• İçerik Kategorilerimiz

  • Anket

    Kazakistan'da "renkli devrim" olma ihtimali var mı?

    Yükleniyor ... Yükleniyor ...
  • ankara web tasarim

    Birand, Türkmen, Aktar, Oran… ve İhanetin İsimleri

    16 Nisan 2012
    Azerbaycan merkezli yayın yapan 1news.com.tr’de yayınlanan ve Türk basınındaki bazı kalemlerin Azerbaycan aleyhindeki tutumunu eleştiren makale dikkatimizi çekti ve okuyucularımızla paylaşmak

    istedik. Makalenin yazarı: Dr. Hatem Cabbarlı, Avrasya Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı. Makale şöyle;Türkiye kardeş bildiğimiz, acı ve tatlı gününde gücümüzün yettiği kadar yanında olduğumuz bir ülke, fakat bu ülkedeki büyük medya kuruluşlarının neredeyse tamamında sistematik şekilde Azerbaycan aleyhinde yazılar yayımlanmaktadır. Kardeş ülkeler arasında ilişkileri ‘pekiştiren yazıların’ yazarları İlter Türkmen, Mehmet Ali Birand, Çengiz Aktar, Baskın Oran ve diğerleridir. Bu kişiler Türk medyasında bilgili ve tecrübeli olarak tanınsalar da, Azerbaycan ile ilgili yazılarında uluslararası ilişkiler 1. sınıf öğrencisinin bile yapmayacağı bilgi hataları (kirliliği) yapmaktadırlar. Bozuk saat bile günde iki defa doğru zamanı gösterdiği halde, bu zatlar bozuk saat kadar Azerbaycan ile ilgili doğru haber ve bilgi vermemektedirler. Bu konuda en son yazan ise ‘engin bilgisini’ Türk kamuoyu paylaşan Baskın Oran’dır. Oran’ın kalemi iyidir. Bunu irtiraf etmek lazım. Evet, iyidir ama bu kalemini Türkiye devletinin güçlenmesi, çıkarlarının korunması, bölgesel ve uluslararası alanda konumunu güçlendirmesi için kullanmamaktadır.

    Tam tersi, Oran’ın imkanı olsa bir kaşık suda Türkleri ve Türk devletini boğar. Oran’ın yazılarını medyadan takip eden aklıselim hiç kimse onun yazılarında ulusal çıkarların korunduğunu iddia edemez. Oran emri nereden almışsa, işi gücü devletin temelini sarsmaktır. Oran, 8 Nisan 2012 tarihinde Radikal gazetesinde Azerbaycan-Türkiye ilişkilerini konu eden ‘Kardeş Azerbaycan’ın son kazığı’ adlı yorumunda yine de yalnış bilgiler vermekten kendisini alı koyamamıştır.

    Baskın Oran Azerbaycan ile ilgili neleri kamuoyunun ‘gözüne sokmaya’ çalışmıştır?

    Birincisi, Azerbaycan’ın İsrail ile imzaladığı 1.6 milyar dolarlık silah anlaşmasıdır. Azerbaycan Türkiye ile de silah alımı ve ortak üretimi konusunda bir dizi anlaşmalar imzalamıştır. Ancak itiraf edelim ki, bütün dünya İsrail’in modern silah teknolojisine sahip olduğunu biliyor. Azerbaycan’ın İsrail ile silah alınması konusunda anlaşma imzalaması neden Oran’ı bu kadar rahatsız etmektedir, anlamadım. Daha düne kadar Türkiye de İsrail ile çeşitli askeri anlaşmalar imzalmamıştı mı? Türkiye’nin F-16 savaş uçakları ve tankları İsrail’de modernize edilmiyor muydu? Burda tuhaf olan ne var ki? Hem en önemlisi alınan bu silahların Türkiye’ye karşı kullanılmayacağını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesini’nde tedavi gören zeka özürlü birisi bile kolaylıkla anlarken, Oran bu durumdan niye rahatsız onu da anlamadım doğrusu.

    İkincisi, İran’ın son aylarda iki kere Azerbaycan’a nota vermesidir. İran Fars rejiminin Azerbaycan’a karşı politika uyguladığını Sağır Sultan bile duydu, ama Oran duymadı. İran Güney Azerbaycan’da bağımsızlık taleplerinin güçlenmesinden korktuğu için Azerbaycan’ın bölünmesi istemekte ve bu amaçla Karabağ Savaşı’nda da Ermenistan’ın yanında yer almıştır.

