinde farkını yatırmak zorundadır.

    Madde 307.Teminat Hakkında Antlaşmanın İçeriği ve Şekli

    1.    Teminat hakkında antlaşmada teminat şekli ve onun değeri, teminatla sağlanan taahhüdün şekli, miktarı ve gerçekleşme süresi gösterilmelidir. Orada teminat edilen mülk nerede olduğu ve onun kullanılabilecek durumda olduğu belirtilmelidir.
    2.    Teminat hakkında antlaşma yazılı şekilde yapılmalıdır.
    3.    Bu maddenin 1,2 paragrafındaki kaidelerin ihmali teminat hakkında yapılan antlaşmanın geçersiz olmasına neden olur.

    Madde 308. Teminat Kaydı

    1.    Devlet kaydı yapılması gereken mülkü teminat olarak kullanma bu mülk kaydedilen kurumda gerçekleşmelidir.
    2.    Kayıt işlemini gerçekleştiren kurum teminatı kayıt olunan sicil tutmalı ve teminat alanın menfaatini koruma hakkında tedbir almaya, teminat olarak alınan mülkü, teminat alan kişinin muvafakati olmadan sahiplenmeden çıkartmaya izin vermemelidir. Teminatla sağlanan borç talebi niteliği ve içeriği değiştiği durumda ek kayıt işlemi yapılır. Teminat olarak verilen mülke mülkiyet hakkı başka kişiye değiştiği durumda  yeni kayıt olmak için, teminatı yeni mülkiyet sahibine değiştirme ile ilgili yazı geçecek.
    3.    Teminatla sağlanan taahhüdü yerine getiren teminat verici yeni kayıttaki teminat hakkındaki yazının kaldırılmasını talep etme hakkı vardır. Teminat verenin talebi üzerine teminat alan kayıt yapan kuruma gerekli evraklar ve yazılı dilekçeyi teslim etmelidir. Teminat alan bu taahhüdü yerine getirmediği yada vaktinde gerçekleştirmediği durumda teminat veren kendine getirilen zararın ödenmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 309.Teminat Alanın Hakkı Kullanılan Mülk

    1.    Teminat nesnesi olan mülke teminat alanın hakkı(teminat hakkı), eğer antlaşmada veya mevzuatlarda başka türlü belirtilmedi ise, onun araç, gereçleri ve paylaşılmayan meyve ürünleri için de kullanılır. Teminat için kullanılan mülkü kullanma neticesinde elde edilen paylaşılacak meyveye, ürüne ve gelire teminat hakkı antlaşmada yada mevzuatlarda belirtilen düzene göre, kullanılır.
    2.    İşletmenin veya başka da mülk ipotek durumunda genel teminat hakkı, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirtmedi ise, talep etme, özellikle ipotek durumunda satın alınan hakları ve özel hakları da dahil olmak üzere, onun bütün gayrimenkul ve menkul mülkü için kullanılır.
    3.    Ev veya bina ipoteği bu ev ve binanın bulunduğu toprak parçasına ve bu toprak parçasına ve teminat olacak noktasının faaliyetini sağlayan bölüğüne hukuk , o antlaşmayla bir anda yapılan ipotek aracığıyla sağlanır.

    Madde 310. Teminat hakkının Ortaya Çıkması

    1.    Teminat hakkında antlaşmada başka türlü belirtilmediği için, teminat hakkı teminat kaydı yapılması gereken mülk hakkında antlaşmanın kayıt edildiği vakitten itibaren, diğer mülk hakkında bu mülkü teminat alana veren vakitten itibaren başlar, eğer mülk teslim edilemeyecekse, teminat hakkında antlaşma yapıldığı vakitten itibaren ortaya çıkar.
    2.    Tedavüldeki mallara teminat hakkı, Medeni Kanunun 327. Maddesinin 2.paragrafındaki kaidelere göre oluşur.

    Madde 311. Yeni Teminat(Teminatı Yeniden Verme)

    1.    Eğer teminat olan mülk başka talepleri sağlarsa yeni bir teminatın nesnesi olursa(yeni teminat), sonraki teminat alanın talebi önceki teminat alanların taleplerinden sonra teminat türünün değerinden karşılanacaktır.
    2.    Eğer teminat hakkında ancak eski sözleşmelerde yasaklanmazsa, yeni teminata izin verilir
    3.    Teminat veren sonraki teminat alanın her birine bu mülkün önceden var bütün teminatı hakkında bilgileri bildirmek zorunda ve bu taahhüdün yerine getirilmemesi nedenle teminat alanlara getirilen zarar için sorumlu tutulur.

    Madde 312. Teminat İçin Verilen Mülkün Bakımı ve Korunması

    1.    Teminat veren veya teminat alan teminat için verilen mülk onların hangisinde bulunduğuna göre, eğer mevzuatlarda veya antlaşmalarda başka türlü belirtilmedi ise:
    1)    teminat için verilen mülkün korunmasını sağlamak için, özellikle üçüncü bir şahıslar tarafından çalınması için, koruma tedbirlerinin alınması;
    2)    Teminat için verilen mülkün kaybı veya bozulması tehlikesinin oluştuğunu ikinci tarafa hemen bildirmek zorundadır.
    2.    Teminat alan ve teminat veren başka yerde bulunan teminat için verilen mülkü evraklara göre ve onun gerçekten  mevcut olduğunu, ölçüsünü, akıbetini ve koruma şartlarını kontrol etme hakkı vardır.
    3.    Teminat için verilen mülkün kaybı ve bozulma tehlikesi oluştuğunda, teminat alan bu maddenin 1.paragrafında belirtilen taahhüdü ihmal eden durumda teminat veren teminatın vaktinden önce Kaldırılmasını talep etme hakkı vardır.

    Madde 313. Teminat İçin Verilen Mülkün Kaybı ve Tahrik Olma Nedenleri

    1.    Eğer teminat anlaşmasında başka türlü belirtilmedi ise, teminat veren teminat için verilen mülkün beklenmedik durumda tahrik olma yada bozulmasına tevekkül eder.
    2.    Teminat alan, eğer bu Kanunun 359.maddesine göre, sorumluluk taşımayacağını ispatlayamazsa, kendine teminat için verilen nesnenin  tamamının yada belli bir kısmının kaybolması yada tahrik olması için sorumluluk taşır.
    3.    Teminat alan teminat için verilen nesnenin kaybolduğu için onun değeri karşılığı, onun tahrik olduğu için teminat için verilen nesnenin teminat alana onu verdiği vakitteki değerine bakmaksızın,bu mülk değerinin o vakitteki eksilme değerine göre, sorumlu olur.
    4.    Eğer teminat olarak alınan nesnenin tahrik olması nedenle nesne yapıldığı amaç için kullanılamayacak derecede değişirse, teminat veren o nesneden vaaz geçme veya onun kaybı  için ödeme talep etme hakkına sahiptir.
    5.    Antlaşmada, teminat alanın teminat için verilen nesnenin kaybı yada tahrik olması ile getirilen zararı ödeme zorunluluğu, belirtilmelidir.
    6.    Teminatla sağlanan taahhüde göre, borçlu olan teminat veren teminat alana teminat olarak verilen nesnenin kaybı veya tahrik olması nedenle ortaya çıkan masrafları ödeme  talebinde bulunurken, bu masrafları teminatla sağlanan taahhüdü  ile beraber hesaplama hakkı vardır.

    Madde 314. Teminata Olarak Verilen Nesneyi Değiştirme veya Yeniden Yapma

    1.    Teminat olarak verilen nesneyi değiştirilmesine, eğer mevzuatlarda veya antlaşmalarda başka türlü belirtilmedi ise, teminat alanın muvafakati ile izin verilir.
    2.    Eğer teminat olarak verilen nesne kaybolsa veya tahrik olursa ve ona mülkiyet veya işletme hakkı evraklarda belirlenen esaslar çerçevesinde kaldırılırsa, teminat veren teminat olarak verilen nesneyi akıl alabilecek bir süre içerisinde yeniden yapma veya başka bir bu tür mülkle değiştirme hakkı vardır.   Teminat verenin teminat olarak verilen mülkü veraset yoluyla bırakma hakkına sınır koyan muvafakati geçersizdir.
    3.    Teminat alan kendine teminat olarak verilen nesneyi ancak antlaşmalarda belirlenen durumlarda, onun kullanılması hakkında sürekli hesap vererek kullanma hakkı vardır. Antlaşmaya göre, teminat alana teminat olarak verilen nesnenin taahhüdü ödeme amaçla veya teminat verenin menfaati için meyveler ve gelirler elde etme görevini üstlenebilir.

    Madde 316. Teminat Alanın Teminat Olarak Verilen Nesnesi Konusunda Haklarının Korunması

    1.    Teminat olarak kullanılan mülkü, teminat alıcı yada teminat alıcı olacak kişi, bu mülkü kanun dışı sahiplendiği için , özellikle, teminat verenin kendisinden bile talep etme hakkına sahiptir.
    2.    Anlaşma kaidelerine göre, teminat alan kendine teminat için verilen nesneyi kullanma hakkı verildiği durumda, başka kişilerden, özellikle teminat verenden de kendi hakkının ihmal olması mülkiyet hakkından ayırmakla bağlı olsa bile, bu hakkın ihmalinin yerine getirilmesini talep edebilir.

    Madde 317. Teminat Olarak Verilen Mülk Karşılığı Ödeme Yaptırma Şekilleri

    1.    Borçlu kendi sorumlu olan teminatla sağlanan taahhüdü yerine getirmediği durumda veya yeterli gerçekleştirmediği durumda teminat alanın(kredi veren) taleplerini karşılamak için teminat için verilen mülkün karşılığını ödettirmesi mümkündür.
    2.    Eğer borçlu olan teminatla sağlanan taahhüdü bozması çok az miktarda olup ve bunun neticesinde teminat alıcı taleplerinin miktarı teminat için verilen mülkün değerine uygun olmazsa, teminat için verilen mülk için ödeme yaptırılmayabilir.

    Madde 318.Teminat İçin Verilen Nesne Karşılığı Ödeme Yaptırma Tertibi.

    1.    Teminat alanın taleplerini teminat için verilen mülkün değeri karşılığı vermek, eğer Medeni Kanunun ve başka mevzuatlar ve antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, mahkeme düzeni ile gerçekleşir.
    2.    Teminat antlaşmasında ve Medeni Kanunun ve başka da mevzuatlarda belirtilen durumlarda, teminat alan teminat için verilen mülkün mahkeme dışı zorla ihale düzenleme ile kendisi satma hakkı vardır. Parasal borcu sağlayan teminat için verilen nesneyi satma hakkında teminat alan bankanın da aynı hakkı vardır.

    Madde319. Teminat Olarak Verilen Mülkün Satılması

    1.    Medeni Kanunun 20. Maddesine göre, alacak parası ödettirilen teminat olarak verilen  mülkün satılması, eğer mevzuatlarda başka türlü belirlenmedi ise, iş mevzuatlarında belirlenen tertibe göre, ihale satışla gerçekleşir.
    2.    Teminat olarak verilen mülkü mahkeme dışı mecbur olarak satış özellikleri Medeni Kanunla ve gayrimenkul mülk ipoteği hakkındaki Kanunla  belirlenir. Kanunla belirlenen kaideler, eğer bu kanunda başka türlü belirtilmedi ise, teminatın başka türlerini gerçekleştirme sırasında mülkün satılmasında kullanılır.
    3.    Temiant verenin isteğine göre, mahkeme teminat olarak verilen alacak ödettirme hakkında kararında onu ihale satışını bir yıl süreye kadar erteleme hakkı vardır. Ertelemek bu mülkü teminat olarak vermekle sağlanan taahhüde göre, tarafların hakları ve yükümlülüklerine tesir etmez ve borçlunun erteleyen vakit içerisinde kredi verenin artan masraflarını ve belirlenen para cezasını ödemekten muaf tutamaz.
    4.    Teminat veren ve teminat alanı birlikte, her türlü  tüzel kişiler ve kişiler ihaleye katılabilir.
    İhaleden önce mahkeme veya vekil eden taraf (Medeni Kanun, 320.madde) ihale katılacak olanların her birinden teminat ödeneğini ödemelerini talep etme hakkı vardır. Teminat ödeneği satış tamamlanınca geri verilmelidir. Satışta kazanan katılımcının teminat ödeneği son fiyata dahil olur. Satışta kazanan, fakat son fiyatı ödemeyen katılımcının teminat ödeneği geri verilmez ve mahkemenin veya vekil edilen tarafının idaresinde bırakılır.
    5.    Katılan satın alıcılar ikiden az olduğu nedenle satışın düzenlenmeyeceği ilan edildiğinde, teminat alan teminat edilen mülkü mahkeme kararı ile ve mülk fiyatını tespit etme hakkındaki devlet kurumunun neticesi esasında vekil  edilen taraf belirleyen onun tedavül değerine göre kendi mülkiyetine geçirmeye ve yeniden satış yapılmasını talep etme hakkı vardır.
    6.     Eğer teminat edilen mülkü satış sırasında elde edilen miktar teminat alanın taleplerini karşılamazsa, mevzuatlarda veya antlaşmada başka talimatlar olmadığı durumda, eksik miktarı borçlunun başka mülkünden teminata dayalı ayrıcalığı kullanmadan alma hakkına sahiptir.
    Eğer teminat olarak verilen mülkün satışında elde edilen para miktarı teminat alanın teminatla sağlanan talebi miktarını aşarsa, farkı teminat verene geri verilir.
    7.    Borçlu ve üçüncü taraf olan teminat verici(mülk veren) teminat olarak verilen mülk satılıncaya kadar istediği vakitte o için ödeme yaptırma ve onu satmayı teminatla sağlanan taahhüdü veya onun  süresi geçen kısmını gerçekleştirip, kaldırma hakkı vardır. Bu hakkı sınırlayan antlaşma geçersizdir.

    Madde 320.Teminat Olarak Verilen Mülkü Mahkemede Dışında Mecbur Olarak Satış Tertibi

    1.    Teminat olarak verilen mülk mahkeme dışı mecbur tertibi ile satıldığı durumda, pazarı teminatla sağlanan taahhüdün ihmali durumunda teminat alanın teminat olarak verilen mülkü satma işlemini vekaletnamesi olan vekil tüzel kişi veya kişi gerçekleştirir.
    2.    Vekil olan kişi aşağıdaki işlemleri yapar;
    1)    Teminat veren taahhüdün gerçekleşmediği hakkında bildiri yazar ve onu teminat hakkında antlaşmanın kayıt olduğu kurumda kayıt eder;
    2)    Bildiriden kaynaklanacak talepler karşılanmadığı durumda, fakat bu teminat verene gönderilen vakitten iki ay geçtiğinde, teminat olarak verilen mülkün satışı hakkında bildiri yazar, onu teminat hakkında antlaşma kayıt olan kurumda kayıt ederek teminat verene teslim eder;
    3)     Satış hakkında ilanı mahalli basında resmi olarak  yayınlar.

    Madde 321. Teminatla Sağlanan Taahhüdü Vaktinden Önce Gerçekleştirme ve Teminat Olarak Verilen Mülk İçin Ödeme Yaptırma

    1.Teminat alan teminatla sağlayan taahhüdü vaktinden önce gerçekleştirme aşağıda belirtilen durumlarda;
    1)    Eğer teminat hakkındda antlaşmanın kaidelerine uygun olmazsa ve teminat olarak verilen nesne teminat verenin mülkiyeti olmaktan çıkarsa;
    2)    Teminat veren teminat olarak verilen nesneyi değiştirme hakkında kaideleri ihmal ederse;(Medeni Kanun, 314. Madde)
    3)    Eğer teminat veren Medeni Kanun, 314.madde, 2. Paragrafında belirtilen hakkı kullanmazsa, teminat alan sorumluluk taşımazsa( Medeni kanun, 313. Madde, 2.paragraf)  teminat olarak verilen nesne kaybolan durumda talep etme hakkına sahipler.
    3.    Teminat alan teminatla sağlanan taahhütle, vaktinden önce gerçekleştirmeyi talep etme hakkı vardır, eğer bu talebi karşılanmazsa:
    1)    Teminat veren sonraki kaideleri ihmal eden:
    2)    Teminat veren Medeni kanunun 312. Maddesi, 1.paragrafa göre ve 2paragrafta belirtilen taahhüdü gerçekleştirmeyen;
    3)    Teminat veren, teminat olarak verilen mülkü idare etme hakkındaki kaideleri (Medeni Kanun, 315.madde, 2.paragraf) ihmal olunduğu durumda, teminat olarak verilen mülkten alacak ödettirme hakkı vardır.

    Madde 322. Teminatın Kaldırılması

    Teminat:
    1)    Teminatla sağlanan taahhüt kaldırıldığında;
    2)    Medeni Kanunun 312. Maddesi, 3.paragrafında belirtilen esaslar ortaya çıktığında teminat verenin talebine göre;
    3)    Eğer teminat veren Medeni Kanunun 314.maddesi, 2.paragrafında belirtilen hakkını kullanmadan, teminat olarak verilen nesne tahrik olan veya teminat olan hukuk kaldırıldığında;
    4)    Teminat olarak verilen nesne ihale satışında satıldığında veya onun satışının imkansız olduğu durumda, (Medeni Kanunun 319.maddesi) kaldırılır.
    3    Teminatla sağlanan taahhüdün gerçekleşmesi nedenle veya teminat verenin talebi üzerine teminat kaldırıldığında (Medeni Kanun, 312.madde, 3.paragraf)teminat alan kendinde teminat olarak bulunan mülkü teminat verene hemen geri vermek zorundadır.

    Madde 323. Teminat İçin Verilen Mülk Hakkı Başka Kişiye Hukuki Veraset Yoluyla Geçtiği Durumdaki Teminatın Devam Etmesi

    1.    Teminat olarak verilen mülk aracığıyla veya bedava sahiplenme hakkını kaldırma neticesinde yada her türlü hukuki varislik tertibine göre mülke mülkiyet hakkı veya işletme hakkı teminat verenden başka kişiye değiştiği durumda teminat hakkı devam edecektir.
    Teminat verenin hukuki varisi teminat verenin yerine geçer ve eğer teminat alanla antlaşmada başka türlü belirlenmedi ise, teminat verenin bütün taahhüdünü gerçekleştirir.
    2.    Eğer teminat verenin teminat olarak verilen mülkü hukuki veraset tertibi ile birkaç kişiye geçerse, hukuki varislerin her biri( mülkiyet sahipleri) ilgili mülkün kendine geçen kısmı için teminatla sağlanan taahhüdü gerçekleştirmeme hakkında teminattan kaynaklanan zararları için sorumlu olur. Fakat, teminat için verilen nesne bölünmezse veya başka da esaslara göre, hukuki varislerin ortak mülkiyet olursa, onlar ortak teminat verene dönüşür.

    Madde 324. Teminat Olarak Verilen Mülkün Zorla Alınmasının Nedeni

    1.    Eğer teminat verenin teminat olarak verilecek mülke mülkiyet hakkı mevzuatlarda belirlenen esaslar ve düzene göre devlet ihtiyaçları için alma(satın alma), müsadere etme veya milli mülkiyet olması nedenle kaldırılarak, teminat verene başka mülk veya gerekli ödeme yapılırsa,teminat hakkı onun yerine verilen mülk için kullanılır veya teminat alan teminat verenden ödenmesi gereken ücretten  fazlasını  talep etme hakkına sahip olur. Teminat alan teminatla sağlanan taahhüdü vaktinden önce gerçekleştirmeyi talep edebilir. (Medeni kanun, 321.madde 1.paragraf)
    2.    Teminat olarak verilen mülk mevzuatlarda belirlenen tertibe göre  bu mülkün gerçek mülkiyet sahibi başka kişi olduğuna dayanarak yada suçundan dolayı veya başka kanun ihmali için cezalandırma olarak teminat verenden alınan durumlarda bu mülkün teminat olarak kullanılması  kaldırılır. Bu durumda teminat alan teminatla sağlanan taahhüdün vaktinden önce yapılmasını talep etme hakkı vardır.

    Madde 325. Teminat Anlaşmasına Göre Hak Verme

    1.    Teminat alan teminat hakkında antlaşmaya göre, teminat verenin haklarını verme kaidelerine dayanarak talepleri kabul ederek kendi haklarını başka tarafa verme hakkı vardır.(Medeni Kanunun 339-347.maddeleri)
    2.    Teminat hakkında anlaşmaya göre,teminat alanın kendi haklarını başka birilerine verme, eğer teminatla sağlanan esas taahhüde göre, borçluya talep etme hakkı bu kişiye verildi ise, kanuna uygun olur.
    3.    Başka türlü ispatlanmadığı için, ipotek hakkında antlaşmaya göre hakları verme ipotekle sağlanan taahhüde göre hakları da verme olarak tanımlanır.

    Madde 326. Teminatla Sağlanan Taahhüde Göre Borcu Devirme

    Eğer teminat veren yeni borçlu için sorumlu olmasına, teminatla sağlanan taahhüde göre teminat borcu başka kişiye devirmekle kaldırılır.

    Madde 327.Tedavüldeki Malları Teminat Olarak Kullanma
    1. Malların değeri teminat  antlaşmasında tespit edilen miktardan eksik olmazsa,onları teminat veren kişide bırakma ve teminat veren kişiye teminat olarak verilen mülkün
    (mal, sermaye, malzeme, hazır ürünler vs) şekli ve türünü değiştirme hakkını vererek, onları teminat olarak kullanmasına, tedavüldeki  malları teminat olarak kullanılması denilir.
    Teminat olarak kullanılan tedavüldeki malların değerinin düşmesi durumunda, eğer antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, teminatla sağlanan taahhüdün gerçekleşen kısmına denkleştirilmesine izin verilir.
    2. Teminat verenin mülkiyetinden çıkan tedavüldeki onları alanın mülkiyetine, işletme yapmasına veya tesirli yönetimine geçen  vakitten itibaren  teminat için verilen mülk olmaktan çıkar, teminat veren satın alan, teminat antlaşmasında adı geçen mallar onlara teminat verenin mülkiyet veya işletme hakkı oluştuğu vakitten itibaren teminat için kullanılacak nesneye dönüşür.
    3.    Tedavüldeki malları teminat olarak veren teminat kaydı kitabını tutmalıdır, ona malların teminat olarak verilme şartları hakkında, teminat olarak verilen malların içeriği veya türünün işlem yapılacak son gününde değişime uğratan, özellikle onlar hakkında bütün işlemler yazılmalıdır.
    4.    Teminat veren tedavüldeki malları teminat olarak kullanma şartlarını ihmal ettiği durumlarda, teminat alan teminat olarak kullanılan malları  mühürleyerek antlaşma kaldırılıncaya kadar onlarla işlem yapmayı kaldırma hakkı vardır.

    Madde 328.  Rehin Sandığına Eşya teslim Etme

    1.    Kısa vadeli kredileri sağlamak için kişilerden özel  menkul eşyaları teminat olarak alma işlemini, şirket olarak uzmanlaşmış kurumlar, lisanslı rehine sandığı gerçekleştirir.
    2.    Rehine sandığına eşyayı teminat olarak teslim etme hakkında antlaşma, rehine sandığının verdiği teminat bileti ile resmileşir.
    3.    Teminat olarak verilen eşyalar rehine sandığına teslim edilir. rehine sandığı teminat veren kişiyi rehine olarak aldığı eşya değerinde, onların bu tür eşya ve genelde onları rehine olarak teslim aldığı vakitte piyasa kalitesine göre, tespit edilen değerde, sigorta etmek zorundadır. Rehine sandığının rehine alınan eşyaları kullanma ve idare etme hakkı yoktur.
    4.    Eğer kaybolma  veya tahrik olma tabii afetlerin neticesinde olmazsa, rehine sandığı rehin alınan eşyaların kaybolması yada tahrik olması için sorumlu olur.
    5.    rehine sandığına eşyaları rehin vermekle sağlanan kredini tespit edilen vakitte geri vermediği durumda, rehine sandığı noter görevlisi yazısı esasında kolaylık olarak verilen bir ay süre geçtikten sonra, bu mülkü teminat olarak verilen mülkün satışı hakkındaki düzene göre satma hakkı vardır. Bundan sonra, eğer teminat olarak verilen mülkün satışından elde edilen para, onları karşılamazsa, rehine sandığının teminat veren kişiye talebi ödenecektir.
    6.    rehine sandığının ilgili eşyaları teminat olarak almakla kişilere kredi verme kaideleri, rehine sandığına lisans verme düzeni Medeni Kanunun mevzuatları ile tespit edilir.
    7.    Eşyaları rehine sandığına teminat olarak verme hakkında antlaşmanın, Medeni Kanunda ve ilgili mevzuatta teminat verene verilen haklarla karşılaştırıldığında onun haklarına sınır koyan kaideleri antlaşma yapıldığı vakitten itibaren geçersiz sayılır. Bu tür tüzüklerin yerine, Medeni Kanunun ve  mevzuatının ilgili tüzükleri kullanılır.

    §4. Kefil Olma ve Kefalet

    Madde 329. Kefil Olma

    1.    Kefil olma durumunda kefil olan başka tarafın(borçlunun) kredi vereni karşısında  o tarafın taahhüdünün tamamını veya borçluyla ortak olarak kısmen gerçekleştirmesi için sorumluluk üstlenir.
    2.    Ortaklaşa kefil olan kişiler, eğer kefil olma durumu antlaşmasında başka türlü belirlenmedi ise, kredi veren karşısında eşit sorumluluk taşır.
    3.    Kefil  antlaşması gelecekte ortaya çıkacak taahhüdü sağlamak için yapılabilir.

    Madde 330. Kefalet

    Kefil durumunda kefalet veren tarafın (borçlunun) kredi veren karşısındaki bu tarafın taahhüdünün tamamını veya kısmen para yardımı sorumluluğunu üstlenir.

    Madde 331. Kefil Olma Ve Kefalet Esaslarının Şekilleri

    1.    Kefil olma ve kefalet antlaşması esasında kefalet olma durumu veya kefalet ortaya çıkar. Kefaleti kullanma mevzuatlarda tespit edilebilir.
    2.    Kefil olma ve kefalet antlaşması yazılı şekilde yapılmalıdır. Yazılı şekilde yapılmaması kefalet veya kefil antlaşmasının geçersiz olmasına neden olur.
    3.    Eğer kefil olan kişi veya kefalet veren borçlunun taahhüdü gerçekleştirmesini kendi sorumluluğuna almasını kredi verene yazılı şekilde bildirirse, kredi veren kefil olanın veya kefalet verenin tekliflerinden bunun için yeterli olan zorunlu vakit içerisinde vaaz geçmezse, kefil olma ve kefalet antlaşmasının yazılı şekli yapılmış sayılır.

    Madde 332.Kefil Olanın veya Kefalet Verenin Sorumluluğu

    1.    Kefil olma ve kefalet sadece kanuni talepleri karşılar. Fakat kefil olan ve kefalet verenin hukuki salahiyetsizliği hakkında önceden belli olan borçlulara kefil olursa, kredi veren bu hakkında bilmezse, sorumluluktan kaçınamaz.
    2.    Kefil olan kredi veren karşısında, eğer kefil olma antlaşmasında başka türlü belirlenmedi ise, borçlu gibi, faizle birlikte, borcu ödetme işlemindeki mahkeme masraflarını ve borçlunun taahhüdünü yerine getirmemesi veya yeterli derecede gerçekleştirmemesi nedeninden kredi verenin diğer zararlarını ödeme işleminde de aynı derecede sorumlu olur.
    3.    Kefalet veren kredi veren karşısında, eğer kefalet antlaşmasında başka türlü belirtilmedi ise, kefalette belirtilen miktarda sorumlu olur. Para yardımı sorumluluğunu üstlenen kefalet veren talepler sunuluncaya kadar kredi veren bu talepleri borçlu karşılayacak gibi, özellikle karşı talebi hesaplama ve tespit edilen düzene göre, borçlunun mülkü hesabından ödeme yaptıracak şekilde tedbir almalıdır.

    Madde 333. Kefil Olanın Kendine Kredi Veren Tarafın Getirdiği Durumunda Hakları Ve Yükümlülükleri

    1.    Kefil olan kredi verenin taleplerini karşılayıncaya kadar, bu hakkında borçluya bildirmeye, eğer kefil olana şikayet varsa, borçluyu işe katmak zorundadır. Böyle olmadığı durumda borçlu kendine kredi verene karşı bulunmakta olan bütün taleplerini kefil olanın taleplerine karşı kayma hakkı vardır.
    2.    Kefil olan, kendi kefil olan antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, kredi verenin talebine karşı borçlu karşılıklarını koyabilir. Kefil olan bu karşı talep hakkını borçlu reddeden veya ancak kendi borcunu kabul eden durumda kaybetmez.

    Madde 334. Taahhüdü Yerine Getiren Kefil ve Kefalet Verenin Hakları

    1.    Taahhüdü yerine getiren kefil, kredi verenin bu taahhüt hakkında bütün hakları ve kefalet alan olarak kredi verenle ilgili hakları,  kredi verenin talebini karşıladığı ölçüde kefile geçecek. Kefil olan borçludan kredi verene ödenen miktarın faizinin ödemesini ve borçlu için sorumlulukları ile ilgili zararlarının ödenmesini talep etme hakkı vardır.
    2.    Kefil olan taahhüdü yerine getirdikten sonra kredi veren borçluya yüklenen talebi ispatlayan evrakı kefil olana teslim etmeye ve bu talebin yerine getirilmesini sağlayan hakları vermek zorunda.
    3.    Bu maddenin 1, 2 paragrafında belirlenen kaideler, eğer mevzuatlarda veya kefil olanın borçluyla yaptığı antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise ve onların arasındaki ilişkilerden farklı olmazsa, kullanılır.
    4.    Kefalet veren aynı haklara borçlunun kredi veren karşısındaki taahhüdünü kendisi gerçekleştirdiği kısmında  sahip olur.

    Madde 335. Borçlunun Taahhüdü Gerçekleştirdiği Hakkında Kefile  ve Kefil Alana Bildirmesi.

    Kefil olma veya kefille sağlanan taahhüdü yerine getiren borçlu, kefile veya kefil alana bu hakkında bildirmek zorundadır. Böyle olmadığı durumda taahhüdü yerine getiren kefil veya kefil veren kişi kredi verenden esassız alınanı ödettirme ve borçludan geri talep etme hakkı vardır. Son durumda borçlu kredi verenden sadece esassız alınanı ödettirme hakkı vardır.

    Madde 336. Kefil ve Kefaletin Kaldırılması
    1.    Kefil olma ve kefaletle sağlanan taahhüdün Kaldırılması ile birlikte, kefil olanın veya kefil verenin sorumluluğunu artırma ve başka da olumsuz nedenlere götüren bu taahhüt değiştiği durumda kefalet verenlerin muvafakati olmadan kaldırılır.
    2.    Kefil olma ve kefalet, eğer kefil olan veya kefalet veren kredi verene yeni borçlu için sorumlu olmayı kabul etmezse, kefil olma veya kefaletle sağlanan taahhüt hakkında borcu başka tarafa değiştirme ile kaldırılır.
    3.    Kefil olma ve kefalet, eğer kendileri sağlayan taahhüdü yerine getirme süresinin başlaması ile borçlu veya kefil olan ve kefil veren sunan ilgili gerçekleştirme işini kabul etmeden kredi veren vaaz geçerse kaldırılır.
    4.    Kefil olma ve kefalet onlara kefil olma veya kefalet antlaşmasında tespit edilen vakit dolduğunda kaldırılır. Eğer bu vakit tespit edilmedi ise, eğer kredi veren kefil olma veya kefaletle sağlanan taahhüdü yerine getirme süresi başladığı vakitten itibaren bir yıl içerisinde kefil olana veya kefil verene hukuki koymazsa, o kaldırılır. Esas taahhüdün gerçekleştirilme süresi tespit edilmeyen veya belirlenmesi mümkün olmayan veya talep edilerek tespit edildiği durumda , kefil olma ve kefalet, eğer kredi veren kefil olana veya kefalet verene kefil olma veya kefalet antlaşması yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde talep etmeze, kaldırılır.

    §5. Kaparo

    Madde 337. Kaparo Kavramı. Kaparo hakkında Antlaşma Şekli

    Anlaşan tarafların birinin antlaşmaya göre kendinden alınacak ödemenin hesabından ikinci tarafa ve antlaşma yapma ve yerine getirmeyi sağlamak için verilen para şeklindeki miktar kaparo olarak tanımlanır.
    Kaparo hakkında antlaşma kaparonun miktarına bakmaksızın yazılı şekilde yapılmalıdır. Bu kaide esas taahhüt noter tasdiki ile onaylanması gereken durumda da kullanılır. Antlaşmanın yazılı şekilde yapılmaması kaparo antlaşmasının geçersiz olmasına neden olur.

    Madde 338. Kaparo İle Sağlanan Taahhüdü Kaldırmanın veya Yerine Getirmemenin Nedenleri

    1.    Taahhüdü gerçekleştirme başlayıncaya kadar tarafların antlaşmasına göre yada onların suçu olmazsa da yerine getirmenin mümkün olmayışı nedenle kaldırılırulduğu durumda kaparo geri verilmelidir.
    2.    Eğer taahhüdün yerine getirilmemesinden kaparo veren taraf sorumlu olursa, kaparo ikinci tarafta kalacak, eğer kaparo alan taraf sorumlu olursa, ol ikinci tarafa kaparonun iki kat miktarını ödemelidir. Buna üstelik, antlaşmada başka türlü belirtilmediği için, taahhüdün yerine getirilmemesinden sorumlu taraf ikinci tarafa kaparo miktarını dikkate alarak zararı ödemek zorundadır.

    19.Bölüm. TAAHHÜTTEKİ KİŞİLERİN DEĞİŞMESİ

    Madde 339. Kredi Veren Haklarının Başka Kişiye Değişme Nedenleri ve Tertibi

    1.    Taahhüt esaslarında kredi verene ait hukukun (talep etme) antlaşmaya göre başka kişiye verilmesi; veya o. Hukuk mevzuat esasında başka kişiye değiştirmesi mümkündür. Kredi veren başka kişiye değişmesi hakkında tüzük geri taleplerde kullanılamaz.
    2.    Kredi veren haklarının başka kişiye değişmesi için, eğere mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, borçlunun muvafakati talep edilmez.
    3.    Eğer kredi veren haklarının başak kişiye değişmesi hakkında borçluya yazılı şekilde bildirmezse, yeni kredi verici bundan kaynaklanan kendi ihtimal olumsuzluklara tevekkül eder. Bu durumda ilk kredi verene taahhüdü yerine getirmesi değişen kredi verici için de yerine getirildi sayılır.

    Madde 340. Başka Kişiye Devrilmesi Mümkün Olmayan Haklar

    Kredi verenin özel şahsiyeti ile doğrudan  ilgili haklar, nafaka hakkında ve kişinin hayatına, sağlığına verilen zararın tazminatı hakkındaki taleplerin başka kişiye değiştirilmesine izin verilmez.

    Madde 341. Kedi Verenin Başka Kişiye Değişecek Haklarının Miktarı

    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, ilk kredi veren hakkı yeni kredi verene hukuki yolla değişmesi aynı miktarda ve aynı şartlarda  değişir. Yeni kredi veren taahhüdü yerine getirilmesini sağlayan ve başka da hakkı, özellikle ödenmemiş faizleri talep etme hakkı ile ilgili haklar değişecektir.

    Madde 342. Yeni Kredi Verenin Haklarına Kanıtlar

    1.    Borçlu taleplerin bu kişiye değiştiğine kanıtı kendine teslim edinceye kadar yeni kredi verene taahhüdü yerine getirmeme hakkı vardır.
    2.    Talep etme başka kişiye veren kredi veren ona talep etme hakkını ispatlayan evrakı verme ve talebi yerine getirmek için önemli bilgileri bildirmek zorundadır.

    Madde 343. Yeni Kredi Verenin Talebine Borçlunun Karşı Olması

    Borçlu taahhüt hakkında hakların yeni kredi verene değiştiği hakkında bilgiyi alırken ilk kredi verene sunacak   kabul etmeyen şartlarını yeni kredi verene sunma hakkı vardır.

    Madde 344. Kredi Veren Haklarının Mevzuatlar Esasında Başka Kişiye Değişmesi

    Taahhüt hakkında kredi verenin hakları mevzuatlarda ve onlarda  gösterilen şu durumlarda ;
    1).Kredi verenin hakların  varislik neticesinde;
    2). Mevzuatlarda bu tür değişme ihtimali belirtilirse, kredi veren haklarının başka     kişiye değişmesi hakkında mahkeme kararı ile;
    3).Borçlunun taahhüdünü onun kefili veya bu taahhüde göre borçlu olmayan kefil veren yerine getirmesi neticesinde;
    4). Sigortacı sigorta durumunun başlaması ,le sorumluluk taşıyan borçluya kredi verenin haklarını verdiği durumda;
    5). Mevzuatlarda tespit edilen  durumlarda başka kişiye değişir.

    Madde 345. Talep Etmeyi Başka Kişiye Verme Şartları

    1.    Kredi verenin talep etmeyi başka kişiye vermesine izin verilir, çünkü bu mevzuata ve antlaşmaya aykırı olmaz.
    2.    Eğer kredi verenin kendi şahsiyetinin borçlu için önemi büyük olursa, borçlunun muvafakati olmadan taahhüt talebini vermek yasaktır.

    Madde 346. Talep Etmeyi Verme Şekli

    1.Yazılı (normal veya noter tasdikli) şekilde yapılan sözleşmeye dayalı talep etmeyi verme yazılı şekilde yapılmalıdır.
    3.    Devlet kaydını talep eden sözleşmeye göre talep etmeyi verme bu sözleşmeyi kaydetmek için belirlenen düzene göre yapılmalıdır.
    4.    Değerli kağıda göre talep etmeyi verme bu değerli kağıttaki ciro ile yapılır. (Medeni kanun, 132.madde, 3paragraf)

    Madde 347. Talep Etmeyi Veren Kredi Verenin Sorumluluğu
    Talep etmeyi veren ilk kredi veren yeni kredi veren karşısında ona verilen taleplerin geçersizliği için sorumlu olur, fakat bu talebi borçlunun yerine getirdiği için ilk kredi veren yeni kredi verenin karşısında borçlu için kefil olmayı üstlenmekten başka durumlar için sorumlu olmaz.

    Madde  348. Borcun Değişmesi

    1.    Borçlunun kendi borcunu başka kişiye değiştirmeye sadece kredi verenin muvafakati ile izin verilir.
    2.    Yeni borçlu kredi verenle ilk borçlunun arasındaki ilişkilere dayalı kabullenmeyen durumları kredi verenin talebine karşı kullanma hakkı vardır.
    3.    Borcu devirme şekli ilgili Kanunun 346.maddesi, 1,2 paragrafları kullanılır.

    20. bölüm. TAAHHÜDÜN İHMALİ İÇİN SORUMLULUK

    Madde 349. Taahhüdün İhmali Kavramı

    1.    Taahüdü yerine getirmeme yada yeterince gerçekleştirmeme( Vaktinde gerçekleştirmeme, mal ve işi tamamını gerçekleştirmeme, taahhütte belirlenen başka da durumların ihmali), yeterince yerine getirilmeme yada taahhüdün ihmali olarak algılanır. Gerekli şekilde  gerekleştirmeye imkan olmadığı durumda borçlu bu hakkında kredi verene hemen bildirmelidir.
    2.    Taahhüdün ihmali için borçluyu sorumlu tutmak kredi verenin talebi üzerine gerçekleşir.

    Madde 350. Taahhüdün ihmalinden Oluşan Zararın Yerine getirilmesi

    1.    taahhüdü ihmal eden borçlu kredi verene onun ihmali durumundan oluşan zararı yerine getirmek zorundadır.( Medeni kanun, 9.madde, 4.paragraf)Para cezası ile sağlanan taahhütteki zararın yerine getirilmesi Medeni kanunun, 351.maddesine göre düzenlenecek.
    2.    Taahhüdün ihmalinden ortaya çıkan zarar yerine getirmekten borçluyu muaf tutma hakkında tarafların taahhüt ihmal oluncaya kadar kabul eden antlaşması geçersiz olur, fakat taraflar kendi aralarındaki sözleşmeye göre mülkteki sadece zararı ödetme durumu belirlenebilir.
    3.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada  başka türlü belirtilmedi ise, zararı tespit ederken , taahhüt yerine getirilmesi gerekli yerde borçlu kredi verenin talebini kendi isteği ile karşıladığı tarihte,eğer kendi isteği ile karşılanmadığı durumda, talep şikayet edilen tarihte belirlenen fiyat esas olunur. Durumları dikkate alarak, mahkeme karar alan tarihte yada ödeme yapıldığı tarihte belirlenen fiyat dikkate alınarak, zararın yerine getirilmesi hakkında talep karşılanacaktır.
    4.    Zararı tespit ederken onu almak için kredi veren önceden kullanılan tedbirler ve bu hedef için yapılan hazırlıklar dikkate alınır.
    5.    Kredi veren borçlunun her türlü hareketini, eğer onun taahhüdün ihmali için sorumluluktan kaçma amaçla yaptığı ispatlanırsa, kanun dışı olarak tanımlama hakkı vardır.

    Madde 351. Zarar ve Para Cezası

    1.    Eğer taahhüdün gerçekleştiği veya gerekli şekilde yerine getirilmediği için para cezası belirlenmedi ise, zararlar para cezası ile kapatılmayan kısmında ödenir. Mevzuatlarda veya antlaşmada değil, para cezasını ödettirmeye izin verilen; zararın bütün miktarı şeklinde para ceza belirlenen; kredi verenin seçimine göre para cezasını ödeme durumları belirtilebilir.
    2.    Taahhüdün yerine getirilmemesi veya yeteri kadar yerine getirilmemesi için sınırlı sorumluluk belirlenen , para cezası ödeme ile  kapatılamayan kısmında yada onun dışında, yada onun yerine ödenmesi gereken zarar bu tür sınırla belirlenen  ölçü şeklinde ödenmesi mümkündür.

    Madde 352. Taahhüdün İhmali Yüzünden Oluşan manevi Zararın Ödenmesi

    Taahhüdün ihmali yüzünden oluşan manevi zarar, medeni Kanunun 350. Maddesinde belirtilen zararların dışında ödenir.

    Madde 353. Başkanın Parasını Kanun Dışı Kullandığı İçin Sorumluluk

    1.    Para taahhüdünü yerine getirmeme neticesinde, birinin parasını kanun dışı kullandığı veya onları ödeme süresini geçirdiği yada onları esassız aldığı veya başka birinin hesabında sakladığı için bu evrakların değerinde faizleri ödenmelidir. Faizlerin miktarı para taahhüdünü veya onun ilgili kısmını gerçekleştirdiği tarih Kazakistan Cumhuriyetinin Milli Bankası belirleyen banka faizi orta kuru esasında hesaplanmalıdır. Borcu mahkeme kararı ile ödettirme sırasında mahkeme talep şikayeti verildiği veya karar alınan  veya gerçekten ödendiği tarihteki banka faizinin orta hesaplama kuruna dayanarak, kredi verenin talebini karşılayacaktır. Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka miktar belirlenmedi ise, bu kaideler kullanılır.
    2.    Başka birine ait parayı kullandığı için faizler, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada faizleri hesaplamanın en kısa süresini belirlemedi ise, kredi verene ödenmesi gereken  tarihe kadar ödenecektir.
    3.    Eğer kredi verenin parasını kanun dışı kullanmadan ona getirilen zarar, bu maddenin 1.paragrafının esasında ilgili faizin değerini aşarsa, o borçluya bu miktarı aşan kısmı ile ilgili zararın ödenmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 354. Yükümlülük ve Taahhüdü Eşya Şeklinde Yerine Getirme

    1.    Taahhüt yeteri seviyede yerine getirilmediğinde, para cezasını ve zararı ödeme, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, borçluyu taahhüdü yerine getirmekten muaf tutamaz.  
    2.    Taahhüt yerine getirilmediği durumda zararı ve onu yerine getirmediği için para cezasını ödeme, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise,borçluyu taahhüdü  eşya şeklinde gerçekleştirmeden muaf tutacak.
    3.    Süresi dolduğu için artık ihtiyaç kalmayan taahhüdün gerçekleşmesinden kredi verenin vaaz geçmesi (Medeni Kanunun 369.maddesi) borçluyu taahhüdü eşya şeklinde gerçekleştirmeden  muaf tutmaz.

    Madde 355. Belli Bir Eşya Verme Taahhüdünü Yerine Getirmeme Nedeni.
    1.    Bellibirne ait eşyayı mülkiyete, iş yapma, tesirli yönetime veya kredi verenin kullanması için verme taahhüdünü yerine getirmediği durumda, bu eşyaya üçüncü tarafın ayrıcalık hakkı olmazsa, kredi veren, onu borçludan alma ve onu borçludan alıp kredi verene verme hakkını talep edebilr.
    2.    Eşyayı verme borçlunu zararı yerine getirmesi yükümlülüğünü kaldırmaz.

    Madde 356.Tahhüdü Borçlunun Hesabına Gerçekleştirme
    Borçlu eşyayı yapıp, kredi verene veya ona belli bir işi yapma veya hizmet gösterme taahhüdünü yerine getirmediği durumda mevzuatlardan, antlaşmalardan veya taahhüdün özünden farklı olmazsa, kredi veren taahhüdü gerçekleştirmeyi üçüncü kişiye normal fiyata norma süre için teslim etmeye yada onu kendi imkanları ile gerçekleştirme ve masrafları ve diğer zararların ödenmesini borçludan talep etme hakkı vardır.

    Madde 357. Para Yardımı Sorumluluğu

    1.    Mevzuatlara veya taahhüdün antlaşmasına göre, esas borçlu olan (para yardımı) başka kişinin yükümlülüğü için ortak sorumluluk taşıyan kişi olmadığı sürece kredi veren, sorumluluğu esas borçludan talep edecektir. Eğer esas borçlu kredi verenin talebini karşılamaktan vaaz geçerse, yada onu gerekli şekilde yapmazsa veya kredi veren ondan taleple ilgili belli süre içerisinde bilgi almazsa, bu talebin yerine getirilmeyen kısmı para yardımı sorumluluğunu yüklenen kişiden talep edilebilir.
    2.    Eğer bu talebi,  esas borçlunun karşı talebine dahil etme (Medeni kanun, 370.madde)  yada borçlunun hesabından ödettirme yoluyla karşılamak mümkün olursa,kredi veren kendinin esas borçluya talebine para yardımı sorumluluğu olan kişinin karşılamasını talep etme hakkı yoktur.
    3.    Para yardımı sorumluluğunu üstlenen kişi ona kredi verenin talebini karşılayıncaya kadar bu hakkında esas borçluya bildirmeli, eğer bu kişiye şikayet edilirse, esas borçluyu işe katmalıdır.   
    Böyle olmadığı durumda, esas borçlunun kredi verene karşı talebini para yardımı sorumluluğu olan kişinin geri talebine karşı koyma hakkı vardır.

    Madde 358. Taahhüt Sorumluluğunun Ölçüsüne Sınır Koyma

    1.    Taahhüdün bazı türlerine göre ve hizmetin belli bir türü ile ilgili taahhütlere göre kanun mevzuatları zararın tamamını ödenmesi hakkına sınır koyabilir.
    2.    Eğer taahhüdün türü ve kanun ihmali için sorumluluk ölçüsü kanunla tespit edilirse, katılım antlaşmasına göre ve  müşteri konumundaki  kredi verici hakkında başka da antlaşmalara göre, borçlunun sorumluluğuna sınır koyma geçersizdir.

    Madde 359.Taahhüdün İhmali İçin Sorumluluk Nedenleri

    1.    Borçlu suçlu olduğu durumda, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, taahhüdü yerine getirmediği ve gerekli şekilde gerçekleştirmediği sorumluluk taşır. Eğer borçlu taahhüdü gerekli şekilde yapmak için, kendinin bütün imkanlarını kullandığını ispatlarsa, o suçsuz olarak tanımlanır.
    2.    İş yaparken taahhüdü yerine getirmeyen veya gerekli şekilde gerçekleştirmeyen kişi, eğer tabii afet durumlarında ( savaş,tabii afetler)neticesinden dolayı yapmadığını ispatlayamazsa, mülki sorumluluğu üstlenir. Bu durumlara, taahhüdü gerçekleştirmek için gerekli malların, işin, veya hizmet göstermenim piyasada mevcut olmaması dahil değildir. Mevzuatlarda veya antlaşmada ve bu sorumlulukların kaldırılmasının başka da nedenleri belirtilebilir.
    3.    Taahhüdü kasten yapmadığı için sorumluluğu kaldırma veya sınır koyma için önceden yapılan antlaşma geçersizdir.

    Madde 360. Taahhütteki İş Yapma Tevekkülü

    Eğer taahhütte iş adamının siparişine göre her hangi bir işin yapılması belirlenirse, işin sonucunu kullanmanın imkansızlığı veya bunu kullanmanın yararsız olma tevekkülünü iş adamı üstlenir. İşini yeteri kadar yapan kişi, eğer antlaşmada başka iş faaliyeti tevekkülünü paylaşma belirtilmedi ise, nasıl yaptığına göre karşılığını alma hakkı vardır.

    1.    Eğer iki taraflı antlaşmada tarafların her ikisi de sorumluluk taşımayan durumlar neticesinde, tarafların biri için taahhüdü yapmak mümkün olmadı ise, mevzuatlarda ve antlaşmada belirtilmediği için, antlaşmanın yapılmasını tarafların hiç birinin talep etme hakkı yoktur. Bu durumlarda, tarafların her biri kendi gerçekleştiren her şeyi geri vermeyi, ilgili karşı talebi almadan da talep etme hakkı vardır.

    Madde 362. Borçlunun Kendi İşçileri İçin Sorumluluğu

    1. Borçlunun taahhüdünü yapma durumunda, resmi kişilerin veya başka işçilerinin hareketleri borçlunun hareketlerinden sayılır. Bunların hareketleri  taahhüdü yapmama veya yeterinde yapmama nedenine götürürse, borçlu kişi sorumluluk taşır.

    Madde 363. Borçlunun Üçüncü Taraf Hareketi İçin Sorumluluğu

    1.    Üçüncü tarafın borçlu karşısındaki kendi yükümlülükleri ile ilgili hareketi veya hareketsizliği taahhüdün ihmali nedeni olsa da borçlu kredi verenin karşısında sorumluluk taşır. Eğer mevzuatlarda  doğrudan taahhüdü gerçekleştiren sorumlu diye belirlenmedi ise, borçlu kredi veren karşısında kendi yükümlülüğünü yüklediği üçüncü tarafın hareketi yada hareketsizliği için de, sorumlu olur.
    2.    Borçlu üçüncü tarafların hareketinden veya hareketsizliğinden taahhüdü ihmal ettiği için suçsuzluğu ispatlandığı durumda  sorumluluğu kaldırılabilir. İş adamı faaliyetin yaparken borçlu üçüncü tarafın hareketinden veya hareketsizliğinden taahhüdü ihmaline  tabii afetler sebep oldu ise, sorumlu olmaz. (Medeni kanun 359.maddesi.2.paragraf)
    3.    Üçüncü tarafın hakları ile taahhüt şeklini ağırlatma ile ilgili taahhüt ihmal olunduğunda, eğer bu ağırlatmak kredi verenle antlaşma yapılıncaya kadar ortaya çıkarsa ve ancak kredi verene o hakkında antlaşma yapılırken bildirildiği durumda, borçlu sorumluluk taşımaz.
    4.    Mevzuatlarda veya antlaşmada üçüncü tarafın hareketleri için, borçlu sorumluluğunun başka da durumları belirtilebilir.

    Madde 364. Kredi Verenin Suçu

    1.    Eğer taahhüdün gerçekleşmemesi veya gerekli derecede yapılmamasına iki taraf ta suçlu olursa, mahkeme bununla ilgili borçlu sorumluluğunu azaltır. Mahkeme, eğer kredi veren taahhüdün gerçekleşmemesinden veya gerekli şekilde yapılmamasından gelen zararın çoğalmasına kasten yada dikkatsizlikten sebep olursa veya zararın azalmasına tedbir almadı ise, borçlu sorumluluğunun ölçüsünü azaltır.
    2.    Borçlu kanuna yada antlaşmaya göre kendi suçuna bakmaksızın taahhüdün gerçekleşmemesinden yada yeteri kadar yapılmamasından sorumlu olacak durumlarda bu maddenin 1.paragrafı kullanılır.

    Madde 365. Borçlunun Vaktinin Geçmesi

    1.    Taahhüdün süresini dolduran borçlu, yapılması gerekeni reddederse veya kanunda veya antlaşmada belirtilen yada iş tedavülü normlarından veya tamamlanıncaya kadar borçlu kendi görevini yapamayan yükümlülüğün özünden kaynaklanan hareketi yapmadı ise, o, gerçekleştirecek vaktin geçmesi olarak tanımlanır. Borçlunun taahhüdü yaptığını resmi şekilde tasdik etmeyi reddeden durumda da kredi veren vaktinin geçmesi olarak tanımlanır.
    2.    Eğer kredi verenin vaktinin geçmesi, ya kendisi, yada kanuna göre veya kredi verenin görevlendirmesi ile taahhüdün yapıldığını kabul eten kişiler sorumlu olmayan durumlarla ilgili olduğunu ispatlarsa, kredi verene, vaktini geçirme durumundan, vakti geçirmeden gelen zararı borçluya ödettirme hakkını verir.  Vaktini geçiren kredi verene vaktini geçirdiği durumda taahhüdü yapmanın tesadüfen mümkün olmadığının bütün nedenleri yüklenir.
    3.    Para taahhüdüne göre, borçlu kredi verene vakti geçirdikten sonraki zamanı için faiz ödemek zorunda değildir.

    21. bölüm. TAAHHÜDÜ KALDIRMA

    Madde 367. Taahhüdü Kaldırma Nedenleri

    1.    Taahhüt yapıldı ise, talepten vaaz geçme ödemesi ödendi ise, borçlu ile hesaplaşırsa,  yeniden yapılırsa, borcu kaldırmakla borçlu ve kredi veren bir kişi olursa, yapmak mümkün olmazsa, devlet mevzuatı yürürlüğe geçti ise, kişi vefat ederse, tüzel kişi kaldırılsa, tamamen yada kısmen kaldırılır.
    2.    Taahhüdü tarafların birinin talebine göre, sadece kanunda belirtilen durumlarda kaldırmaya izin verilir.
    3.    Kanun ve antlaşmada taahhüdü kaldırmanın başka da nedenleri belirtilebilir.

    Madde 368. Taahhüdü Yapılmasından Dolayı Kaldırılması

    1.    Taahhüt gerekli şekilde yapıldığında kaldırılır.
    2.    Taahhüt borçlu kredi verenin muvafakati ile onu gerçekleştirmeyi değiştirildiğinde kaldırılabilir.

    Madde 369. Vaaz Geçme Ödeneği

    1.    Tarafların muvafakati ile taahhüt yerine vaaz geçme ödeneği ödemek(para ödemek, mülk verme vs…) yoluyla kaldırılabilir. Vaaz geçme ödeneğinin miktarı, vakti ve tertibini taraflar belirler.

    Madde 370. Taahhüdün Hesaba Katılması İle Kaldırılması
    1.    Taahhüdü vakti geldiğinde yada vakti tespit edilmemiş veya vakti talep etme vakti ile belirlenen aynı karşı talebi hesaba katma ile tamamen yada kısmen kaldırılır. Hesaba katma için bir tarafın dilekçesi kafidir.
    2.    Şu talepleri:
    1)    Eğer tarafların birinin dilekçesine göre, talebe kanunen tespit edilen talep vaktini kullanmak mümkün olursa veya bu süre geçti ise;
    2)    Kişinin hayatı ve sağlığına getirilen zararı ödeme hakkında;
    3)    Nafaka ödeme hakkında;
    4)    Hayatı boyunca geçindirme talebi hakkında;
    5)    Kanunda veya antlaşmada belirtilen başka da durumlarda hesaba katma işlemine izin verilmez.
    3.    Eğer talep borçlu talep etmeyi verme hakkında haberi alan vakitteki nedenden kaynaklanmadı ise ve talep vakti onu alıncaya kadar ortağa çıktı ise yada o vakit gösterilmedi ise veya talep etme vakti ile belirlenirse, bunlara hesaba katıma işlemi yapılabilir.

    Madde 371. Taahhüdün Borçlu ve Kredi Verenin Aynı Kişi Olma Nedenle Kaldırılması.

    Taahhüt borçlu ve kredi veren aynı kişi olduğu nedenle kaldırılabilir.

    Madde 372. Taahhüdün yenilenme Nedeninden Dolayı Kaldırılması

    1.    Taahhüt tarafların arasında yapılan ilk taahhüdü değiştirme hakkında antlaşma ile bu kişilerin arasında yapılmanın başka şekli veya yöntemini gerektiren başka taahhütle (yenilenmesinden dolayı) kaldırılır.
    2.    Kişinin hayatı ve sağlığına getirilen zararı ödeme hakkında ve nafaka ödeme hakkında taahhütlerin  yenilenmesine izin verilmez.
    3.    Yenilenme, eğer tarafların antlaşmasında başka türlü belirtilmedi ise, ilk taahhütle ilgili ek taahhütleri de kaldırılır.

    Madde 373. Borcu Bağışlama
    Kredi veren borçluyu yüklenen taahhüdünü kaldırdığında, eğer bu kredi verenin mülkü ile ilgili başka kişilerin hakları ihmal olunmazsa, taahhüt kaldırılır.

    Madde 374. Gerçekleştirilmesi Mümkün Olmayan Taahhüdün Kaldırılması

    1.    Eğer imkansızlık borçlu sorumlu olmayan durumlardan kaynaklanırsa, gerçekleştirmeye imkan olmadığı için taahhüt kaldırılır. Bu kaidenin parasal taahhüt için kullanılamaz.
    2.    Tarafın kendi de, ikinci taraf da taahhüdü gerçekleştirmeden sorumlu olmayan durumdan dolayı taahhüdü yapamadığı durumda, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü belirtilmedi ise, bir tarafın ikinci taraftan taahhüdü yerine getirmesini talep etme hakkı yoktur. Bu konuda taahhüdü gerçekleştiren her taraf gerçekleşeni geri isteme hakkı vardır.
    3.    Borçlu kredi verenin hareketinden dolayı taahhüdü yapma imkanı olmadı durumda, kredi verenin ondan taahhüde göre yaptığını geri vermeyi talep etme hakkı yoktur.

    Madde 375. Devlet Kurumunun Mevzuatı Esasında Taahhüdün Kaldırılması

    1.    Eğer mahalli vekil ve icra organlar birlikte, devlet kurumunun evrak(açık evrak) çıkarması nedenle taahhüdü tamamen yada kısmen gerçekleştirme mümkün olmazsa, taahhüt tamamen yada ilgili bölümü kaldırılır. Bunun neticesinde zarar gören taraflar Medeni kanuna göre onların yerine getirilmesini talep etme hakkı vardır.
    2.    Taahhüdün Kaldırılmasına neden olan açık mevzuat belirleyen düzene göre, geçersiz olarak bulduğu durumda, eğer tarafların muvafakati ile veya taahhüdün özünden farklı olmadı ise ve taahhüdün yapılmasına kredi veren ilgisi itilmedi ise,  taahhüt tekrar yerine getirilir.

    Madde 376.Kişinin Vefat Etmesinden Dolayı Taahhüdün Kaldırılması

    1.    Eğer taahhüdü yapma borçlunun bizzat kendi katılımı olmadan yapılması mümkün olmazsa, yada taahhüt başka türlü borçlunun kendi şahsiyetinden ayırt edilmeyecek derecede ilgili olursa, borçlunun vefat etmesinden dolayı taahhüt kaldırılır.
    2.    Eğer taahhüdü gerçekleştirme kredi verenin kendi şahsiyetine ilgili olursa yada taahhüt borçlu şahsiyeti ile ayırt edilemeyecek şekilde ilgili olursa, kredi verenin vefatı ile taahhüt kaldırılır.

    Madde 377. Tüzel Kişinin Tasfiyesinden Dolayı Taahhüdün Kaldırılması.

    1.    Tasfiye olunan tüzel kişinin taahhüdünü yapma kanunen ve başka tüzel kişiye (Kişinin hayatı ve sağlığına zarar verme nedeninden doğan taahhütler) yüklenen durumlar dışında, taahhüt tüzel kişi (borçlu yada kredi veren) tasfiye olunduğunda, kaldırılır.
    2.    Mahalli vekil ve icra organları  birlikte faaliyetini kaldırma veya onları yeniden kurma. Bu kurumlarda borçlu olan taahhütlerin kaldırılmasına neden olamaz. Eğer ilgili kurumların faaliyetini durdurma veya onları yeniden yapılandırma hakkında kararda başka türlü belirtilmedi ise, ilgili taahhütleri gerçekleştirme onlara bağlı bütçe kaynaklı kuruma yüklenir.

    ANTLAŞMA HAKKINDA GENEL KAİDELER

    22.bölüm. Antlaşma Kavramı ve Onun Normları

    Madde 378. Antlaşma Kavramı

    1.    İki veya ondan da çok insanın medeni haklar ve yükümlülükleri belirleme, değiştirme veya kaldırma hakkında anlaşmalarına antlaşma denilir.
    2.    Anlaşmaya Medeni kanunun 4.bölümünde belirtilen iki taraflı ve çok taraflı sözleşmeler hakkında kaideler kullanılır.
    3.    İkiden çok taraflarla yapılan sözleşmelere( çok taraflı şartlar), eğer bu tür  anlaşmaların çok taraflı niteliğine aykırı gelmezse, anlaşma hakkında genel kaideler kullanılır.

    Madde 379. Anlaşmadan Ortaya Çıkan Hukuki İlişkiler

    1.    Antlaşmadan taahhüt, mülk, müellif veya başka hukuki ilişkiler ortaya çıkabilir.
    2.    Anlaşmadan ortaya çıkan taahhütlere, bu bölümün kaidelerinde ve Medeni kanunun adı geçen anlaşmaların bazı kaidelerinden farklı olmadığı için, taahhütler hakkında genel kaideler kullanılır.(Medeni Kanun, 268-377maddeler)
    3.    Anlaşmadan (Ortak İş Yapma Antlaşması, Katılımcılar Anlaşması, Müellif Antlaşması vs…) ortaya çıkan mülk, müellif veya başka da hukuki ilişkiler, eğer kanunen, antlaşmada veya hukuki ilişkilerin özünden farklı olmazsa, bu bölümün kaideleri kullanılır.

    Madde 380. Antlaşma Serbestliği

    1.    Kişiler ve tüzel kişiler antlaşma yapmada serbesttirler. Medeni kanunda, mevzuatlarda veya kendi isteği ile kabul eden taahhütlerde anlaşma yapma yükümlülüğü belirtilen durumlar hariç, antlaşma yapmaya zorlama yasaktır.
    2.    Taraflar kanunen belirtilen antlaşmayı da, belirtilmeyen antlaşmayı da yapabilirler.

    Madde 381. Karmaşık Antlaşma

    Taraflar mevzuatlarda belirtilen türlü antlaşmaların öğeleri mevcut antlaşma yapabilirler (karmaşık antlaşma). Tarafların karmaşık antlaşmasına  göre ilişkilerine, eğer tarafların anlaşmasından  veya karmaşık antlaşmasının özünden farklı olmazsa, karmaşık antlaşmada öğeleri olan antlaşmalar hakkında mevzuatların ilgili bölümleri kullanılır.

    Madde 382. Antlaşma Şartlarını Tespit Etme

    1.    Antlaşmanın içeriği, mevzuatlarla yazıldığı durumlar hariç, antlaşma kaideleri tarafların kendi isteğine göre belirlenir. Antlaşmanın kaideleri kanun  normları ile düzenlenen şartlarda, eğer tarafların anlaşması ile farklı belirlenmedi ise, taraflar kendi anlaşmaları ile  normların kullanmayabilir veya bu normlarda tespit edilen  başka şartları belirleyebilir.
    2.    Eğer antlaşmanın şartlarını, taraflar veya tarafların anlaşması ile farklı şekilde tespit etmedi ise, ilgili şartlar, tarafların ilişkilerine kullanılan iş sürecindeki normlarla belirlenir.

    Madde 383. Antlaşma ve Mevzuatlar

    1.    Antlaşma, yapıldığı vakitte yürürlülükte olan mevzuatlarla belirlenen taraflar için  yükümlü kaidelere ( talimat kalıplarına) uygun olmalıdır.  
    2.    Eğer antlaşma yapıldıktan sonra, antlaşma yapıldığı vakitte yürürlülükte olan kaidelerden farklı, taraflar yükümlü olan kaideler kanunen belirtildiği durumda, yapılan antlaşmanın  kaideleri   önceden yapılan antlaşmalardan ortaya çıkan ilişkilere de   kullanılacağı mevzuatlarca belirlenen durumlar hariç, geçerli olur.

    Madde 384. Ücretli ve Ücretsiz Antlaşma

    1.    Antlaşmada taraflar kendi taahhüdünü yerine getirdiği için ücret alması veya karşılıklı bir şey vermesi gerekli şartlar belirtilirse ücretli antlaşma olur.
    2.    Bir taraf ikinci tarafa ondan ücret almadan veya hiçbir şey vermeden bir şeyi sunma yükümlülüğünü alan antlaşma ücretiz antlaşma olur.
    3.    Eğer mevzuatlarda, antlaşma özünden veya anlamından farklı olmazsa, antlaşma ücretli olabilir.

    Madde 385. Fiyat

    1.    Antlaşmanın yapılması tarafların anlaşması ile belirlenen fiyatla ödenir. Mevzuatlarda belirlenen şartlarda, vekalet verilen devlet kurumları belirleyen veya düzenleyen fiyat (tarife, fiyat, ücret ) kullanılır.
    2.    Antlaşma yapıldıktan sonra fiyatı değiştirmeye antlaşmada, mevzuatlarda belirtilen durumlar ve şartlarda veya mevzuatlarda belirtilen düzene göre izin verilir.
    3.    Ücretli antlaşmada belirtilmeyen veya antlaşma şartlarına dayanarak  onu tespit etme mümkün olmadığı durumlarda, antlaşmayı yapma antlaşma yapma vaktinde buna benzer durumlarda normalde bunun gibi malların, iş ve hizmet türü için ödenen ücrete göre yapılır.

    Madde 386. Antlaşmanın Kullanılması

    1.    Antlaşma yapıldığı vakitten itibaren yürürlülüğe geçer ve taraflar için taahhüt olarak tanımlanır. (Medeni kanun, 393.madde)
    2.    Taraflar kendileri yaptığı antlaşmanın şartları onların antlaşmayı yapmadan önceki ilişkilerine kullanılacağını belirleme hakkı vardır.
    3.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada kullanılma süresi belirtilirse, bu sürenin tamamlanması antlaşmaya göre, taraflar taahhüdünün kaldırılmasına neden olur. Kullanılma süresi belirlenmeyen antlaşma tarafların orada belirlenen taahhüdü yapması tamamlandığı vakte kadar kullanılacağı kabul edilir.
    4.    Antlaşmanın kullanılma vaktinin tamamlanması tarafların bu vaktin bitinceye kadar ortaya çıkan antlaşmanın ihmali için sorumluluklarını  kaldırmaz.

    Madde 387. Açık Antlaşma

    1.    Ticari kurumla yapılan veya hizmet türüne göre, isteyen herkesle ilgili yapılan malların satışı, hizmet türü veya hakkında onların taahhütlerini belirleyen antlaşma açık antlaşma olarak kabul edilir.(satış, toplu taşıma, iletişim hizmeti, enerji hizmeti, tıp, otel, banka hizmeti vs…) Ticari kurumların mevzuatlarında belirtilen durumlar dışında, açık antlaşma yapmada birilerine diğerlerinden ayrıcalık tanıma hakkı yoktur.
    2.    Müşterilerin bazı kategorilerine kolaylık vermeye kanunla izin verilen durumlar dışında, malların iş ve hizmetin fiyatı ve açık antlaşmanın  başka da şartları müşterilerin hepsine eşit derecede kullanılır.
    3.    Müşteriye ait mallar (iş, hizmet) sunma imkanı olmasına rağmen ticari kurumun açık antlaşma yapmadan vaaz geçmesine izin verilmez. Ticari kurum açık antlaşma yapmadan esassız vaaz geçen durumda, Medeni kanunun 399.maddesinde 4.paragrafında belirtilen şartlar kullanılır.
    4.    Mevzuatlarda belirtilen durumlarda, Kazakistan Cumhuriyetinin Hükümeti açık antlaşmayı yapma ve gerçekleştirme sırasında taraflar için yükümlü şartlar (örnek antlaşma, şartlar ve vs..)  çıkarabilir.
    5.    Açık antlaşmanın bu maddenin 2,4 paragrafında belirlenen taleplerine uygun olmayan şartları geçersiz olur.

    Madde 388. Antlaşmaların Örnek Şartları

    1.    Antlaşmada onun bazı şartları bu tür şartlar için hazırlanan ve matbaada basılmış örnek şartları ile belirleneceği belirtilebilir.
    2.    Antlaşmanın içeriğinde örnek şartlar dipnotta verilmediği durumlarda, bu tür örnek şartlar, eğer onlar Medeni kanunun 3.ve 382.maddesi ile belirlenen taleplere uygun olursa, tarafların ilişkilerinde iş sürecindeki normal haklar olarak kullanılır.
    3.    Örnek şartlar örnek antlaşma veya içeriğinde bu şartlar olan başka evrak şeklinde yazılabilir.

    Madde 389. Ek Antlaşma

    1.    Şartlarını tarafların biri kalıp şeklinde belirleyen ve başka taraf sunan antlaşmaya bütünü ile katılma yolu olarak kabul edilen antlaşma ek antlaşma olarak kabul edilir.
    2.    Eğer ek antlaşma kanuna aykırı olmamasına rağmen, bu tarafı bu tür antlaşmaya göre verilen haklardan ayırırsa veya taahhüdü ihmal ettiği için başka tarafın sorumluluğunu kaldıran veya sınır koyarsa, eklenen taraf sorumluluğu için zorluklar getiren, antlaşmanın tarafların belirlemeye katılan imkanı olurken kendinin anlaşılır menfaatini esas alarak kabul etmesi mümkün talepleri olursa, antlaşmaya katılan taraf antlaşmayı bozmayı talep etme hakkı vardır.
    3.    Bu maddenin 2.paragrafında belirtilen durumlarda, iş faaliyetini gerçekleştirme ile ilgili antlaşmaya katılan tarafın antlaşmayı bozma hakkındaki talebi, eğer eklenen taraf antlaşmanın hangi durumda yapıldığını bildi ise veya bilmek zorunda oldu ise, gerçekleştirilmeyecek.

    Madde 390. Önceden Yapılan Antlaşma

    1.    Önceden yapılan antlaşmaya göre taraflar önceden yapılan antlaşmada belirtilen durumlarda mülkü verme, iş yapma veya hizmet gösterme hakkında gelecekte antlaşma (esas antlaşma) yapma taahhüdünü üstlenir.
    2.    Önceden yapılan antlaşma esas antlaşma için mevzuatlarda belirlenen şekilde, eğer esas antlaşma şekli belirlenmedi ise, yazılı şekilde yapılır. Önceden yapılan antlaşma şekli hakkında şartların korunmaması onun geçersiz olmasına neden olur.
    3.    Önceden yapılan antlaşmada esas antlaşmanın aslı ve başka da önemli durumları belirlemeye imkan veren şartlar olmalıdır.
    4.    Önceden yapılan antlaşmada  taraflar esas antlaşmayı yapma taahhüdünün süresi gösterilir. Eğer önceden yapılan antlaşmaya bu süre belirlenmedi ise, beklenilen antlaşma önceden yapılan antlaşma yapıldıktan sonra bir yıl içerisinde yapılmalıdır.
    5.    Önceden antlaşma yapan taraf beklenen antlaşmada caydığı durumda, mevzuatlarda  veya antlaşmada farklı gösterilmedi ise, bundan dolayı getirilen zararı ikinci tarafa ödemek zorundadır.
    6.    Önceden yapılan antlaşmada belirtilen taahhütler, eğer taraflar esas antlaşmanın yapılması gerekli vakit sona erinceye kadar yapılmazsa yada tarafların biri ikinci tarafa bu antlaşmanın yapılması için teklifte bulunmazsa, kaldırılır.
    7.    Eğer istekler hakkında antlaşmayı tarafların ona önceden yapılan antlaşması ile yürürlülüğe geçirmesi belirtilmezse, o medeni,hukuki antlaşma olarak kabul edilemez ve onun gerçekleşmesi kanuni nedenlere götürmez.

    Madde 391. Üçüncü Tarafın Yararına Yapılan Antlaşma

    1.    Taraflar kredi verene değil, antlaşmada belirtilen veya belirtilmeyen ve borçludan taahhüdü kendi yararına yapmayı talep etme  hakkı var üçüncü tarafa borçlu gerçekleştirmede yükümlü olarak gösterilen antlaşma üçüncü tarafın yararına yapılan antlaşma olarak kabul edilir.
    2.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirlenmedi ise, üçüncü taraf borçluya antlaşmaya göre kendi hakkını kullanma isteğini bildirdiği vakitten itibaren taraflar kendileri yapan antlaşmayı üçüncü tarafın muvafakati olmadan feshedemez veya değiştiremez.
    3.    Borçlu antlaşma kendine kredi verene karşı taleplerini üçüncü tarafın taleplerine karşı koyma hakkı vardır.
    4.    Üçüncü taraf antlaşmaya göre, kendine verilen haktan vaaz geçen durumda kredi veren, eğer mevzuatlara ve antlaşmaya aykırı olmazsa, bu hakkını kullanabilir.

    Madde 392. Antlaşmanın Açıklanması

    1.    Mahkeme antlaşma şartlarını açıkladığı zaman, oradaki kelimeler ve cümlelerin kelimenin anlamı dikkate alınır. Antlaşmanın kelime anlamı anlaşılmadığı durumda, o bütün antlaşmanın başka şartları ile anlamın ile karşılaştırmakla açıklanır.
    2.    Eğer bu maddenin 1.paragrafında şartlarla antlaşma içeriğini açıklamak mümkün olmazsa, antlaşma amacını dikkate alarak, tarafların gerçek anlamındaki ortak manası dikkate alınır. Bu konuda antlaşma yapmadan önceki görüşmeler ve mektuplaşma sırasındaki tarafların karşılıklı ilişkilerindeki tecrübe , iş sürecindeki normal haklar, tarafların bundan sonraki hakları, tarafların bundan sonraki davranışları da dahil, ilgili durumların hepsi de dikkate alınır.

    23.Bölüm. Antlaşma Yapma

    Madde 393. Antlaşmanın Önemli Şartları

    1.    Taraflar arasında antlaşmanın önemli şartlarına göre, ilgili durumlarda talep edilen şekilde anlaşma elde edilen durumda antlaşma yapıldı sayılır. Antlaşma anlamı hakkında şartlar, mevzuatlarda önemli sayılan veya antlaşmanın bu türü için gerekli şartlar ve bir tarafın bildirisine göre  anlaşmayı sağlaması gerekli bütün şartlar önemli şartlar olarak kabul edilir.
    2.    Eğer antlaşma yapmada mevzuatlara uygun  mülkü vermek gerektirirse, antlaşma ilgili mülk verildiği andan itibaren yapıldı sayılır.

    Madde 394. Antlaşmanın Şekli

    1.    Eğer taraflar belli bir şekilde antlaşma yapılmasına anlaşılırsa mevzuatlara göre, antlaşmanın bu türü için şekil talep edilmese de, antlaşma ona anlaşılan şekilde yapıldığı andan itibaren yapıldı sayılır.
    2.    Eğer antlaşma yapılma hakkında yazılı teklif, medeni Kanunun 396.maddesinin 3.paragrafında belirtilen tertibe göre kabul edilirse, antlaşmanın yazılı şekli korunmuş sayılır.

    Madde 395. Teklif

    1.    Antlaşma yapılması hakkında bir yada birkaç gerçek taraflara yapılan teklif, eğer yeteri kadar net olup, teklif yapan tarafın o, kabul edildiği durumda kendini onula alakalı olarak kabul etme hakkındaki isteğini bildirirse, ona teklif denilir. Eğer teklifte  antlaşmanın önemli şartları veya onları açıklama tertibi gösterilirse, yeteri kadar net olarak kabul edilir.
    2.    Teklif, onu gönderen taraf o alıcının eline ulaştığı andan başlayarak ilgili olarak belirtir. Eğer teklif geri alma hakkında haber teklifin kendinden önce veya onunla birlikte gelirse, teklif alınmamış sayılır.
    3.    Eğer teklifin kendinde farklı bildirilmedi ise yada teklifin manasından veya onun yapıldığı durumdan kaynaklanmazsa, alıcının eline geçen teklifin kabulü için belirlenen vakit içerisinde geri alamaz.
    4.    Reklam ve belirsiz insanlar grubuna gönderilen başka da teklifler , eğer teklifte farklı gösterilmedi ise, teklif yapmada davet olarak kabul edilir.
    5.    Teklif eden tarafın her türlü bildirisinde teklifte belirtilen şartlarda antlaşma  yapma isteği görünen, antlaşmanın bütün önemli şartları olan teklif (açık teklif) olarak kabul edilir.

    Madde 396. Kabul Eden

    1.    Teklif yollayan tarafın onu kabul ettiği hakkında cevabı kabul eden olarak tanınır. Kabul eden tam ve keskin olmalıdır.
    2.    Eğer mevzuatlardan, iş sırasındaki hukuk normlarından veya taraflardan önceki iş ilişkilerinden farklı olmazsa, cevap vermemek kabul sayılmaz.
    3.    Teklifi alan tarafın onun kabulü için belirlenen vakitte orada gösterilen antlaşma şartlarını yerine getirme hakkında yaptığı işleri (malları gönderme, hizmet gösterme, iş yapma, gerekli  ödemenin yapılması vs…), eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise veya teklifte gösterilmedi ise, kabul olarak sayılır.
    4.    Eğer kabulü geri alma hakkında haber teklif gönderen tarafa kabulden önce veya onunla birlikte gelirse, kabul alınmamış olarak sayılır.

