açılış konuşmasında “Bizi birleştiren en büyük ortak paydamız olarak Nazım’ı ve ona olan sevgimizi, her zaman sol göğsümüzün altında bir cevahir gibi özenle saklıyoruz” dedi.Konserde Yavuz Bingöl türküleri ile, Ahmet Telli ve Ahmet Mümtzan Taylan okudukları şiirlerle salonu tıklım tıklım dolduran kalabalığı selamladı, Nazım’ı andı. Moskova’daki Türk toplumunun üyeleri, Nazım için söylenen türkülere eşlik etti, şiirlere alkış tuttu.
Biz de Nazım’ı Bu Memleket Bizim ve Kerem Gibi şiirleriyle anmak istedik;
Bu Memleket Bizim….
Dört Nala Gelip Uzak Asyadan
Akdeniz ‘E Bir Kısrak Başı Gibi Uzanan
Bu Memleket Bizim
Bilekler Kan İçinde Dişler Kenetli,Ayaklar Çıplak,
Ve Bir İpek Bir Halıya Benzeyen Toprak
Bu Cehennem, Bu Cennet Bizim,
Kapansın El Kapıları Bir Daha Açılmasın,
Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu
Bu Davet Bizim,
Yaşamak Bir Ağaç Gibi Tek Ve Hür
Ve Bir Orman Gibi Kardeşçesine
Bu Hasret Bizim….
NAZIM HİKMET…..
KEREM GİBİ
Hava kurşun gibi ağır!!
Bağır
Bağır bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
eritmeğe
çağırıyorum…
O diyor ki bana:
- Sen kendi sesinle kül olursun ey!
Kerem gibi
Yana yana…
“Deeeert çok,
hemdert yok”
Yüreklerin
kulakları
sağır…
Hava kurşun gibi ağır…
Ben diyorum ki ona:
- Kül olayım
Kerem
gibi
yana yana.
Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karanlıklar
aydınlığa..
Hava toprak gibi gebe.
Hava kurşun gibi ağır.
Bağır
bağır
bağır
bağırıyorum.
Koşun
kurşun
eritmeğe
çağırıyorum…..
Türkkazak.com










