• İçerik Kategorilerimiz

  • Anket

    Kazakistan'da "renkli devrim" olma ihtimali var mı?

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • ankara web tasarim

    Kazakistan Tarihi

    02 Ağustos 2010

    KAZAKİSTAN TARİHİ

    Türkçe tarihi kayıtlarda geçen “Kazak” sözcüğü belli bir halk adından çok “bozkır atlısı” anlamını taşımaktadır. Yine Kazak adının “hür, müstakil, mert, yiğit, cesur” gibi anlamlara geldiği de bilinmektedir. Kazaklar, Turanlı göçebe bir halk olarak eski tarih kitaplarında yer alır. Şehname’de Kazak Han’ından bahsolunur. Günümüz bilim çevrelerinde Kazakların Altın Ordu Devletinin egemenliği altında yaşayan Kıpçak oymaklarından geldikleri görüşü ağırlık kazanmıştır.

    Orta Asya tarihi sahnesine Cengiz Han’ın fethe girişmesi sırasında yeniden çıkmaya başlayan Kazaklar, Rus istilasına kadar savaş meydanlarında sürekli hürriyet mücadelesi vermişlerdir.

    Kazaklar, Moğollar döneminde Cuci Han’a bağlı kalmışlardır. Kazak Hanlığı tarih sahnesine ilk olarak XV. asırda ortaya çıktı ve XV., XVI. yüzyıllarda komşu devletlerinin karşı karşıya olduğu iç ve dış sorunlarından yararlanarak Hazar Denizi’nin doğusu ile Aral Gölü’nün kuzeyinde kalan topraklardan İrtiş Irmağı’nın yukarı kesimlerine ve Altay dağlarının batısına kadar uzanan bölgede Kazak Hanlığı olarak bilinen büyük

    bir göçebe imparatorluğu kurmuşlardır.Ak Orda’nın son hanı Barak’ın oğulları Janibek ve Kerey Sultanlar 1456′da Ebu’l Hayr’ın yönetiminden kendilerine tabi uruğ ve boyları yanlarına alarak Dest-i Kıpçak’ın doğusundan Moğolistan’a göç etmesi, Kazak Hanlığının kurulması yolundaki ilk adım oldu. Başlangıçta Kazak Hanlığı’nın toprakları batı Yedisu havalisi, Çu ve Talas nehirlerinin olduğu bölgeleri kapsıyordu. Tarihî kaynaklarda ise Kazakistan kelimesi ilk defa XVI. asırda bu bölgeler için kullanıldı . 1480′de Janibek Han’ın ölümünden sonra sırayla tahta çıkan halefleri Murunduk Han (1480-1511) ve Kasım Han (1511-1523) zamanlarında Kazak Hanlığının gücü artarak, Orta Asya bozkırlarının kuvvetli devleti haline geldi.

    Kazak Hanlığının merkezi başlangıçta Sirderya nehri boyundaki Sığnak şehriydi. Daha sonra Ahmet Yesevî’nin türbesinin bulunduğu Türkistan şehri ele geçtikten sonra, bu şehir başkent oldu ve Kazak Hanları ülkeyi buradaki Ak Saray’da oKazakların dirayetli hanı Kasım’dan sonra yerine gelen Mamaş (1523),

    Tahir (1523-1533) ve Buydaş (1533-1538) hanlığın gücünü korumakta başarı sağlayamadılar. Hanlık “ulu cüz”, “orta cüz” ve “küçük cüz” olarak üçe bölündü. Cüzlerin bölünmesi coğrafi bölge ve boylara göre gerçekleşti. Buydaş Han’dan sonra tahta çıkan Kasım Han’ın oğlu Haknazar Han (1538-1580) Kazak Devletinde babasının ölümünden sonra ortaya çıkan 15 yıllık fetret devrinin zararlı sonuçlarını düzeltmekte büyük başarı sağladı. 42 Yıllık saltanatıyla Kazak Hanlığı tahtında en uzun süre oturan han sıfatını alacak olan Haknazar, evvela Cüzler arasında bir birlik tesis etti. Böylece Tahir ve Buydaş Hanlar devrinde Hanlığın parçalanan siyasî otoritesini yeniden eski haline getirdi. Hatta Kırgızları da idaresi altına alarak, Kazak ve Kırgızların Hanı ünvanına da sahip oldu . Haknazar’dan sonra tahta çıkan Tahir Han’ın torunu Şıgay Han (1580-1582) ve Tauekel Han (1586-1598) devirlerinde Kazak Hanlığı gücünü muhafaza etti. turarak idare ettiler .

    Fakat 17. yüzyılda Hanlık gücünü kaybetmeye başladı. Bu yüzyılın sonlarından itibaren Kazaklara zaman zaman saldırılar düzenleyen Cungarlar* 18. yüzyılın başında hücumlarını arttırdılar. Cungarlar 1723′te bir kaç yıl sürecek büyük bir saldırı gerçekleştirerek, Kazakların asırlarca izi silinmeyecek derecede ağır kayıplar vermesini sağladılar. Sağ kalanlar yurtlarından aç-sefil başka yerlere göç etmek zorunda kaldı. Bu felaket “Aqtaban Şubrındı” (ayak tabanları şişti) deyimiyle Kazakların hafızasında derin izler bıraktı. Abılay ve Ebu’l Hayr hanların idaresinde Kazak güçleri, 1728 ve 1729 yıllarında Cungar saldırılarını durdurarak geri püskürttü.

