Ateş kültü Hakasların dünya görüşünde çok önemli bir özellik idi ve bu durum halen sürmektedir. Bu kült Hakasların dini kültüründe çok değişik oluşumlara neden olmuştur. Hakasların geleneksel bilincinde ateş insanlarla çok ortak yanı olan canlı bir nesne demekti. Ot-ine ya da Ateşin Ruhu insana benzer bir görünüşteydi. Çok kez bir kadındı, yani ateşin sahibesi. Ateş ruhunun insan görünüşünde olduğu inancı, ateşe sivri cisimler sokmanın yasak olmasında da kendini gösterir, çünki sivri cisimlerle onu yaralamak, gözüne isabet etmek mümkündü. Hakasların geleneksel anlayışında Ot-ine ateş tanrıçası hem sıcaklık hem de ışık verir, mekanı temizleyerek ev ocağını sürekli olarak kötü ruhlardan korur, evin sahibine şans ve zenginlik getirirdi. Bu nedenle de ona çurttın-eezi yani evsahibesi, çurttın-hadarçizı yani evin koruyucusu, kizinin-hulgı yani insanın koruyusucu vs isimler verilirdi. Kadınlar evin refahını muhafaza etmek için her gün ateş ruhunu beslemekle yükümlüydüler. Masaya oturmazdan önce et parçaları, yağ vs atılarak ateşin beslenmesi gerekirdi. Bu yapılırken ateşe her şeyin atılmasına izin verilmezdi. Ateş besleme sırasında, Ateş Ana, seni besliyoruz, şans ve mutluluk ihsan eyle gibi sözler dile getirilirdi.
Eğer bir yangın çıkarsa ateş ruhunun ev sahibine gücendiğine bunun için de evde yangın çıkardığına inanılırdı. Bu nedenle de ateş sahibesini sinirlendirmemeye çalışırlardı. Ateş tanrıçası bazı insanlara görübenilirdi. Bu insanların temiz ruhlu insanlar olduğuna inanılırdı. Bu insanlar bazen Ot-İne’yi ateşin başında oturan bir yaşlı kadın şeklinde görürlerdi. Ateş ruhunun her gün beslenmesi yanı sıra hakaslar yılda bir kere ateşe evce kurban verirlerdi. Bu tören genelde baharda, yapraklar yeşillendiğinde, bülbül ötmeye başladığında yapılırdı. Kurban törenini genelde şaman idare ederdi. Ateş ruhunun şamanın en önemli yardımcıları arasında olduğuna inanılırdı. Şaman öteki dünyalara uzun mesafeli seyahatlerine çıkmadan önce yardım etmesi için ateş ruhuna hitap ederdi.Hakaslar halen yeni bir ev inşa ederken ateş ve ev ruhlarına tapma geleneklerini sürdürmektedirler. İnşaat tamamlandıktan sonra ocakta ateş yakılması ve buraya yemeğin bir bölümünün atılması gerekir. Bu şekilde hem evin sahibesi ateşe ve ev sahibine saygı dile getirilmiş olmaktadır. İkisi de evi her türlü hastalıklardan korurlar, talihsizliğin eve girmesine engel olurlar. Bu tören, diğer bir çokları gibi halk müzikleri eşliğinde yapılır.
Kaynak: Turkish.ruvr.ru