    Madde 397. Antlaşma Yapma Düzeni

    1.    Teklifte kabul edilen vakit belirtilen durumda, eğer teklifte gönderen taraf kabulü orada belirtilen vakit içerisinde alırsa, antlaşma yapılmış sayılır.
    2.    Yazılı teklifte kabul için gösterilen vakit tespit edilmediği durumda eğer teklif gönderen taraf kabul için belirlenen vakit sona erinceye kadar , eğer o vakit belirlenmedi ise, onu gerekli vakit içerisinde alırsa, antlaşma yapıldı sayılır. Teklif kabul için vakit gösterilmeden sözlü olarak yapıldığında , eğer ikinci taraf onun kabulü hakkında hemen bildirirse, antlaşma yapıldı sayılır.
    3.    Eğer teklif gönderen taraf  ikinci tarafa kabulü geç aldığı hakkında hemen bildirmezse, kabul içerisindeki vakitten geç alındığı durumda, kabul gecikmiş sayılmaz.  Eğer teklif gönderen taraf ikinci tarafa onun geç aldığı kabulünü kabul ettiklerini hemen bildirirse, antlaşma yapıldı sayılır.
    4.    Teklifte sunulan başka durumlarda antlaşma yapmayı kabul ettiği hakkında cevap kabule sayılmaz. Bu tür cevap teklifin reddi veya yeni teklif olarak tanımlanır.

    Madde 398. Antlaşmanın Yapılacağı Yer
    Eğer antlaşmada farklı şekilde gösterilmedi ise, antlaşma kişinin oturduğu yerine veya teklif gönderilen tüzel kişinin bulunduğu yerinde yapılmış sayılır.

    Madde 399. Antlaşmayı Mutlaka Yapma

    1.    Medeni Kanunda veya farklı mevzuatlara uygun antlaşma yapma tarafların biri için yükümlü olduğu durumda, bu taraf ikinci tarafa kabul hakkında yada kabulü n reddi hakkı veya teklifteki başka durumlara kabul yapılacağı hakkında(antlaşma projesine değişiklik getirme, eğer mevzuatlarda farklı vakit gösterilmedi ise, yada tarafların itirazı varsa, teklif alınan tarihten itibaren otuz gün içerisinde bildirilmelidir.
    2.    Teklifi gönderen ve antlaşmayı yapma yükümlü taraftan ona başka durumlarla ilgili kabul etme  hakkında haber(antlaşma projesine değişiklikler) alan taraf antlaşma yapma sırasında ortaya çıkan anlaşmazlığı bu tür haber alındığından itibaren otuz gün içerisinde yada kabulde belirlenen tarih geçtikten sonra, eğer mevzuatlarda antlaşmanın bazı türleri hakkında başka vakit belirlenmedi ise, mahkemeye vermek hakkı vardır.
    3.    Eğer antlaşma yapmada yükümlü taraf gönderen antlaşma projesini otuz gun içerisinde antlaşma projesine itiraz yazısını alırsa, bu taraf ikinci tarafa antlaşma gösterilen şekilde kabul edeceği yad itiraz yazısını kabul etmeyeceği hakkında itiraz yazısını ulaşan tarihten  itibaren otuz gün içerisinde bildirmek zorundadır. İtiraz yazısını kabul etmeyen yada onu gösterilen vakitte inceleme neticeleri hakkında haber ulaşmadığı durumda itiraz yazısını gönderen taraf , eğer mevzuatlarda antlaşmaların bazı türleri hakkında farklı belirlenmedi ise, antlaşma yapma vaktinde ortaya çıkan itirazları mahkeme incelemesine  verme hakkı vardır.
    4.    Eğer Medeni Kanunda veya başka da mevzuatlara uygun antlaşma yapmaya yükümlü taraf onu yapmadan cayarsa. İkinci taraf antlaşma yapmaya mecbur etme talebi ile mahkemeye baş vurma hakkı vardır.
    Antlaşma yapmadan esassız cayan taraf ikinci tarafa antlaşma yapmadan vaaz geçmeden oluşan zararların yerine getirilmesini sağlamalıdır.

    Madde 400. Antlaşmadan Önceki Davalar

    1.    Medeni Kanunun 399.maddesinde 2,3.paragrafında belirtilen durumlarda ve antlaşma yapma sırasında ortaya çıkan itirazlar tarafların anlaşması ile mahkeme incelemesine verilen durumlarda, antlaşmanın taraflar itiraz eden şartlarına uygun olarak belirlenir.

    24. Bölüm. ANTLAŞMANIN FESHEDİLMESİ VE DEĞİŞTİRİLMESİ

    Madde 401. Antlaşmanın feshedilmesi ve Değiştirilme Nedenleri

    1.Eğer Medeni kanunda, diğer mevzuatlarda ve antlaşmada farklı belirtilmedi ise, antlaşma tarafların anlaşması ile değiştirilmesi ve feshedilmesi mümkündür.
    2.    Tarafların birinin talebine göre antlaşam:
    1)    İkinci taraf antlaşmayı ihmal ettiğinde;
    2)    Medeni Kanunda, başka da mevzuatlarda veya antlaşmada belirtilen başka da durumlarda sadece mahkeme kararı ile değiştirilmesi veya feshedilmesi mümkündür. Tarafların biri antlaşmayı feshedip, ikinci taraf antlaşma sırasında önemli zarara uğratırsa, bu antlaşmanın önemli derecede ihmali olarak tanımlanır.
    3)     mevzuatlarda veya tarafların  anlaşmasında antlaşmayı tamamını veya kısmen yerine getirmeden bir taraflı vaaz geçildiği durumda, antlaşma feshedilen veya değiştirilen olarak tanımlanır.

    Madde 402. Antlaşmayı Değiştirme veya Feshetme Tertibi

    1.    Antlaşmayı değiştirme veya feshetme tertibi hakkında anlaşma, eğer mevzuatlardan veya iş sürecindeki hukuk normlarından farklı olmazsa, antlaşma yapılması gerektiren şekilde yapılır.
    2.    Antlaşmayı değiştirmeye veya feshetme teklifinden ikinci tarafın vaaz geçme teklifi alındıktan sonra, teklifte gösterilen veya mevzuatlarda  yada antlaşmada belirlenen vakitte, bu vakit belirlenmedi ise, otuz gün vakitte cevap alınmazsa , antlaşmayı değiştirme veya feshetme hakkında talebi mahkemeye bildirebilir.

    Madde 403. Antlaşmayı Feshetme ve Değiştirme Nedenleri

    1.    Antlaşmayı feshetme sırasında tarafların taahhütleri kaldırılır.
    2.    Antlaşma değiştirildiğinde tarafların taahhütleri değiştirilen şekilde kullanılır.
    3.     Antlaşma değiştirildiğinde veya feshedildiğinde, eğer tarafların anlaşması ile veya Antlaşma değiştirildiği şeklinden farklı olmazsa, taahhütler Antlaşma değiştirme veya feshetme hakkında taraflar anlaştığından itibaren, antlaşma mahkeme tertibi ile feshedilen veya değiştirilen durumlarda, antlaşmayı değiştirme veya feshetme hakkında mahkeme kararı yürürlülüğe geçen vakitten itibaren kaldırılmış veya değiştirilmiş sayılır.
    4.    Eğer mevzuatlarda veya tarafların anlaşmasında farklı olmazsa, tarafların antlaşma değiştirildiğinde veya feshedildiğinde taahhüde göre, kendilerinin yaptıklarını geri almayı talep etme hakkı yoktur.
    5.    Eğer antlaşma feshedilen yada değiştirilmesine antlaşmanın ihmali neden olursa, ikinci taraf antlaşmanın ihmalinden veya değiştirilmesinden gelen zararı ödettirme hakkı vardır.

    Madde 404.Bir tarafın Bildirisine Göre, Antlaşmanın Değiştirilmesi veya Feshedilmesinin Sırası

    Antlaşma bir tarafın bildirisine göre:
    1)    Antlaşmayı gerçekleştirme mümkün olmazsa(Medeni kanun 374. Madde);
    2)    Mevzuatlarda veya antlaşmada belirtilen kalite, yapılma süresi şartları ve başka da durumları ikinci tarafın ihmali durumunda;
    3)    Belirlenmiş düzene göre ikinci taraf iflas olduğu tanımlanan durumda;
    4)    Devlet organının antlaşma yapmaya neden olan evrakı değişen veya yürürlülükten  kaldırdığı durumda;
    5)    Mevzuatlarda veya antlaşmada belirtilen başka da durumlarda değiştirilmesi veya feshedilmesi mümkündür. Antlaşma bir taraflı değiştirilen veya feshedilen durumlarda bir taraf onu ikinci tarafa bir aydan geç olmadan uyarmak zorundadır.

    Madde 405. Mevzuatların Kullanılma Süresinin Uzatılması
    Taraflar antlaşmanın kullanılmasını yeni vakte uzatmaya hakkı vardır. Antlaşmanın kullanılma süresi, Medeni Kanunun 397. Maddesinin şartlarına göre uzatılır.

    Kazakistan Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı N.Nazarbaev
    Almatı, Parlamento evi, 1994, 27 Aralık, N268-XIII

    27.12.94 tarihli Medeni Kanun Hakkında Bildiri

    1994 . 27 Aralık tarihli Kazakistan Cumhuriyeti  Medeni Kanunu

    yayınlandı: Vedomosti Respubliki Kazakistan , 1994 ?., N
    23-24 (ek); 1995 ., N 15-16, s. 109; N 20, s.  121;
    Vedomosti Parlamenta Respubliki Kazakistan, 1996 ., N 2, s. 187

    Bak. Medeni Kanun İngiliz dilinde

    Değişiklikler getirildi:
    31 Temmuz 1995.tarihte yürürlülüğe geçen Cumhurbaşkanı Buyruğu ile,
    5 Ekim 1995 . N 2489
    27 Ocak 1996. N 2835
    15 Temmuz 1996 . N 30-1
    7 Aralık 1996. N  50-1
    21    Ocak  1997. N 68-1
    22    5Mart 1997. N 80-1
    19 Haziran 1997.  N  132-1
    19  Haziran1997. N 134-1
    2 Temmuz 1997. N 144-1
    11 Temmuz1997.  N  154-1
    2 Mart  1998.  N  211-1
    22 Nisan 1998. N 221-1
    29 Haziran 1998. N 238-1
    10 Temmuz  1998. N 282-1
    10 Temmuz 1998. N 283-1
    16 Aralık   1998. N 320-1
    16 Haziran 1999  N 436-1
    16  Temmuz 1999   N  440-1
    4  Kasım 1999  N  472-1

    ÖZEL BÖLÜM

    IV. Bölüm. TAAHHÜTLERİN BAZI TÜRLERİ

    25. Satın Alma, Satma

    §1. Satın Alma, Satma Hakkında Genel Tüzükler
    Madde 406. Satın Alma, Satma Antlaşması

    1.    Satın alma, satma antlaşmasına göre, bir taraf (satıcı) mülkü (malı) ikinci tarafın satın alan) mülkiyetine, iş yapmasına veya tesirli yönetimine vermeyi üstlenir, satın alan bu mülkü (malı) teslim alma ve onun için belli bir ücret ödemede yükümlüdür.
    2.    Değerli kağıtlar ve döviz kıymetlerini satın alma ve satma, eğer mevzuatlarda onları satın alma, satma hakkında özel tüzükler olmazsa, bu paragrafta belirtilen şartlar kullanılır.
    3.    Medeni Kanunda veya başka da mevzuatlarda belirtilen durumlarda, malların  bazı türlerini satın alma ve satma özellikleri kanunda ve hukuk normlarında belirlenir.
    4.    Bu paragrafta belirtilen şartlar, eğer bu hakların içeriğinden veya niteliğinden farklı olmazsa, mülki hakların satışında kullanılır.
    5.    Satın alma, satma antlaşmasının bazı türleri  (perakende fiyatına satın alma, malların nakli, enerji kaynaklarının sağlanması, karşılıklı faaliyet, işletmenin satılışı), eğer Medeni Kanunun şartlarında bu türlerinin antlaşmasında farklı gösterilmedi ise, bu paragrafta belirtilen şartlar kullanılır.

    Madde 407. Mal Hakkında Antlaşmanın Talebi

    1.    Medeni Kanunun 116. Maddesindeki şartları koruyarak, her türlü mal antlaşmaya göre satın alma, satma malı olabilir.
    2.    Antlaşma yapıldığında satıcının eline bulunan mallara, mevzuatlarda farklı belirlenmezse veya mallın niteliğinden farklı olmazsa, satın alanın,  gelecekte üretecek yada satın alacak mallarına satın alma veya satma antlaşması yapılabilir.
    3.    Eğer antlaşma malların adını ve sayısını açıklamaya imkan verirse, mal hakkında talep hakkında (önemli talepler) anlaşılmış sayılır.

    Madde 408. Satıcının Malları Verme Taahhüdü.

    1.    Satıcı antlaşmada belirtilen malları satın alıcıya vermek zorundadır.
    2.    Eğer antlaşmada farklı gösterilmedi ise, satıcı malları vermekle beraber satın alana onun gerekli parçalarını ve hukuk normları ve mevzuatlarda belirtilen malla ilgili evrakları (malın bütünü ile, kalitesini, kullanma kılavuzu, garanti belgesi vs.. ispatlayan evrakları  vermek zorundadır.

    Madde 409. Malları Verme Taahhüdünün Süresi

    1.    Satıcının satın alıcıya malları verme taahhüdünün süresi antlaşma ile belirlenir, eğer antlaşmada süreyi belirleme imkanı olmazsa, Medeni Kanunun 277.maddesinde belirtilen şartlar esasında belirlenir.
    2.    Eğer süre ihmal olursa, satın alanın antlaşmayı yapma isteği kaybolacağı antlaşmadan doğrudan kaynaklanırsa, satın alma, satma antlaşması onu belirleyen vakitte yapma talebi ile yapıldı sayılır. Satıcının bu antlaşmayı orada belirlenen  süre başlayıncaya kadar veya tamamlandıktan sonra alıcının muvafakati olmadan yapma hakkı yoktur. Mevzuatlarda veya antlaşmada satın alma, satma antlaşmasını vadeli yapma durumu (antlaşmayı yapmanın süreleri) belirlenebilir.

    Madde 410. Satıcının Mal Verme Taahhüdünü Yapma Süresi

    1.    Eğer satın alma, satma antlaşmasında farklı gösterilmedi ise, satıcının satın alana mal verme yükümlülüğü:
    1)    Eğer antlaşmada malın nakline satıcı yükümlü olursa, satın alana veya onun belirttiği kişi malı veren;
    2)    Eğer mal, malın bulunduğu yerde satın alana veya onun gösterdiği insana verilmeli ise, satın alanın yönetimine malın verildiği anından itibaren gerçekleşti sayılır.
    Mal, antlaşmada belirtilen vakitte gerekli yere nakli edilmeli ve satın alan antlaşma şartlarına uygun olarak malın hazır olduğu hakkında öğrendiği vakitte mal satın alanın yönetimine verilmiş olarak sayılır. Eğer mal mühürlenme yada farklı şekilde antlaşma şartına uygun olmazsa, mal verilmeye hazır sayılmaz.
    2.    Malın nakli veya satın alıcıya onun bulunduğu yerinde malı verme hakkında satın alma, satma antlaşmasından satıcının yükümlülüğü oluşmadığı durumda, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, malın naklini yapana veya satın alıcıya ulaştırmak için nakliyata verdiği vakitte satıcının malı satın alana verme yükümlülüğü yerine getirilmiş olarak sayılır.

    Madde 411. Malın Kazayla Tahrik Olma tehlikesinin Geçmesi

    1.    Eğer satın alma, satma antlaşmasında farklı gösterilmedi ise, malın kaza ile tahrik olma veya kaybolma tehlikesi satıcı kanunda veya antlaşmaya uygun olarak, satın alana mal verme hakkında kendi yükümlülüğünü yerine getirdi diye kabul edilen vakitten itibaren satın alana geçecek.
    2.    Yolda iken satılan malın kaza ile tahrik olma yada bozulma tehlikesi, eğer antlaşmada veya iş tedavül normlarında farklı gösterilmedi ise, satın alma, satma antlaşması yapılan vakitten itibaren satın alana geçer.
    Eğer antlaşma yapıldığı vakitte satıcı malın kaybolduğunu veya tahrik olduğunu öğrenirse veya öğrenmeli ise ve bu hakkında satın alıcıya bildirmezse, malın kaza ile tahrik olması veya kaybolma tehlikesi satın alıcının talebine göre, mal ilk nakliyeciye geçen vakitten itibaren satın alıcıya geçeceği hakkında antlaşma talebini mahkeme geçersiz olarak tanımlayabilir.

    Madde 412. Satıcının Satılan Malı Koruma  Yükümlülüğü

    Mülkiyet hakkı, işletme faaliyeti veya tesirli yönetim hakkını satın alana malı vermeden önce geçtiği durumda, satıcı malı vermeden önce, onu kötü durumdan korumak zorundadır.
    Eğer tarafların anlaşmasında farklı belirtilmezse, satın alan satıcıya korunması için gerekli masrafları ödemek zorundadır.

    Madde 413. Satıcının Üçüncü Şahısların Hakları Dışında malı Verme Yükümlülüğü

    1.    Satın alıcı üçüncü şahısların hakları yüklenen malı kabul eden durumun dışında, satıcı üçüncü şahısların her türlü hakları dışında, malı satın alıcıya vermekle yükümlüdür. Eğer mala üçüncü şahısların haklarını satın alıcının öğrendiği veya öğrenmesi gerekliliği ispatlanmazsa, satıcının bu yükümlülüğü yerine getirmemesi satın alıcıya o malın satış fiyatını indirme yada antlaşmayı feshetmeyi veya zararları ödemeyi talep etme hakkını verir.
    2.    Malı satın alana verme sırasında üçüncü şahısların onunla ilgili talepleri olup, o hakkında satıcı öğrendiği durumda da, eğer bu talepler sonradan belirlenen tertiple kanuna uygun olarak bulunursa, bu maddenin 1.paragrafında belirtilen şartlar kullanılır.

    Madde 414. Satın Alıcıdan Malı Geri Aldığı Durumda Satıcının Sorumluluğu

    1.    Antlaşmanı yapmadan önce ortaya çıkan nedenlere göre, üçüncü şahıslar satın alandan malı geri aldığı durumda  satıcı, eğer satın alıcı bu nedenleri mevcut olduğunu bildiğini yada bilmeli olduğunu ispatlayamazsa, satın alıcıya zararı ödemek zorundadır.
    2.    Üçüncü şahısların satın alandan satın alan malı talep ettiği durumda tarafların satıcıyı yükümlülüğünü kaldırma  veya yükümlülüğünü sınırlama hakkında anlaşması geçersiz olur.

    Madde 415. Mala El Koyulması Davasında Satın Alıcı ve Satıcının Yükümlülükleri

    1.    Eğer üçüncü şahıs antlaşma yerine getirilince kadar ortaya çıkan nedenlerden dolayı satın alıcıya mala el koyulması konusunda şikayet ederse, satın alan satıcıya bu işe katılmasını talep etmek zorundadır, satıcı ise bu işe satın alan taraftarı olarak katılmak zorundadır.
    2.    Eğer satıcı işe katılarak, satılan malı satın alandan  aldığını net olarak ispatlayamazsa, satın alanın satıcını işe katılmaya talep etmemesi satıcıyı satın alan karşısındaki sorumluluğunu kaldırır.
    3.    Satın alan işe katılmayı talep eden, fakat ona katılmayan satıcıyı, satın alanın işi dürüst yürütmediğini ispatlama hakkından ayırır.

    Madde 416. Mal Verme Yükümlülüğünü Yerine Getirmeme Neticeleri

    1.    Eğer satıcı satın alana satılan malı vermekten vaaz geçerse, satın alan satın alma, satma antlaşmasını yerine getirmekten vaaz geçme hakkı vardır.
    2.    Satıcı belli bir eşyayı vermekten vaaz geçen durumda, satın alan satıcıya, Medeni Kanunun 355.maddesinde belirtilen talepleri talep etme hakkı vardır.

    Madde  417. Malla İlgili Araç, Gereçleri ve Evrakları Verme Yükümlülüğünü Yerine Getirmemenin Neticeleri

    1.Eğer satıcı kendisi vermek zorunda olduğu (Medeni Kanunun 408.maddesinin, 2    .paragrafı) malla ilgili araç, gereçleri veya evrakları gerekli vakitte vermediği durumunda, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, satın alan malı teslim almaktan vaaz geçme hakkı olur.

    Madde 418. Malların sayısı

    Satın alana verilmesi gereken mal sayısı gerekli ölçü birimine uygun veya para şeklinde belirlenir. Malların sayısı hakkında talep onu belirleme tertibini antlaşmada belirleme yöntemi ile anlaşılabilir.

    Madde 419. Mallın Sayısı Hakkında Antlaşma Taleplerinin İhmali Neticeleri

    1. Eğer satıcı antlaşma taleplerini ihmal ederek, satın alana malın sayısını  antlaşmada tespit edilenden az verirse,satın alan , eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise,   malın eksik olan miktarını talep etme, yada verilen maldan veya ona ödeme yapmaktan vaaz geçme hakkı vardır. Eğer ödeme yapılmışsa, ona ödenen miktarın geri verilmesini talep etme hakkı vardır.
    2. satıcı satın alana malı, antlaşmada belirtilenden fazla miktarda verdiği durumda satın alan bu hakkında satıcıya Medeni Kanunun 436.maddesinin 1. Paragrafında belirtilen düzenle bildirmek zorundadır.  Eğer satın alandan haber alındıktan sonra uygun vakitte satıcı ilgili malı kullanmazsa, antlaşmada farklı bildirilmediği için, satın alan bütün malı teslim alma hakkı vardır.
    3.     Satın alan malı antlaşmada belirlenenden fazla ölçüde kabul eden durumda, ilgili mala ödeme, eğer tarafların anlaşmasında farklı fiyat belirlenmedi ise, antlaşmaya göre kabul edilen mal için tespit edilen fiyat ödenir.

    Madde 420. Malların Türleri

    1.    Eğer satın alma, satma antlaşmasına göre türüne, ölçüsüne, rengine ve başka da belgelerine(türü) belirlenen mallar verilmesi gerekli olduğunda, satıcı, satın alana taraflar anlaşan mal türünü  vermek zorundadır.

    Madde  421. Malın Türü hakkında Antlaşma şartlarının İhmali Neticeleri

    1.    Satıcı antlaşmada belirtilen malların türü antlaşmaya uygun olmayacak şekilde verdiğinde, satın alan onları teslim almaktan vaaz geçme, eğer onlara ödeme yapıldı ise, ödenen parayı geri talep etme  hakkı vardır.
    2.    Eğer satıcı alıcıya türü uygun olan mallarla birlikte, onların türü hakkında antlaşma taleplerini ihmal ederek, mal verirse, satın alıcı kendi isteğine göre:
    1)    Türü hakkında antlaşmanın taleplerine uygun olan malı kabul edip, diğerinden vaaz geçme;
    2)    Verilen bütün mallardan vaaz geçme;
    3)    Tür hakkında antlaşmanın taleplerine uygun olmayan malları antlaşmada belirtile mal türü ile değiştirmeyi talep etme;
    4)    Verilen bütün malları teslim alma hakları  vardır.
    3.    Malların türü antlaşmanın taleplerine uygun olmayan mallardan vaaz geçen veya malın türü hakkında antlaşmanın taleplerine uygun olmayan malları değiştirme hakkında talep edildiğinde, satın alan bu mallara ödeme yapmaktan vaaz geçme veya eğer ödeme yapıldı ise, ödenen miktarın geri verilmesini talep etme hakkı vardır.
    4.    Eğer satın alan malın türü hakkında antlaşmanın taleplerine uygun olmayan malları aldıktan sonra on beş gün içerisinde malları teslim almadığını satıcıya bildirmezse, onlar kabul olunmuş olarak sayılır.
    5.    Eğer satın alan malın türü antlaşmaya uygun olmayan mallardan vaaz geçmezse, onlara satıcı ile anlaşılan ücret ödemek zorundadır. Satıcı ücreti on beş günlük süre içerisinde, anlaşma ile ilgili gerekli tedbir alınmadığı durumda, satın alıcı mala antlaşma yapıldığı vakitte, genelde  benzer mallar için alınan ücrete göre ödeme yapacak.
    6.    Eğer satın alma, satma şartında farklı belirtilmezse, bu maddenin şartları kullanılır.

    Madde 422. Malın Kalitesi

    1.    Satıcı satın alana kalitesi antlaşmaya uygun mal vermek zorundadır.
    2.    Antlaşmada malın kalitesi hakkında talepler olmadığı durumda, satıcı satın alana genelde benzer malları kullanan tarafa iyi mal vermek zorundadır.
    Eğer satıcı antlaşma yapmada satın alana malı satandan satın alıcıya bu amaçlara uygun kullanmaya elverişli mal vermek zorundadır.
    3.    Malları numune şeklinde ve niteliğine göre satılan durumda, satıcı satın alana numuneye veya niteliğine uygun mal vermek zorundadır.
    4.    Eğer satılan malların kalitesine mevzuatlarda belirlenen tertibe uygun, zorunlu talepler belirtilse, ticari faaliyeti gerçekleştiren satıcı satın alana bu yükümlülüğü taleplere uygun mal vermek zorundadır. Satıcı ve satın alıcı arasındaki anlaşmaya göre, mevzuatlarda belirtilen tertiple belirlenen yükümlü taleplerle karşılaştırıldığında, yüksek kaliteli talebe uygun mal verilebilir.
    5.    Satıcı, satın alana vermek zorunda olduğu malı, onu satın alana verirken, eğer bu malın taleplere uygun olup olmadığını ispatlayan farklı durum antlaşmada belirtilmedi ise, bu maddede belirtilen taleplere uygun olması gereken ve uygun vakit içerisinde normalde malı, benzer amaçlar için kullanabilmelidir.

    Madde 423. Malın Kullanma Süresi

    1.    Mevzuatlarda devlet standardı taleplerinde veya başka da zorunlu şartların tamamlanması ile mal amacına göre, kullanmak mümkün olmadığı kabul edilen vakit kesimidir( kullanma süresi) ve malda onun kullanma süresinin gösterilmesi mümkündür.
    2.    Satıcı kullanma süresi belirlenen malları satın alana kullanma süresi bitinceye kadar, onların amacına göre, kullanmak mümkün  olacak şekilde hesap etmek zorundadır.

    Madde 424.Malın Kullanma Süresini Hesaplama

    1.    Malın kullanma tarihi onun hazırlanan (üretilen) gününden itibaren hesaplanır, bu vakit içerisinde mal kullanılması mümkün vakit kesimi ile, yada o başlayıncaya kadar, malın  kullanılma süresi olarak belirlenir.

    Madde 425. Malın Kalitesinin Garantisi

    1.    Antlaşmada satıcının mal kalitesine garanti vermesi belirtilen durumda, satıcı antlaşmada tespit edilen belli bir vakit içerisinde (garanti tarihi), satın alana Medeni Kanunun 422.maddesinde belirtilen taleplere uygun olmalı malı vermek zorundadır.
    2.    Mal kalitesine garanti, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, onun bütün bölüklerine de(parçalarına da) kullanılır.

    Madde 426. Garanti Süresini Hesaplama Tertibi
    1.    Garanti tarihi, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, mal satın alıcıya verildiği vakitten (Medeni Kanunun 410.maddesi) hesaplanmaya başlar.
    2.    Eğer satın alanın satıcı ile ilgili durumlara göre, antlaşmada garanti süre belirlenen malı kullanma imkanı olmazsa, satıcı ilgili durumu kaldırıncaya kadar garanti süresi geçmez. Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, Medeni Kanunun 436.maddesinde belirlenen tertibe göre satın alana malın noksanı hakkında bildirdiği durumda, garanti süresi malda tespit edilen noksanlarından dolayı kullanılamayan vakte kadar uzatılır.
    3.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, malı (parçalarına verilen garanti süresi esas mala verilen garanti ile eşit olarak hesaplanır ve esas mala verilen garanti süresi ile aynı vakitte başlar.
    4.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, malı (parçalarını) değiştirdiği vakitte, garanti süresi yeniden başlar.

    Madde 427. Malın Kalite Kontrolü

    1.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada malın kalite kontrolü belirtilirse, onlar belli düzene göre gerçekleşmelidir. Devlet standardı, lisans hakkında başka da hukuk normları evraklarında malların kalitesini kontrol edilmesi gereken talepler belirlendiği durumda, kalite kontrolü, onlarda belirtilen talimatlara göre yapılır.
    2.    Eğer bu maddenin 1.paragrafında belirlenen tertiple mal kalitesinin kontrolü talepleri belirtilmedi ise, mal kalitesinin kontrolü ticari normlara veya antlaşmaya göre belirlenmesi gerekli kontrol faaliyetlerinde kullanılan başka da taleplere göre yapılmalıdır.
    3.    Eğer mevzuatlarda, devlet standardının zorunlu taleplerinde, standart hakkında başka da evraklarda veya antlaşmada satıcının satın alıcıya vere malının kalitesinin kontrolü (deneme, inceleme, bakma vs..)  zorunluluğu belirtildi ise, satıcı satın alıcıya talebine göre, ona mal kalitesini kontrolünü yaptığı hakkında kanıtı teslim etmelidir.

    Madde 428. Kalite Garantisi Olmayan Malı Almanın Zararları

    1.    Eğer satıcı malın noksanı hakkında bildirmedi ise, kalite garantisi olmayan mal verilen satın alıcı isteğine göre satıcıdan :
    1)    satın alan fiyatı ona oranla azaltma;
    2)    Uygun vakit içerisinde malın noksanının bedava giderilmesini;
    3)    Malın noksanını gidermeye harcayan masraflarının ödenmesini isteme;
    4)    Kalitesi olmayan malı antlaşmaya uygun malla değiştirme;
    5)    Antlaşmayı gerçekleştirmeden vaaz geçme ve mal için ödenen para miktarını geri vermeyi talep etme hakkı vardır.
    Antlaşmanın satın alıcının bu paragrafta belirtilen haklardan vaaz geçme talepleri geçersiz sayılır.
    2.    Malın parçalarını(Medeni Kanunun 432.maddesi) bir kısmının kalitesi istenilen seviyede olmadığı durumda, satın alıcı malın bu bölümü ile ilgili , bu maddenin 1.paragrafında belirtilen şartı gerçekleştirme hakkı vardır.
    3.    Kalite garantisi olmayan malı satıcı onu hazırlayan olmadığı durumda malı değiştirme veya noksanı bedava  giderme talepleri satın alanın seçimine göre satıcıdan yada hazırlayandan istenilebilir.
    4.    Eğer Medeni Kanunda veya başka da mevzuatlarda başka türlü belirlenmedi ise, bu maddede belirtilen şartlar kullanılır.

    Madde 429. Malın Satıcıdan Sorumlu Noksanları

    1.    Eğer satıcı malın noksanından kendine verilinceye kadar ortaya çıkan veya o anda ortaya çıkan , nedenleri ispatlarsa, malın noksanı için satıcı sorumlu olur. Satıcı satılan malın eksiklikleri için, onlar hakkında farkında olmadığı durumda da sorumlu olur. Satıcı sorumluluğunu kaldırma hakkında veya onu sınırlandırma hakkında anlaşma geçersiz olur.
    2.    Eğer maldaki arızalar, onlar satın alana verildikten sonra  satın alanın malı kullanma veya onun korunması kaidelerinin ihmali yada üçüncü bir şahıs hareketleri veya kaza nedenlerinden ortaya çıktığı kanıtlanmazsa, satıcı kalite garantisini veren malla ilgili malın arızası  için sorumlu olur.

    Madde 430. Verilen Malın Noksanlarının Açıklanma Süresi

    1.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, mal arızaları bu madde ile belirlenen sürede açıklandığı durumda satın alan onun arızalarına bağlı talep etme hakkı vardır.
    2.    Eğer mala garanti süresi ve kullanma süresi belirlenmedi ise, satılan mallardaki arızalar uygun süre içerisinde, fakat malı satın alana verilen tarihten itibaren iki yıl içerisinde ortaya çıkan durumda. Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada bundan uzun süre belirlenmedi ise, satın alıcı malın arızaları ile ilgili talepte bulunabilir.  Nakliye ile veya posta ile gönderilmesi gereken malın arızalarını açıklamakla ilgili süre, malın gerekli yere ulaştırıldığı günden itibaren hesaplanır.
    3.    Eğer mala garanti süresi belirlenirse, satın alıcı garanti süresi içerisinde, malın arızalarını bulduğu anda, malın arızası ile ilgili talepte bulunabilir.
    Eğer malın garanti süresi tespit edilse, satın alan garanti süresi içerisinde malın arızası ile ilgili talep etme hakkı vardır. Antlaşmada esas eşya için belirlenen garanti süresi parçaları için bundan kısa süre belirlendiği  durumda, satın alıcı esas eşyaya belirlenen garanti sürü içerisinde zarar bulunduğunda eşya parçalarının arızaları hakkında talepte bulunma hakkı vardır. Eğer antlaşmada esas eşyaya belirlenen garanti süresi ile kıyasla parçalarına belirlenen garanti süresi daha uzun olursa, satın alan esas eşya için belirlenen garanti süresinin geçtiğine rağmen, parçalarının arızaları parçaları için tespit edilen süre içerisinde fark edildi ise, malın arızaları hakkında talepte bulunma hakkı vardır.
    4.    Eğer arızalar malın garanti süresi içerisinde fark edilirse, satın alan garanti süresi belirlenen malla ilgili malın arızaları hakkında talepte bulunma hakkı vardır.
    5.    Antlaşmada belirtilen süre iki yıldan az olup, satın alan malın arızalarını garanti süresi dolduktan sonra, fakat malın satın alana verilen  gününden itibaren iki yıl içerisinde bulduğu durumda, eğer satın alan, malların arızasının mal satın alıcıya verilmeden önce veya o vakte kadar ortaya çıktığını ispatlarsa, malın arızasından satıcı sorumlu olacak.

    Madde 431. Malın Bütünlüğü

    1.    satıcı satın alana bütünlük hakkında antlaşmanın taleplerine uygun mal vermek zorundadır.
    2.    Antlaşmada malın bütünlüğü belirlenmediği durumda satıcı satın alana mal bütünlüğünü ticari normlara yada genel taleplere uygun şekilde mal vermek zorundadır.

    Madde 432. Malların Parçaları

    1.    Eğer antlaşmada satıcının satın alana malı oluşturan parçalarını da verme belirtilirse, malı oluşturan bütün parçalar verildiği andan itibaren taahhüt yerine getirilmiş sayılır.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise ve taahhüdün özünden farklı olmazsa, satıcı satın alana malı oluşturan bütün parçaları aynı anda vermek zorundadır.

    Madde 433. Malın Bütün Parçasının Verilmeme Neticeleri

    1.    Malın parçalarının tamamı verilmediği durumda (Medeni Kanunun 431.maddesi) satın alan kendi isteğine göre satıcıdan:
    1)    satış fiyatını ona oranla indirme;
    2)    Malları uygun bir vakit içerisinde bütün parçalarının toparlanmasını;
    3)    Bütün parçaları toparlanmayan malları bütün parçaları toparlanan malla değiştirilmesini;
    4)    Antlaşmayı feshetme veya mal  için verilen ödemeyi geri almayı talep etme hakkı vardır.
    2.    Bu maddenin 1.paragrafında belirtilen nedenler, eğer mevzuatlarda ve antlaşmada farklı belirtilmedi ise veya taahhüdün özünden kaynaklanmadı ise, satıcı satın alana malların toplamını (Medeni Kanunun 432.maddesi) verme taahhüdünün ihmali durumunda da  kullanılır.

    Madde 434. Malların Konulan Kutular veya Malların Paketlenmesi

    1.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise veya taahhüdün özünden veya malın niteliğinden  farklı olmazsa, satıcı satın alana malı kutuya koyarak veya paketleyerek vermek zorundadır.
    2.    Eğer antlaşmada kutu ve paketlemeye talepler konulmazsa, mal benzer mal için kullanılan  genel yöntemlerle, böyle olmadığında malın korunması ve nakli için genel durumlarda benzer mallar için kullanılan yöntemlerle kutuya konulmalı veya paketlenmelidir.
    3.    Eğer  mevzuatlarda belirlenen tertiple kutuya konulma veya paketlenme için zorunlu talepler belirtilirse, ticari faaliyeti gerçekleştiren satıcı ve satın alan malı bu tür zorunlu taleplere uygun şekilde kutuya koymak  ve paketlemek zorundadır.

    Madde 435. Malları Kutusuz veya Paketlemeden Vermenin Nedenleri

    1.    Kutuya konulması veya paketlenmesi gereken mal, satın alıcıya kutusuz yada paketlemeden verildiği durumda, satın alan satıcıdan , eğer antlaşmadan, taahhüdün özünden veya malın özelliğinden kaynaklanmazsa, gerekli seviyede  kutuya konulmayan veya sarılmayan malı gerekli seviyede kutuya koyarak veya sararak verilmesini talep etme hakkı vardır.
    2.    Satıcıya bu maddenin 1. Paragrafında belirtilen talepler koyma yerine, satın alan ona kalitesiz mal verme  nedenle ortaya çıkan durumlarla ilgili talep koyma hakkı vardır. (Medeni kanun 428)

    Madde 436. Satıcıya Antlaşmayı Gerekli Şekilde Yapmadığını Bildirme

    1.    Satın alan, antlaşmadaki malın sayısı, türü, kalitesi, toplanması, kutuya konulması veya sarılması hakkında taleplerin ihmali hakkında satıcıya mevzuatlarda veya hukuki normlarda veya antlaşmada belirtilen süre içerisinde, bu süre belirtilmedi ise, malın özelliği ve kullanma amacına dayanarak, antlaşmadaki ilgili talebin ihmalinin fark edilmesi gerekli süre içerisinde bildirmek zorundadır.
    2.    Satın alan bu maddenin 1.paragrafında belirtilen yükümlülüğü yerine getirmediği durumda, eğer bu şekilde vaktinde bildirmemek satın alıcının taleplerinin karşılanmasının imkansızlığına götürürse veya antlaşma taleplerinin ihmali hakkında hemen bildirme durumu ile kıyaslandığında satıcıya büyük ölçüde masrafa yol açtığını ispatlarsa, satıcı satın alanın ilgili talebini  karşılamadan tamamen yada kısmen vaaz geçme hakkına sahip olur.
    3.    Eğer satıcı satın alana verilen malların antlaşma taleplerine uygun olmadığını fark ederse veya fark etmeli ise, satıcı satın alana bu maddenin 1.paragrafında belirtilen yükümlülüğü yerine getirmeyi talep etme hakkı yoktur.

    Madde 437. Satın Alanın Malı Teslim Alma Yükümlülüğü

    1.    Bu bölümün  şartlarına uygun malın değiştirilmesini talep etme veya antlaşmayı feshetmede kendi haklı olduğu durumlar dışında, satın alan kendine satıcı veren malı teslim almak zorundadır.
    2.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, satın alan genel taleplere göre, ilgili mal verme ve almak için kendi tarafından gerekli işlemler yapmalıdır.
    3.    Satın alan,  mevzuatları veya antlaşmayı ihmal ederek, malı teslim alan veya teslim almaktan vaaz geçen durumlarda, satıcı, satın alandan malı teslim almasını talep etme veya antlaşmayı feshetme hakkı vardır.

    Madde 438. Malın Fiyatı

    1.    Satın alan mal için belirlenen fiyata göre, yada o antlaşma ile belirlenirse, Medeni kanunun 385.maddesine göre veya genel taleplere göre ödeme yapmak için gerekli işlemler yapmak zorundadır.
    2.    Fiyat malın ağırlığına göre belirlendiği durumda, eğer antlaşmada farklı belirlenmedi ise, kutusuz sade ağırlığına göre belirlenir.
    3.    Eğer antlaşmada mal fiyatını ( perakende fiyatı, ) belirleyen kategorilere göre mal fiyatının değişmesi mümkün olduğu belirlenirse, fakat fiyatı tekrar belirlemenin yöntemleri belirlenmezse, fiyat kategorilerin antlaşma sırasında ve mal verme hakkındaki yükümlülüğü yerine getirme sırasındaki fiyat oranı ile belirlenir. Satıcı mal verme hakkında yükümlülüğün yerine getirilmesini geciktirdiği durumda, fiyat antlaşma yapıldığı vakitte ve antlaşmada belirtilen malın verilen tarihindeki. Antlaşmada bu tarih belirtilmedi ise, Medeni Kanunun 277. Maddesine göre belirlenen tarih oranına dayanarak fiyat tespit edilir. Eğer Medeni kanunda, başka da mevzuatlarda farklı belirlenmedi ise, yada ilgili taahhüdün özünden kaynaklanmadı ise, bu paragrafın şartları kullanılır.

    Madde 439. Mala Ödeme Yapma

    1.    Eğer antlaşma ve mevzuat taleplerinde  fiyatı aynı vakitte ödeme zorunluluğu olmazsa, satın alan ve kendine mal ve o malı kullanma evrakları verildikten sonra ödenmelidir.
    2.    Eğer antlaşmada verilen mal için ödeme taksitle yapılması belirtilmedi ise, satıcıya satın alan verilen malın fiyatının tamamını ödemek zorundadır.
    3.    Eğer satın alan antlaşmaya göre mala ödeme yapmasa, satıcı ondan malın fiyatının ödenmesini ve başka birinin parasını kullandığı için para cezası kesme hakkı vardır. (Medeni Kanun, 353)
    4.    Eğer satın alan antlaşmayı ihmal ederek , malı teslim almaktan ve ona ödeme yapmaktan vaaz geçerse, satıcı kendi isteğine göre mal için ödeme yapmayı talep erme ve antlaşmayı feshetmeyi talep etme hakkı vardır.
    5.    Satıcı antlaşmaya göre, satın alana ödeme yapılmayan mallardan başka da mal vermek zorunda olduğu durumda, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, daha önce verilen malların tamamına ödeme yapılıncaya kadar başka malları vermeme hakkı vardır.

    Madde 440. Mallara Önceden Ödeme Yapma

    1.    Antlaşmada satıcı malı vermeden önce ödemeyi tamamen yada kısmen ödeme hakkında satın alanın yükümlülükleri belirtilen durumda, satın alan ödemeyi antlaşmada belirlenen süre içerisinde, eğer antlaşmada belirtilmedi ise, Medeni Kanunun 277.maddesine göre belirlenen süre içerisinde yapmalıdır.
    2.    Satın alan, mal önceden  ödeme yapılması hakkındaki antlaşmada belirtilen yükümlülüğü yerine getirmediği durumda, Medeni Kanunun 284.maddesinde belirtilen şartlar kullanılır.
    3.    Önceden ödeme yapıldığında, satıcı kendi için belirlenen malı verme yükümlülüğünü tespit edilen süre içerisinde (Medeni Kanun, 409.madde) vermediği durumda satın alıcı ondan ödeme yapılan malı verme yada satıcı vermeyen mal için önceden ödenen ödemeyi geri vermesini talep etme hakkı vardır.
    4.    Satıcı,  önceden ödeme yapılan malı verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve satın alma, satma antlaşmasında farklı belirtilmeyen durumda, Medeni Kanunun 353. Maddesine uygun malın verilmesi gereken tarihten itibaren satın alana mal verecek veya onun önceden yapılan ödemesi geri verilecek tarihe kadar önceden yapılan ödemenin ihmali için para cezası ödemesi mümkündür.

    Madde 441. Kredi İle Satılan Mala Ödeme Yapma

    1.    Antlaşmada satın alana mal verildikten sonra belli bir vakitten sonra ödem yapma (malın kredi ile satışı) belirtilen durumda, satın alıcı ödemeyi antlaşmada belirtilen süre içerisinde, eğer antlaşmada süre belirtilmedi ise, Medeni Kanunun 277. Maddesinde belirlenen süre içerisinde ödenmelidir.
    2.    Saıcı malın verilmesi yükümlülüğünü yerine getirmediği durumda, Medeni Kanunun 284.maddesinde belirtilen şartlar kullanılacak.
    3.    Malı alan satın alıcı onun ödemesini yapma yükümlülüğünü antlaşmada belirtilen süre içerisinde yapmadığı durumda, satıcı verilen mala ödeme yapmayı veya ödeme yapılmayan malı geri almayı talep etme hakkı vardır.   Satın alan verilen mala ödeme yapma yükümlülüğünü, antlaşmada belirlenen süre içerisinde ve Medeni Kanun ve antlaşmada farklı belirlenmedi ise, ödeme süresi geçen fiyat için, Medeni Kanunun 353.maddesine göre, satın alan mala ödeme yapılması gereken tarihten itibaren, onun mala ödeme yapan tarihine kadar geçen süre için para cezası ödemek zorundadır.
    4.    Antlaşmada satıcının  malı verdiği tarihten , malın fiyatına uygun olan fiyata, satın alıcının zamanında ödeme yapmadığı için para cezası belirtilebilir.
    5.    Malı kredi ile satma işlemi malın satıldığı tarihte satılan fiyatına göre yapılır. Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı gösterilmedi ise, kredi ile satılan malın fiyatına sonradan yapılan değişiklik  için ödeme yapma yükümlülüğünü getirmez.

    Madde 442. Malın Kredi İle Satışında Vadeli Ödeme

    1.    Malı kredi ile satma antlaşmasında diğer önemli şartlarla birlikte, ödeme düzeni, süresi ve miktarı belirtilirse, vadeli ödeme yapılma talebi esasında  kredi ile satış yapılmış sayılır.
    2.    Satın alan vadeli ödeme ile satılan mal için vadeli ödemeyi antlaşmada  belirtilen süre içerisinde yapmazsa ,eğer antlaşmada farklı belirlenmedi ise, satıcı, satın alandan alınana ödeme miktarı malın fiyatının yarısından fazla olan durumlar dışında, antlaşmanın feshetmesini yada satılan malın geri verilmesini isteme hakkı vardır.

    Madde 443. Malın Sigortası

    1.    Eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise, satın alma , satıma antlaşmasında satıcının veya satın alanın malın sigortası yükümlülüğü belirtilebilir.
    2.    Malın sigortasını yapmada yükümlü taraf sigortayı antlaşma şartlarına göre yapmadığı durumda, ikinci taraf malın sigortasının yapılmasına ve yükümlü taraftan sigorta için harcanan fiyatın ödenmesini talep etme yada antlaşmayı feshetme hakkı vardır.

    Madde 444. Satıcının Mala Mülkiyet Hakkının Korunması

    1.    Mala ödeme yapılıncaya kadar veya başka durumlar ortaya çıkıncaya kadar satıcının satın alıcıya verilen mala mülkiyet hakkı korunacağı, antlaşmada belirtilen durumlarda, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise yada ilgili malın amacı özelliklerinden kaynaklanmazsa, satın alanın, kendine mülkiyet hakkı geçinceye kadar, malın mülkiyet hakkını ayırma yada başka türde yönetme hakkı yoktur.
    2.    Verilen malın ödemesi, antlaşmada belirtilen sürede  ödenmemiş yada mülkiyet hakkı satın alıcıya geçen başka da durumlar başlamadan önce, satıcı satın alandan, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, malı kendine geri vermesini istenme hakkı vardır.

    §2. PERAKENDE FİYATINA SATMA VE SATIN ALMA

    1.Madde 445. Perakende Fiyatına Satma Ve Satın Alma

    1.    Malın satılması hakkında ticari faaliyeti gerçekleştiren satıcı, perakende satın alma, satma antlaşmasına göre, satın alıcıya ticari faaliyete bağlı olmayan, genelde kendine, ailesine, başka  da amaçlar için  kullanılacak malı vermeyi üstlenir.
    Perakende satın alma, satma antlaşması açık antlaşma olarak kabul edilir (Medeni Kanun, 387.madde)

    Madde  446. Perakende Fiyatına Satma Ve Satın Alma  Şekli

    1.    Eğer mevzuatlarda veya perakende fiyatına satma ve satın alma antlaşmasında, özellikle satın alan katılan (Medeni Kanunun 389. Maddesi) şartların veya başka da standartların şekillerinde farklı belirlenmedi ise, satıcı satın alana kasa veya mal mahfuzunu veya mala ödeme yapıldığını ispatlayan başka da evrak verdiği anda, perakende fiyatına satma ve satın alma antlaşması ilgili şekilde yapıldı sayılır. Adı geçen evrakların satın alanda olmaması onu antlaşmanın yapıldığını ve onun taleplerini ispatlayan evraklara dayanma imkanından ayırmaz.

    Madde 447. Malın Halka Sunulması

    1.    Malları vitrine koyma, onların numunelerini gösterme veya malların satılacağı yerinde mal hakkında bilgileri(Malın tasviri, katalogu, resimleri vs) verme, satıcı ilgili malların satışa sunulmadığını açık gösteren durumlar dışında, fiyatın ve satın alma, satma antlaşmasının başka da önemli taleplerinin tespitine bakmaksızın, malın halka sunulması olarak kabul edilir.
    2.    Malın, onun reklamında, katalogunda ve malın satılmadığı yerlerde belirsiz kişiler grubu için yapılan  ve malın satın alma, satma antlaşmasının önemli taleplerinin olmadığı diğer özelliklerinde  belirtilen sunuşu, halka sunuşu olarak tanımlanamaz.

    Madde 448. Satın Alıcıya Mal Hakkında Bilgi Verme

    1.    Satıcı satmak için sunan mal hakkında satın alıcıya gerekli ve net bilgi vermek zorundadır. Bu bilgiler mevzuatlarda belirlenen taleplere ve genelde perakende satışta bu tür bilgilerin muhtevası ve yöntemi taleplerine uygun olmalıdır.
    2.    Satın alan, antlaşma yapılıncaya kadar, eğer buna malı özelliğine göre yasaklanmazsa ve perakende satış şartlarına aykırı gelmezse, malı görme, malın özelliklerini kontrol etme veya onun nasıl kullanacağını göstermeyi talep etme hakkı vardır.
    3.    Satın alana mal hakkında gerekli bilgiyi vermeyen satıcı, malın onu satın alıcıya verdikten sonra ortaya çıkan, satın alan bilgi ile ilgili ortaya çıkanın ispatlayan arızalar için de sorumlu olur.

    Madde 449. Satın Alanın Malı Belli Bir Süre İçerisinde Teslim Alma Talebi Hakkında Antlaşma

    1.    Taraflar, satın alanın malı belli bir süre içerisinde teslim alacağı hakkında anlaşan antlaşma yapabilirler, bu süre içerisinde malı başka birine satmak yasaktır.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirlenmedi ise, satın alanın gelmemesi veya antlaşmada belirlenen süre içerisinde malı teslim almama ve başka da gerekli işlemler yapmama durumunu, satıcı satın alanın antlaşmayı feshetmesi olarak kabul etmesi mümkündür.
    3.    Antlaşmada belirlenen süre içerisinde satın alana mal verme işlemini sağlama hakkındaki satıcının ek masrafları, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, malın fiyatına dahil olunur.

    Madde 450. Malları Numunelerine Göre Satma

    1.    Perakende satış antlaşması satın alanın satıcı sunan mal numunesi ile .(malın özellikleri, katalogu vs) tanışma esasında yapılabilir.
    2.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, antlaşmada belirtilen yere mal ulaştırıldığı vakitten itibaren, eğer antlaşmada mal verilecek yer belirlenmezse, kişinin oturduğu yeri veya tüzel kişinin bulunduğu yerine göre, atın alana mal ulaştırıldığı andan itibaren antlaşma yapıldı sayılır.
    3.    Satıcı antlaşmayı yerine getirme ile ilgili hareket ederek, mantıklı masrafları ödediği durumda satın alan mal verilinceye kadar, antlaşmayı yerine getirmeden  vaaz geçme hakkı vardır.

    Madde 451. Otomatik Makineleri Kullanılarak Malın Satılması

    1.    Mal satışı, otomatik makineleri  kullanarak yapıldığı durumda, otomatik makinelerin sahipleri mal hakkında(ismi, sayısı, fiyatı vs) bilgileri otomatik makinelere yerleştirerek malın satıcısı hakkında bilgi verme veya satın alanlara satıcının adı(şirket adı), onun bulunduğu yeri, çalışma vakti ve satın alanın mal almak için yapması gerekli işlemler hakkında bilgi vermek zorundadır.
    2.    Satın alan malı teslim alma ile ilgili gerekli işlemleri yaptığı vakitten itibaren, antlaşma yapılmış sayılır.
    3.    Eğer satın alana ödemesi yapılmış mal teslim edilmese, satıcı malın satın alana hemen  verilmesini veya onun satın alanın ilgili mal için yaptığı ödemesini geri vermek zorundadır.

    Madde 452.Satın Alıcıya Malı Ulaştırma Hakkında Talep Antlaşması

    1.    Satın alana malı ulaştırmak için talep antlaşması, satıcı malı satın alıcı gösteren  yere antlaşmada belirlenen süre içerisinde ulaştırmak zorundadır.
    2.    Eğer mevzuatlarda, antlaşmada farklı belirtilmedi ise, yada taahhüdün özünden , satın alıcıya, o olmadığı durumda, antlaşmanın yapıldığını veya malı ulaştırmanın resmileşmesini ispatlayan evrakın aslı gösterildiğinde, her hangi bir kişiye mal teslim edildikten sonra satıcı antlaşmayı yerine getirmiş sayılır.

    Madde 453. Malın Fiyatı, Ödeme Yapma

    1.    Eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise veya taahhüdün özünden kaynaklanmazsa,  satın alan antlaşma sırasında satıcı ilan eden fiyata göre mala ödeme yapmak zorundadır.
    2.    Antlaşmada mal için önceden ödeme yapma (Medeni Kanunun 440.maddesi) belirtildiği durumda, satın alanın antlaşmada belirlenen şartlar esasında mala ödeme yapmaması, eğer tarafların anlaşmasında farklı belirtilmedi ise, satın alanın antlaşmayı yerine getirmeden vaaz geçmesi olarak kabul edilir.
    3.    Malın kredi ile satışı, özellikle satın alanın mallara vadeli ödeme yapması ile ilgili talebi belirtilen antlaşma için, Medeni Kanunun 441. Maddesinin 3.Paragrafının ikinci bölümünde belirtilen şartlar kullanılmalıdır.  
    4.    Satın alan mala vadeli ödeme yapması süresi antlaşmada belirlenen süre içerisinde,  istediği zaman ödeme yapma hakkı vardır.

    Madde 454. Aynı Kalitedeki Malların Değiştirilmesi.

    1.    Satın alanın,  gıda malların dışındaki mallar kendine teslim edildiğinden itibaren on dört gün içerisinde, eğer satıcı bundan da uzun süre belirlemedi ise, satın alan ilgili malı, satış yerinde veya satıcının bildirdiği başka da yerde fiyatında fark olduğunda, satıcı ile anlaşarak farkını ödeme şartıyla, ölçüsü, şekli, miktarı, rengi, parçaları vs göre, benzer mala değiştirme hakkı vardır.
    2.    Satıcıda değiştirilmesi gereken mal olmadığı durumda,atın alan, satın alan kişi satın alınan malı satıcıya geri verme veya ona yapılan ödemeyi geri alma hakkı vardır.
    3.    Eğer mal kullanılmadan, onun kullanma niteliği korundu ise ve onun aynı satıcıdan satın alındığı ispatlanırsa, satın alıcının malı değiştirme veya geri verme talebi yerine getirilmelidir.
    4.    Bu  maddede belirtilen nedenlerden dolayı değiştirilmeye veya geri iade edilmeye tabi olmayan malların listesi mevzuatlarda belirlenir.

    Madde 455 Kalitesi Düşük Malı Satın Alan Kişinin  Hakları

    1.    Kalitesi düşük mal satın alan kişi, eğer satıcı onun arızaları hakkında bildirmemişse, Medeni Kanunun 428.maddesinin 1.paragrafında belirtilen işlemleri yapma hakkı vardır, bu konuda satın alanın talebine göre ve onun hesabına alınan kalitesi düşük mal geri iade edilmelidir.
    2.    Mal için yapılan ödeme satın alan kişiye geri iade edildiğinde, satıcının ondan malı tamamını yada kısmen kullanma, malın kalitesinin düşük olduğu için azalmış fiyat kısmını alma hakkı yoktur.

    Madde 456. Malın Değiştirilmesi, Satış Fiyatını İndirme, Kalitesi Düşük Malın İadesinde Fiyat Farkı

    1.    Kalitesi düşük mal antlaşmaya göre, kaliteli mala değiştirildiğinde satıcının, antlaşmada belirlenen mal fiyatı ve malı değiştiren veya malın değişimi hakkında mahkeme karar aldığında kullanılan mal fiyat arasındaki farkın ödenmesini talep etme hakkı yoktur.
    2.    Kalitesi düşük mal ona benzer, fakat hacmi, şekli, sınıfı, vs     özellikleri bakımından kaliteli mala değiştirildiğinde, değiştirilen malın değiştirdiği vakitteki fiyatı ve kalitesi, kalitesi düşük malın yerine verilen mal fiyatının arasındaki fark ödenmelidir.  Eğer satıcı satın alanın talebini yerine getirmezse, bu fiyat malın değişimi hakkında mahkeme karar aldığı zaman belirlenir.
    3.     Malın satış fiyatını kalitesinin düşüklüğü sebepli indirme  konusunda talep edildiğinde, satın alanın talebi kendi isteği ile yerine getirilmezse, fiyatı buna oranla indirme hakkında mahkeme karar aldığı zaman tespit dilen fiyat geçerli sayılır.
    4.    Kalitesi düşük mal satıcıya geri iade edildiğinde,  satın alan ile antlaşmada belirlenen mal fiyatını satın alanın talebi üzerine satıcı kendi isteği ile kalitesi düşük malı değiştirdiği  durumda veya eğer talep satıcının kendi isteği ile yerine getirilmedi ise, mahkeme karar aldığı vakitte, satıcının ilgili mal fiyatı arasındaki farkı ödeme talebinde bulunma hakkı vardır.

    Madde 457. Satıcının Sorumluluğu ve Taahhüdü Eşya Şeklinde Yerine Getirme

    Satıcı perakende satışın taahhüdünü yerine getirmediği durumunda, zararı ödeme ve sorumsuzluğu için para cezasını ödemesi, satıcını taahhüdünü eşya şeklinde yapmadan kurtarmaz.

    § 3. Malın Teslimatı

    Madde 458. Malın Teslimatı Antlaşması

    İş adamı olan satıcı (mal veren) satın alana kendisi üreten veya satın alan malları  kendisi, ailesi, ve bunun gibi benzer kullanım için değil, ticari amaçla kullanmak için anlaşılan süre ve belli sürelerde ulaştırmayı üstlenir.

    Madde 459. Malın Teslimatı Sırasında Anlaşmazlıkların Düzenlenmesi

    1.    Malın teslimatı antlaşması yapıldığında taraflar arasında antlaşmanın bazı kısımları hakkında anlaşmazlıklar ortaya çıktığında, antlaşma yapmayı teklif eden ve bu teklifi ikinci  tarafın aldığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde, eğer başka süre taraflarca belirlenmedi ise, antlaşmanın ilgili taleplerini yerine getirmeye veya onu yapmadan vaaz geçtikleri  hakkında yazılı şekilde bildirmelidir.
    2.    Anlaşmanın ilgili şartları esasında teklif alan, fakat mal verme antlaşmasının tarafların anlaşması hakkında tedbir almayan ve bu maddenin 1.paragrafında belirtilen süre içerisinde antlaşma yapmadan vaaz geçtiği hakkında ikinci tarafa bildirmeyen taraf, antlaşma taleplerini anlaşmadan vaaz geçme nedenle oluşan zararı ödemek zorundadır.

    Madde 460. Malın Teslimatı Antlaşmasının  Süresi

    1.    Malın teslimatı antlaşması bir yıldan fazla süre (uzun vadeli antlaşma) veya tarafların anlaşmasında belirtilen başka da süre için yapılabilir. Eğer antlaşmada onun kullanma süresi belirlenmedi ise ve o, taahhüdün özünden  kaynaklanmazsa, antlaşma bir yıl için yapıldı sayılır.
    2.    Eğer uzun vadeli süreli antlaşmada verilmesi gereken malın sayısı ve başka da antlaşma talepleri bir yıl veya ondan da uzun süre için belirlenirse, antlaşmanın kullanma süresi tamamlanıncaya kadar tespit edilecek vakit kesimleri tarafların anlaşması ile belirlenmelidir Antlaşmada uzlaşma tertibi olmadığı durumda, antlaşma bir yıl için veya antlaşma taleplerinin  belirli  süre için yapıldığı kabul edilir.

    Madde 461. Malı Ulaştırma Dönemleri

    1.    Eğer taraflar antlaşmasının yürürlülükte olan vaktinde, malların ulaşımını belirtti ise, bazı gruplarının ulaşım süresi belirlenmedi ise, mevzuatlardan, ticari tedavül normlarından ve taahhüdün özünden farklı olmazsa, mallar her ay aynı grupla ulaştırılmalıdır.
    2.    Antlaşamda malı ulaştırma dönemlerini belirlemekle beraber, malın ulaşım tarifesi de belirlenebilir. (on günlük, Günlük, saat vs.)
    3.    Malların vaktinden önce ulaşımı satın alanın muvafakati ile yapılabilir.
    4.    Vaktinden önce verilen ve satın alan teslim alan mallar gelecek dönemde verilmesi gereken mallar sayısına dahil edilir.

    Madde 462.Malları Ulaştırma Tertibi

    1.    Mal veren satın alana veya antlaşmada satın alıcı olarak görünen kişiye antlaşmaya göre, malı nakliye ile malların ulaşımını sağlayabilir.
    2.    Antlaşmada mal verene malları alıcıya nakliye ile gönderme hakkında alıcının talimat verme(izin) hakkı belirtilen durumlarda mal veren malların nakliyesine izin yazısını gösteren alıcıya nakliye ile göndermeyi sağlar.
    3.    Nakliye için izinin içeriği ve onu satın alanın mal verene gönderme süresi antlaşmada belirlenir. Eğer antlaşmada nakliyeye izin süresi belirtilmedi ise, ulaştırma süresi başlamasından itibaren otuz gün içerisinde gönderilmelidir.
    4.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, satın alanın  nakliyeye izin kağıdının belirlenen süre içerisinde teslim edilmemesi mal verene antlaşma taleplerini yapmadan vaaz geçme hakkını sağlar.

    Madde 463. Malların Ulaştırılması

    1.    Mal veren malı ulaştırma işlemini, antlaşmada belirtilen taşıt aracı ile ve antlaşmad belirlenen durumlarda ulaştırır.
    2.    Eğer antlaşmada malı ulaştırmada kullanılan taşıt türü veya durumları belirlenmedi ise, taşıt türünü seçme veya malın ulaştırılma durumunu belirleme hakkı, mevzuatlardan, ticari tedavül normlarından ve taahhüdün özünden kaynaklanmadığı için, malı verene ait olur.

    Madde 464. Eksik Malın Yerine Konulması

    1.    Mal teslimatı sırasında malı eksik olan mal veren, eksik olan mal sayısını, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, antlaşmanın geçerli olan süresi içerisinde, daha sonraki mal ulaştırıldığında yerine konulmalıdır.
    2.    Uzun vadeli antlaşmaya göre, mal verenin bazı malları ulaştırması sırasında eksik olan mal sayısının, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, mal eksik olan yıl içerisinde bir sonraki sırada yerine konulmalıdır.
    3.    Mal veren antlaşmada veya satın alanın nakliyat izin kağıdında adı geçen birkaç malı nakil ettiklerinde, alıcının birine antlaşmada veya nakliye izin kağıdında belirtilen sayısından fazla mallar, eğer antlaşmada farklı olmazsa, diğer alıcılardaki eksik malın yerine kullanılamaz, mal veren onun yerine eksik malı koymalıdır.
    4.    Satın alan, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, mal verene bildirerek, nakliye süresi geçen malı teslim almaktan vaaz geçme hakkı vardır. Satın alıcı, mal verenin bu bildirini alıncaya kadar verilen mallarını teslim alma ve ona ödeme yapmak zorundadır.

    Madde 465.Eksik Olan   Malların Yerine Konulması Durumundaki Malların Türü ve Rengi

    1.    Eksik olup ta, yerine konulması gereken malların türü tarafların anlaşması ile belirlenir. Anlaşma olmadığı durumda, mal veren eksik verilen dönem için ayrılan malların türü ve rengine göre, eksik malları yerini doldurmak zorundadır.
    2.    Aynı cins malların antlaşmada belirtilenden daha çok miktarda ulaştırılması, aynı cins olmayan malların eksik yerine konulamaz, satın alanın yazılı şekilde verdiği durumlar hariç, eksik malın yeri doldurulmalıdır.

    Madde 466.Satın Alanın Malı Teslim Alması.

    1.    Satın alan mal teslimatı antlaşmasına uygun olarak, malı teslim almayı sağlayan bütün işlemleri yapmalıdır.
    2.    Satın alan malı, mevzuatlarda, mal nakliyatı antlaşmasında veya ticari tedavül normlarında belirlenen süre içerisinde   teslim almalıdır. Satın alıcı, bu süre  içerisinde mevzuatlarda, antlaşmada veya ticari normlarında belirlenen tertibe göre, teslim alınan malın sayısı ve kalitesini kontrol etmelidir ve malda fark edilen noksanlar veya farklılıklar hakkında mal verene hemen bildirmelidir.
    3.    Satın alan nakliye kurumlarından ulaştırılan malı teslim aldığı durumunda, malın taşıt ve iş evrakında belirtilen bilgilerin denkliğini kontrol etmek zorundadır. Nakliye kurumlarını faaliyetini tasdik eden mevzuatlar ve başka da hukuki normların her türlü şartlarına dayanılarak mal teslim alınmalıdır.

    Madde 467. Satın Alanın Teslim Almayan Malı Sorumlulukla Koruması

    1.    Satın alan mevzuatlara veya malın teslimatı antlaşmasına göre, mal verenin gönderdiği maldan vaaz geçerse, bu malın korunmasını (sorumluluk taşımak) sağlamalıdır ve bu hakkında mal verene hemen bildirilmelidir.
    2.    Mal veren, satın alan sorumlulukla koruması altına  alan malı, teslim almak ve uygun bir süre için onu yönetmek zorundadır. Eğer mal veren bu süre içerisinde malı yönetmezse, satın alan malı satma veya mal verene geri verme hakkı vardır.
    3.    Malın koruma sorumluluğunu üstlenen satın alan kişi, malı satma veya satıcıya geri verme işlemleri ile ilgili masraflarını mal verene ödemelidir. Bu konuda malın satışından elde edilen paranın satın alana ait kısmı alınıp, diğeri mal verene verilir.  
    4.    Satın alan mevzuatlarda veya antlaşma şartı dışında, mal verenden malı teslim almayan veya onu teslim almaktan vaaz geçen durumlarda, mal veren satın alana bunu ödettirme hakkı vardır.

    Madde 468. Malların Seçilmesi

    1.    Malın teslimatı antlaşmasında satın alanın malı, mal verenin bulunduğu yerinden alması belirlenebilir.
    2.    Eğer antlaşmada seçme süresi belirlenmedi ise, satın alanın malı seçmesi mal verenin malın hazır olduğu haberini aldıktan sonra, uygun bir süre içerisinde yapılmalıdır.
    3.    Malın teslimatı antlaşmasında satın alanın mal verenin bulunduğu yerinde malı seçmesi belirtildi ise,  eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise veya taahhüdün anlamından kaynaklanmazsa, satın alan verilen malları kontrol işlemini, onların verilecek olan yerinde yapmalıdır.
    4.    Satın alanın antlaşmada belirlenen ,malın nakliyesi süresinde, ol belirlenmedi ise, mal verenin malın hazır olduğunu bildirdiği haberi aldıktan sonra uygun bir vakit içerisinde, malın seçme işlemini yapma ve bu antlaşmayı feshetme yadda satın alandan mal için ödeme yapmasını talep etme hakkı vardır.

    Madde 469. Ulaştırılan Mala Ödeme Yapma
    1.    Satın alan ulaştırılan mala antlaşmada belirtilen ödeme şeklinde ödeme yapacak.   Eğer tarafların anlaşmasında ödeme tertibi ve şekli belirlenmedi ise, ödeme bordrosu ile yapılır.
    2.    Eğer antlaşmada malın bazı parçalarının belirtildi ise, antlaşmada farklı  belirlenmediği için, satın alan mala ödeme yapma işlemini malın en son parçasını gönderdikten sonra yapacak.
    3.    Eğer antlaşmada alıcının mala ödeme yapma işlemini yapacağı belirtilse ve bu ödemeden esassız vaaz geçerse yada antlaşmada belirtilen süre içerisinde mala ödeme yapmazsa, mal veren satın alandan ulaştırılan mal için ödeme yapmasını talep etme hakkı vardır.

    Madde 470. Malı Kutuya Koyma  ve Sarma

    1.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, satın alan mal verene mevzuatlarda belirlenen tertip ve süre içerisinde tedavüldeki malın kutu ve paketleme eşyalarını geri vermek zorundadır.
    2.    Diğer kutu ve paketleme eşyaları mal verene ancak antlaşmada belirtilen durumlarda geri verilir.

    Madde 471.Kalitesi Düşük Mal Teslimatının Nedenleri

    1. Kendine kalitesi düşük mal getirilen satın alan, mal verene, Medeni Kanunun
    428.maddesinde belirtilen şartları talep etme hakkı vardır, buna getirilen malın   eksiklikleri hakkında satın alanın bildirisini alan mal veren, ulaştırılan kalitesi düşük malı geç kalmadan kaliteli malla değiştiren durumlar hariç.
    2. Kendine verilen malı perakende satışa sunacak olan satın alan kişi, eğer mal nakliyatı antlaşmasında farklı olmazsa, müşterinin geri verdiği kalitesi düşük malı uygun bir süre içerisinde değiştirmeyi talep etme hakkı vardır.

    Madde 472. Toplanmayan Malın Gönderilmesinin Nedenleri

    1.    Mal nakliyatı antlaşmasının şartlarını, mevzuatların taleplerini veya genelde toplama taleplerinin ihmali durumunda, mal verilen satın alan kişi, mal verene Medeni Kanunun 433. Maddesinde belirtilen şartları talep edebilir, ona ulaştırılan malların toplanmadığı hakkında satın alanın haberini alan, mal veren geç kalmadan topladığı veya onları toplanan malla değiştirdiği durumları  hariç.
    2.    Kendine verilen malı perakende satışa sunacak olan satın alan kişi, eğer mal nakliyatı antlaşmasında farklı olmazsa, müşterinin geri verdiği toplanmayan malı uygun bir süre içerisinde değiştirmeyi talep etme hakkı vardır.

    Madde 473. Malı Eksi Olup, Malın Noksanının Giderilmesi Hakkında Veya Malın Toplanması Hakkında Talepleri Yerine Getirilmeyen Satın Alıcının Hakları

    1.    Eğer mal veren malları antlaşmada belirtilen miktarda vermezse yada satın alanın kalitesi düşük malı değiştirme hakkında veya belli süre içerisinde malı toplama hakkında talepleri yerine getirilmezse, satın alan onları satın alma hakkında bütün masraflarını mal verene ait edip, eksik malı başka kişilerden satın alma hakkı vardır. Satın alanın başka kişilerden mal satın alma için harcayan masraflarını hesaplama, mal veren onların tamamını vermeyen malları noksanının giderilmesini giderme hakkında yada malların tamamını toplama hakkında taleplerini yerine getirmediği durumda : Medeni kanunun 411.maddesinin 1.paragrafının şartları uygulanır.
    2.    Satın alan. Kalitesi düşük mal ve toplanmayan mala ödeme yapmayı reddedeme , eğer bu mala ödeme yapıldı ise, ödenen parayı mallardaki eksiklikler giderilinceye kadar ve malların tamamı toplanıncaya kadar, geri vermeyi talep etme hakkı vardır.

    Madde 474. Malı Eksik ve Geç Verdiği İçin Para Cezası

    Malı eksik ve geç verdiği için, mevzuatlarda veya antlaşmada belirlenen para cezası, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada para cezasına kesmenin farklı türü belirlenmedi ise, antlaşmada belirlenen tarihten itibaren, taahhüdün yerine getirildiği güne kadar ödettirmek mümkündür.

    Madde 475. Mal Vermenin Birkaç Antlaşmalara Göre Aynı Taahhütleri Ödeme

    1.    Mal veren satın alana benzer mal teslim etme işlemini  birkaç antlaşmaya göre, gerçekleştiren ve teslim edilen mallar sayısı mal verenin bütün antlaşmalara göre,taahhütlerinin  ödenmesine yetmediği durumda, teslim edilen mallar malın teslim edilme işlemi sırasında yada teslim edildikten sonra, geç kalmadan mal veren bildiren antlaşmaya uygun olarak yapıldığı kabul edilir.
    2.    Eğer satın alan mal teslimatının birkaç antlaşmasına göre, teslim aldığı birkaç benzer mallar için mal verene ödeme yaptı ise, ödenen para mallara ödeme yapma işlemi sırasında yada ödeme yapıldıktan sonra geç olmadan satın alan belirten antlaşmaya uygun olarak yapıldığı kabul edilir.
    3.    Eğer mal veren veya satın alan kendilerine  bu maddenin 1,2 paragrafına uygun olarak verilen hakları kullanmazsa, taahhüdün gerçekleşmesi erken başlayan antlaşmaya göre taahhüdü ödeme olarak kabul edilir. Eğer birkaç antlaşmaya göre taahhüdün yerine getirilme süresi aynı vakitte başlarsa, gerçekleştirme için ayrılan vakit, bütün antlaşmalara göre taahhütlerin ödendiğine eşit olarak kabul edilir.

    Madde 476. Antlaşmanın Yapılmasından Bir Taraflı Vaaz Geçme

    1.    Tarafların biri (Medeni Kanunun 401.maddesi, 2.bölümü) antlaşmayı feshederse, antlaşmayı (tamamını yada kısmen) yapmadan bir taraflı vaaz geçme yada onu bir taraflı değiştirme ortaya çıkar.
    2.    Mal verenle antlaşmanın feshi şu durumlarda:
    1). Eksik mal, kalitesi düşük mal verilip, eksik malı satın alan için uygun bir süre içerisinde eksiklikleri gidermek mümkün olmadığı durumda;
    2)Malı verme süresi birkaç defa ihmal olan durum önemli durum olarak kabul edilir.
    3.    Satın alanla antlaşmanın feshi şu durumlarda;
    1)    Mala ödeme yapma birkaç defa ihmal olunduğunda;
    2)    Birkaç defa malar seçilip alınmadığında önemli durum olarak kabul edilir.
    4.    Tarafların antlaşması ile  antlaşmayı yerine getirme veya onu bir taraflı değiştirme, bir taraflı vaaz geçmenin başka da nedenleri belirtilebilir.
    5.    Bir taraf antlaşmayı değiştirme veya onu yapmadan bir taraflı vaaz geçme hakkında ikinci taraftan bilgi aldığında, eğer haberde antlaşmanın değişmesi veya feshinin başka süresi belirlenmedi ise, yada tarafların anlaşmasında belirlenmedi ise, mal teslimatı antlaşması feshedilen veya değiştirilen olarak kabul edilir.

    Madde 477. Antlaşma Feshedildiğinde Zararın Hesaplanması

    1.    1. Eğer satıcının taahhüdü ihmal etmesi nedenle, antlaşma feshedilene kadar, satın alan malı uygun süre içerisinde antlaşmada belirtilenden başka kişiden daha yüksek, fakat  uygun    fiyata satın alırsa, onun satıcıdan, antlaşmada belirlenen fiyat ve onun yerine yapılan sözleşmeye göre, belirlenen fiyat arasındaki fark türünde, satın alan satıcıdan zararı ödettirme hakkında talep edebilir.
    2.    Eğer satın alanın taahhüdü ihmal etmesinden dolayı antlaşma feshedildikten sonra, satıcı malı uygun bir sürede , başka birine antlaşmada belirtilen fiyattan daha az, fakat uygun bir fiyata satarsa, satıcı satın alana antlaşmada belirlenen fiyat ve onun yerine yapılan sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki fark oranında zararın ödenmesini talep edebilir.
    3.    Eğer bu maddenin 1, 2 paragrafında belirtilen nedenlerden dolayı, antlaşma feshedildikten sonra, antlaşmanın yerine sözleşme yapılmadı ise ve bu malın tedavülde fiyatı belli ise, taraf antlaşmada belirlenen fiyat ve antlaşma feshedildiğindeki fiyat arasındaki fark şeklinde zararı ödeme hakkında talep edebilir.
    Genelde karşılaştırılmalı durumlarda benzer mal için mal verilmesi gerekli yerdeki fiyat tedavül fiyatı olarak kabul edilir. Eğer bu yerde tedavül fiyatı olmazsa, başka yerdeki tedavül fiyat kullanılabilir, malın nakliyatı hakkındaki masraflar farkı dikkate alınan uygun takas olabilir.  
    4.    Bu maddenin 1,3 paragrafında belirtilen taleplerin yerine getirmeyen tarafı, Medeni Kanunun 9.maddesinin 4.paragrafı esasında, ikinci tarafa verilen zararı ödemeden muaf tutmaz.

