Güney Sibirya ve Orta Asya’daki diğer hayvancılıkla geçinen halklar gibi hakasların da ana yemekleri kışın etli, yazın ise sütlü yemekler şeklindeydi.Kış boyunca genelde bir at ya da inek ve yaklaşık 30 koyun kesilirdi. Kesim yapılan gün ‘tamah’ denilen taze etten ziyafet yapılırdı, tüm komşular bu ziyafete davet edilirdi. Kazanda etin ‘ursun’ denilen en iyi parçaları kaynatılırdı. Ziyafete başlamadan önce Ot inezi adlı ateş tanrıçasına ikram töreni yapılırdı, yani ev ocağına et parçaları atılırdı.
Hakaslar ziyafet sırasında et parçalarının dağıtımı ile ilgili eski geleneklere uyarlardı. En lezzetli et ‘koçik’ denilen koyun arka budu kabul edilirdi, bu nedenle de en saygın misafire ‘tulup’ yani lezzet olarak ikram edilirdi.
At etinin bahara kadar muhafaza edilebilmesi için ‘uuçe’ yapılırdı: yani et tahta bir kab içinde tuzlanır, baharatlanır ve dondurulurdu. Baharda eriyen ‘uuçe’ kurutulur ve tütsülenirdi.
Hakaslarda öğle yemeğinde genelde et suyuna çorba içilirdi. En popüler çorbalar arasında çarba ugre denilen tahıl ve koçe ugre denilen arpacık çorbası vardı. İnanışa göre kaynayan çorbanın içinde kepçe bırakılmazdı, aksi taktirde erkek güçsüz kalırdı, yoluna felaket çıkar, hayvanlar doğum yapmazlardı. Çorbalara hiç bir zaman tuz atılmazdı. Çünki tuzun görme kabiliyetine kötü etki ettiğine inanılırdı.
Hakas etli yemekleri listesi çok geniştir. Et, genel olarak smetana içinde kızartılırdı. Koyun böbreğinden bayramlarda yenilen ve ‘çohaçı’ denilen ritüel şiş yapılırdı. Taygada ayı etinden şiş yapılırdı. Çocuklara av eti olarak pızıy denilen tütsülenmiş sincap verirlerdi. Yemek masasına çok sık olarak değişik türlerde sucuklar da konurdu.
Hakaslar diğer hayvancı topluluklar gibi süt ürünlerini de çok sık kullanırlardı. Bunlara ‘ah tamah’ yani ak yiyecek derlerdi ki bu isim süt ürünlerine duyulan saygının da simgesidir. Mesela inanışa göre eğer süt toprağa dökülürse veya sulandırılırsa hayvanları sağmak mümkün olmazdı. Yanlışlıkla süt dökülürse elle silinir ve ‘Saadet benimle kalsın, toprağa gitmesin’ denirdi.
Hakasiya’da halkın hayvancılık yanı sıra tarımla uğraştıkları bölgelerde unlu yiyecekler de çok popülerdir. Ev sahibeleri beyaz somun ve kara ekmek pişirir, çörek ve pide yaparlardı. Ekmeğe büyük bir saygı gösterilirdi. Kesik tarafını kapıya doğru tutmamak gerekirdi aksi takdirde mutluluk evi terk ederdi. Ekmeği tam dilim kesmek gerekirdi, aksi takdirde hayatını da yarım yaşardın. Isırılmış dilim bırakılmazdı bu saadeti de bırakmak demekti. Ekmek kırıntılarının yere dökülmesi, hele bunlara basılması yasak idi.
Kaynak: turkish.ruvr.ru