    Ancak bu, Cungar tehlikesini tamamen ortadan kaldırmıyordu. Buna çare arayan Küçük Cüz hanı Ebu’l Hayr, Çarlık Rusya’nın himayesine sığınmayı uygun gördü. Çariçe Anna İvanovna 19 Şubat 1731′de imzaladığı fermanla, Küçük Cüz’ü himayesi altına aldığını bildiriyordu . Bunu 1740′ta Orta Cüz’ün, 1742′da Büyük Cüz’ün Rusya’nın himayesine girmeyi kabul etmesi takip etti.

    Çarlık Rusya İdaresinde Kazaklar: Rus Çarları, Kazak cüzlerini himayeleri altına aldıklarını ilan ettikten sonra, tahta çıkan Kazak Hanlarını tasdik etmeye ve bizzat kendileri tayin etmeye başladı. Himayesi altındaki hanların faaliyetlerini, bölgedeki Rus görevlileri vasıtasıyla kontrol ettiler. Böylece Kazak Hanlarının halk içinde itibarı kalmadığı gibi Hanlık da yıkılmaya yüz tuttu.

    Kazak topraklarında Rus yayılması, XVIII. yüzyıl başlarında İrtiş Irmağı boyunda bir dizi Rus kalesinin inşa edilmesi, ardından da İrtiş’ten Ural Irmağına uzanan tahkim edilmiş bir hattın kurulmasıyla başladı.

    Ruslar 1853’de Ak Mescit (Kızıl Orda), ertesi yıl Vernıy (Alma Ata/ Almatı)’yı ele geçirdiler. Kazak topraklarını 4 eyalete böldüler. (Uralsk, Turgay, Akmolinsk ve Semipalatinsk) XIX. yüzyılın son yarısından başlayarak Kazakistan’ın kuzeyinde çok sayıda Rus köyü kuruldu.

    XX. yüzyılın başında Kazaklar arasında milliyetçilik hareketi gelişmeye başladı. 1905 devrimi ardından toplanan ilk iki Duma’da (Devlet Meclisi) Kazak milletvekilleri yer aldılar. Aykan adlı 1910 yılında çıkan Kazak Gazetesini, 1913’de neşredilen Kazak adlı gazete izledi. 1916 yılında Abdülgaffar ve Amangeldi İmanov önderliğinde Ruslara karşı başlayan ayaklanma bastırıldı.

    Ekim devriminde Alihan Bökeyhanov önderliğindeki Kazaklar, Sovyetlerden tam özerklik istediler. Aynı yıl Alaş Orda olarak bilinen milliyetçi Kazak hükümeti kuruldu. Bu kez 1919-20 yıllarında Beyaz Rus ordusunu yenilgiye uğratan Kızıl Ordu, Kazakistan’ı işgal etti. Orenburg’da özerk bir Cumhuriyet kuruldu. Önce Kırgız olarak konulan adı, sonradan Kazak adı ile değiştirildi. Başkent Alma Ata (Almatı) oldu. 1927’den sonra göçebelere yerleşik hayatı benimsetmek isteyen Sovyet hükümeti, bölgeye pek çok Rus ve Ukrayna’lıyı yerleştirdi. Bu şekilde başlayan süreç sonucu, ülkeye giren slav asıllıların sayısı hızla arttı.

    5 Aralık 1936’da kabul edilen Sovyetler Birliği’nin yeni anayasasında Kazak Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin statüsü yükseltilerek, birlik cumhuriyeti olmuştur ve Kazakistan Komünist Partisi (KKP)’nin ilk kongresi de 1937 yılında yapılmıştır.

    Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ni L. Brejnev, I. D. Yakovlev N. I. Belyaev ve I. Yusupov gibi isimler yönetti. Sosyalist dönemde uzun süre Komünist Partisi I. Sekreteri olarak görev yapan Dinmuhammed Ahmedoviç Konayev (1959-1962 ve 1964-1986) etkili oldu. 1971’den beri SSCB Politbüro üyesi de olan Konayev’in 16 Aralık 1986’da emekliye sevk edilerek yerine Kazakistan dışından Gennadi Kolbin’in Kazakistan Komünist Partisi I. Sekreterliğine seçilmesi Kazak gençlerinin protesto gösterilerine sebep oldu. Gorbaçov’un Perestroyka ve Glasnost politikalarının uygulandığı dönemde meydana gelen bu gösteriler, Sovyetler Birliği tarihinde demokratik taleplerini açıkça ortaya koyan ilk kitlesel hareket olarak yerini aldı. Kazak aydın ve siyasetçilerinin buna paralel çalışmaları sonucunda 1989’da Moskova Kolbin’i merkeze almak ve yerine Kazakistan’ın kendi içinden çıkan lideri Nursultan Nazarbayev’i seçmek zorunda kaldı. 1 Aralık 1991’de referandum yapılarak, Kazakistan’da başkanlık sistemine geçildi ve ilk devlet başkanı olarak Nursultan Nazarbayev seçildi. Kazakistan Parlamentosunun 10 Aralık 1991’de yapılan toplantısında Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olan isminin Kazakistan Cumhuriyeti olarak değiştirilmesi kabul edildi. 16 Aralık 1991’de de Kazakistan bağımsızlığını ilan etti.

    *: Moğol kökenli halk topluluğu. Kalmuklar ve Öletler de denilen bu topluluk, kendilerini Oyrat olarak adlandırırlar. Moğolcanın Oyrat lehçesini konuşurlar.

    Kaynak: Kazakistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği ve T.C. Dış Ticaret Müsteşarlığı web sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır.

    “Kazakistan Tarihi” için 1 Yorum

    1. Nazira Tursınbayeva diyor ki:

      çok güzelmiş

    Yorumlarınızın Yönetici Onayını Beklemesini İstemiyorsanız, Üye Olmak İçin Tıklayınız

    Misafir Olarak Yorum Yapın