    § 4. Antlaşma Yapma

    Madde 478. Sözleşme Yapma Şartları

    1.    1.Bu  sözleşme yapma şartlarına göre, ziraat ürünlerini üretici kendisi yetiştiren ziraat ürünlerini hazırlama ve satmak için, bu tür ürünleri satın almayı gerçekleştiren satın alıcı şahısa vermeyi üstlenir.
    2.    Bu bölümün şartları ile düzenlenmeyen sözleşme yapma şartı ile ortaya çıkan  ilişkilere Malın Teslimi Hakkında Antlaşması şartları (Medeni Kanun, 458-477 maddeleri) kullanılır.

    Madde 479. Hazırlayıcının Yükümlülükleri

    1.    Eğer sözleşmede farklı belirtilmedi ise, satın alıcı, üreticiden ziraat ürününü , onun oturduğu yerinde teslim alma ve gerekli yere taşınmasını  sağlamalıdır.
    2.    Ziraat ürünlerini teslim alma, satın alıcının bulunduğu yerde veya onun belirlediği başka bir yerde yapıldığı durumda, satıcının sözleşme şartları esasında ve satın alıcıya anlaşılan vakitte teslim edilen ziraat ürününden vaaz geçme hakkı yoktur. Satın alıcı, ürün kalitesinin standartlara uygun olmasını  sağlamalıdır.
    3.    Sözleşme şartlarında ziraat ürünlerini teslim alan satın alıcının üreticiye onun talebine göre, ziraat ürününü işlemeden  kalan artıklarını, sözleşmede belirlenen fiyat ödeyerek geri verebilir.

    Madde 480. Ziraat Ürünlerini Yetiştirenlerin Yükümlülükleri

    Ziraat ürününü üretici satın alıcıya yetiştirdiği ziraat ürününü miktarı,  kalitesi ve türünü sözleşmede belirtilen şekilde teslim etmelidir.

    Madde 481. Ziraat Ürününü Yetiştirenlerin Sorumluluğu

    Taahhüdü yapmayan veya taahhüdü yeterli seviyede yerine getirmeyen ziraat ürününü yetiştiren kendi suçu olduğunda, sorumlu olur.

    § 5. Enerji Sağlama

    1.    Enerji sağlama antlaşmasına göre, enerji sağlayıcı kurum, aboneye (müşteriye) enerji teli ile enerji vermeyi üstlenir, abone alınan enerji için ödeme yapmaya ve enerji kullanmanın antlaşmada belirtilen rejimini korumaya, kendin bağlı enerji tellerini kullanma güvenliğini ve enerjiyi kullanma ile ilgili kullanılan araç ve teçhizatların güvenliğini sağlamalıdır.  
    2.    Enerji sağlama antlaşması açık antlaşmadır.(Medeni Kanun, 387.madde)
    3.    Taraflar için zorunlu olan enerji sağlama antlaşmasının talepleri, medeni Kanunun ve başka da mevzuatlara uygun tespit edilir.

    Madde 483. Enerji Sağlama Antlaşması ve Onun Uzatılması

    1.    1.Enerji  sağlama antlaşması,  abonelere enerji sağlayan kurumun enerji katlarına, mevzuatlarda belirlenen düzenle, bağlanan gerekli cihaz ve  elektrik sayacı  takıldığı zaman yapılmış sayılır.
    2.    Enerji  sağlama antlaşmasına göre, enerjiyi günlük yaşam için kullanan kişi abone olduğu durumda, belirlenmiş düzenle, abone bağlanan kata, ilk defa bağlandığı vakitten itibaren antlaşma yapıldı sayılır.  Eğer tarafların antlaşmasında farklı olmadı ise, Bu tür antlaşma sınırsız süre için yapılmış sayılır ve Medeni kanunun 490. Maddesinde belirtilen nedenlerden dolayı değiştirilebilir veya feshedilebilir.
    3.    Süre tamamlandığı zaman enerji  sağlama antlaşmasını kaldırma veya değiştirme hakkında tarafların birinin dilekçesi olmadığı durumda, o antlaşmada belirtilen süreye uzatılmış kabul edilir. Antlaşmanın yeni süre için uzatıldığı durumda, tarafların anlaşmasına göre, onun talepleri değişebilir.
    4.    Eğer antlaşmanın kullanılma süresi tamamlanıncaya kadar, tarafların biri ile yeni antlaşma yapma hakkında teklif gelirse, tarafların ilişkileri yeni antlaşma yapılıncaya kadar. Eski antlaşma esasında düzenlenir.

    Madde 484. Enerji Miktarı

    1.    Enerji sağlayan kurum, antlaşmada belirtilen miktarda ve tarafların anlaştığı şekilde rejimi koruyarak, aboneye bağlandığı katla enerji vermek zorundadır. Enerji sağlayan kurum veren, abone kabul eden enerji miktarı, onun kullanılması hakkında hesaplama bilgilerine göre, açıklanır. Enerji antlaşmada belirlenen miktarda sağlanmadığında, enerji sağlayan kurum, zararların ödenmesi durumunda, antlaşmada abonenin kullandığı enerjinin antlaşmada belirlenen miktarına değişiklik getirme hakkı belirtilebilir.
    2.    Enerji  sağlama antlaşmasına göre enerji günlük yaşam için kullanan kişi abone olduğu durumda, o enerjiyi kendine gerekli miktarda kullanma hakkı vardır. Enerji sağlayan kurum veren ve abone alan miktarını hesaplayıcı cihazın bilgileri ile, onlar olmadığında hesaplaşma yolu ile açıklanır.
    Madde 486. Enerji Kalitesi

    1.    Enerji sağlayan kurum veren enerji kalitesi devlet standartları ve standart hakkında başka da hukuk normları evraklarında belirlenen veya antlaşmada belirtilen taleplere uygun olmalıdır.
    2.    Enerji sağlayan kurum, enerji kalitesine koyulan talepleri ihmal ettiğinde, eğer mevzuatlarda, antlaşmada farklı belirtilmedi ise, o taahhüdün özünden kaynaklanmazsa, Medeni Kanunun 491. Maddesinde belirtilen kaideler kullanılır.

    Madde 487. Abone Katları, Teçhizatlar ve Araçların Bakımı ve Kullanma Talimatları

    1.    Abone, kendi kullanımındaki enerji katlarının, teçhizat ve araçların gerekli teknik durumunun bakımını  ve güvenliğini sağlamalıdır, enerji kullanmanın belirlenmiş kaidelerine uymalıdır, kazalar, yangın, enerji hesaplama cihazının arızası ve enerji kullanma sırasında ortaya çıkar başka da arızalar hakkında enerji sağlayıcı kuruma hemen bildirilmelidir.
    2.    Enerji  sağlama antlaşmasına göre enerjiyi günlük yaşam için kullanan kişi abone olduğu durumda, enerji katlarının ve enerji kullanımını hesaplayan cihazı, teknik durumunun bakımı  ve güvenliğinin sağlanması yükümlülüğü, eğer mevzuatlarda farklı olmazsa, enerji  sağlayan kuruma aittir.
    3.    Enerji katlarının, cihazlar ve araçların teknik durumunun bakımlı olması  ve onların kullanması şartları, mevzuatlarda belirlenir.
    4.    Enerji  sağlayan kurumlar görevlilerinin abone kullanımındaki enerji katlarının, teçhizat ve araçların bakımı ve güvenliliğinin kontrolünü yaptırmak zorundadır. Onların korunmasının kontrolünü gerçekleştirme tertibi kanunen belirlenir.

    Madde 488. Enerji İçin Ödeme Yapma

    1.    1.Eğer mevzuatlarda veya tarafların antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, enerji hesaplama bilgilerine dayandırılan, abone kullandığı enerji miktarı için ödeme yapacak.
    2.    2.Enerji için ödeme yapma düzeni mevzuatlarla veya tarafların anlaşması ile belirlenir.

    Madde 489. Abonenin Enerjiyi Başka Kişiye Vermesi

    1.    Abone bağlanan kat aracığıyla enerji sağlayan kurumdan. Kendi kullanan  enerjiyi başka kişiye  (ek abone) sadece enerji kurumunun muvafakati ile verebilir.
    2.    Abone ek aboneye enerji verme hakkında antlaşmasına, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, bu paragraftaki şartlar kullanılır.
    3.    Ek aboneye enerji verme durumunda, eğer mevzuatlarda farklı belirlenmedi ise, enerji sağlayan kurum karşısında, abone sorumlu olacak.

    Madde 490. Antlaşmayı Değiştirme veya Feshetme

    1.    Abonenin enerji mekanizmasının devlet kontrolü kurumu tasdik eden durumu, kaza ve  kişilerin hayatına tehlike oluşturan durumlar hariç, enerjiyi ara ile verme, kesme ve sınır koyma işlemlerini tarafların anlaşması ile yapar. Enerji sağlayan kurum aboneye enerjiyi aralıklı verme, kesme veya sınırlama hakkında önceden bilgi verilmelidir.
    2.    Enerji sağlama kurumunun sisteminde kaza olmaması için önceden tedbir alma ve onu giderme konusunda, hızlı harekete geçmesi gerekli olduğunda, abonenin muvafakati olmadan, fakat ona hemen  bildirerek enerjiyi aralıklı verme, kesme ve sınırlama yapar.
    3.    Mevzuatlarda kesintisiz enerji sağlanması gereken sanayi için, enerji verilmesini kesme,  sınırlama ve aralıklı verme yasaktır ve kanunen düzenlenir.
    4.    Enerji sağlama antlaşmasına göre, enerjiyi günlük hayat için kullanıcı kişi abone olduğu durumda, bu hakkında enerji sağlayıcı kuruma bildirerek , kullandığı enerji için ödeme yaptığında, antlaşmadan bir taraflı yönden vaaz geçme hakkı vardır.
    5.       Enerji sağlama antlaşmasına göre, enerjini günlük hayat için kullanan kişi abone olduğu durumda, enerji sağlayıcı kurum, antlaşmanı feshedinceye kadar bir aydan geç olmadan aboneye bildirildiği durumda, kendi kullanan enerji için abonenin ödeme yapmamasından dolayı, antlaşma bir taraflı feshedilir.

    Madde 491. Enerji Sağlama Antlaşmasına Göre Sorumluluk

    1.    Enerji sağlama antlaşmasına göre, taahhüt yapılmayan durumda veya yeteri kadar yerine getirilmeyen durumda, enerji sağlayan kurum ve abone bundan ortaya çıkan zararı ödemek zorundadır. (Medeni Kanunun, 9.maddesi, 4.paragrafı)
    2.    Eğer mevzuatlar esasında gerçekleşen enerji kullanma sisteminin düzenlenmesi neticesinde, aboneye enerji vermede kesintiler yapıldı ise, bundan enerji sağlama kurumu suçlu  olursa, antlaşma taahhüdünün yapılmadığı veya yeterince yapılmadığı için sorumlu olacak.

    Madde 492.  Enerji Sağlama Antlaşmasının Şartlarını, Bağlanan Kat Teçhizatı   Hakkında Başka Da İlişkilere Kullanma

    1.    Kat bağlama aracığıyla elektir enerjisini teçhiz etme hakkındaki ilişkilere, eğer mevzuatlarda farklı belirlenmedi ise, bu paragrafın şartları kullanılır.
    2.    Bağlanan kat ile gaz, petrol, petrol ürünleri, su ve başka da mallarla sağlama hakkındaki ilişkilere, eğer mevzuatlarda farklı belirlenmedi ise veya tahhüt anlamından kaynaklanmazsa, bu paragrafın şartları kullanılır.

    § 6.İşletmeyi Satma

    Madde 493. İşletmeyi Satma Antlaşması

    1.    1.İşletmeyi satma antlaşmasına göre, satıcı tamamıyla mülk olarak satın alıcının mülkiyetine (Medeni Kanunun 119.maddesi) verme taahhüdünü üstlenir, satıcı başka kişilere verme hakkı olmayan haklar ve yükümlülükler hariçtir.   
    2.    İşletme işçileri hakkında haklar ve yükümlülükler, İş mevzuatında belirlenen düzenle satıcıdan satın alıcıya geçer.
    3.    Şirket ismi, mal belgesi, hizmet belgesi ve satıcıya özel başka da araç, gereçler ve onun ürünleri,  yapacağı işi ve hizmetini  kullanma hakları, lisans esasında özel araçları kullanma gibi  satıcıya ait haklar, eğer antlaşmada farklı belirlenmedi ise, satın alıcıya geçer.
    4.    İlgili iş türünü yapma için ruhsat (lisans) esasında alınan haklar, eğer mevzuatlarda farklı belirlenmedi ise, işletmeyi satın alana geçmemelidir. Antlaşmaya göre verilecek olan işletmeye, onun özel ruhsatı olmadığı için satın alıcı yapamayacak taahhütlerin dahil edilmesi, satın alanı kredi verenleri karşısındaki ilgili taahhütlerini kaldıramaz. Taahhüdü yapmadığı için satıcı ve satın alıcı kredi verenler karşısında eşit şekilde sorumlu olacak.
    5.    İşletmeyi özelleştirme tertibi ile satma şartları, özelleştirme hakkındaki mevzuatlarla belirlenir.

    Madde 494. İşletmeyi Satma Şekli ve Devlet Kaydının Yapılması

    1.İşletme satma antlaşması, Medeni Kanunun 495. Maddesinin 2.paragrafında belirtilen evrakları dahilinde ve taraflar bir evraka imza atma yöntemi ile, yazılı şekilde yapılır.
    2. İşletme satma antlaşmasına devlet kaydı yapılmalıdır ve kayıt yapıldığı vakitten itibaren işletme satma antlaşması yapıldı kabul edilir.

    Madde 495. Satılacak İşletme Bünyesini ve Fiyatını Tespit Etme

    1.    satılacak işletmenin bünyesi ve değeri, eğer mevzuatlarda farklı belirlenmedi ise, taraflar anlaşması ile tespit edilir.
    2.    Antlaşma imzalanıncaya kadar taraflar: demirbaş listesini, muhasebe bilançosunu, işletme bünyesi ve değeri hakkında bağımsız uzmanın sonucunu, kredi verenlerin, onların taleplerinin muhtevasını ve süresini belirterek, işletme bünyesine dahil olunan bütün borçların (taahhütlerin) listesini yapmalı ve kontrol etmelidir. Adı geçen evraklarda belirtilen mülk, haklar ve yükümlülükler, eğer Medeni Kanunun 493.maddesinden farklı olmazsa ve antlaşma şartında belirtilmedi
    ise, satıcıdan satın alıcıya geçmelidir.

    Madde 496. Kredi Verenlerin İşletmeyi Satma Durumundaki  Hakları

    1.    Satıcı satılan işletme taahhüdü hakkında işletme, satın alana verilinceye kadar, onu satışı hakkında kredi verenlere yazılı şekilde bildirmek zorundadır.
    2.    Borcun devrimini tasdik etmesi hakkında satıcıya yazılı şekilde bildirmeyen kredi veren, işletmenin satılacağı haberini aldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde taahhüdün durdurulmasını veya vaktinden önce yapılmasını ve satıcının  bundan ortaya çıkan zararı  ödemesini, yada işletmeyi satma antlaşmasını tamamen yada kısmen geçersiz bulmayı talep etme hakkı vardır.
    3.    Bu madenin 1.paragarafında belirtilen tertibe göre, işletmeyi satma hakkında bildirilmeyen kredi veren, satıcının işletmeyi satın alana verdiği hakkında kendisi bilen veya bilmesi gereken tarihten itibaren bir yıl içerisinde, bu maddenin 2.paragrafında belirtilen taleplerin karşılanması hakkında talep edebilir.
    4.    İşletme satın alana verildikten sonra, kredi verenin muvafakati olmadan satın alıcıya devrilip, verilen işletmeye ait olan borçlar konusunda, satıcı ve satın alıcı eşit durumda sorumlu olur.

    Madde 497. İşletmeyi Teslim Etme
    1. Satıcının işletmeyi satın alıcıya teslim etme, devrim evrakına göre gerçekleşir, onda işletmenin bünyesi  ve işletmeyi satma hakkında kredi verenlere bildiri yazısı ve verilen mülkten bulunan  arızalar hakkında bilgiler   ve kaybolduğu sebeple teslim edilmesi imkansız olan mülklerin listesi belirtilir.
    2. Teslim etme işlemini ve onu imzaya teslimi dahil olmak üzere, işletmeyi teslim etmeye hazırlama satıcının görevidir, eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, onun hesabına gerçekleşir.
    3.    Teslim işlemine eki taraf imzalayan tarihten itibaren, işletme satın alana teslim edilmiş sayılır. Bu tarihten itibaren işletme bünyesine teslim edilen,  mülkün tesadüfen kaybolması veya tahrik olma tehlikesindeki sorumluluklar satın alana devrilir.

    Madde 498. İşletmeye Mülkiyet Hakkının Değişmesi

    1.    İşletmeye mülkiyet hakkı, bu hak kayıt olunduğu vakitten itibaren satın alana geçer.
    2.    Satın alanın işletmeye mülkiyet hakkı devlet kaydı işletme satın alıcıya teslim edildikten sonra, gerçekleşir.(Medeni Kanun, 497.madde)
    3.    Antlaşmada satın alana teslim edilen işletmeye mülkiyet hakkı, işletmeye ödeme yapılıncaya veya başka da durumlar ortaya çıkıncaya kadar, satıcının kendinde bırakılması belirtilen durumlarda, satın alıcı, mülkiyet hakkı kendine geçinceye kadar, teslim edilen işletmenin bünyesine dahil edilen  mülkler ve hakları, işletmenin faaliyetini sağlamak için ne kadar lazım olursa, o kadar kullanma hakkı vardır.

    Madde 499. Eksiklikleri Olan İşletmeyi Teslim Etme ve Teslim Almanın Nedenleri

    1.    İşletme devri işlemine göre, bünyesi antlaşmada belirtilenlere uymayan  işletmeyi satıcının teslim etme ve satın alıcının teslim alma nedenleri, özellikle teslim edilen mülkün kalitesi ile ilgili neticeleri, eğer antlaşmada farklı olmazsa ve bu maddenin 2,4 paragrafında belirtilmezse, Medeni Kanunun 413-415,419,422, 428,432. maddelerinde belirtilen şartlara göre açıklanır.
    2.    İşletmenin ortaya çıkan eksiklikleri ve kaybolan  mülk hakkında bilgileri kayıt eden teslim yazısına göre, işletme teslim edilen ve teslim alınan durumlarda (Medeni Kanunun 497.maddesinin 1.paragrafı) başka talepler hakkı antlaşmada belirtilmedi ise, satın alanın işletmenin satış  fiyatını gerekli bulduğu miktarda indirmeyi talep etme hakkı vardır.    
    3.    İşletme bünyesinde satıcının antlaşmada veya teslim etme evrakında gösterilmeyen borcu (taahhütleri), satın alıcıya verildiği durumda, eğer satıcı antlaşma ve işletmeyi teslim etme  sırasında bu borç (taahhütler) hakkında satın alanın haberi olduğunu ispatlayamazsa, satın alıcı satış fiyatını indirmeyi talep etme hakkı vardır.
    4.    Satıcı teslim edilen işletmenin bünyesindeki mülkün eksik olduğunu veya teslim edilmesi gereken mülkün bazılarının mevcut olmadığını, satın alandan öğrendiği durumda, ilgili eksik mülkü değiştirme veya mevcut olmayan mülkü vermek zorundadır.
    5.    Eğer satıcı sorumlu olan eksikliklerden dolayı işletme satış antlaşmasında belirtilen amaca uygun olmazsa ve satıcı bu eksiklikleri,Medeni Kanunun mevzuatlarına veya antlaşmaya uygun belirlediği durumda tertip ve süre içerisinde gidermezse, yada eksiklikleri gidermek imkansız olursa, satın alan mahkeme düzenine göre, işletmeyi satma antlaşmasını feshetmeyi veya değiştirmeyi veya tarafların antlaşmaya göre, yaptıklarını geri vermesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 500. İşletme Satış Antlaşmasında Sözleşmelerin Geçersizlik Nedeni Hakkında ve Antlaşmayı Feshetme ve Değiştirme Hakkında Şartları Kullanma

    1.    Medeni Kanunun sözleşmelerin geçersizliği hakkında ve satış antlaşmasını feshetme ve değiştirme hakkında, antlaşmaya göre, bir taraftan veya iki taraftan alınanları geri verme veya ödettirme kaideleri, eğer bu durumlar satıcı ve satın alıcı kredi verenlerin, başka da kişilerin hakları ve mevzuatları ile korunan menfaatlerini önemli şekilde ihmal etmezse ve toplum müddelerine aykırı gelmezse, işletmeyi satış antlaşmasında kullanılır.

    26-Bölüm
    Değiş
    Madde 501. Değiş Antlaşması

    1.    Değiş antlaşmasına göre, tarafların her biri işletme yapma, tesirli yönetimde başka tarafın mülkiyetindeki bir malı ikincisi ile değiştirmeyi üstlenir.
    2.    Değiş Antlaşmasında satın alma satma antlaşmasının şartları kullanılır, çünkü bu bölümün şartlarına ve değiş anlamına aykırı olmuyor. Bu konuda tarafların  biri, malı vermeyi üstleneni satıcı olarak, değiştirecek olanı satın alacı olarak   kabul edilir.
    3.    Bu bölümde belirtilen şartlar, eğer mevzuatlarda farklı belirtilmezse ve ilgili taahhüdün anlamından kaynaklanmazsa, haklarını (iş, hizmet türü) değiştirmede kullanır.

    Madde 502. Değiş Antlaşmasına Göre Fiyat ve Masraflar

    1.    Eğer antlaşmadan farklı belirtilmezse, değişime dahil olan mallar bir birine eşit olarak kabul edilir, onları teslim etme ve teslim alma hakkındaki masrafları her durumda ilgili görevi üstlenen taraf gerçekleştirir.
    2.    Antlaşmaya göre değiştirilecek mallar bir birine eşit olmadığı durumda, fiyatı değiştirilecek  malın fiyatından az malı vermeye üstlenen taraf , eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, malı teslim etme görevine yapıncaya kadar veya ondan sonra fiyat farkını kendisi ödemelidir.

    Madde 503. Değiş Antlaşmasına Göre Karşılıklı Mal Verme Taahhüdünü Yapma

    Antlaşmaya göre, değişecek malları teslim etme süresi denk gelen durumlarda, mal vermesi gerekli tarafın malı teslim etme taahhüdünü başka taraf mal teslim ettikten sonra yapmasına karşılıklı taahhütleri yapma şartları kullanılır.(Medeni Kanun 284.madde)

    Madde 504.  Değişecek Mallara Mülkiyet Hakkının Değişmesi

    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, değişecek mallara mülkiyet hakkı , değiş antlaşmasına göre, tarafların her biri karşılıklı malları teslim etme taahhüdünü  yaptıktan sonra, aynı anda geçecek.

    Madde 505.Değiş Antlaşmasına Göre Satın Alınan Malın Başka Birilerine Verilmesi Durumundaki Sorumluluk

    1.    Değiş antlaşmasına göre, satın alınan malı üçüncü şahıs aldığı durumunda,  ilgili taraf Medeni Kanunun 414. Maddesinde belirtilen nedenlerden dolayı , başka taraftan onun değiştirilmesi gereken malın, malı eşya şeklinde alma imkansız olursa, fiyatının ödenmesini  talep etme hakkı vardır.

    27-Bölüm
    Hediye
    Madde 506. Hediye Antlaşması

    1.    Hediye antlaşmasına göre bir taraf (hediye eden) diğer tarafın hediye alan) mülkiyetine mülkü veya kendine yada üçüncü bir kişiye mülk hakkını (talebi) bedava verir veya vermeyi üstlenir yada kendinin veya üçüncü kişinin karşısındaki mülki yükümlülükten kurtarır veya bunu üstlenir. Mülkü veya hakkı karşılıklı verme yada karşılıklı taahhüt olduğu durumda antlaşma hediye antlaşması olarak kabul edilmez. Bu antlaşmaya Medeni kanunun 160.maddesinin 2.paragrafında belirtilen şartlar kullanılır.
    2.    Birilerine mülkü veya mülk hakkını bedava vermeye söz verme  veya birilerinin mülki taahhüdünü (hediye etmeye söz verme) kaldırma hediye antlaşması olarak kabul edilir ve eğer gerekli şekilde (508.madde 2.paragrafı) yapılırsa ve gelecekte gerçek kişiye mülkü veya hakkı bedava  verme yada onun yükümlülüğünü kaldırmaya istekli olursa, bunlar söz vereni yükümlü yapar. Hediye eşyasını eşya veya hak şeklinde belirtmeden, kendinin bütün mülkünün bir kısmını hediye etmeye söz verme veya yükümlülüğünü kaldırma geçersiz olur.
    3.    Hediye eden vefat ettikten sonra, hediye alana hediye verme belirtilen antlaşma geçersiz olur. Bu tür hediyeye Medeni Kanunun kaideleri kullanılır.

    Madde 507. Hediye Alacak Olan Kişinin Hediyeyi Kabul Etmeme Durumu

    1.    Hediye alan kendine hediye teslim edilmeden önce istediği zaman hediye almaktan vaaz geçebilir.
    2.    Eğer hediye antlaşması yazılı şekilde yapılırsa, hediyeden vaaz geçme de yazılı şekilde yapılmalıdır. Hediye antlaşması kayıt olunduğu durumda (508.madde, 3. Paragrafı) , hediyeden vaaz geçme de kayıt edilmelidir.
    3.    Eğer hediye antlaşması yazılı şekilde yapıldı ise, hediye veren hediye alandan hediyeyi kabul etmediği için, kendine getirilen zararı ödettirme hakkı vardır.

    Madde 508. Hediye Antlaşmasının Şekli

    1.    Hediye alana hediye ile birlikte, bu maddenin 2, 3.paragrafındaki belirtilen durumların dışında, sözlü olarak yapılabilir.  Hediye verme onu teslim etme, sembolü verme(anahtarı teslim etme ve vs) yada hakları belirleyen evrakları teslim etme ile yapılır.
    2.    Gayrimenkul mülkü hediye etme antlaşması:
    1)    tüzel kişi hediye eden kişi durumunda ve hediye değeri mevzuatlarda belirlenen on aylık hesap biriminden fazla;
    2)    Antlaşmada gelecekte hediye edilmesine söz verilen durumlarda, yazılı şekilde yapılmalıdır. Sözlü olarak yapılan hediye antlaşmasına bu paragrafta belirtilen şartlar geçersizdir.
    3)    Gayrimenkul mülkü hediye etme antlaşmasına devlet kaydı yapılmalıdır.

    Madde 509. Hediye Etmeyi Yasaklama

    1.    Değeri mevzuatlarda belirlenen, on aylık  hesap birliğinden fazla olmayan genel hediyeler dışında;
    1)    Çocuklar ve hukuki salahiyeti olmayan kişilerin adına onların hukuki vekillerinin;
    2)    Tedavi, eğitim, sosyal yardım kurumlarının ve  mahkeme gibi kurumların görevlilerine ve onların tedavi ettiği veya himayesi altında bulundurdukları kişilerin ve onların eşleri ve akrabalarına;     
    3)    Devlet  görevlilerine onların makam seviyesine göre veya onların görevinden dolayı hediye etme yasaktır.

    Madde 510. Hediyeyi Sınırlama

    1.    1.Eşyayı, iş yapma veya tesirli yönetime dahil tüzel kişi, eğer mevzuatlarda farklı belirtilmezse, mülkiyet hakkının muvafakati ile kendi eşyasını hediye etme hakkı vardır. Bu sınırlama değeri mevzuatlarda belirlenen on aylık hesap birliğinden fazla olmayan genel hediyeler için kullanılmaz.
    2.    Ortak mülkiyetteki mülkü hediye etme ortak mülkiyetin bütün katılımcılarının muvafakatine göre, Medeni Kanunun 22.maddesinde belirtilen şartlar esasında yapılır.
    3.     Hediye edene ilgili talep haklarını üçüncü şahısa, hediye etme, Medeni Kanunun 339-343, 345,346.maddelerinde belirtilen şartlar esasında yapılır.
    Üçüncü şahıs karşısında hediye alanın yükümlülüklerini kendine devir alarak, hediye etme Medeni Kanununun 276. Maddesinin 1.paragrafında belirtilen şartlar esasında yapılır.
    4.    Üçüncü taraf karşısında hediye eden kişi hediye alan kişinin borcunu kendine devirerek hediye etmesi, Medeni Kanunun 438. Maddesinde belirtilen şartlar esasında  yapılır.  
    5.    Vekilin hediye etme işlemi yazılan vekaletnamesinde, hediye alan kişinin ismi geçmezse ve eşya türü belirtilmezse, o geçersiz sayılır.

    Madde. 511. Hediye Antlaşmasından Vaaz Geçme

    1.    Eğer antlaşma yapıldıktan sonra, hediye veren kişinin maddi ve aile durumu yada sağlığı değiştiği durumda, ilgili hediye antlaşması onun durumuna önemli şekilde zor duruma düşürecekse, hediye edecek olan kişi gelecekte hediye alana eşya veya hak verme, hediye alacak olan kişinin mülki yükümlülüğünü kaldırma hakkında verdiği sözünü içeren antlaşmadan  vaaz geçme hakkı vardır.
    2.     Hediye eden kişi gelecekte hediye eden kişiye eşya ve hak verme sözünü, yada hediye alan kişiye ona hediye etme fikrini değiştirme hakkını veren nedenlere göre, mülki taahhütlerini üstlenme sözünü içeren antlaşmadan vaaz geçme hakkı vardır. ( Medeni Kanunun 512.maddesi, 1.paragrafı)
    3.    Bu maddenin 1.ve 2 paragraflarında belirtilen nedenlere göre, hediye eden hediye antlaşmasından vaaz geçmesi, hediye alana zararlarını ödeme hakkını sağlamaz.

    Madde 512.Hediyeyi İptal Etme

    1.    Eğer hediye alan hediye edenin sağlığına, onun aile fertlerine veya yakın akrabalarının birine suikast yaparsa, yada hediye verene kasten yaralarsa, hediye verecek olan  hediyeni geçersiz eder. Hediye alan hediye edecek olan kişiyi bilinçli olarak öldürdüğü durumda, mahkemede varislerinin hediyeyi kaldırma hakkı vardır.
    2.       Eğer hediye alanın hediye veren için büyük mülki olmayan değer sayılan eşyayı kullanması onun tamamen kaybolma tehlikesini doğurursa, hediye veren hediyeni geçersiz sayması için mahkemeye baş vurma hakkı vardır.
    3.    Mahkeme ilgili kişinin talebi üzerine, iş adamı veya tüzel kişinin onun ticari işlerine bağlı olarak,  iflas hakkında mevzuatların şartlarını ihmal ederek, yaptığı hediyesinin geçerliliğini, bu kişiyi iflas olarak tanımlamadan bir yıl önceden kaldırabilir.
    4.    Hediye antlaşmasında, hediye veren, hediye alandan uzun yaşadığı durumda, hediye geçerliliğini kaldırma hakkı dikkate alınabilir.
    5.    Hediye kaldırıldığı durumda, eğer hediye edilen eşya hediye alanda bulunursa, hediye kaldırıldığında, hediye alan hediye edilen nesneyi geri vermelidir.

    Madde 513. Hediye Antlaşmasından Vaaz Geçme ve Hediyeyi İptal Etmenin İmkansızlığı Durumları.

    Hediye antlaşmasını yapmadan vaaz geçme hakkında (Medeni Kanunun 511.maddesi) ve hediye yapmanın geçersizliği hakkında (Medeni Kanunun 512.maddesi) antlaşmalar, değeri mevzuatlarda belirlenen on aylık hesap birliğinden fazla olmayan hediyeler için kullanılmaz. (Medeni Kanun, 510.madde 1.paragraf)

    Madde 514. Hediye Edilen Mülkün Noksanları Sebepli Zarar Neticeleri

    1.    Hediye edilen eşyanın noksanları nedenle, hediye alan kişinin hayatına, sağlığına veya mülküne getirilen zarar, eğer bu noksanlar hediye alana eşyayı teslim etmeden önce ortaya çıkarsa ve açık görünen  noksanlara dahil olmazsa, hediye veren o hakkında bilerek hediye edene bildirmezse, Medeni Kanunun 47. Bölümünde belirtilen kaidelere göre hediye eden ödemelidir.

    Madde 515. Hediye Etme Sözü Verildiğinde Hak Varisleri

    1.    Hediye antlaşmasına göre, hediye etme sözü verilen hediye alanın hakları, eğer hediye antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, onun varislerine geçmez.
    2.    Hediye verme sözünü vadeden  hediye verenin yükümlülükleri, eğer hediye antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, onun varislerine(hukuki varislerine) geçer.

    Madde 516. Bağışlama

    1.    Faydalı kullanma amaçla eşyayı veya hakkı hediye etme bağışlama denilir. Bağışlama kişilere, tedavi, eğitim kurumlarına, sosyal kurumlarına ve başka da bunun gibi kurumlara, yardım ve ilmi, eğitim kurumlarına, vakıflara, müze ile,  başka da kültür kurumlarına, sosyal ve dini birliklere ve devlete,  Medeni Kanunun 111 ve 112. Maddelerinde belirtilen medeni hakların başka faillerine yapılabilir.
    2.    Bağışlamayı alma kimsenin muvafakati ve iznini gerektirmez.
    3.    Kişiye mülk yardım için verilmelidir, eğer tüzel kişiye bağış yapan bu mülkün belli bir amaç için kullanılmasını dikkate alarak verebilir. Bu tür talep olmadığı durumda, kişiye mülkü yardım için verme hediye etme olarak tanımlanır, başka durumlarda bağış için verilen mülkü, hediye alan kişi mülkün amacına uygun şekilde kullanır.   Kullanmak için belli bir amaç için belirlenen bağışı alan tüzel kişi bağışa verilen mülkü kullanma hakkında bütün işlemlerinin hesabını yazıya geçirmelidir.
    4.    Eğer şartların değişmesi ile, bağışa verilen mülkün bağış veren belirleyen amaca kullanılması imkansız olduğu durumda, ancak başka amaca bağışlayanın muvafakati ile, bağışlayan vefat ettiğinde veya bağışlayıcı tüzel kişi tasfiye edildiğinde, mahkeme kararı tespit eden amaç için kullanılır.
    5.    Bağış için verilen mülkün bağışlayıcı belirten amaç için kullanmaması  veya ilgili amaç bu maddenin 4.paragrafında belirtilen kaideleri  ihmal ederek bağış verene ve onun varislerine veya hukuki varislerine bağışın kaldırılmasını talep etme hakkını sağlar.
    6.    Bağışa Medeni Kanunun 512.maddesi ve 515.maddesi kullanılamaz.

    28.Bölüm
    Rant ve Hayat Boyunca Geçindirme
    Genel Tüzük
    Madde 517. Rant Antlaşması

    1.    Rant antlaşmasına göre, bir taraf (rant alan) ikinci taraf (rant ödeyene) mülkiyetine mülk verir, rant ödeyen aldığı mülküne takas olarak rant alana belli bir para miktarında veya onu tutmak için başka da şekilde sürekli ödeme yapmayı üstlenir.
    2.    Rant antlaşmasına göre, rantı süresiz(istikrarlı rant) veya hayat boyunca ödeme (hayat rantı) yükümlülüğünü alır. Hayat rantı kişiyi hayat boyunca himaye altında bulundurduğu durumlarda belirlenebilir.

    Madde 518. Rant Antlaşmasının Şekli

    Rant antlaşmasını tasdik eden, rant için ödeme yapmak için gayrimenkul mülkün mülkiyet hakkını kaldıran antlaşmaya devlet kaydı yapılmalıdır.

    Madde 519. Rant Ödemek İçin Mülkün Mülkiyet Hakkını Kaldırma

    1.    Rant ödemek için mülkiyet hakkı kaldırılan mülkü rant alıcı, rant ödeyenin mülkiyetine ödeme yapma yoluyla veya bedava verebilir.
    2.    Rant antlaşmasında mülkü ödeme yapma yoluyla vermek belirtildiğinde , tarafların  verme ve ödeme ilişkilerine satın alma, satma antlaşması, Medeni Kanunun 25.bölümü) , bu mülk bedava verildiği durumda , eğer bu bölümün kaidelerinde farklı belirlenmedi ise ve antlaşma özüne aykırı olmazsa, hediye antlaşması kullanılır.(Medeni Kanun 27.bölüm)

    Madde 520. Gayrimenkul Mülke Rant

    1.    Rant toprak parçasına ve ona ödenen işletmeye, eve, binaya ve başka da gayrimenkul mülke mülkiyet hakkını yükler. Rant ödeyen bu mülkün mülkiyet hakkını kaldırdığı durumda, onun rant antlaşmasın taahhütleri mülkü satın alana geçer.
    2.    Rant yüklenen, bu maddenin 1.paragrafında adı geçen mülkü başka kişinin mülkiyetine veren kişi, eğer Medeni Kanunda, başka mevzuatlarda veya antlaşmada bu taahhüde göre, eşit sorumluluk belirtilmezse, rant alıcının rant antlaşmasının ihmali nedenle ortaya çıkan talepleri ile ilgili para yardımı sorumlusu olur.(Medeni kanun 357.madde)

    Madde 521. Rant Ödemesini Sağlama

    1.    Toprak parçası  veya başka da gayrimenkul mülk hakkı, rant ödemesi ile verildiği durumda,  rant alan ödeme yapanın taahhüdünü sağlama için bu mülkü teminat olarak verme hakkını elde eder.
    2.    Rant ödeyenin taahhüdünün (Medeni Kanunun 292.maddesi) yapılmasını sağlamak yada bu taahhüdün yapılmadığını veya gerekli şekilde yapılmamasından dolayı, sorumluluk tevekkülü, rant alanın yararına  garanti verme yükümlülüğünü belirleyen talep para miktarını veya başka da menkul mülke rant ödemeyi belirleyen antlaşmanın önemli talebidir.   
    3.    Rant ödeyen bu maddenin 2.paragrafında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ve rant alan sorumlu olmayan şartlar da, rant alan rant antlaşmasını feshetme ve zararların ödenmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 522. Rant Ödeme Süresinin Gecikmesi  Nedenle Sorumluluk

    Rant ödeme süresini geciktirdiği için rant ödeyen rant alıcıya, eğer antlaşmada  para cezasının farklı miktarı belirlenmedi ise, Medeni Kanunun 353.maddesinde belirtilen miktarda para cezası kesilecek.

    §2. İstikrarlı Rant

    Madde 523. İstikrarlı Rant Alan

    1.    Sadece kişiler be ticari olmayan kurumlar, eğer bu onların iş amaçlarına uygun olursa, istikrarlı rantı alanlar olabilir.
    2.    İstikrarlı rant antlaşmasına göre, rant alanın hakları, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, taleplere tenzilat yapma ve miras, hukuki miras yolları ile kişileri yeniden kurma yöntemi ile, bu maddenin 1.paragrafında adı geçen kişilere verilebilir.

    Madde 524. İstikrarlı rantın Şekli ve Miktarı

    1.    İstikrarlı rant antlaşmada belirlenen miktarda para şeklinde ödenir.
    2.    Antlaşmada rantı değerine eşit eşya şeklinde ödeme, iş yapma veya hizmet türü ile karşılama türü belirtilebilir.
    3.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, ödenecek rantın miktarı mevzuatlarda belirlenen bir aylık hesap birliği oranla değişir.

    Madde 525. İstikrarlı Rantı Ödeme Süresi

    1.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, istikrarlı rant takvime göre, her sömestr sonrası ödenir.

    Madde 526.Ödeme Yapanın İstikrarlı Rant Satın Alma Hakkı

    1.    İstikrarlı rant ödeyici rant satın alma yoluyla, ona ödeme yapmadan vaaz geçme hakkı vardır.
    2.    Bu şekilde vaaz geçme rant ödeyici, rant ödemesi durduruluncaya kadar üç aydan geç olmamak şartı ile veya antlaşmada belirtilen daha uzun süre içerisinde yazılı şekilde bildirdiği durumda, geçerli olur. Bu konuda rant ödeme hakkında yükümlülük, eğer antlaşmada satın almanın farklı tertibi belirtilmezse, rant alan bütün satın alma fiyatının tamamını alıncaya kadar durdurulmaz.
    3.    İstikrarlı rant ödeyicinin onu satın alma hakkından vaaz geçme hakkında antlaşma talebi geçersiz olur. Antlaşmada istikrarlı rantı satın alma hakkı, rant alanın yaşamında yada antlaşma yapıldığı vakitten otuz yılı aşmayan başka da süre içerisinde yapılması belirtilebilir.

    Madde 527.İstikrarlı Rantı  rant Alıcının Talebi Üzerine Satın Alma

    1.    Rant alan:
    1)    Eğer antlaşmada farklı belirlenmedi ise, rant ödeyen onun ödenmesini bir yıldan fazla vakit geciktiren;
    2)    Rant ödeyici rantın ödenmesini sağlama hakkında kendi taahhüdünü ihmal ettiğinde (Medeni kanun 521.madde)
    3)    Rant ödeyici ödeme yapmaya kabiliyetsiz olduğu kabul edilen durumda, onun antlaşmada belirlenen miktar ve süre içerisinde rant ödeyemeyeceğini kanıtlayan başka da şartlar ortaya çıktığı durumlarda;
    4)    Rant ödemesi olarak gayrimenkul mülk ortak mülkiyet  veya birkaç kişiler arasında bölündüğü durumlarda;
    5)    Antlaşmada belirtilen başka da durumlarda ödeyicinin rantı satın almasını talep etme hakkı vardır.

    Madde 528. İstikrarlı Rantın Satış Fiyatı

    1.    İstikrarlı rantın satışı, Medeni Kanunun 526 ve 527.maddelerinde belirtilen durumlarda antlaşmada belirlenen fiyata göre yapılır.
    2.    Antlaşmada rant ödemesi olarak ödemek için verilen mülkün satış fiyatı hakkında kaide olmadığı durumda, satın alma rant ödemelerinin yıllık fiyatına göre, yapılır.
    3.    Antlaşmada rant ödemesini ödemeye bedava verilen mülkün satış fiyatı hakkında kaide olmadığı durumda, rant ödemesinin yıllık fiyatı ile birlikte verilen mülkün fiyatı satış fiyatına  dahil olur.

    Madde 529. İstikrarlı Rant Ödemesi Olarak Verilen Mülkün Kaza İle Kaybolması veya Tahrik Olması

    1.    İstikrarlı Rant ödemesi olarak bedava verilen mülkün kaza ile tahrik olma ve kaybolması tehlikesini ödeyici kendi yüklenir.
    2.    İstikrarlı rant ödemesi olarak  verilen mülk , kaza ile tahrik olduğunda veya tesadüfen kaybolduğu durumda, ödeyici, ilgili rant ödeme taahhüdünü durdurmayı veya onu ödeme taleplerini değiştirmeyi talep etme hakkı vardır.

    § 3. Hayat Boyunca Rant

    Madde 530. Hayat Boyunca Rant Alanlar

    1.    Rant ödemesi olarak mülk veren kişinin yaşamında veya onun belirttiği başka kişinin yaşamında hayat boyunca rant belirlenebilir.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirlenmedi ise, rant alma hakkında payları eşit olan birkaç kişinin yararına hayat boyunca rant verilir. Rant alanın biri vefat ettiğinde, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, onun rant alma hakkındaki payı yaşayan rant alana değişir, en son rant alan vefat ettiği durumda, rant ödeme taahhüdü kaldırılır.
    3.    Antlaşma yapmadan önce vefat eden kişinin yararına hayat boyunca rant belirleyen antlaşma geçersiz olur.

    Madde 531. Hayat Boyunca Rant Miktarı

    1.    Hayat boyunca rant antlaşmasında rant alana,onun yaşamında sürekli ödenen fiyat şeklinde belirlenir. Taraflar hayatı boyunca geçindirme  hakkında antlaşma yaptığı durumlarda, anlaşmada bu tür geçindirme için ödenecek ücret belirlenmelidir.
    2.    Eğer hayat boyunca rant antlaşmasında farklı belirlenmezse, ödenecek rantın miktarı bir ay için , mevzuatlarda belirlenen asgari ücretten eksik olmamalıdır.

    Madde 532. Hayat Boyunca Rantı Ödeme Süreleri

    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, hayat boyunca rant her ay sonu ödenir.

    Madde. 533. Hayat Boyunca Rant Antlaşmasını Rant Alıcının Talebi Üzerine Feshetme
    1.    Ödeyici antlaşma taleplerini önemli şekilde ihmal ettiği durumda, rant alan rant ödeyene Medeni Kanunun 528. Maddesinde belirtilen taleplere göre, rantı satın alma yada antlaşmayı feshetme  talebinde bulunma hakkı vardır.  
    2.    Eğer daire, konut veya mülk hayat boyunca rant ödemesi olarak bedava mülkiyet hakları kaldırıldı ise,rant ödemesi belirtilen antlaşma taleplerini önemli şekilde ihmal ettiğinde , rant alan, bu mülklerin fiyatını rant satın alma fiyatına hesaplayarak geri verilmesini talep etme hakkı vardır.

    § 4. Hayat Boyunca Geçindirme

    Madde 535. Hayat Boyunca Geçindirme Antlaşması

    1.    Hayat boyunca geçindirme antlaşmasına göre, rant alan kişi kendine ait gayrimenkul mülkü, o kişiyi veya o, gösteren üçüncü bir kişiyi hayatı boyunca geçindirmeyi  üstlenen rant ödeyicinin mülkiyetine verir.
    2.    Hayatı boyunca geçindirme antlaşmasına, eğer bu paragrafta farklı belirtilmedi ise, hayat boyunca rant hakkında kaideler kullanılır.

    Madde 536. Geçindirmeye Verme Hakkında Yükümlülük.

    1.Rant ödeyenin geçindirmeye hakkında yükümlülüğüne konut, yiyecek ve giyecek,geçindirmesini sağlama ve  ihtiyaçlarını karşılama dahil edilebilir. Antlaşmada rant ödeyenin gelenek hizmetinin de yapılmasına ödeme yapılma belirlenmiş olabilir.
    Antlaşmada geçindirme ücreti belirlenmelidir. Bu konuda geçindirme ücreti her ay mevzuatlarda belirlenen asgari ücret miktarından az olmamalıdır.
    Kişiye verilen veya verilmeli geçindirme ücreti hakkında taraflar arasında ortaya çıkan davayı çözme sırasında, mahkeme adalet ve anlayış prensiplerine dayanmalıdır.

    Madde 537. Hayat Boyunca Geçindirme Hakkında Yükümlülük.
    Antlaşmada  geçindirmenin eşya şeklini ödeme şekline değiştirme belirtilebilir.

    Madde 538. Hayat Boyunca Geçindirmeyi sağlamak için Verilen Mülkün Mülkiyet Hakkını Kaldırma ve Kullanma

    1.    Rant ödeyici hayat boyunca geçindirmeyi sağlamak için, verilen gayrimenkul mülkü,  mülkiyet hakkından ayırma, teminat olarak verme ve başka da yöntemlerle yükümlü etmesi, rant alanın ancak önceden alınana izini  olduğunda mümkün olur.
    2.    Rant ödeyici hayat boyunca geçindirme için verilen mülkü kullanması, bu mülkün değerini onun tabii eskimesi dışında, fiyatının düşmemesini sağlamak için gerekli tedbir almak zorundadır.

    Madde Hayat Boyunca Geçindirmeyi Kaldırma

    1.    Hayat boyunca geçindirme yükümlülüğü rant alan vefat ettikten sonra kaldırılır.
    2.    Rant ödeyen kendi yükümlülüklerini büyük ölçüde ihmal ettiğinde rant alan hayat boyunca geçindirmeyi sağlayan gayrimenkul mülkün geri verilmesini yada Medeni Kanunun 528.maddesinde belirtilen durumda, kendine satış fiyatının ödenmesini talep etme hakkı vardır. Bu konuda ödeyicinin rant alıcıyı geçindirmesi ile ilgili yapılan masraflarının ödenmesini talep etme hakkı yoktur.

    29.Bölüm
    Mülkün Kiralanması (Kira)
    Genel Tüzük

    Maddee 540. Mülk Kiralama Antlaşması

    1.    Mülkün kiralanması (kira) antlaşmasına göre, kiraya veren kiralayıcıya mülkü kira parasını ödeyerek belli bir süre için kullanmaya vermeyi üstlenir.
    2.    Kiraya alna kiraya alan mülke, Medeni Kanunun belirlenen şartlar ve tertibine göre kullanma hakkı vardır.
    3.    Lizing, eşya kirası antlaşmalarında ve mülkü belli bir süre için kiralama antlaşmalarının başka da türleri mülk kiralama antlaşmasına dahildir.

    Madde 541. Mülkün Kiralanma Noktaları

    1.    Mülkü kiralamak için işletmeler ve başka da mülk bilişimi, toprak parçaları, evler, binalar, araçlar, taşıt araçları ve onları kullanma sırasında kendi tabii niteliklerini kaybetmeyen diğer eşyalar(kullanılmayan eşyalar) verlebilir.
    2.    Eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise, toprak kullanma hakkı, tabii kaynaklar kullanma hakkı ve başka da eşya hukukları mülkün kiralanma noktaları olabilir.
    3.    Mevzuatlarda mülkü kiralaması mümkün olmayan veya kiralanmasına sınır konulan mülk türleri belirlenebilir.
    4.    Mevzuatlarda konut ve toprak parçalarını, tabii kaynakların bulunduğu toprak parçalarını ve başka da özel nesneleri, özellikle konsesiyon antlaşmalarına dayandırılan ve başka da şartlarda,  mülkü kiraya verme özellikleri belirlenebilir.

    Madde 542. Mülk Kiralama Antlaşmasının Talepleri

    Mülk kiralama antlaşmasında, kiralayıcı kira nesnesi olarak verilmesi gereken mülkü açıklayan bilgiler gösterilmelidir. Antlaşmada bu bilgiler mevcut olmadığında, mülk olarak kiralanması gereken nesne  hakkında talep, tarafların anlaşılmadığı  konu olarak kabul edilip, kira antlaşması yapılmadı sayılır.

    Madde 543. Kiraya Veren .

    Mülkü kiraya verme hakkı mülkün mülkiyet sahibine aittir. Mevzuatlarda vekil temsil edilen veya mülkiyet sahibi mülkünü kiraya vermek için görevlendiren şahıslar, kiraya verenler olarak kabul edilir.

    Madde 544. Mülkü Kiralama Antlaşmasının Şekli

    1.    Bir yıldan fazla süre için yapılan , eğer tarafların biri tüzel kişi olursa, süre belirtilmeden de, mülkü kiralama antlaşması yazılı şekilde yapılmalıdır.
    2.    Gayrimenkul mülkü kiralama antlaşması, eğer mevzuatlarda farklı gösterilmedi ise, devlet kaydı yapılır.
    3.    Kişiler arasında bir yıl süreden fazla olmayan kiralama antlaşması, sözlü olarak yapılabilir.
    4.    Mülkün mülkiyet hakkı daha sonradan kiracıya geçecek olan antlaşmada, mülkün satın alma, satma antlaşması belirtilen şekilde yapılır.

    Madde 545. Mülk Kiralama Antlaşmasının Süresi

    1.    Mülkün kiralama antlaşması , antlaşmada belirlenen süre için yapılır.
    2.    Eğer mülk kiralama antlaşması süresi belirlenmedi ise, o belirsiz süre için yapıldı sayılır.
    Gayrimenkul mülkü kiralayan durumlarda, eğer mevzuatlarda ve antlaşmada farklı belirtilmedi ise, her taraf ikinci tarafa üç ay önceden bildirerek, bu antlaşmadan istediği zaman , başka bir mülkü kiraladığı anda, bir ay içerisinde antlaşmayı feshetme hakkı vardır.
    3.    Mevzuatlarda mülk kiralamanın bazı türleri için ve mülkün bazı türlerini kiralamak için, antlaşmanın oldukça uzun süresi belirlenebilir. Bu durumlarda, eğer antlaşmada kira süresi belirlenmedi ise ve mevzuatlarda belirlenen sınırlı süre tamamlanıncaya kadar tarafların hiç biri, antlaşmayı feshetmezse, antlaşma belirlenmiş zaman sınırında  kaldırılır.
    Bu durumda mevzuatlarda belirlenen zaman sınırını aşan mülk kiralama antlaşması oldukça uzun süre için yapıldığı kabul edilir.

    Madde 546. Mülk Kiralama Antlaşmasına Göre Yapılan Ödeme

    1.    Kira için alınan mülkü kullanmak için ödeme, eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise, antlaşmada belirtilmiş tertip, süre ve şekle göre kiracı tarafından yapılacak. Antlaşmada bunlar belirtilmediği durumda, benzer durumlarda mülkü kiraya alan durumlardaki tertip, süre ve şekilde belirlenen sayılır.
    2.     Ödeme bütün kiralanan mülk için bütün veya onları bölümlerinin her biri için ;
    1)    sürekli veya bir defa ödeme şartı ile belli bir ücret ödeme şeklinde;
    2)    kiralanan mülkü, ürünü, meyveleri veya geliri kullanma neticesinde elde edilen belli bir pay miktarını paylaşma şeklinde;
    3)    Kiracının belli bir hizmet türü ile karşılaması şeklinde;
    4)    Kiracının antlaşmada belirtilen eşyayı kiraya veren kişinin mülkiyetine veya kullanmasına vermesi şeklinde;
    5)    Kiracıya kiralanan mülkü onarması hakkında antlaşmada anlaşılan masrafları üstlenme şeklinde belirlenir. Taraflar antlaşmasında mülkü veya başka da ödeme noktalarını kullanmak için adı geçen ödeme şekillerini birleştirme durumlarını da belirtebilir.
    3.    Mülkü kullandığı için yapılan ödeme miktarı, eğer tarafların anlaşmasında farklı belirtilmedi ise, en az yılda bir defa değiştirilebilir. Mevzuatlarda  kiranın  bazı türleri için ve mülkü kiralamanın bazı türleri için yapılan ödeme miktarını değiştirme ve ödeme için daha az süre belirlenebilir.
    4.    Merkez tarafından belirlenen fiyat ve tarife değiştiği durumda , taraflarının birinin talebi üzerine ödeme miktarı yeniden belirlenmelidir.
    5.    Eğer kiracı sorumlu olmayan durumlarda, antlaşmada belirtilen kullanma şartları veya mülkün durumu kötü duruma düşerse, mevzuatlarda farklı belirlenmedi için, kira ücretini   indirmeyi talep etme hakkı vardır.
    6.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, kiracı mülkü kullandığı için ödeme süresini ihmal ettiği durumda, kiraya veren kiracıdan kira için belirlenen süreden önce ödeme yapmasını talep etme hakkı vardır. Bu durumda kiraya verenin kiracıdan ödemeyi ardı ardına iki süre boyunca vaktinden önce ödemesini talep etme hakkı yoktur.

    Madde 547. Mülkü Kiracıya Teslim Etme

    1.    Kiraya veren mülkü kiracıya antlaşma talepleri ve mülkün amacına uygun olacak durumda vermelidir.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, mülk kiraya onun bütün araç, gereçleri ile ve ona gerekli evraklarla (mülkün bünyesi, onun araç, gereçleri, kalitesi, kullanma kılavuzu,vs.) beraber teslim edilir.  Eğer bu tür araç, gereçler, ve evraklar teslim edilmedi ise, fakat kiracı onlar olmadan mülkü istenilen amaç için kullana almazsa, kiracı kiraya verenden kendine bu tür araç gereçlerin ve evrakların verilmesini talep edebilir.
    3.    Eğer kiraya veren kiraya veren mülkü kiracıya antlaşmada belirtilen süre içerisinde teslim etmezse, antlaşmada bu süre belirtilmedi ise, kiracı uygun bir süre içerisinde, Medeni Kanunun 355. maddesine göre, o mülkü  talep etme veya antlaşmayı feshetme hakkı vardır.

    Madde 548. Kiraya Verenin Kira İçin Verilen Mülkün Noksanları İçin Sorumluluğu

    1.    Kiraya veren, kiraya verilen mülkü kullanması için tamamen veya kısmen engel olan noksanları için, hatta antlaşama yapıldığında , bu noksanlar hakkında bilgisi olmazsa da , sorumlu olur. Bu tür noksanlar ortaya çıktığında, kiracı kiraya verenden kendi isteğine göre:
    1)    Mülkün noksanlarının bedava giderilmesini:
    2)    Kira parasından ortaya çıkan noksan oranla düşmeyi:
    3)    Kiraya verene bu hakkında önceden bildirerek, bu noksanları giderme ile ilgili kendisinin masraflarını mülkü kullandığı için ödenecek ücret hesabından çıkartmayı:
    4)    Antlaşmayı vaktinden önce feshetmeyi talep etme hakkı vardır.
    2.    Kiracının talepleri hakkında veya onun mülkün noksanlarını kiraya veren hesabına giderme fikri hakkında bilgi alan kiraya veren kişi,  kiracının muvafakati ile kiraya verilen mülkü hemen benzer mülkle değiştirebilir veya mülkün noksanlarını bedava giderebilir.
    3.    Eğer kiraya alanın taleplerini karşılama veya onun mülkü kullandığı için ödenen ücretten noksanın giderilmesi için harcanan masrafları düşmek, kiracıya getirilen zararı ödemek için yetmezse, kiracı masrafların ödenmemiş kısmının ödenmesini talep etme hakkı vardır.
    4.    Kiraya veren, kiraya verilen mülkün antlaşma yapıldığında  bildirilen veya kiracıya önceden belli olan noksanları için sorumluluk taşımaz.

    Madde 549.Kiraya Verilen Mülke Üçüncü Şahısların Hakları

    1.    Mülkün kiralanması bu mülke üçüncü şahısların haklarını kaldırma veya değiştirme için neden olamaz.
    2.    Kiraya veren antlaşma yaptığında, kiracıya kiraya verilen mülke üçüncü şahısların bütün haklarını (servitut, vekalet hakkı, vs) hakkında bildirmek zorundadır. Bu şartı yerine getirmemek kiracıya mülkü kullandığı için ödenen ücreti indirme veya antlaşmayı feshetme hakkını sağlar.

    Madde 550. Kiralanan Mülkü Kullanma

    Kiracı mülkü antlaşma taleplerine uygun, eğer antlaşmada bu talepler belirtilmedi ise, mülkü amacına uygun şekilde kullanmalıdır.

    Madde 551. Kiracının Kiralanan Mülkü Kullanma Sınırları

    1.    Eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise, kiracı kiraya verenin muvafakati ile, kiralanan mülkü ek kiraya verme (ek kira), mülkü kiralama antlaşmasına göre, kendi hakları ve yükümlülüklerini başka kişiye verme (tekrar kiralama), kiralanan mülkü bedava kullanmaya verme ve hakları vekaleten verme ve onları şirketlerin , anonim şirketlerin hisse senetlerine yatırım veya  kooperatiflere ödenek olarak kullanma hakkı vardır. Bu durumlarda, tekrar kiralama hariç, kiracı kiraya veren karşısında antlaşmaya göre, sorumluluğunu korur.  
    2.    Mülkü başka şahıslara teslim antlaşması, kira antlaşmasının süresini aşan süre için yapılamaz.
    3.    Tekrar kiralama antlaşmasına, eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise, mülkü kiralama antlaşması kaideleri kullanılır.

    Madde 552. Kiraya Verenin Kiralanan Mülkün Bakımı İle İlgili  Yükümlülükleri

    1.    Kiraya veren kiralanan mülke taraflar anlaşılan sürede, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirlenmedi ise, kendi hesabına onarma yapmalıdır.
    2.    Kiraya alan sorumlu olmayan durumlarla ilgili ortaya çıkıp, hemen onarılması gereken şartlarda, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, kiraya veren uygun bir süre içerisinde onarım yapacak.
    3.    Kiraya veren onarım hakkında yükümlülüklerini yapmaması kiracıya kendi isteğine göre:
    1)    onarımı kendi isteğine göre yapma ve masraflarını kiraya verenden alma;
    2)    Onarım masraflarını ödeme ücretinden düşürmeyi talep etme;
    3)    Antlaşmaya göre kira için ödenen ücreti indirmeyi talep etme;
    4)    Antlaşmayı feshetme haklarını sağlar.

    Madde 553. Kiracının Kiralanan Mülkün Bakımı İle İlgili Yükümlülükleri

    Kiracı, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, mülkü bakımlı tutmak, zamanla ortaya çıkan onarımlarına yapma ve mülkün onarımına giden masrafları karşılamak zorundadır.

    Madde 554. Kiracının Kiralanan Mülkten Alınan Ürüne, Meyveye ve Başka Da Gelirlere Mülkiyet Hakkı

    Kiralanan mülkü kullanma neticesinde kiracının elde ettikleri ürünü, meyve ve başka da gelirleri, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, kiracının mülkiyeti olarak kabul edilir.

    Madde 555. Mülkün Onarımı

    1.    Kiralanan mülkün kiracı yapan bölüğünün onarımı , eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, kiracının mülkiyeti olur.
    2.    Kiracı kendi parasında ve kiraya verenin muvafakati ile yaparsa, antlaşmada farklı belirtilmediği için, onun antlaşma süresi tamamlanınca kadar onarım masraflarını ödettirme hakkı vardır.
    3.    Kiracının kiraya verenin muvafakati olmadan yaptığı bölüşü imkansız olan onarım masraflarına, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi, ödeme yapılmaz.

    Madde 556. Tarafların Birinin Talebi Üzerine Mülkü Kiralama Antlaşmasını Feshetme Veya Değiştirme

    1.    Tarafların birinin talebi üzerine mülkü kiralama antlaşması, Medeni Kanunun, başka da mevzuatların veya antlaşmada belirtilen durumlarda, mahkeme tertibi ile değiştirilebilir veya vaktinden önce feshedilebilir.
    2.    Kiraya verenin talebine göre şu durumlarda:
    1)    eğer kiracı mülkü antlaşma taleplerini veya mülkün amacını önemli şekilde ihmal ederek , kiraya verenin bu hareketi durdurma hakkında yazılı bildirisine rağmen, kullanırsa:
    2)    Eğer kiracı kasten veya kazayla mülke zarar verse;
    3)    Eğer kiracı mülkü kullandığı için antlaşmada belirlenen ödeme süresine göre iki defadan fazla ödeme yapmazsa:
    4)    Eğer kiracı kiralama antlaşmasında belirlenen süre içerisinde, mülke onarım yapmazsa, antlaşmada belirlenmedi ise, mevzuatlara veya antlaşmaya göre onarım yükümlülüğü kiracıya yüklendiği durumda, bunu uygun bir süre içerisinde yapmadı ise, mülkün kiralanması antlaşması feshedilerek, mülk mülkü kiraya verene geri verilebilir.
    Kiraya veren kiracıya kendi yükümlülüklerini uygun bir süre içerisinde yapmasına imkan tanındıktan sonra, antlaşmayı vaktinden önce feshetme talebinde bulunma hakkı vardır.
    3.    Kiracının  talebi üzerine antlaşma şu durumlarda;
    1)    Kiraya veren mülkü kiralayana kullanması için teslim etmediği yada mülkü antlaşma taleplerine veya mülkün amacına göre kullanmaya engel olduğunda;
    2)    Kiraya veren kendine yüklenen mülkün onarım yükümlülüğünü antlaşmada belirlenen sürede, antlaşmada belirlenmediği durumda, uygun bir süre içerisinde yapmadı ise,
    3)      Kiracı teslim edilen mülkte onun kullanmasına engel olan noksanlar mevcut olduğunda, bu noksanları kiraya veren bildirmediği, kiracıya önceden belli olmayan ve mülkü baktığında veya antlaşma yapıldığında mülkün  kontrolü sırasında  fark edilmeyen mülk noksanları ortaya çıkarsa ;
    4)    Eğer mülk kiracı sorumlu olmayan durumlardan dolayı kullanması mümkün olmayan şartlarda antlaşma vaktinden önce feshedilir.

    Madde 557. Kiracının Antlaşmayı Yeni Süre İçin Yapmada Ayrıcalık Hakları

    1.    Kendi yükümlülüklerini layıkıyla yerine getiren kiracı, eğer  mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, antlaşma süresi geçtikten sonra, başka şahıslarla kıyasla mülkü kiralama antlaşmasını yeni süre için yapma için, eşit şartlarda ayrıcalık hakkı olur. Kiracı mülkü kiralama antlaşmasında belirtilen süre içerisinde, antlaşmada bu süre belirlenmedi ise, antlaşmanın kullanılması  açıklanıncaya kadar   uygun bir süre içerisinde,  bu antlaşmayı yapma isteğinde olduğunu kiraya verene yazılı şekilde belirtmek zorundadır.
    2.     Mülkü kiralama antlaşması, yeni süre için yapıldığında, antlaşma talepleri tarafların anlaşması ile değiştirilebilir.
    3.    Eğer kiraya veren antlaşmayı yeni süre için yaptığında, kiracıdan vaaz geçerse, fakat antlaşma süresi tamamlandıktan sonra, bir yıl içerisinde başka şahısla mülkü kiralama antlaşmasını yaptı ise, kiracı kendi isteğine göre, mahkemede bu antlaşmaya göre haklar ve yükümlülüklerin kendine değiştirilmesini veya kendisi ile antlaşma yapılmasını ve kendisi ile antlaşma yapmayı yenilemede getirilen zararın ödenmesini veya sadece zararın ödenmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 558. Mülkü Kiraya Verme Antlaşmasını Yeniden Yapma

    1.    Eğer kiraya veren taraf karşı olmazsa, kiracı antlaşmanın süresi dolduktan sonra da mülkü kullanmaya devam ederse, antlaşma aynı taleplerle belirsiz süre için yenileşmiş sayılır. Bu konuda tarafların her biri gayrimenkul mülkü kiraladığında , eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, bu hakkında diğer tarafa en az üç ay önceden ve mülkü kiraladığı durumda, bir ay içerisinde yazılı şekilde belirterek , antlaşmayı istediği zamanda feshedebilir.

    Madde 559. Mülkü Kiralama Antlaşmasının Tarafların Değiştiği Durumunda Geçerli Olması

    1.    Kiraya verilen mülk için mülkiyet hakkının , tesirli yönetim hakkının veya iş için kullanma hakkının başka kişiye değişmesi, mülkü kiralama antlaşmasını değiştirmeye veya feshetmeye neden olamaz.
    2.    Gayrimenkul mülkü kiralayan kişi vefat ettiğinde, bu mülkü kiralama antlaşmasına göre, onun hakları ve yükümlülükleri, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, onun varislerine geçer. Bu tür varise antlaşmanın geçerli süresinin geri kalan kısmında, kiraya verenin antlaşmayı feshetme hakkı yoktur. , antlaşma kiracının özel şahsiyeti ile ilgili olduğu durumlar hariçtir.

    Madde 560.Ek Kiralama Antlaşmasının Esas Mülkü Kiralama  Antlaşmasına Bağlılığı

    1.Eğer mülkün kiralanması antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, mülk kiralama antlaşmasını vaktinden önce kaldırma,  ilgili antlaşmaya dayanarak yapılan ek mülkü kiralama antlaşmasının da kaldırılmasına neden olur.
    Eğer mülk kiralama antlaşması, Medeni Kanunda belirtilen nedenlerden dolayı geçersiz olursa, ilgili antlaşmaya dayanarak yapılan ek kiralama antlaşması da geçersiz sayılır.

    Madde 561. Antlaşmanın Kaldırıldığında Kiraya Verene Mülkün Geri Verilmesi

    1.    Mülkün kiralanma antlaşması kaldırıldıktan sonra, kiracı mülkü teslim aldığı şekilde, normal eskimesini dikkate alarak veya antlaşmada anlaşılan durumda, kiraya verene geri vermek zorundadır.
    2.    Eğer antlaşma süresi dolduktan sonra, geri iade edilecek mülkün durumu, bu maddenin 1.paragrafında belirtilen taleplere uymazsa, kiracı getirdiği zararları kira verene ödeyecek. Eğer kiralanan mülk antlaşmada belirtilen süreden önce, bozulursa, kiracı, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, kiraya verene mülkün geri kalan fiyatını ödeyecek.
    3.    Eğer kiracı kiraya alan mülkü geri vermezse veya onu vaktinde geri iade etmezse, kiraya veren bütün geçen süre içerisinde mülkü kullandığı ücretin ödenmesini talep etme hakkı vardır. Bu ödeme kira verene getirilen zararı ödemek için yetersiz olursa, kira verenin bu mülkün ücretini ödemeyi talep etme hakkı vardır.  
    4.    Antlaşmada vaktinde geri iade edilmeyen kiralanan mülk için para cezasını ödeme belirtilen durumda masraf, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, para cezasının dışında mülkün değerini ödettirebilir.

    Madde 562. Mülkün Kiracının Mülkiyetine Geçmesi

    1.    Mülkün kiralanması antlaşmasında kiralanan mülk. Kiracının mülkiyetine tarafların anlaşmasında belirlenen durumlarda geçeceği belirtilebilir.
    2.    Eğer antlaşmada kiralanan mülkü satın alma hakkında kaide belirtilmezse, o tarafların ek anlaşması ile belirlenebilir, Bu konuda onlar kullanmaya önceden ödenen ücreti satış fiyatına hesaplama olarak anlaşma hakkı vardır.
    3.    Kiralanan mülkü satın alma yasağı durumları mevzuatlarda belirlenebilir.

    Madde 563. Kiracı Haklarının Korunması

    Kiracıya onun kiralanan mülke haklarının korunması mülkiyet haklarının korunması ile eşit derecede sağlanır. Kira veren kiralayan mülkü kullanma her hangi bir hakları olmayan üçüncü bir şahısın zorluk göstermesi ile bozulursa, kira verenin karşısında bunun için cevap veremez. Kiracının talep etme ve başka türlü kendi adına kendine ait hakları koruma hakkı vardır.

    Madde 564. Mülkü Kiralamanın Bazı Türlerinin ve Bazı Mülk Türlerin Kiralamanın Özellikleri

    Mülk kiralama antlaşmasının bazı türlerine ve bazı mülk türlerini kiralama antlaşmasına (lizing, işletme kirası, eşya kirası), eğer mevzuatlarda ve Medeni Kanunun kaidelerinde onlar hakkında farklı belirtilmezse, bu paragrafın kaideleri kullanılır.

    Lizing

    Madde 565. Lizing Antlaşması

    1.    Lizing antlaşmasına göre, lizing veren lizing alacak olan kişinin gösterdiği  mülkü, kendi mülkiyetine satın alır ve lizing alana bu mülke ücret  ödeme yoluyla geçici   sahiplenmesi ve iş amacında kullanmasına verme yükümlülüğünü  üstlenir.
    2.    Lizing antlaşmasında satıcını ve satın alınan mülkü seçme işini lizing veren gerçekleştireceği durumları belirtilebilir.

    Madde 566. Lizing Şekli

    1.    Evler, binalar, arabalar, araç, gereçler, taşıt araçları, toprak parçası ve her türlü kullanılmayan eşya lizing nesnesi olabilir. Değerli kağıtlar ve tabii kaynaklar lizing nesnesi olamaz.

    Madde 567. Lizing Antlaşmasının Önemli Talepleri

    Lizing antlaşmasında, Medeni Kanunun 542.maddesinde belirtilen talepler dışında, bu talepler de olmalıdır:
    1)    Mülkü satan kişinin ismi;
    2)    Lizing alana mülkü teslim etme talepleri ve süresi;
    3)    Ücret miktarı ve süresi;
    4)    Antlaşma süresi;
    5)    Eğer antlaşmada alıcının mülkiyetine mülkün geçmesi belirtilirse, onun şartları yer almalıdır.

    Madde 568. Mülkü Lizing Şeklinde Verme Durumunda Satıcıya Bildirme

    Lizing veren, Lizing alan için mülk satın alarak, mülkün belli bir şahısa lizing amaçla satın alındığı hakkında satıcıyı bilgilendirmelidir.

    Madde 569. Mülkün Beklenmedik Durumda Kaybolma Veya Tahrik Olma İhtimali

    Lizing nesnesi olan mülkün beklenmedik durumda kaybolma veya tahrik olma tehlikesinde sorumluluk, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, mülkün  teslim edilmesi ile birlikte,  lizing alana geçecek.

    Madde 570. Lizing Antlaşmasına Göre Ödeme Yapma

    Lizing antlaşmasına göre ödenmesi gereken vadeli ödemeleri mülkün antlaşma yapıldığı vakitteki fiyatına göre, fiyatının tamamı veya belli bir kısmının amortismanı dikkate alınarak hesaplanabilir.

    Madde 571. Lizing Alana Lizing Antlaşmasının Şekline Teslim Etme

    1.    Lizing antlaşmasının nesnesi olan mülkü satan, lizing alana, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise veya taahhüt anlamından farklı  olmazsa, lizing alıcının bulunduğu yerde direkt teslim eder.
    2.    Lizing antlaşmasının nesnesi olan mülk, bu antlaşmada belirtilen sürede lizing  alana verilmediği durumda, eğer sürenin geçmesine lizing veren sorumlu olan durumlarda, lizing alıcı antlaşmayı feshetme ve masraflarının ödenmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 572. Satıcının Sorumluluğu

    1.    Lizing alan lizing antlaşmasının nesnesi olan mülkü, satıcıdan,  satıcı ve lizing vericinin arasında yapılan satın alma, satma antlaşmasından kaynaklanan, özellikle, mülkün kalitesi, ve toplanması, onun teslim süresine bağlı durumlarda  yada satıcı antlaşmayı yeteri kadar gerekli şekilde yapmadığı durumlar haricinde, her türlü ortaya çıkan talepleri talep etme hakkı vardır.  Bu konuda lizing alıcı, adı geçen mülkü satın alma satma tarafı olduğunda, satın alınan mülke ödeme yapma hariç, satın alıcı için Medeni Kanunda belirtilen haklar ve yükümlülükleri üstlenir. Satıcı ile ilişkilerde lizing alan ve lizing veren beraber kredi veren olur.  
    2.    Eğer lizing antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, satıcıyı seçme hakkı lizing alanda olması durumu hariç, lizing veren lizing alanın  karşısında satıcının satın alma, satma antlaşmasından kaynaklanan talepleri yerine getirmesi ile ilgili sorumlu olmaz. Satıcıyı lizing veren seçtiği durumda, lizing alanın satın alma , satma antlaşmasından ortaya çıkan talepleri doğrudan kendi isteğine göre, eşit durumda sorumlu olan hem satıcıdan, hem lizing alıcıdan talep etme hakkı vardır.

    §3 . İşletmenin Kirası

    Madde 573. İşletmeyi Kiralama Antlaşması

    1.    İşletmeyi  kiralama antlaşmasına göre, kiraya veren kiralayıcıya iş yapması için, işletmeyi ücret ödeyerek geçici bir süre için sahiplenme ve işletmeyi bütünü ile mülk olarak kullanmak için  (Medeni Kanun, 119. Madde), özellikle mülkiyet hakkı sahibinin şirket ismine, yada ticari belgesine, ticari bilgi hakkını korunması ve kiraya verenin başka kişilere vermeye hakkı olmayan hukukları ve yükümlülükleri dışında, antlaşmada belirtilen başka da ayrıca hukuki nesneleri, mal belgesi, hizmet türü, vs vermeyi üstlenir.
    2.    Kiraya verenin ilgili hizmet türü ile uğraşmasına izin verilen lisans esasında elde eden hakları, eğer mevzuatlarda farklı belirlenmezse, kiralayıcıya verilmemelidir. Antlaşmaya göre verilen işletmenin bünyesine , bu tür özel ruhsatı(lisansı) olmadığı durumda, kiralayanın yapması imkansız olan taahhütleri dahil etmek, kiraya vereni kredi verenler karşısında ilgili taahhütlerini kaldıramaz.
    3.    İşletme görevlileri ile ilgili haklar ve yükümlülükler, kiraya verenden kiralayıcıya İş mevzuatlarında belirtilen düzene göre,  geçecek.

    Madde 574. İşletmeyin Kiralanması Durumunda Kredi Verenlerin Hakları

    1.    1.Kiracıya borçlarını devirdiği hakkında kiraya veren  kendi borç verenlerine kira antlaşması yapılıncaya kadar,bu hakkında yazılı şekilde bildirmek zorundadır, onlar bu devri kabul etmediği durumda, haber alındığı tarihten itibaren  üç ay içerisinde, kiraya verenden ilgili taahhütlerini kaldırmayı ve vaktinden önce yapmasını veya zararın ödenmesini talep etme hakları vardır.  Eğer belirli süre içerisinde bu talepler sunulmazsa, borç veren ilgili borcun kiracıya devrilmesini kabul etmiş sayılır.
    2.    İşletme, kiraya verenden taahhütleri kaldırma veya vaktinden önce yapılmasını talep eden kredi verenlerle ancak hesaplaştıktan sonra, kiraya verilebilir.
    3.     İşletmeyi mülk olarak kiraya verdikten sonra, işletmenin bünyesine dahil edilen , kiralayıcıya kredi verenin muvafakati olmadan devir edilen borçları ile ilgili hem kiracı, hem kiralayan eşit derecede sorumlu olur.

    Madde 575. İşletmeyi Kiralama Antlaşmasının Şekli ve Ona Devlet Kaydı
    1.İşletme kiralama antlaşması, tarafların imzalayan evrak türü olarak,yazılı şekilde yapılır.
    3.    İşletme kiralama antlaşmasının şeklinin ihmali antlaşmanın geçersizliğine neden olur.
    4.    İşletme kiralama antlaşmasına devlet kaydı yapılmalıdır ve bu kayıt yapıldığında antlaşma yapılmış kabul edilir.

    Madde 576. Kiralanan İşletme Teslimi

    İşletmeyi kiralayana teslim etme, teslim tutanağı evrakları ile gerçekleşir. Teslim evrakını yapma ve imzaya sunma işlemleri birlikte, işletmeyi teslim etmeye hazırlama , eğer antlaşmada farklı gösterilmedi ise, kiraya verenin yükümlülüğüdür ve bununla ilgili işlemler kiraya verenin  hesabından yapılır.

