Rusya Federasyonu Güney Sibirya bölgelerinden biri olan Hakasya Cumhuriyeti yıllardır arkeologların dikkatini çekiyor. Bir zamanlar burada yaşayan eski halkların sırlarını saklayan otuz binden fazla kurgan toprak altında bulunuyor. Bugünlerde Hakasya’nın başkenti olan Abakan şehrinde İskit kurganı kazılıp bulundu. Bu kurgan M.Ö. V. yüzyıla aittir. Eski Çin vakayinamelerine göre o dönemde Abakan nehrinin vadisinde dinlin uruğu yaşamış.
Çinlilerin verilerine göre, dinlin uruğu uzun boylu güçlü askerler, tarımcılar ve hayvan yetiştiricilerinden ibaretti. Çağdaş bilim adamları onlara tagarlar demekteler. Onlar yaklaşık bin yıl boyunca Hakasya steplerinde yaşamışlar. Eski kurganlar bugünkü hale göre bu insanlarla ilgili güvenilir ve doğru bilgilerin tek kaynağıdır. Hakasya kurganlarından en büyük ve tanınmış olan – Büyuk Salbık kurganı. Onun içinde büyük ihtimalle uruk reisinin mezarı bulunabilir. Kırmızı kumtaşından yapılmış bu görkemli yapının yüksekliği yaklaşık 20 metre.
Başka tanınmış bir kurganın adı ise Porsuk Çayırı. O da 2004 yılında araştırılıp bulunmuş. Onun eşsiz özelliği – duvarlarındaki kaya resimleridir. Arkeolog Evgeniy Dankin’in anlattığı gibi, Abakan’daki İskit kurganı daha mütevazi.
Bu kurgan onun yeniden kurulmasıyla dikkatlerimizi çekiyor. İlk önce burada bir mezar varmış. Sonra onun genişletilmesi kararı verilmiş ve buraya iki mezar daha yerleştirilmiş. Bunlar en az 30 insanın gömüldüğü aile mezarlıkları.
Minyatür at ve geyik resimleri, bronz aynalar, minyatür silah suretleri Abakan kurganında bulunan tarihi eşyaların sadece küçük kısmını oluşturuyor. Bilim adamlarına göre, bütün bunlar cenaze törenleri için özel olarak yapılmış.
Bilim adamları, başka çoğu kurgan gibi Abakan’dakinin de önemli ölçüde yıkılmış olduğunu doğruluyorlar. Ancak arkeologlardan önce tagarların ruhunu kimin rahatsız ettiği kesinlikle belli değil. Bu topraklarda tagarlardan sonra yaşayan uruklar bunu yapmış olabilir. Onlar, önceki hanedan’dan kalan hatırı silmek amacıyla mezarlıkları yakıp yıkmış, yaşam tarzının ve kültürünün eşyalarını yok etmişler. Tagar dönemine ait olan çoğu yıkılmış kurganda mezarlıklarında köpek kafatasılarının bulunması da bu rivayeti doğruluyor. Eski kültürde köpek kafatası lekeleme, ya da ölülerin intikamından korunma çabalarının sembolüymüş.
Hakasya toprağı bugüne kadar binlerce sır saklıyor. Onların keşfedilmesi bilim adamlarına gelecekte düşecek. Eski step kurganları ise binlerce yıl içinde analogu dünyanın hiç bir yerinde belki olmıyan eşsiz doğa-kültür manzarasını yaratmıştı.










