• İçerik Kategorilerimiz

  • Anket

    Kazakistan'da "renkli devrim" olma ihtimali var mı?

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • ankara web tasarim

    “Ankara Orta Asya’yı Kaybediyor”

    19 Aralık 2013

    щкеф фынф рфкэефыш

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 2014 yılı bütçesi üzerindeki görüşmelere devam ediliyor. Geçtiğimiz hafta sonunda TİKA ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçesi ele alındı. Muhalefet parti temsilcileri bu kuruluşların faaliyetlerini sert bir şekilde eleştirdiler. MHP ve CHP’li milletvekillerine göre ülke hükümeti son 10 yıl içinde Orta Asya ülkeleri ile yakınlaşma politikasını başarısızlığa uğrattı. CHP adına görüşmelerde söz alan TBMM milletvekili Haluk Ahmet Gümüş,Rusya’nın Sesi muhabiri Faridun Osmanov’a verdiği demeçte AKP’nin Orta Asya politikası konusundaki rahatsızlıklarını anlattı.

     

    Sayın Haluk Ahmet Gümüş,

     

    TİKA ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bütçeleriyle ilgili TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerde yaptığınız konuşmada AKP hükümetinin Orta Asya’daki gelişmelerinden uzak kaldığını ve Türkiye’nin Orta Asya’da neredeyse yok olduğunu söylediniz. Ama Türkiye Orta Asya’nın hemen hemen tüm ülkeleri için çok önemli ticari ortak konumundadır. Yani demek istediğim hemen hemen tüm ülkelerde Türkiye 3. veya 4. ticari ortak durumundadır.

     

    Sizce buna rağmen Türkiye’deki hükümet gerçekten Orta Asya’daki gelişmelerden habersiz mi kalıyor?

     

    Haluk Ahmet Gümüş: Türkiye ticari olarak bölgede etkin bir ülke. Türkiye’nin içerisinden, işadamları ve diğer konularda Orta Asya’ya ilgiler yüksek olabilir. Gerçekten de Orta Asya ülkelerine Türk toplumunda büyük bir ilgi var ve bu ilgi sürekli devam edecek bir ilgi niteliğinde. Ancak bu hükümet döneminde politikalara baktığımız zaman, mesela TİKA’nın faaliyetleri de öyle, Orta Doğu’ya ve Afrika’ya ilgilerini yoğunlaştırdığı kadar Orta Asya’da bir gelişme sağladığını görmüyoruz. Yani siyasi olarak da ekonomik olarak da zaten ilişkiler çok yüksek düzeylere kadar getirilmişti. Muhalifetteki butün diğer partiler de genelikle katılıyorlar ki bu dönemde Orta Asya ülkelerine hükümetin ilgisi beklenenden daha da düşük olmuştur ve zayıflamıştır, buralarda hiç bir siyasi yetkisi yoktur. Şimdi bu hükümet yeni yeni yön değiştirme gayretinde. Biraz da şununla ilişki kuruyoruz, hükümetin Avrupa Birliği ile ilişkileri iyi gitmiyor, bunun için kendisine yeni açılımlar çerçevesinde Orta Asya ile, işte Şanghai İşbirliği Örgütü ile ilişkisini geliştirmeye çabaladığını görüyoruz. Yani Orta Asya ülkeleri olarak baktığımızda bu yönelim gerilemiştir, geçmişteki diğer hükümetlere nazaren ilgi çok gerilemiştir.

     

    Orta Asya’da Rusya, Çin ve ABD arasında gelişen bir rekabetten söz ettiniz. Çin’in Orta Asya’yı doğal yayılma alanı olarak algıladığını, ABD’nin bölgede üsler kurduğunu konuşmanız sırasında dile getirdiniz. Peki Sizce Türkiye’nin Orta Asya stratejisi nasıl olmalı?

     

    Haluk Ahmet Gümüş: Bir kere çeşitli makalelerde bunun böyle yorumlandığını söyledim. Çin Orta Asya’yı bir ekonomik yayılma alanı olarak görüyor ve belki ileride siyasi nüfuzunu de bu ülkeler üzerinde artırmaya planlıyor. Şu andaki bizim göstergeler ve şu andaki yorumlar öyle gösteriyor. Yani bakıyoruz Orta Asya’da Çin birinci yatırımcı ülke haline gelmiş. Ondan sonra yine bakıyoruz Orta Asya’da bir çok lider Çin’den gelen yatırımlara, haklı olarak da tabii ki ülkelerini bunlar da kalkındırmak ve geliştirmek istiyorlar, sempati ile bakıyorlar. Ama dikkatli olmaları da gerekiyor. Çünkü Çin herhangi bir ülke değil artık. Çin’in kendi ekonomi yorumlarını bakarsak eğer ABD’yi yakalamış ve ABD’yi geçmiş bir ülke. Ve son 25 senedir Çin’in gelişimini bakarsak eğer son 25 senede öyle bir zamanlar olmuş ki 5 senede 6 senede ekonomik büyüklüğünü ikiye katlamış. Şu anda yüzde 7.5’lik bir gelişme çok büyük bir gelişme ama geçmiş dönemlere göre bu düşük bile. Yani böyle büyük bir ülke ile ilişkiler tabii ki geliştirilecek ama bunun yayılmacı bir politika mı değil mi bu konudaki tartışmalara bizim çok dikkat etmemiz lazım. Tabii bu yorumcular aynı zamanda Rusya’nın bundan rahatsız olduğunu görüyor. Birçok yorumcu var ki onlar da diyor ki ABD burada üs kurma çabasında, üslerle bu bölgeye yerleşme çabasında. Bazı yorumcular diyor ki Orta Asya geleceğin ‘küresel Balkanları’ olmaya adaydır. Ve ‘küresel Balkanlar’ çok olumlu bir söz değil. Yani her gücün at oynatacağı, cirit oynatacağı bir alan haline gelebilir, diyorlar. Onun için biz şimdiden bu Orta Asya’daki yarışlarına Türkiye’nin dikkatini çekmeyi çalışıyoruz.

     

    Orta Asya ülkeleri açısından önem taşıyan konulardan biri Afganistan’ın güvenliğidir. Sizce Türkiye’nin Afganistan’daki rölü yeterli midir?

     

    Haluk Ahmet Gümüş: Türkiye orada bir NATO programı doğrultusunda var. Yani orada kendisine bir görev teklif edildi ve bu görevi de üstlendi. Bu açıdan bakıyoruz. Türkiye’nin başka ülkelerinin siyasi ilişkilerine müdahil olabilme açısından bir faaliyet geliştirdiğini zanetmiyorum. Yani bir NATO program içerisinde Türkiye orada var olmuştur. Ama daha ileri aşamalarda Afganistan hükümetinden yada uluslararası örgütlerden bu tür ihtiyaçlar gelirse kendi kararını oturup verecektir. Şu anda bir şey söylemek mümkün değil.

     

    Sayın Haluk Ahmet Gümüş, programıza katıldığınız için teşekkür ederim.

     

    Kaynak: www.turkish.ruvr.ru

    Yorum yapma kapalı.