    Madde 577. Kiracının İşletmeyi İşletmesi ve Onu Kullanma Masraflarını Ödeme Yükümlülükleri

    1)    İşletme kiralayan antlaşma süresince, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, kullanma süreci boyunca ve genel onarım dahil, işletmeyi iyi teknik durumda korumak zorundadır.
    2)    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, kiralanan işletmeyi kullanmakla ilgili masraflar kiracıya aittir.

    Madde 578. Kiralanan İşletmenin Mülkünü Kullanma .
    Kiracı kiralanan işletme mülküne dahil maddi değerleri, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmezse, kiraya verenin muvafakati olmadan satma, değiştirme, geçici süre için kullanmaya verme yada borç bedeline vermeve onları ek olarak  kiralama ve antlaşmaya göre, bu değerlerle ilgili kendi hakları ve yükümlülüklerini başka şahısa devirme hakkı vardır, bu durumda işletmenin değerinin düşmemeli ve kiralama antlaşmasının diğer şartları ihmal olmamalıdır.

    Madde 579. Kiracının Kiralanan İşletmeye Değişiklikler ve Onarımlar yapması

    1.    Eğer işletme kiralama antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, kiracı kiraya verenin muvafakati olmadan kiralanan mülk bünyesine dahil olup ta onun değerini artıran değişiklikler yapma, onu yeniden yapılandırma, teknik araçlarla donama  hakkına sahiptir.
    2.    Eğer işletmeyi kiralama antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, işletmeyi kiralayan kiralanan mülkten bölünmesi imkansız onarım ücretini, bu onarıma kiracının ruhsat etmesine rağmen, alma hakkı vardır.
    3.    Kiracı  kiralanan mülkten bölünmesi imkansız onarımın ücretini ödeme yükümlülüğünden, eğer kiraya veren kiracının bu onarım için harcayan masrafının kiralanan mülk ücretinden , onun kullanma özelliğini artırma  miktarına den olmayacağını veya bu tür onarım yapma  sırasında adalet ve dürüstlük anlayışına aykırı olduğunu ispatlarsa, mahkeme kararı ile, kurtarılır.

    Madde 580. Kiralanan İşletmeyi Geri Alma
    Kiralama Antlaşması kaldırıldığında işletme bütün bünyesi ile birlikte, Medeni Kanunun  573, 574, 576.maddelerinde belirtilen kaideleri koruyarak kiraya veren kişiye geri iade edilmelidir. Teslim tutanağını yapma ve onu imzaya sunma beraber, işletmeyi kiraya verene teslim etmeye hazırlama, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, bu durumda kiracının yükümlülüğüdür ve bununla ilgili işlemler kiracının hesabından yapılır.

    § 4. Konut Ve Binaları Kiralama

    Madde 581. Konut ve Bina Kiralama Antlaşması

    1.    Konut veya bina kiralama antlaşmasına göre, kiraya veren  konutu veya binayı kiralayanın geçici olarak sahiplenme ve kullanmasına verme taahhüdünü üstlenir.
    2.    Eğer Medeni Kanunun işletme kiralama antlaşmasında farklı belirlenmedi ise, işletmeyi kiralamaya bu  paragrafın kaideleri kullanılır.

    Madde 582.Konutu veya Binayı Kiralama Antlaşmasının Şekli ve Ona Devlet Kaydı  
    1.    Konutu veya binayı kiralama Anlaşması, taraflar imzalayan aynı evrak olarak yazılı şekilde yapılır.
    2.    Konutu veya binayı kiralama antlaşmasının şekline uymamak, onun geçersiz olmasına neden olur.
    3.    En az süre için yapılan konutu veya binayı kiralama antlaşmasına devlet kaydı yapılmalıdır ve bu kaydedildikten sonra antlaşma yapıldı sayılır.

    Madde 583. Kiralama Ücreti

    1.    Konut veya binayı kiralama antlaşmasında kirala ücreti belirlenebilir.  Tarafların kiralama ücreti hakkında yazılı şekilde anlaşması olmadığı durumda, konutu veya binayı kiralama antlaşması yapılmamış sayılır. Bu konuda Medeni Kanunun 385.maddesinin 3.paragrafında belirtilen fiyat tespiti şartları kullanılmaz.
    2.    Konut veya binayı kiralama fiyatı, antlaşmada konut (bina) meydanının paylaşımına veya onun ölçüsüne belirlenirse, kiralama ücreti kiracıya verilen konutun veya binanın gerçek ölçüsü esas alınarak belirlenir.

    Madde 584. Konutu veya Binayı Teslim Etme

    1.    Kiraya verenin konutu veya binayı teslim etmesi ve onu kiralayanın teslim alması teslim tutanağı veya taraflar imzalayan teslim hakkında diğer evraklarla gerçekleşir.
    2.    Konutu veya binayı teslim etme hakkında evraka tarafların birinin antlaşmada belirtilen taleplerine göre, imzalamadan vaaz geçmesi, kiraya verenin mülkü teslim etme hakkında taahhüdünü yapmadan , kiracının mülkü teslim almadan vaaz geçmesi olarak kabul edilir.
    3.    Kiralanan konutu veya binayı kiralama antlaşması feshedildiğinde, kiralanan konut veya bina, bu maddenin 1,2 paragrafında belirtilen kaidelere uygun olarak, kiraya verene geri verilmelidir.

    §5.Araçların Kiralanması

    Madde 585.Aracı Kiralama Antlaşması

    1.    Taşıt aracını  (belli bir süre için gemi kirası) kullanma ve teknik olarak kullanma, hizmet türü ile kiralama sözleşmesine( aracı ekibi ile kiralama sözleşmesine) göre, kiraya veren kiralayıcıdan ücretle aracı belli bir süre için yönetme ve kullanmasına vermeyi üstlenir.
    2.    Bu bölümün kiralayıcının kiralama antlaşmasını yenilemesi ile ve kiralama antlaşmasını süresiz olarak uzatma konucundaki ayrıcalığı hakkında şartta(Medeni kanunun 557 ve 558 maddeleri) ataçları ekibi ile kiralama antlaşmasına kullanılmaz.

    Madde 586. Araçları Ekibi İle Kiralama Antlaşmasının Şekli

    Araçları ekibi ile kiralama onun süresine bağlı olmaksızın yazılı şekilde yapılmalıdır.

    Madde 587. Kiraya Verenin Aracın bakımı Hakkında Yükümlükleri

    Kiraya veren,  antlaşmanın geçerli süresi içerisinde kiraya verilen aracı , süreli ve genel onarımını yapma ve gerekli araç, gereçleri ile birlikte, olması gerekli durumda tutmak zorundadır.

    Madde 588. Kiraya Verenin Aracı Yönetme ve Teknik Yönden Kullanma Yönünden Yükümlülükleri

    1.    1.Kiraya verenin kiracıya kiraladığı aracı yönetme ve teknik yönden kullanma hizmetinin ücreti antlaşmada  kiralama amacına uygun olarak, aracın güvenli ve normal kullanılmasını sağlamalıdır. Aracı ekibi ile kiralama antlaşmasında kiracıya yapılan hizmetin  en iyi şekli belirtilebilir.
    2.    Araç  ekibi onun bilgisi taraflar için zorunlu şartlar ve antlaşma durumlarına, eğer taraflar için zorunlu şartlarla  bu tür talepler belirlenmedi ise, aracın bu türün kullanmanın genel tecrübesi taleplerine ve antlaşma şartlarına uygun olmalıdır.
    3.    Ekip üyeleri kiraya veren ile iş ilişkilerini koruyacaktır. Onlar kiraya verenin yönetme ve kullanma ile ilgili talimatlarına  ve kiralayanın aracını ticari amaçla kullanma ile ilgili talimatlarına uyar.
    4.    Eğer kiralama antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, ekip üyelerinin hizmetinin masraflarını ve onları kullanma için harcanan masraflar kiraya verene aittir.

    Madde 589. Kiraya Verenin Taşıt Aracını Ticari Amaçla Kullanma İle İlgili Masrafları karşılama Yükümlülüğü

    1.    Eğer aracı ekibi ile kiralama antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, kiralayan yakıt ve kullanma sürecinde harcanan diğer maddeler için harcanan masraflar ve  aracı ticari amaçla kullanma ile ilgili masrafları karşılar.

    Madde 589. Kiraya Verenin Aracı Ticari Amaçla Kullanma İle İlgili Masrafları Karşılama Yükümlülükleri

    1.    Eğer aracı ekibi ile kiralama antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, kiralayan yakıta ve kullanma sürecinde harcanan diğer maddelere ödenen ödenekleri ve aracı ticari amaçla kullanmakla ilgili masrafları karşılar.

    Madde 590. Aracın Sigortası

    Eğer aracı ekibi ile kiralama atlaşmasında farklı belirtilmedi ise, aracın sigortası ve onun kullanması ile ilgili zararı sigortalama yükümlülüğü bu tür sigorta yaptırma  zorunluluğu olan kiraya verene aittir.

    Madde 591. Aracı Kullanma Hakkında Üçüncü Şahıslarla Antlaşma Yapma

    1.    Kiralayıcı kiralanan aracı ticari amaçla  kullanmak için kiraya verenin muvafakati olmadan , kendi adına üçüncü şahıslarla, eğer onlar kiralama antlaşmasında belirtilen araçları kullanma amaçlarına, eğer bu tür amaçlar belirlenmezse, araç yapısına uygun olursa, nakliyat antlaşması ve başka da antlaşmalar yapma hakkı vardır.

    Madde 592. Araca Verilen  Zarar İçin Sorumluluk

    1.    Kiralanan araç kaybolan veya tahrik olan durumlarda, eğer kiraya veren aracın kaybolması veya tahrik olması durumu kiralayıcı mevzuatlarda veya antlaşmaya göre sorumlu olan şartlardan dolayı ortaya çıktığını ispatlarsa, kiralayıcı kiraya verene zararı ödemek zorundadır.

    Madde 593. Aracın Verdiği Zarar İçin Sorumluluk

    Üçüncü şahısa kiraya alınan aracın, onun mekanizmleri, araç,gereçleri, teçhizatı vs. verdiği zarar, medeni Kanunun 931 .maddesine göre, kiracı sorumlu olur.

    Madde 594. Araçların Bazı Türlerini Kiralamanın Özellikleri

    Araçların bazı türlerinin onun yönetilmesi ve kullanılması, hizmet türünün bazı türlerini kiralamasının, bu paragrafta belirtilenden başka özellikleri mevzuatlarda belirlenebilir.
    Aracı yönetme ve kullanma ve hizmet türü için kiralama (araçları ekipsiz kiralama), Medeni Kanunun mülk kiralama antlaşması hakkında şartlara göre yapılır.

    § 6. Eşya Kiralama.

    Madde 595. Eşya Kirası Antlaşması

    1.    Eşya kirası antlaşması ticari hizmet olarak, mülkü kiraya verme işlemini gerçekleştiren kiraya veren kiracıya mülkü ücret ödeyerek belli bir süre için sahiplenme ve kullanmaya vermeyi yüklenir. Eşya antlaşmasına göre, verilen mülk, eğer antlaşmada farklı belirtmedi ise veya taahhüdü farklı olmazsa, kullanmak için kiralanır.
    2.    Eşya kiralama antlaşması yazılı şekilde yapılır.
    3.    Eşya antlaşması açık antlaşma olarak kabul edilir.(Medeni Kanun, Madde 387)

    Madde 596. Eşya Antlaşmasının Süresi

    1.    Eşya antlaşması bir yıl süre için yapılır.
    2.    Kiralayıcının mülkü kiralama antlaşmasını yeniden yapmaya ayrıcalık hakkı ve mülkü kiralama antlaşmasını belirsiz vakte yeniden yapma hakkında şartlar( Medeni Kanunun 557, 558) eşya kiralama antlaşması için kullanılamaz.
    3.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, kiracı eşya antlaşmasından istediği zaman vaaz geçme hakkı vardır.

    Madde 597. Mülkü Kiracıya Teslim Etme

    Eşya antlaşmasını kiraya veren kiracının katılımı ile kiraya verilen mülkün durumunu kontrol etme ve kiralayıcını mülkü kullanma kılavuzu ile tanıştırmaya ve kiracıya bu mülkü kullanma hakkında yazılı talimat vermeyi üstlenir.

    Madde 598. Kiraya Verilen Mülkün Onarımını Yapma

    Kiralayıcı kiralanan mülkü kullanmaya tamamen veya kısmen engel olan noksanlar bulduğu vakitte, kiracı noksan hakkında bildirdiği vakitten itibaren on gün içerisinde kiraya veren, eğer antlaşmada ondan daha az vakit belirlemedi ise, mülkün noksanlarını karşılıksız gidermek veya bu mülkü başka mülkle değiştirmek zorundadır. Eğer kiralanan mülkün noksanları kiracının mülkü kullanma ve tutma şartlarının ihmali sebeple ortaya çıkarsa, kiracı kiraya verene mülkü onarma ve nakil etme ücretini ödeyecek.

    Madde 599. Mülkü Kullanma Ücreti

    1.    Eşya antlaşmasına göre, mülkün kullandığı için ödenen ücret, süreli veya bir defa olarak belirlenip, istikrarlı fiyat olarak belirlenir.
    2.    Kiracı mülkü vaktinden önce geri verdiği vakitte, kiraya veren mülkü kullandığı için aldığı ücreti, mülkü geri verdiği tarihten itibaren hesaplayarak geri verir.

    Madde 600. Kiralanan Mülkü Kullanma

    1.    Eşya antlaşmasına göre, kiraya verilen mülkün süreli onarımı kiraya verenin görevidir.
    2.    Eşya  antlaşmasına göre, kiracıya verilen mülkü ek olarak kiralama, kiracının eşya antlaşmasına göre, kendi hakları ve yükümlülüklerini başka kişiye verme, bu mülkü karşılıksız kullanmaya verme, kiracının haklarını teminat olarak vermeye ve onları şirketlere, anonim şirketlere mülk yatırımı olarak veya kooperatiflere ödenek olarak vermek yasaktır.
    30-Bölüm
    Ev Kiralama

    Madde 601.Ev Kiralama Antlaşması

    1.    Evi kiralama antlaşmasına göre, evin sahibi veya onun adına vekaleten görevlendirilen kişi,(kiraya veren) kişiye (kiracıya) ve onun aile fertlerine evi ücretle kullanmaya  vermeyi üstlenir.   
    2.    Evi kiralama antlaşması yazılı şekilde yapılmalıdır, mevzuatlarda belirtildiği durumlarda kayıt yapılmalıdır.

    Madde 602. Devlet Konutlarını Kiralama Antlaşması

    1.    Devlet konutlarını kiralama antlaşması mahalli icra organlarının konut verme kararı esasında yapğılır.
    2.    Konut verme talepleri, tarafların hakları ve yükümlülükleri, devlet konutlarındaki evleri kiralama antlaşmasını değiştirme ve feshetme esasları Konut Kanununda belirlenir.

    Madde 603. Özel Konutları Kiralama Antlaşması

    Özel Konutları Kiralama talepleri, eğer Konut Kanununda farklı belirtilmedi ise, tarafların anlaşması ile belirlenir.

    31.Bölüm
    MÜLKÜ KARŞILIKSIZ KULLANMA

    Madde. 604. Mülkü Karşılıksız Kullanma Antlaşması

    1.    Mülkü karşılıksız kullanma antlaşmasına göre,  (faiz borcu  antlaşması)  bir taraf  (borç veren) ikinci tarafa  (borç alana, mülkü karşılıksız kullanmak için verir, ikinci taraf tabii eskime sürecini dikkate alarak, hangi durumda ise o şekilde veya antlaşmada belirtildiği şekilde geri vermeyi üstlenir.
    2.    Mülkü karşılıksız kullanma antlaşmasına gerektiğinde, bu Kanunun 541.maddesinin, 545.maddesinin 1. Paragrafının ve 2 paragrafının birinci kısmı, 550. Maddenin, 555. Maddenin, 556.maddenin 2.kısmının 1),2),3), 558.maddenin şartları kullanılır.

    Madde 605. Borç Veren

    1.    Mülkü karşılıksız kullanmaya verme hakkı, onun mülkiyet sahibine ve ona mevzuatlar veya mülkiyet sahibi vekalet veren başka da kişilere verilir.
    2.    Ticari kurumun kendi katılımcısı(hissedarı), müdürü, kendi yönetim  kurulunun üyesine mülkü karşılıksız kullanmaya verme hakkı yoktur.

    Madde 606. Mülkü Karşılıksız Kullanmaya Verme

    1.    Borç veren mülkü karşılıksız kullanma talepleri ve mülkün kullanma amacına uygun olarak vermek zorundadır.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, mülk karşılıksız kullanmaya onun bütün araç, gereçleri ile ve onunla ilgili evraklarla (kullanma kılavuzu, kalite garanti belgesi, vs) birlikte teslim edilir.  Eğer bu tür araç, gereçler ve evraklar mevcut olmazsa, bunlar olmadan  mülkü gerekli amaç için kullanmak mümkün olmazsa borç veren antlaşmayı fesheder veya zararının ödenmesini talep eder.

    Madde 607. Karşılıksız Kullanılmaya Verilen Mülkün Noksanları İçin Sorumluluk

    1.    1. Mülkü karşılıksız kullanmaya veren borç veren mülkün teslim ederken kasten veya dikkatsizlikten söylemeyen mülkün noksanları için , eğer bu konuda borç alan kesin zarar gördü   ise, sorumlu olur.
    2.    Borç alanın talepleri hakkında veya onun mülkün noksanlarını borç veren hesabına gidermek isteği belirtilen borç veren noksanı olan eşyayı ona benzer diğer eşya ile değiştirebilir.
    3.    Borç veren mülkü antlaşma yaptığında, kendisi bildiren noksanlar hakkında veya borç alana önceden belli olan yada borç alan, antlaşma yaptığında veya eşyayı verdiği anda mülkü kontrol ettiği anda bulunan noksanlar için sorumluluk taşımaz.

    Karşılıksız Kullanılmaya Verilen Mülke Üçüncü Şahısların Hakları

    1.    Mülkü karşılıksız kullanmaya verme, bu mülke üçüncü şahıslarına haklarını değiştirme veya kaldırmaya neden olamaz. Karşılıksız kullanma antlaşması yapıldığında borç veren, borç alana bu mülkü üçüncü kişinin bütün hakları( servitut, kefil hakkı vs.) hakkında bildirmek zorundadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeme zararın ödenmesini talep etme hakkını sağlar.

    Madde. 609. Borç Alanın Mülkü Kullanma Yükümlülükleri
    Borç alan karşılıksız kullanılmaya temin edilen mülkün, eğer karşılıksız kullanma antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, bakımlı tutmak zorundadır.

    Madde 610. Mülkün Kaza İle Tahrik Olması Veya Onun Kaybolması Durumu

    Eğer mülk, karşılıksız kullanma antlaşmasına veya mülkü amacına uygun kullanılmadığı için tahrik olursa veya kaybolursa veya borç verenin muvafakati olmadan üçüncü birisine verildi ise, borç alan, karşılıksız kullanmaya alınan mülkün kaza ile tahrik olmasını veya kaybolmasını kendi sorumluluğuna üstlenir. Eğer borç alan olayları dikkate alarak, kendi mülkünü feda ederek, mülkün kaybolması ve tahrik olmasına engel olma  ihtimali oldu ise, fakat kendi mülkünü korumayı tercih etti ise, o mülkün kaybolması veya tahrik olmasından sorumlu olur.

    Madde 611.Mülkü Kullanma Neticesinde Üçüncü Şahısa Getirilen Zarar İçin Sorumluluk

    Eğer borç alanın veya bu mülk borç verenin muvafakati ile elinde bulunduran kişi,bu mülke zarar verdiğini ispatlayamazsa, bu zarar için borç veren sorumlu olur.

    Madde 612. Antlaşmayı Vaktinden Önce Feshetme

    1.    Borç veren, karşılıksız kullanma antlaşmasını önce fesheden durumlar şunlardır:Borç alan;
    1)    Mülkü antlaşmaya veya amacına kullanmadığı;
    2)    Mülkü bakımlı tutma veya bakımlı tutma yükümlülüğünü yerine getirmediği;
    3)    Mülke zarar verdiği;
    4)    Kredi verenin muvafakati olmadan mülkü üçüncü şahısa verdiği durumlarda    antlaşmayı feshetmeyi talep edebilir.
    2. Borç alan;
    1)    Mülkü mülkün normal kullanılması imkansız olduğu durumlarda, mülkün noksanlarının olduğunu antlaşma yapılırken fark etmediği veya öğrenmesi imkansız olduğu durumlarda;
    2)    Eğer mülk borç alan sorumlu olmayan şartlardan dolayı kullanılması mümkün olmazsa;
    3)    Eğer antlaşma yaparken borç veren ona verilen mülke üçüncü şahısların hakları hakkında bilgilendirmezse;
    4)    Kredi veren mülkü teslim etmediği ve onunla birlikte  onun araç, gereçlerini vermediği durumda, karşılıksı kullanma antlaşmasını vaktinden önce feshetme hakkı vardır.

    Madde 613. Antlaşmadan Vaaz Geçme

    1.    Tarafların her biri süresi belirtilmeden yapılan karşılıksız kullanma  antlaşmasından, eğer antlaşmada haber vermenin başka süresi belirtilmedi ise, bu hakkında diğer tarafa bir ay içerisinde bildirerek, istediği vakitte vaaz geçebilir.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, borç alan süresi belirtilerek yapılan antlaşmadan, bu maddenin 1.paragrafında belirtilen düzenle, istediği vakitte vaaz geçme hakkı vardır.

    Madde 14. Antlaşmadaki Tarafların Değişmesi

    1.    Borç verenin mülkü sahiplenme hakkını kaldırma ve üçüncü kişiye kullanmak için verme hakkı vardır. Bu konuda yeni mülkiyet sahibine veya kullanacak olana önceden yapılan karşılıksız kullanma antlaşmasından haklar geçecek, onun mülkle ilgili haklarına borç alanın hakları eklenir.
    2.    Borç veren kişi vefat eden yada borç veren tüzel kişi yeniden yapılandırılan veya tasfiye olunduğu durumda borç verenin hakları ve yükümlülükleri karşılıksız kullanma antlaşmasına  göre, varise(hukuki varis) veya mülke mülkiyet hakkı veya mülk karşılıksız kullanılmaya verilen diye kabul edilen başka hakların devir edildiği diğer kişiye geçecek. Borç alan tüzel kişi yeniden yapılandırıldığı durumda, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, onun hakları ve yükümlülükleri antlaşmaya göre onun hukuki varisi olarak kabul edilen tüzel kişiye geçecek.

    Madde 615. Antlaşmayı Kaldırma

    Karşılıksız kullanma antlaşması, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, borç alan kişi vefat ettiğinde veya borç alan tüzel kişi tasfiye edildiğinde kaldırılır.

    32. BÖLÜM
    TAAHHÜT

    §1.Taahhüt Hakkında Genel Tüzük

    Madde 616. Taahhüt Antlaşması

    1.    Taahhüt antlaşmasına göre(müteahhit) ikinci tarafın (bir işi sipariş edenin) siparişine göre, belli bir işi üslenir ve belli bir süre içerisinde onun sonuçlarını işi sipariş edene bildirmeyi yüklenir, belli bir işi sipariş eden iş sonucunu teslim alma ve ona ücret ödemeyi yüklenir. Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirlenmedi ise, iş müteahhidin  tevekkülü ile gerçekleşir.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, müteahhit işi sipariş edenin gerçekleştirme yöntemini tespit etmede serbesttir.
    3.    Taahhüt antlaşmasının bazı türlerine(günlük yaşamla ilgili taahhüt, inşaat taahhüdü, proje ve araştırma taahhüdü), eğer bu Kanunun bu türler hakkında şartlarında farklı belirlenmedi ise, bu paragrafta belirtilen şartlar kullanılır.
    4.    Taahhüt antlaşmasının bazı türleri ile ilgili ilişkiler, Bu Kanunla birlikte taahhüt antlaşmasının bazı türleri hakkında mevzuatlarla düzenlenir.

    Madde 617. İşi Müteahhide Bağlı Olarak Yapma

    1.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, işi müteahhide bağlı olarak; onun malzemeleri ve iş gücü ve kaynakları aracığıyla yapılır.
    2.    Müteahhit kendisi sağlayan malzeme ve araç, gereçlerin  kaliteye uygun olup, olmamasından dolayı ve üçüncü kişilerin haklarını da dahil ederek  malzemeler ve araç, gereçleri verdiği için sorumlu olur.

    Madde 618. Malzemelerin Beklenmedik Durumlarda Tahrik Olması

    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmalarda farklı belirtilmezse, müteahhit antlaşmada belirtilen işi teslim etme süresi başlayıncaya kadar malzemelerin kaybolması veya tesadüfen tahrik olma tehlikesini malzemeleri veren taraf üstlenir.
    İş sonucunu  teslim etme veya teslim alma vaktini geciktirmesi ihtimalini, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmezse, geciken taraf üstlenir.

    Madde 619. Baş Müteahhit ve Yardımcı müteahhit

    1.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmadan farklı olmazsa, müteahhit antlaşmayı yerine getirmede başka kişileri (yardımcı müteahhitleri) de işe katma hakkı vardır. Bu durumda müteahhit, işi veren karşısında baş müteahhit, yardımcı müteahhit karşısında işi sipariş eden olur.
    2.    Baş müteahhit,  yardımcı müteahhit karşısında işi sipariş edenin taahhüdünü yerine getirmediği veya yeteri kadar yapmadığı için sorumlu, sipariş edenin karşısında yardımcı müteahhit taahhüdü yapmadığı veya yeteri kadar yapmadığı için sorumlu olur.
    3.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmedi ise, işi sipariş eden ve yardımcı müteahhit bir biri ile ve baş müteahhit arasındaki antlaşmayı feshetme hakkında talep koyma hakkı yoktur.
    4.    Baş müteahhit muvafakati ile işi sipariş eden bazı işleri yapmaya üçüncü şahıslarla antlaşma yapma hakkı vardır. Bu durumda üçüncü kişi işi yapmadığı veya yeteri kadar yapmadığı için doğrudan işi sipariş eden karşısında sorumlu olur.
    5.    Eğer antlaşma aynı anda iki veya ondan da çok müteahhitlerle yapılırsa ve taahhüt noktası bölünmezse, müteahhitler işi sipariş edene karşı ortak borçlu ve ilgili ortak kredi verenler olarak kabul edilir. Taahhüt objesi bölündüğü durumda ve mevzuatlarda veya tarafların antlaşmasında belirtilen başka da durumlarda müteahhitlerin her biri haklara sahip olup, işi sipariş edene kendi payı sınırında taahhüt üstlenir.

    Madde 620. İşin Yapılma Süresi

    1.    Taahhüt antlaşmasında işi yapmanın başlangıç ve son süresi belirlenir. Tarafların arasındaki anlaşmaya göre antlaşmada işin bazı dönemlerinin sona erme süresi( ara süreleri) de belirlenebilir. Eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, müteahhit işi yapmanın başlangıç ve son ve bunlarla birlikte aralık süresinin ihmal olduğu için sorumlu olur.
    2.    İş yapmanın taahhüt antlaşmasında belirtilen başlangıç ve son ve ara süreleri antlaşmada belirtilen durumlar ve tertibe göre değişebilir.

    Madde 621. İşin Ücreti

    1.    Taahhüt antlaşmasında yapılması gereken  işin fiyatı veya onu tespit etme yöntemleri gösterilir. Antlaşmada bu tür talimatlar olmadığı ve taraflar anlaşmadığı durumlarda, fiyatı tarafların  giderleri dikkate alınarak, genelde buna benzer işlere kullanılan fiyatlar esas alınarak mahkeme tarafından belirlenir.
    2.    İşin fiyatı tarife yoluyla belirlenebilir. İş müteahhidin yaptığı tarifeye göre yapıldığı durumlarda tarife geçerli olup, işi sipariş eden onu onayladığı vakitten itibaren antlaşmanın bir bölüğü olur. İşin ücreti sabit ücret  veya tahmini ücret olarak belirlenebilir. Antlaşmada başka talimat olmadığı durumda işin fiyatı sabit ücret  olarak hesaplanır.
    3.    Eğer ek iş yapma ve bundan dolayı işin yaklaşık belirlenen ücretini (tahmini ücret) ciddi şekilde artırmak gerekirse, müteahhit bu hakkında işi sipariş edene zamanında bildirme ve işi belli bir vakit için durdurmak zorundadır. İşin ücretini artırmayı kabul etmeyen işi sipariş eden antlaşmadan vaaz geçme hakkı vardır. Bu durumda müteahhit kendine işi sipariş edenden   işin yapılan kısmının ücretinin ödenmesini talep edebilir.
    4.    Antlaşmada belirtilen ücreti artırma gerekliliği hakkında işi sipariş edene vaktinde bildirmeyen müteahhit, işe antlaşmada belirlenmeyen ücrete göre ödeme yapma hakkını koruyarak, antlaşmayı yapmak zorundadır.
    5.    Müteahhit sabit ücreti artırmayı, işi sipariş eden onu azaltmayı, antlaşma sırasında yapılması gereken işin tam ölçüsünü ve bunun için harcanacak gideri tahmine imkanı olmadığı durumda da talep etmeye hakları yoktur. Antlaşma yapıldıktan sonra müteahhit vermesi gereken malzemeler ve teçhizatları ve üçüncü kişilerin gösterdiği işlerin fiyatı arttığında, müteahhidin tespit edilen fiyatı artırmayı, işi sipariş eden bu talepleri kabul etmediği durumda, antlaşmayı feshetmeyi talep etme hakkı vardır.

    Madde 622. Müteahhidin Tasarrufu

    1.    Müteahhidin tam gideri ücreti belirleme sırasındaki hesaptan eksik olduğu durumda, eğer işi sipariş eden müteahhit yaptığı tasarruf, yapılan işin kalitesine geri tesir ettiğini ispatlayamazsa, müteahhit antlaşmada belirtilen ücrete göre işe ücret alma hakkını korur.
    2.     Taahhüt  antlaşmasında müteahhidin yaptığı  tasarrufun, taraflar arasındaki  bölünüşü belirlenebilir.

    Madde 623. İşe Ödeme Yapma Tertibi

    1.    Eğer taahhüt antlaşmasında yapılan işe veya onun belli bir süreleri için ücret ödeme belirtilmedi ise, işi sipariş eden müteahhide,   iş gerektirdiği şekilde ve vaktinde , yada işi sipariş edenin muvafakati ile, vaktinden önce yapıldığında işin sonucunu teslim aldıktan sonra belirlenen ücreti ödemek zorundadır.  
    2.    müteahhit sadece mevzuatlarda veya antlaşmada belirlenen durumlar ve ölçüde avans veya kaparo ödemeyi talep etme hakkı vardır.

    Madde 624.Kendinde Tutma Hakkı

    1.    Antlaşmanın yapılması ile ilgili müteahhide ait belirlenen ücreti  ödeme görevini işi sipariş eden yapmadığı durumda müteahhidin iş sonuçlarını kendinde bulundurmaya ve yapılması gereken işi sipariş edene ait teçhizatlar, kullanılmayan malzemelerin kalıntıları ve kendinde kalan işi sipariş edenin mülkünü işi sipariş eden yapması gereken ödemeyi yapıncaya kadar kendinde tutma hakkı vardır.
    2.    İşi sipariş edenin bu Kanunun 630. Maddesinde belirlenen süre sınırında dikkat eden eksiklikleri giderme hakkındaki gideri kapatmak için müteahhide ait primin belli bir kısmını kesme antlaşmada belirlenebilir.

    Madde 625. İşi Sipariş edenin Malzemelerini Kullanarak Yapma

    1.    Müteahhit işi sipariş eden veren malzemeleri tasarruf ederek ve hesapla kullanmaya, iş tamamlandıktan sonra işi sipariş edene malzeme hakkında hesap verme ve onların artıklarını geri verme yada işi sipariş edenin muvafakati ile, müteahhide geri kalan kullanılmayan malzemelerin ücretini dikkate alarak fiyatından düşmek zorundadır.
    2.    Müteahhit işi sipariş eden veren malzemelerin eksiklikleri sebepli gerekli seviyede yapılmayan iş için, eğer bu malzemeleri teslim vaktinde bu eksiklikleri tespit etme mümkün olmadığını ispatlayamazsa, sorumlu olur.

    Madde 626. İşi Sipariş eden Mülkün Korunmadığı İçin Müteahhidin Sorumluluğu

    Taahhüt antlaşmasının yapılması ile ilgili müteahhidin sahiplenmesine geçen malzemeleri veya başka da mülkü işlemek için işi sipariş eden veren malzemelerin, teçhizatların korunmadığı için müteahhit sorumlu olur.

    Madde 627. İşi Sipariş edenin İşi Yapma Sırasındaki Hakları

    1.    İşi sipariş eden müteahhidin işine karışmadan, istediği zaman işin gidişatı ve kalitesini kontrol etme hakkı vardır.
    2.    Eğer müteahhit antlaşmayı yapmaya zamanında girişmezse veya işi oldukça  yavaş yapıp, onu zamanında tamamlaması besbelli mümkün olmazsa, işi sipariş eden antlaşmadan vaaz geçmeye veya getirilen zararların ödenmesini talep etme hakkı vardır.
    3.    Eğer iş yapılırken onun gerekli derecede yapılmayacağı açık olursa, işi sipariş eden müteahhide eksiklikleri gidermesi için uygun bir süre belirleme ve müteahhit belirlenen süre içerisinde bu talebi yerine getirmediği durumda, antlaşmadan vaaz geçme yada işin gerektiği şekilde yapılmasını müteahhit hesabından yapmak için üçüncü kişiye havale etme ve zararlarının ödenmesini talep etme hakkına sahiptir.
    4.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, işi sipariş eden işi kendine teslim edinceye kadar, istediği zaman müteahhide işi sipariş edenin antlaşmadan vaaz geçtiği hakkında bildirinceye kadar işi için ücret ödeyerek, taahhüt antlaşmasından vaaz geçebilir. İşi sipariş eden, müteahhide yapılan işi için ödenen ücret  ve bütün iş için belirlenen ücretin arasındaki fark miktarında antlaşmanın durdurulmasından gelen zararı ödemek zorundadır.

    Madde 628. Müteahhit İşi Sipariş edene Bildirmek Zorunda Olan Durumlar

    1.    Müteahhit;
    1)    İşi sipariş eden veren malzemelerin, teçhizatların, teknik evrakların veya işlenmesi gereken eşyanın kullanılamayacağı veya kalitesizliği;
    2)    Müteahhit işi sipariş edenin işi yapma yöntemi hakkında talimatlarını yapmadığı için işi sipariş eden için olabilecek olumsuz nedenler;
    3)    Yapılan iş neticelerinin iyi sonuçları ve sağlamlığına tehlike yaratan yada onun vaktinde tamamlanmasına imkan vermeyen müteahhide ilgisi olmayan başka da durumlar ortaya çıktığında, işi sipariş edene hemen bildirip, ondan talimat alıncaya kadar işi durdurmak zorundadır.
    2.    Bu maddenin 1.paragrafında belirtilen durumlar hakkında işi sipariş edene bildirmeyen, yada bildiri cevabını beklemeden yada işi durdurma hakkında işi sipariş eden talimatına uymadan işi devam ettiren müteahhidin kendine veya işi sipariş edene ilgili talepte bulunduğunda adı geçen durumlara gönderme yapma hakkı yoktur.
    3.    Eğer işi sipariş eden bu maddenin 1.paragrafında belirtilen durumlar hakkında müteahhit tarafından zamanında ve esaslı uyarı aldığına rağmen, uygun zaman içerisinde kalitesiz yada işe yaramaz malzemeleri değiştirmezse, işi yapma yöntemi hakkında  talimatı değiştirmezse veya işin doğruluğuna ve sağlamlığına tehlike yaratan durumları gidermek için başka da gerekli tedbirler almazsa, müteahhit antlaşmadan vaaz geçme ve onun durdurulmasından gelen zararın ödenmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 629. İşi Sipariş edenin Yardımı

    1.    İşi sipariş eden taahhüt antlaşmasında belirtilen ölçü ve düzene göre müteahhide  işin yapılması için yardım etmek zorundadır.
    İşi sipariş eden bu görevini yapmadığında, müteahhit boş kalma ve işin yapılma süresini değiştirme yada işin fiyatını artırma, giderlerle dahil olmak üzere ve getirilen zararın ödenmesini talep etme hakkı vardır.
    2.    Taahhüt antlaşmasına göre, işi yapma işi sipariş edenin hareketinin veya hatalarının neticesinde ortaya çıkmadığı durumda, müteahhit işin yapılan kısmını dikkate alarak, kendine belirlenen ücretin ödenmesini talep etme hakkını korur.

    Madde 630. İşi Sipariş Edenin Yapılan İşi Teslim Alması

    1.    İşi sipariş eden taahhüt antlaşmasında belirtilen sürede ve düzenle yapılan işin sonuçlarını müteahhidin katılması ile kontrol etme ve teslim almalıdır, antlaşmada belirtilenlerden farklı  işi kötüleştiren sapmalar veya başka da noksanlar açıklandığı durumda bu hakkında müteahhide hemen bildirmek zorundadır.
    2.    İşi teslim alırken orada ortaya çıkan noksanları tespit eden işi sipariş eden kişi, eğer evrakta yada teslim almayı ispatlayan başka da evraklarda sadece onları giderme hakkında sonradan talep edilebileceği ihtimalleri belirtildiği durumda, onlara gönderme yapma hakkı vardır.
    3.    İşin sonuçlarını kontrol etmeden teslim alan sipariş eden, onu teslim almanın genelde açıklanması ihtimali olan iş noksanlarına (açık kusurlar) gönderme yapma hakkını kaybeder.
    4.    İş sonuçlarını teslim aldıktan sonra genel teslim alma yöntemleri sırasında açıklanma ihtimali olmayan (gizli noksanlar), özellikle müteahhit kasten gizleyen antlaşmadan sapma olaylarını veya başka da noksanları açıklayan işi sipariş eden, onlar açıklandıktan sonra, uygun bir süre içerisinde bu hakkında müteahhide bildirmek zorundadır.
    5.    İşi havale eden açıklayan gizli noksanlar hakkında müteahhide bildirmek için sınırlı süre bir yıl, evler ve binalarla ilgili işlere ve iş türüne bağlı olmadan müteahhidin kasten gizleyen iş noksanları ile ilgili süre,  işi teslim aldığı tarihten itibaren üç yıl olarak belirlenir.  Mevzuatlarda veya antlaşmada oldukça uzun süreler (garanti süresi) belirlenebilir. Eğer antlaşmaya uygun işi sipariş eden işi taksit, taksit teslim aldı ise, bu paragrafta belirlenen süre, işin neticelerini tamamı ile teslim alan tarihten itibaren başlar.
    6.    İşi sipariş eden ve müteahhit arasında yapılan işin noksanları veya onların sebepleri hakkında dava ortaya çıktığında tarafların her hangi birinin talep etmesi ile araştırma yapmak için uzmanlar tayin edilmelidir. Araştırma antlaşmayı ihmali ve müteahhidin hareketi ve açıklanan noksanlar arasında sebepli ilişki olmadığı tespit edilen durumlar haricinde, araştırma düzenlenmesi ile ilgili masraflar müteahhide aittir. Bu durumlarda araştırma masrafları araştırmanın tayin edilmesini talep eden tarafa, eğer araştırma tarafların arasında anlaşma ile tayin edilirse, iki tarafa da aittir.
    7.    İşi sipariş eden yapılan işin sonuçlarını teslim almadan kaçındığı durumlarda, eğer antlaşmada farklı belirlenmedi ise, müteahhit antlaşmaya uygun işi  sipariş verene teslim etmesi gerekli tarihten bir ay geçtikten sonra ve işi havale edene bundan sonra iki defa uyardıktan sonra işin neticesini satma, elde edilen paradan müteahhide ait ödemeleri düşerek, noter depozitosuna işi sipariş eden adına yatırma hakkı vardır.
    8.    Eğer işi sipariş eden yapılan iş sonuçlarını teslim almadan kaçınması işi teslim etmenin gecikmesine neden olursa, yapılan (işlenilen) eşyaya mülkiyet hakkı teslim edildiği andan itibaren işi sipariş edene geçti sayılır.

    Madde 631. Taahhüt Nesnesi Yok Olan Veya İşi Tamamlanması Mümkün Olmayan Durumdaki Taraflar Arasında Hesaplaşma

    Eğer taahhüt nesnesi onu teslim edinceye kadar yok olursa veya işin tamamlanması imkansız olması tarafların suçundan değilse, müteahhidin iş için prim talep etme hakkı yoktur.
    Eğer taahhüt nesnesinin tahrik olması veya işin tamamlanmasının imkansız olması işi sipariş eden gönderdiği malzeme kusurundan veya onun iş yapma yöntemi hakkında talimatlarından dolayı ortaya çıktı ise, yada işi sipariş eden yapılan işi teslim alma süresini geciktirdikten sonra oldu ise, buna üstelik müteahhit bu Kanunun 628. Maddesinde belirtilen  şartlara uydu ise, müteahhit iş için prim alma hakkını koruyacaktır.

    Madde 632. İşin Kalitesi

    1.    Müteahhidin yaptığı işi antlaşma şartlarına, onla olmazsa veya tamamı ile olmazsa, genel benzer işe konulan taleplere uygun olmalıdır.
    2.    Eğer mevzuatlarda veya onlarda belirlenen tertipte müteahhit antlaşmasına göre, yapılacak işe zorunlu talepler belirtilse iş adamı olarak hareket eden müteahhit işi bu zorunlu talepleri koruyarak yapmak zorundadır.
    Müteahhit belirlenen zorunlu taleplerle karşılaştırıldığında, kaliteye konulan yüksek talebe uygun işi yapma zorunluluğunu antlaşmaya göre kendisi üstlenebilir.

    Madde 633. İş Kalitesine Garanti

    1.    Mevzuatlarda veya antlaşmada müteahhidin  işi sipariş edene iş kalitesi için garanti vermesi belirtilen durumda, müteahhit işi sipariş edene bütün garanti süresinin içerisinde, bu Kanunun 632.maddesinin taleplerine uygun olması gereken iş sonucunu vermelidir.
    2.    İş sonucunun kalitesine garanti, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, iş neticesini oluşturan bütün öğelere kullanılır.

    Madde 634. Garanti Süresini Hesaplama Tertibi

    Eğer taahhüt antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, garanti süresi yapılan iş sonucunda işi sipariş eden teslim alan veya teslim alması gerekli vakitten itibaren başlar.

    Madde 635. Müteahhidin İş Kalitesinin İstenilen  Seviyede Olmadığı İçin Sorumluluğu

    1.    Eğer işi müteahhit antlaşmadan işi kötüleştiren sapmalar veya antlaşmada belirtilen yada antlaşmada olması gereken şartlar olmadığı durumda, normal kullanmak için onları kullanılmaz eden noksanlarla yaparsa, mevzuatlarda veya antlaşmada belirlenmediği için, işi sipariş eden kendi isteğine göre, müteahhitten :
    1)    Uygun süre içerisinde işin noksanlarını ödemesiz giderme;
    2)    İş için belirlenen ücreti azaltma;
    3)    İşi sipariş edenin eksiklikleri giderme hakkı antlaşmada belirlendi ise, kendisinin onların giderilmesi için harcayan masraflarının ödenmesini talep etme hakkı vardır.
    2.    Müteahhit kendisi sorumlu işin noksanlarını giderme yerine, işi sipariş edene iş yapma süresini geçirdiği için getirilen zararı ödeyerek, işi bedava yeniden yapma hakkı vardır. Bu durumda işi sipariş eden, eğer iş niteliğine göre bu tür yeniden yapma mümkün olursa, ona önceden sipariş edilen iş sonuçlarını müteahhide geri vermek zorundadır.
    3.    Eğer işte antlaşma taleplerinden sapma veya işin başka da noksanları belirlenen uygun bir süre içerisinde giderilmezse, işi sipariş eden antlaşmadan vaaz geçme ve ona getirilen zararın ödenmesini talep etme hakkı vardır.
    4.    Antlaşmada belli bir eksiklikleri için müteahhidin sorumluluğunu kaldırma durumu belirlenebilir. Eğer işi sipariş eden,  noksanların müteahhidin hareketinden veya hareketsizliğinden ortaya çıktığını ispatlarsa, bu şart kullanılmaz.
    5.    İşi yapmak için malzeme veren müteahhit onların kalitesi için satıcının kalitesi iyi olmayan mal için sorumluluğu hakkında şarta göre, sorumlu olur. (Medeni Kanun 428.madde 1.paragraf 1) 3) ve 5) )

    Madde 636. İş Kalitesinin Uygunsuzluğu Hakkında Davaların Zaman Aşımı

    Taahhüt antlaşmasına göre yapılan iş kalitesinin uygunsuzluğundan ortaya çıkan davaların zaman aşımı, işi sipariş eden bu Kanunun 630.maddesinde belirtilen süre içerisinde beyan eden eksiklikler açıklanan tarihten başlar.

    Madde 637. Müteahhidin İşi Sipariş Edeni Bilgilendirme Zorunluluğu

    Müteahhit, işi sipariş edene işin sonuçları ile birlikte, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise veya bilginin niteliği, bu olmadan işin neticeleri antlaşmada belirtilen amaç için kullanmak mümkün olmazsa, antlaşmanın nesnesini kullanmaya veya başka türlü gerçekleştirme ile ilgili bilgileri vermek zorundadır.

    Madde 638. Taraflara Ulaştırılan Bilginin Gizliliği

    1.    Eğer bir taraf antlaşmaya göre, kendi taahhüdünü yapmanın neticesinde başka taraflar yeni kararlar ve teknik bilimler hakkında bilgi,özellikle hukuki korumayı kullanmayan bilgi ve ticari gizlilik olarak kabul edilen bilgi alırsa, onu ikinci tarafın muvafakati olmadan üçüncü kişilere bildirme hakkı yoktur. Bu tür bilgileri kullanmanın tertibi ve talepleri tarafların anlaşması ile belirlenir.

    Madde 639. İşi Sipariş Edene Malzemeler ve Teçhizatları Geri Verme

    Medeni Kanunun 627. Maddesinin 4.paragrafında veya 635.maddenin 3.paragrafının esasında işi sipariş eden taahhüt antlaşmasından vaaz geçtiği durumda, müteahhit işi sipariş eden veren malzemeleri, teçhizatları, işlenmesi için verilen eşyaları ve başka da mülkü geri vermek yada onları işi sipariş eden gösteren kişiye teslim etmek zorundadır, eğer bu mümkün olmazsa, malzemeler, teçhizatlar ve işi sipariş edenden alınan başka da mülk değerinin karşılığı ödenmelidir.

    §2. Günlük Yaşamla İlgili Taahhüdün Özellikleri

    Madde 640. Günlük Yaşamla İlgili Taahhüt Antlaşması

    Günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşmasına göre, iş üstlenen müteahhit işi sipariş eden kişinin siparişine göre, günlük yaşamla ve başka da kişisel ihtiyaçlarını karşılamakla ilgili belli bir iş yapmayı üstlenir, işi sipariş eden işin sonucunu teslim alarak ona ödeme yapmayı üstlenir. Günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşması  açık antlaşmadır. (Bu Kanunun 387. Maddesi)

    Madde 641. İşi Sipariş Eden Haklarına Garanti

    1.    Müteahhidin işi sipariş edeni günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşmasına ek ödemeli işleri veya hizmet vermeyi dahil etmeye zorlamaya hakkı yoktur. Bu talep ihmal olduğunda işi sipariş eden bu tür işler ve hizmet türüne ödeme yapmadan vaaz geçme hakkı vardır.
    2.    İşi sipariş eden kendine iş sonuçlarını teslim edinceye kadar istediği zaman müteahhide işi sipariş edenin antlaşmadan vaaz geçmesi hakkında bildiri alıncaya kadar yapılan iş için müteahhide belirlenen ücretin bir kısmını ödeyip, günlük yaşamla ilgili taahhütten vaaz geçme hakkı vardır ve işi sipariş eden müteahhidin o vakide kadar harcayan masraflarını ödemek zorundadır. İşi sipariş edeni bu haktan ayıran antlaşma şartları geçersiz olur.

    Madde 642. Antlaşmanın Şekli

    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada, onun içinde sicil şartlarında veya işi sipariş eden katılan başka da standart şeklinde (Bu Kanunun 339. Madde) farklı belirtilmezse, günlük yaşamla ilgili antlaşma, müteahhidin işi sipariş edene pusula veya antlaşmanın yapıldığını onaylayan başka   da evrak verdiği vakitten itibaren ilgili şekilde yapılmış sayılır.
    İşi sipariş edende ilgili evrakların olmaması onu antlaşmanın yapılma olayını veya onun şartlarını onaylamada tanıklara gönderme yapma hakkını kaybeder.
    Madde 643. İşi Sipariş Edene İşin Sonuçları Hakkında Bildirme

    İşi sipariş edene işlerin sonuçlarını teslim ettiğinde müteahhit ona hazırlanan veya yeniden yapılan eşyayı yada yapılan işin başka da sonuçlarını faydalı ve tehlikesiz kullanmak için yapılması zorunlu olan  talepler hakkında ve zorunlu taleplerin korunmamasından dolayı olabilecek  zararlar hakkında bildirmek zorundadır.

    Madde 644. İşi Sipariş Edene İş Hakkında Bildirme

    1.    Müteahhit günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşması yapılıncaya kadar, işi sipariş edene sunulan işler, onların türleri ve özellikleri hakkında, işin ücreti ve onu ödeme şekli hakkında gerekli ve güvenli haber verme ve işi sipariş edene onun isteğine göre antlaşma ve işi ile ilgili başka da bilgileri bildirmek zorundadır.
    2.    İşi sipariş eden, müteahhitten alınan bilginin tam ve güvenli olmaması nedenle işi sipariş eden belirleyen nitelikte olmayan işleri yapmaya antlaşma yapıldığı durumda, günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşmasını feshetme ve zararının ödenmesini talep etme hakkına sahiptir.

    Madde 645. İşi Müteahhidin Malzemesini Kullanarak Yapma

    1.    Eğer günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşmasına göre, iş müteahhidin malzemesinden yapılacaksa, antlaşma yapıldığı vakitte işi sipariş eden malzeme için tam veya işi sipariş eden müteahhit yapan işi teslim aldığında tamamı ile hesaplaşarak, antlaşmada belirtilen kısmı için ücret ödeyecek. Antlaşmaya uygun malzemeyi müteahhit kredi olarak, özellikle işi sipariş edenin malzemeye ücreti taksitle ödemesi talebi ile belirlenebilir.
    2.    Müteahhit sağlayan malzeme ücretinin antlaşma yapıldıktan sonra değişmesi yeniden hesap yapmaya neden olmaz.

    Madde 646. İşi, İşi Sipariş Eden Malzemesinden Yapma

    Eğer günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşmasına göre, iş sipariş edenin malzemesinden yapılırsa, pusulada  veya antlaşma yapıldığında, müteahhit işi sipariş edene teslim edecek başka da evraklarda malzemeyi açıkça belirtmesi, sayısı, niteliği, tarafların anlaşması ile belirlenen fiyatı belirtilmelidir. Pusuladaki veya onun gibi başka da evraktaki malzemelerin fiyatının belirlenmesinde,  işi sipariş eden yazılı kanıt sunarak,  sonradan mahkemede dava açabilir.

    Madde 647. İşin Fiyatı Ve İşe Ücret Ödeme
    Günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşmasında işin fiyatı tarafların anlaşması ile belirlenir veya müteahhit ilan eden fiyat listesinde belirlenen fiyattan fazla olmamalıdır.  İşi sipariş eden ücreti müteahhit işin sonucunun tamamını teslim ettikten sonra ödeyecek.  Tarafların anlaşmasına göre, işe sipariş eden antlaşma yapılırken ücretin  tamamını veya avans ile  ödeyebilir.

    Madde 648. Yapılan İşten Noksan Bulunma Neticeleri

    1.    İşi sipariş eden işin sonuçlarını teslim aldığında veya müteahhit nesnesini kullanma sırasında eksiklikler bulunduğu durumda, bu Kanunun 630. Maddesinde belirtilen genel süre içerisinde, garanti süre belirlendiğinde garanti süre içerisinde, bu Kanunun 635.maddesinde belirtilen hakların birini gerçekleştirir.
    2.    Günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşmasına göre, yapılan işin noksanlarını bedava giderme hakkında, eğer mevzuatlarda belirlenen tertipte başka süre ( hizmet süresi) belirlenirse, eksiklikler işi sipariş edenin kendisinin ve başka da kişilerin hayatına veya sağlığına tehlike yarattığı durumda, işi sipariş eden veya onun hukuki varisi  işi teslim aldığı vakitten itibaren üç yıl içerisinde talep edilebilir. Bu talepler bu eksikliklerin hangi vakitte açıklanmasına bakmaksızın, özellikle garanti süresi tamamlandıktan sonra açıklanırsa da talep edilebilir. Müteahhit, belirtilen talebi yapmadığı durumda işi sipariş edenin o süre içerisinde iş için ödenen ücretin bir kısmını geri verme, yada eksiklikleri kendi kaynakları ile veya üçüncü kişilerin yardımı ile gidermek için harcanan masrafların ödenmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 649. İşi Sipariş Edenin Yapılan İşin Sonucunu Teslim Almaya Gelmemesinden Doğan Sonuçlar

    1.    İşi sipariş eden yapılan iş neticesini teslim almaya gelmediği veya işi sipariş eden onları teslim almadan kaçınan başka da durumlarda müteahhit işi sipariş verene yazılı şekilde uyararak, uyardığı tarihten iki ay geçtikten sonra taahhüt nesnesini uygun fiyata satma ve ondan elde edilen parayı, müteahhide ait bütün ödemeleri düşerek, Bu Kanunun 291.maddesine uygun şekilde işi sipariş eden adına noter depozitosuna yatırma hakkı vardır.
    2.    Bu maddenin 1.satırında belirtilen durumlarda müteahhit taahhüt nesnesini satma yerine onu kendinde bırakma (Bu Kanunun 624.madde) veya işi sipariş edenden getirilen zararı ödettirme hakkına sahip olur.

    Madde 650. Antlaşmadaki Tarafların Birinin Vefat Etmesinden Dolayı Ortaya Çıkan Sonuçlar

    Günlük yaşamla ilgili taahhüt antlaşmasının taraflarından birinin vefat etmesi nedenle durdurulduğu durumda (Bu Kanunun 376. Maddesi) antlaşmanın durdurulma nedeni bu tarafın hukuki varisi ve onun sözleşme yapan ajandası arasındaki anlaşmaya göre, onlar anlaşamadığı durumda,  yapılan işin ölçüsü ve fiyatı, harcanan ve geri kalan malzeme fiyatı ve başka da önemli durumlar dikkate alınarak mahkeme aracığıyla  açıklanır.

    § 3.İnşaat Taahhüdü Özellikleri

    Madde 651. İnşaat Taahhüdü Antlaşması

    1.    İnşaat taahhüdü antlaşmasına göre müteahhit işi sipariş edenin talimatına göre, antlaşmada belirlenen sürede belli bir inşaatı yapma veya başka da inşaat işlerini yapmayı üstlenir, işi sipariş eden müteahhide işi yapması için gerekli olanları sağlamaya, onun sonucunu teslim alma ve belirlenen ücreti ödemeyi üstlenir.
    2.    İnşaat taahhüdünü antlaşması işletme, ev (konut, bina veya başka da inşaat veya restavrasiyon ve yapılmakta olan inşaatla alakalı başka da işleri yapmak için yapılır. Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, bu paragrafın şartları evler ve binaların genel onarımında da kullanılır. Eğer bu antlaşmada belirtildi ise, müteahhit inşaatı kullanmak için vermeyi işi sipariş eden teslim aldıktan sonra,  antlaşmada  belirlenen süre içerisinde sağlamayı yüklenir.  
    3.    İnşaatın bütünü ile tamamlanması hakkında antlaşma yapılma sırasında müteahhit kendine inşaat ve onun yapılmasını sağlama hakkında bütün taahhüdü üstlenir ve antlaşma şartlarına uygun işi sipariş edene kullanmaya hazır inşaatı teslim etmelidir.
    4.    Tamamlanmayan inşaatın sahibi onu işi sipariş edene teslim edinceye kadar ve ona ödeme yapılıncaya kadar müteahhit sayılır.
    5.    İnşaat, taahhüt antlaşmasına göre, iş kişinin( işi sipariş edenin)  günlük yaşamla ilgili taahhüt veya başka kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan durumda, bu tür antlaşmaya günlük yaşamla ilgili antlaşmaya göre işi sipariş eden hakları hakkında şartlar kullanılır.

    Madde 652. İnşaat Taahhüdü Antlaşmasına Göre Tevekkülü Paylaşma

    1.    İnşaat şantiyesi  işi teslim etmenin antlaşmada belirlenen süresi sona erinceye kadar tabii afetten dolayı tahrik olduğu veya yıkıldığı durumlarda işi sipariş eden, eğer farklı belirtilmezse, yapılan veya yeniden yapılandırma işlerinin ücretini ödemelidir.
    2.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmezse, işi yapmanın tesadüfen imkansız olma tehlikesini onlar teslim edinceye kadar işi sipariş eden yüklenir.
    3.    İşin beklenmedik durumda fiyatının artması tehlikesi müteahhide aittir.
    4.    Antlaşmada inşaatta olması ihtimal bütün tevekkülü müteahhidin üstleneceği belirtilebilir.(inşaatı tamamlama)
    5.    Antlaşmada müteahhidin risklerini sigorta etme belirtilebilir. Bu durumda sigorta masrafları, yapılan işler için primi belirlemek için dikkat edilen inşaat giderine dahil edilir.

    Madde 654. Yapılan İşlerin Güvenliği İçin Sorumluluk

    Yapılan işlerin güvenliği için müteahhit sorumlu olur.

    Madde 654. Proje ve Tarife Evrakları

    1.    Müteahhit inşaatı ve onunla ilgili işleri işin ölçüsü ve içeriği ve talepleri açıklayan proje evrakı ve iş taleplerini açıklayan proje evrakı ve işin fiyatını açıklayan ücret tarifesine göre gerçekleştirir. Antlaşmada başka talimatlar olmadığı durumlarda, müteahhit proje evraklarına ve tarifede (proje ve ücret tarifesi) gösterilen bütün işleri yapmak zorunda olarak kabul edilir.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirlenmezse, yavancı dille yapılmış proje ve tarife, diğer teknik evraklar müteahhide resmi  veya Rus diline çevrilerek verilir. Ölçü birimleri mevzuatlarda belirlenen    birim sistemine göre yapılmalıdır.
    3.    İnşaat taahhüdü antlaşmasında proje, tarife evraklarının tertibi ve muhtevası açıklanmalıdır ve tarafların hangisi ve hangi sürede gerekli evrakı vermeli oldukları belirlenmelidir.
    4.    İnşaatın yapımı  süresinde proje, tarife evrakında hesaplanmayan işleri ve bununla ilgili ek iş yapma ve inşaatın ücret tarifesini artırma gerekliliğini açıklayan müteahhit,  işi sipariş edene bu hakkında bildirmek zorundadır. Müteahhit kendi bildirisine işi sipariş edenden on gün içerisinde cevap almadığı durumda, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada bunun için farklı bir süre belirlenmedi ise, boş kalmadan gelen zararı işi sipariş eden hesabına dahil ederek, ilgili işi durdurabilir.
    5.    Bu maddenin 4. Paragrafında belirlenen yükümlülükleri yerine getirmeyen  müteahhit, eğer işi sipariş eden menfaati için hemen hareket yapma gerekliliğini, net olarak belirtirsek, işin beklemesi yapılmakta olan inşaat şantiyesinin yıkılmasına veya tahrik olmasına neden olmasına bağlı hemen harekete geçmesi gerektiğini  ispatlayamazsa, işi sipariş edenden ek işi yaptığı için ödeme ve bundan dolayı ortay çıkan zararın yerine getirmesini talep etme hakkını kaybeder.
    6.    İşi sipariş eden ek işe ve ona ödeme yapmayı kabul ettiğinde, bu iş müteahhidin uzmanlık sahasına girmediğinden  yada müteahhide alakası olmayan nedenden dolayı yapılması mümkün olmayan durumlarda, müteahhidin bu işi yapmaktan vaaz geçme hakkı vardır.

    Madde 655. Proje ve Tarife Evraklarına Değişiklikler Yapma

    1.    İşi sipariş eden proje ve tarife evrakına müteahhit  için ek masraflara veya işin yapılma süresini uzatma ile ilgisi olmayan değişiklikler yapmayı talep etme hakkı vardır.
    2.    Müteahhit için ek masrafları gerektiren proje ve tarife evraklarına değişiklikler yapma, tarafların anlaşılan ek tarifesinin esasında, işi sipariş edenin hesabından gerçekleştirilir.
    3.    Eğer müteahhidin ilgisi olmayan sebeplerden iş ücreti tarifeden en az 10 % artarsa, o tarifeyi yeniden yapılmasını talep etme hakkı vardır.
    4.    Proje, tarife evrakındaki, bu tür evrak kendi siparişine göre, yapıldığı durumlar dışında, müteahhit proje ve tarife evrakında yanlışlıkları açıklama ve onların giderilmesi ile ilgili yapılan uygun masrafların ödenmesini talep etme hakkı vardır.

    Madde 656. İşlerin Maddi Yönünün Sağlanması

    1.    Eğer işi sipariş edenin inşaatı bütünü ile veya belli bir kısmında maddi yönünün sağlanması belirlenmezse, parçalar ve monte edilmesi ile birlikte, inşaata malzemeler ve teçhizat sağlama hakkında taahhüdü müteahhit  yüklenir.
    2.     İnşaatı maddi yönden sağlama yükümlülüğü olan müteahhit kendisi veren malzemeleri (parçaları, monte etmeyi) veya teçhizatlar yapılan işlerin kalitesine engel olmadan kullanma mümkün olmayacağı açıklanmasına  tevekkül eder.
    3.    İşi sipariş  eden veren malzemeleri (parçaları, monte parçaları) veya teçhizatları yapılacak işlerin kalitesine engel olmadan kullanmanın imkansızlığı açıklandığı durumda, müteahhit işi sipariş edenden onları uygun sürede değiştirmesini talep etmek zorundadır, bu talep yapılmadığı durumda, müteahhit antlaşmadan vaaz geçme ve işi sipariş edenden antlaşmanın yapılan bölüğüne eşit olan ücretini ödeme ve bu fiyatla kapanmayan zararları ödemeyi talep etme hakkı vardır.

    Madde 657. İşe Ücret Ödeme

    1.    Yapılan işe ödemeyi işi sipariş eden taifede belirtilen miktarda mevzuatlarda veya antlaşmada belirlenen sürede ve tertiple ödeyecek. Mevzuatlarda veya antlaşmada ilgili talimatlar olmadığı durumlarda müteahhit yerine getiren işe ödeme yapma, Bu Kanunun 623.maddesine uygun yapılır.
    2.    Her şeyi hazır olarak teslim edilen  inşaatta antlaşmada belirlenen fiyat, eğer tarafların anlaşmasında farklı belirlenmezse, işi sipariş eden şantiyeni teslim aldıktan sonra tam olarak ödenir.

    Madde 658. İnşaat Yapmak İçin Toprak Parçasını Vermek

    İşi sipariş eden inşaat yapmak için toprak parçasını antlaşmada belirtilen ölçüde ve o  durumda zamanında  vermek zorundadır. Antlaşmada bu tür talimat olmadığı durumda toprak parçasının ölçüsü ve durumu işin zamanında başlamasını, onun düzenli yapılmasını ve vaktinde tamamlanmasını sağlamalıdır.

    Madde 659. İşi Sipariş Edenin İnşaat Taahhüdü Antlaşmasındaki Ek Yükümlülükleri
    İşi sipariş eden inşaat taahhüdü antlaşmasında belirtilen durumlar ve tertipte müteahhide işi yapmak için gerekli evler ve binalar vermeye, müteahhidin ikamet yerine yükün nakliye edilmesini sağlamak, belli bir süre için enerji hattı, boru hattını geçirmek ve başka da hizmetler vermek zorundadır. Antlaşmada belirlenen taleplere göre ücret ödenir.

    Madde 660.  İşi Sipariş Edenin Antlaşmaya Göre İşin Yapılmasını Takibi ve  Kontrolü

    1.    müteahhit inşaat taahhüdü antlaşmasında yapılmakta olan işin gidişi ve kalitesi, onlarına yapılma süresine (tarife) uygun olmasını, müteahhidin sağladığı malzemelerin kalitesine ve işi sipariş edenin malzemelerin müteahhidin doğru kullanmasını takip ve kontrol etmesine hakkı vardır, bu konuda o, müteahhidin o vakitte yaptığı işine karışmaz.
    2.    Yapılmakta olan işin takibi ve kontrolü vaktinde antlaşma tarafların iş kalitesine geri etki oluşturan olayları ve başka da eksiklikleri açıklayan işi sipariş eden hemen müteahhide bildirmek zorundadır. Bu tür bildiri yapmayan işi sipariş ede tespit edilen eksikliklere gönderme yapma hakkını kaybeder.
    3.    Müteahhit inşaat süresinde işi sipariş edenden aldığı talimatları, eğer bu tür talimatlar antlaşma taleplerine aykırı olmazsa ve müteahhidin o vakitte yaptığı işine karışmazsa, yapmak zorundadır.
    4.    İşi gerekli şekilde yapmayan müteahhit onun yapılmasına işi sipariş edenin takip ve kontrol etmediği için gönderme yapmak zorunda değil, buna bu tür takip ve kontrolü yapma görevi mevzuatlarda veya antlaşmada işi sipariş edene yüklenen durumlar hariç.

    Madde 661. Müteahhidin Çevreyi ve İnşaat İşlerinin Güvenliğini Sağlama Görevi

    Eğer çevre koruma ve inşaat işlerini güvenli yapma hakkında taraflar için bunun ihmaline götüren olay varsa, müteahhidin işi yapma sürecinde işi sipariş eden sağlayan malzemeleri (parçalar, ) ve teçhizatları kullanma veya onun talimatlarını yapma hakkı yoktur.

    Madde 662. Tarafların İnşaatı Konservasiyon  Yapmadaki Yükümlülükleri

    Eğer taraflara ilgisi olmayan sebeplerden dolayı inşaat taahhüdü antlaşmasına göre, iş durdurularak, inşaat şantiyesine konservasiyon edilirse, işi sipariş eden müteahhide konservasiyon  yapılıncaya kadar yapılan bütün iş için ücret ödeme ve işin durdurulması ve inşaatı konservasiyon yapılması gerekliliğinden ortaya çıkan zararı ödemek zorundadır.

    Madde 663. İş Sonuçlarını Teslim Etme ve Teslim Alma

    1.    İnşaat taahhüdüne göre yapılan işi, eğer bu antlaşmada belirtilse, işin belli bir dönemini teslim etmeye hazır olduğu hakkında müteahhitten bilgi alan sipariş eden hemen onun sonuçlarını teslim almak zorundadır.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, işi sipariş eden iş sonuçlarını teslim almayı kendi hesabına gerçekleştirir. Mevzuatlarda belirtilen durumlarda iş sonucunu teslim almaya devlet kurumlarının ve mahalli yönetim kurumlarının temsilcileri katılmalıdır.
    3.    İşin bazı dönemlerini önceden teslim alan işi sipariş eden onun müteahhidin suçu olmadan tahrik olma ve yıkılma tevekkülünü yüklenir. Buna antlaşmada işi müteahhidin tevekkülü üstlenerek yaptığı durumlar da dahildir.
    4.    Müteahhidin iş sonuçlarını teslim etmesi ve işi sipariş edenin onu teslim alması iki taraf, mevzuatlarda belirlenen durumlarda devlet kurumlar ve mahalli yönetim kurumunun temsilcileri de imzalayan evrakla resmileşir. Tarafların biri evrakı imzalamadan vaaz geçtiği durumda, bu hakkında not düşerek, ikinci taraf imzalayacak. İş sonucunu bir taraflı teslim etme veya teslim almada imza atmayan tarafın vaaz geçme sebeplerini mahkeme esassız bulduğu durumda, mahkeme geçerli bulabilir.
    5.    Bu mevzuatlarda veya antlaşmada belirtilen yada inşaat taahhüdü antlaşmasına göre, yapılan işin niteliğinden ortaya çıktığı durumda, onun sonuçlarını teslim almaya önceden sınama işleri yapılmalıdır. Bu durumlarda iş sonuçlarını teslim alma,  için önceden yapılan sınama neticeleri olumlu olduğunda yapılabilir.
    6.    İşi sipariş eden, antlaşmada belirtilen amaç için iş sonuçlarını kullanmak mümkün olmayan eksiklikler tespit edildiği durumda ve onları müteahhit yada işi sipariş eden veya üçüncü kişi gideremez olursa, iş sonuçlarını teslim almadan vaaz geçme hakkı vardır.  Teslim alma sırasında başka eksiklikler tespit edilen durumda onlar hakkında bu maddenin 4. Paragrafında belirtilen mevzuatta belirtilmelidir.
    7.    Mevzuatlarda belirtilen şartlarda yapılan inşaatları devlet komisyonu kabul etmelidir. Kazakistan Cumhuriyetinin Hükümeti yapılan inşaatı devletin teslim alma tertibini belirler ve devlet organlarının dönem, dönem teslim alma işlerine katılma şartlarını belirler.

    Madde 664. Müteahhidin İşlerin Kalitesi İçin Sorumluluğu

    Müteahhit antlaşmada, projede ve taraflar için zorunlu  inşaat normları ve şartlarında belirtilen taleplerden dolayı ortaya çıkan sapmalar için ve inşaat şantiyesinin proje ve tarife evrakında belirtilen   bilgiler, özellikle işletmenin işletme gücü gibi bilgilere erişemediği için işi sipariş edenin karşısında sorumlu olur.
    Konutu veya binayı yeniden yapılandırma sırasında(yeniden yapılandırma, yeniden inşa etme, düzenleme  vs.) müteahhide konutun, binanın veya onun belli bir kısmının sağlam ve güvenliğini azalttığı veya yitirdiği için sorumluluk yüklenir.

    Madde 665. İnşaat Taahhüdü Antlaşmasındaki Kalite Garantisi

    1.    Eğer inşaat taahhüdü antlaşmasında farklı belirtilmezse, müteahhit inşaat şantiyesinin proje, tarife evrakında belirtilen sonuçları elde etme ve antlaşmaya uygun belirlenen garanti süresi içerisinde inşaatı kullanmak için teslim etmeye garanti verir. Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada başka türlü garanti süre belirlenmezse, garanti süresi işi sipariş eden inşaatı teslim alan tarihten itibaren on yıl olarak belirlenir.
    2.    Garanti süresi sınırında tespit edilen eksiklikler için eğer, inşaatın veya onun belli bir kısmının tabii eskimesinin, onu doğru kullanmamanın veya işi sipariş eden kendisi veya o belirleyen üçüncü kişi tarafından  verilen talimatlarının doğru olmamasından, inşaatı sipariş edenin kendisi veya o belirleyen üçüncü kişi onarma işlerini doğru yapmadığı neticesinde olduğunu ispatlayamazsa, müteahhit sorumlu olur.
    3.    Müteahhit sorumlu olan eksikliklerin (bozukluklar veya yarım yamalak yapılan iş) neticesinde inşaatı kullanamayan bütün zaman için garanti süresi durdurulur.
    4.    Garanti süresinin içerisinde, Bu Kanunun 630. Maddesinin 4.paragrafında belirtilen eksiklikler tespit edilen vakitte işi sipariş eden onlar açıklanıncaya kadar uygun vakit içerisinde onlar hakkında müteahhidi bilgilendirmelidir.
    5.    İnşaat taahhüdü antlaşmasında garanti süre tespit edilinceye kadar tarifede tespit edilip, antlaşmada  belirtilen  iş ücretinin bir kısmını işi sipariş edenin kesme hakkı belirtilebilir.

    Madde 666. Eksiklikleri Sipariş edenin Hesabından Giderme

    1.    İnşaat taahhüdü antlaşmasında işi sipariş edenin talebi üzerine ve işi sipariş edenin hesabından, müteahhit sorumlu olmayan noksanları (Arızalar ve yarım yamalak yapılan iş) müteahhidin giderme zorunluluğu belirlenebilir.
    2.    Antlaşmanın şekli ile doğrudan alakalı olmayan veya kendine ilgisi olmayan nedenlerden dolayı müteahhidin yerine getirmesi imkansız olan durumlarda, müteahhit bu maddenin 1.paragrafında belirtilen işleri yapmadan vaaz geçme hakkı vardır.

    §4. Proje ve Araştırma İşlerinde Taahhüt Özellikleri

    Madde 667. Proje ve Araştırma İşlerine Taahhüt Antlaşması

    1.    Proje ve araştırma işlerine taahhüt antlaşmasına göre müteahhit (proje yapan, araştırmacı) işi sipariş edenin siparişine göre proje ve tarife evrakını hazırlamayı ve araştırma işlerini yapmayı üstlenir. İşi sipariş eden onları teslim alma ve ücret ödemeyi üstlenir.
    2.    Eğer mevzuatlarda veya proje veya araştırma faaliyetlerini hakkında antlaşmalarda farklı belirtilmedi ise, proje veya araştırma faaliyetleri antlaşmasını yapmanın tesadüf gerçekleşmesinin imkansızlığı tevekkülü işi sipariş edene aittir.

    Madde 668. Proje ve Araştırma Faaliyetlerine Gerekli Önemli Bilgiler

    1.    Proje ve araştırma faaliyetleri hakkında taahhüt antlaşmasına göre, işi sipariş eden müteahhide proje yapmasına sipariş eder ve proje, tarife evrakını yapmak için gerekli başlangıç bilgileri vermek zorundadır.  İşi sipariş eden siparişine göre proje yapma görevini  müteahhit yapabilir, bu durumda talimat işi sipariş eden onayladığı andan itibaren taraflar için zorunlu olur.
    2.    Müteahhit  Eğer mevzuatlarda veya proje ve araştırma faaliyeti antlaşmasında farklı belirlenmedi ise, proje ve araştırma işleri antlaşmasında tesadüfen yapılmanın imkansızlığı tevekkülünü işi sipariş eden yüklenir.

    Madde 669. İşi sipariş Edenin Görevleri

    Proje ve araştırma işleri hakkında taahhüt antlaşmasına göre, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi  ise, işi sipariş eden:
    1)    Müteahhide bütün işler tamamlandıktan sonra belirlenen fiyatı ödeme veya onu işin bazı dönemleri tamamlanıncaya kadar ayrı ödemek;
    2)    Müteahhitten alınan proje, tarife evrakını sadece antlaşmada belirtilen amaçlarda kullanmaya, proje,tarife evrakı üçüncü kişiye vermeme ve orada bulunan bilgileri müteahhidin muvafakati olmadan açıklamamak;
    3)    Müteahhitle antlaşmada belirtilen ölçü ve durumda proje ve araştırma işlerini yapması için hizmet etmek;
    4)    Müteahhitle birlikle hazır proje, tarife evrakını ilgili devlet kurumu ile ve mahalli yönetim kurumları ile anlaşmaya  katılmak;
    5)    Müteahhide ilgisi olmayan nedenlerden dolayı proje ve araştırma işlerine ilgili başlangıç bilgilerin değişmesinden dolayı ortay çıkan ek masrafları ödemek;
    6)    Yapılan proje evraklarının veya yapılan araştırma işlerinin eksiklikleri ile ilgili üçüncü kişinin işi sipariş edenden isteyen taleplerine göre, müteahhidi işe katmak zorundadır.

    Madde  670. Müteahhidin Yükümlülükleri

    Proje ve araştırma faaliyetleri taahhüdü antlaşmasına göre, müteahhit:
    1)    İşleri antlaşma yaparken  proje için verilen başlangıç bilgileri kullanmak;
    2)    Hazır proje, tarife evrakını işi sipariş edenle, gerekli olduğu durumda ,işi sipariş edenle birlikle ilgili devlet organları ile ve mahalli yönetim kurumları ile anlaşmak:
    3)    Eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, işi sipariş edene hazır proje, tarife evrakını ve araştırma işlerinin neticesini aynı anda vermek:
    4)    İşi sipariş edenin muvafakati  olmadan proje, tarife evrakını üçüncü kişilere vermemek zorundadır.

    Madde 671. Müteahhidin Garantisi

    Müteahhit proje ve araştırma işleri taahhüdü antlaşmasına göre, işi sipariş edene müteahhit hazırlayan proje, tarife evrakı esasında üçüncü kişilerin işlerin yapılmasına engel olma veya sınırlama hakkının yok olduğuna garanti verir.

    Madde 672. Proje, Tarife Evrakını ve Araştırma İşlerinin Eksiklikleri İçin Müteahhidin Yükümlülükleri

    1.    Proje, tarife evrakını ve araştırma işleri ile ilgili taahhüt antlaşmasına göre, müteahhit , inşaatı yapma sürecinden sonra ve yapılan proje, tarife evrakını ve araştırma işleri esasında yapılan inşaatı kullanma sürecinde ortaya çıkan eksikliklerle birlikte, proje, tarife evrakını ve araştırma işlerinin eksiklikleri için sorumlu olur.
    2.    proje, tarife evrakını ve araştırma işlerinde eksiklikler tespit edildiğinde, müteahhit, işi sipariş edenin talebine göre, proje, tarife evrakını bedava yeniden yapmak ve gerekli ek araştırma yapmak ve eğer mevzuatlarda veya antlaşmada belirlenmedi ise, işi sipariş edene getirdikleri zararı ödemek zorundadır.
    3.    Proje evrakının eksikliklerinden ortay çıkan talepleri, onu hazırlama hakkında sipariş eden olmazsa da, proje evrakını kullanan kişi talep edebilir.

