Tarihin toplumlara sunduğu ve rastlantı gibi görünen olayların ve gelişmelerin arkasında daima bir insan vardır. Koşullar oluştuğunda tarih, o insanları sahneye çıkarır. Rauf Denktaş da Kıbrıs Türkleri’nin 1950’lerden bu yana yaşadıkları köleleştirme baskıları karşısında tarihin onlara sunduğu bir armağandı. Genç bir hukukçu olarak yurduna döndüğü o yıllardan öleceği ana kadar ülkesinin ve halkının emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin Dr. Fazıl Küçük’le birlikte öncüsü, simgesi, hatta bayrağı olmuştu.* 80 yaşından sonra Sözde Ermeni Soykırımı yalanlarına karşı Talat Paşa Komitesi’ni oluşturup başkanlığını yapmış ve Avrupa’da bunun bir yalan olduğunu haykırmıştı.
Bir zamanlar “Türk Gölü” olarak tanımlanan Akdeniz’de Türklerin “tek kovulamadığı ada” olan Kıbrıs’ı sağlam iplerle anavatana bağlamaya çalışan, bütün ömrünü bu ipi daha da sağlamlaştırmakla uğraşan, son nefesini verirken bile “Hristofyas… Burası bağımsız bir ülke!.. Unutma!..” diyerek ebediyete göçen bu kahramanın önünde saygıyla eğiliyor; ailesine, Kıbrıs Türklerine, Anavatan Türkiye’ye ve bütün Türk Dünyasına sabır diliyoruz.
Huzur içinde uyu, küçük ülkenin büyük insanı!..
*: Mülkiyeliler Birliği’nin Rauf Denktaş Taziye Mesajı’ndan