    Üçüncüsü, iktidardaki Yeni Azerbaycan Partisi’nin bir üyesinin ülkenin adını ‘Kuzey Azerbaycan’ olarak değiştirilmesini talep etmesi iddiasıdır. Bu arada Oran Güney Azerbaycan terimini kullanmaktan ustaca kaçınarak İran’ın kuzeyi diye yazmış ve Güney Azerbaycan’da 16 milyon Azerbaycan Türkünün yaşadığını kaydetmiştir. Yalnış bilgi! İran’da 16 milyon değil, yaklaşık 30 milyon Azerbaycan Türkü yaşamaktadır. Güney ve Kuzey Azerbaycan’ın birleşmesi onların en doğal hakkı değil mi? Batı ve Doğu Almanya birleşmedi mi? Rusların ve Farsların keyfi olarak Aras nehrini Azerbaycan Türkleri arasında sınır olarak çizmelerini Azerbaycan tanımakla yükümülü değildir! Oran neden Ermenistan’ın Kars ve Moskova Antlaşmalarında belirlenen Türkiye ile sınırları tanımadığını kaydetmiyor yazılarında? Türkiye Kıbrıs adasında katledilen Türkleri korumak için adanın kuzeyini kontrol altına aldıktan sonra adayı taksim ederek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adını neden verdiyse, Azerbaycan da aynı nedenlerden dolayı İran sınırları içerisinde kalan bölgeden her zaman Güney Azerbaycan olarak bahsedecektir. Bu Oran ve onun gibilerin hoşuna gitmese de…

    Dördüncüsü, WikiLeaks’in yayınladığı, ABD’nin Bakü Büyükelçilik müsteşarı Donald Lu imzalı bir kriptoda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ‘İsrail’le ilişkilerimiz buz dağına benzer. 10’da 9’u su altında.’ demiş. Devlet Başkanı Aliyev bunu demişse demiştir! Yorumlamak Oran’a kalmamıştır. Hem başka devletler ve Türkiye devleti hakkında da WikiLeaks’te bir düzüne haberler yayımlandı ve Türkiye devlet resmileri bunları yalanladı. Türk resmileri bu haberleri neye dayanarak yalanladıysa, Azerbaycan da aynı nedenlere dayanarak bu haberi yalanlamıştır.

    Azerbaycan’da kimse Türkiye’nin neden 28 Mart 1949’da Türkiye’nin İsrail’in bağımsızlığını tanıyan ilk Müslüman ülke olduğunu sorgulamıyorsa, Türkiye’de de kimse Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin mevcut seyrini sorgulayamaz.

    Beşincisi, güya Azerbaycan eski bir hava alanını İsrail’e satmış. ‘Bilge’ Oran bu konuyu Türk Dışişleri Bakanlığı’ndaki arkadaşına sorduktan sonra neyse ki, yanlış yazdığını anlamış ve ‘satmış’ kelimesini ‘İsrail’e kullanma hakkı vermiştir’ diye değiştirmiştir. İyi ki, Dışişleri’ndeki arkadaşı Oran’a bir yalnış yapma fırsatı daha vermemiştir.

    Oran, Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi’nin statüsünün kaldırılmasından bahsederken ‘bölgenin 1923’ten beri süregelen özerkliğini 1989’da bir parlamento kararıyla kaldırdı.’ demiştir. Bir siyasi tarih Hocası olan Oran’ı şiddet ve esefle kınıyorum. Vilayetin özerkliği 1989’da değil, Azerbaycan Yüksek Sovyeti tarafından 26 Kasım 1991’de kaldırdı.’ Bu yanlışlığı Mehmet Ali Birand’da tekrarlamıştı.

    Oran’ın siyasetle ilgili yazdıkları yanlışlıkların tamamını burda ele almadım. Yoruldum çünki. Eger Oran bu yanlışlıklara devam edecekse ki, muhtemelen edecektir, bu yanlışlıkları profesör olan birine yakıştırmıyorum. O zaman bir başka yazımda Oran’ın hatalarını yeniden kamuoyuna duyuracağım.

    Kaynak: 1news.com.tr

    Yorum yapma kapalı.