    §5. İlmi, Araştırma, Deneme, Proje  ve Teknolojik İşlere Taahhüt Özellikleri

    Madde  673. İlmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşması

    1.    İlmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşmasına göre, müteahhit (işi üstlenen) işi sipariş edenin siparişinde belirtilen ilmi araştırmalarını yapma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşmasına göre, yeni ürünün numunesini, onun proje evrakını, yeni teknoloji yapma veya yeni numune yapmayı üstlenir; işi sipariş eden müteahhide teknik görev verme , iş sonuçlarını teslim alma ve onlara üret ödemeyi üstlenir.
    2.    Müteahhitle yapılan antlaşma, araştırma yapmanın, numune hazırlamanın bütün sürecini ve bazı  öğelerini de içerebilir.

    Madde 674. İşleri Yapma

    1.    Müteahhit  ilmi araştırmaları kendisi yapmak zorundadır. Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, müteahhit ilmi, araştırmalarına yapılan antlaşmayı yerine getirmede ancak işi sipariş edenin muvafakati olduğunda  üçüncü kişiyi katma hakkı vardır.
    2.    Deneme, proje işlerini yapmada, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, müteahhit onları yapmada üçüncü kişileri ek müteahhit olarak katma hakkı vardır.

    Madde 675. İşleri teslim Etme, Teslim Alma ve Ücret Ödeme

    Müteahhit bütünü ile tamamlanan ilmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işleri teslim etmek, işi sipariş eden onu teslim alma ve ona ücret ödemek zorundadır. Antlaşmada işin aralık dönemlerin teslim alma ve ücret ödeme hakkında başka da yöntemler de belirlenebilir.
    Madde 676. Antlaşma Hakkında Bilgilerin Gizliliği

    Eğer ilmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşmasında farklı belirlenmedi ise;
    1)    Müteahhit ta. İşi sipariş eden de antlaşma şekline, onun yapılma süresine ve alınan neticelerle ilgili bilgilerin gizliliğini sağlamak zorundadır. Gizli olarak kabul edilen bilgilerin sınırı antlaşmada belirlenir;
    2)    Müteahhit ilgili antlaşmaya göre yapılan iş neticelerini sadece işi sipariş edenin muvafakati ile patent vermeyi gerçekleştirme hakkı vardır.

    Madde 677. Tarafların İş Neticelerine hakları

    1.    İşi sipariş edenin İlmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşmasına göre kendine yüklenen iş neticelerini antlaşmada belirlenen sınır ve şartlarda kullanma hakkı vardır.
    2.    Eğer antlaşmada farklı belirlenmedi ise, müteahhit (işi üstlenen) kendisi üstlenen  iş neticelerini kendisi için kullanma hakkı vardır.
    3.    Antlaşmada müteahhidin iş neticelerini üçüncü kişilere satma hakkı belirlenebilir.

    Madde 678. İşi Sipariş Edenin Yükümlülükleri

    İlmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşmasına göre işi sipariş eden;
    1)    Müteahhide teknik görev verme ve onunla iş projesini veya konusunu anlaşmak,
    2)    Müteahhide işin yapılması için gerekli bilgileri vermek;
    3)    Yapılan iş neticelerini teslim alma ve onlara ücret ödemek( Bu Kanunun 623.maddesi) zorundadır.

    Madde 679. Müteahhidin(İşi Üstlenenin) Yükümlülükleri

    1.    İlmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşmasına göre, müteahhit;
    1)    İşi, işi sipariş eden le anlaşılan proje veya  konuya uygun şekilde yapma ve işi sipariş edene antlaşmada belirlenen iş neticelerini teslim etmek;
    2)    Entelektüel mülkiyet hakkının korunması ile ilgili taleplere uymak;
    3)    Antlaşmada veya işi sipariş denenin teknik siparişinde belirtilen teknik ve ekonomik ölçülerden sapmaya yol açana  teknik evraklardaki kendi suçundan dolayı ortay çıkan eksiklikleri kendi gücü ve kaynakları ile gidermek;
    4)    İşi sipariş edene beklenen sonuçları almak mümkün olmayacağı tespit  edildiği veya işi devam ettirmenin anlamsız olduğunu bildirmek;
    5)    İşi sipariş edene bu tür antlaşma esasında neticeyi elde etmede  üçüncü kişilerde ayrıca haklarının olmayacağına garanti vermek zorundadır.
    2.    Eğer İlmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, müteahhit :
    1)    İşi yapma süresinde alınan ilmi, teknik sonuçları işi sipariş edenin muvafakati olmadan açıklamadan kaçınmak;
    2)    İşi yapma sırasında elde edilen hukuki korunması gereken neticeleri korumak için tedbir almak ve bu hakkında işi sipariş edene bildirmek;
    3)    Yapılan işlerde kullanılan, hukuki korumanı gerektiren ilmi, teknik sonuçları kullanmaya işi sipariş edene ayrıca lisans vermek zorundadır.

    Madde 680. İlmi, Araştırmalara Yapılan  Antlaşmada Belirtilen Sonucun  Alınamamasının Neticeleri
    Eğer ilmi, araştırma işleri yapıldığında müteahhide  ilgisi olmayan nedenlerden dolayı   sonuç alınamayacağı belli olursa, işi sipariş eden antlaşmada belirtilen sonucun alınamayacağı açıklanıncaya kadar yapılan iş ücretini ödemek zorundadır, fakat bu antlaşmada belirtilen işlerin ilgili kısmının fiyatını aşmamalıdır.

    Madde 681. Deneme, Proje ve Teknolojik İşlere Yapılan Antlaşmada İş Sonucunun Alınamamasının Neticeleri

    Eğer deneme, proje ve teknolojik işleri yapmada, müteahhidin ilgisi olmayan nedenlerden dolayı,  işi devam ettirmenin mümkün olmayacağı ve devam ettirmenin anlamsız olduğu açıklanırsa, işi sipariş eden masrafları ödemek zorundadır.

    Madde 682. Müteahhidin (İşi üstlenen) Antlaşmanın İhmali İçin Sorumluluğu

    1.    Müteahhit  (işi üstlenen) işi sipariş edenin karşısında ilmi, araştırma, deneme, proje ve teknolojik işler antlaşmasını yapmadığı veya yeteri kadar yerine getirmediği için, eğer antlaşmanın ihmali müteahhidin(işi üstlenenin) suçundan olmadığını ispatlayamazsa, sorumlu olur.
    2.    Antlaşmayı ihmal eden müteahhit (işi üstelenen), eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, işi sipariş gören zararı zarar şeklindeki iş ücreti miktarında  ödemek zorundadır.

    33.Bölüm

    Ücretli Hizmet
    Madde 683.Ücretli Hizmet Antlaşması

    1.    Ücretli hizmet antlaşmasına göre, işi üstlenen işi sipariş edenin siparişine göre, hizmeti (belli bir hareket yapma veya belli bir hizmet verme) üstlenir, işi sipariş eden bu hizmet için ücret ödemeyi üstlenir.
    2.    Bu bölümün şartları  iletişim hizmeti, tıp, veteriner, muhasebe, danışma, medya, turizm hizmetlerine bu Kanunun 32, 34, 35, 39,41,43,44,bölümlerinde belirtilen antlaşmalarda belirtilen hizmetler dışında, başka da hizmet türlerine kullanılır.

    Madde 684. Ücretli Hizmet Antlaşmasının yapılması

    Eğer ücretli hizmet antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, işi üstlenen kendisi hizmet etmelidir.

    Madde 685. Yapılan Hizmete Ücret Ödeme

    1.    İşi sipariş eden yapılan hizmetlere ücretli hizmet antlaşmasında belirtilen süre ve tertiple ücret ödemek zorundadır.
    2.    İşi sipariş edenin suçundan yapılması imkansız olan durumlarda, eğer mevzuatlarda veya ücretli hizmet antlaşmasında farklı belirtilmezse, yapılan hizmete ücretin tamamı ödenecek.
    3.    Yapılması imkansız olması tarafların hiç biri sorumlu olmayan durumlardan ortaya çıktı ise, mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmezse işi sipariş eden işi yapana onun harcadığı masraflarını ödeyecektir.

    Madde 686. Ücretli Hizmet Antlaşmasından Bir Taraflı Vaaz Geçme

    1.    İşi Sipariş eden işi yapanın gerçek masraflarını ödediği durumda ücretli hizmet antlaşmasından vaaz geçme hakkı vardır.
    2.    İşi sipariş edenin suçundan ortaya çıkan durumlar dışında, işi yapan ücretli hizmet antlaşmasına göre taahhütleri yapmadan işi sipariş edene antlaşmayı feshettiği için ancak getirdiği zararı ödediği durumda vaaz geçme hakkı vardır.

    Madde 687. Ücretli Hizmet Antlaşmasının Hukuki Düzenlenmesi

    Taahhüt hakkında genel tüzükler (Bu Kanunun 612-639maddesi) ve günlük yaşamla ilgili taahhüt (bu Kanunun 640-650maddesi), eğer bu kanunun 683-686.maddelerine ve ücretli hizmet antlaşması şekli özelliklerine aykırı olmazsa, ücretli hizmet antlaşmasına ilgili de kullanılır.

    34. Bölüm.

    Nakliye

    Madde 688. Genel Tüzük
    1.    Yükleri, yolcuların nakli nakliye antlaşması esasında yapılır.
    2.    Nakliyenin genel talepleri taşıt hakkında mevzuatlarla, başka da mevzuatlarla ve onlara uygun yapılan tüzüklerle belirlenir.
    Yükleri, yolcuları ve türlü yük taşıyan araçlarla nakliye  talepleri, eğer bu Kanunla, taşıt hakkında mevzuatla, başka da mevzuat türleri ile ve onlara uygun çıkarılan tüzüklerde farklı belirlenmedi ise, tarafların anlaşması ile belirlenir.

    Madde 689. Yük Nakliyesi Antlaşması

    1.    Yük nakliyesi antlaşmasına göre, bir taraf (nakliyeci) kendine başka tarafın (yük gönderen) güvenle teslim eden yükünü belli bir yere ulaştırma ve yükü almaya gelen kişiye (alıcı) yükü vermeyi üstlenir, yük gönderen yükü nakil ettiği için antlaşmaya veya tarifeye  uygun  ücret ödemeyi üstlenir.
    2.    Yük nakliyesi antlaşması taşıt evrakını, mal, nakli evrakını yük nakliyesinin taşıt hakkında mevzuatında belirtilen başka da evrakları doldurma ile yapılır.

    Madde 690.   Yolcu Taşıma Antlaşması

    1.    Yolcu taşıma antlaşmasına göre, taşıyıcı yolcuyu gidecek yerine ulaştırmayı üstlenir, yolcu bagaj teslim ettiğinde bagajı da istenilen yere ulaştıracağını ve bagajı teslim almaya hak verilen kişiye teslim etmeyi üstlenir, yolcu yolu için, bagaj teslim ettiğinde bagaj için ücret ödemeyi üstlenir.
    2.    Yolcu ve yolcu bagajını taşıma antlaşmasına göre, yolculuk bileti ve bagajın makbuz  şekli nakliye mevzuatlarında belirlenen tertiple düzenlenir.

    Madde 691. Navlun Antlaşması

    Navlun antlaşmasına göre, bir taraf (gemi ile taşıyan) başka taraftan (gemi kiralayan) yolcuları, bagajı ve yükleri taşımak için bir veya birkaç taşıt aracını tamamı ile veya bir kısmını bir yada birkaç sefer için ücret ödeyerek almayı üstlenir.
    Gemi kiralama antlaşmasını yapılma tertibi ve onun şekli ve türü taşıt hakkında mevzuatlarla düzenlenir.

    Madde 692. Nakliye Organize Etme Hakkında Antlaşmalar

    Sistematik olarak taşıma yapmak gerektirdiğinde taşıyan ve yük gönderen taşımayı organize etme hakkında uzun süreli antlaşma yapabilir.
    Yükü taşımayı organize etme hakkında antlaşmaya göre, taşıyan belirli bir sürede yükü teslim alma, yük gönderen anlaşılan miktarda taşımak için yük göndermeyi üstlenir.
    Yükü taşımayı organize etme hakkında antlaşmada taşıma miktarı, vakti, kalitesi ve taşıt aracını sağlama ve taşımaya yük vermenin başka da şartları ve nakliye organizenin mevzuatlarında belirlenen başka da şartlar yer alabilir.

    Madde 693. Taşıt Kurumları Arasındaki Antlaşmalar

    Her türlü taşıt kurumları arasında yükleri taşımayı sağlama hakkında işleri organize etme sözleşmeleri (grup anlaşmaları, yükleri merkezi kanaldan taşıma)  yapılabilir.
    Bu tür sözleşmeleri yapma tertibi taşıt hakkında mevzuatlarla belirlenir.

    Madde 664.Doğrudan Karışık Bağlantı

    Taşıt kurumlarının yükleri, yolcuları, bagajı türlü taşıt türleri ile aynı taşıt evrakına göre, (doğrudan karışık bağlantı)taşıma vaktindeki kendi aralarındaki ilişkilere ve taşımayı organize etme tertibi doğrudan karışık bağlantı hakkında mevzuatlara uygun ilgili taşıt türünü kurumlarının arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir.

    Madde 695. Toplu Taşım Aracı İle Nakliye

    1.    Ticari kurum gerçekleştiren taşıma, eğer mevzuatlarda, başka hukuk normlarında veya kuruma verilen lisansta bu kurum yolcuları, yükü veya bagajı her bir insanın veya tüzel kişinin isteğine göre, taşımayı yapması zorunluluğu varsa. Toplu taşım aracı ile taşıma olarak kabul edilir.
    2.    Toplu taşım aracı ile taşıma antlaşması açık antlaşmadır. (Medeni Kanun 387.madde)

    Madde 696. Taşıt Aracını Verme, Yükleme ve Tahliye Etme

    1.    Taşıyan yük gönderene yük taşıma için verilen siparişte. Taşıma antlaşmasında belirlenen sürede ilgili yükü taşımak için gerekli taşıt aracını vermek zorundadır. Yük gönderici yükün taşınmasına yararsız taşıt aracından vaaz geçme hakkı vardır.
    2.    Yükü yükleme ve tahliyeyi taşıt kurumları ve yük gönderici(yük alıcı) taşıt hakkında mevzuatlarda ve onlara uygun yapılan şartlarda belirlenen talepleri koruyarak, antlaşmada belirtilen tertiple ve vakitte gerçekleştirir.
    3.    Yük gönderenin (teslim alanın)gücü ile ve araçları ile yapılan yükleme (tahliye), eğer bu tür süre taşıt antlaşmasında ve onlara uygun yapılan şartlarda belirlenmezse. Antlaşmada belirlenen süre içerisinde yapılır.

    Madde 697. Taşıma Ücreti

    1.    Eğer mevzuatlarda farklı belirtilmezse, yükleri, yolcuları ve yolcu bagajını taşımak için taraflarına anlaşması ile belirlenen ücret ödenir.
    2.    Toplu taşım aracı ile yükleri, yolcuları, bagajı taşımaya ücret ödeme taşıt hakkında mevzuatlarda belirlenen tertiple onaylanan tarife esasında tespit edilir.
    3.    Yük sahibinin talebine göre, yapılacak ve tarifelerde belirtilmeyen işler ve hizmete ücret tarafların anlaşmasına göre ödenecek.
    4.    Yük taşıyan taşıyacak yük  ve bagaja  ödenecek ücret  ve taşıma ile ilgili başka da ödemeleri (Bu Kanunun 292.maddesi), eğer mevzuatlarda, taşıt antlaşmasında başka türlü belirlenmedi ise veya taahhütten farklı olmazsa, ödettirme hakkı vardır.

    Madde 698. Yükü, Yolcuyu ve Bagajı Ulaştırma Süresi

    Yükü taşıyan yükü, yolcuyu ve bagajı istenilen yere,  taşıt hakkında mevzuatlarda açıklanan ve onlara uygun taşıma şartlarında belirlenen süre içerisinde ulaştırmak zorundadır.
    Eğer yükü, yolcuyu veya bagajı ulaştırma süresi belirlenmezse ve taraflar bu sürede antlaşmada belirlenmezse, ulaştırma uygun bir süre içerisinde yapılmalıdır.

    Madde 699. Yük gönderenin Yükü Yönetme Hakkı

    1.    Yük gönderen veya yükü yönetme evrakının sahibi taşıyana taşımayı durdurmayı veya yükü geri vermeyi talep edebilir yada başka da talimatlar verebilir. Bu durumda taşıyan yapılan nakliyeye ücret ödemeyi, yapılan talimatla ilgili getirilen zararı ödemesini talep etme hakkı vardır.
    2.    Yük istenilen yerine ulaştırıldıktan sonra yükü teslim ettikten sonra yükü gönderen yukarıda belirtilen haklarını kaybeder.
    Madde 700. Yolcuların Hakları

    Taşıt hakkında mevzuatlarda belirtilen tertibe göre yolcunun;
    1)    Yolcu kendisi ile birlikte olan çocuklar bedava veya başka da indirimleri kullanma hakkı vardır.
    2)    Belirlenen normlar sınırında kendisi ile birlikte el bagajını bulundurma;
    3)    Bagajı tarifeye uygun ücret ödeyerek, taşınması için teslim etme hakkı vardır.

    Madde 701. Taşıma Hakkında Taahhütlerin İhmali İçin Sorumluluk

    1.    Taşıma hakkında taahhüt yerine getirilmediği veya yeteri kadar yapılmadığı durumda, taraflar bu Kanunun, taşıt hakkında mevzuatın, başka da mevzuatların ve tarafların anlaşmasında belirlenen şekilde sorumlu olur.
    2.    Taşıt kurumlarının yolcularla ve yük gönderenlerle (yükü teslim alan)  mevzuatlarda belirlenen sorumluluğu sınırlama veya kaldırma hakkında anlaşmaları, yükü taşıma sırasında bu tür antlaşmalar yapma imkanı taşıt hakkında mevzuatlarda belirlenen şartlar dışında, geçersiz olur.

    Madde 702. Taşıma Yapanın taşıt Aracını Vermediği İçin ve Yükü Gönderenin Verilen Taşıt Araçlarını Kullanmadığı İçin Sorumluluğu

    1.    Taşıyan onaylanan siparişe veya başka da antlaşmaya uygun olarak yükü taşımak için taşıtı vermediği için, gönderen yükü sunmadığı için yada başka da sebeplerden dolayı verilen taşıt aracını kullanmadığı için taşıt hakkında mevzuatlarda ve tarafların anlaşmasında belirlenen şekilde sorumlu olur.
    2.    Taşıyan ve yükü gönderen taşıt aracı verilmediği veya vaktinde verilmediği yada taşıt aracı kullanılmadığı durumlarda;
    1)    Tabii afetin;
    2)    Taşıt hakkında mevzuatlarda belirtilen tertiple belirlenen belli bir sefere göre yükü taşımanı durdurma veya sınırlama durumu;
    3)    Mevzuatlarda belirtilen başka da durumların nedeninden dolayı olursa, sorumlu olmaz.

    Madde 703. Taşıyıcının Doğrudan Karma Bağlantı Sırasındaki Sorumluluğu

    Taşıyıcılar doğrudan karma bağlantıda yükün kaybolduğu, tahrik olduğu, arızalandığı, eksik olduğu durumlarında, yükü gönderenin (yükü teslim alanın)  karşısında ortak sorumlu olur.  
    Gecikmesi için, eğer geciktirme taşıyıcıların suçundan olmadığını ispatlayamazsa, en son taşıyıcı sorumlu olur.

    Madde 704. Taşıyıcının Yolcuyu Göndermeyi geciktirdiği İçin Sorumluluğu

    1.    Yolcuyu taşıyan taşıt aracını göndermeyi geciktirdiği için veya taşıt aracının ulaşacak yerine geç ulaştığı için (şehir ve şehir dışı toplu taşım araçları hariç) taşıyıcı, eğer geciktirme veya geç kalma tabii güçlerden dolayı olduğunu ispatlayamazsa, yolcuya taşıt hakkında ilgili mevzuatlarda belirlenen ölçüde para cezasını ödeyecektir.
    2.    Yolcu taşıt aracının geç kalma nedeninden dolayı taşımadan vaaz geçtiği durumda, taşıyan yolcuya taşıma ücretinin tamamını geri vermek  ve yolcuya geciktirdiği için getirilen zararı ödemek zorundadır.

    Madde 705. Yükün veya Bagajın Kaybolduğu, Eksik Olduğu ve Bozulduğu İçin Taşıyıcının Sorumluluğu

    1.    Taşıyıcı yükü veya yükü taşımak için teslim aldığı vakitten itibaren ve yükü teslim alması gereken kişiye veya bagajı teslim almayı görevlendirilen kişiye teslim edinceye kadar onların korunmasını sağlamak zorundadır.
    2.    Eğer taşıyıcı yükün veya bagajın kaybolmasını kaybolması, eksik olması veya bozulması sebeplerin kendi suçundan dolayı olmadığını ispatlamazsa, yükün veya bagajın kaybolduğu için sorumlu olur.
    3.    Yükü veya bagajı taşıma sırasında oluşan zararı taşıyıcı;
    1)    Yük ve bagaj kaybolan veya eksik çıkan durumda kaybolan veya eksik olan yük değerinde;
    2)    Yük veya bagaj bozulduğu durumda, onların değerinin ne kadar azaldı ise o kadar, yükü yerine getirme mümkün olmadığı durumda ise, onun değeri miktarında;
    3)    Taşımaya değeri açıklanarak teslim edilen yük veya bagaj kaybolduğu durumda, yükün veya el bagajının açıklanan fiyat değerinde ödeyecektir.
    Yükün veya bagajın değeri onu satıcının hesabında gösterilen fiyat esasında, hesap olmadığında veya antlaşmada fiyat gösterilmediğinde, karşılaştırmalı  durumlar esasında buna benzer olaylar esasında belirlenir.
    4.    Taşıyan yükün veya bagajın kaybolma, eksik olma veya bozulmasında getirilen zararı yerine getirerek gönderene (teslim alana), eğer bu fiyat yük değerine dahil olmazsa, kaybolan, eksik olan veya bozulan yükü veya yükü taşımak için alınan ücreti geri iade eder.
    5.    Yükün veya bagajın korunmama nedenleri hakkında bir taraflı yapılan evraklar, (ticari evrak, genel şirket evrakı vs..) dava olduğu durumda, yükü veya bagajı taşıyanın, gönderenin yada teslim alanın sorumluluğu için esas olan durumları ispatlayan başka da evraklarla birlikle mahkeme değerlendirmesine tabi tutulur.

    Madde 706. Yükü taşıma Hakkında Talepler ve Davalar

    1.    Taşıyana yükün naklinden ortaya çıkan davaya kadar, ona taşıt hakkında mevzuatlarda belirtilen tertip çerçevesinde talepte bulunmak zorundadır.
    2.    Yük taşımadan dolayı ortaya çıkan taleplere göre, talepte bulunma süresi bir yıl olarak belirlenir.
    3.    Bu maddenin şartları yolcuyu ve bagajı taşımadan dolayı ortay çıkan talepler için kullanılmaz.

    Madde 707. Yolcunun Hayatı ve Sağlığına Zarar Verdiği İçin Taşıyanın Sorumluluğu

    Yolcunun hayatı ve sağlığına zarar vermesinden ortaya çıkan taahhüde göre, taşıyıcının sorumluluğu, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada taşıyıcının sorumluluğu belirtilmezse, Bu Kanunun 47.maddesine göre belirlenir.

    35.BÖLÜM.

    Taşıt Ekibi

    Madde 708. Taşıt Yollama Antlaşması

    1.    Taşıt yollama antlaşmasında bir taraf (yollayan) prim üçün ve başka tarafın (müşterinin, yük gönderenin veya teslim alanın) hesabına yükün nakli için yollama antlaşmasında belirlenen hizmeti yapma veya yapılmasını organize etme, müşteri adına veya kendi adına yük nakli antlaşmasını yapmayı üstlenir.
    Taşıt yollama antlaşmasında ek hizmet olarak ithal veya ihracat için talep edilen evrakları alma, gümrük ve başka da gerekli şartları yerine getirme, yükün durumu, onu yükleme ve tahliye, gönderene yüklenecek olan bagajı, başka da masrafların ödenmesi, yükün korunması, yükün ulaştırıldığı yerinde teslim alınması ve başka da işlemlerinin yapılması ve hizmet verme gibi yükün ulaşımı için gerekli işlemleri yapması belirlenebilir.
    Yük gönderenin muvafakati ile yollayan gönderenin menfaatini, tarife seviyesini ve ulaştırma süresini dikkate alarak, gönderenin yükünü taşıtın hangi türü ile taşıma seçimini kendisi belirleyebilir.
    2.    Bu bölümde düzenlenmeyen kısımların taşıt yollama antlaşmasına ilgili ilişkilere, eğer antlaşma taleplerine göre yollayan müşteri adına hareket yaparsa, Bu Kanunun 41. bölümünün şartları kullanılır, eğer kendi adına hareket ederse, Bu Kanunun 43. bölümünün şartları kullanılır.

    Madde 709. Antlaşma Şekli

    1.    Taşıt yollama antlaşmasında yazılı şekilde yapılır.
    2.    Yük gönderen (yükü teslim alan) yollayana, eğer yük gönderen yollayanın  yükümlülüklerini yapmasına gerekli olursa, vekaletname vermelidir.

    Madde 710. Yollayana Verilen Evraklar ve Başka Da Bilgiler

    1.    Yük gönderen (yükü teslim alan) yollayana yükün niteliklerini, onun nakli şartları hakkında evrakları ve yollayanın antlaşmada belirtilen yükümlülüklerini yapmasına gerekli başka da bilgileri vermek zorundadır.
    2.    Yollayan yükü gönderene (teslim alana) alınan bilgilerin eksiklikleri hakkında bildirmeye, bilgi tam olmadığı durumda, yük gönderenden (teslim alandan) gerekli yardımcı bilgileri sormak zorundadır.
    3.    Yük gönderen (teslim alan) gerekli bilgiyi vermediği durumda, yollayan bu tür bilgi verilinceye kadar kendinin yapması gerekli görevini yapmama hakkı vardır.
    4.    Bu madenin 1.paragrafında belirtilen bilgileri verme hakkında yükümlülüklerin ihmali ile ilgili yollayana getirilen zarar için yükü tahliye eden (teslim alan) sorumlu olur.

    Madde 711. Yollayanın Yükümlülüklerinin Üçüncü Kişinin yapması

    1.    Eğer yollama antlaşmasından yollayanın kendi yükümlülüklerinin kendisi yapma yükümlülüğü oluşmazsa, yollayan kendi yükümlülüğünü yapmaya başka kişileri çekme hakkı vardır.
    2.    Taahhüdün yapılmasını üçüncü kişiye yükleme yollayanın antlaşmanın yapılması için müşteri karşısındaki sorumluluğunu kaldırmaz.

    Madde 712. Yükü Tutma Hakkı

    Yollayan yükü, sadece onun yollama hizmeti için ödenmesi gereken ücretin ödenmemesi durumunda kendinde tutma hakkına sahip olur .

    Madde 713. Taşıt Yollama Antlaşmasına Göre Yollayanın Sorumluluğu
    1.    Taşıt yollama antlaşmasına göre, yükümlülükleri yerine getirmediği için veya gerekli seviyede yapmadığı için yollayan bu Kanunun 20. Bölümündeki şartlarda belirlenen esaslar ve ölçüde sorumlu olur.
    2.    Eğer yollayan, yükümlülüğünün ihmalini yollama antlaşmasının ilgili seviyede yapılmadığından dolayı ortaya çıktığını ispatlarsa, yollayanın yük gönderen (teslim alan) karşısında sorumluluğu da, yollayanın karşısında ilgili taşıyıcı sorumluluğu belirlenen şartlarla tespit edilir.

    Madde 714. Taşıt Yollama Antlaşmasını Yapmadan Bir Taraflı vaaz Geçme

    1.    Yük gönderen (teslim alan) veya yollayan bu hakkında başka tarafa uygun bir süre içerisinde belirterek, taşıt yollama antlaşmasından vaaz geçme hakkı vardır.
    2.    Antlaşmayı yapmadan bir taraflı vaaz geçme sırasında vaaz geçmeyi ilan eden taraf ikinci tarafa antlaşmanın feshedilmesinden gelen zararı ödeyecektir.

    36.Bölüm

    İstikraz
    Madde 715. İstikraz Antlaşması

    1.    İstikraz antlaşmasına göre bir taraf (istikraz veren) başka tarafın ödünç alanın mülkiyetine( işletme yapmasına, tesirli yönetimine) para veya belli bir türü ile açıklanan eşya verir. Bu kanunun veya antlaşmada belirtilen durumlarda onları vermeyi üstlenir. Ödünç alan ödünç verene aynı miktarda parasını veya belli bir tür eşyaya denk miktarda karşılığını vaktinde geri iade etmeyi üstlenir.
    2.    Yapılması para veya türüne göre açıklanan eşyayı verme ile ilgili antlaşmalarda istikraz, eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise ve ilgili taahhüdün anlamından farklı olmazsa. Avans, önceden ücret ödeme. Mala(işe, hizmete ücret) süresini uzatma veya taksitle ödeme türü belirlenebilir.
    3.    Tüzel kişi ve kişilere ticari iş olarak kişilerden istikraz şeklinde para  çekmek yasaktır ve bu tür antlaşmalar yapıldığı vakitten itibaren geçersizdir.
    Bu tür yasaklama istikraz edenler depozito almaya Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankasının lisansı olan bankalar olduğunda ve değerli kağıtlar çıkartması mevzuatlarda belirlenen tertiple kayıt edilen değerli kayıtları paraya çevirme durumunda kullanılmaz.

    Madde 716. İstikraz Antlaşmasının Şekli

    1.    İstikraz Antlaşması Bu Kanunun 151-152 maddesinin şartlarına uygun şekilde yapılmalıdır.
    2.    İstikraz antlaşması ödünç alanın tahvili,  beyannamesi veya ödünç verenin belli bir parayı veya eşyanın belli bir türünü verdiğini ispatlayan başka da evrak olduğu durumda da yazılı şekilde yapılmalıdır.

    Madde 717. İstikraz Antlaşmasının Yapılması

    İstikraz antlaşması, eğer bu Kanunda veya tarafların anlaşmasında farklı belirtilmezse, para veya eşyanın teslim edildiğinden  andan yapıldı sayılır.
    Antlaşmada parayı veya eşyayı taksitle verme belirtildiği durumda, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, onların ilk kısmı verildiği andan yapıldı sayılır.

    Madde 718. İstikraz Antlaşmasına Göre Mükafatlandırma

    1.    Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmezse, istikraz şeklini kullandığı için ödünç alan antlaşmada belirlenen miktarda ödünç vereni  mükafatlandırır.   
    2.    Eğer istikraz antlaşmasına göre ödünç alana eşya verildi ise, mükafatlandırma onların ölçüsü ve şekli (para veya eşya şeklinde) antlaşmada belirtildiği gibi yapılır.
    3.    Mükafatlandırma düzeni ve süresi istikraz antlaşmasında belirlenir. Eğer mükafatın tertibi ve süresi antlaşmada belirlenmedi ise o, her ay ödenir.
    4.    Eğer ödünç alan istikraz şeklini vaktinde geri vermezse, mükafatlandırma  istikraz şeklini kullanan bütün zaman için ödenir.

    Madde 719. İstikraz Şeklini Verme

    1.    İstikraz şekli antlaşmada belirtilen süre, miktar ve durumda verilir.  Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, istikraz şekli onu ödünç alana verilen veya onun bankadaki hesabına havale edilen andan verildi sayılır.
    2.     Eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmezse, ödünç alan istikraz vermenin antlaşmada belirtilen süresine kadar ödünç vereni bu hakkında bilgilendirerek, istikrazda tamamı ile yada kısmen vaaz geçme hakkı vardır.
    3.    Eşyayı ödünç verdiği durumda onların sayısı, türü, kalitesi, kutusu veya sarılması hakkında antlaşmaları yapma, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, malı satın alma,satma antlaşması hakkında ( 402-492.maddesi) şartlarına uygun yapılır.

    Madde 720. Belli Bir Amaç İçin Kullanılan İstikraz

    1.    eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, istikraz amacı belirlenmeyebilir ve ödünç alan istikraz amacını kendi belirleyebilir.
    2.    Antlaşma istikrazın istikraz amacını belli bir amaç için kullanma antlaşması ile (belli bir amaç için kullanılan istikraz) yapıldığı durumda , istikraz verenin istikrazın belli bir amaç için kullanılıp kullanılmamacığını kontrol etme hakkı vardır, ödünç alan ödünç verene  bu tür kontrol imkanını sağlamak zorundadır.  
    3.    Ödünç alan istikraz amacına uygun şekilde kullanma yükümlülüklerini ve bu maddenin 2.paragrafında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği durumda, ödünç veren istikraz amacının belirtilmeyen kısmı ile ilgili antlaşmayı yapmadan vaaz geçme ve ödünç alandan istikraz amacını ve ona göre tayin edilen mükâfatı vaktinden önce vermeyi talep etme hakkına sahip olur.

    Madde 721. Ödünç Alanın  Taahhüdünü Yapmasını Sağlama

    1.    İstikraz şeklini geri verme ve mükafat hakkında taahhüdü yapma, bu Kanunda belirtilen yöntemlerle sağlanabilir. Bu durumda ödünç alan, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirlenmedi ise, ödünç verene istikrazın sağlanmasını kontrol etmeye imkan sağlamalıdır.
    2.    Ödünç alan istikrazı geri verme ve mükafatı sağlama hakkında yükümlülüklerini yapmadığı durumda ve bunlar ödünç veren sorumlu olmayan durumlardan dolayı ortaya çıktığında,  ödünç veren antlaşmadan vaaz geçme ve ödünç alandan istikrazı ve ona göre ödenecek mükafatı önceden talep etme hakkı vardır.

    Madde 722. İstikraz Nesnesini  Geri Verme

    1.    Ödünç alan antlaşmada belirtilen tertiple ve sürede istikraz şeklini geri vermek zorundadır. Eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, istikrazı, istikraz verene teslim eden veya onun banka hesabına yatırdığı andan itibaren geri verildi sayılır. Eğer istikrazı geri verme süresi antlaşmada belirlenmedi ise, onu ödünç alan ödünç veren talep ettiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde geri vermek zorundadır. Eğer antlaşmada farklı belirlenmezse, istikraza göre mükafat  istenilen zamanda vaktinden önce ödenebilir.
    2.    İstikraz verenin muvafakati ile ödünç alanın taahhütleri: para istikrazı antlaşmasına göre, borç olarak türüne göre nitelendirilen eşyaları alma;  eşya istikrazı antlaşmasına göre, borç yerine para alma yöntemleri ile yapılabilir. Adı geçen eşyaların değeri tarafların anlaşması ile belirlenir.
    3.    Eğer antlaşmada istikraz nesnesini taksitle verme belirtilirse,ödünç alan sıradaki kısmını için belirlenen sürede vermezse, ödünç veren istikraz nesnesinin  geri kalan kısmına ait mükafatla birlikte vaktinden önce vermesini talep etme hakkı vardır.
    4.    Eğer antlaşmada istikraza göre, mükafatı  istikraz nesnesini geri verme süresinden önce verme belirtilirse, mükafatı ödemek için belirlenen süre ihmal olduğunda ödünç veren ödünç alandan istikrazı ilgili mükafatla  birlikte vaktinden önce vermeyi talep etme hakkı vardır.

    Madde 723. İstikraz Nesnesini Vaktinden Önce Geri Verme İle İlgili Talebin Karşılanma Süresi

    Ödünç veren 720.madenin 3.paragrafında, 721.maddenin 2.paragrafında belirtilen esaslara göre istikraz nesnesini vaktinden önce verme talebinde bulunduklarında, istikraz nesnesini geri verme ve ona göre mükafatı ödemenin yeni süresi, Bu Kanunun 722.maddesinin 1.paragrafında belirlenen şarta göre hesaplanır.

    Madde 724. İstikraz Antlaşmasında Dava

    1.Ödünç alanın, ödünç  alandan kendi istikraz nesnesini (para veya eşya) gerçekten aldığını veya antlaşmada belirtilen den az miktarda veya az sayıda aldığını ispatlayarak, istikraz antlaşmasına dava açma hakkı vardır.
    İstikraz antlaşması yazılı şekilde yapılması gerekli durumlarda, (bu Kanunun 716.maddesi), antlaşma hile, zorlama, korkutma, taraflar temsilcilerinin kötü niyetinden veya zor durumların mecburiyetinden yapıldığı durumlar haricinde (Bu Kanunun 159.maddesinin 9,10 paragrafı), antlaşmayı tanıklık yolu ile davaya yol açmaz.

    Madde 725. İstikraz Antlaşmasında Taahhüdü Yenileme

    1.    Satın alma, satma, mülkü kiralama veya başka şekildeki sözleşmelerden dolayı ortaya çıkan her türlü taahhüt tarafların anlaşması ile istikraz antlaşması ile işlenebilir.
    2.    Taahhüdü istikraz antlaşması ile işleme yenileme hakkından talepleri (Bu Kanunun 372.maddesi) uyarak yapılır ve istikraz antlaşması için belirtilen (Bu Kanunun 716.maddesi) şekilde yapılır.

    Madde 726.Devletin İstikraz Antlaşması

    1.    Devletin istikraz antlaşmasına göre ödünç alan -devlet, ödünç veren-kişi veya tüzel kişi olur.
    2.    Devlet istikrarı serbesttir.
    3.    Devlet istikraz antlaşması, istikraz verenin devlet tahvilini, ödünç verenin ödünç alandan ödünç verilen parayı veya istikraz taleplerine göre başka da eşyayı, belirlenen mükafatı ve başka da mülki hakları ispatlayan başka da devlet değerli kağıtlarını(evrak veya evrak olmayan) alma yoluyla yapılır.   
    4.    Devlet istikraz antlaşmasından ortaya çıkan kendi taahhütlerine göre, ödünç alan ilgili hazine mülkü ile sorumlu olur.
    5.    Kazakistan Cumhuriyetinin devlet istikraz ilişkilerine katılma özellikleri mevzuatlarca belirlenebilir.

    Madde 727. Banka İstikrazı Antlaşması

    1.    Banka istikrazı antlaşmasına göre, ödünç veren ödünç alana ödünç olarak para vermeyi üstlenir.
    2.     Banka istikrazı antlaşmasına, Bu Kanunun 728.maddesinde belirtilen özelliklerle birlikte istikraz antlaşması ile ilgili şartlar da kullanılır.

    Madde 728. Banka İstikrazı Antlaşmasının Özellikleri

    Banka istikrazı antlaşmasının şu özellikleri vardır:
    1)    Ödünç veren para şeklinde ödünç vermeye Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankası lisansı olan banka veya başka da tüzel kişi olabilir.
    2)    Antlaşma nesnesi gelecekte verilmesi mümkün para olacak. Son durumda antlaşma, eğer bu antlaşmada farklı gösterilmedi ise, onun yapıldığı vaktinden (Bu Kanunun 393.maddesinin 1.paragrafı) yürürlülüğe geçti sayılır.
    3)    Antlaşma yazılı şekilde yapılmalıdır. Yazılı şeklini korumama banka antlaşmasının geçersizliğine yol açar.
    4)    İstikrazı devlet bankası veren veya o devlet para vakıfının hesabından verildiği durumda istikraz verme tertibi ve şartları mevzuatlarla ve vekil devlet kurumunun evrakları ile düzenlenebilir. Bu durumda istikraz verme ödünç verenin yükümlülüğü olur, onun yaptığı antlaşması mevzuatlarda ve vekil kurumlar tarafından belirlenen onun için zorunlu şartlara uygun olmalıdır.
    5)    Banka İstikraz antlaşmasına, banka antlaşmasında belirtilen durumlar dışında, Bu Kanunun 722.maddesi 2.paragrafnın şartları kullanılır.

    37. BÖLÜM
    Para Şeklinde Finanse Etme (Faktoring)

    Madde 729. Para Şeklindeki Talep İle Finanse Etme (Faktoring) Antlaşması

    1.    Para şeklinde finanse etme antlaşmasına göre, bir taraf (finansman acentesi) parayı başka tarafın (müşterinin) yönetimine verir veya vermeyi üstlenir, müşteri ise finansman acentesine müşterinin (kredi verenin) bu üçüncü kişi ile (borçlu) ilişkilerinden ortaya çıkan kendinin parasal talebini finansman acentesine verir veya vermeyi üstlenir.
    Borçluya parasal talebini müşteri finansman acentesine bununla birlikte müşterinin finansman acentesi karşısındaki taahhütlerini yapmasını sağlama amacında da verilebilir.
    2.    Para şeklinde talep ile finanse etme antlaşmasına göre, finansman acentesinin taahhütleri müşteri için muhasebelik hesap yapma ve ödünç nesnesi olan parasal talepler (parasal taleplere göre hesap açma) ile ilgili evraklar sunma ve müşteriye bu taleplerle ilgili başka da parasal hizmet vermeyi içerebilir.
    3.    Bu Kanunla belirlenen (Bu Kanunun 339-347maddesi) talepleri verme hakkında genel şartlar, eğer bu bölümde farklı olmazsa, parasal taleplerle finanse etmede kullanılır.

    Madde 730. Para Şeklindeki Talep İle Finanse Etme (Faktoring) Antlaşmasının Şekli

    Para Şeklindeki Talep İle Finanse Etme (Faktoring) Antlaşması, Bu Kanunun 346.maddesinde belirlenen taleplere uyarak yazılı şekilde yapılmalıdır.

    Madde 731. Finanse Etme Amacında Verilen Parasal Talep

    1.    Ödeme vakti olan parasal talep de, gelecekte oluşacak para alma (gelecekteki talep) hakkı da finanse etme  nesnesi olabilir. Verme nesnesi olan para talebi müşterinin finanse acentesi ile  yaptığı antlaşmasında kullanılan finanse talepli  antlaşma yapıldığında , gelecekteki talebi, ortaya çıktığı vakitten geç kalmadan yapılmasına imkan sağlanacak şekilde belirlenmelidir.
    2.    Kullanıla gelen finanse talebi antlaşması yapıldığı vakitten itibaren, eğer orada farklı belirtilmedi ise, finanse acentesine geçti sayılır.    Gelecekte finanse talebini verme vaktinde antlaşmada belirtilen talebi vermenin nesnesi olan parayı borçludan alma hakkı ortaya çıktıktan sonra finanse acentesine geçti sayılır. Eğer finanse talebini verme belli bir olayla bağlantılı olursa, bu olay başladıktan sonra yürürlülüğe geçer. Bu durumda finanse etme talebine verme ek işlem yapılmaz.

    Madde 732. Müşterinin Finanse Acentesinin karşısındaki Sorumluluğu

    1.    Eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise. Verme nesnesi olan parasal talebin geçersizliği için finanse acentesinin karşısında müşteri sorumlu olur.
    2.    Eğer müşteri parasal talebi verme hakkına sahipse, bu talebi verme sırasında borçlunun bu talebi yapmama hakkı olan durumlardan o, habersiz olursa, verme nesnesi olan parasal talep geçersiz bulunur.
    3.    Eğer müşteri ve finanse acentesinin arasındaki antlaşmada farklı belirlenmezse, müşteri finanse acentesi onun yapılmasının taraftarı olduğu durumda verme nesnesi olan talebi borçlunun yapmadığı veya yeterli kadar yapmadığı için sorumlu olmaz.

    Madde 733. Talebi Vermeni Yasaklamanın Geçersizliği

    Eğer parasal talebi vererek finanse etme antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, finanse acentesinin parasal talebi sonradan vermesine izin verilmez.
    Antlaşmada parasal talebi sonradan vermeye izin verildiği durumda onunla ilgili bu bölümün şartları kullanılır.

    Madde 734. Finansman Talebini Sonradan Verme

    1.    Borçlu finanse acentesine, o, müşteriden veya finanse acentesinden parasal talebin ilgili finanse acentesine verildiği hakkında yazılı bildiri aldığı durumda ödeme yapmak zorundadır. Bildiride yapılması gereken parasal talep tam olarak belirlenmelidir ve ödeme yapması gerekli finanse acentesi belirtilmelidir.  
    2.    Borçlunun isteğine göre finanse acentesi uygun bir süre içerisinde borçluya parasal talebin finanse acentesine gerçekten verildiğini ispatlamak zorundadır. Eğer finanse acentesi bu yükümlülüğünü yapmasa, borçlu müşteri karşısında kendi taahhüdünü yapmak için, ona ilgili talebe göre ödeme yapma hakkı vardır.
    3.    Borçlunun finanse acentesi karşısında parasal talebi yapması, Bu maddenin şartlarına uygun borçlunun müşteri karşısındaki ilgili taahhütlerini kaldırır.

    Madde 736. Finanse Acentesinin Borçludan Alınan Meblağa Hakları

    1.    Eğer Para Şeklindeki Talep İle Finanse Etme (Faktoring) Antlaşmasına göre müşteriyi finanse etme, ondan bu talebi finanse acentesinin satın alması yoluyla yapılırsa,  finanse acentesi borçludan talebi yapmak için alınan bütün meblağa hakkı sahiplenir, müşteri  kendisi alan meblağ finanse acentesi müşteriye ödeyen meblağdan az olduğu için finanse acentesi karşısında sorumlu olmaz.
    2.    Eğer finanse acentesine parasal talebi verme müşterinin acente karşısındaki kendi taahhüdünü yapmayı sağlama yöntemi olarak yapılırsa ve para şeklindeki talep ile finanse etme (faktoring) antlaşmasında farklı belirlenmedi ise, finanse acentesi müşteriye hesap verme ve ona talebi verme yoluyla sağlanan müşteri taahhüdü meblağını aşan meblağı vermek zorundadır. Eğer finanse acentesi borçludan aldığı para müşterinin finanse acentesine talebi vermekle sağlanan taahhüdü meblağından az olursa, müşteri taahhüdün geri kalan kısmı için sorumlu olur.

    Madde 737. Borçlunun Karşı Talepleri

    Finanse acentesi borçluya ödeme yapmayı talep ettiği durumda, borçlunun Bu Kanunun 370.maddesine uygun talebin finanse acentesine verildiği hakkında yazılı bildiriyi kendisi aldığı vakitte borçluda olan, müşteri ile aradaki antlaşmaya dayandırılan kendinin parasal taleplerinin hesaba katılmasını teklif etme hakkı vardır.
    Eğer müşteri borçlu karşısında taahhüdü olduğunu finanse acentesine bildirmezse, finanse acentesinin onu  hesaba katmadan vaaz geçme hakkı var.

    Madde 738. Finanse Acentesi Aldığı Meblağını Borçluya Geri Vermesi

    1.    Müşteri borçluyla yapılan antlaşmaya göre kendi taahhüdünü ihmal ettiği durumda, borçlu finanse acentesine geçen taleplere göre kendisi ödeyen meblağı, eğer borçlunun bu meblağı doğrudan müşteriden alma hakkı varsa, geri vermeyi finanse acentesinden talep etme hakkı yoktur.  
    2.    Talebi verme neticesinde finanse acentesine ödenen meblağı doğrudan müşteriden alma hakkı olan borçlunun finanse acentesinden bu meblağı geri vermeyi, eğer borçlunun müşteri karşısındaki talebin verilmesi ile onu finanse etmeyi sağlayan taahhüdünü yamadığı yada borçlunun karşısındaki talebin verilmesi ile ilgili finanse etmeye dahil taahhüdü müşterinin yapmadığını bildiği halde, finanse ettiğini ispatlasa bile,  talep etme hakkı olur.

    38.BÖLÜM
    BANKACILIK HİZMET

    § 1. Genel Tüzük

    Madde 739. Bankacılık Hizmet Antlaşması

    1.    Bankacılık hizmet antlaşmasına göre, bir taraf (banka), ikinci tarafın (müşteri) siparişine göre, bankacılık hizmet gösterme, müşteri, eğer antlaşmada farklı belirtilmezse, bu hizmete ücret ödeme görevini üstlenir.
    2.    Bankacılık hizmet sözleşmesi:
    1)    Banka hesabı sözleşmesi;
    2)    Havale sözleşmesi;
    3)    Yatırım Hesabı sözleşmesi;
    4)    Mevzuatlarda veya tarafların anlaşmasında belirtilen başka da antlaşma türleri olur.
    3.    Banka müşterinin kendi parasına engel olmadan sahiplenme hakkına garanti vererek, hesapta bulunana parayı kullanabilir.

    Madde 740. Bankadaki Parayı Yönetmede Sınır Koyma

    1.    Tüzel kişiler ve kişilerin bankalardaki parasına sadece mahkeme, adliye kurumları, ceza muamele usul hukukları ve medeni ve idari muhakeme  davalarına göre,  belirlenen kanun esasında yasaklayabilir.
    2.    Tüzel kişi ve kişilerin bankadaki paralarına el koyma,  gerekli işi devam ettirmek için ceza muamele usul ve medeni muhakeme kanununda belirlenen süreyi aşmamalıdır.
    3.    Soruşturma organları ve adliye organlarının müşteri parasına el koyma hakkında kararına,  mevzuatlarda belirlenen tertiple mahkemeye şikayet edilebilir.

    Madde 741. Müşteri Muvafakati Olmadan Parayı Alma

    Tüzel kişiler ve kişilerin bankalardaki paralarını onların muvafakati olmadan zorla  alma, sadece mahkemenin yürürlülüğe hükmün veya kararın, mahkeme kararına göre ve Kazakistan Cumhuriyetinin Vergi Kanunu esasında yapılabilir.

    Madde 742. Müşteri Parasını Zorla Alma Sırası

    1.    Müşterinin bankadaki parası, müşteriden istenilen  bütün talebi karşılamak için yeterli olduğu durumda, eğer mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise, parayı alma müşterinin veya başka kişilerin hükmü sırası ile (takvim sırası) yapılır.
    2.    Müşterinin bankadaki parası müşteriden istenilen süreli talebi karşılamak için yetersiz olduğu durumda, banka ücreti ilgili talebi karşılamak için yeterli, müşterinin kârı olan parayı biriktirir. Müşteriden birkaç talep istenildiğinde, Kazakistan Cumhuriyeti kanunlarında belirtilen durumlar haricinde, banka müşterinin parasını şu sıraya göre, alma işlemini gerçekleştirir;
    1)    İlk olarak insan hayatı ve sağlığına yapılan zararın tazminatı hakkında talepleri ve nafaka  taleplerinin yerine getirilmesi ile ilgili icra evrakları esasında  para alma işlemini yapar;
    2)    İkinci olarak, iş sözleşmesine göre, sözleşmeli çalışanların senelik izin ödemeleri ve maaşları, müellif antlaşması ile ilgili primlerine göre yapılması gereken ödemelerin yapılmasını talep eden icra evrakı esasında para alma işlemini yapar;
    3)    Üçüncü olarak, müşterini bütçe karşısındaki taahhütleri ile ilgili taleplerini karşılamasını gerektiren icara evraklar esaslı para alma işlemini yapar;
    4)    Dördüncü olarak, başka da nakit ödeme taleplerini yerine getirmek için gerektiren icara evraklar esasında para alma işlemini yapar;
    5)    Beşinci olarak, müşteriden istenilen başka da talepleri yerine getirmek  için takvim sırası ile işlem yapılır.
    Sırayla taleplere göre, bankadan para alma icra evraklarının ulaşıldığı tarih sırası ile yapılır.
    3.    Müşteri olarak kabul edilen, tüzel kişi tasfiye olunduğunda kredi verenlerin talebini yerine getirme, Medeni Kanunun 51. Maddesinde belirtilen sırayla yapılır.

    Madde 743. Banka İşlemlerinin Bazı Türlerini Yapan Kurumların Bankacılık Hizmeti

    Bankacılık hizmetin bazı türlerini bankacılık hizmetin bazı türlerini yapan kurumlar gerçekleştirebilir.
    Bu tür kurumların bankacılık hizmetin bazı türlerini yapması, Medeni Kanunun ve Bankacılık hizmeti düzenleyen mevzuatlarla belirlenen tertiple gerçekleştirilir.

    Madde 744. Bankacılık Hizmete Ücret Ödeme

    Müşteri bankacılık hizmet antlaşmasına göre, kendine yapılan banka hizmeti için antlaşmada belirtilen şartlar ve düzene göre ücret ödeyecek.

    Madde 745. Banka Gizliliği

    Banka gizliliğinin korunmasına banka garanti verir.
    Banka gizliliğini oluşturan bilgiler listesi ve onu açıklama esasları banka hizmetini düzenleyen mevzuatlarda belirlenir.

    Madde 746. Müşteriye Karşı Kurumların Bankacılık Hizmet Antlaşmasının İhmali İçin Sorumluluğu

    Bankalar ve banka işlemlerinin bazı türlerini yapan kurumlar, müşterilere karşı bankacılık hizmetti ihmal ettikleri için, Kazakistan Cumhuriyetinin Banka Hizmeti  ve Banka Hizmeti Antlaşmasında belirlenen sınırda sorumlu olur.

    § 2. Banka Hesabı

    Madde 747. Banka Hesabı Antlaşması

    1.    Banka hesabı antlaşmasına göre bir taraf (banka), ikinci tarafın (müşterinin) yararına gelen parayı kabul edip, müşterinin müşteriye veya üçüncü şahısa paranın gerekli miktarını havale etme (verme) hakkında talimatını yapmaya veya banka hesabında belirtilen diğer hizmetleri de yapmayı üstlenir.
    Banka hesabı antlaşmasına göre, müşteriye veya onun belirlediği kişiye müşterinin bankadaki parasına hesap yapma amaçla tarafların anlaştığı antlaşmalara göre, müşterinin kendine özel kodu verilir. Müşterinin kendine özgü kodunu belirleme, kaldırma, bankadaki müşterinin parasına hesap yapma tertibi banka antlaşmaları ile belirlenir.
    2.    Tüzel kişiler ve kişiler onlara hizmet edecek bankaları kendi isteklerine göre seçer ve onlar banka hesabı antlaşmasını bir banka ile veya birkaç banka ile yapma hakkı vardır.
    3.    Eğer mevzuatlarda veya taraflar antlaşmasında farklı belirlenmezse, banka hesabı antlaşması süresiz antlaşma olarak tanımlanır.

    Madde 748. Banka Hesabı Antlaşmasının Şekli

    1.    Banka Hesabı Antlaşması yazılı şekilde yapılmalıdır.
    2.    Banka Hesabı Antlaşması yazılı şeklinde yapmama, bu antlaşmanın  geçersiz olmasına neden olur.

    Madde 749. Müşterinin Parasını Yönetmek

    1.    Banka müşterinin bankadaki parasını almayı, eğer mevzuatlarda veya banka hesabı antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, müşteri talimatı esasında gerçekleştirir. Eğer mevzuatlarda veya banka hesabı antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, banka müşterinin parayı kullanma yönünü belirleme ve kontrolü ve müşterinin  kendi isteğine göre parayı yönetme hakkına, mevzuatlarda belirtilmeyen şekilde sınır koymaya hakkı yoktur.
    2.    Eğer parayı kişi yatırdı ise, bankadaki parayı yönetme hakkını kişinin kendisi veya bu hakkı kullanma etkisi verilen kişi kullanır. Eğer parayı tüzel kişi yatırdı ise, bankadaki parayı yönetme hakkı bu tüzel kişi yöneticisine veya o vekalet eden başka da kişiler kullanır.
    3.    Bankadaki paraya müşteri adına yöneten kişilerin hakları,  müşteri bankada mevzuatlarda ve antlaşmada belirtilen evraklar teslim etmekle ispatlanır.
    4.    Banka hesabı antlaşmasında parayı yönetme tertibi belirlenmelidir. Bu tertibin talebi banka mevzuatları ile belirlenir.

    Madde 750. Banka Hesabına Göre Banka Yapan İşletmeler

    1.    Banka hesabı antlaşmasına göre banka:
    1)    Müşteri talep ettiğinde paranın mevcut olmasını sağlamak;
    2)    Müşterinin kârını biriktirme;
    3)    Müşterinin üçüncü kişilerin kârı olarak parayı havale etme talimatını yerine getirme;
    4)    Üçüncü kişilerin, eğer bu banka hesabında belirtilse, müşterinin parasını alma hakkında talimatını yapma;
    5)    Banka hesabı antlaşmasında belirlenen tertibe göre, müşteriden nakit para alma ve ona verme işlemlerini yapma;
    6)    Müşterinin talebine göre, müşterinin bankadaki para miktarı ve yapılan işlemler hakkında bilgileri antlaşmada belirlenen tertiple verme;
    7)    Müşteriye antlaşmada, kanunda ve banka tecrübesinde kullanılan tedavül normlarında belirtilen başka da banka hizmetini yapmak zorundadır.
    2.    Banka müşterinin kârını kabul etme ve müşteri parasını alma ve verme, eğer mevzuatlarda ve onlara uygun Kazakistan Cumhuriyetinin Milli Bankasının hukuki normlarında farklı süre belirtilmesi ise, onun belli düzenle yapılan özel koduna göre, gerekli talimatla bankaya geldiği tarihin ertesinden geç kalmadan işlemleri kayıt ederek yapmalıdır.

    Madde 751. Parayı Kullandığı İçin Prim

    Bankadaki parayı kullandığı için banka, antlaşmada belirlenen miktar ve tertibe göre prim ödeyecektir.

    Madde 752. Banka Hesabı Antlaşmasını Feshetme
    1.    Banka hesabı antlaşması, eğer mevzuatlarda veya antlaşmada farklı belirtilmezse, müşterinin isteğine göre, istediği zaman feshedebilir.
    2.    Banka hesabı antlaşmasını feshetme müşterinin özel kodunun kaldırılmasına neden olur.
    3.    Bankada geri kalan para müşteriye verilir veya onun talimatına göre, üçüncü kişilerin yararına havale edilir. (alınır)

    Madde 753. Bankaların Banka Hesapları

    Bu bölümün şartları, eğer mevzuatlarda veya onlara uygun kabul edilen Kazakistan Cumhuriyeti Milli Banka hukuki mevzuatlarında farklı belirlenmedi ise, bankaların banka hesabı için kullanılır.

    §.3.  Havale
    Madde 754. Havale Antlaşması

    1.    Havale antlaşmasına göre, bir taraf (banka), ikinci tarafın(müşterinin) isteğine göre müşteriye belli bir kod vermeden üçüncü bir şahısa havale gönderme görevini üstlenir.
    2.    Banka müşteriye belli bir kod vermeden havale tertibi banka hizmeti mevzuatları ile  düzenlenir.

    Madde 755. Havale Antlaşmasını Yapma

    Eğer banka hizmetini düzenleyen mevzuatlarda farklı belirtilmedi ise, eğer bankadan müşteri havale yapılmasını istediği zaman, banka hesabı açılmadan havale antlaşması yapılmış sayılır.

    § 4.Banka Yatırımı

    Madde 756. Banka Yatırımı Antlaşması

    Banka yatırımı antlaşmasına göre bir taraf (banka), ikinci taraftan(yatırımcıdan) para(yatırım) alma, onlarla banka yatırım antlaşmasında belirtilen miktar ve tertiple faiz ödeme ve yatırımın bu türü için mevzuatlarda ve antlaşmada belirtilen durumlar ve tertibe göre yatırımı geri verme görevini üstlenir.
    Yatırımlar türünün her biri, banka müşterinin parasını hesaplama amaçla ona bir özel kod verir. Kod verme, onu kaldırma, müşterinin parasını hesaplama işlemini düzenleyen mevzuatlarda belirlenir.

    Madde 757. Banka Yatırımlarının Türleri

    1.    Yatırımları geri verme taleplerine göre, onlar şu türlere ayrılır:
    1)    Talep Edilmeli Yatırım;
    2)    Vadeli Yatırım;
    3)    Koşullu  Yatırım
    2.    Talep edilmeli yatırım yatırımcının talep etmesi ile tamamı veya kısmen geri ödenmelidir.
    Vadeli yatırım belli bir süre için yatırılır.
    Koşullu yatırım banka yatırımı antlaşmasında belirlenen durumlar gerçekleşinceye kadar yatırılır.
    3.    Vadeli yatırımı yatırımcı belirleyen süre geçinceye kadar, koşullu  yatırımda banka yatırımı antlaşmasında belirlenen durum oluşuncaya kadar, talep ettiği durumda ise,yatırıma göre, eğer banka yatırımı antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, talep etme yatırımı ile ilgili belirlenen miktarda prim ödenir.

    Madde 758. Banka Yatırımı Antlaşmasının Şekli

    1.    Banka yatırımı antlaşması yazılı şekilde ve mevzuatlarda, Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankasının hukuki norm mevzuatlarında ve banka işlemi tecrübesindeki iş sürecinde belirlenen normlara uygun yapılmalıdır.
    2.    Yatırımcının talebine göre, yatırımın yapıldığını ispatlayan evrak yatıran kişi adına yada onun vekaleten tayin ettiği üçüncü şahıs adına resmileşmelidir. Yatıran kişi vefat ettiği durumda yatırımın verilmesi  gereken kişileri belirtme hakkı vardır.
    3.    Banka yatırımının yazılı şekilde yapılmaması bu hakkın geçersiz olmasına neden olur.

    Madde 759. Banka Yatırımı Antlaşmasının Kullanılma Süresi

    1.    Banka yatırımı antlaşması yatırım miktarı bankaya yatırıldığı tarihten itibaren yapılmış sayılır.
    2.    Talep etme yatırımı antlaşması süresiz antlaşma olarak kabul edilir.  
    3.    Vadeli yatırımın miktarını onun süresi geçtikten sonra ve koşullu yatırımın miktarını banka yatırımı ile koşullu yatırımın geri verilmesi ile ilişkili durumlar ortaya çıkınca talep etmezse, eğer antlaşmada farklı belirtilmedi ise, banka yatırımı antlaşması talep etme antlaşması ile uzatılmış sayılır.

    Madde 760. Banka Yatırımı Antlaşmasına Göre Prim

    1.    Banka yatırımcıya banka yatırımı antlaşmasında belirlenen miktarda yatırım miktarına prim ödeyecektir.
    2.    Eğer banka yatırımı antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, banka yatırımına göre primin miktarını bir taraflı değiştirme hakkı yoktur.

    Madde 761. Banka Yatırımı Antlaşmasına Göre Ödeme Yapma Tertibi

    1.    Banka Yatırımı antlaşmasına göre, banka primi banka yatırımı antlaşmasında belirlenen tertip ve miktarda ödeyecektir.
    2.    Eğer banka yatırımı antlaşmasında farklı belirlenmedi ise, banka yatırımına göre, prim yatırımcıya onun talep etmesi ile her maliye dönemi tamamlandıktan sonra, yatırım miktarından ayrıca ödeyecek, bu süre içinde talep edilmeyen prim miktarı yatırımın prim ödenecek kısmının miktarına katılır. Yatırımı geri verirken ona bütün primler yatırımı ile birlikte ödenir.
    3.    Talep edilen yatırımda yatırımcı yatırımına göre, kendine ait primi yatırım miktarından ayrı alma hakkı vardır. Vadeli yatırıma göre,kendine ait primi onun süresi sona erince kadar yatırım miktarından ayrı alma hakkı vardır, fakat bu konuda banka yatırımı hakkında antlaşmada farklı belirtilmedi ise, primin miktarı banka talep eden yatırım için kullanılan miktara uygun yeniden hesaplanır. Yatırım süresinin tamamlanmasına göre, yatırımcı kendine ait primi, bütünü ile alma hakkı vardır. (Medeni Kanunun 759.maddesinin 3.paragrafı)
    Koşullu yatırıma göre, yatırımcının ona ait primi yatırım miktarından ayrı alması banka yatırımı antlaşmasında belirlenen tertiple yapılır.
    4.    Prim yatırımı geri almak için belirlenmeyen süre ve şekilde ödenir. (Medeni Kanunun 765.maddesi)
    5.    Yatırımı geri ödeme sırasında yatırımcıya o vakitte kendine ait bütün prim ödenir.

    Madde 762.  Para Yatırma

    1.    Eğer banka yatırımı antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, yatırımcılar yatırımı nakit veya kredi ile yatırır.
    2.    Talep etme yatırımında yatırımcı parayı istediği miktarda ve istediği vakitte türlü ödemelerle yapabilir. Bu konuda yeni yatırılan miktara göre prim hesaplama, primin bankaya paranın yatırıldığı tarihteki kullanılan kursa göre işlemler yapılır.
    3.    Vadeli yatırım ve koşullu yatırım vaktinde, eğer banka yatırımı antlaşmasında farklı belirtilmezse, yatırımcı parayı tek ödenek şeklinde yatırır.

    Madde 763. Üçüncü Şahısların  Para Yatırması

    Bankaya üçüncü şahıslar tarafından yatırımcı adına onun özel kodu hakkında gerekli bilgiler belirtilerek yatırdığı  para onun  yatırımın dahil olunur.

    Madde 764. Üçüncü Şahıs Yararına Yatırım

    1.    Bankaya yatırım belli bir üçüncü şahıs adına yatırılabilir. Yararına yatırım yapılan kişinin adını (Medeni Kanunun 15. Maddesi) veya tüzel kişinin adını (Medeni Kanunun 38.maddesi) belirtme, ilgili banka yatırımı antlaşmasının önemli talebidir. Antlaşma yaparken vefat eden kişinin, yada o vakitte mevcut olmayan tüzel kişiye para yatırma ile ilgili banka yatırımı antlaşması geçersiz.
    2.    Üçüncü şahıs  yatırımcı hakkından yazılı şekilde vaaz geçtiğini bildirdiğinde banka yatırımı antlaşmasını yapan şahıs, kendisi yapan yatırımı ile ilgili yatırımcı haklarını kullanabilir.
    3.    Üçüncü şahısın yararına koşullu yatırım yaptığı durumda, banka yatırımı antlaşmasında ancak belirtilen koşulları yerine getirdiği durumda, onu yönetme hakkına sahip olur. Bu talepler başlayınca üçüncü şahıs yatırımı, sadece yatırım yapan şahısın yazılı ruhsatı olduğu durumda yönetme hakkına sahip olur. Yatırıma göre, banka antlaşmasında yazılı şekilde olma ve mevzuatlara aykırı olmama ve yatırımı vermeyi zorlaştıran karışıklık olmamalıdır. Koşullu yatırımı almak için üçüncü şahıs bankaya belirlenen talepleri yerine getirdiğini ispatlayan evrak teslim etmelidir. Üçüncü şahısın yararına koşullu yatırım yapan şahıs,üçüncü şahıs bu taleplerin yapıldığını ispatlayan evrak sunduğu durumda, kendisi belirleyen talepleri değiştirme; üçüncü şahıs yatırım yaparken belirtilen talebi yapmayan veya banka yatırımı antlaşmasında belirtilen talebi yapınca kadar vefat ettiği durumda yatırımı yönetme hakkına sahip olur.  
    4.    Üçüncü şahısın yararına antlaşma hakkında şartlar(Medeni Kanunun 391.maddesi) eğer, bu maddenin şartlarına aykırı olmazsa, üçüncü şahısın yararına banka yatırımı antlaşmasında kullanılır.

    Madde 765. Banka Yatırımını Geri Verme

    1.    Banka yatırımı veya onun bir kısmını yatırımcının öncelik  talebine göre;
    1)    Talep etmeli yatırıma göre, yatırımcı talebinin ulaşmasına göre,
    2)    Vadeli yatırıma göre: banka yatırımı antlaşmasında gösterilen vaktin başlaması ile;
    3)    Koşullu yatırıma göre, banka yatırımı antlaşması başlamakla yatırımın geri verilmesini bağdaştıran durumlar ortaya çıktığında geri vermek zorundadır.

    2.    Yatırımcının vadeli yatırımı vaktinden önce geri alma hakkı vardır. Bu konuda banka yatırımı veya onun bir kısmını yatırımcının talebi bankaya ulaştığı tarihten itibaren, beş gün içerisinde vermelidir.
    3.    Koşullu yatırımlara göre yatırımcının banka yatırımı antlaşması yatırımın geri verilmesini bağdaştıran durumlar ortaya çıkınca kadar yatırımı geri alma hakkı vardır. Bu konuda banka yatırımı veya onun bir kısmını bu maddenin 2.paragrafında belirtilen süre içerisinde vermek zorundadır.
    4.      Yatırımcının süreli yatırımı vaktinden önce alma hakkından vaaz geçmesi hakkında banka yatırımı antlaşmasının ve koşullu yatırımın şartları belirtilen talepler başlayıncaya kadar geçersiz olur.
    5.    Dövizle yapılan yatırım, eğer mevzuatlarda, banka yatırımı antlaşmasında veya tarafların ek antlaşmasında farklı belirtilmedi ise, aynı döviz türü ile geri verilmelidir.
    6.    Banka yatırımcının yatırımı veya onun belli bir kısmını geri verme hakkında talebini bu maddenin 2,3 paragrafında belirtilen süre içerisinde yapmadığı durumda, primi ödeme banka yatırımı antlaşmasında belirtilen taleplere göre devam eder.
    6-1. Bu maddenin şartları depozito türlerine  olan ve bankaya yatırımcının taahhütlerini sağlamak için yatırılan yatırımlara kullanılmaz.

    Madde 766. Banka Yatırımının Geri Verilmesinin Sağlanması

    Banka kendisi yatıran yatırımları geri vermeyi sağlamak için kullanması gereken yöntemler ve kurallar mevzuatlarla, Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankasının hukuki normları ve Banka Yatırımı antlaşması ile belirlenir.

    Madde 767. Banka Yatırımına Göre Yapılan İşlemleri İçin Banka Hizmetine Ücret Ödeme

    Yatırımcı banka yatırımı işlemlerine göre bankanın yaptığı hizmet için antlaşmada belirtilen tertiple ücret ödeyecek.

    VII. Bölüm

    Uluslar Arası Özel Hukuk

    61. BÖLÜM

    Genel Tüzük

    Madde 1084. Yavancı Öğelerin Güçleştirdikleri Medeni, Hukuki İlişkilere Kullanılması Gereken Hukukun Tespit Edilmesi

    1.    Yavancı kişilerin veya yavancı tüzel kişilerin katılması ile yada başka da yavancı öğe güçleştiren medeni, hukuki ilişkilere kullanılması gereken hukuk Medeni Kanunun, başka da mevzuatların, Kazakistan Cumhuriyeti onaylayan uluslar arası antlaşmaların ve kabul edilen uluslar arası normların esasında tespit edilir.
    2.    Eğer bu maddenin 1.paragrafında uygun kullanılması gereken hukuku tespit etme imkansız olursa, yavancı öğe güçleştiren medeni, hukuki ilişkilerle çok yakın bağlantılı hukuk kullanılır.
    3.    Bu bölümün mahkeme kullanması gereken şartlarını, gerektirdiğinde kullanılması gereken hukuk hakkında meseleyi çözmede vekaleten tayın edilen kurumlar da kullanır.

    Madde 1085. Hukuki Kavramların Tavsifi

    1.    Mahkeme hukuki kavramların tavsifinde (hukuki tavsif), eğer mevzuatlarda farklı belirlenmedi ise,  mahkeme ülke hukukunu  esas alır.
    2.    Eğer hukuki kavramları ilgili mahkeme ülke hukukuna göre tavsif etme mümkün olmazsa, hukuki kavramları tavsif etmede (hukuki tavsif) yavancı ülke hukuku da kullanılabilir.

    Madde 1086. Yavancı Ülke  Hukuku Normlarının İçleminin Tespit Edilmesi

    1.    Yavancı ülke hukukunu kullanırken, mahkeme onun normlarının içlemini, onların resmi açıklanmasına, kullanılma tecrübesine ve ilgili yavancı ülkedeki doktrine uygun tespit eder.
    2.    Yavancı ülke hukuku içleminin açıklanması amacında mahkeme yardım ve açıklama almak için Kazakistan Cumhuriyetinin Adalet Bakanlığı ve Kazakistan Cumhuriyetinin başka da ilgili organlar ve kurumlarına, özellikle yavancı ülkede bulunanlara  ve uzmanlar yardımına baş vurabilir.
    3.    İşe katılan kişilerin , kendi talepleri veya şikayetlerinde gönderme yapılan yavancı ülke hukuku normlarının içlemi ispatlayan evraklar teslim etme ve bu normların içlemi açıklamada mahkemede başka da şekilde yardım etme hakkı vardır.
    4.    Eğer bu maddeye uygun kullanılan tedbirlere rağmen, yavancı hukuk normlarının içlemi uygun süre içerisinde açıklanmazsa, Kazakistan Cumhuriyeti hukuku kullanılır.

    Madde 1087. Geri Gönderme Yapma ve Üçüncü Ülke Hukukuna Gönderme Yapma

    1.    Bu bölümün şartlarına uygun her türlü yavancı ülke hukukuna gönderme yapma, bu maddede belirtilen durumlar haricinde, ilgili ülke  çarpışmalı değil, maddi hukukuna gönderme yapılmalıdır.
    2.    Kazakistan Cumhuriyetinin hukukuna geri gönderme yapma  ve üçüncü ülke hukukuna gönderme yapma, Bu Kanunun, 1095.maddesinin, 3, 5 paragrafına, 1097.maddesine uygun olarak yavancı ülke hukuku kullanıldığı durumlarda kullanılır.

    Madde 1088. Kanuna Riayetten Kaçınmanın Nedenleri

    İlişkilere katılımcıların, Bu Kanunla düzenlenen , bu bölümün kullanılması gerekli hukuku hakkında şartlarına riayet ermeden, ilişkileri başka da hukuk çerçevesinde bakmaya yönelik anlaşmaları ve başka da hareketleri geçersiz olur. Bu durumda bu bölüme uygun kullanılması gereken hukuk kullanılır.

    Madde 1089. Karşılıklı Anlaşma

    1.    Yavancı hukuku karşılıklı anlaşma esasında kullanma Kazakistan Cumhuriyetinin mevzuatlarında belirtilen durumlar dışında, ilgili yavancı ülkedeki benzer ilişkilere Kazakistan Cumhuriyeti hukukunu kullanıp, kullanmayacağını bakmaksızın, mahkeme yavancı ülke hukukunu kullanır.
    2.    Eğer yavancı ülke hukukunu kullanma karşılıklı anlaşma esasında olursa, başka türlü ispatlanmadığı için, o varsayılır.

    Madde 1090. Genel Tertip Hakkında Uyarmak

    1.    Yavancı ülke hukuku, onu kullanma Kazakistan Cumhuriyeti hukuk tertibinin esaslarına (Kazakistan Cumhuriyetinin genel tertibine) aykırı gelen durumlarda kullanılmaz.  Bu durumlarda Kazakistan Cumhuriyeti’nin hukuku kullanılır.
    2.    Yavancı ülke hukukunu kullanmadan vaaz geçme işlemini, ilgili yavancı ülkenin siyasi veya ekonomik sisteminin sadece Kazakistan Cumhuriyeti siyasi ve ekonomik sistemi özelliklerine dayandırılamaz.

    Madde 1091.  Emir Normlarını Kullanma

    1.    Normların kendisinde belirtilmesinden dolayı veya medeni muamele tedavülüne katılanların haklarını ve kanunen korunan menfaatlerini sağlamak için onların çok önemli olmasından dolayı, kullanılması gereken hukuka rağmen, Kazakistan Cumhuriyeti kanunlarının ilişkileri düzenleyen emir normlarının bu bölüm şartlarına ilgisi yoktur.
    2.    Bu bölümün şartlarına uygun, her hangi bir ülkenin hukuku kullanıldığında mahkeme, eğer o ülke hukukuna uygun bu tür normlar, kullanılması gereken hukuklara rağmen, ilgili ilişkileri düzenlemesi gerekli olursa,  o ülke hukuku ile doğrudan alakalı emir normlarını kullanabilir. Bu konuda mahkeme bu tür normların amacı ve niteliğini ve onları kullanmanın  nedenleri dikkate alınmalıdır.

    Madde 1092. Çok Hukuki Sistemi Olan Ülke Hukukunu Kullanma

    Birkaç jeografi  ve hukuki sistem kullanan ülkenin hukuku kullanılması gereken durumlarda, bu ülke hukukuna uygun hukuki sistem kullanılır.

    Madde 1093. Sınırlamalar

    Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşları ve tüzel kişi hukuklarına özel sınırlaması olan devletlerin vatandaşları ve tüzel kişilerinin hukuklarına  Kazakistan Cumhuriyeti karşı sınırlama belirleyebilir.

    62.BÖLÜM

    Çarpışma  Normları

    §1. Kişiler

    Madde. 1094  Kişinin Özel Hukuku

    1.    Fert vatandaşı olan ülke hukuku onun özel hukuku olarak kabul edilir. Kişinin iki yada ondan da çok vatandaşlığı olduğu durumda, kişinin en sık ilişkide bulunduğu ülke hukuku, onun özel hukuku olarak kabul edilir.
    2.    Vatandaşlığı olmayan kişinin devamlı yaşadığı ülke hukuku, o kişinin özel hukuku sayılır.
    3.    Sığınma sağlayan ülkenin hukuku mültecinin özel hukuku olarak kabul edilir.

    Madde 1095. Kişinin Hukuki Salahiyeti ve Hareket Kabiliyeti

    1.    Kazakistan Cumhuriyetinde yavancı ülkenin vatandaşları ve vatandaşlığı olmayan kişileri medeni hukuk salahiyetini, Kazakistan Cumhuriyetinin mevzuatlardın veya uluslar arası antlaşmalarda belirlenen durumlar dışında, Kazakistan Cumhuriyetinin vatandaşları ile eşit kullanır.
    2.    Kişinin hareket kabiliyeti onun özel hukuku ile açıklanır.
    3.    Kişi özleşme ve zarar verme sebepli oluşan taahhütlerle ilgili medeni hareket kabiliyeti, sözleşme yapılan veya zarar verilme sebeple oluşan taahhüt ortaya çıkan ülke hukukuna göre açıklanır.
    4.    Kişinin iş adamı olma ve onunla ilgili haklar ve taahhütlerinin olma salahiyeti , kişi iş adamı olarak kayıt edilen ülke hukukuna göre açıklanır. Kayıt edilen ülke olmadığı durumda özel iş faaliyetini gerçekleştiren esas iş yerinin bulunduğu ülke hukuku kullanılır.
    5.    Kişinin hareket kabiliyetini ve hukuku salahiyetini sınırlama mahkeme ülkesinin hukukuna riayet eder.

    Madde 1096. Kişiyi Kaybolduğunu Tanımlama ve Onun Vefat Ettiğini İlan Etme

    Kişinin kaybolduğunu tanımlama veya onu vefat ettiğini ilan etme mahkeme ülkesi hukukuna riayet eder.

    Madde 1098. Kişinin İsmi

    Kişinin isim alma onu kullanma ve koruma hakkı, eğer Bu Kanunun 15.maddesinin 5,7 paragraflarında, 1103 ve 1120 maddelerinde belirtilen şartlardan farklı olmazsa, kişinin özel hukuku ile belirlenir.

    Madde 1098. Kazakistan Cumhuriyeti Vatandaşlarının Medeni Hallerinin Kazakistan Dışındaki Kaydı

    Kazakistan Cumhuriyeti dışında yaşayan Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşlarının medeni hallerinin kaydı Kazakistan Cumhuriyeti konsolosluğunda yapılır. Bu konuda Kazakistan Cumhuriyeti kanunları kullanılır.

    Madde 1099. Yavancı Ülke Kurumlarının Medeni Halleri İspatlamak İçin Verilen Evraklarını Tanıma

    Yavancı ülkenin ilgili organlarının devlet kanununa göre Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşlarına, yavancı uyruklu vatandaşlara ve vatandaşlığı olmayan kişilere ilgili Kazakistan Cumhuriyeti dışında yapılan medeni hallerini ispatlamak için verdikleri evraklar resmi olduğu durumda, Kazakistan Cumhuriyetinde geçerli olarak kabul edilir.

    Madde 1100.Tüzel Kişi Hukuku

    Tüzel kişiyi teşkil eden ülke hukuku, bu tüzel kişinin hukuku olur.

    Madde 1101. Tüzel Kişinin Hukuki Salahiyeti

    1.    Tüzel kişinin medeni hukuki salahiyeti, bu tüzel kişinin hukuki ile açıklanır.
    2.    Yavancı uyruklu tüzel kişi kendi kurumunun veya vekilinin sözleşme yapma vekaletini yavancı uyruklu tüzel kişinin organı veya vekili yapan ülke hukukuna bildirmeden sınırlı gönderme yapamaz.
    3.    Yavancı ülke hukukuna göre, tüzel kişi olmayan yavancı uyruklu kurumların medeni hukuki salahiyeti kurumun teşkil ettiği ülke hukukuna göre açıklanır. Bu tür kurumlar hizmetine, eğer Kazakistan Cumhuriyetinin hukukunu kullanmak mümkün olursa, Bu Kanunun şartları kullanılır, eğer Kazakistan Cumhuriyeti Kanunlarından veya taahhüt anlamından farklı olmazsa, onlar ticari kurumlar olarak tanımlanan tüzel kişilerin hizmetini düzenler.

    Madde 1102. Devletin Yavancı Öğesi Bulunan Medeni, Hukuki İlişkilere Katılması

    Devlet katılan yavancı öğesi bulunan medeni,  hukuki ilişkilere, eğer Kazakistan Cumhuriyetinin kanunlarında farklı belirtilmedi ise, bu bölümün şartları genel esasta kullanılır.

    §2. Özel Mülki Olmayan Hukuklar

    1103. Özel Mülkü Olmayan Hukukların Korunması

    Özel mülkü olmayan hukuklara bu tür hukukları koruma hakkında talep etmeye neden olan hareket veya başka da durumlar ortaya çıkan ülke hukuku kullanılır.

    § 3. Sözleşmeler, Vekalet, Talep Süresi

    1104. Sözleşme Şekli

    1.    Sözleşme şekli onun yapıldığı ülkenin hukukuna riayet eder. Fakat yavancı ülkede yapılan sözleşmeyi, eğer Kazakistan Cumhuriyeti hukukunun talepleri korundu ise, şeklin korunmadığı nedenle geçersiz olarak tanımlanamaz.
    2.    Katılımcılarının en az biri, Kazakistan Cumhuriyetinin tüzel kişisi veya Kazakistan Cumhuriyetinin vatandaşı olan dış ekonomi sözleşmesi, sözleşmenin yapıldığı yerine rağmen, yazılı şekilde yapılır.
    3.    Gayrimenkul mülkle ilgili sözleşmenin şekli, bu mülkün bulunduğu ülke hukukuna, Kazakistan Cumhuriyetinde devlet kaydı yapılan gayrimenkul mülk ise, Kazakistan Cumhuriyetinin hukukuna riayet eder.

    Madde 1105. Vekaletname

    Vekaletname şekli ve kullanılma süresi bu vekaletname verilen ülkenin hukukuna göre, açıklanır. Fakat vekaletname Kazakistan Cumhuriyeti hukukunun taleplerine cevap verirse, bu şeklin korunmaması nedenle geçersiz sayılamaz.

    1106. Talep Süresi

    1.    Talep süresi ilgili ilişkileri düzenlemek için kullanılan ülke hukukuna göre açıklanır.
    2.    Talep süresi kullanılmayan talepler, eğer ilgili ilişkilere katılanların en az biri Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşı  veya Kazakistan Cumhuriyeti tüzel kişisi olursa, Kazakistan Cumhuriyeti hukukuna göre açıklanır.

    § 4.Eşya Hukukları

    1107. Eşya Hukukuna Kullanılan Hukuk Hakkında Genel Şartlar

    1.    Eğer Kazakistan Cumhuriyetinin kanunlarında farklı belirtilmedi ise, mülkiyet hakkı ve başka da gayrimenkul ve menkul mülke eşya hakkı bu mülkün bulunduğu ülke hukukuna göre açıklanır.
    2.    Mülk gayrimenkul veya menkul eşya olduğu için ve mülkün başka da kanunen tespiti bu mülkün bulunduğu ülke hukukuna göre açıklanır.

    Madde 1108. Eşya Hukuklarının Oluşması ve Kaldırılması

    1.    Mülke eşya hakkının oluşması ve kaldırılması, eğer Kazakistan Cumhuriyetinin mevzuatlarında farklı belirtilmedi ise, eşya hakkının oluşması veya kaldırılması için esas olan faaliyet veya başka da nedenler ortaya çıktığında, o mülkün bulunduğu ülke hukukuna göre açıklanır.
    2.    Eğer tarafların anlaşmasında farklı belirtilmedi ise, sözleşmenin noktası olan mülke eşya hakkının oluşması veya kaldırılması, ülkenin bu sözleşme riayet edilen hukukuna göre açıklanır.
    3.    Alınma süresinin eskimesi nedenle mülke mülkiyet hakkının oluşması, sona eren alma süresinin eskimesi gerçekleşen ülke hukuku ile açıklanır.

    Madde 1109. Devlet Kaydı Yapılması Gereken Taşıt Araçları ve Başka da Mülke Eşya Hukuku

    Devlet kaydı yapılması gereken taşıt araçları ve başka da mülke eşya hakkı bu taşıt aracı veya devlet kaydı yapılan ülke hukukuna göre açıklanır.

    Madde 1110. Yoldaki Menkul Mülke Eşya Hukuku

    Sözleşmeye göre yolda hareket halinde bulunan menkul mülke mülkiyet hakkı ve başka da eşya hakkı, eğer tarafların antlaşmasında farklı belirlenmedi ise, bu mülkü gönderen ülke hukukuna göre açıklanır.
    Madde 1111. Eşya Hakkının Korunması

    1.    Mülkiyet hakkı ve başka da eşya haklarının korunması için şikayette bulunan kişinin isteğine göre, mülk bulunana ülke hukuku veya mahkeme ülkesi kullanılır.
    2.    Gayrimenkul mülke mülkiyet hakkı ve başka da eşya haklarının korunması için, bu mülk bulunan ülke hukuku kullanılır. Kazakistan Cumhuriyeti devlet kaydı yapılan mülke Kazakistan Cumhuriyeti hukuku kullanılır.

    §5.Antlaşma Taahhüdü

    1112.Madde Antlaşma taraflarının Anlaşması ile Hukuk Seçimi

    1.    .Eğer Kazakistan Cumhuriyetinin mevzuatlarında farklı belirlenmedi ise, antlaşma tarafların anlaşması ile seçilen ülke hukuku ile düzenlenir.
    2.    tarafların kullanılması gereken ilgili hukuku seçme hakkında anlaşması net olarak belirtilme ve antlaşmanın ve onlara muameleler halinin şartlarından doğrudan kaynaklanmalıdır.
    3.    Antlaşmanın tarafları bütünü ile antlaşma için, onun bazı bölükleri için de kullanılan hukuku seçebilir.
    4.    Antlaşmanın tarafları kullanılacak hukuku istediği zaman, antlaşma yaparken veya ondan sonra da seçebilir. Taraflar antlaşmaya kullanacak olan hukuku değiştirme hakkında istediği zaman anlaşabilirler.

    Madde 1113. Tarafların Anlaşması Olmadığı Durumda Antlaşmaya Kullanılan Hukuk

    1.    Antlaşma taraflarının kullanılması gereken hukuk hakkında anlaşması olmadığı durumda o antlaşmaya;
    1)    Satın alam, satma antlaşmasında, satıcı;
    2)    Hediye antlaşmasında, hediye eden;
    3)    Mülkü kiraya verme antlaşmasında , kiraya verici;
    4)    Mülkü bedava kullanma antlaşmasında, kredi veren;
    5)    Müteahhit antlaşmasında, müteahhit;
    6)    Taşıt antlaşmasında, nakliyeci;
    7)    Araç Sevkıyat antlaşmasında ; Sevk eden;
    8)    Borç veya başka da kredi antlaşmasında, kredi veren;
    9)    Vekalet antlaşmasında, vekil edilen,
    10)    Komisyon antlaşmasında: maliye encümeni,
    11)    Muhafaza antlaşmasında, muhafaza eden,
    12)    Sigorta antlaşmasında, sigortacı,
    13)     Görevlendirilen, Görev antlaşmasında,
    14)    Teminat antlaşmasında, teminat veren,
    15)    Ayrıca hakları kullanmayla ilgili lisans antlaşmasında, lisans sahibi olan tarafların teşkil ettiği  veya bulunduğu  ülke hukuku kullanılır.
    2.    Noktası gayrimenkul eşya olan antlaşmaya göre ve mülkü vekaleten yönetme hakkında antlaşmaya göre haklar ve yükümlülüklere o mülk bulunan ülke hukuku, Kazakistan Cumhuriyetinde devlet kaydı yapılan mülke, Kazakistan Cumhuriyetinin hukuku kullanılır.
    3.    Antlaşma taraflarının kullanılması gerekli hukuku hakkında anlaşması olmadığı durumda, bu maddenin 1.paragrafının şartlarına rağmen;
    1)    Ortak iş yapma veya inşaat müteahhitliği  hakkında antlaşmada bu tür iş yapılan veya antlaşmada belirtilen sonuçlar gerçekleşecek olan ülke hukuku;
    2)    İhale satışı (tender,müzayede ile satış) sonuçlarına göre veya borsada yapılan antlaşmaya müzayede  ile satış yapılan veya borsa yapılan ülke hukuku kullanılır.
    4.     Bu madenin 1-3 paragrafında gösterilen antlaşmalara, tarafların kullanılması gereken hukuku hakkında   anlaşması olmadığı durumda, bu tür antlaşma içeriğinin tespiti  için önemi olan işi gerçekleştirmeyi yerine getiren tarafların teşkil ettiği ve ikamet ettiği ülke hukuku kullanılır. Antlaşmanın içeriği için çözücü önemi olan yerine getirmeyi tespit etme mümkün olmadığı durumda antlaşma oldukça   bağlantılı ülke hukuku kullanılır.
    5.    Antlaşmaya göre yerine getirmeyi kabul etmekle ilgili, taraflar başka türlü anlaşmadığı için, bu tür teslim alma yapılan ülke hukuku kullanılır.
    6.    Eğer antlaşmada uluslar arası tedavüldeki ticari terimler kullanıldı ise, antlaşmada başka talimatlar olmadığı durumda, onları iş tecrübesinin ticari terimleri ile ilgili kullanılmakta olan normlar hakkında ilişkilerinde tarafların anlaştığı kabul edilir.

    Madde 1114.Yavancı Ülke katılımı İle Tüzel Kişi Teşkil Etme Hakkında Antlaşmada Kullanılan Hukuk

    1.    1.Yavancı ülke katılımı ile tüzel kişi teşkil etme hakkında antlaşmaya, bu tüzel kişi teşkil edilecek veya teşkil eden ülke hukuku kullanılır.
    2.    Bu madde ile düzenlenen ilişkilere tüzel kişiyi kurma ve tasfiye etme, ona katılım payını tespit etme hakkında ilişkileri ve tüzel kişi katılımcıları arasındaki onların(özellikle sonradan olan anlaşmaları ile belirlenen) bağlı hakları ve taahhütleri ilişkileri dahildir.
    3.    Bu maddenin şartları yavancı ülke katılan tüzel kişi katılımcılarının karşılıklı hukukları ve taahhütleri başka katılımcı evrakları ile belirlendiği durumlarda da kullanılır.

    Madde 1115. Kullanılan Hukukun Yürürlülükte Olan Sahası

    1.    Antlaşmaya bu paragraf şartlarına göre kullanılan hukuk, özellikle;
    1)    Antlaşmayı açıklama;
    2)    Tarafların hukukları ve taahhütleri;
    3)    Antlaşmanın yerine getirilmesi;
    4)    Antlaşmanın yerine getirmemenin veya yeterince yerine getirmemenin nedenleri;
    5)    Antlaşmanın kaldırılması;
    6)    Antlaşmanın geçersizliğinin nedenleri ve neticeleri;
    7)    Antlaşma ile ilgili talepleri verme ve borcu havale etmeyi içerir.
    2.    Yerine getirme yöntemleri ve yolları ve yeterince yapılmayan durumda kullanılması gereken tedbirlerle ilgili kullanılan hukuktan başka  bunlar gerçekleştirilecek ülke hukuku dikkate alınır.

    §6. Antlaşma Dışı Taahhütler.

    Madde 1116. Bir Taraflı Sözleşmelerden Ortaya Çıkan Taahhütler

    Bir taraflı sözleşmelerden ortay çıkan taahhütlere( mükâfat vermeye açık vade etme, başka kişinin menfaati için görevlendirmeden hizmet etme ve başka) sözleşmeler yapılan ülke hukuku kullanılır.  Bir taraflı sözleşme yapma yeri Kazakistan Cumhuriyetinin hukukuna göre açıklanır.

    Madde 1117. Zarar Verme Neticesinde Ortaya Çıkan Taahhütler
    1.    Zarar verme neticesinde ortaya çıkan taahhüt hakkında haklar ve yükümlülükler, zararı ödeme hakkında talep etmek için neden olan hareket veya başka da durum ortaya çıkan ülke hukukuna göre açıklanır.
    2.    Yavancı ülkede zarar verme nedeninden ortaya çıkan taahhütler hakkında haklar ve yükümlülükler, eğer taraflar  hangi devlet vatandaşı veya tüzel kişisi ise, o devlet hukukuna göre açıklanır.
    3.    Eğer hareket veya zararı ödemeyi talep etmeye esas olan başka da durumlar, Kazakistan Cumhuriyetinin mevzuatlarına göre kanuna aykırı olmazsa, yavancı ülke hukuku kullanılmaz.

    Madde 1118. Müşteriye Verilen Zarar İçin Sorumluluk

    Müşterinin malı satın alma veya hizmet göstermesi ile ilgili ortaya çıkan zararı ödeme hakkında talebine, müşterinin isteğine göre;
    1)    müşterinin yaşadığı ülkenin hukuku;
    2)    Üreticinin veya hizmet veren kişinin yaşadığı yada bulunduğu ülke hukuku;
    3)    Müşteri malı satın alan veya ona hizmet veren ülke hukuku kullanılır.

    Madde 1119. Esassız Zengin Olma

    1.    1.Esassız zengin olma nedeninden dolayı ortay çıkan taahhütlere zenginleşme gerçekleşen ülke hukuku kullanılır.
    2.    Eğer esassız zenginleşme mülk satın alınan veya korunan esasa  nedeninden ortaya çıkarsa, kullanılan hukuk bu esas riayet eden ülke hukukuna göre açıklanır.
    3.    Esassız zengin olma kavramı, Kazakistan Cumhuriyetinin hukukuna göre açıklanır.

    §7. Entelektüel Mülkiyet

    Madde 1120. Entelektüel Mülkiyet Hakkı

    1.    Entelektüel mülkiyet hakkı bu hakların korunması istenilen ülke hukuku kullanılır.
    2.    Entelektüel mülkiyete hukukla ilgili antlaşmalar bu bölümün antlaşma taahhütleri hakkında şartlarını açıklayan hukukla düzenlenir.

    §8. Veraset Hukuku

    Madde. 1121.Veraset İlişkileri
    Veraset ilişkileri, eğer miras eden vasiyetinde kendisi vatandaşı olan ülke hukukunu seçmedi ise, Bu Kanunun 1122 ve 1123 maddelerinde farklı belirtmediği için, miras bırakan kişinin en son yaşadığı ülke hukukuna göre açıklanır.

    Madde 1122. Kişilerin Vasiyet Etme Ve Onu Kaldırma Salahiyeti, Vasiyet Etme  ve Onu Kaldırma İşleminin  Şekilleri

    Kişinin vasiyet etme ve onu kaldırma salahiyeti ve vasiyet etme ve onu kaldırma işleminin şekli, eğer miras eden vasiyetinde kendisi vatandaşı olan ülke hukukunu seçmedi ise, miras eden veraset işlemini yaptığı vakitte yaşadığı ülke hukukuna göre açıklanır. Fakat vasiyet etme veya onu kaldırma, eğer vasiyeti kaldırma işlemi yapıldığı ülkenin taleplerini veya Kazakistan Cumhuriyeti hukukunun taleplerini yerine getirirse, şeklin korunmamasından dolayı geçersiz sayılamaz.  
    Madde 1123. Gayrimenkul Mülkü veya Devlet Listesine Dahil Edilen Mülkü Miras Etme

    Gayrimenkul mülkü miras etme bu mülkün bulunduğu ülke hukukuna göre, Kazakistan Cumhuriyeti devlet listesi yapılan mülk, Kazakistan Cumhuriyeti hukukuna göre açıklanır. Kişilerin miras etme ve mirasını kaldırma salahiyeti ve veraseti kaldırma şekli, hangi mülk miras edilirse, o mülk hukuku ile açıklanır.

    § 9. Vesayet veya Koruma   Altına Alma

    Madde 1124. Vesayet veya Koruma Altına Alma

    1.    Rüşt yaşına gelmeyenlere, hukuki salahiyeti olmayan veya hukuki salahiyeti sınırlandırılan rüşt yaşına gelmeyen kişilere vesayet veya koruma altına alma belirlenir veya onlar kendine bağlı vesayet veya koruma altına alan kişinin özel hukukuna göre kaldırılır.
    2.    Koruma altına alanın (vesayet eden) kabul etme yükümlülüğü koruma altına alan(vesayet eden) olarak belirlenen kişinin özel hukukuna göre belirlenir.
    3.    Koruma altına alanın (vesayet eden) ve koruma altına alınan  kişinin arasındaki hukuki ilişkiler kurumu, koruma altına alanı (vesayet) tayin eden ülke hukukuna göre belirler fakat koruma altına alınan, kişi Kazakistan Cumhuriyetinde yaşıyorsa, eğer bu kişi için bu oldukça uygun olursa, Kazakistan Cumhuriyetinin hukuku kullanılır.
    4.    Kazakistan Cumhuriyeti dışında yaşayan Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşlarına belirlenen koruma altına alma( vesayet), eğer Kazakistan Cumhuriyeti konsolosluğunun koruma altına alma (vesayet) belirlemesine  veya onun tanınmasına  kanunen esaslı itirazları olursa, Kazakistan Cumhuriyetinde geçerli olarak kabul edilir.
    NOT : Bu kanun KATİAD tarafından Türkçe’ye çevirttilmiş ve redaksiyonu yaptırılmıştır.  Bilgi mahiyetinde olan bu çevirinin Kazakça ve Rusça asılları geçerlidir.

    Kaynak: katiad.kz (Kazakistan Türk İşadamları Derneği) web sitesi

    BAŞA DÖN
    -Kazakistan Cumhuriyeti Sosyal Güvenlik Kanunu

    KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ
    ZORUNLU SİGORTA KANUNU
    (SOSYAL GÜVENLİK)
    (25 Nisan 2003 tarih ve N 405-II sayılı Kazakistan Cumhuriyeti Kanunu)

    Bu Kanun, kişileri sosyal sigortalamanın devlet tarafından gerçekleştirilecek şekillerinin biri olarak zorunlu sosyal sigortanın hukuki, ekonomik ve yapısal esaslarını belirler.

    1.    Bölüm. Genel Kurallar

    1.    Madde. Bu Kanunda kullanılan esas kavramlar

    Bu Kanunda aşağıda belirtilen esas kavramlar kullanılır:

    1)    Fon aktifleri, Sosyal ödenekler, sosyal ödeneklerin ödeme süresi geçtiği için alınan para cezaları, yatırım kazancı ve fonun faaliyetini sağlayan komisyon ikramiyesi, sosyal ödemelere yönlendirilen kaynak ve yanlış hesaplanan veya fazla ödenen paranın geri iadesi çıkartıldığında, fona yatırılan  Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarında belirtilen diğer gelirler;

    2)    Devlet sosyal sigorta fonu (bundan sonra fon), Sosyal ödenekler toplamayı gerçekleştiren ve zorunlu sosyal sigortaya katılanlara ve onun geçindirdiği aile fertlerine, onlarla ilgili sosyal risk durumu başladığında ödeme yapacak tüzelkişidir.

    3)    Aile geçindiren kişi, Ailesindeki çalışma yaşına gelmeyen fertlerini kendi geliri ile geçindiren kişidir.

    4)    Gelir yerini tutan katsayı, sosyal ödeneğin, sosyal ödenekleri hesaplama zamanında esas alınan gelir miktarı oranını belirleyen katsayı.

    5)    Geçindirilenler katsayısı, vefat eden (mahkemece belirsiz olarak tanımlanan veya vefat ettiğini ilan edilen), geçindirilecek aile fertlerinin sayısını dikkate alan katsayı.

    6)    Çalışma süresi katsayısı, Zorunlu sosyal sigorta sistemine katılma süresi ile belirlenen katsayı.
    7)    Çalışma kabiliyetini kaybetme katsayısı, Kendisine sosyal ödenek ayrılan katılımcı sigortalının, çalışma kabiliyetini kaybetmesine göre açıklanan katsayı;

    8)    Sosyal ödenekleri hesaplama yeri, İşverenin  çalışana yapılan işler ve hizmetler için maaş olarak ödenen giderleri.

    9)    Zorunlu sosyal sigorta, Çalışma kabiliyetini kaybetme ve (veya) işten ayrılma ve aileyi geçindiren kişiyi kaybetmesinden dolayı gelirin bir kısmını ödemek için devletçe organize, kontrol garanti edilen önlemlerin toplamıdır.

    10)    Sosyal ödenekleri ödeyen kişi, (bundan sonra ödeyici), Bu Kanunda belirlenen usullerle sosyal ödenekleri hesaplayan ve fona ödeyen işveren veya kendisine iş sağlayan kişidir.

    11)    Sosyal ücreti alan kişi, (bundan sonra alıcı) kendisi için fona sosyal ödenek yatırılan veya kendisi tarafından ödenen ve sosyal ödemeleri yapan yetkili birim tarafından kendisi hakkında sosyal ödeme yapılmasını belirleme konusunda karar alan zorunlu sosyal sigortalı katılımcısı özel kişi veya katılımcının vefat etmesi halinde (mahkemece belirsiz olduğu tanımlayan kişi veya vefat etti diye ilan edilen kişi) himayesinde bulunan aile fertleridir.

    12)    Serbest Meslek Sahibi , Gelir elde edebilen özel işletmeci, noter, avukat;

    13)    Zorunlu sosyal sigorta sistemi, Devletçe belirlenen ve garanti edilen, zorunlu sosyal sigorta sistemine katılanların arasındaki ilişkileri düzenleyen normlar ve kuralların toplamı;

    14)    Sosyal ödemeler, Alıcının yararına  fon tarafından her ay  ödenen ücret;

    15)    Sosyal ödenek, Zorunlu sosyal sigorta sistemine katılana veya aileyi geçindirenin kaybedilmesi halinde aile fertlerine bu Kanuna göre sosyal ücret  alma hakkını sağlayan fona ödenen bu Kanunla belirlenen zorunlu ödemeler;

    16)    Sosyal risk, Çalışma kabiliyetini ve (veya) işini ve geçindiren kişiyi kaybetme durumlarında zorunlu sosyal sigorta sistemine katılan ve vefat etmesi halinde bu kişi tarafından geçindirilen aile fertleri bu Kanuna göre sosyal ücret alma hakkına sahip olur;

    17)    Sosyal ödeneklerin haddi, sosyal ödenekleri hesaplamada yüzde olarak belirtilen, fona ödenecek ödeneklerin kaydedilen miktarıdır;

    18)    Sosyal ödenekleri ve sosyal ödemeleri hesaplama ile ilgili yetkili kurum, (bundan sonra Merkez), Bölgelerde zorunlu sosyal ödenekler ve sosyal ödemeler yatırmayı gerçekleştiren, sosyal ödenekler ve ödemelerin merkezi hesabını tutan alt bölümleri olan devlet kurumudur. (bundan sonra alt bölümler)

    19)    Yetkili birim, Fon hizmetini düzenleme, kontrol ve denetleme fonksiyonlarını gerçekleştiren devlet birimidir.

    20)    Sosyal ödenekleri belirleyen yetkili birim, Halkın sosyal sigortalanması ile ilgili merkezi icra birimi ve mahalli bölümleri.

    21)    Çalışma kabiliyetini yitirme, Çalışanın iş yapma ve hizmet verme kabiliyetini kaybetmesi. Çalışma kabiliyetini kaybetme yüzde olarak gösterilir.

    22)    Hesabına sosyal Ödeme Yapılan Zorunlu sosyal sigorta katılımcısı, kendisi için sosyal ödeme yapılan ve bu Kanunda belirtilen sosyal risk durumu başladığında sosyal ücret ödenme hakkı olan özel kişidir.

    23)    Zorunlu sosyal sigorta sistemine katılanlar,
    – ödeme yapan: zorunlu sosyal sigorta sisteminin kendisi için ücret     ödenilen  katılımcısı;
    – ödeme yapılan: Merkez, fon,
    – Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti;
    – Kazakistan Cumhuriyeti  Milli Bankası;
    – diğer yetkili organlar.

    2.    Madde. Bu Kanunla düzenlenecek ilişkiler

    Bu Kanun zorunlu sosyal sigortalama türlerine ve sosyal risk durumunun başlamasına göre zorunlu sigorta sistemine katılanlara sosyal  yardım şekillerini belirlemek  için bu Kanunda belirtilen ilişkileri düzenler.

    3.    Madde. Kazakistan Cumhuriyeti zorunlu sosyal sigorta yasaları

    1.    Kazakistan Cumhuriyeti zorunlu sigorta yasaları, Kazakistan Cumhuriyeti  Anayasasını esas alır ve bu Kanun ve Kazakistan Cumhuriyeti’nin diğer hukuk akitlerinden  oluşur.
    2.    Eğer Kazakistan Cumhuriyetince onaylanan uluslararası sözleşmede bu Kanundan farklı hükümler belirtilirse, uluslararası sözleşme hükümleri kullanılır.

    4.     Madde. Zorunlu sosyal sigorta türleri

    Zorunlu sosyal sigorta aşağıda belirtilen  sınıflara bölünür:
    1)    Çalışma kabiliyetini yitirme hali;
    2)    Aileyi geçindireni kaybetme hali;  
    3)    İşini kaybetme hali.

    5.     Madde. Zorunlu sosyal sigortanın esas ilkeleri.
    Zorunlu sosyal sigortanın esas ilkeleri şunlardır:
    1)    Kazakistan Cumhuriyeti  zorunlu sosyal sigorta yasalarını koruma ve herkese eşit olarak uygulama ilkesi
    2)    Sosyal ücretlerin ödenmesi için getirilen önlemlere devletin garantisi;
    3)    Zorunlu sosyal sigorta sistemine katılmanın zorunluluğu;
    4)    Sosyal ödenekleri sosyal ücretleri ödemek için kullanma;
    5)    Sosyal ödeneklerin bu Kanunda belirtilen sözleşmelere göre zorunluluğu;
    6)    Sosyal ücret miktarını tespit etme;
    7)    Zorunlu sosyal sigortalayan devlet birimlerinin faaliyetindeki açıklık.

    6.     Madde. Sosyal ücreti alma hakkı
    Devlet, kişilerin sosyal risk durumu başladığında bu Kanunda belirlenen şartlar ve zorunlu sosyal sigortalama türüne göre sosyal ücret alma hakkını garanti eder.

    7.     Madde. Sosyal ödeneklerin korunmasını sağlama
    1.    Devlet, fondaki sosyal ödeneklerin saklanmasını ve belli amaçla kullanmasını garanti eder.
    2.    Sosyal ödenekler:
    1)    Fonun faaliyetini ve mali istikrarını Kazakistan Cumhuriyeti hükümetince belirlenen normlar ve limitler dahilinde belirleme yoluyla düzenlemek;
    2)    Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankası ile yatırım hizmetini gerçekleştirmek;
    3)    Fon aktiflerini yatırımla yönetme hakkındaki bütün işlemleri Kazakistan Cumhuriyeti  Milli Bankasında hesaplamak;
    4)    Fonun özel finansman ve aktiflerinin hesabını tutmak;
    5)    Fonun faaliyetini sağlamak için masraflara sınırlamalar koymak;
    6)    Her yıl teftiş yapılmanın zorunluluğu;
    7)    Kazakistan Cumhuriyeti yasalarında belirlenen kurallarla fonun devamlı olarak mali ve istatistiki raporunu hazırlamak;
    8)    Fon aktiflerinin yatırım için uyulacak mali kuralların listesi Kazakistan Cumhuriyeti  hükümetinin belirlemesi ile sağlanır.

    8.     Madde. Zorunlu sosyal sigorta yapılması  gerekli kişiler
    Çalışan emekliler dışında, çalışanlar, Kazakistan Cumhuriyetinde devamlı yaşayanlar, gelir getiren faaliyet gerçekleştiren yabancılar ve vatandaşlığı olmayan kişilerle birlikte, geçimini emeği ile sağlayan kişilere zorunlu sigorta yapılmalıdır.

    9.     Madde. Sosyal Ücretleri bağlayan yetkili birimin yetkisi
    1.    Sosyal ücreti belirleyen yetkili birimin;
    1)    Sosyal ücretleri belirleme veya belirlemeden vazgeçme kararını alma;
    2)    Çalışma kabiliyetini  yitirme derecesini tespit etme;
    3)    Evrakın doğruluğunu kontrol etme;
    4)    Sosyal ücretin belirlenmesi için gerekli evrakı teslim alma ve gönderme ile ilgili şartları belirleme hakkı vardır.
    2.    Sosyal ücreti belirleyen yetkili birimin;:
    1)    Sosyal ücretin bağlanması veya bağlanmasının red kararının alınması için dilekçe verme Merkezin alt bölümleri aracığıyla yazılı olarak yapmak;
    2)    Sosyal ücretlerin zamanında ve tam olarak bağlanması ve onların alınmasının kontrolünü sağlamak;
    3)    Sosyal ücret bağlama ve onların ödenmesi ile ilgili açıklama yapmak zorundadır.

    10.     Madde. Merkezin ve alt bölümlerinin hakları ve görevleri
    1.    Merkezin ve onun alt bölümlerinin:
    1)    Sosyal ücret bağlama ile ilgili yetkili birime teslim etmek için evrakı teslim alma ve bütünlüğünün kontrolü;
    2)    Sosyal ücret bağlama ile ilgili yetkili birimin kararına göre Merkezin fon hesabına havale yapılması konusunda  bilgi isteme;
    3)    Bu Kanunda belirtilen hizmetleri yaptığı için Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarında belirtilen kurallarla ülke bütçesinden para alma hakkı vardır.
    2.    Merkezi ve onun alt bölümlerinin:
    1)    sosyal özel sicil sistemine göre tahsilatı ve sosyal ücret hesabını gerçekleştirmek ve hafta da bir defa vergi birimleri ile birlikte sosyal ödeneklerin yatırılmasını kontrol etmek;
    2)    sosyal ödeneklerden yapılan kesintiler hakkında alıcıları bilgilendirmek;
    3)    Fazla ödenen miktarları Merkez aracığıyla geri vermek gerektiğinde alıcıya bildirmek;
    4)    Fona yapılan yatırımların  miktarı ve süresine rağmen, zorunlu sosyal sigorta yapılması gerekli kişilere eşit hizmet etmeyi sağlamak;
    5)    Üç çalışma günü içerisinde  sosyal yatırımları fona yatırmak;
    6)    Sosyal ücret bağlanması için gerekli evrakı hazırlamak ve onları sosyal ücret bağlamakla ilgili yetkili birime bu Kanunda belirtilen sürede  vermek;
    7)    Alıcılara bağlanan sosyal ücretin zamanında yatırılmasını sağlamak;
    8)    Fazla yatırılan sosyal yatırım miktarını bu fondan  Merkezin hesabına yatırıldığı tarihten itibaren üç çalışma günü içerisinde sosyal ücret bağlananlar hesabına yatırma işlemlerini gerçekleştirmek;
    9)    Kazakistan Cumhuriyeti yasalarında belirtilen durumların dışında, sosyal yatırımların durumu ve hareketi hakkındaki bilgilerin gizliliğini sağlama;
    10)    Bu Kanuna göre sosyal ücret bağlama ile ilgili yetkili birime  ve fona gerekli raporu  teslim etme;
    11)    Sosyal ödemeleri alma konuları ile ilgili gerekli açıklamaları yapmak zorundadır.

    11. Madde. Yetkili birimin yetkisi
    Yetkili birim:
    1)    Fonun mali istikrarının incelenmesi, değerlendirilmesi ve kontrol edilmesini gerçekleştirir;
    2)    Kendilerini kontrol etme ve denetleme fonksyonunu sağlamak için fonun mali ve diğer hesaplarının listesini, şeklini, süresini belirler;
    3)    Kazakistan Cumhuriyetinin yasalarına göre fonun yönetici olarak çalışanları için  ihtisas şartlarını tespit eder ve onları tayin etme onayını verir;
    4)    Fon hizmeti ile ilgili bilgiler ve devlet birimleri ile kurumlarından  kendi kontrol ve denetleme fonksiyonlarını gerçekleştirmek için gerekli bilgileri istemek zorundadır;
    5)    Fon hizmetini Kazakistan Cumhuriyetinin yasalarında belirtilen kurallara göre teftiş etme hakkı vardır;
    6)    Kazakistan Cumhuriyeti’nin yasalarına göre diğer yetkileri gerçekleştirir.

    12.    Madde. Kendisi için sosyal yardım yatırımı yapılan zorunlu sosyal sigorta sistemine katılanın ve alıcının hakları ve görevleri

    1.    Kendisi için sosyal ödeme yapılan zorunlu sosyal sigorta sistemine katılanın ve alıcının:
    1)    Bu Kanunda belirtilen sosyal riskin başladığında Merkez ve onun alt bölümleriyle, sosyal ücretin bağlanması ile ilgili yetkili birime sosyal ücret bağlanması  için başvuruda bulunmak;
    2)    Devlet, sosyal yardım almasına rağmen, Bu Kanunda belirtilen şekilde fondan sosyal ücretin bağlanması;
    3)    Ödeme yapandan, Merkezden ve fondan;  sosyal ödemeler ve sosyal ödenekler hakkında, havale edilmesi ile hesaplanma bütünlüğü, zamanında ödenmesi konularında ve sosyal ücret bağlanması ve alınması hakkındaki bilgileri ücretsiz olarak istemek;
    4)    Sosyal ücret bağlanması ile ilgili yetkili birim ve diğer devlet birimlerinin, Merkezin ve onun alt bölümlerinin, fonun bu Kanunla belirlenen diğer türde sosyal sigorta yapılma haklarına sınır koyulması konusundaki  kararlarını şikayet etme hakkı vardır.
    2.    Kendisi için sosyal ödeme yapılan zorunlu sosyal sigorta sistemine katılan ve alıcısı:
    1)Sosyal ücret bağlanması için gerekli evrakı Kazakistan Cumhuriyeti’nin yasalarında belirlenen usullerle teslim etmek;
    2) Çalışma kabiliyetini  ve (veya) işini kaybettiği ve sosyal yardım aldığı hallerde, Merkezin alt bölümlerine kendisi ile zorunlu emekli ödeneklerinin ödenmesi sözleşmesini yapan emekli fonunun değişiklikleri hakkında bilgi vermek;
    3)Yanlış ödenen  miktarı geri almak;
    4)    Kazakistan Cumhuriyeti’nin yasalarında belirtilen durumlarda  yeniden tanımlanma ve yeniden tanımlanma süresini korumak zorundadır.

    13. Madde. Sosyal ödeme yapanın hakları ve görevleri
    1.    Ödeyenin:
    1)Yanlış yapılan sosyal ödeme miktarını geri alma;
    2)    Yatırılan miktar hakkında gerekli bilgileri Kazakistan Cumhuriyeti’nin yasalarında belirlenen usulle Merkezden bilgi isteme ve ücretsiz bilgi almak;
    3)    Bu Kanuna uygun diğer işlemleri gerçekleştirme hakkı vardır.
    2.    Sosyal ödenek ödeyen :
    1)    Sosyal ödenekleri ve sosyal ödemeleri zamanında ve(veya) tam olarak ödemediği için para cezası verildiğinde zamanında ve tam olarak ödemek;
    2)    Fona ödenecek sosyal ödeme miktarını hesaplamayı, yeniden hesaplamayı ve sosyal ödenekleri vaktinde ve(veya) tam olarak ödenmediği hallerde para cezasını hesaplamayı serbest olarak gerçekleştirmek;
    3)    Hesaplanan ve yatırılan sosyal ödemelere göre vergi birimlerine hesap vermek zorundadır.

    3.    Kısım. Sosyal Ödemeler

    14. Madde. Sosyal ödemelerin miktarı
    1.    Zorunlu sosyal sigorta sistemine katılanlar için fona ödenmesi gereken sosyal ödemeler aşağıda belirtilen miktarda belirlenir:
    1.Ocak 2005 tarihinden itibaren-sosyal ödemeler hesabının  % 2 si;
    1.Ocak 2006 tarihinden itibaren sosyal ödemeler hesabının % 2 si;
    1.Ocak 2007 tarihinden itibaren sosyal ödemeler hesabının % 3 ü.
    2.    Kazakistan Cumhuriyeti vergi kanunlarına göre özel vergi sistemi uygulanan ve kendilerine iş sağlayan kişilerin ödenen sosyal ödemelerin miktarı:
    1.Ocak 2005 tarihinden itibaren Kazakistan Cumhuriyeti yasalarıyla belirlenen asgari ücretin % 1,5 u;
    1.Ocak 2006 tarihinden itibaren Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarıyla belirlenen asgari ücretin % 2 si;
    1.Ocak 2007 tarihinden itibaren Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarıyla belirlenen asgari ücretin % 3 ü.

    15. Madde. Sosyal ödemeleri hesaplama
    1.    İşverenin çalışana maaş olarak ödenen giderlerini hesaplama; Kazakistan Cumhuriyeti  Vergi Kanununda belirtilen usulle  işverenin çalışanlara maaş olarak ödenen giderlerine; askeri görevlilerin, İçişleri Birimlerinin, Kazakistan Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Ceza Mahkemeleri Yürütme Sistemi  Komitesinin, mali polis biriminin ve devlet yangına karşı hizmet eden görevlilerinin mali payını ekleyerek yapılır.
    2. Zorunlu sosyal sigorta sistemine katılanlar için ödenecek sosyal ödenekleri hesaplama her ay yapılır.
    Kendilerine iş sağlayan kişilerin sosyal ödemelerini hesaplamak için Kazakistan Cumhuriyeti Vergi Kanununa göre vergi sistemleri için belirtilen süreler korunur.
    Bu konuda aylık gelirin sosyal ödemelerini hesaplamak için Kazakistan Cumhuriyeti yasalarınca belirlenen asgari ücretin on kat miktarını aşmayan miktarda alınır.
    3.    Sosyal ödemeleri hesaplama usulünü ve süresini Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti belirler.

    16. Madde. Sosyal ödemeleri ödeme tertibi
    1.    Sosyal ödemeleri yapan kişiler, özel vergi sistemlerini kullananların dışında, fona sosyal ödemeleri Merkezin banka hesabı aracığıyla takip eden ayın 15’ini geçirmeden ödeyecektir.
    2.    Özel vergi sistemini kullanan ödeyici; sosyal ödemelerini Kazakistan Cumhuriyeti Vergi Kanununda belirlenen sürede gerçekleştirir.
    3.    Sosyal ödemelerinin bankaya nakit olarak yatırıldığı tarih, bankadan veya bazı banka işlemlerini gerçekleştiren kurumlardan yardım miktarına ödeme emri aldığı tarih olur. Nakit ödeme tarihi, ödeyen tarafın sosyal ödemeler bankaya yatırıldığı tarihten başlayarak hesaplanır.

    17. Madde. Ödeyenin Sorumluluğu
    1.    Vaktinde yatırılmayan sosyal ödemeler vergi birimlerince ödettirilir veya geçen her gün için (fona ödeyen tarihle birlikte) Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankasınca belirlenen yeniden finanse etmenin 2 katı oranında hesaplanan para cezası ile birlikte fonun hesabına ödeyen tarafından yatırılmalıdır.
    2.    Sosyal ödemeler tam ve (veya) zamanında yatırılmadığı takdirde, Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarında belirlenen usullerle vergi birimlerince vergi ödeyenin banka hesabında biriken paradan ödenmesi gerekli  para miktarını kadarını ödettirme hakkı vardır.
    3.    Bankalar ve banka işletmelerinin bazı türlerini gerçekleştiren kurumlar sosyal yardım paralarını fonun hesabına, ödeyenin banka hesabından çıktığı tarihte yatırmak zorundadırlar.

    18. Madde. Yapılan yardımlar hakkında bilgi vermek
    Sosyal ödemeleri ödeyen mali dönemi takip eden ayın 15 ini geçirmeden her dönem, eğer Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarında farklı olarak belirlenmedi ise, kaydedildiği vergi birimine, zorunlu sosyal sigorta sistemine katılanlar için hesaplanan ve yatırılan sosyal ödeme hesaplarını teslim eder.

    19. Madde. Fazla ödenen sosyal ödemeleri geri iade etme.
    Fona fazla ödenen sosyal ödemeler, dilekçenin verildiği günden itibaren on çalışma günü içerisinde ödeyenin banka hesabına devir edilmelidir.

    3.Kısım. Sosyal Ücretlerin bağlanması

    20. Madde. Sosyal Ücretlerin bağlanması için başvuruda bulunmak ve gerekli evrakın incelenme süreleri

    1.    Sosyal ücret bağlatmak için başvuranın ikamet adresine göre Merkezin alt bölümlerine sosyal ödeneklerin bağlanması için dilekçeyle yetkili kurumca belirlenen şekle göre başvurulması ile  gerçekleşir. Başvuru ile birlikte bu Kanunla belirlenen evrak ekte bulunmalıdır.
    2.    Merkezin alt bölümleri sosyal ücret bağlanması için gerekli evrakı teslim alınan tarihten itibaren beş iş günü içerisinde sosyal ücret bağlanmasıyla ilgilenen  yetkili birime teslim eder.
    3.    Sosyal ücretlerin bağlanması ile ilgilenen  yetkili birim; evrakın iletildiği tarihten itibaren on iş günü içerisinde  inceler ve sosyal ücret bağlama veya bağlamadan vazgeçme hakkında karar alır. Sosyal ücretin bağlanması red edildiği durumda red olunma sebepleri dilekçe veren kişiye yazılı şekilde bildirmek ve  teslim edilen evrakı Merkezin alt bölümleri aracığıyla dilekçe verene geri iade etmek zorundadır.
    4.    Sosyal ücretin bağlanması ile ilgili yetkili organın teslim edilen evrakın doğruluğunu kontrol etme hakkı vardır. Bu amaçla teslim edilen evrakı ekspertizeye gönderip, onların verilmesine esas olan asıl evrakın olup, olmadığını kontrol ettirebilir. Bu konuda sosyal ücret bağlanması hakkında karar almanın gecikmesi ve bir aydan fazla olmayan karar alma süresinin uzatılması halinde başvuran kişiye yazılı şekilde bildirmek zorundadır.
    5.    Bir sonraki başvuruda sosyal ücret bağlayan yetkili birim yeniden başvuru yapıldığı tarihten itibaren beş iş günü içerisinde ücret bağlanma veya onun reddi hakkında karar alır ve ücret bağlanma red edildiğinde sebepleri ve şikayet usulünü göstererek, Merkezin alt bölümleri aracığıyla başvuru yapan kişiye yazılı şekilde bildirir. Sosyal ücret bağlama ile ilgili yetkili kurum kararına mahkemelerde  dava açılabilir.
    6.    Kendisi için sosyal ödemeler yapılan zorunlu sosyal sigorta sistemine katılan iştirakçiye sosyal ücret, başvurduğu tarihten itibaren  bağlanır.
    7.    Merkezin alt bölümlerine başvurulan tarih fondan sosyal ücret  bağlanmasına başvurulan tarih sayılır.
    8.    Sosyal ücret bağlama ile ilgilenen  yetkili birimin, Merkezin ve(veya) fonun işlemleri nedeniyle zamanında veya tam olarak alınamayan sosyal ücretler geçmiş alacaklar için süresine bakılmaksızın ödenir ve Kazakistan Cumhuriyeti  hükümetince belirlenen kurallara göre süresi geçen her gün için (ödenen tarih de dahil) bu miktara ödeme tarihinde Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankasınca belirlenen yeniden finanse etmenin 2 katını aşmayacak miktarda ek ödeme yapılmalıdır.

    21. Madde. Çalışma kabiliyetinin kaybedilmesi halinde sosyal ücret bağlama ve miktarı
    1.    Çalışma kabiliyetini kaybeden zorunlu sosyal sigortalı iştirakçi sosyal ücret almak için başvurduğu tarihte işten çıkarılmasına veya çalıştığına bakılmaksızın sosyal ücret bağlanır.
    2.    Çalışma kabiliyetini kaybettiğinde sosyal ücret bağlanması için yapılan başvuruya:
    1)    Kimlik;
    2)    İkamet belgesi;
    3)    Çalışma kabiliyetini kaybetme derecesini onaylayan belge ile birlikte teslim edilir.
    3.    Çalışma kabiliyetini kaybetme derecesini tanımlama ve tespit kurallarını Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarına göre sağlık işleri ile yetkili birimin onayı ile sosyal ücret bağlama ile ilgilenen yetkili birim belirler. Evrakı işleme koyma süresi, başvurulan tarihten itibaren bir ayı aşmamalıdır.
    4.    Çalışma kabiliyetini kaybettiği durumda sosyal ücret alacak kişi sosyal ücretlerin bağlanması için başvurduğu tarihten itibaren çalışma kabiliyetini kaybetti diye tanımlandığı bütün süre için bağlanır.
    Çalışma kabiliyetini kaybetme durumu değiştiğinde sosyal ücret çalışma kabiliyeti değiştiği tarihten itibaren çalışma kabiliyetini kaybetme durumuna uygun olan miktarda gerçekleştirir. Bu konuda sosyal ücreti bağlama ile ilgilenen yetkili birim Merkeze ve onun alt bölümlerine sosyal ücret miktarının değiştiği hakkında alınan kararı üç iş günü içerisinde bildirir.
    Çalışma kabiliyetini yeniden kazandığı durumda, sosyal ücret bağlama  ile ilgilenen yetkili birim kişiyi çalışmaya kabiliyetli olarak tanımladığı kararı aldığı tarihten itibaren sosyal ücret kesilir. Bu konuda yetkili birim Merkeze ve onun alt bölümlerine alınan karar hakkında üç iş günü içinde bildirir.
    5.    Çalışma kabiliyetini kaybettiği durumda her ay ödenen sosyal ücretin miktarı ortalama aylık gelir miktarını son 24 aya çarpma  ve bundan Kazakistan Cumhuriyeti  kanun akitlerinde belirlenen asgari ücretin % 80 ini çıkartma ile açıklanır. Burada gelir yerine geçen katsayı 0, 6 dır.
    Çalışma kabiliyetini kaybetme katsayısı:
    -    çalışma kabiliyetini kaybetme derecesi yüzde seksenden yüzde yüze kadar olan kişiler için katsayı 0,7;
    -    çalışma kabiliyetini kaybetme derecesi yüzde altmıştan yüzde seksene kadar olan kişiler için katsayı 0,5;

    -    çalışma kabiliyetini kaybetme derecesi yüzde otuzdan yüzde altmışa kadar olan kişiler için katsayı 0,3 olur.
    Katılım süresinin katsayısı; zorunlu sosyal sigorta için sosyal ödeme yapan katılımcı için:
    -    altı aydan az olduğunda 0,1;
    -    altı aydan on iki aya kadar 0,7;
    -    on iki aydan yirmi dört aya kadar  kadar 0,75;
    -    yirmi dört aydan otuz altı aya kadar 0,85;
    -    otuz altı aydan kırk sekiz aya kadar  0,9;
    -    kırk sekiz aydan altmış aya kadar 0,95;
    -    altmış ve ondan da çok aylar için –1,0 olur.
    6.    alıcı, emekli maaşını alma hakkını kazandığı yaşa geldiğinde çalışma kabiliyetini kaybetmesi nedeniyle bağlanan sosyal ücretler durdurulur.

    22. Madde. Ailenin geçimini sağlayanın kaybedilmesi halinde sosyal ücretin bağlanması ve miktarı
    1.    zorunlu sosyal sigorta sistemine dahil ancak vefat eden (mahkemece belirsiz diye tanımlanan veya ölümü ilan edilen) katılımcının geçindirdiği şu aile fertlerine sosyal ücretlerin bağlanma ve ödenme hakları vardır:
    1)    On sekiz yaşına girmeyen on sekiz yaşını dolduruncaya kadar, malul olursa bu yaşı geçen çocukları ve evlat edinen çocukları, erkek ve kız kardeşleri ve torunları (Erkek ve kız kardeşlerinin ve torunlarının çalışma kabiliyetli ana babaları olmadığı veya ana babalarından nafaka almadığı hallerde). Eğer bu alt bölümde sözü geçenler orta, lise, kolej ve yüksek okullarının gündüz bölümlerinde okumaları hallerde sosyal ücret, okul bitinceye kadar ödenir;
    2)    Yaşına ve çalışma kabiliyetine bakılmaksızın ana babasından biri veya eşlerden biri veya büyükbaba ve büyükannesi, erkek ve kız kardeşleri, vefat ettiği veya (mahkemenin ölümünü ilan ettiği durumunda) aile geçindiricinin 1,5 yaşına girmeyen çocuklarını, erkek ve  kız kardeşini veya torununu geçindirecek olursa.
    2.    kendisi için zorunlu sosyal sigorta yapılan ana babanın zorunlu sosyal sigorta sistemine katılanın himayesini kaybeden çocuklara bağlanan sosyal ücretler Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarına göre vefat eden her ana baba için çocuğu himaye altına alınana ödenir.
    3.    Doğumdan dolayı I. ve II. grup malul olarak tanımlanan kişilere sosyal ücret malullüğü belirlendiği tarihte bağlanır.
    4.    Himaye altına alan kişiyi kaybettiği durumda sosyal ücretler bağlanması için başvuruya kişiler:
    1)    Kimlik,
    2)    Aile fertleri hakkında belge;
    3)    Aile geçindiricisinin vefat ettiği hakkında belgenin kopyası veya kişiyi belirsiz veya ölümünü bildiren mahkeme kararı;
    4)    Vefat eden (mahkemece belirsiz olduğu tanımlanan veya vefat ettiği ilan edilen) kişiyle akrabalığını ispatlayan evrak kopyası (nikah cüzdanı, vefat eden aile geçindiricisinin çocuklarının doğum veya evlat edindiği hakkındaki belgeleri);
    5)    Aile fertlerinin öğrenci veya yüksek okul öğrencisi olduğuna dair  okuldan alınan belge (her okul yılı için yeniden alınır)
    6)    Himaye altına alındığı hakkında evrak (gerekli olduğunda);
    7)    Malullük grubunu onaylayan belgeler (on sekiz yaşına girmeyen ve bu yaşı geçen çocukları ve himaye altına alınan çocukları, erkek ve kız kardeşleri ve torunları doğumdan dolayı I. ve II. grup malul olarak tanımlandığı durumlarda) birlikte teslim edilir.
    5.    Vefat eden (mahkemece belirsiz olduğu tanımlanan veya vefat ettiği ilan edilen) kişinin himayesinde bulunan, himayesinde olan kişiyi kaybettiğinde sosyal ücret bağlanmasına ve almasına hakkı olan ailenin bütün fertlerine eşit sosyal ücret bağlanır.
    6.    Vefat eden (mahkemece belirsiz olduğu tanımlanan veya vefat ettiği ilan edilen) kişinin himayesinde bulunan aile ferdinin yazılı başvurusu  ile sosyal ücret payı ayrılır ve ayrı ayrı ödenir. Sosyal ücret payını ayırma, sosyal ücret bağlama ile ilgilenen yetkili birime başvuru yapıldığı tarihten itibaren gerçekleşir.
    7.    Vefat eden (mahkemece belirsiz olduğu tanımlanan veya vefat ettiği ilan edilen) kişinin himayesi altında olan aile fertleri sayısının değiştiği ve gerekli sosyal ücret yeniden hesaplanması konusunda alınan kararı sosyal ücret bağlama ile ilgilenen yetkili birim tarafından vefat eden (mahkemece belirsiz olduğu tanımlanan veya vefat ettiği ilan edilen) kişinin himayesinde olan aile ferdinin başvurusuna göre sonuçlandırır. Bu konuda sosyal ücretin miktarı sosyal ücret  alma hakkı olan aile fertlerinin sayısına göre gerekliği kadar artar veya azalır.
    8.    Himaye altına alan kişiyi kaybettiği durumda ortalama aylık gelir miktarını son yirmi dört aya çarpma ve bundan Kazakistan Cumhuriyeti yasalarında belirlenen asgari ücretin % 80’ini çıkartma ile belirlenir.
    Aile geçindiricisinin kaybedildiği durumda ödenecek sosyal ödenekler vefat eden (mahkemece belirsiz olduğu tanımlanan veya vefat ettiği ilan edilen) aile geçindiricinin himayesi altında bulunan aile fertlerine vefat eden (mahkemece belirsiz olduğu tanımlanan veya vefat ettiği ilan edilen) kişinin sosyal ücret alma hakkı olan aile ferdine (fertlerine) her ay ödenir.
    9.    Himaye altına alınanlar katsayısı zorunlu sosyal sigorta sistemine kendisi için sosyal ödeme yapılan katılımcı vefat edinceye kadar himayesi altında olan kişilerin sayısına göre belirlenir ve himaye altında bir kişi ise 0,4, himaye altında iki kişi ise 0,5, üç kişi ise 0,8 olur.
    Bu konuda gelir yerine geçme katsayısı ve katılma süresinin katsayısı bu Kanunun 21. maddesine göre hesaplanır.

    23.    Madde.Çalışma kabiliyetini yitirdiğinde sosyal ücret bağlanması ve miktarı
    1.    İşini kaybettiği durumda ödenecek sosyal ücret iş sağlama ile ilgili yetkili birime kişi işsiz olarak kayıtlı olduğu tarihten başlayarak bağlanır.
    2.    İşini kaybettiği durumda sosyal ücret bağlanması için dilekçe ile yapılacak başvuru;
    1)    Kimlik;
    2)    İkamet adresi hakkında belge;
    3)    İş sağlama ile ilgili yetkili birim tarafından verilen belge birlikte teslim edilir.
    3.    İşini kaybettiği durumda ödenecek sosyal ücret miktarı, sosyal ücret olarak sayılan son yirmi dört ay içerisindeki gelirin ortalama aylık miktarını, gerekli gelir yerine geçen katsayısına ve katılma süresinin katsayısına çarpma ile açıklanır.
    Bu konuda gelir yerine geçme katsaysı –0,3 olur, katılma süresinin  katsayısı bu Kanunun 21. Maddesine göre hesaplanır.
    4.    Zorunlu sosyal sigorta sistemine katılan için sosyal ödeme yapıldığında, işini kaybetmesine göre sosyal ücreti aşağıdaki takvime göre hesaplanır:
    Altı aydan on iki aya kadar , en az bir ay kadar;
    On iki aydan  yirmi dört aya kadar , iki aya kadar;
    Yirmi dört aydan otuz altı aya kadar  üç aya kadar;
    Otuz  altı aydan fazlası dört ay kadar sosyal ücret alma hakkı vardır.

    5.    Kendisi için sosyal yatırım yapılan zorunlu sosyal sigorta sistemine katılan kişi, işini kaybetmesi nedeniyle sosyal ücret almışsa, ancak yeniden çalışması halinde sosyal ücret alma hakkı kaldırılır, bundan sonraki işini kaybetmesi nedeniyle alınacak sosyal ücret her ay için on iki ay çıkartılarak hesaplanır.
    24. Madde. Sosyal Ücretlerin miktarını arttırma ve hesaplama
    Fondan verilen sosyal ücretlerin miktarını artırma ve hesaplama usulünü Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümeti belirler.

    4. Kısım. Sosyal ücretler ve kesintileri

    25. Madde. Fondan verilen sosyal ücret
    Sosyal ücretleri bağlama ile ilgilenen yetkili birim karar aldığı ayı takip eden ayın 15’ine kadar alıcının hesabına ödemeyi Merkezin alt bölümleri aracılığıyla yapar. Ödemelerin geciktirmesi halinde bu Kanunun 20. maddesinin 8.fıkrası hükümlerine göre para cezası öder.

    26. Madde. Sosyal ücretleri kesme

    Kişinin çalışma kabiliyetini ve (veya) işini kaybettiği durumda ödenmesi için sosyal ödeneklerden zorunlu emekli ödenekleri alınır ve Kazakistan Cumhuriyeti Emeklilik Kanununa göre alıcının emekli fonuna gönderilir.
    Alıcıya sosyal ücret bağlanması ile ilgili karar alındıktan sonra Merkezin alt bölümlerine emekli fonu ile yaptığı emekli sözleşmesinin kopyasını teslim etmek zorundadır.

    4.    Kısım. Devlet Sosyal Sigorta Fonu

    27. Madde. Devlet Sosyal sigorta fonu
    1.    Devlet sosyal sigorta fonunun tek kurucusu ve katılımcısı devletin anonim birlik şeklindeki ticari olmayan kurumudur.
    2.    Fon kendi taahhütlerine göre bütün mülkü ile birlikte sorumlu olur.

    28. Madde. Fonun faaliyetleri
    Fon faaliyetini, fon aktiflerinden alınan komisyonlardan ve ikramiye hesaplarından gerçekleştirir.
    Komisyon ikramiyenin faizin sınırı ve kullanma yolları her yıl Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümeti tarafından belirlenir.
    Fonun finansmanı, nominal sermayesinden ve komisyon ikramiyesinden oluşur.

    29. Madde. Fonun hakları ve yükümlülükleri
    1.    Fon:
    1)    Zorunlu sosyal yardımları biriktirmek;
    2)    Kazakistan Cumhuriyeti Hükümetince belirlenen usullerle değerli kağıtları ve diğer finans kuralları ile ilgili faaliyetle uğraşmak;
    3)    Fon faaliyetini gerçekleştirmek için komisyon ve ikramiye almak;
    4)    Finans devri hakkında Merkezden bilgi almak;
    5)    Kazakistan Cumhuriyeti yasalarında belirtilen durumlar dışında, zorunlu sosyal sigorta sisteminin katılımcılarından fon faaliyetini sağlamak için gerekli bilgi isteme ve alma hakkı vardır.
    2.    Fon:
    1)    Merkezin sosyal ödemeleri gerçekleştirmesi için finansmanın zamanında devir edilmesini sağlamak;
    2)    Fonun geçici serbest finansmanını Kazakistan Cumhuriyeti Milli bankası aracığıyla mali kurallarla kullanmak;
    3)    Her yıl muhasebe teftişi düzenlemek;
    4)    Kazakistan Cumhuriyeti yasalarına göre diğer görevleri yapmak zorundadır.

    Fon:
    1)    Fon aktiflerini rehin vermek;
    2)    İşletmecilik ve bu Kanunda belirtilmeyen diğer faaliyetle uğraşma hakkına sahip değildir.

    30. Madde. Fonun yatırım faaliyeti
    1.    Fon yatırım faaliyetini ve Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankası arasında yapılan sözleşme kurallarına göre fonun aktiflerini Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankası aracığıyla finansman kurallarına göre kullanmak yoluyla gerçekleştirir.
    2.    Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankası fonun aktiflerini biriktirme ve kullanma ile ilgili, yatırım geliri almak için yapılan bütün işlemlerin hesabını tutar ve yapılan sözleşmeye göre fon hesabının ve aktifleri ile yatırım faaliyetinin durumu hakkında  fona her dönem rapor sunar.
    31. Madde. Fon aktiflerinin kurulması
    1.    Fon aktifleri:
    1)    Sosyal ödemeler, sosyal ödemelerin ödeme süresinin geciktirildiği için alınan para cezaları, fonun faaliyetini sağlamak için  ayrılan komisyon ve ikramiyeler, yatırım gelirleri.
    2)    Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarında belirtilen diğer kaynaklardan oluşur.
    2.    Fon aktifleri şu amaçlar için kullanılır:
    1)    Bu Kanuna göre sosyal  ücreti ödemek;
    2)    Listesini Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti belirleyen finans enstrümanlarında değerlendirmek;
    3)    Fazla ödenen sosyal ödeme ve diğer yanlış hesaplanan parayı geri almak için kullanılır.

    32. Madde. Hesap tutma ve Rapor verme
    1.    Fon, muhasebe hesabını tutar ve mali raporun kendi finansmanı ve aktiflerine göre Kazakistan Cumhuriyeti yasalarında belirlenen usullerle ayrı ayrı belirler.
    2.    Fon, muhasebe hesabını tutarken ve rapor yapmada  kullanılan evrak hesabını ve saklanmasını sağlamak zorundadır. Saklanması gereken esas evrak listesi ve onların saklanma süresi Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarında belirlenir.

    5.    Kısım. Sonuç kuralları

    33. Madde. Davaların Çözümü
    Fonun, Merkezin, devlet birimlerinin özel veya tüzelkişilerin arasında bu Kanunda yerine getirme sırasında ortaya çıkan bütün davalar Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarına göre çözülür.

    34.    Madde. Kazakistan Cumhuriyeti  zorunlu sigorta yasalarının ihlali için sorumluluk
    Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti, Zorunlu Sigorta Kanununun ihlali halinde Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarına göre sorumlu olur.

    35. Madde. Bu Kanunun yürürlülüğe girmesi
    Bu Kanun 1. Ocak  2005 tarihinden itibaren yürürlülüğe geçer.

    Kazakistan Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanı
    N. Nazarbayev
    Astana. 2003 25. Nisan.N 405-II  KCK

    Kaynak: katiad.kz (Kazakistan Türk İşadamları Derneği) web sitesi

    BAŞA DÖN
    -Emeklilik Kanunu
    EMEKLİLİK  KANUNU

    (20 06.1997 tarih ve 136-1 sayılı Kanun)
    Son Yenileme: 4.01.2002 tarih ve 278-II Sayılı Kanun

    I Kısım
    I Bölüm
    Emekli Sigortası Esasları

    Bölüm 1

    GENEL ESASLAR

    Madde 1. Genel kavramlar
    Bu Kanunda kullanılan esas kavramlar:
    Şahıs: Karar alma ve (veya) şahısın aldığı kararlara, özellikle sözleşmenin geçerliliğine, sözlü antlaşmayı ve diğer sözleşmelere doğrudan veya dolaylı olarak müdahale hakkı olan kişi veya tüzel kişi (yetkileri çerçevesinde ilgili kişinin faaliyetine denetim yapan devlet birimleri dışında), anonim şirket yöneticisi, onun oy hakkı olan hisselerinin on ve daha fazla hissesine (açık anonim şirketler için yüzde beş ve daha fazla) sahip hissedarlar, mutlaka onun affirlenen şahsı olarak kabul edilir.

    Banka-kastodiyan: Müşteri emaneti değerli kağıtları, paraları saklama ve  onların hesabını tutma işlemleri ile hizmet veren  banka türü.

    Emekli Fonunun Yatırımcısı (bundan sonra yatırımcı): Emekli aylığı bağlanacak  kişi  yararına emekli yatırımı yapacak kişi veya tüzelkişi.

    Emekli fonu:  Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarında belirlenen usullere göre yatırımcıların zorunlu emekli ödemelerini alan, emeklilere emekli aylığını ödeyen  ve emekli birikimlerini oluşturma hizmetini yapan ve onları devletin değerli kağıtlarına, devlet bankaları depozitolarına, uluslararası finans kurumlarının değerli kağıtlarına yatıran  tüzel kişidir.

    Emekli aylığını ödeyecek devlet merkezi (bundan sonra Merkez):  Devlet Bütçe Kanunu ile cari maliye yıl için belirlenen bütçeden emekli aylığı alanlar için ayrılan paradan, bu Kanunun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanma hakkı olan  kişilere emekli aylığını ödeyen ve zorunlu emekli ödemelerinin hesabını tutan, emekli fonuna yatıran  ve kişilere emekli sicil numarası (C.İ.K) veren tüzel kişidir.

    Diversificatıon: Emekli birikimlerinin değer kaybolma riskini azaltmak amacıyla yatırım yapmak için, değerli kağıt piyasasını düzenlemekle ilgili devletin yetkili biriminin belirlediği zorunlu şartlar.

    İsteğe bağlı emekli ödenekleri: Özel emekli fonlarına iştirakçinin yararına kanunlarla ve emekli sözleşmesiyle yatırımcının kendi inisiyatifi ile yatırdığı para,

    “Altın hisse”: Özel emekli fonuna katılımcılarca yatırılan, fonun ana sermayesine katılmayan ve kar sağlamayan hissesidir.
    “Altın hisse” sahibinin tüzükte belirlenen konular hakkında Genel Kurul Toplantısının, Müdürlüğün ve Denetleme Kurulunun kararlarını veto  hakkı vardır.
    Yatırımla elde edilen gelir: Değerli kağıtlar piyasasını düzenlemekle görevli yetkili birimin belirlenen usullere göre emekli fonu birikimlerinin yatırımı sonucu  elde edilen para.

    Emekli hesabı: İştirakçinin emekli fonundaki kendisine ait hesabı. Yatırımcıların emekli ödenekleri ve yatırımla elde edilen geliri bu hesaba aktarılır, hesaplanır ve emekli hesabı sahibine emekli aylığı bu hesaptan ödenir.

    Kastodiyan antlaşması: Banka-kastodiyan ile onun müşterisi arasında; değerli kağıt, para hesabının tutulması ve  korunması hakkında yapılan antlaşma.

    Emekli birikimlerini yöneten şirket: Özel emekli fonlarının emekli birikimlerinin yatırım olarak yönetilmesini gerçekleştiren tüzelkişi.

    Emekli fonları: Devlet ve özel  emekli fonlarıdır.

    Özel emekli fonu: Yatırımcıların zorunlu ve isteğe bağlı emekli ödeneklerini, kanunlara uygun yatıran, diğer paralarını biriktiren ve iştirakçilere emekli aylığını ödeme  ve emekli birikimlerini oluşturma hizmetini ve bu Kanunda belirlenen hükümlere göre onların emekli birikimlerini yöneten şirketin aracığıyla yatırımı  gerçekleştiren tüzel kişidir.

    Zorunlu emekli  ödeneği: Bu Kanun hükümlerine göre emekli fonlarına yatırılan para.

    Merkezden emekli aylıklarını bağlayan birimler: Yetkili devlet birimleri.

    Resmi transferler: Bütçeden yapılan geri verilmeyen gider.

    Emekli aylığı: Merkezden, emekli fonlarından ödenen emekli aylıkları.

    Emekli Birikimleri: Emekli fonlarından emekli aylığı ödenmesi için kullanılacak kaynak.

    Emekli aylığı ödemeleri: Merkezden 1 Ocak 1998 tarihindeki durumuna göre, en az altı ay fiili hizmet süresini dolduran kişilere, kanunlarda belirlenen usullere göre doldurulan fiili hizmet süresi oranında emekli aylığı ödeme.
    Emekli fonlarından iştirakçilere Kazakistan Cumhuriyeti kanunlarında belirlenen usullere göre yapılacak ödemeler;

    Birikmiş emekli parası: Emekli fonlarına yapılan isteğe bağlı ve zorunlu ödemelerin ve emekli fonlarının yatırım faaliyetiyle elde edilen  gelirle birlikte emekli aylığı ödemeleri yapılacak kişinin  özel emekli hesabındaki  para.

    Emekli sözleşmesi: Emekli ödenekleri ve birikmiş para ile ilgili hukuki ilişkileri yerleştirme, değiştirme ve fesih etme hakkında, iki tarafın; biri emekli fonu diğeri emekli arasında yapılan sözleşme,

    Emekli aylığı bağlanan kişi: (iştirakçi) yararına emekli fonuna emekli ödeneği yatırılan  ve emekli aylıkları ödenecek ve (veya) Merkezden emekli aylığı bağlanan kişi.

    Prudensiyal kural: Yetkili devlet birimlerini belirleyen ve onların emekli birikimlerini yönetmeleri süresince korunmasını sağlayan zorunlu kurallar.

    Birikmiş emekli parasının gerçek fiyatı: Birikmiş emekli parasının, Kazakistan Cumhuriyeti Devlet İstatistik Ajansı tarafından tespit edilen tüketici fiyatları endeksine göre hesaplanan nominal ücret.

    Kastodiyan hesap sistemi: Kanunlarda ve kastodiyan sözleşmesinde belirtilen ve bu sistemde uygulanması zorunlu olan şartlar.

    Emekli ödenekleri haddi: Emekli fonlarının yatırımcı geliri ile orantılı olarak hesaplanan zorunlu emekli ödeneği miktarı.

    Yetkili birim: Kazakistan Cumhuriyeti  Kanunları çerçevesinde yetkili olan ve emekli fonlarının faaliyetini düzenleme ile ilgilenen devlet birimi.

    Emekli Sicil Numarası : Özel emekli hesabının açılması ve onun kontrol edilmesi ve başka ferdi işlemler yapılmasını sağlayan, bu kanunun 2.maddesi hükümleri gereği emekli aylığı bağlanma hakkına sahip olan  her kişi için belirlenen emekli sicil numarası.

    Ayrı hesap işlemi: Tüzelkişi olarak emekli fonunun muhasebe bilançosuna emekli birikimlerini sokmama.

    Madde 2. Kişilere Emekli Aylığının Bağlanması Hakkı

    1.    Kazakistan Cumhuriyeti  vatandaşları Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarına uygun  olarak emekli aylığı bağlanma hakkına  sahiptir.
    2.    Kazakistan Cumhuriyeti’nde yaşayan yavancı uyruklu kişiler ve vatandaşlığı olmayan kişiler, eğer kanunlarda ve uluslararası sözleşmelerde farklı gösterilmedi ise, Kazakistan Cumhuriyeti  vatandaşları ile eşit olarak emekli olma hakkına sahiptir.

    Madde 3.Emekli Aylığı Bağlanması ile İlgili Kanunlar

    1.    Emekli aylığı bağlanması ile ilgili kanunlar Kazakistan Cumhuriyeti  Anayasasını esas alır ve bu Kanun ile Kazakistan Cumhuriyeti’nin diğer yasalarından oluşur.
    2.    Eğer Kazakistan Cumhuriyeti tarafından onaylanan uluslararası sözleşmelerde bu kanun hükümlerinden farklı bir hüküm belirlenmiş ise, uluslararası sözleşme hükümleri uygulanır.

    Madde 4. Zorunlu ve İsteğe Bağlı Emekli Ödeneklerinin Ödenmesi ve Yatırılmasının  Kontrolü

    1.    Emekli fonlarına zorunlu emekli ödeneklerinin ödenmesini emekli ödeneği haddine göre emekli ödeneği; alınan gelirin % 10’u oranında hesaplanır, Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarında belirlenen usullere göre kişiler öder. Bu miktar  kanunla belirlenen asgari ücretin % 10’undan az olmamalıdır.
    Bu kanunun 9 ve 60. maddeleri hükümlerine göre emekli yaş haddini dolduran kişiler emekli fonlarına zorunlu ödenek ödemeden muaf tutulur.
    2.    Özel ve tüzel kişiler özel emekli fonlarına isteğe bağlı emekli ödeneklerini emekli sözleşmesine uygun olarak öder.
    3.    Geliri olmasına rağmen emekli fonlarına ödenmesi gereken zorunlu ödeneğin zamanında ödenmemesi halinde Kazakistan Cumhuriyeti Milli Bankasınca belirlenen prefinansmanın l veya 2 katı para cezası kesilir ve ödettirilir.
    4.    Zorunlu emekli ödeneklerinin emekli fonlarına zamanında  ve tam olarak yatırılmasının kontrolünü vergi kanunlarına uygun olarak vergi birimleri gerçekleştirir.

    Madde 5. Emekli Aylığı Bağlanması İle İlgili Devlet Garantileri

    1.    Devlet 01 Ocak 1998 yılına kadar emekli olan kişilere belirlenen emekli aylığı miktarını koruyarak 01 Nisan 1999 tarihine kadar emekli aylığı bağlamayı garanti eder. Daha sonraki süreler için emekli aylıkları bu Kanunun 13.maddesinin 4.fıkrası hükümlerine göre gerçekleştirilir.
    2.    Emekli yaş haddini dolduran ve Bu Kanunun 9.maddesinin 1.fıkra hükümlerine uygun emekli yaş haddini doldurana kadar, 01 Ocak 1998 tarihinden sonra geri kalan sürenin en az dörtten üçü kadar bir süre için emekli fonuna zorunlu ödenek ödeyen kişilere, eğer emekli aylığı kanunda belirlenen en az emekli aylığından düşük olursa,  ek ödeme  olarak devlet sosyal yardım öder.
    3.    Merkezden ödenecek emekli aylığına zam, Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümeti tarafından belirlenecek usullere göre her yıl yapılır.
    4.    Devlet fiili hizmet süresine göre kişilere emekli aylığı bağlanma hakkı vardır ve bu emekli aylığını ödeyecek birimlerde 01 Ocak 1998 tarihine kadar kayıt edilen kişilere emekli aylığını bağlamayı garanti eder. Bu durumda onlara işten ayrıldıktan sonra emekli aylığı bağlanır. Bağlanan emekli aylığına bu maddenin 1. ve 3.fıkralarının ve bu Kanunun 13.maddesinin 4.fıkrasının hükümleri uygulanır.

    Madde 6. Emanet Emekli Parasının Korunması İçin Alınan Tedbirler

    1.    Devlet emekli fonundaki emekli ödeneklerinin korunmasını devlet garanti eder.
    2.    Emekli parasının korunması:
    1)    Emekli fonlarının emekli ödemelerini alma ve emekli aylığını ödeme faaliyetine lisans verme:
    2)    Emekli birikimlerini yöneten şirketin emekli birikimlerini yatırımla yönetme faaliyetine lisans verme;
    2-1) İkinci dereceli bankaların kastodiyan faaliyetine lisans verme;
    3)    Emekli birikimlerini yöneten şirketler için faaliyetin prudensiyal normlarını belirleme;
    3-1)Parasal sabitliğini sağlayan ilgili normlar ve limitler belirleyerek,  emekli fonlarının faaliyetini düzenleme;
    4)    Emekli fonlarını ve emekli birikimlerini yöneten şirketler katılımcılarını, yöneticilerini ve personelini ve nominal sermayesinin hacmini ve türünü belirleme;
    5)    Fonların para ve değerli kağıtlarını biriktiren emekli fonları ile birlikte ve emekli birikimlerini yöneten şirketlerle (Devlet emekli fonundan başka) ancak afilirlenmiyen kastodiyan bankada saklama şartlarını belirleme; ?
    6)    Emekli birikimlerini birbirine ve kastodiyan banka ile ilgisi konusunda affilirlenmiyen kişi olmayan bankalara depozit olarak yerleştirme; ?
    7)    Emekli fonlarının kendi parasının ve emekli birikimlerinin ayrı ayrı raporunu tutma ve belli amaçlarla kontrolünü yapma;
    8)    Özel emekli fonunun emekli birikimlerini yatırım yoluyla yönetme yükümlülüğünü emekli birikimlerini yöneten şirketlere verme;
    9)    Değerli kağıtlar piyasasını düzenleyen yetkili birimin, emekliliği yöneten şirketlere diversificatıon ve emekli birikimlerini yerleştirme sırasında riski azaltmak için şartlar belirlemesi.
    10)    Emekli fonlarından verilecek  ikramiye miktarına sınır koyma;
    11)    Emekli fonlarının emekli birikimlerini yöneten şirketlere her mali yıl için hazırlanan raporun incelenme zorunluluğu;
    12)    Emekli fonlarının ve emekli birikimlerini yöneten şirketlerin ilgili devlet birimleri karşısında, kanunlarla belirlenmiş usullere göre daimi mali ve istatistik raporları vermesi;
    13)    İştirakçiye biriktirdiği emekli parasını bir başka emekli fonuyla değiştirme imkanı bir yılda iki defadan fazla olmamalıdır.
    14)    Birikmiş emekli parası iştirakçinin isteği üzerine tam olarak veya kısmen sigorta yapılır.

    II.Kısım
    Merkezden Emekli Aylığının Bağlanması

    2-Bölüm

    Merkezden Emekli  Aylığı Bağlanma  Hakkı

    Madde 7. Merkezden Emekli Aylığı Bağlanma  Hakkı

    Bu Kanun hükümlerine uygun olarak kişilere Merkezden emekli aylığı bağlanması hakkı verilir.
    Emekli yaş haddini dolduran emeklilere fiili hizmeti için 1 Ocak 1998 tarihine kadar bağlanan emekli aylığını yeniden gözden geçirme hakkı verilir.

    Madde 8. Merkezden Emekli Aylığı Bağlanan Kişiler

    1.    Merkezden emekli aylığı aşağıda belirtilen kişilere bağlanır:
    1)    1 Ocak 1998 tarihine kadar emekli aylığı bağlananlara;
    2)    Bu kanunun 9.maddesine uygun olarak emekli yaş haddini doldurmuş ve 1 Ocak 1998 tarihine kadar en az altı ay fiili hizmeti olan kişilere fiili hizmetiyle orantılı olarak emekli aylığı bağlanır.

    Madde 9. Merkezden Emekli Aylığının Bağlanması

    1.    Merkezden emekli aylıkları:
    1 Ocak 1998 tarihinden itibaren 61 yaşını doldurmuş erkekler, 56 yaşını doldurmuş kadınlar;
    1 Temmuz 1998 tarihinden itibaren 61,5 yaşını doldurmuş erkekler; 56, 5 yaşını dolduran       kadınlar;
    1 Temmuz 1999 tarihinden itibaren erkekler 62 yaşı, kadınlar 57 yaşı;
    1 Temmuz 2000 tarihinden itibaren erkekler 62, 5 yaşı, kadınlar 57,5 yaşı:
    1 Temmuz 2001 tarihinden itibaren erkekler 63 yaşı, kadınlar 58 yaşı dolduranlara emekli aylığı bağlanır.
    2.    Olağanüstü ve oldukça radyoaktif tehlikeli bölgelerde 29 Ağustos 1949 tarihi ile 5 Temmuz 1963 tarihi arasında en az 10 yıl yaşayan kişiler, “Semey Nükleer Deneme Poligonundaki Nükleer Denemelerin Neticesinde Zarar Gören Kişilere Sosyal Yardım Hakkında”ki Kazakistan Cumhuriyeti  kanunu hükümlerince:
    – Fiili hizmeti 25 yıldan az  50 yaş haddini dolduranlar erkekler;
    – Fiili hizmeti 20 yıldan az 45 yaşını dolduran kadınlar emekli aylığı bağlanma hakkına sahip olur.
    3.    Köyde yaşayan 5 ve daha fazla çocuk doğuran ve sekiz yaşına kadar büyüten kadınlar 50 yaşını doldurduğunda yaş haddinden dolayı emekli aylığı bağlanma hakkına sahip olur. Bu yaş haddine 1 Temmuz 1998 tarihinden itibaren her yıl için altı ay eklenecek ve bunun tamamı 3 yıldan fazla olmayacaktır.
    4.    Merkezden yaş haddine göre emekli aylığı bağlanma işlemleri tamamen bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen yaş haddine göre bağlanır:
    1)    1 Ocak 1998 tarihinde en az 25 fiili hizmet yılını dolduranlar erkeklere;
    2)    1 Ocak 1998 tarihinde en az 20 yıl fiili hizmet yılını dolduran kadınlara emekli aylığı bağlanır.
    5.    Tam olmayan emekli aylığı; Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen kişilerin 1 Ocak 1997 tarihinde fiili hizmet yılını doldurmamasından dolayı yaş haddine göre emekli aylığı bağlanma hakkı olmaması halinde bağlanır.
    6.    Tam olmayan yaş haddine bağlı emekli aylığının bağlanması; Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarıyla belirlenen usullere göre tam emekli aylığından 1 Ocak 1998 tarihinde hesaplanan fiili hizmet yılıyla orantılı olarak hesap edilir.

    Madde 10. Merkezden Emekli Aylığının Ödenme Süresi
    Merkezden emekli aylığı ömür boyunca bağlanır ve ödenir.

    3. Kısım

    Merkezden Emekli Aylığı Bağlanması İçin İstenilen Fiili Hizmet Süresi

    Madde 11. Merkezden Emekli Aylığı Bağlanması İçin Fiili Hizmet Süresinin Hesaplanması.

    1.    Merkezden emekli aylığı bağlanması için fiili hizmet süresini hesaplamak için dikkate edilecek hususlar:
    1)    İş sözleşmesi boyunca  özel ve tüzelkişiler maaş ödeyen iş;
    2)    Askeri görev;
    3)    Hukuk birimlerinde çalışma;
    4)    Devlet memurluğu;
    5)    İşletme faaliyetleri;
    6)    1.grup malullerine, 2. grup malullerine ve yalnız yaşayan kişilere, bir başkası tarafından yardıma ihtiyacı olan emeklilere, 80 yaşına gelen kişilere hizmet gösteren müddet;
    7)    Atom denemeleri, ekolojik afetler sonucu zarar gören bağışıklık sistemi yetmezliği virüsünü bulaştıranlar ve AIDS hastalarına ve 16 yaşını doldurmayan malul bakımı yapan müddet;
    8)    Ev hanımı analarının üç yaşına kadar çocuk bakan genel toplam 12 yıllık müddet;
    9)    Yanlışlıkla suçlanan ve sürgüne uğrayan, fakat sonradan hakları iade edilen kişilerin cezaevlerinde ve sürüldükleri yerlerde bulundukları süre ;
    10)    Çalışma yaşını dolduranlar eski SSCB geçici bir süre için seferberlikte bulundukları bölgelerde ve İkinci Dünya Savaşında başka ülkelere zorla götürülen kişilerin (yaş haddine bakmaksızın), faşist toplu halde yok etme kamplarında tutuldukları müddet, (bu süre içerisinde ifade eden kişiler vatana karşı suç işlemedi ise)
    11)    Çalışmayan harp malulleri ve onlara denk edilenler malullerin malul oldukları müddet;
    12)    Eski Sovyet kurumlarının, Kazakistan Cumhuriyeti  kurumları ve uluslararası kurumlarının görevlilerinin eşlerinin yurt dışında yaşadıkları müddet; toplam olarak 12 yıldan fazla olmamalıdır;
    13)    Subaylar, proporçikler, miçmanlar ve askeri görevlilerin görev sırasında eşlerinin branşlarına göre çalışma imkanı olmadığı  müddet, toplam 10 yıldan fazla olmamalıdır;
    14)    Kazakistan Cumhuriyet’inde ve onun dışındaki orta-meslek okulları ve yüksek okullarında, kadroları bilimini geliştirme kurumlarında, yeniden hazırlama kurslarında, aspirantura, doktorantura ve klinik ordınatura ve devamlı yüksek ve orta dini okullarda eğitim gördükleri müddet;
    15)     Askeri koruma, komünikasyon birimlerinde ve maden kurtarma bölümlerinde çalıştıkları müddet, onların bağlı oldukları kurumlar ve rütbe derecelerine bakılmaksızın;
    16)    Sosyal sigorta ödenen diğer işler;

    2.    Merkezden emekli aylığı bağlanması için fiili hizmet süresi hesaplanmasında kolaylık sağlanması için dikkate alınacak hususlar:
    1)    Harpte olan askerler ve askeri hizmet, harpte hastanede bulunduğu müddet, askeri görevlilere fiili hizmeti için emekli aylığı bağlandığı durumda, fiili hizmetin süresini hesaplamak için aşağıdaki işaret edilen hususları hesaba katar.
    2)    Askeri birliklerdeki hizmet, serbest kiralı birlik olarak hizmet ve bu fıkranın 1) işaretli  fıkrada gösterilen askeri görevliler dışında, İkinci Dünya Savaşındaki hizmet iki katı hesaba katılır.
    3)    İkinci Dünya savaşında 1941 yılından 8 eylül tarihinden itibaren 1944 yılın 27.Ocağına kadarki tarih arasında Leningrad kuşatmasında çalışanların fiili hizmeti üç kat olarak,
    4)    12 yaş ve ondan fazla yaş haddinde olan kişilerin 1944 yılın 27.Ocağına kadar Leningrad kuşatmasında bulundukları müddet iki katına;
    5)    İkinci Dünya savaşı sırasında başka devletler sınırına zorla götürülen kişilerin orada bulundukları müddet ve faşistlerin toplu kamplarında bulundukları müddet, bu sürede vatana karşı suç işlemedi ise;iki katı
    6)    Esassız suçlanan, sürgüne uğrayan, ceza evlerinde veya sürgünde olan yılları, cezalandırılarak çalıştırılanlar, özel yerlerde ve ruh hastaları kurumlarında zorla tutulan müddetleri, iki katı;
    7)    Semey deneme poligonuna yakın bulunan bölgelerdeki  1949 yılın 29. Ağustos tarihinden  başlayarak, 1963 yılın 5.Temmuz tarihine  kadar çalışan veya askeri görevde bulunan müddet üç kat, 1963 yılın 6. Temmuz tarihinden  1992 yılın 1.Ocak tarihine kadar, bir buçuk kat;
    8)    Bulaştırıcı hastalıklar ve bağışıklık eksikliği hastaları ve AİDS hastalarını tedavi eden yerlerde çalışanlar iki katı; tıp rapor kurumlarında ve hastanelerde çalışanlar, Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümetince onaylanan iş listesine göre bir buçuk kat;
    9)    Tam navigasiyon döneminde su taşıtında çalıştığı bir dönem bir yıl olarak hesaplanır.
    10)    Hangi kuruma bağlı olduğuna bakılmaksızın ekonomik mevsimlik çalışmalar, Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümetince belirlenen listeye göre bir yıllık fiili hizmet süresi olarak hesaplanır.

    Madde. 12. Fiili Hizmet Müddetinin Onaylanması

    1.    1 Ocak 1998 tarihine kadar Merkezden emekli ödeneklerinin hesaplanması için fiili hizmet süresi Hizmet cüzdanı ile onaylanır.
    2.    Hizmet cüzdanı olmayan veya gerekli işlemleri eksik olanların fiili hizmet süreleri, onaylı belgelere dayanarak veya mahkeme kararı ile belirlenir.
    3.    Bu kanunun 11.maddesinin 1.fıkrasının 5) ve 16) işaretli fıkralarında belirtilen işleri yapan kişilerin hizmet süresi Kazakistan Cumhuriyeti  Emekli Fonuna 1 Ocak 1998 tarihine kadar emekli  sigortasını ödediğine dair  evraklarla onaylanır.

    4.Kısım
    Merkezden Ödenen Emekli Aylığının Hesaplanması

    Madde  13. Merkezden Ödenen Emekli Aylığının Hesaplanması

    1.    Merkezden ödenecek emekli ödenekleri bu Kanunun 14. maddesine uygun olarak belirlenen orta aylık gelirin % 60‘ı olarak hesaplanır.
    2.    Merkezden bağlanacak emekli aylığının miktarının fiili hizmetteki aralara bakılmaksızın, 3 yıl çalışma için orta maaş dikkate alınarak, 1 Ocak 1995 tarihinden başlayarak belirlenecektir.
    1 Ocak 1998 tarihinden başlayarak işleme giren ortalama maaş gelirinin miktarı, emekli fonuna zorunlu emekli ödeneklere ödenen maaşa göre belirlenir.
    3.    1 Ocak 1998 tarihine kadar gerekli fiili hizmet süresinden fazla çalışılan  her tam yıl için emekli ödeneğinin miktarı % 1 artar, bu miktar emekli aylığını hesaplamak için dikkate alınacak gelirin % 75’inden fazla olmamalıdır.
    4.    İkinci Dünya savaşı gazilerine ve malullerine, askeri görevlilere, Kazakistan Cumhuriyeti İç işler birimleri görevlilerine, eski Devlet Soruşturma komitesi görevlilerine ve 1 Ocak 1998 tarihine kadar, Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümetince onaylanan işletme, makamda olan devlet görevlilerinin N1 listesine göre iş yerlerine verilen yeni lisans verilme neticesinde kolaylık sağlanarak bağlanan emekli aylıkları dışında, 1 Ocak 1998 tarihine kadar bağlanan emekli aylıklarının en yüksek miktarı, cari yıl için Bütçe Kanunu ile belirlenen 25 kat maaşın % 75’inden fazla olamaz.

    Madde 14. Merkezden Ödenecek Emekli Aylığını Hesaplamak İçin Gelirin Hesaplanması
    1.    Merkezden  ödenecek emekli aylığının hesaplanması için kullanılacak gelirin  bütün türlerini ve listesini Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümeti belirler, buna diğer gelirler dahil edilebilir.
    2.    Emekli aylığını hesaplamak için 3 yıl fiili hizmetteki gelirin kesintisiz 36 aydaki toplamının 36 ya bölme yoluyla belirlenir.
    3.    Merkezden ödenen emekli aylığını hesaplamak için alınan gelir, ilgili yıl için Bütçe Kanununda belirlenen on beş kat aylık gösterge katsayısından fazla olmamalıdır.

    5.Kısım

    Merkezden Bağlanacak Emekli Aylığı

    Madde 15. Merkezden Emekli Aylığı Bağlanması İçin  Dilekçe Vermek
    1.Merkezden emekli aylığının bağlanması için verilen dilekçe ekinde emekli ödenekleri hesaplanması için gerekli fiili hizmet süresini ve gelirini belgeleyen tasdikli evrak ile birlikte kişilerin ikamet adresine göre emekli aylığını bağlayacak birime teslim edilir.
    2. Emekli aylığını bağlayacak birim, Merkezden emekli aylığını Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarında belirlenen usullere göre bağlar.
    3. Emekli aylığını bağlayan birim, emekli aylığının bağlanması hakkında açıklama yapmak ve kişilerin gerekli evraklarının işlem görmesinde yardım etmek zorundadır.

    Madde 16. Merkezden Emekli Aylığının Bağlanması İçin Gerekli Evrakların İşlem Görme Süresi
    1.    Merkezden emekli aylığının bağlanması için gerekli evrakların işlem   görmesi sosyal sigorta birimlerine evrak teslim edildikten sonra 10 gün içerisinde işlem görecektir.
    2.    Emekli aylığını bağlayacak birim, ilgili kararı aldıktan sonra 5 gün içerisinde bunu dilekçe veren kişiye bildirir.
    3.    Merkezden emekli aylığının bağlanmasının reddedilmesi halinde emekli aylığını bağlayacak birim reddetme durumunun sebeplerini yazılı şekilde açıklamak ve evrakları geri vermek zorundadır.
    4.    Emekli aylığını bağlayacak birimin kararı mahkemede temyiz edilebilir.

    Madde 17. Merkezden Emekli Aylığını Bağlama Süresi
    1.    Merkezden emekli aylığı, dilekçe verilen günden başlayarak bağlanır.
    2.    Dilekçe ve gerekli evrakları emekli aylığını bağlayan birime teslim edilen gün,  Merkezden emekli aylığının bağlanması için dilekçe verilen tarih olarak sayılır.

    Kısım 6
    Merkezden Emekli aylığının Ödenmesi ve Yapılacak Kesintilerin Usulü

    Madde 18. Merkezin hukuki ve Organizasyon Şekli

    Merkez operatif yönetim hakkına dayandırılan devlet işletmesi şeklinde kurulur, onun yetkili birimini Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümeti belirler.?

    Madde 19. Merkezden Emekli Aylığını Ödeme Usulleri
    1.    Merkezden emekli aylığı geçen üç ay için ödenir.
    2.    Bu Kanunun 13.maddesinin 4.fıkrası ve 60.maddesi hükümlerine göre getirilen sınırlamalar ve haller dikkate alınarak, çalışan emekliler emekli aylığını tam olarak alma haklarına sahiptir.
    3.    Emekli aylıkları noter tasdikli vekaletname ile ödenebilir.

    Madde 20. Geçmiş Dönemler İçin Emekli Aylıklarını Alma
    1.    Hesaba geçen, fakat alıcısı tarafından talep edilmeyen emekli aylığının miktarı geçmiş dönem için, dilekçe verilen tarihten önceki en çok üç yıl için ödenir.
    2.    Emekli aylığını bağlayan veya gerçekleştiren birim yüzünden zamanında ödenmeyen emekli aylığı, geçmiş dönem için zaman sınırsız ödenir.

    Madde 21. Emekli Aylığından Kesinti
    1.    Emekli aylığı bağlandığı sırada yanlışlıklar yüzünden fazla ödenenleri emeklinin dilekçesi üzerine kesildiği durumlar dışında, emekli aylığından kesinti icra işlemleri esasında yapılabilir.
    2.    Emekli aylığından  kesinti ödenecek paradan  yapılır.
    3.    Kesinti, Emekli aylığının ödenmesi gereken miktarından % 50 den fazla olmamalıdır.

    III. BÖLÜM
    EMEKLİ FONLARINDAN EMEKLİ AYLIĞINI BAĞLAMA

    Kısım 7.
    Emekli Fonlarından Emekli Aylığını Bağlamayı Organize Etme

    Madde. 22. Emekli Fonlarından Bağlanacak Emekli Aylığı
    1.    Emekli Fonlarından emekli aylığı özel hesaplarında biriktirmiş emekli parası olan kişilere,  kimlik  karşılığı ödenir.
    2.    Emekli Fonuna yatırılan zorunlu emekli ödenekleri hesabından emekli aylığı, bu Kanunun 9.maddesinin 1.fıkrasında ve 60.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen haller oluştuğunda ve eğer kişi 55 yaş haddini doldurup fiili hizmetine son verdiğinde, en az 35 yıl ödenek yatırdığı süre ve yerel yetkili birimce belirlenin birikmiş emekli parası mevcut olduğu hallerde ödenir.
    3.    Özel emekli fonlarına yatırılan isteğe bağlı emekli ödeneklerini ve kanunlara uygun ayrılan diğer paralardan emekli aylığını ödeme şu durumlarda yapılır:
    1) en az 10 yıl için isteğe bağlı emekli aylığı biriktiğinde ve 55 yaş haddini doldurduğunda, (listesini Hükümet tarafından belirlenen kişilerin belli bir türü için bu yaş 50 yaşına kadar indirilebilir);
    2)Malul olduğunda;
    2-1. Vasisinin, emekli aylığını alan kişinin vefat etmesi halinde;
    3)    Bu Kanunun 9.maddesinin 1.fıkrasında ve 60.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen haller oluştuğunda gerçekleşir.
    4.    Emekli fonlarından emekli aylığının ödenmesi usulleri Kazakistan Cumhuriyeti  kanunları ile belirlenir.
    5.    Emekli Fonlarına ödenecek emekli ödeneklerinin vergisi,  vergi kanunlarına uygun  olmalıdır.

    Madde 23. Emekli Fonlarına Ödenecek Emekli Ödeneklerini Belirleme Usulleri
    1. Kişilerin zorunlu emekli ödeneklerini tüzelkişi kurmadan girişimcilik ve başka  faaliyetlerde bulunan tüzelkişiler ve kişiler onlara maaş ödendiği tarihten başlayarak, Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümetince belirlenen usullerle alınır.
    2. Tüzelkişi kurmadan girişimcilik ve diğer faaliyetler yapan tüzelkişi ve kişiler emekli fonlarına kesintileri maaş ödenirken aynı anda göndermek zorundadır.
    3.    İsteğe bağlı emekli ödeneklerini yatırımcı gönderir.  İsteğe bağlı emekli ödeneği üçüncü biri için gönderilebilir.
    4.    Biriktirici Emekli fonlarına ödenecek zorunlu emekli ödenekleri üçüncü şahısın yararına ödenmemelidir.
    5.    Yatırımcının özel emekli fonu ile zorunlu emekli ödeneğini gönderme hakkında emekli sözleşmesi olmadığı durumda bu maddenin 2. fıkrasında belirtilen kişiler, zorunlu emekli ödenekleri için alınan kesintileri devlet emekli fonuna göndermek zorundadır.

    Madde 24. Emekli Ödemelerini Alıcıların Yararına Gönderilen Emekli Ödenekleri Hakkında Bilgi Vermek

    Tüzelkişi kurmadan girişimcilik ve başka faaliyetler yapan, zorunlu emekli ödeneklerini kesen tüzel kişiler ve kişiler emekli fonlarında emekli aylığı bağlanacak olanların yararına gönderilen emekli ödenekleri hakkında bilgilendirir.

    Madde 25. Biriktirecek Emekli Fonlarının Emekli Birikimleri

    1.    Emekli fonlarının emekli birikimleri:
    1)    Emekli ödenekleri ve emekli fonlarına, özel fonların emekli birikimlerini yöneten şirketlere ödenen ikramiyeleri kaldırdığında yatırım hizmetinde oluşan  yatırımla elde edilen  gelirden;
    2)    Kanunlarda belirtilen başka kaynaklardan  sağlanır.
    1-1.    Tüzelkişi ve kişilerin emekli birikim hakkı bu Kanunda belirtilen eşya hakkı    sınıfına dahil olunur.
    2.    Yatırımcının, iştirakçinin emekli fonunun, kastodiyan bankanın ve emekli birikimlerini yöneten şirketlerin borçları nedeniyle tasfiye olunduğunda ve iflas ettiğinde emekli birikimleri haczolunamaz.
    2-1. Emekli fonunun emekli birikimleri sadece şu amaçlar için kullanılabilir.
    1)    Listesini değerli kağıt piyasasını düzenlemeye yetkili birimlerce belirlenen kaynaklara yatırma.
    2)    Emekli aylığı ödemelerini kanunlara göre gerçekleştirme;
    3)    Kanunlara uygun olarak emeklinin birikmiş paralarını başka emekli fonuna geçirme;
    4)    Yanlış hesap edilen emekli ödeneklerini ve başka yanlış hesap edilen parayı geri verme;
    3.    Emekli fonlarına kendi yararına emekli ödeneği ödenen emeklinin birikmiş emekli fonu, vefat etmesi halinde kanunla belirlenen usullere göre miras olarak bırakılır.
    4.    Emekli vefat etmesi halinde, ailesine veya defneden kişiye emekli fonu, defin giderleri için on beş kat aylık hesap göstergesi miktarında, özel emekli hesabında mevcut paradan fazla olmayacak miktarda, bir defa ödeme yapar.

    Madde 26. Emekli Birikimlerini Kastodiyan Bankada Saklama ve Hesaplama

    1.    Emekli fonlarının emekli aktifleri kastodiyan bankalarda kastodiyan antlaşmasına uygun saklanır ve hesaplarda dikkate alınır.
    2.    Emekli aktiflerini yöneten şirketler, özel emekli fonu, kastodiyan banka ve emekli birikimlerini yönlendiren şirket arasında yapılan kastodiyan sözleşmesinin konusu olur ve emekli birikimlerini sahiplenme, parayı depozitolara, devlet ve korporatif değerli kağıtlara  ve listesini değerli kağıtlar piyasasını düzenleyen yetkili birimce belirlenen diğer para kaynaklarına yerleştirme yöntemleri ile yapılır.
    2-1. Örnek kastodiyan sözleşmesini yetkili birim, değerli kağıtları düzenleyen yetkili birimle,  Kazakistan Cumhuriyeti  Milli bankası ile birlikte  hazırlar ve onaylar.
    3. Kastodiyan banka özel emekli fonunun emekli birikimlerinin belli amaçla yerleştirilmesini kontrol eder ve kanunlara uygun olmadığında, değerli kağıt piyasasını düzenleyen yetkili birim ve özel emekli fonuna hemen bildirir ve emekli birikimlerini yöneten şirketlerin hesaplarını kapatır.
    Emekli fonunun emekli birikimlerini doğru değerlendirilmesini, kastodiyan bankanın kontrolünü gerçekleştirme usullerini, değerli kağıt piyasasını düzenleyen  yetkili birim belirler.
    4. Kastodiyan-banka emekli birikimlerini birleştirme, onları değerlendirme ve yatırım sonucu elde edilen geliri alma konusunda bütün operasyonların hesabını tutar ve emekli fonuna hesap durumu ve emekli birikimlerini yönlendiren  şirketinin hizmeti konusunda  her ay bilgilendirir.
    5.    Emekli fonunun bir kastodiyan-bankası olmalıdır.

    Madde 27. Emekli Fonları Yatırımcılarının Hakları ve Yükümlülükleri
    1.    Emekli fonlarının yatırımcıları emekli ödeneklerini kendi yararına gerçekleştirir ve;  
    1)    Emekli sözleşmesi yapmak için emekli fonunu seçme;
    1-1)    Yetkili birimce belirlenen emekli fonunun katılımcıları (hissedarları), emekli birikimlerini yöneten şirket  ve kastodiyan banka hakkında bilgi alma;
    2)    Emekli parasının durumu hakkında bilgi alma;
    3)    Emekli fonunun faaliyetine mahkeme yoluyla şikayet etme;
    4)    Üçüncü şahıs yararına isteğe bağlı emekli ödeneği ödeme:
    5)    Emekli sözleşmesine ve kanunlara uygun başka haklara sahiptir.
    2.    Emekli fonlarının yatırımcıları emekli ödeneklerini kendi yararına öder ve:
    1)    Emekli Kanununa ve emekli sözleşmesi hükümlerine göre zorunlu emekli ödeneklerini emekli fonlarının sadece birine yatırma;
    2)    Emekli fonlarına, fonun yükümlülüklerini yerine getirmeye tesir eden bütün değişiklikler hakkında değişik yapıldıktan sonra 10 gün içerisinde bildirme;
    3)    Emekli kanunu ve  emekli sözleşmesinin hükümlerine uygun başka taahhütleri yerine getirmek zorundadır.

    Madde 28.Emekli Fonlarının Emekli Ödemelerini Alacak Kişinin Hakları ve Yükümlülükleri
    1.    Emekli ödemelerini kendi yararına gerçekleştiren iştirakçi, emekli fonundan emekli ödeneğini alan kişi, emekli ödeneğini kendi yararına yapan yatırımcının bütün haklarını kullanılır, ve
    1). Emekli yaş haddini doldurduğunda ve bu kanunda belirtilen başka  hallerde emekli fonlarından ödeme alma;
    2) Biriktirdiği emekli fonlarını bir emekli fonundan ikincisine değiştirme hakkı vardır, bu yılda iki kereden fazla olmamalıdır.
    3) Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarına uygun biriktirdiği emekli fonunu miras olarak bırakma,
    4)    Yurt dışına devamlı oturmak için gittiği zaman birikmiş emekli parasını alma hakkı vardır.
    2.    Emekli Ödemelerini alan:
    1)    Gelir getirecek sözleşme yaptığında kendi emekli hesabının numarasını ve devlet özel fonunun adreslerini sözleşme yaptığı tarihten başlayarak 3 gün içerisinde haber vermelidir.
    2)    Emekli fonunun alıcı karşısındaki taahhütlerini yerine getirmesine tesir eden değişiklikleri emekli fonuna bildirmelidir.

    Madde 29. Emekli Fonlarının Emekli Kuralları
    1.    Emekli fonları:
    1)    Emekli sözleşmesini değiştirme veya feshetme usullerini;
    2)    Emekli ödenekleri ve emekli aylıklarını ödeme usulleri ve kurallarını;
    3)    Emekli fonlarının alıcılar ve yatırımcılar karşısındaki sorumluluğunu;
    4)    Emekli fonu parası hakkında bilgi verme;
    5)    Emekli parasını bir emekli fonundan ekinci emekli fonuna değiştirmenin kurallarını;
    5-1.Yatırımcılara emekli fonunun katılımcıları (hissedarları), emekli birikimlerini yöneten şirketler ve kastodiyan-banka hakkında bilgi vermek;
    6)    Emekli fonları, yatırımcılar alıcılar arasındaki hukuki ilişkilerinden başka hususiyetlerini içeren emekli kurallarını belirler.
    2.    Emekli kurallarını yetkili birim onaylar.
    3.    Emekli kuralları; emekli fonlarının yatırımcılarına ve isteğe bağlı ödenek alanlara zarar vermemelidir.

    Madde 30. Yatırımcının Emekli Fonu ile Yapılan Emekli Sözleşmesi

    1.    Emekli sözleşmesi emekli fonu ve yatırımcı arasında örnek emekli sözleşmesine uygun yazılı şekilde yapılır.
    2.    Örnek emekli sözleşmesini yetkili birim hazırlar, onaylar. Sözleşmede aşağıda belirtilen bilgiler bulunmalıdır:
    1)    Emekli fonunun adı, adresi ve banka bilgileri;
    2)    Yatırımcının adı, baba adı, (varsa) sosyal kodu, ikamet adresi, (eğer kişi ise) veya ismi, ikamet adresi ve banka bilgileri (tüzelkişi ise);
    3)    Sözleşme konusu;
    4)    Tarafların hakları ve yükümlülükleri;
    5)    Emekli ödeneklerinin usulleri ve şartları;
    6)    Özel emekli kodu numarası;
    7)    Emekli fonundaki birikmiş emekli parasının durumu  hakkında rapor ;
    8)    Tarafların taahhütlerini yerine getirmediği hallerde sorumluluğu:
    9)    Sözleşmenin yürürlülük süresi;
    10)    Sözleşmeyi değiştirme ve feshetme usulleri ve kuralları;
    11)    İstekli emekli ödeneklerinin alıcısı hakkında bilgiler.

    Madde 31. Emekli Sözleşmesinde Tarafların Yükümlülükleri

    1.    Emekli fonu kendi yatırımcı ve alıcısı karşısındaki taahhütlerine göre kendi mülkü ile sınırlı olarak sorumludur.
    2.    Yatırımcılar ve alıcılar emekli fonlarının taahhütlerinden sorumlu olmaz ve emekli fonu da yatırımcı ve alıcının taahhütlerinden sorumlu olmaz.

    Kısım 8.
    Emekli Fonlarının Organize Edilmesi

    Madde 32. Devlet Emekli Fonu
    1.    Devlet emekli fonu; katılımcısı Kazakistan Cumhuriyeti  hükümeti olan, kapalı anonim şirketi şeklinde kurulur.  
    2.    Devlet emekli fonu; emekli birikimlerini, değerli kağıtları düzenleyen  yetkili birim tarafından belirlenen usullere göre değerli kağıtlara ve devlet bankaları depozitolarına ve uluslararası maliye piyasası değerli kağıtlarına yatırma yoluyla yatırım hizmetini gerçekleştirir.

    Madde 33. Özel Emekli Fonu Türleri
    1.    Özel emekli fonları:
    1)    Açık,
    2)    Korporatif şeklinde olabilir.
    2.    Açık emekli fonları; alıcının iş yeri veya ikamet adresine bakılmaksızın, yatırımcıdan emekli ödeneklerini alır.
    3.    Korporatif emekli fonları; bu fonun katılımcıları ve hissedarları olan bir veya birkaç açık şahısların alıcı hizmetleri için kurulur.
    4.    Alıcının tüzelkişi ve hissedarla iş sözleşmesini feshetmesi, korporatif emekli fonu ile emekli sözleşmesini feshetmeye neden olur.

    Madde 34. Özel Emekli Fonunun Hukuki ve Organizasyon Şekli
    Özel emekli fonu kapalı anonim şirket şeklinde kurulur.

    Madde 35. Emekli Fonlarının Şubeleri ve Temsilcilikleri.
    Emekli fonlarının yetkili birimle sözleşmeye uygun şekilde şubeler ve temsilcilikler açma hakkı vardır.

    Madde 36. Özel Emekli Fonlarının Katılımcıları ve Hissedarları
    1.    Kazakistan Cumhuriyetinde bulunan tüzelkişi ve kişiler emekli fonunun katılımcıları ve hissedarları olabilir. Kazakistan Cumhuriyeti tüzelkişileri korporatif emekli fonunun katılımcıları ve hissedarları olabilir.
    2.    Açık emekli fonunu kurarken hiç bir şahıs doğrudan veya dolaylı olarak emekli fonu hissesinin %25’den fazla oy hakkına sahip olamaz, yönetme ve kullanma hakkına sahip değildir. İfade edilen sınırlamalar korporatif emekli fonuna uygulanamaz.
    3.    Devlet işletmesi ve devlet hisseleri ve devlet payı olan işletme, yetkili birimin izin verdiği durumlar dışında, özel emekli fonunun katılımcıları ve hissedarları olamaz.
    4.    Birikmiş emekli parasının değeri düştüğünde korporatif emekli fonlarının hissedarları aynı sorumlulukla, Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümetince belirlenen usullere göre yatırımla elde edilen geliri zararını karşılar.
    5.    Emekli fonu bir başka emekli fonunun katılımcısı olamaz.

    Madde 37. Emekli Fonlarının Devlet Kaydı

    Emekli Fonlarının devlet kaydı Kazakistan Cumhuriyeti kanunlarına uygun olarak yapılır.

    Madde 38. Özel Emekli Fonlarının İsimleri

    1.    Özel Emekli fonlarının isminde “Jınaktauşı zeynetakı korı”, “biriktirici  emekli fonu” deyimi olmalıdır.
    2.    Özel emekli fonlarının isminde “milli”, “merkezi”, “devlet”, “garanti eden”, “sigorta”, “sigortalayan”, veya “sigortalanan”  sözlerinin hangi dilde olursa olsun tam veya kısaltılmış şeklinde kullanılması yasaktır. İsimde alıcının yararına yapılan yatırımlardan alınan gelir haddinin sigorta edilmesi veya garanti edilmesinin söylenmesi veya işaret edilmesi yasaktır.
    3.    Emekli fonlarının ödeneklerini çekme veya emekli aylığını ödeme faaliyetini gerçekleştirme hakkı olmayan hiçbir tüzelkişi emekli fonu olarak adlandırılamaz ve emekli ödeneklerini alma veya emekli aylığını ödeme faaliyetini yapan olarak nitelendirilemez.

    Madde 39. Emekli Ödeneklerini Alma ve Emekli Aylığını Ödeme Faaliyetlerini Gerçekleştirmek İçin  Lisans Verme Usulleri

    1.    Emekli ödeneklerini alma ve emekli aylığını ödeme faaliyetlerine kanunlarda belirlenen usullere göre yetkili birim lisans verir.
    2.    Emekli fonunun emekli ödeneklerini alma ve emekli aylığını ödeme usulleri  lisans kanunları ile belirlenir.
    3.    Yetkili birim, emekli fonlarının faaliyetine lisansların kullanılmasını şu esasların herhangi biri oluşturduğunda durdurma hakkına sahiptir.:
    1) Lisans verildiğinde  esas alınan bilginin sahih olmaması;
    2) Emekli fonunun hizmete başlamasını, lisans verildiği vakitten itibaren bir yıl  durdurma;
    3)    Emekli fonunun emekli sözleşmeleri süresince taahhütlerini sürekli olarak (12 ay ve daha fazla) yerine getirmemesi veya yeteri kadar yapmaması.
    3-1) Lisans veren birimce belirlenen kuralları ve emekli fonlarının yapmak zorunda oldukları diğer kuralları ve sınırları sürekli olarak ihmal ettiğinde (12 ayda üç ve daha fazla);
    4)    Kazakistan Cumhuriyeti  kanun ve hukuk kuralları, emekli fonunun emekli kurallarını ve yetkili birimin kurallarını ihmal etme veya yetkili birimin yazılı uyarılarını yerine getirmeme;
    5)    Raporlar ve bildirileri teslim etmeme durumlarından dolayı onları altı aya kadar durdurma hakkına sahip.
    5-1) Lisansın kullanılmasını durdurma, emekli fonunun önceki iştirakçilerin, emekli ödeneklerini çekme ve emekli aylığını ödeme faaliyetinde bulunma ve onların emekli birikimlerini yöneten şirketler aracığıyla yatırımlarını koruyarak, yeni yatırımcıları almasını yasaklar.
    Yetkili birim; emekli fonunun faaliyeti için verilen lisansın durdurulması hakkında aldığı kararı emekli fonunun yatırımcılarına bildirir ve yayımlar.
    4.    Lisansın kullanılmasını durdurmaya etken olan nedenlerin yetkili birimce belirlenen tarihte giderilmemesi, lisansın geri alınmasına neden olur.

    Madde 40. Emekli Fonlarında Yöneticilik

    1.    İcra biriminin yöneticisi ve yardımcıları, muhasebe şefi ve yardımcıları, şube ve temsilciliklerin müdürleri ve muhasebe şefleri emekli fonlarının yöneticileri olur.
    2.    Emekli fonunun:
    – Yüksek tahsil yapmayanlar;
    – Cezalı olanlar:
    – Daha önce iflas eden veya zorla tasfiye olunan tüzelkişilikte yönetici olan kişiler, emekli fonunun yöneticisi olamaz.
    3.    Kişinin yetkili birimlerce belirlenen usullere göre uzmanlık sınavını verdikten sonra emekli fonlarında yönetici olma hakkı vardır.

    Madde 41. Emekli Fonlarının Hakları, Yükümlülükleri ve Faaliyetlerini Gerçekleştirmesi

    1.    Emekli Fonlarının:
    1)    Emekli ödemelerini alma;
    2)    Hizmeti için ikramiye alma  ve
    3)    Emekli sözleşmelerinin kurallarına uygun olan başka hakları da vardır.
    2.    Emekli fonları:
    1)    İştirak edenlere, Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümetince belirlenen usullere göre emekli aylığı ödemek;
    2)    Emekli paralarının ve aylıklarının hesabını tutmak;     
    3)    Yatırımcı ve iştirakçiye en az yılda bir kere ve isteğe bağlı olarak birikmiş emekli parası hakkında bilgi vermek;
    4)    İştirakçinin emekli parasını durumu hakkında bilginin gizliliğinin sağlamak;
    5)    Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarına uygun emekli kanunları ve Emekli Sözleşmesinin kurallarını ihmal ettiği için sorumlu olmak,
    6)    İştirakçinin dilekçesi üzerine onun biriktirdiği emekli parasını bir emekli fonundan ikincisine değiştirmek;
    7)    Emekli birikimlerini yönlendiren şirketlerle emekli birikimlerini yatırımla yönetme sözleşmesini yapmak;
    8)    Gazetelerde yetkili birimce belirlenen usullerle para hesabını ve kendi faaliyeti hakkında diğer bilgileri yayımlamak; (Emekli fonlarının yatırımların göre geliri hakkında garanti ve vadeler hakkında bilgileri ve kanunlarca yayımlanması yasaklanan bilgileri yayımlamak yasaktır)
    9)    Emekli fonu ile emekli sözleşmesini yapan kişilere eşit şartlar sağlamak;
    10)    Kazakistan Cumhuriyeti’nin kanunlarına uygun diğer taahhütleri yerine getirmek zorundadır.
    3.    Yatırımcıların hakları ve yararlarını korumak için emekli fonlarına;
    1)    İş;
    2)    Değerli kağıt piyasasını düzenleme hakkındaki yetkili birimce belirlenen değerli kağıtlar ve diğer para kaynakları dışında, menkul ve gayri menkul mülk ile alış veriş yapma;
    3)    Sigortalama hizmeti;
    4)    Emekli birikimlerini teminat olarak verme;
    5)    Hisselerden başka değerli kağıtlar çıkartma;
    6)    Özel emekli fonunun “Altın Hissesini” tayin etmek yasaktır.

    Madde 42. Yetkili Birimin Salahiyeti

    1.    Emekli fonları; kanunu ihlal ettiği durumda yetkili birim şu tedbirleri alır:
    1)    Tespit edilen eksiklikleri belirlenen sürede gidermesi için yazılı şekilde uyarmak;
    2)    Emekli fonlarının yöneticilerini görevden alma konusunu hissedarlara sunma;
    3)    Kanunlarda belirlenen usullerle para cezasını kesme ve ödettirme;
    4)    Lisansını durdurma veya geri alma;
    3)    Yetkili birimin uyguladığı tedbirler hakkında emekli fonunun veya kişinin mahkemeye şikayet etme hakkı vardır.

    Madde 43. Özel Emekli Fonunu Yeniden Kurma

    1.    Özel emekli fonunu yeniden kurma yetkili birimin izni ile hissedarlar genel kurul toplantısı kararına göre birleştirme, bölme, korporatif türünden açık türe  değiştirme şeklinde gerçekleşir.
    Özel emekli fonunun yeniden kurulmasına izin almak için verilen dilekçe ile birlikte gerekli olan evraklar:
    – Emekli fonu hissedarları genel kurul toplantısının yeniden kurma hakkında kararı;
    – Emekli fonunu yeniden kurma  şartları, şekli, usulleri ve zamanını gösteren evrak;
    – Yeniden kurulma sonucu para tahmini, özellikle emekli fonunun ve emekli fonunu yeniden kurma  neticesinde kurulan tüzelkişinin yeniden kurulduktan sonraki hesap bilançosu;
    – Yetkili birim emekli fonunu yeniden kurma izin almak isteyen dilekçenin bütün evrak teslim edildikten sonra bir ay içerisinde işlem görmelidir.
    2.    Yeniden kurulacak emekli fonu, yetkili birimin yeniden kurulmaya izin aldığı günden itibaren iki hafta içerisinde yazılı şekilde bildirip, resmi yayında yayımlanır, bütün yatırımcılar ve iştirakçiler bu değişiklikler hakkında bilgilendirmelidir.

    Madde 44. Özel Emekli Fonunun Yeniden Kurulmasının  Reddi

    Yetkili birim özel emekli fonunu yeniden kurmayı  şu hallerin her hangi biri mevcut olmadığında reddeder:
    1)Yeniden kurulacak özel emekli fonu hissedarları genel kurul toplantısının kararının olmaması;
    2) Yeniden kurulma, yatırımcı ve  iştirakçiye zarar verirse;
    3) Yeniden kurulma sonucunda tekelleşme kanununa aykırı davranılırsa;

    Madde 45. Özel Emekli Fonunun Tasfiyesi

    1.    Özel Emekli Fonu:
    1)    Yetkili birimin izni olduğunda özel emekli fonu hissedarları genel kurul toplantısının kararına göre;
    2)    Kazakistan Cumhuriyeti  yasalarında belirtilen durumlarda mahkeme kararına göre tasfiye edilebilir.
    1-1.    Yetkili birim emekli fonunun tasfiyesi için  mahkemeye başvurabilir.
    2.    İstekli ve zorunlu tasfiye, tasfiye komisyonunun bu maddenin 3-7 fıkralarında belirlenen hususiyetler dikkate alınarak, Kazakistan Cumhuriyeti kanunlarıyla belirlenir.
    3.    Emekli fonunun istekli tasfiyesine izin:
    – Hissedarların genel kurul toplantısının istekli tasfiyesi konusundaki kararı;
    – Tasfiyesi hakkında karar alınan tarihteki emekli birikimlerinin değeri;
    – Emekli birikimlerini teslim etme ve emekli fonlarının tasfiye olunmasını hazırlama süreleri ve dönemleri hakkında hissedarların genel kurul toplantısınca alınan tedbirleri içeren evrak teslim edildikten sonra bir ay içerisinde işlem görmelidir.
    – İstekli tasfiye olma isteği reddedildiğinde yetkili birim kendi kararını, red olunma nedenlerini emekli fonuna ve hissedarlara bildirmelidir.
    – Yetkili birimin istekli tasfiye olma iznini aldıklarında emekli fonu tasfiye komisyonunu kurar, yetkili birimden bir temsilci onun üyeliğine girer.
    4.    Tasfiye olunan özel emekli fonu on gün içerisinde fonun tasfiyesi hakkındaki kararı iştirakçilere ve yatırımcılara özel mektupla ve medya aracığıyla bildirmek zorundadır.
    5.    Tasfiye komisyonu tasfiye olunacak özel emekli fonunun emekli birikimlerini, emekli sözleşmelerine göre taahhütlerini yetkili birimce  belirlenen usullerle başka emekli fonuna gönderme ile ilgili tedbirler almak zorundadır. Tasfiye olunacak özel emekli fonunun iştirakçileri ve yatırımcıları tasfiye komisyonunca belirlenen süre içerisinde bir başka fonu seçme hakkı vardır.
    6.    Tasfiye komisyonu kararı onaylandıktan sonra yedi gün içerisinde tasfiye bilançosu ve raporunu, yetkili birim ve Kazakistan Cumhuriyeti Adalet Bakanlığına teslim etmek zorundadır.
    7.    Tasfiye olunacak emekli fonu kredi verenlerin taleplerini Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarında belirlenen hükümlere göre emekli birikimlerini teslim ettikten sonra yerine getirecektir.

    Kısım 9.
    Emekli Fonunun Kendi Sermayesi

    Madde 46. Emekli Fonunun Sermayesini Kurma
    Emekli fonunun kendi sermayesi:
    1)    Katılımcılar ve hissedarların nominal sermaye yatırımları;
    2)    İkramiyelerin komisyonları;
    3)    Kanunlarca belirtilen diğer kaynaklardan meydana gelir.

    Madde 47. Emekli Fonlarının Nominal Sermayesini Oluşturmasının Özellikleri

    1.    Devlet emekli fonu nominal sermayesinin hacmini Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümeti belirler.
    2.    Devlet emekli fonu Nominal Sermayesinin asgari ücretini yetkili birim belirler. Özel emekli fonunun nominal fonun en az miktarına talep arttığında, zarar olmasına rağmen fon ek hisseleri çıkartır.
    3.    Emekli fonunun nominal sermayesi nakit ödenir.
    4.    Nominal sermaye oluşturma sürecinde özel emekli fonunun hisselerini ödemek için tüzelkişilerin kendi sermayesi ve onların sade birikimleri miktarındaki parası kullanılır.
    5.    Lisans almak için dilekçe verildiğinde nominal sermaye tam olarak ödenmelidir.

    Madde 48. Emekli Fonlarının Komisyon İkramiyeleri
    1.    Emekli ödeneklerinde ve yatırım gelirinden faiz şeklinde alınan ikramiyelerin komisyon miktarını yetkili birim belirler. Emekli fonu emekli birikimlerini yönetme konusundaki şirketler ve kastodiyan banka ikramiyeleri sözleşme kurallarına uygun ödeme yapar.
    Emekli birikimlerini yöneten affilirlendirilen şirketlerle, emekli birikimlerini yöneten  affilirlendirilmeyen şirketlere ikramiye komisyonunu bölmenin yararlı yönü ve  yararlı miktarı için sözleşme yapılması  yasaktır. ?
    2.    Emekli fonunun kendi parasını kullanma sonucu alınan gelir, emekli fonuna ait olur.

    Kısım 10.

    Emekli Fonlarının Raporu ve Birikmiş Emekli Parası Miktarının Gizliliği

    Madde 49.Emekli Fonlarında Hesap Tutma

    1.    Emekli fonları; kanunlarda belirlenen usullere göre muhasebe hesabı tutar ve özel para ve emekli birikimlerine göre ayrı ayrı rapor verir.
    2.    İştirakçilerin özel hesabında biriken emekli parasının hesabı, yetkili birimce belirlenen usullere göre tutulur. Emekli ödenekleri raporunun doğru yapılması ve yatırım gelirinin iştirakçilerin özel emekli hesabına gönderilmesini yetkili birim kontrol eder.
    3.    Emekli fonları muhasebe hesabını ve rapor verdiğinde kullanılan evrakların işlenmesi ve korunmasını sağlamak zorundadır. Saklanacak evraklar listesini ve saklanma süresini yetkili birim belirler.

    Madde 50. İştirakçinin Birikmiş Emekli Parasının Gizliliği

    1.    İştirakçinin emekli hesabının gizliliği: iştirakçiler hakkında, iştirakçilerin özel hesaplarında bulunan bakiyeler ve para sirkülasyonu hakkında bilgileri içerir. Emekli fonları emekli parasının gizliliğini garanti eder.
    2.    İşini yapmak için emekli hesabının gizli bilgilerine ulaşma imkanını elde eden emekli fonlarının görevlileri, personeli ve diğer kişiler emekli hesabının gizli bilgilerini açıklama hakkı yoktur ve onları açıkladıkları için bu maddenin 3-5 fıkralarında belirtilen durumlar dışında, Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarına göre hesap verirler.
    3.    Emekli hesabının gizliliği, emekli ödeneğini ödeyen kişiye, iştirakçiye, iştirakçinin yazılı izni ile her hangi bir üçüncü kişiye açıklanabilir.
    4.    Özel emekli hesaplarındaki para ve değişiklikler hakkında bilgiler:
    1)    Çalıştıkları sürece açıklama ve soruşturma birimlerine;
    2)    Mahkemeye, mahkeme kararıyla onları ilgilendiren işler süresince;
    3)    Vergi birimlerine, kontrol yapılan kişiye vergi alınması ile ilgili meseleler süresince verilebilir.
    4)    Yetkili birime,  iştirakçinin dilekçesi üzerine  ortaya çıkan meseleler süresince;
    5)    İştirakçinin özel hesabı olması ile ilgili, paranın kalan kısmı ve değişiklikler hakkında bilgiler, alıcı vefat ettiği durumda vasiyette belirtilen kişilere, miras işleri süresince dava ile ilgilenen mahkemeye, noter bürolarına ve yurt dışı konsolosluklarına verilir.

    Kısım 11
    Özel Emekli Fonunun Emekli Birikimlerinin Yönetilmesi

    Madde 51. Özel Emekli Fonunun Emekli Birikimlerini Yönetme Usulleri

    Özel Emekli fonunun emekli birikimlerinin yatırım yaparak yönetilmesini, değerli kağıtlar piyasasını düzenleyen  yetkili birimce belirlenen usullere göre emekli birikimlerini yöneten şirket tarafından gerçekleştirir.

    Madde 52. Özel Emekli Fonlarının Emekli Birikimlerini yöneten Şirketleri

    1.    Özel emekli fonlarının emekli birikimlerini yöneten şirket, tüzelkişi, değerli kağıtlar piyasasının uzman katılımcısıdır ve kanunlarda belirlenen usullere göre kapalı anonim şirket şeklinde kurulur.
    2.    Özel emekli fonunun emekli birikimlerini yöneten şirketin isminde “Emekli Birikimlerini Yöneten Şirket” diyen sözler olmalıdır.
    3.    Emekli birikimlerini yöneten şirketin nominal sermayesinin asgari ücretini, kurulmasını ve içeriğini değerli kağıtlar piyasasını düzenleyen yetkili birim belirler.
    4.    Emekli birikimlerini yöneten şirketin mülkü, özel emekli fonlarının emekli birikimlerinden ayrı olur.

    Madde 53. Emekli Birikimlerini Yöneten Şirketlerin Yöneticileri

    1.    İcra biriminin birinci yöneticisi ve onun yardımcıları, muhasebe şefi ve onun yardımcıları, şube yöneticileri ve şube muhasebe şefi emekli birikimlerini yöneten şirketin yöneticileri olur.
    2.    Emekli aktiflerini yöneten şirkete:
    – Yüksek tahsil yapmayan;
    -  Mahkemelik olan;   
    – Daha önce yönetici olduğu tarihte iflas, mecburi tasfiye olunan tüzelkişi yöneticisi olan kişi, yönetici olamaz.
    3.    Emekli birikimlerini yöneten şirketin yöneticisinin adaylığını değerli kağıtlar piyasasını düzenleyen yetkili birimle birleşerek katılımcılar ve hissedarlar seçer.
    4.    Değerli kağıt piyasasını düzenleyen yetkili birimce verilen uzmanlık sertifikası olması halinde kişinin emekli birikimlerini yönetme ile ilgili şirketin yöneticisi olabilir.

    Madde 54. Özel Emekli Fonunun Emekli Birikimlerini Yatırımla Yönetme

    1.    Özel emekli fonunun emekli birikimlerini yatırımla yönetme, kendi seçimine göre emekli birikimlerini yöneten şirketlerin birisi ile yapılan sözleşmeyle gerçekleşir.
    2.    Emekli birikimlerini yöneten şirket, bu maddenin 3.fıkrasına yeralan şartları gerçekleştirmesi halinde aynı anda iki ve daha fazla özel emekli fonları ile emekli birikimlerini yönetme sözleşmesini yapma hakkına sahiptir.
    3.    Emekli birikimlerini yöneten  şirketin kendi sermayesinin hacmi, değerli kağıt piyasasını düzenleyen yetkili birimce belirlenen usullerle, yönetmek için teslim alınan emekli birikimlerinin hacmiyle orantılı olarak büyütülmelidir.
    4.    Emekli birikimlerini yönetmek için sözleşme yazılı şekilde yapılır. Sözleşmenin yazılı şekilde olmaması onun geçersiz olmasına neden olur.
    5.    Emekli birikimlerini yönetmek için yapılan sözleşmeye, mülkün Güvenli Yönetimi Hakkında Sözleşme hükümleri uygulanır.

    Madde 55. Emekli Birikimlerini Yöneten Şirketin Yükümlülükleri ve Hizmetine Sınır Koyma
    1.    Emekli birikimlerini yöneten şirket:
    1)    Değerli kağıt piyasasını düzenleme ile ilgilenen yetkili birimce belirlenen usullere göre emekli birikimlerinin yatırımını gerçekleştirmek;
    2)    Kanunlarda belirlenen usullere göre emekli birikimlerini değerlendirmek;
    3)    55.maddenin 1.fıkrasının 3)işaretli fıkrası 5 Nisan 1999 tarihindeki Kazakistan Cumhuriyeti  N. 364-1 Kanunu ile kaldırılmıştır.
    4)    Özel emekli fonuna ve değerli kağıtları düzenleyen yetkili birime sürekli olarak kendi faaliyeti hakkında rapor vermek;
    5)    Değerli kağıt piyasasını düzenleyen yetkili birimce belirlenen usullere göre kendi faaliyeti hakkında bilgi yayımlamak;
    6)    Değerli kağıt piyasasını düzenleme hakkında sözleşme ile belirlenen diğer yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır.
    2.    Emekli birikimlerini yöneten şirketin; özel emekli fon yatırımcılarının haklarını ve yararını korumak amacıyla:
    1)    Hisselerden başka, diğer değerli kağıtlarını çıkartması;
    2)    Bankalardan üç aydan fazla süre için, kendi sermayesini aşmayacak miktarda kredi çekmesi;
    3)    Organize edilen piyasalardaki sözleşmeler ve emekli birikimlerini yönetme sözleşmeleri dışında, affilirlenen kişilerle emekli birikimleri hesabı için sözleşme yapması;?
    4)    Her türlü yöntemlerle kredi vermesi;
    5)    Emekli birikimlerine dahil değerli kağıtları, yeniden satın alma taahhüdü anlaşması ile satması;
    6)    Marjaya göre her türlü değerli kağıtları satın alması;?
    7)    Özel emekli fonuna ait olmayan değerli kağıtları satma “kısa satmalar” hakkında sözleşmeler ve emisyon olmayan değerli kağıtları satın alma sözleşmesi yapması;
    8)    Her türlü garanti verme, emekli birikimleri ile garanti sözleşmelerini yapması;
    9)    Emekli birikimlerinin yatırımları süresince gelir garantisi veya vadesi olan bilgi yayımlanması;
    10)    Sanayi ve değerli kağıt ve paralardan başkaca mülkle ticaret yapma alanında faaliyette bulunması yasaktır.

    Madde 56. Emekli Birikimlerini Yöneten Şirketin Kendi Sermayesini Oluşturması
    Emekli Birikimlerini yöneten şirketin kendi sermayesini oluşturma usullerini  değerli kağıt piyasasını düzenleyen yetkili birim belirler.

    Madde 57. Saklanması Zorunlu Prudensiyel Kurallar

    Değerli kağıt piyasasını düzenleyen yetkili birim emekli birikimlerini yöneten şirketin ödeme yeterlik ve sabit para garantisini sağlamak için, saklanması zorunlu prudensiyal kurallar belirler.

    Madde 58. Emekli Birikimlerinin Yatırımla Yönetme Hizmetine Lisans Verme
    Emekli birikimlerini yöneten şirketin emekli fonlarının emekli birikimlerini yatırımla yönetme hizmetine kanunlarda belirlenen usullere göre değerli kağıtlar düzenleyen yetkili birim lisans verir.
    Emekli fonunu yöneten şirketin lisanslı olması halinde değerli kağıt piyasasını düzenleyen yetkili birim, belirli usullere göre değerli kağıt yönetme hizmetini ve aracılık yapma hizmetini gerçekleştirme hakkına sahip olur.

    Madde 59.  Emekli Birikimlerini Yöneten Şirketin Sorumluluğu

    Emekli birikimlerini doğru yönetmediği durumda özel emekli fonu mahkeme ile yatırımla yönetmeyi durdurma ve zararın ödenmesini  isteyebilir.
    Emekli birikimlerini yöneten şirket kendi taahhütlerine göre kendine ait bütün mülkü ile emekli fonu karşısında sorumlu olur.

    IV.KISIM

    Kazakistan Cumhuriyeti İçişler Birimi ve
    Adalet Bakanlığı Ceza Yürütme Sistemi Komitesinin,
    Askeri Görevlilere Emekli Aylığı Bağlama Özellikleri

    12. BÖLÜM

    Fiili Hizmet Yılları İçin Emekli Aylığı Bağlanma Hakkı

    Madde 60. Fiili Hizmet İçin Emekli Aylığı Bağlanma Hakkı

    1.Askeri görevlilerin (zorunlu askeri görevdekiler dışında, İçişler Ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Komitesi görevlileri;
    1)    Askeri hizmette, İçişleri Bakanlığında ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Komitesinde en az 25 yıl fiili hizmet süresine ve Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarında belirtilen çalışma yaşına ulaşanlar;
    2)    Askeri hizmetteki subaylar, proporçikler, (miçmanlar), Kazakistan Cumhuriyeti İçişleri birimlerinin orta ve yüksek makamındaki kişiler ve sözleşmeli askeri görevliler, Kazakistan Cumhuriyeti kanunları ile belirlenen askeri görevi ve Kazakistan Cumhuriyeti  İçişleri Bakanlığında ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Komitesinde fiili hizmetini tamamlayanlar, 25 yıl ve daha fazla fiili hizmeti olan, onun da en az 12 yıl 6 ayı gedikli askeri görevde olan veya Kazakistan Cumhuriyeti  İçişler Bakanlığı birimlerinde hizmet edenler;
    3)    25 yıl ve daha fazla filli hizmeti olan ve onun da en az 12 yıl 6 ayını devamlı askeri hizmet veya İçişleri Bakanlığında ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesinde hizmet edenler, kadro kısaltılması veya sağlık durumuna göre hizmetine son verilen kişinin fiili hizmet süresi kadar emekli aylığı bağlanma hakkı vardır.
    2. Bu maddenin 1.fıkrasında işaret edilmeyen hükümler görev süresi biten  askeri memurlarının, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi memurlarının Bu Kanuna uygun genel esaslarına göre emekli aylığı bağlanması hakları vardır.
    3.    Askeri görevliler, Kazakistan Cumhuriyeti  İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesinin, eski Devlet Soruşturma Komitesinin, Mahkeme, Vergi Polisi, Gümrük Komitesi, Olağanüstü Durumlar Komitesi memurları arasından emekli olanlar yeniden devlet görevine unvan, sınıf belirlenerek tayin edildiğinde, emekli aylığı göreve başladığı tarihten başlayarak durdurulur.

    Madde 61. Fiili Hizmet Yılları İçin Emekli Aylığının Miktarı

    1.    Askeri görevlilere, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine bu Kanunun 60.maddesinin 1.fıkrası hükümlerine göre tespit edilen paranın % 50 oranında emekli aylığı belirlenir.
    2.    1 Ocak 1998 tarihindeki duruma göre en az 10 yıl fiili hizmet müddeti olan Askeri görevlilere, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine bu Kanunun 60.maddesinin 1.fıkrasına uygun belirlenecek emekli aylığı  1 Ocak 1998 tarihinden itibaren çalıştığı her yıl için bu kanunun 63. maddesine uygun tespit edilecek paranın % 2,4 oranında emekli aylığı belirlenir.
    3.    Askeri görevlilere, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine 25 yıldan fazla olan  her hizmet yılı için emekli aylığı % 2 artar.
    4.    25 yıl hizmet süresinin her yılı için emekli aylığı bu Kanunun 63.maddesi hükümlerine göre belirlenen para miktarı % 1 artar.
    5.     Emekli aylığının 1-3 fıkralarına göre hesaplanan toplam miktarı, bu Kanunun 63. maddesine göre belirlenen para miktarının % 65’inden fazla olmamalıdır. Askeri görevlilere, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine ödenen emekli aylığının en yüksek miktarı ilgili yıl için “Devlet Bütçe Kanunu” ile belirlenen 75 aylık katsayıdan fazla olmamalıdır.

    Madde 62. Fiili Hizmet Yıllarının Hesaplanması
    Askeri görevlilere, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerinin fiili hizmet süresi, Kazakistan Cumhuriyeti  Hükümeti tarafından belirlenen usullere göre hesaplanır.

    Madde 63. Emekli Aylığının Bağlanması İçin Dikkate alınacak Para Miktarı
    1.    Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine emekli aylığı bağlamak için dikkate alınacak para miktarı işten çıkartılan tarih itibariyle belirlenir.
    2.    Kazakistan Cumhuriyeti Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine emekli aylığı bağlanması için dikkate alınacak para miktarına kıdemlilik aylığı, askeri rütbesine göre saptanarak aylığına dahil olunur.
    3.    Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine emekli aylığını bağlamak için dikkate alınacak miktarı en son çalıştığı yere göre ilgili maliye birimince belirlenmiş örneği olan belgesi ile onaylanır.

    Madde 64. Emekli Aylığını Bağlama ve Gerçekleştirme Süreleri
    1.    Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine bağlanan emekli aylıkları bütçeden, çalışmasına son verildiği günden itibaren (kurum listesinden çıkan), ancak maaş ödenen günden sonra gerçekleşir.
    2.    Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının, Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine ve Devlet Soruşturma komitesi görevlilerine bu hizmetler için yapılan kaynaklardan, iştirakçilerin maaşı ve başka gelirine bakılmaksızın tam olarak yapılır.
    3.    Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine birikmiş emekli parasına göre emekli aylığı emekli sözleşmesine göre yapılır.
    4.    Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine, hakem, vergi, gümrük, olağan üstü komitelerinin memurları arasından eski emeklilikleri yeniden incelendiğinde, çalıştığı yıllar için ödenen emekli aylığı durdurulduğu tarihte belirlenmiş miktarla, emekli aylığı durdurulan dönem için kanunlarda belirlenen usullere göre  yapılan indeks dikkate alınarak yeniden belirlenir.

    Madde 65. Emekli Aylığını Ödeme Usulleri
    1.    Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının, Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine ve eski Devlet Soruşturma Komitesi görevlileri sapından 1 Ocak 1998 tarihine kadar emekli aylığı bağlanan kişilere, emekli aylığı, belirlenen emekli aylığı miktarında bütçeden ödenir.
    2.    1 Ocak 1998 tarihindeki duruma göre 10 yıldan fazla askeri görevde ve İçişler Bakanlığının, Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi ve eski Devlet Soruşturma komitesinde fiili hizmeti olan askeri görevliler, İçişler Bakanlığının, Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesinin ve eski Devlet Soruşturma komitesinin görevlilerine emekli aylığı  bütçeden bağlanır.
    3.    Kazakistan Cumhuriyeti Askeri görevlilerin, İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevinde 1 Ocak 1998 tarihinden itibaren  on yıldan az askeri hizmeti olan, Kazakistan Cumhuriyeti  devlet ve yerel bütçeden emekli aylığı bağlanan askeri görevliler ve İçişleri Bakanlığını birimi görevlileri için devlet emekli fonuna veya özel emekli fonuna, bu Kanunun 63. maddesinin 2.fıkrasında belirtilen paranın % 20 tutarında bütçeden yatırımcının isteğe bağlı özel emekli fonuna zorunlu emekli ödemesi yatırılır.
    Askeri görevlilere ve İçişler Bakanlığının ve Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi görevlilerine emekli aylığının bağlanması, özel emekli birikimi dikkate alınarak, emekli fonundan ve bütçeden ödenir.
    65.maddenin 3.fıkrasının 3 kısmı, Kazakistan Cumhuriyeti  10 Kasım 2001 tarihli  N. 247 Kanunu ile kaldırıldı.
    4.    1 Ocak 1998 tarihinden sonra ilk defa hizmete başlayan askeri görevliler, İçişler Bakanlığı, Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi ve Devlet Soruşturma komitesi görevlileri için bu maddenin 3.fıkrasına göre birikmiş emekli parasını oluşturma usulleri kullanılır. Emekli aylığı ödemeleri birikmiş emekli paraları dikkate alarak, emekli fonlarından ödenir.

    Madde 66. Askeri Görevliler, İçişleri Bakanlığı ve Devlet Soruşturma Komitesi Görevlilerinin Sigortasını Gerçekleştiren Birimler

    1.    Devlet bütçesinden emekli aylığını alan askeri görevlileri, Kazakistan Cumhuriyeti İçişler Bakanlığının, Adalet Bakanlığının Ceza Yürütme Sistemi Komitesi ve Devlet Soruşturma komitesi görevlilerine emekli aylığı bağlamayı Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının, Devlet Soruşturma komitesinin, Milli Güvenlik Komitesinin, Cumhuriyet Ulan ve Kazakistan Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanlığı Kuzet Hizmetlerinin ilgili bölümleri gerçekleştirir.
    3.    Askeri görevlileri, Kazakistan Cumhuriyeti  İç işler ve Adalet Bakanlığının ceza yürütme sistemi komitesi ve Soruşturma komitesi görevlilerini emekli fonlarına zorunlu ve istekli emekli ödeneklerinden emekli aylığını bağlama Bu Kanunda belirlenen usullerle gerçekleşir.

    V. KISIM
    Sonuç Kurallar

    Madde 67. Malul, yetim ve yaş haddine göre emekli aylığı bağlanma hakkı olanlara malullük, yetimlik emekli aylıklarının  bağlanması.
    1.    1 Ocak 1998 tarihinden itibaren yetim ve malullük aylıkları ve yaş haddinden dolayı emeklilik,  sosyal yardım şeklinde bütçeden ödenir.
    2.    Devlet sosyal yardım miktarı, 1 Ocak 1998 tarihine kadar alınan emekli aylığı tutarından az olmamalıdır.
    3.    Bu Kanunun 9.maddesinde belirlenen haller oluştuğunda malulen emekli kişinin isteği üzerine kanunlarda belirlenen usullere göre Merkezden ödenecek emekli aylığına dönüştürülebilir.
    4.    Devlet sosyal yardımı bağlanması halleri, usulleri ve tutarı Kazakistan Cumhuriyeti  kanunları ile belirlenir.

    Madde 68. Emekli Aylığı Bağlanması Hakkında Kanunların İhlalinde Sorumluluk
    Emekli Kanunu hükümlerinin ihlal olmasından doğan sorumluluklar Kazakistan Cumhuriyeti  kanunlarına göre belirlenir.

    Madde 69. Bu Kanunun Yürürlülüğe Geçme Usulleri
    Bu kanun 1 Temmuz 1997 tarihinden itibaren yürürlülüğe girer. Buna 1, 2. maddeler, 4.maddenin 1, 3, 4, fıkraları, 5, 7, 21.maddeler, 23.maddenin 1, 2, 4, 5. fıkraları, 24.madde, 27.maddenin 2.fıkrasının 1) işaretli fıkrası, 60, 67.maddeler hariç, 1 Ocak 1998 tarihinden  itibaren yürürlülüğe girer.

    (*) Bu kanun KATİAD mütercimleri tarafından Türkçe’ye çevrilmiş olup, redaksiyonu Almatı Büyükelçiliği Maliye Müşavirliği tarafından yapılmıştır. Redaksiyon sırasında cümle yapıları ve yerel deyimler değiştirilmemiştir. Bilgi mahiyetinde olan bu çevirinin Kazakça ve Rusça asılları geçerlidir.

    Kaynak: katiad.kz (Kazakistan Türk İşadamları Derneği) web sitesi

    BAŞA DÖN
    -Telif Hakları Kanunu
    Kazakistan Cumhuriyeti’nin 10 Haziran 1996 tarih ve 6-1 no’lu “Telif hakkı ve bitişik haklar hakkında” Kanunu

    Bölüm I. Genel hususlar                             (madde 1-4)
    Bölüm II. Telif hakkı                                 (madde 5-33)
    Bölüm III. Bitişik haklar                            (madde 34-42)
    Bölüm IV. Mülkiyet haklarının kollektif yönetimi                (madde 43-47)
    Bölüm V. Telif ve bitişik haklarının korunması                (madde 48-49)

    Bölüm I. Genel hususlar

    Madde 1. Düzenleme konusu
    İşbu Kanun, bilim, edebiyat ve sanat eserinin (telif hakkı), sahneleme, oynama, banda alma (fonogram), eter ve kablo yayın organizasyonu programlarının (bitişik haklar) oluşturulması ve kullanılması ile ilgili olarak meydana gelen intelek mülkiyeti konusundaki ilişkileri düzenler.

    Madde 2. Esas anlamlar
    İşbu Kanun’da kullanılan terimlerin anlamı aşağıdaki gibidir:
    müellif – eserler, onun yaratıcılığıyla meydana gelen özel şahıs;
    telif hakkı – müellifin mülkiyet ve özel gayri mülkiyet hakları;
    audio ve vizuel (gözle) eser – uygun teknik konstrüksyonlar yardımıyla görsel ve işitsel (onların ses refakati durumunda) kavrayış için tahsis edilen kendi aralarında bağlı olan kadroların tesbit edilmiş serilerinden oluşan eser (ses refakati ile veya ses refakati olmadan). Audio ve vizuel eserler, sinema eserleri ve sinemaya benzer şeylerle gösterilen tüm eserler: tele, video filmler, diyafilmler ile slaydfilmler ve onların ilk veya sonraki tesbit tarzına bağlı olmadan benzer filmler:
    veriler bazı (bankası) – yaratıcılık çalışma neticesi bilgilerinin seçilme ve (veya) yerleştirilmesine göre sunulan ve elektronik hesap makinesinin yardımıyla bulunabilmesi ve işlenebilmesi için sistemleştirilen veriler (makaleler, hesaplaşmalar, deliller v.s.) toplamı;
    yeniden üretme – bir veya birkaç eserin veya fonogramların herhangi bir şekilde, bunun içinde ses ve video kayıt şeklinde hazırlanması. Eser veya fonogramın elektronik (rakamsal dahil), optik veya diğer makineli okuma şeklinde geçici veya daimi muhafaza edilmesi için banda alınması da yeniden üretme denilmektedir:
    banda alma – birkaç defa kavrayış, yeniden üretme veya bildiri yapılabilen herhangi bir şekilde teknik araçlar yardımıyla ses ve (veya) görüntünün yazılması;
    audio ve vizuel  eser yapımcısı – eserin yapılması için teşebbüs ve sorumluluk (maddi dahil) üstlenen özel veya tüzel şahıstır. Başka bir delil yoksa, audio ve vizuel eser yapımcısı tarafından özel veya tüzel şahsiyet, eserin üzerinde gösterilen isim veya cins benimsenir;
    intelek mülkiyeti – yaratıcılık faaliyetinin nesnelleştirilmiş neticeler mülkiyeti;
    tekel (inhisar) – eserlerin, oyunların, fonogramların, programların, işbu Kanunca tespit edilen süre içerisinde kendi isteğine göre her şekilde yapılmasına müellifin veya bitişik hak sahibinin mülkiyet hakkı;      
    icra edilme – eser, fonogram, oynama, sahnelemelerin canlı olarak veya herhangi bir teknik araçlarla (televizyon ve radyo yayını, kablolu televizyon v.s.) oyun, şarkı, dans aracılığıyla sunulması. Audio ve vizuel eser sahnelerinin (resimlerinin) ses refakati veya ses refakati olmadan birbirinin arkasından gelmesi şeklinde gösterilmesi;
    icra eden – rol oynayan, şarkı söyleyen, okuyan, inşat eden, müzik aletini çalan veya herhangi bir şekilde edebiyat ve sanat eserini (bunun içinde varyete, sirk veya kukla oyunlarını) yerine getiren aktör, şarkıcı, müzisyen, dans eden veya diğer şahıs, temsilin rejisörü ve şefdorkestr;
    sahtekarlık nüshaları – eser veya fonogram nüshaları, onların hazırlanması veya dağıtımı telif ve bitişik haklara aykırı gelir. Ayrıca, Kazakistan Cumhuriyeti’nde işbu Kanun gereğince korunan, Kazakistan Cumhuriyeti’ne telif ve bitişik hak sahiplerinin muvafakatiyle hiçbir zaman korunmamış veya korunması durdurulmuş devletlerden ithal edilen eser ve fonogramların nüshaları;
    tekel olmayan hak – telif ve bitişik hak sahipleriyle birlikte başka bir şahısın aynı zamanda müellifin izniyle eseri kullanabilmesi (işbu Kanunca tespit edilen durumlar dışında);
    telif ve (veya) bitişik haklar sahibi – müellif veya icra eden mülkiyet haklarıyla tevzi edilmiş durumlarda müellif veya icra eden; mülkiyet hakkı verilen özel veya tüzel şahıs; özel veya tüzel şahıs mülkiyet haklarıyla ilk önce tevzi edilmiş durumlarda müellif veya icra eden veya tüzel şahıstan başka özel şahıs;
    eserin yayınlanması – müellif muvafakatiyle yayınlama, açık oynama, herhangi bir usulle eter yayımı yoluyla eseri ilk olarak bilgi için elverişli yapan hareketin gerçekleştirilmesi;
    yayım (meydana getirmek) – eser müellifi, fonogram yapımcısının muvafakatiyle halkın ihtiyacını karşılamak için eser, fonogram nüshalarını kullanıma çıkarmak. Eser, fonograma elektronik haberleşme sistemleri kanalıyla ulaşma da yayım anlamına gelmektedir;
    eter yayımı – kablo televizyonu dışında, radyo veya televizyon yayımı aracılığıyla genel bilgi için (gösterim veya oynama dahil) eser, fonogram, sahneleme, oynama bildirisi, eter veya kablolu yayım kuruluşlarının programları. Eser, fonogram, sahneleme, oynama, eter veya kablolu yayım kuruluşlarının programları sırasında etere program üzerinden uydu aracılığıyla uyduya yerüstü istasyondan sinyaller alımı ve uydudan sinyaller gönderimi yapılır, onlar aracılığıyla eser, fonogram, sahneleme, oynama, eter veya kablolu yayım kuruluşlarının programları, halk tarafından gerçek olarak kabul edilmesine bağlı olmadan toplumun dikkatine sunulabilir;
    eter veya kablolu yayım kuruluşlarının programları – eter veya kablolu yayım yapan kuruluş tarafından oluşturulan program, ayrıca, kendi parasıyla diğer kuruluş tarafından sipariş üzerine yapılan program;      
    eserin gösterimi – direkt veya band, diyapozitif, televizyon resmi yardımıyla veya diğer teknik araçların aracılığıyla ekranda eserin orijinalinin veya nüshasının gösterimi, ayrıca, birbirinin arkasından gelmeden audio ve vizuel eser resimlerinin gösterimi;
    eterde müteakip yayın – daha önce yayınlanan eser, fonogram, sahneleme, oynama, eter veya kablolu yayım kuruluşları programlarının eterde müteakip yayını;
    EHM (Elektronik Hesap Makinesi) için program – görevlendirilen fonksiyon veya ödevlerin yerine getirilmesi veya EHM için programın hazırlanması sırasında alınan hazırlık bilgileri ve onlar tarafından meydana gelen audio ve vizuel tasvirler dahil, istenen sonuca ulaşmak amacıyla elektronik hesap makinesinde (EHM) veya diğer bilgisayar donatımınca kullanılabilen, sözle, rakamla, kodlarla, sembollerle, işaretlerle, diyogramlarla veya herhangi bir şekilde gösterilen yönetmelikler veya kurallar dizmesi;
    dekoratif ve tatbiki sanat eseri – sanayi usulle hazırlanan sanat eseri veya eser dahil, pratikte kullanma eşyalarına geçirilen sanatın iki düzenli veya üç düzenli eseri;
    fonogram üreticisi – herhangi bir sahneleme veya diğer seslerin ilk sesli kaydı için teşebbüs ve sorumluluğu üstlenen özel veya tüzel şahıs. Başka delil yoksa, fonogram yapımcısı tarafından şahıs, fonogram üzerinde gösterilen ve (veya) kutusunda bulunan isim veya cins kabul edilir;
    türemiş eser – mevcut olan diğer eser üzerine yapılan intelek çalışma ürünü (tercüme, adaptasyon, işleme ve benzerleri). Onun orijinalliği, veya daha önce mevcut olan eserin yaratıcılık işlenmesinden veya onun diğer dile yaratıcılık tercümesinden oluşmaktadır;
    açık gösteriş, açık sahneleme veya genel bilgi için bildiri – eserler, fonogramlar, sahnelemeler, oynamalar, eter veya kablolu yayım kuruluşları programlarının, doğrudan doğruya veya teknik araçlar yardımıyla eserler, fonogramlar, sahnelemeler, oynamalar, eter ve kablolu yayım kuruluşları programlarının bildirildiği yerde veya bildirilmesi ile birlikte aynı zamanda başka bir yerde onların nasıl kabul edileceğine bağlı olmadan aile fertlerinden oluşmayan birkaç kişinin bulunduğu yerde gösterilmesi, sahnelenmesi veya bildirilmesi;
    temsilin rejisörü – tiyatro, sirk, kukla, varyete veya diğer temsil (sunuş) sahnelemesini gerçekleştiren kişi;
    röprodüksyon (röprografik tasvir) – yazılı ve diğer grafik eserler orijinali veya fotokopilerinin, bir veya birkaç nüshalarının fotokopi yoluyla veya diğer teknik araçlar yardımıyla (baskı dışında) her türlü ölçü ve şekildeki faksimil tasviri. Röprografik tasvire, fotokopilerin elektronik (rakamsal dahil), optik veya diğer makineli okuma şeklinde muhafaza edilmesi veya yeniden üretilmesi dahil edilmemektedir;
    kiraya vermek (kiralamak) – doğrudan veya dolaylı ticari kazanç amacıyla geçici olarak kullanmak için eser veya fonogram nüshasını sunmak;
    bildirmek – eterde yayımlamak, göstermek, sahnelemek veya diğer harekette bulunmak (eser veya fonogram nüshalarının dağıtımı dışında), bunlar aracılığıyla eserler, fonogramlar, sahnelemeler, oynamalar, eter veya kablolu yayım kuruluşlar programları, halk tarafından gerçek kabulüne bağlı olmadan işitsel ve (veya) görsel kavrayış için elverişli olmaktadır;
    kabloyla genel bildiri – kablo, tel, optik lif aracılığıyla veya benzer araçlar yardımıyla genel bilgi için eser, fonogram, sahneleme, oynama, eter veya kablolu yayım kuruluşlar programlarını bildirmek;
    yetkili makam – telif hakkı ve bitişik hak sahipleri haklarının gerçekleştirilmesiyle ilgili ilişkileri kamu düzenleme sahasındaki yetkileri, yasama kararnamelerince, Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanınca, Kazakistan Cumhuriyeti Hükümetince belirlenen devlet makamı;
    fonogram – tarzına bağlı olmadan, sırf sesli herhangi bir oynama veya diğer ses kaydı;
    eser nüshası – herhangi bir maddi şekilde hazırlanmış eserin fotokopisi;
    fonogram nüshası – fonogramda kaydedilen tüm ses veya ses parçasını dahil eden ve doğrudan veya dolaylı olarak fonogram üzerinden hazırlanan her türlü maddi taşıyıcıdaki fonogram fotokopisi.

    Madde 3. Kazakistan Cumhuriyeti’nin telif hakkı ve bitişik haklar
    hakkında mevzuatı

    Kazakistan Cumhuriyeti’nin telif hakkı ve bitişik haklar hakkında mevzuatı, işbu Kanun’un Kazakistan Cumhuriyeti Medeni Hukuk’undan  ve  ona uygun olarak yayımlanan diğer normatif kararnamelerden oluşmaktadır.

    Madde 4. Uluslararası anlaşmalar

    Kazakistan Cumhuriyeti’nce onaylanan uluslararası anlaşma tarafınca işbu Kanun’da yer alanların dışındaki diğer kurallar tespit edilirse, o zaman uluslararası anlaşma kuralları uygulanır.

    Bölüm II. Telif hakkı

    Madde 5. Telif hakkının geçerlilik alanı
    1. İşbu Kanun gereğince telif hakkı şunlarda geçerlidir:
    1) müellif ve onun hak sahiplerinin vatandaşlığına bağlı olmadan yayınlanan veya yayınlanmayan, fakat Kazakistan Cumhuriyeti toprağında herhangi bir objektif şekilde bulunan eserlerde;
    2) yayınlanan veya yayınlanmayan, fakat Kazakistan Cumhuriyeti dışında herhangi bir objektif şekilde bulunan eserlerde geçerli olup, Kazakistan Cumhuriyeti’nin müellif-vatandaşları ve onların hak sahipleri kabul edilir;    
    3) yayınlanan veya yayınlanmayan, fakat Kazakistan Cumhuriyeti dışında herhangi bir objektif şekilde bulunan eserlerde geçerli olup, Kazakistan Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmaları gereğince diğer devletlerin müellif-vatandaşları (onların hak sahipleri) kabul edilir.

    2. Eğer eser, Kazakistan Cumhuriyeti dışında ilk defa yayımlandığı tarihten sonra otuz gün içerisinde Kazakistan Cumhuriyeti’nde yayımlanmışsa, o zaman adıgeçen eser Kazakistan Cumhuriyeti’nde yayımlanmış sayılır.

    3. Uluslararası anlaşmalar gereğince eserin korunması Kazakistan Cumhuriyeti’nde sağlandığında, eserin müellifi, telif hak sahibi olabilmesi için delil olan hareket veya durumun bulunduğu devlet kanununa göre belirlenir.

    Madde 6. Telif hakkının konusu. Genel hususlar

    1. Telif hakkı, görevine, içeriğine ve artamına, ayrıca, anlam tarzı ve şekline bağlı olmadan yaratıcılık faaliyet sonucu olan ilim, edebiyat ve sanat eserlerinde geçerlidir.

    2. Telif hakkı, herhangi bir objektif şekilde mevcut olan hem yayınlanan hem de yayınlanmayan eserlerde geçerlidir:
    1) yazılı (el yazısı, makine yazısı, nota yazısı ve benzerleri);
    2) sözlü (açık söyleme, açık oynama ve benzerleri);
    3) sesli veya video kayıtlar (mekanik, rakamsal, manyetik, optik ve benzerleri);
    4) tasvirler (resim, eskiz, tablo, plan, kroki, sinema, tele, video veya fotokare ve benzerleri);
    5) hacim ve saha (heykelcilik, model, maket, tesis ve benzerleri) ve diğer şekiller.

    3. Kanun’un işbu maddesinin 1. paragrafında gösterilen belirtiler sahibi olan ve kendi başına kullanılabilen eser parçası (ismi dahil), telif hakkının konusudur.

    4. Telif hakkı, fikir, kavrayış, prensipler, metodlar, sistemler, süreçler, keşifler, vakalarda geçerli değildir.
    5. Eser üzerindeki telif hakkı, eserin anlatıldığı maddi nesne mülkiyet hakkıyla ilgili değildir.
    Maddi nesneye mülkiyet hakkının verilmesi veya maddi nesnenin hak sahibi olması, işbu Kanunun madde 18’ince  öngörülen durumlar dışında, adıgeçen nesnede gösterilen esere tek başına herhangi bir telif hakkının verilmesini gerektirmiyor.

    Madde 7. Telif hakkının konusu olan eserler

    1. Telif hakkının konusu şunlardır:
    1) edebi eserler;
    2) dram ve müzikli-dram eserler;
    3) senaryo eserleri;
    4) koreografi ve pandomima eserleri;
    5) metinli veya metinsiz müzikli eserler;
    6) audio-vizuel eserler (sinema, tele ve video filmler, diyafilmler ve diğer sinema, televizyon eserleri);
    7) heykelcilik, ressamlık, grafik eserleri ve diğer tasviri sanat eserleri;
    8) tatbiki sanat eserleri;
    9) mimari, şehircilik ve bahçe-park sanatı eserleri;
    10) fotoğrafçılık eserleri ve fotoğraf benzerli usullerle elde edilen eserler;
    11) haritalar, planlar, eskiz, resimler ve coğrafya, topografya ve diğer ilimlerle ilgili üç düzenli eserler;
    12) EHM için programlar;
    13) diğer eserler.

    2. Hareket metni ve objektif kodu dahil, her dilde ve her şekilde anlatılabilen EHM için programın korunması, her çeşit EHM programlarında (hareket  sistemleri dahil) geçerlidir.

    3. Ayrıca, telif hakkının konuları şunlardır:
    1) türemiş eserler (tercümeler, işlemeler, özetler, raporlar, rezümeler, icmaller, sahnelemeler, müzikli aranjmanlar ve ilim, edebiyat ve sanat eserlerinin işlenmesi);
    2) derlemeler (ansiklopediler, antolojiler, veri temelleri), bilgi seçimi ve (veya) yerleşmesine göre yaratıcılık çalışma sonucunu gösteren diğer parçalı eserler.
    Türemiş ve parçalı eserler, eserlerin telif hakkının konusu olup olmadığına bağlı olmadan telif hakkınca korunmaktadır.

    Madde 8. Telif hakkının konusu olmayan eserler

    Telif hakkının konusu olmayanlar şunlardır:
    1) resmi evraklar ( kanunlar, mahkeme kararları, diğer yasama, idari, mahkeme ve diplomatik nitelikli metinler), ayrıca, onların resmi tercümeleri;
    Resmi evraklar projesi hakları hakkında K.C.’nin Medeni hukukuna bakınız.  
    2) devlet sembolleri ve nişanları (bayraklar, armalar, nişanlar, parasal nişanlar ve diğer devlet sembolleri ve nişanları);
    3) halk sanat eserleri;
    4) haber nitelikli olaylar ve gerçekler hakkında bildiriler.

    Madde 9. Telif hakkının meydana gelmesi. Müellifin netliği

    1. İlim, edebiyat ve sanat eserlerine telif hakkı, onun oluşma gerçeğine göre meydana gelir. Telif hakkının meydana gelmesi ve gerçekleştirilmesi için eserin kaydedilmesine, eserin diğer özel işlemine veya herhangi bir formalitelere uyulmaya gerek yoktur.
    Tekel telif hak sahibi, kendi haklarını duyurmak için, eserin her nüshasında yer alan ve aşağıda gösterilen üç parçadan oluşan telif hakkını koruma işaretini kullanma hakkına sahiptir:
    1) C çevresinde “C” Latin harfini;
    2) tekel telif hak sahibinin ismini (cinsini);
    3) eserin ilk yayımlandığı yılı.

    Telif hak sahibi veya esere herhangi bir tekel yetkisi olan kişi, yayınlanan veya yayınlanmayan eser müellifi hakkında, eserin vakıası ve yayım tarihi hakkında veya müellifin eser hakkı ile ilgili anlaşmalar hakkında delil için, telif hakkının korunduğu süre içerisinde resmi sicilde onun kaydını yaptırabilir.
    Kayıt, tespit edilen normatif hukuki kararnameler gereğince yetkili makam tarafınca gerçekleşir.
    Bakınız: Telif hakkı ve bitişik haklar tarafınca korunan eserler hakkının devlet kaydı hakkında Yönetmelik.

    2. Diğer delil yoksa, eser orijinalinin ve nüshasının müellifi olarak gösterilen kişi eserin müellifi sayılır.

    3. Eserin anonim veya takma adla yayımlanmasında (müellif anonimi, onun kimliği hakkında şüphe doğurmayan durumlar dışında), diğer delil yoksa, eserde  ismi veya cinsi yer alan editör (yayımlayan), işbu Kanun gereğince müellif temsilcisi sayılır ve bu nitelikte müellifin haklarını koruma ve gerçekleştirme hakkına sahiptir. Bu durum, eser müellifi kimliğini ortaya koymayıncaya ve müellifliği hakkında açıklama yapmayıncaya kadar geçerli olacaktır.

    4. Kendini yayımlanmayan eser el yazısının müellifi sayan özel şahıs, kanun dışı kullanımı veya benimsemeyi önlemek amacıyla eseri korumaya almayı gerekli bulursa, yetkili makam el yazıyı kabul etmek zorunda ve el yazıyı veren kişiye onun verildiği tarih hakkında belge verir.

    Madde 10. Eser ortaklığı

    1. İki veya daha fazla kişinin (eser ortaklığı) müşterek yaratıcılık çalışmasıyla oluşturulan esere telif hakkı, eserin kopmaz bir bütünü oluşturduğuna veya her bir müstakil anlam taşıyan parçalardan oluştuğuna bağlı olmadan, müşterek eser ortaklarına aittir.
    Eser parçası, bu  eserin diğer parçalarına bağlı olmadan kullanılabilirse müstakil anlamlı kabul edilmektedir.
    Eser ortağının her biri, kendi tarafınca oluşturulan, müstakil anlamlı eser parçasını istediği gibi kullanma hakkına sahiptir (eğer başka bir durum aralarındaki anlaşmada öngörülmemişse).

    2. Genelde eseri kullanma hakkı müşterek olarak eser ortaklarına aittir. Eser ortaklarının ilişkisi kendi aralarındaki anlaşmaya göre belirlenir. Eser ortaklarının eseri kopmaz bir bütünü oluşturuyorsa, eser ortaklarının hiç biri, yeterli delili olmadan eserin kullanılmasını yasaklama hakkına sahip değildir.

    Madde 11. Kitap ve diğer parçalı eserler derleyicilerinin telif hakkı

    1. Kitap ve diğer parçalı eserler müellifi (derleyicisi), yaratıcılık çalışma sonucunu gösteren (derleyicilik), eserin seçimini ve (veya) bilgi yerleşimini yapma telif hakkına sahiptir.
    Derleyici, parçalı esere dahil edilen her eser müelliflerinin hakkına uyulmak kaydıyla telif hakkından yararlanabilir.
    Parçalı esere dahil edilen eserler müellifleri kendi eserlerini parçalı eserlere bağlı olmadan kullanabilirler (başka bir durum müellif anlaşmasında öngörülmemişse).
    Derleyicini telif hakkı, parçalı eserler oluşturmak için diğer kişilere kendi başına aynı bilgi seçimi ve (veya) yerleşimini gerçekleştirmeye engel olmuyor.

    2. Ansiklopediler, ansiklopedi sözlükler, ilmi çalışmaların periyodik ve devamlı çıkan kitapları, gazeteler, dergiler ve diğer periyodik yayınlar çıkaran editör, genelde bu yayınları kullanmak için tekel hakkına sahiptir. Bu yayınların her türlü kullanımında editör kendi ismini gösterme hakkına sahip veya gösterilmesini talep edebilir.
    Bunun gibi yayına dahil edilen eserlerin müellifleri, genel yayına bağlı olmadan kendi eserlerini kullanmak için tekel hakkını korurlar.

    Madde 12. Tercümanların ve diğer türemiş eserler müelliflerinin telif hakkı

    1. Türemiş eserleri tercüme edenleri ve müellifleri, yaptıkları tercümeler, yeniden yapma, aranjman veya diğer işlemelerde telif hakkına sahiptirler.
    Tercüman ve diğer türemiş eser müellifi, eser müellifinin tercümeye, yeniden yapmaya, aranjmana veya diğer işlemelere ilişkin telif hakkına uyulmak kaydıyla kendileri tarafından oluşturulan eser üzerinde telif hakkından yararlanır.

    2. Tercümanlar ve diğer türemiş eser müelliflerinin telif hakkı, diğer kişilere aynı eserlerde kendi tercümesi ve işlemesini yapmasına engel olmuyor.

    Madde 13. Audio ve vizuel eserlerde telif hakkı

    1. Audio ve vizuel eser müellifleri (eser ortakları) şunlardır:
    1) senaryo müellifi;
    2) audio ve vizuel eser için özel olarak oluşturulan (besteci) müzikli eserlerin müellifi (metinli veya metinsiz);
    3) rejisör;
    4) operatör-yönetici;
    5) ressam-yönetici.

    Daha önce oluşturulan, yeniden yapılan veya audio ve vizuel eserin parçasına dahil edilen eserin müellifi de audio ve vizuel eserin ortağı sayılır.

    2. Audio ve vizuel eserin oluşturulması için (veya daha önce oluşturulan esere hak verilmesi için) müellif anlaşmasının yapılması, işbu maddenin 3. paragrafınca öngörülen durumlar hariç, eser müelliflerinin (veya daha önce oluşturulan eser müellifleri ve diğer telif hak sahiplerinin) audio ve vizuel eser yapımcısına audio ve vizuel eseri kullanma tekel hakkını vermesini sağlar (eğer başka bir durum müellif anlaşmasınca öngörülmemişse).
    Audio ve vizuel eser yapımcısı, eserin her türlü kullanımında kendi ismini veya cinsini gösterme hakkına sahiptir veya gösterilmesini talep edebilir.

    3. Audio ve vizuel eser için özel olarak hazırlanan müzikli eser müellifi (metinli veya metinsiz), her audio ve vizuel eserin açık oynanmasında, açık bildirilmesinde, ayrıca, audio ve vizuel eser nüshalarını ödünce vermede müzikli eserin kullanımı için (mükafat) ücret alma hakkını korur.

    4. Audio ve vizuel eserin, hem daha önce mevcut olan (senaryonun temeli olarak alınan roman müellifi ve diğerleri) hem çalışma süresince oluşturulan (operatör-yönetici, ressam- yönetici ve diğerleri) parçalı kısmına dahil edilen eserler müelliflerinin her biri kendi eseri için telif hakkından yararlanırlar.

    Madde 14. Hizmet eseri için telif hakkı

    1. Görevlerini veya işverenin verdiği görevleri yerine getirme düzeninde oluşturulan esere (hizmet eseri) müellifin özel mülkiyet dışı hakkı, hizmet eseri müellifine aittir.

    2. İki taraf arasında yapılan anlaşmada bu durum öngörülmüşse ve başka bir durum yoksa, hizmet eserini kullanmak için mülkiyet hakkı işverene aittir.

    3. İşveren, hizmet eserinin her türlü kullanımında kendi ismini gösterme hakkına sahiptir veya gösterilmesini talep edebilir.

    4. Eserin sunulduğu günden itibaren on yıl geçince, işveren muvafakatiyle daha önce, müellifin eseri kullanma ve müellif ücretini alma hakkı, işverenle yapılan anlaşmaya bağlı olmadan tamamıyla müellife aittir.

    5. Görevlerini veya işverenin verdiği görevleri yerine getirme düzeninde ansiklopediler, ansiklopedi sözlükler, ilmi çalışmaların periyodik ve devamlı çıkan kitapları, gazeteler, dergiler ve diğer periyodik yayınların oluşturulmasında işbu maddedeki durumlar geçerli değildir (işbu Kanun’da  madde 11’in 2. paragrafı).
    Resmi evraklar projesindeki haklar hakkında bakınız: K.C. Medeni Hukuku

    Madde 15. Özel mülkiyet dışı haklar

    1. Müellif, kendisinin eseri ile ilgili olarak aşağıdaki gibi özel mülkiyet dışı haklara sahiptir:
    1) eserin müellifi olarak tanınma ve böyle bir tanımayı talep etme hakkı (bunun içinde eser nüshalarında gerektiği gibi müellif adını göstermek yoluyla ve eğer böyle bir durum mümkünse (müellif hakkı) eserin her türlü açık oynanmasında);
    2) eserin her türlü açık oynanmasında müellifin orijinal isminin yerine onun sahte ismini (takma ad) eser nüshalarında gösterme ve gösterilmesini talep etme hakkı veya isminin gösterilmesini reddetme hakkı (imzasız);
    3) eser dokunulmazlık hakkı, eserin ismi dahil, her türlü yanlış anlatma, tahrif etme veya diğer eseri değiştirmelere, ayrıca, müellifin şeref veya şöhretine (müellif şöhretini koruma hakkı) zarar getirebilen diğer kasıtlara karşı durma hakkı.

    2. Müellif, ihmal edilen kazanç dahil, kullanıcıya yapılan zararı telafi etmek kaydıyla eserin yayınlanması hakkında (geri alma hakkı) daha önce alınan kararı reddetme hakkına sahiptir. Eğer, eser yayınlanmış ise, müellif onun geri alınması hakkında açık bildirimde bulunması lazım. Bu durumda, müellif kendi hesabıyla eserin daha önce hazırlanmış nüshalarını kullanımdan çıkarma hakkına sahiptir.
    Hizmet eserlerinin oluşturulmasında işbu paragraftaki durumlar kullanılmıyor.

    3. Özel mülkiyet dışı haklar, onun mülkiyet haklarına bağlı olmadan müellife ait olup, eserin kullanımındaki tekel haklarından vazgeçme durumlarında muhafaza edilir.

    4. İşbu madde tarafınca öngörülen, müellifin özel mülkiyet dışı hakları kamulaştırılamamış olmaktadır.

    5. Müellifin ölümünden sonra özel mülkiyet dışı hakların gerçekleştirilmesi işbu Kanunun madde 30’unda tespit edilen düzene göre yapılır.
    Yayınlama hakkını bakınız: K.C.’nin Medeni Hukuku.

    Madde 16. Mülkiyet hakları

    1. Eseri her türlü şekilde ve her tarzda kullanmak için mülkiyet hakkı (tekel) müellife veya esere telif hakkı olan diğer kişiye aittir.

    2. Müellifin eseri kullanma tekel hakkı, aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirme, gerçekleştirilmesine izin verme veya yasaklama hakkını sağlar:
    1) eseri yeniden üretmek (yeniden üretme hakkı);
    2) her tarzda eser orijinali veya nüshalarının dağıtımını yapmak: satmak, kiraya vermek, açık kira ve diğerleri (dağıtım hakkı);
    3) müellif veya diğer telif hak sahiplerinin izniyle hazırlanan nüshalar dahil, dağıtım amacıyla eser nüshalarını ithal etmek (ithalat hakkı);
    4) eseri açık göstermek (açık gösterim hakkı);
    5) eseri açık oynatmak (açık oynanma hakkı);
    6) eterde veya kablolu gösterim dahil (eterde bildirim hakkı), eseri açık bildirmek (genel bilgi için eseri bildirmek);
    7) genel bilgi için eserin eterde ilk defa ve (veya) müteakip bildirimi dahil eseri eterde bildirmek (eterde bildirim hakkı);
    8) genel bilgi için eserin kablolu olarak ilk defa ve (veya) müteakip bildirimi dahil eserin kablolu bildirimi (kablolu bildirim hakkı);
    9) eseri tercüme etmek (tercüme etme hakkı);
    10) eseri yeniden yapmak, aranjman yapmak veya başka bir şekilde eseri işlemek (yeniden yapma hakkı).
    Ayrıca, ithalat hakkı ve şehir inşaatı, mimarcılık, dizayn projelerini gerçekleştirme haklarını bakınız: K.C.’nin Medeni Hukuku.

    3. Eğer, kanuni olarak yayınlanan eser nüshaları, satış aracılığıyla medeni muameleye dahil edilmişse, müellif muvafakati olmadan ve ücret ödenmeden o eserlerin müteakip dağıtımı yapılabilir.
    Eser orijinali ve nüshalarını kiraya (ve açık kira) vermek yoluyla dağıtım hakkı, bu nüshalara mülkiyet hakkı olup olmadığına bağlı olmadan, müellife veya aşağıdaki hususların telif hak sahibi olanlara aittir:
    1) nota metinli müzikli eser;
    2) fonograma kaydedilen eser;
    3) audio ve vizuel eser;
    4) veri temeli;
    5) EHM için program.

    4. Mimarcılık, şehir inşaatı ve bahçe-park projelerini kullanmak için tekel hakları, bu projelerin pratikte gerçekleştirilmesini de dahil etmektedir.

    5. Eserin her türlü kullanılması için müellif ücretinin miktarı ve hesaplanma düzeni müellif anlaşmasında ve ayrıca, kollektif esasında kullanıcılarla birlikte müellifin mülkiyet haklarını yöneten kuruluşlarla imzalanan anlaşmalarda tespit edilir.

    6. İşbu maddenin 2. paragrafınca öngörülen mülkiyet haklarının sınırlamaları, bunun gibi sınırlamaların eserin normal kullanılmasına gereksiz zarar getirmemesi ve müellifin kanuni menfaatini delilsiz sıkıştırmaması kaydıyla işbu Kanunun madde 18-26 tarafınca tespit edilir.

    Madde 17. Tasviri sanat eserlerine ulaşma hakkı. Takip hakkı

    1. Tasviri sanat eser müellifi, eser sahibinden kendi eserini yeniden üretme hakkını (ulaşma hakkı) gerçekleştirme imkanının sağlanmasını talep etme hakkına sahiptir. Bu durumda, eser sahibinden eserin müellife getirilmesi talep edilemez.

    2. Tasviri sanat eser orijinalinin her türlü açık alıp satılmasında (açık arttırma ile, tasviri sanat galerisiyle, sanat salonunda, mağazasında v.s.), tasviri sanat eserine mülkiyet hakkının ilk kamulaştırılmasından sonra müellif veya onun mirasçıları satıcıdan alıp satma fiyatının (takip hakkı) yüzde beş tutarında mükafat alma hakkına sahiptir. Sözkonusu hak, müellif hayattayken kamulaştırılamaz ve kanunen veya vasiyetnameye göre telif hakkının geçerlilik süresince müellifin mirasçılarına geçer.

    Madde 18. Müellifin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin
    özel amaçlarda eserin yeniden üretimi

    1. Müellifin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin kanuna uygun olarak yayınlanan eserin tek nüsha olarak özel şahıs tarafınca, kesinlikle özel amaçlarda, işbu Kanunun madde 26’sınca öngörülen durumlar dışında, yeniden üretimi yapılabilir.

    2. Aşağıdaki durumlarla ilgili olarak işbu maddenin 1. paragrafındaki durum uygulanmaz:
    1) bina ve benzer yapılar şeklindeki mimarcılık eserlerin yeniden üretimi;
    2) veri temellerinin veya bunların mevcut parçalarının yeniden üretimi;
    3) işbu Kanunun madde 24’ünce öngörülen durumlar dışında, EHM için programların yeniden üretimi;
    4) kitaplar (tamamen) ve nota metinlerinin röprodüksiyonu.

    Madde 19. Müellifin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin
    eserin kullanılması

    Müellifin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin yapılabilir, fakat eseri kullanılan müellifin ismi ve alındığı kaynağın mutlaka gösterilmesi kaydıyla:
    1) ilmi, araştırmacılık, polemik, kritik ve enformasyon amaçlarda, yayını gözden geçirme şeklinde gazete ve dergi makalelerinden alıntıların yeniden üretimi dahil, iktibas amacıyla doğrulanan miktarda kanuni olarak yayınlanan eserlerden orijinalde ve tercümede parçalar alma;
    2) kanuni olarak yayınlanan eserlerin ve onlardan alıntıların, hedefte doğrulanan miktarda yayın, radyo-televizyon programlarında, eğitime yönelik sesli ve görüntülü kayıtlarda resimleme olarak kullanımı;
    3) genel bilgi için kanuni olarak gazetelerde veya dergilerde yayınlanan makalelerin veya yeniden üretme, eterde gösterme veya kablolu olarak bildirmeler müellif tarafından özel olarak yasaklanmamışsa, eterde gösterilen eserlerin, geçerli ekonomik, siyasi, sosyal ve dini konulara göre gazetelerde yeniden üretilmesi, eterde gösterilmesi veya kablolu olarak bildirilmesi;
    4) genel bilgi için açık söylenen siyasi konuşmaların, mesajların, raporların ve diğer benzer eserlerin, bilgi vermek amacıyla doğrulanan miktarda, gazetelerde yeniden üretilmesi, eterde gösterilmesi veya kablolu olarak bildirilmesi. Bu durumda, bu eserlerin kitap olarak yayınlanma hakkı müellife aittir;
    5) genel bilgi için eterde gösterme veya kablolu olarak bildirme yoluyla, fotoğraflar aracılığıyla, bilgi vermek amacıyla doğrulanan miktarda görülebilen veya duyulabilen eserlerin geçerli (cari) olayların özeti olarak yeniden üretilmesi veya bildirilmesi. Bu durumda, bu eserlerin kitap olarak yayınlanma hakkı müellife aittir;
    6) körler için rölyefli ve noktalı karakterle veya diğer özel usullerle kar alınmadan kanuni yayınlanan eserlerin yeniden üretilmesi (yeniden üretmenin bunu gibi usulleri için özel olarak oluşturulan eserler dışında).

    Madde 20. Röprodüksiyon yoluyla eserlerin kullanılması

    Müellifin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin, fakat eseri kullanılan müellifin ismi ve alındığı kaynağın mutlaka gösterilmesi kaydıyla:
    1) yeniden kurmak, kaybolmuş veya yırtılmış nüshaları değiştirilmek, her türlü sebeplerle fonlarından kaybolmuş eser nüshalarını diğer kütüphanelere sunmak için kanuni yayımlanan eserin kütüphaneler ve arşivler tarafınca tek nüshada röprodüksiyonu yapılabilir;
    2) kanuni yayımlanan kitaplarda, gazetelerde ve diğer periyodik yayınlarda, özel şahısların talebi üzerine eğitim ve araştırma amacıyla kütüphaneler ve arşivler tarafınca kanuni yayımlanan yazılı eserlerin kısa alıntılarında (resimli veya resimsiz), ayrı makaleler ve küçük ölçülü eserlerin tek nüshada röprodüksiyonu yapılabilir;
    3) kanuni yayımlanan kitaplarda, gazetelerde ve diğer periyodik yayınlarda, kanuni yayımlanan yazılı eserlerin kısa alıntılarında (resimli veya resimsiz), ayrı makaleler ve küçük ölçülü eserlerin dershane dersleri için eğitim müesseseleri tarafınca tek nüshada röprodüksiyonu yapılabilir.
    Madde 21. Serbest ziyaret için açık yerlerde devamlı bulunan
    eserlerin serbest kullanımı

    Müellifin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin, serbest ziyaret için açık yerde devamlı bulunan mimarcılık, fotoğraf, tasvir sanatı eserlerinin yeniden üretimi, genel bilgi için eterde gösterimi veya kablolu bildirimi yapılabilir (eserin tasviri, yeniden üretmelerin, genel bilgi için eterde gösterim veya kablolu bildirimlerin esas nesnesi olduğu veya eserin tasviri ticari amaçlarda kullanıldığı durumlar dışında).

    Madde 22. Resmi ve diğer merasimler sırasında eserlerin açık kullanımı

    Müellifin veya telif hakkının diğer sahiplerinin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin, resmi ve diğer merasimler, ayrıca cenaze merasim sırasında, belli bir miktarda, kanuni yayımlanan müzikli eserlerin açık oynanması yapılabilir.

    Madde 23. Mahkeme ve idari amaçlar için eserlerin yeniden üretimi

    Müellifin veya telif hakkının diğer sahiplerinin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin, bu amaçlar için belirlenen miktarlarda mahkeme ve idari amaçlar için eserlerin yeniden üretimi yapılabilir.

    Madde 24. EHM ve bilgi bankası için programların serbest yeniden üretimi.
    EHM için programları başka yazı ve eserlerden dermemek.

    1. EHM veya bilgi bankası programları nüshalarının kanuni sahibi, müellifin veya eserin kullanımı için telif hakkının diğer sahiplerinin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin aşağıdakileri yapma hakkına sahiptir:
    1) kullanıcının teknik araçlarında kesinlikle onu işlemek amacıyla gerçekleştirilen EHM veya bilgi bankası programlarına değişiklikler yapma, onun nereye yönelik olduğuna uygun şekilde EHM veya bilgi bankası programının işlenmesi ile ilgili olarak her hangi bir faaliyette bulunma (bunun içinde EHM hafızasına kaydetmek ve muhafaza etmek ve hataları düzeltmek, eğer başka bir durum müellif ile yapılan anlaşmada öngörülmemişse);
    2) EHM veya bilgi bankası programının orijinali kaybolmuşsa, yok edilmişse veya kullanıma elverişsiz ise arşiv amaçlar için ve kanuni olarak elde edilen nüshaların değiştirilmesi için tahsis edilmiş fotokopi olması kaydıyla EHM veya bilgi bankası programlar fotokopisini hazırlama. Bu durumda, EHM veya bilgi bankası programının fotokopisi, işbu paragrafın 1. alt paragrafında gösterilenden başka diğer amaçlar için kullanılamaz, ve EHM veya bilgi bankası programı nüshalarına sahip olmak kanuni olmaktan çıkıyorsa yok edilmelidir.

    2. EHM için program nüshalarının kanuni sahibi, müellifin veya telif hakkının diğer sahiplerinin muvafakati olmadan ve müellif mükafatı ödenmeksizin, hedefli kodu mevzii metne yeniden üretme ve değiştirme hakkına sahiptir veya aşağıdaki koşullara uyulmak kaydıyla başka yazı ve eserlerden derme yapılmamış programla birlikte hareket edebilen EHM programının adıgeçen şahısla diğer programlarla hazırlanmasına bağlı olmadan, eğer onlar birlikte hareket edebilmeye ulaşmak için gerekli ise, diğer kişilere bu faaliyetleri gerçekleştirmeyi havale etme hakkına sahiptir:
    1) müşterek hareket edebilmek için gerekli olan bilgiye daha önce diğer kaynaklardan ulaşmak mümkün olmamıştı;
    2) sözkonusu faaliyetler, müşterek hareket edebilmek için gerekli olan EHM programının başka yazı ve eserlerden derme yapılmamış kısımlarına ilişkin gerçekleştirilmektedir;
    3) başka yazı ve eserlerden derme yapmama sonucunda elde edilen bilgi, EHM programının diğer programlarla hazırlanmasına bağlı olmadan ancak müşterek hareket edebilmek için kullanılabilir, EHM programının diğer programlarla hazırlanmasına bağlı olmadan müşterek hareket edebilmek için kullanılan durumlar dışında diğer kişilere verilemez, ayrıca, EHM için başka yazı ve eserlerden derme yapılmamış programla şekil olarak benzeyen veya telif hakkına aykırı gelen herhangi bir hareketi gerçekleştirmek için EHM programını hazırlamak için kullanılamaz.

    3. İşbu maddedeki durumların kullanılması, EHM veya bilgi bankası programının her zamanki gibi kullanılmasına gereksiz zarar getirmemeli ve EHM veya bilgi bankası programının müellifi veya diğer sahiplerinin kanuni menfaatlerini delilsiz sıkıştırmamalıdır.

    Madde 25. Eter yayını yapan kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen eserlerin
    kısa vadeli kullanım kayıtları

    Eter yayını yapan kuruluşlar, müellifin veya eserin kullanımı için telif hakkının diğer sahiplerinin muvafakati olmadan ve ek mükafat ödenmeksizin, aşağıdaki koşullarda kuruluşun eterde bildiri yapma hakkına sahip olmasına ilişkin eserin kısa vadeli kullanım kaydını yapma hakkına sahiptir:
    1) kendi donatımı yardımıyla ve kendinin özel programı için eter yayını yapan kuruluşlar tarafından kayıtların hazırlanması;
    2) eğer, daha fazla süre kaydedilen eser müellifi ile görülmemişse, kaydın hazırlandığından sonra altı ay içerisinde yok edilmesi. Eğer, kayıt kesinlikle belgesel nitelikli ise, sözkonusu kayıt eser müellifinin muvafakati olmadan resmi arşivlerde muhafaza edilebilir.

    Madde 26. Müellif mükafatı ödenmek kaydıyla ve müellifin muvafakati olmadan özel amaçlarda eserin yeniden üretilmesi

    1. Eser müellifi, fonogram yapımcısı ve üreticisinin muvafakati olmadan, fakat onlara audio ve visuel eserin veya özel amaçlarda eserin sesli kaydının yeniden üretilmesine mükafat ödenmek kaydıyla yapılabilir.

    2. İşbu maddenin 1. paragrafında gösterilen yeniden üretim için mükafat, yeniden üretme için kullanılan donanımlar (audio ve video tapeler, diğer donanım) ve  taşıyıcılar (sesli ve(veya) video şiridi ve kasetler, compact-diskler, diğer maddi taşıyıcılar) üreticileri veya ithalatçıları tarafından ödenir.

    3. Mükafatın toplanması ve dağıtımı, kuruluşlar arasında yapılan sözleşmeler gereğince (işbu Kanunun madde 43), müelliflerin, kollektif esasta fonogram üreticileri ve yapımcıların mülkiyet haklarını yöneten kuruluşlardan bir tanesi tarafından yapılır.

    4. Eğer, sözleşmeye göre başka bir durum öngörülmüyorsa, sözkonusu mükafatın dağıtımı şu şekilde yapılır: yüzde kırkı- müelliflere, yüzde otuzu- yapımcılara, yüzde otuzu da fonogram üreticilerine.

    5. Mükafat miktarı ve ödeme koşulları, bir taraftan, sözkonusu üreticiler ile ithalatçılar ile, diğer taraftan, müelliflerin, kolektif esasta fonogram üreticilerin ve yapımcıların mülkiyet haklarını yöneten kuruluşlar arasında yapılan sözleşmeye göre belirlenir, eğer, taraflar böyle bir sözleşmeyi elde etmemişlerse – Kazakistan Cumhuriyeti’nin yetkili makamınca belirlenir.

    6. Mükafat, işbu maddenin madde 2’sinde gösterilen ihracat aracı olan donanım ve maddi taşıyıcılara ve evde kullanmaya tahsis edilmeyen mesleki donanımlarda ödenmemektedir.

    Madde 27. Özel amaçlar için eserin yurtdışına çıkarılması

    Müellifin veya telif hakkın diğer sahiplerinin muvafakati olmadan ve mükafat ödenmeksizin eser nüshasının özel şahıs tarafından sadece özel amaçlar için yurtdışına çıkarılması mümkün olmaktadır (listesi tespit edilmiş düzende belirlenen, yurtdışına çıkarılması devletin milli menfaatine zarar getiren eserler dışında).

    Madde 28. Telif hakkının geçerlilik süresi

    1. Telif hakkı, müellifin bütün ömrü boyunca ve ölümünden sonra elli yıl geçerlidir (işbu maddede öngörülen durumlar dışında).

    2. Müellif hakkı, isim hakkı ve müellifin şöhretini koruma haklarının korunması süresizdir.

    3. Müellif, vasiyeti yerine getiren nasıl tahsis edilmişse aynı düzende, ölümünden sonra müellif hakkı, isim hakkı ve şöhretini koruma hakkının korunması sorumluluğunu yüklediği kişiyi göstermek hakkına sahiptir. Bu kişi, yetkilerini (müebbet olarak) ömrü boyunca gerçekleştirir. Böyle bir emir olmadığı takdirde, müellif hakkının, isim hakkının ve müellifin şöhretini koruma haklarının korunması mirasçıları tarafından gerçekleşir,  mirasçıları olmadığı veya onların telif hakkı durdurulduğu takdirde, böyle bir koruma yapan Kazakistan Cumhuriyeti’nin yetkili makamı tarafından gerçekleşir.

    4. Anonim olarak veya takma ad altında yayınlanan esere telif hakkı, onun kanuni yayınlandığı tarihten sonra elli yıl içerisinde geçerlidir. Eğer, gösterilen süre içerisinde anonim olarak veya takma ad altında yayınlanan eserin müellifi kimliğini bildirirse veya onun kimliği bundan sonra şüphe yaratmıyorsa, işbu maddenin 1. paragrafındaki durum uygulanır.

    5. Eser ortaklığıyla oluşturulan esere telif hakkı, diğer eser ortaklarından fazla yaşayan son müellifin bütün ömrü ve ölümünden sonra elli yıl boyunca geçerlidir.

    6. Müellif ölümünden sonra otuz yıl içerisinde ilk defa yayımlanan esere telif hakkı, eserin yayımlandığından sonraki yılın birinci ocağından hesaplayarak yayımlandıktan sonra elli yıl içerisinde geçerlidir.
    7. Eğer, müellif cezalandırılmışsa veya ölümünden sonra aka çıkarılmışsa, işbu madde tarafınca öngörülen hakların korunma süresi, aka çıkarma yılından sonraki yılın birinci ocağından itibaren geçerli olmaya başlar.

    8. İşbu madde tarafınca öngörülen sürelerin hesaplaması, sürenin geçmeye başlaması için delil olan hukuki gerçeğin (fact) yer aldığı yılı takip eden yılın birinci ocağından itibaren başlıyor.

    Madde 29. Eserin bütün cemiyet malı olması

    1. Eserlere olan telif hak süresinin geçmesi, onların bütün cemiyet malı olduğunu belirtir.

    2. Kazakistan Cumhuriyeti’nde hiçbir zaman koruma sağlanmayan eserler de, bütün cemiyet malı sayılır.

    3. Cemiyet malı olan eserler, herhangi bir kişi tarafından müellifin mükafatı ödenmeksizin serbestçe kullanılabilir. Bu durumda, müellif hakkı, isim hakkı ve müellifin şöhretini koruma hakkına uyulması gerekir.

    4. Cemiyet malı olan eserleri kullanıcılar, müelliflerin yaratıcılık faaliyetine yardım sağlamak, onların maddi ve hayati şartlarını iyileştirmek amacıyla müelliflerin mesleki vakıflarına veya müelliflerin mülkiyet haklarını yöneten kuruluşlara kollektif olarak ödenek yapma hakkına sahiptir.

    Madde 30. Telif haklarının geçişi

    1. Telif hakları, müellif anlaşmalarına göre ve tevarüs etme (miras) düzeninde geçer (verilir).

    2. Telif hakkı, kanuna uygun olarak tevarüs etme düzeninde veya vasiyetnameye göre geçer.

    3. İşbu Kanunun madde 15’i tarafından öngörülen müellifin özel mülkiyet dışı hakları mirasa göre geçmez. Müellifin mirasçıları, özel mülkiyet dışı hakları koruma hakkına sahiptir. Mirasçıların sözkonusu yetkileri süreyle sınırlanmamaktadır.

    4. Müellif, vasiyetnameyi yerine getiren hangi düzende tahsis edilmişse aynı düzende, özel mülkiyet dışı haklarının korunma sorumluluğunu yüklediği kişiyi gösterme hakkına sahiptir. Bu kişi yetkilerini ömrü boyunca gerçekleştirir. Müellifin böyle bir emri olmadığı halde, müellifin ölümünden sonra onun özel mülkiyet dışı haklarının korunması onun mirasçıları tarafından gerçekleşir,  mirasçıları olmadığı veya onların telif hakkı durdurulduğu takdirde, böyle bir koruma yapan Kazakistan Cumhuriyeti’nin yetkili makamı tarafından gerçekleşir.

    Madde 31. Mülkiyet haklarının verilmesi. Müellif anlaşması

    1. İşbu Kanunun madde 16’sında gösterilen mülkiyet hakları, işbu Kanunun madde 18-26’larında öngörülen durumlar hariç, müellif anlaşması esasında verilebilir. Mülkiyet haklarının verilmesi, tekel haklarının verilmesi hakkındaki müellif anlaşması esasında veya tekel dışı hakların verilmesi hakkındaki müellif anlaşması esasında gerçekleşebilir.

    2. Tekel hakların verilmesi hakkındaki müellif anlaşması, ancak bu hakların verildiği kişilere anlaşma tarafınca tespit edilen çerçevelerde ve belirli usullerde eserlerin kullanılmasına izin verir ve bu kişiye diğer kişiler tarafından eserlerin kullanılmasını yasaklama hakkını verir. Diğer kişiler tarafından eserin kullanılmasını yasaklama hakkı eser müellifi tarafından gerçekleşir (eğer, tekel hakkı verilen kişi hakların korumasını yapmıyorsa).

    3. Tekel dışı hakların verilmesi hakkındaki müellif anlaşması, böyle hakları veren tekel hak sahibi ile aynı seviyede eser kullanıcısına ve (veya) aynı usulle eserin kullanılmasına izin alan diğer kişilere kullanım izni verir.

    4. Müellif anlaşmasına göre verilen haklar, eğer, anlaşmada doğrudan başka bir durum öngörülmemişse, tekel dışı sayılmaktadır.

    Madde 32. Müellif anlaşma şartları. Müellif anlaşma şekli.
    Müellif anlaşmasına göre sorumluluklar.

    1. Müellif anlaşması aşağıdaki hususları öngörür:
    1) eserin kullanım tarzları (sözkonusu anlaşmaya göre verilen sarih haklar);
    2) hakkın verildiği süre ve bölge;
    3) mükafat miktarı ve (veya) eserin her zamanki kullanım tarzı için mükafat miktarını belirleme düzeni, onun ödenme düzeni ve süresi, ayrıca, tarafların sözkonusu anlaşma için uygun gördükleri diğer şartlar.

    2. Müellif anlaşmasında hak verildiği süre hakkında şartların bulunmadığı halde, onun imzalandığı tarihten itibaren beş yıl geçince müellif tarafından anlaşma feshedilebilir (eğer, kullanıcı, anlaşma feshedilmeden önce altı ay içerisinde bunun hakkında yazılı olarak haberdar edilmişse).

    3. Hakkın verildiği bölge hakkındaki şartların müellif anlaşmasında yer almadığı halde, hak anlaşmasına göre verilen faaliyet Kazakistan Cumhuriyeti toprağıyla sınırlanmaktadır.

    4. Müellif anlaşmasına göre doğrudan verilmeyen eserleri kullanma hakları verilmemiş sayılır.

    5. Anlaşmayı imzalama sırasında belli olmayan eseri kullanma hakları müellif anlaşmasının konusu olamamaktadır.

    6. Müellif anlaşmasında mükafat, eseri kullanmanın uygun usulüne göre gelirden elde edilen faiz şeklinde belirlenir veya, bunları eserin niteliği veya kullanım özellikleri ile ilgili olarak gerçekleştirmek mümkün değilse, anlaşmada belirtilmiş tutar şeklinde veya daha başka şekilde belirlenir.

    7. Müellif anlaşmasına göre verilen haklar, eğer böyle bir durum anlaşma tarafından doğrudan öngörülmüşse, diğer kişilere tamamen veya kısmen verilebilir.

    8. Müellifin gelecekte oluşturabileceği eserleri kullanma hakları müellif anlaşmasının konusu olamamaktadır.

    9. Müellifin, gelecekte adıgeçen konuda veya bu alanda eser oluşturmasına sınırlama yapan müellif anlaşmasının şartı geçerli değildir.

    10. İşbu Kanunun durumlarına aykırı gelen müellif anlaşmasının şartları geçerli değildir.

    11. Müellif anlaşması yazılı şekilde yapılması gerekir. Eserin periyodik yayında kullanılması hakkındaki müellif anlaşması, şifahen yapılabilir.

    12. EHM ve bilgi bankası programları nüshalarının satışında ve topluca kullanıcıların ona ulaşmasını sağlama sırasında, Kazakistan Cumhuriyeti’nin mevzuat kararnamelerince belirlenen EHM ve bilgi bankası programlarının kullanılması hakkında anlaşmaları yapmanın özel düzeni kullanılabilir.

    13. Müellif anlaşmasına göre sorumluluklarını yerine getirmeyen veya gerekli şekilde yerine getirmeyen taraf, diğer tarafa verdiği zararı ödemek zorundadır (elde edilemeyen kar dahil).

    Madde 33. Sipariş üzerine müellif anlaşması

    1. Sipariş üzerine müellif anlaşmasına göre müellif, anlaşma şartlarına uygun olarak eser oluşturmayı ve onu (sipariş verene) müşteriye iletmek zorundadır.

    2. Sipariş veren, anlaşmaya göre şartlaştırılan mükafat olarak müellife avans ödemek zorundadır.  Avansın miktarı, ödeme düzeni ve süresi tarafların muvafakatine göre anlaşmada tespit edilir.

    3. Sipariş üzerine anlaşma şartlarına uygun olarak sipariş edilen eseri sunmayan müellif, sipariş verene (müşteriye) getirilen reel zararı ödemek zorundadır.

    Bölüm III. Bitişik haklar

    Madde 34. Bitişik hak konuları

    Bitişik haklar, onların nereye yönelik olduğuna, içeriğine ve değerine, ayrıca, usulüne ve anlatılış şekline bağlı olmadan sahnelemelerde, oynanmalarda, fonogramlarda, eter ve kablolu yayın kuruluşlarının programlarında geçerlidir.

    Madde 35. Bitişik haklar şahısları

    1. Bitişik haklar şahısları, fonogram yapımcıları, üreticileri, eter ve kablolu yayın kuruluşlarıdır.

    2. Fonogram üreticileri, yayın kuruluşları, fonogramda kaydedilen, eter veya kablolu olarak yayınlanan eserin yapımcı ve müellif arasında yapılan anlaşmaya göre elde edilen haklar çerçevesinde işbu bölüm tarafınca öngörülen hakları gerçekleştirir.

    3. Yapımcı, yapılmakta olan eser müellifleri haklarına uyulmak kaydıyla, işbu bölüm tarafınca öngörülen hakları gerçekleştirir.

    4. Bitişik hakların meydana gelmesi ve gerçekleşmesi için herhangi formalitelere uymak şart değildir. Fonogram yapımcıları ve (veya) üreticileri, kendi haklarını bildirmek için, fonogramın her nüshasına ve (veya) onun bulunduğu her kutuya sığabilen bitişik hakları koruma işaretini kullanmak hakkına sahiptir ve aşağıda gösterilen üç parçadan oluşan işaret kullanılır:
    1) P çevresinde “P” Latin harfini;
    2) tekel bitişik haklar sahibinin ismini (cinsini);
    3) fonogramın ilk yayımlandığı yılı.

    Madde 36. Bitişik haklarının geçerli olduğu alanlar

    1. Yapımcı hakları işbu Kanuna uygun olarak aşağıdaki durumlarda geçerlidir, eğer,
    1) yapımcı, Kazakistan Cumhuriyeti’nin vatandaşı ise;
    2) sahneleme, oynama ilk defa Kazakistan Cumhuriyeti’nde yer almışsa;
    3) sahneleme, oynama, işbu maddenin 2. paragrafındaki durumlar gereğince korunan fonograma kaydedilmişse;
    4) fonograma kaydedilmemiş sahneleme, oynama, işbu maddenin 3. paragrafındaki  durumlar gereğince  korunan, eter veya kablolu yayın olarak programa dahil edilmişse.

    2. Fonogram üreticinin hakları işbu Kanuna uygun olarak aşağıdaki durumlarda geçerlidir, eğer,
    1) fonogram üreticisi, Kazakistan Cumhuriyeti’nin vatandaşı veya Kazakistan Cumhuriyeti’nde resmi ikamet yeri olan tüzel şahıs ise;
    2) fonogram ilk defa Kazakistan Cumhuriyeti’nde yayınlanmışsa. Eğer, fonogram Kazakistan Cumhuriyeti dışında yayınlandığı tarihten sonra otuz gün içerisinde Kazakistan Cumhuriyeti toprağında yayınlanmış ise, bu fonogram yine de ilk defa Kazakistan Cumhuriyeti’nde yayınlanmış sayılır.

    3. Eğer, kuruluşun Kazakistan Cumhuriyeti’nde resmi ikamet yeri var ise ve  Kazakistan Cumhuriyeti’nde bulunan radyo vericisinin (transfer makinesinin) yardımıyla yayın yapıyorsa, eter ve kablolu yayın kuruluşlarının hakları işbu Kanuna uygun olarak geçerli bulunur.

    4. Diğer yabancı fonogram yapımcıları, üreticileri, eter ve kablolu yayın kuruluşlarının hakları, Kazakistan Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmaları gereğince Kazakistan Cumhuriyeti toprağında korunur.

    Madde 37. Yapımcı (oyuncu) hakları

    1. Oyun yapımcısı (oyuncusu), işbu Kanun tarafınca öngörülen durumlar dışında, aşağıdaki özel mülkiyet dışı ve mülkiyet haklarına sahiptir:
    1) isim hakkı;
    2) yapımcının (oyuncunun) şerefine veya onuruna zarar getirebilen herhangi bir tahrifler, değiştirmeler veya diğer kasıtlı yapılan şeylerden oyunlar veya sahnelemeleri koruma hakkı (şöhretini koruma hakkı);
    3) oynama ve sahnelemenin her türlü kullanımı için mükafat alma hakkı dahil, her şekilde oyun ve sahnelemeyi kullanma hakkı.

    2. Oynamalar ve sahnelemeleri kullanmak için tekel haklar, aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirmeye izin verme veya yasaklama hakkı demektir:
    1) daha önce kaydedilmeyen oynama veya sahnelemeyi kaydetmek;   
    2) oynama veya sahnelemenin kaydını yeniden üretmek;
    3) oynama veya sahnelemeyi eterde veya genel bilgi için kablolu olarak yayınlamak, (eğer, böyle bir yayın için kullanılan oynama veya sahneleme daha önce eterde yayınlanmamış veya kaydın kullanımıyla gerçekleştirilmemişse);
    4) eğer, bu kayıt başta gayri ticari amaç için yapılmışsa, oynama veya sahnelemenin eterde veya kablolu yayınını yapmak;
    5) yapımcı katılımıyla oynama veya sahnelemenin kaydedildiği ticari amaçlarda yayınlanan fonogramı kiraya vermek. Bu hak, oynama ve sahnelemenin fonograma kaydedilmesi konusunda anlaşma yapma sırasında fonogram üreticiye geçer. Bu durumda, yapımcı, fonogram nüshalarının kiraya verilmesi için mükafat alma hakkını korur (işbu Kanunun madde 38’i).

    3. İşbu maddenin 2. paragrafının 2) alt paragrafınca öngörülen yapımcının tekel hakkı, aşağıdaki durumlarda geçerli değildir:
    1) oynama veya sahnelemenin evvelki kaydı yapımcının muvafakati ile yapılmışsa;
    2) oynama veya sahnelemenin yeniden üretimi, oynama veya sahnelemenin kaydı sırasında yapımcının muvafakati alındığı gibi aynı amaçlarda gerçekleştirilir;
    3) oynama veya sahnelemenin yeniden üretimi, işbu Kanunun madde 41’indeki durumlara uygun olarak kaydın yapıldığı gibi aynı amaçlarda gerçekleştirilir.

    4. İşbu maddenin 2. paragrafında gösterilen izinler, yapımcı tarafından verilir, yapımcıların kollektifi tarafından yapıldığında ise, kullanıcıyla yazılı anlaşma yapmak aracılığıyla kollektif başkanı tarafından verilir.

    5. Oynama veya sahnelemenin müteakip verilmesi için, program için kaydın yapılması ve eter veya kablolu yayın yapan kuruluşlar tarafınca kayıtların yeniden üretilmesi için, işbu maddenin 2. paragrafının 1),2) ve 3) alt paragraflarında gösterilen izinler talep edilmemektedir (eğer, böyle bir durum yapımcının eter veya kablolu yayın kuruluşları ile yaptığı anlaşmada öngörülmüşse). Böyle bir kullanım için yapımcının mükafat miktarı sözkonusu anlaşmada tespit edilir.

    6. Yapımcı ile audio ve vizuel eser yapımcısı arasında anlaşma yapmak, işbu maddenin 2. paragrafının  1), 2), 3) ve 4) alt paragraflarında gösterilen hakların yapımcı tarafından sunulmasını talep eder. Yapımcı tarafından bu hakların sunulması, audio ve vizuel eserin kullanımıyla sınırlanır ve bu durum, eğer, anlaşmada değişiklik yoksa, kaydedilmiş audio ve vizuel eserlerin sesinin veya görüntüsünün ayrıca kullanım haklarını dahil etmemektedir.

    7. Yapımcının, işbu maddenin 2. paragrafında  öngörülen tekel hakları, anlaşmaya göre diğer kişilere verilebilir.

    Madde 38. Fonogram üreticisinin hakları

    1. Fonogram üreticisi, işbu Kanunca öngörülenler dışında, onun fonogramı ile ilgili olarak, fonogramın her türlü kullanımı için mükafat alma hakkı dahil, fonogramın her şekilde kullanımı için tekel haklara sahiptir.

    2. Fonogramı kullanma tekel hakkı, aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirme veya gerçekleştirmeye izin verme hakkını ifade etmektedir:
    1) fonogramı yeniden üretmek;
    2) fonogramı yeniden oluşturmak veya her türlü usulle yeniden yapmak;
    3) fonogram nüshalarını dağıtmak, yani, satmak, kiraya vermek v.s.;
    4) fonogram üreticisinin izniyle hazırlanmış nüshalar dahil, dağıtım amacıyla fonogram nüshalarını ithal etmek.

    3. Eğer, kanuni olarak yayınlanan fonogram nüshaları satış yoluyla medeni dolaşıma koyulmuşsa, o zaman fonogram üreticinin muvafakati olmadan ve mükafat ödenmeksizin onların müteakip dağıtımı yapılabilir. Kiraya vermek yoluyla fonogram nüshalarını dağıtım hakkı, sözkonusu nüshalara mülkiyet hakkı olup olmadığına bağlı olmadan fonogram üreticisine aittir.

    4. Fonogram üreticisinin, işbu maddenin 2. paragrafında öngörülen tekel hakları, anlaşmaya göre diğer kişilere verilebilir.

    Madde 39. Fonogram üreticisi ve yapımcının muvafakati olmadan ticari amaçlarla yayınlanan fonogramın kullanımı

    1. Ticari amaçlarda yayınlanan fonogram üreticisinin ve yapımcısının muvafakati olmadan, fakat mükafat ödenerek, oynaması fonogramda kayıtlı olan:
    1) fonogramın açık oynanması;
    2) fonogramın eterde yayını;
    3) fonogramın genel toplum için kablolu bildirimi.

    2. İşbu maddenin 1. paragrafınca öngörülen mükafatın toplanması, dağıtımı ve ödenmesi, bu kuruluşlar arasında yapılan anlaşmaya istinaden kollektif esasta işbu Kanunun madde 43’ü) fonogram üreticileri ve yapımcıları haklarını yöneten kuruluşlardan biri tarafından gerçekleştirilir. Eğer, bu sözleşme tarafından başka bir durum öngörülmemişse, sözkonusu mükafat, fonogram üreticisi ve yapımcısı arasında eşit olarak dağıtılır.

    3. Mükafat miktarı ve ödeme şartları, bir taraftan, fonogram kullanıcıları veya kullanıcı dernekleri (birlikleri) ile, diğer taraftan, fonogram üreticileri ve yapımcılarının haklarını yöneten kuruluşlar arasında yapılan sözleşmeye göre belirlenmiş olup, tarafların böyle bir mutabakata varmadıkları halde, yetkili makam tarafından belirlenir. Mükafat miktarı fonogramın her çeşit kullanımına göre tespit edilmektedir.

    4. Fonogram kullanıcısı, işbu maddenin 2. paragrafında gösterilen kuruluşlara, kullanılan fonogram sayısı hakkında net bilgiyi içeren programları, ayrıca, mükafatın toplanması ve dağıtılması için gerekli diğer bilgi ve evrakları sunmak zorundadır.

    Madde 40. Eter ve kablolu yayın yapan kuruluşların hakları

    1. İşbu Kanunda öngörülen durumlar dışında, eter ve (veya) kablolu yayın yapan kuruluşlar, yaptıkları programa yönelik olarak, izin verilmesi için mükafat alma hakkı dahil, her şekilde programı kullanma ve kullanmak için izin verme tekel haklarına sahiptir.

    2. Programı kullanmak için izin verme tekel hakkı, eter ve (veya) kablolu yayın yapan kuruluşun aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirmek için izin hakkı anlamına gelmektedir:
    1) programı, diğer eter veya kablolu yayın kuruluşu tarafından aynı zamanda eterde veya kablolu yayın olarak bildirilmesi;
    2) genel bilgi için programın kablolu bildirimini yapmak veya programı eterde yayınlamak;
    3) programı kaydetmek;
    4) program kaydını yeniden üretmek;
    5) ücretli girişli yerlerde genel bilgi için program bildirimini yapmak.

    3. İşbu maddenin 2. paragrafındaki 4) alt paragrafında öngörülen, eter ve (veya) kablolu yayın yapan kuruluşun tekel hakkı aşağıdaki durumlarda geçerli değildir:
    1) program kaydı, eter yayını yapan kuruluşun muvafakati ile yapıldığında;
    2) programın yeniden üretilmesi, işbu Kanunun Madde 41’indeki durumlara uygun olarak kayıt yapıldığı gibi aynı amaçlarda gerçekleştirilir.

    Madde 41. Fonogram yapımcısı, üreticisi, eter veya kablolu yayın yapan kuruluş haklarının sınırlamaları

    1. Fonogram yapımcısı, üreticisi, eter veya kablolu yayın yapan kuruluşun muvafakati olmadan ve mükafat ödenmeksizin, oynanmaların, sahnelemelerin, eter programlarının, kablolu programlar ve onların kayıtlarının, ayrıca fonogramların yeniden üretilmesinin kullanımı yapılabilir;
    1) oynanmalar, sahnelemeler, fonogramlar, eterdeki veya kablolu programlardan alınan küçük alıntıların geçerli (cari) olaylar hakkındaki icmale dahil edilmesi için;
    2) kesinlikle eğitim veya ilmi araştırma amaçlarında;
    3) böyle iktibasın enformasyon amaçlarda gerçekleşmesi halinde, oynanmalardan, sahnelemelerden, fonogramlardan, eterde veya kablolu yayın programlarından küçük alıntılar şeklinde parçalar almak için. Bu durumda, eter veya kablolu yayın yapan kuruluş tarafından ticari amaçlarda yayınlanan fonogram nüshalarının eterde veya kablolu yayın programı için her türlü kullanımı, işbu Kanunun madde 39’undaki durumlara uyulmak kaydıyla ancak mümkün olmaktadır;
    4) edebiyat, bilim ve sanat eserleri müellifinin mülkiyet haklarını sınırlamakla ilgili olarak, işbu Kanunun madde 18-26’larındaki durumlarda tespit edilen diğer durumlarda.

    2. İşbu Kanunun madde 37-40’larındaki durumlardan çıkarmada, fonogram yapımcısının, üreticisinin, eter veya kablolu yayın yapan kuruluşun muvafakati olmadan, programın ve onun kaydının eterde veya kablolu olarak kullanılması ve ayrıca, fonogramın özel amaçlarda yeniden üretilmesi mümkün olmaktadır.  Fonogarmın yeniden üretilmesi, işbu Kanunun madde 26’sı gereğince mükafat ödenmek kaydıyla mümkündür.

    3. İşbu Kanunun madde 37, 38, 40’larındaki durumlar, fonogram yapımcısının, üreticisinin ve eter yayını yapan kuruluşun oynanma, sahneleme, veya programın kısa süre kullanımlı kayıtlarını gerçekleştirme, kayıtları yeniden üretme ve ticari amaçlarda yayınlanan fonogramı yeniden üretme izni almasına yönelik olarak kullanılmıyor (eğer, kısa süre kullanımlı kayıt veya yeniden üretme, onun kendi donanımıyla eter yayını yapan kuruluş tarafından ve aşağıdaki şartlarda onun özel programı için yapılıyorsa):
    1) eter yayını yapan kuruluş tarafından sahneleme, oynanma veya programın eterde yayını için ön izin almak kaydıyla (onlara yönelik işbu paragrafın durumlarına uygun olarak  kısa süre kullanımlı kayıt veya kaydın yeniden üretilmesi yapılır);
    2) işbu Kanunun madde 25’indeki durumlar gereğince eter yayını yapan kuruluş tarafından yapılan edebiyat, ilmi ve sanat eserlerinin kısa süreli kullanım kaydıyla ilgili olarak tespit edilen altı aylık süre çerçevesinde onun yok edilmesi kaydıyla (belgesel nitelikli olmasına dayanarak resmi arşivlerde muhafaza edilebilen tek nüsha hariç).

    4. İşbu madde tarafından öngörülen sınırlamalar, fonogramın, oynanmaların, sahnelemelerin, eter veya kablolu programların ve onların kayıtlarının, ayrıca, onlara dahil edilen edebiyat, ilmi, sanat eserlerin normal olarak kullanılmasına zarar vermeden ve fonogram yapımcısının, üreticisinin, eterde veya kablolu yayın yapan kuruluşların, sözkonusu eser müelliflerinin kanuni menfaatlerine zarar vermeden  yapılır.

    Madde 42. Bitişik hakların geçerlilik süresi

    1. Yapımcıyla ilgili işbu bölüm tarafından öngörülen haklar, ilk oynanma veya sahnelemeden sonra elli yıl boyunca geçerlidir. Yapımcının, işbu Kanunun madde 37’si tarafınca tespit edilen, isim ve oynanma veya sahnelemeyi her türlü tahriflerden veya diğer kasıtlı şeylerden koruma haklarının korunması süresizdir.

    2. Fonogram üretici ile ilgili işbu bölüm tarafından öngörülen haklar, fonogramın ilk yayınlanmasından sonra elli yıl boyunca veya eğer, fonogram bu süre içerisinde yayınlanmamış ise, onun ilk kaydı yapıldıktan sonra elli yıl boyunca geçerlidir.

    3. Eter yayını yapan kuruluşla ilgili işbu bölüm tarafından öngörülen haklar, bu kuruluş tarafından eterde ilk program yapıldıktan sonra elli yıl boyunca geçerlidir.

    4. Kablolu yayın yapan kuruluşla ilgili işbu bölüm tarafından öngörülen haklar, bu kuruluş tarafından ilk kablolu yayın yapıldıktan sonra elli yıl boyunca geçerlidir.

    5. Kanuni yayını yapıldığı veya oluşturulduğu günden itibaren (eğer, onlar yayınlanmamışsa) elli yıllık süre geçmemiş olan radyo ve televizyon programları (eter programları), işbu Kanunun geçerli olduğu tarihten itibaren bitişik haklar konusu olarak kalan süre içerisinde koruma altında bulunurlar.

    6. İşbu maddenin 1, 2, 3, 4. paragraflarınca öngörülen sürelerin hesaplaması, sürenin başlaması için delil olan hukuki gerçeğin yer aldığı yıldan sonraki yılın birinci ocağından başlıyor.

    7. Eğer, yapımcı, ölümünden sonra cezalandırılmış ve aka çıkarılmışsa, işbu madde tarafınca öngörülen hakların korunma süresi, aka çıkarılan yıldan sonraki yılın birinci ocağından itibaren geçerli olmaya başlar.

    8. Yapımcı, fonogram üreticisi, eter veya kablolu yayın yapan kuruluşun mirasçılarına (tüzel şahıslarla ilgili olarak), oynanma, sahneleme, fonogram, eter veya kablolu yayını kullanımına izin verme ve işbu maddenin 1, 2, 3, 4. paragraflarında  gösterilen sürelerin kalan kısmı çerçevesinde mükafat alma hakkı geçer.

    Bölüm IV. Mülkiyet haklarının kollektif yönetimi

    Madde 43. Mülkiyet hakları kollektif yönetiminin hedefleri

    1. İlmi, edebiyat ve sanat eserlerinin müellifleri, yapımcılar, fonogram üreticileri veya telif ve bitişik haklarının diğer sahipleri, mülkiyet haklarının pratik gerçekleştirilmesi amacıyla, kollektif esasta onların mülkiyet haklarını yöneten kuruluşlar oluşturma hakkına sahiplerdir.

    2. Kollektif esasta mülkiyet hakları yöneten kuruluş, ticari faaliyet yapma, ayrıca kollektif esasta yönetim için alınan bitişik hak eserleri ve konularını kullanma hakkına sahip değildir.

    3. Hak sahiplerinin veya bir kategorideki hak sahiplerinin menfaatlerine çeşitli hakları yöneten kuruluşların veya çeşitli kategorideki hak sahiplerinin menfaatlerine hakların bir türünü yöneten kuruluşların çeşitli haklar ve çeşitli kategorilerine göre ayrı ayrı kuruluşlarını oluşturmak mümkündür. Böyle bir kuruluşlar, doğrudan telif ve bitişik hak sahipleri tarafından oluşturulur ve tüzüğe istinaden onlardan alınan yetkiler çerçevesinde geçerlidir.

    4. Mülkiyet haklarını kollektif olarak yönetme yetkileri, yazılı anlaşmalar esasında, ayrıca, benzer hakları yöneten yabancı kuruluşlarla yapılan uygun anlaşmalara göre gönüllü olarak doğrudan telif ve bitişik hak sahipleri tarafından verilir.

    5. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşların tüzükleri, işbu Kanunun taleplerine cevap veren durumları içermelidir. Kollektif esasta müelliflerin mülkiyet haklarını yöneten kuruluşların kaydının reddedilmesi, işbu Kanunun, ayrıca, toplumsal kuruluşların kaydını yapma düzenini tespit eden mevzuat taleplerinin yerine getirilmediği durumlarda olabilir.

    6. Adıgeçen kuruluş faaliyetinin yönetimini, mülkiyet haklarını yöneten telif ve bitişik hak sahipleri gerçekleştirir. Mükafat miktarına ve kullanıcılarla lisans anlaşmasını yapma şartlarına, mükafatın dağıtım usulü ve ödenmesine ve kuruluş faaliyetinin diğer prensipal sorularına yönelik kararların alınması, sırf telif ve bitişik hak sahipleri tarafından hep beraber genel toplantıda gerçekleştirilir.

    7. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşlar faaliyetlerinin kontrolü yetkili makam tarafından yapılır.

    Madde 44. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşların faaliyeti

    1. Herhangi bir müellif, onun mirasçısı veya işbu Kanunun Bölüm III’ü gereğince korunan diğer telif ve bitişik hak sahipleri, kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşa kendi mülkiyet haklarının gerçekleştirilmesini verme hakkına sahiptir. Eğer, hakkın böyle kategorisinin yönetimi kuruluşun tüzük faaliyetine giriyorsa, kuruluş, bu hakların kollektif esasta gerçekleştirilme sorumluluğunu almak zorundadır. Sözkonusu kuruluşlar, kollektif esasta yönetmek için alınan eserleri ve bitişik hak konularını kullanma hakkına sahip değiller.

    2. İşbu Kanunun madde 43’ünün 3. paragrafı gereğince alınan yetkiler esasında, kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluş, eserlerin ve bitişik hak konularının uygun şekilde kullanımı üzerine kullanıcıyla lisans anlaşması yapar. Böyle bir lisans anlaşmasının şartları bir kategorideki tüm kullanıcı için aynı olması lazım. Sözkonusu kuruluşlar, yeterli delili olmadan kullanıcıyı lisans anlaşmasının yapılması için reddetme hakkına sahip değiller.

    3. Lisans anlaşması yapan tüm kullanıcılar, tespit edilen düzende devlet kaydını yaptırmak ve müellif ve bitişik hak sahiplerinin haklarını koruma konusunda yetkili makamdan devlet kayıt belgesinin gereken örneğini almak zorundalar. Böyle bir lisans anlaşmaları, onlarda öngörülen usullerde tüm eserlerin ve bitişik hak konularının kullanımına izin verir (işbu Kanunun madde 43’ünün 3. paragrafı gereğince kuruluşa yetki vermeyenler dahil).

    4. Telif ve bitişik hak sahiplerinin, bu lisans anlaşmalarına göre eserlerin ve bitişik hak konularının kullanımı ile ilgili kullanıcıya yönelik tüm mümkün olan mülkiyet talepleri, lisans anlaşmaları yapan kuruluş tarafından düzenlenmelidir.

    5. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluş, mükafatın kuruluş hesabına geldiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra onu dağıtılan tutara dahil ederek veya sunulan telif ve bitişik hak sahiplerinin menfaatine olan diğer hedefleri dikkate alarak aranmayan mükafatı muhafaza etme hakkına sahiptir.

    Madde 45. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşların fonksiyonları

    Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluş, onlar tarafından sunulan telif ve bitişik hak sahiplerinin adına ve onlardan alınan yetkiler esasında aşağıdaki fonksiyonları yerine getirmek zorundadır:
    1) yönetimi kuruluş tarafından yapılan hakların kullanımı konusunda kullanıcılarla lisans anlaşmaları yapmak;
    2) lisans anlaşmasının yapıldığı mükafat miktarı ve diğer şartlar üzerinde kullanıcılarla mutabık kalmak;
    3) kuruluş, lisans anlaşması yapılmadan mükafat toplamakla uğraştığı takdirde, kullanıcılarla mükafat miktarı üzerinde mutabık kalmak (işbu Kanunun madde 26’sı ve madde 39’un 2, 3. paragrafları) ;
    4) lisans anlaşmasında öngörülen mükafatı ve (veya) işbu maddenin 3. paragrafında öngörülen mükafatı toplamak;
    5) işbu maddenin 4. paragrafı gereğince mükafatı telif ve bitişik hak sahiplerine dağıtmak ve ödemek;
    6) yönetimini bu kuruluşun yaptığı hakların korunması için gerekli her türlü hukuki faaliyette bulunmak.

    Madde 46. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşların sorumlulukları

    1. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşların faaliyeti, sözkonusu kuruluş tarafından sunulan telif ve bitişik hak sahiplerinin menfaatine yönelik olarak gerçekleşir. Bu amaçlarla kuruluş, aşağıdaki sorumlulukları yerine getirmek zorundadır:
    1) muvafakat ödemekle beraber aynı zamanda, telif ve bitişik hak sahiplerine haklarının kullanılması hakkında bilgiler içeren raporlar sunmak;
    2) işbu Kanunun madde 45’inin 4. paragrafındaki durumlar gereğince toplanan muvafakati, telif ve bitişik hak sahiplerine dağıtmak ve ödemek için kullanmak. Bu durumda kuruluş, toplanan mükafattan, böyle bir mükafatın toplanması, dağıtılması ve ödenmesinde yaptığı harcamalarını karşılama paralarını, ayrıca, telif ve bitişik hak sahiplerinin muvafakatiyle ve onların menfaatine adıgeçen kuruluş tarafından oluşturulan özel fonlara gönderilen paraları kesme hakkına sahiptir;
    3) bitişik hak eserleri ve konularının gerçek kullanımına orantılı olarak, işbu paragrafın 2) alt paragrafında gösterilen tutar kesilerek mükafatın toplanan tutarını dağıtmak ve düzenli ödemek.

    2. İşbu Kanunun madde 45’inin 4. paragrafında öngörülen mükafatın toplanması ile ilgili kuruluşların yetkilerini temsil etmeyen telif ve bitişik hak sahipleri, yaptıkları dağıtıma göre hak ettikleri mükafatın ödenmesini, ayrıca, kullanıcılara bu kuruluş tarafından sunulan izinlerden kendi eserleri ve bitişik hak konularının çıkarılmasını kuruluşlardan talep etme hakkına sahiptir.

    Madde 47. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşların
    faaliyetini kontrol etmek

    1. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluş, onun faaliyetini kontrol eden yetkili makama kendi faaliyetleri hakkında aşağıdaki bilgileri sunmak zorundadır:
    1) tüzükte yapılan değişiklikler hakkında ve bu kuruluşun diğer kurucu evraklarını;
    2) bu kuruluş tarafından, benzer hakları yöneten yabancı kuruluşlarla yapılan iki taraflı ve çok taraflı sözleşmeler hakkında bilgileri;
    3) genel toplantı kararları hakkında bilgileri;
    4) kuruluş faaliyetinin auditör kontrolü ve talep edilmeyen mükafatlar hakkında bilgiler dahil, yıllık bilançosu, yıllık raporu hakkında bilgileri;
    5) kuruluşu  temsil etmeye yetkili kişilerin soyadları hakkında bilgileri.

    2. Kollektif esasta mülkiyet haklarını yöneten kuruluşların faaliyetini kontrol eden yetkili makam, kuruluş faaliyetinin işbu Kanuna, toplumsal dernekler hakkında mevzuatlara veya diğer mevzuatlara, ayrıca, kuruluş tüzüğüne uygunluğunu kontrol etmek için gerekli ek bilgileri kuruluştan talep etmek hakkına sahiptir.

    Bölüm V. Telif ve bitişik haklarının korunması

    Madde 48. Telif ve bitişik haklarına aykırı davranmak

    İşbu Kanunca öngörülen telif ve bitişik haklarına aykırı davrandığı için Kazakistan Cumhuriyeti’nin mevzuatı gereğince medeni, cezai ve idari sorumluluk taşır.

    Madde 49. Telif ve bitişik haklarının korunması

    1. Telif ve bitişik haklarının korunması mahkeme tarafınca aşağıdaki yöntemlerle yapılır:
    1) hakların tanınması;
    2) haklara aykırı davranmadan önce mevcut olan durumların yeniden kurulması;
    3) hakkı bozan veya bozulmasına tehlike yaratan hareketlerin önlenmesi;
    4) elde edilmeyen kazançlar dahil, zararların karşılanması;
    5) telif ve bitişik haklarına aykırı davranma sonucunda elde edilen gelirin tahsil edilmesi;
    6) maaşın en aşağı miktarının yirmiden elli bine kadar tutarında tazminatın ödenmesi, EHM veya bilgi bankası programları müelliflerinin haklarına aykırı davranmada, Kazakistan Cumhuriyeti’nin mevzuatınca tespit edilen maaşın en aşağı miktarının beş yüzden elli bine kadar tutarında tazminatın ödenmesi;
    7) mevzuat kararnamelerinde öngörülen, hakların korunması ile ilgili diğer tedbirlerin alınması.

    Bakınız: Kazakistan Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’nın 29 Şubat 2000 tarih ve 119 no’lu, Kazakistan Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı’nın 29 Şubat 2000 tarih ve 23 no’lu, Kazakistan Cumhuriyeti Devlet Gelirleri Bakanlığı’nın “Eser müelliflerinin ve bitişik hak sahiplerinin mülkiyet menfaatlerini sağlama konusundaki tedbirler hakkında” 1 Mart 2000 tarih ve 168 no’lu Emirleri.
    İşbu maddenin 4), 5), 6) alt paragraflarında gösterilen tedbirler, telif ve bitişik hak sahiplerinin seçmesine göre alınır.

    2. İş incelenmeden önce hakim şahsen, sahte olduğu tahmin edilen eser nüshalarının ve fonogramın hazırlanması, yeniden üretilmesi, gerçekleştirilmesi, kullanılmasından sorumlu kişiye yasaklama kararını çıkartma hakkına sahiptir. Hakim ayrıca, sahte olduğu tahmin edilen tüm eser nüshaları ve fonogramların, ayrıca, onların hazırlanması ve yeniden üretilmesine yönelik malzeme ve donanımların haczedilmesi ve çıkarılması hakkında karar çıkartma hakkına sahiptir.

    3. Sahte eser nüshaları ve fonogramların, ayrıca, onların yeniden üretilmesi için kullanılan malzeme ve donanımların müsadere edilmesi hakkında karar çıkartma hakkına sahiptir. Sahte eser nüshaları veya fonogramlar, telif veya bitişik hak sahiplerinin talebi üzerine onlara verilebilir veya hakim kararına göre yok edilir.
    Yeniden üretme için kullanılan malzeme ve donanımlar, hakim kararına göre yok edilir veya devlet gelirine verilir.

    Kazakistan Cumhuriyeti’nin
    Cumhurbaşkanı

    Kaynak: katiad.kz (Kazakistan Türk İşadamları Derneği) web sitesi

    BAŞA DÖN

    “Diğer Kanunlar” için 1 Yorum

    1. Cİhan Bektaşoğlu diyor ki:

      Teşekkür ediyorum, gerçekten net ve anlaşılır bilgiler mevcut

    Yorumlarınızın Yönetici Onayını Beklemesini İstemiyorsanız, Üye Olmak İçin Tıklayınız

    Misafir Olarak Yorum Yapın